Sünen-i İbni Mace, 177. hadis
Şu ay’ı nasıl hepiniz izdihamsız olarak ve sıkışıp üst üste yığılmanıza ihtiyaç kalmadan…
Türkçe meal
Cerir bin Abdillah (el-Beceli) r.a.’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Biz Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in yanında oturuyorduk.Kendisi ay'ın on dördüncü gecesi ay’a bakıp : «Şu ay’ı nasıl hepiniz izdihamsız olarak ve sıkışıp üst üste yığılmanıza ihtiyaç kalmadan görüyorsanız şüphesiz Rabbiniz de (kıyamet günü) öylece göreceksiniz.Artık güneşin doğuşundan ve batışından önceki namazların bir birisinden alıkonmamaya gücünüz yeterse (onu) işleyiniz.» buyurdu.Sonra şu (mealdeki) ayeti okudu: «… Ve güneşin doğuşundan önce de gurubundan önce de Rabbine hamd ile tesbih et.» (Kaf)
Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي وَوَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا خَالِي، يَعْلَى وَوَكِيعٌ وَأَبُو مُعَاوِيَةَ قَالُوا حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِي خَالِدٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ جَرِيرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كُنَّا جُلُوسًا عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَنَظَرَ إِلَى الْقَمَرِ لَيْلَةَ الْبَدْرِ فَقَالَ " إِنَّكُمْ سَتَرَوْنَ رَبَّكُمْ كَمَا تَرَوْنَ هَذَا الْقَمَرَ لاَ تَضَامُّونَ فِي رُؤْيَتِهِ فَإِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَنْ لاَ تُغْلَبُوا عَلَى صَلاَةٍ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَا فَافْعَلُوا " . ثُمَّ قَرَأَ {وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ الْغُرُوبِ} .
Atıf ve kaynak gösterimiAPA, BibTeX ve düz metin biçimlerinde kopyalayın.Göster
APA
Hadis Kitapları. (2026). Sünen-i İbni Mace, 177 Nolu Hadis. Sünen-i İbni Mace. https://hadiskitaplari.com/ibni-mace/mukaddime/177
BibTeX
@misc{hadiskitaplari_sunen_i_ibni_mace_177_nolu_hadis_2026,
author = {{Hadis Kitapları}},
title = {Sünen-i İbni Mace, 177 Nolu Hadis},
year = {2026},
url = {https://hadiskitaplari.com/ibni-mace/mukaddime/177},
note = {Kaynak: Sünen-i İbni Mace}
}Düz metin
Hadis Kitapları. "Sünen-i İbni Mace, 177 Nolu Hadis". Sünen-i İbni Mace. https://hadiskitaplari.com/ibni-mace/mukaddime/177