İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 4

Namaz Kitabı

319 hadis · No. 837–1160

Sayfa 1 / 16Yazı boyutu
  1. Hadis no. 837

    Ey Bilâl kalk da namaza çağır

    Türkçe meal

    Bize İshâk b. İbrâhîm el-Hanzalî rivayet etti (Dediki); Bize Muhammed b. Bekr rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Râfi'de rivayet etti (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. Bunların ikiside; Bize İbni Cüreyc haber verdi, dediler. H. Bana Hârun b. Abdillâh dahi rivayet etti. Lâfız onundur. Dediki: Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. Dediki, İbni Cüreyc bana İbni Ömer'in azadlısı Nâfi', Abdullah b. Ömer'den naklen haber verdi, dedi. İbni Ömer şöyle demiş: Müslümanlar Medine'ye geldikleri zaman toplanırlar da namazların vakitlerini tayin ederlerdi. Namaz için hiçbir kimse ezan okumazdı. Derken bir gün bu hususta konuştular. Bâzıları hıristiyanların çan'ı gibi bir çan ittihaz edin! diğer bâzıları, yahudilerin borusu gibi bir boru olsun, dediler. Bunun üzerine Ömer: Namaza çağıran bir adam gönderseniz ya, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ey Bilâl kalk da namaza çağır» buyurdular.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، ح وَحَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، مَوْلَى ابْنِ عُمَرَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ قَالَ كَانَ الْمُسْلِمُونَ حِينَ قَدِمُوا الْمَدِينَةَ يَجْتَمِعُونَ فَيَتَحَيَّنُونَ الصَّلَوَاتِ وَلَيْسَ يُنَادِي بِهَا أَحَدٌ فَتَكَلَّمُوا يَوْمًا فِي ذَلِكَ فَقَالَ بَعْضُهُمُ اتَّخِذُوا نَاقُوسًا مِثْلَ نَاقُوسِ النَّصَارَى وَقَالَ بَعْضُهُمْ قَرْنًا مِثْلَ قَرْنِ الْيَهُودِ فَقَالَ عُمَرُ أَوَلاَ تَبْعَثُونَ رَجُلاً يُنَادِي بِالصَّلاَةِ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ يَا بِلاَلُ قُمْ فَنَادِ بِالصَّلاَةِ ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 838

    Bilâl'e ezanı çift, ikâmeti tek okuması emrolundu.. Yahya, İbni Uleyye'den rivayet ettiği hadîsinde: -Ben bu…

    Türkçe meal

    Bize Halef b. Hişâm rivayet etti (dediki): Bize Hammâd b. Zeyd rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya rivayet etti (Dediki): Bize İsmail b. Uleyye haber verdi. Bunların ikisi birden Hâlid El-Hâzzâ'dan, o da Ebu Kılâbe'den, o da Enes'den naklen rivayet etmişler. Enes şöyle demiş: «Bilâl'e ezanı çift, ikâmeti tek okuması emrolundu.. Yahya, İbni Uleyye'den rivayet ettiği hadîsinde: -Ben bu hadîsi Eyyub'a rivayet ettim. Eyyub; yalnız ikâmet lâfzı müstesna, dedi.» cümlesini ziyade etti

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا خَلَفُ بْنُ هِشَامٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، جَمِيعًا عَنْ خَالِدٍ الْحَذَّاءِ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ أُمِرَ بِلاَلٌ أَنْ يَشْفَعَ، الأَذَانَ وَيُوتِرَ الإِقَامَةَ ‏.‏ زَادَ يَحْيَى فِي حَدِيثِهِ عَنِ ابْنِ عُلَيَّةَ فَحَدَّثْتُ بِهِ أَيُّوبَ فَقَالَ إِلاَّ الإِقَامَةَ ‏.‏

  3. Hadis no. 839

    — Ashab tanıyacakları bir şeyle halka namaz vaktini bildirmeyi konuştular da kimi ateş şılartmayı kimi de çan…

    Türkçe meal

    Bize İshak b. İbrahim el-Hanzali de rivayet etti (Dediki): Bize Abdülvehhab s-Sakafî haber verdi, Dediki; Bize Hâlid el-Hazzâ, Ebu Kılâbe'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: — Ashab tanıyacakları bir şeyle halka namaz vaktini bildirmeyi konuştular da kimi ateş şılartmayı kimi de çan çalmayı teklif ettiler. Bunun üzerine; Bilâl'e ezanı çift, ikâmeti de tek kelimelerle okuması emrolundu

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ الثَّقَفِيُّ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ الْحَذَّاءُ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ ذَكَرُوا أَنْ يُعْلِمُوا، وَقْتَ الصَّلاَةِ بِشَىْءٍ يَعْرِفُونَهُ فَذَكَرُوا أَنْ يُنَوِّرُوا نَارًا أَوْ يَضْرِبُوا نَاقُوسًا فَأُمِرَ بِلاَلٌ أَنْ يَشْفَعَ الأَذَانَ وَيُوتِرَ الإِقَامَةَ ‏.‏

  4. Hadis no. 840

    Müslümanlar çoğalınca namaz vaktini bildirmeyi konuştular

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti (Dediki): Bize Vuheyb rivayet etti (Dediki): Bize Hâlid el-Hazzâ bu isnadla rivayet etti. Hâlid; Müslümanlar çoğalınca namaz vaktini bildirmeyi konuştular...» diyerek Sekafi hadîsi gibi rivayet etmiş; yalnız burada; «Ateş yakmayı» tabirini kullanmış

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا بَهْزٌ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ الْحَذَّاءُ، بِهَذَا الإِسْنَادِ لَمَّا كَثُرَ النَّاسُ ذَكَرُوا أَنْ يُعْلِمُوا ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ الثَّقَفِيِّ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ أَنْ يُورُوا نَارًا ‏.‏

  5. Hadis no. 841

    Bilâl'e ezanı çift, ikâmeti tek (Lâfızlarla) okuması emrolundu

    Türkçe meal

    Bana Ubeydullah b. Ömer el-Kavârîrî dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvâris b. Saîd ile Abdülvehhâb b. Abdilmecîd rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Eyyub, Ebu Kılâbe'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes; «Bilâl'e ezanı çift, ikâmeti tek (Lâfızlarla) okuması emrolundu» demiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ الْقَوَارِيرِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ بْنُ سَعِيدٍ، وَعَبْدُ الْوَهَّابِ بْنُ عَبْدِ الْمَجِيدِ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ أُمِرَ بِلاَلٌ أَنْ يَشْفَعَ، الأَذَانَ وَيُوتِرَ الإِقَامَةَ ‏.‏

  6. Hadis no. 842

    Ben Allah'dan başka ilâh olmadığına şahadet ederim. Ben Allah'dan başka ilâh olmadığına şahadet ederim. Ben…

    Türkçe meal

    Bana Ebu Gassân el-Mismaî, Mâlik b. Abdilvâhid ile İshak b. İbrahim rivayet ettiler. Ebu Gassan; Bize Muâz rivayet etti, dedi. İshak ise; Bize Sahib-i Destevâi Muâz b. Hişâm haber verdi, dedi. Muâz demiş ki; Bana babam Amir b. Ahval'den, o da Mekhul'den, o da Abdullah b. Muhayrîz'den, o da Ebu Mahzura'dan naklen rivayet ettiki: Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine şu ezam öğretmiş: Allâhu ekber, Allâhu ekber Eşhedü en lâ ilâhe illallah, Eşhedü en lâ ilâhe illallah Eşhedü enne Muhammeden resulullâh, Eşhedü enne Muhammeden resulullâh Ben Muhammed'in Resulullah olduğuna, şahadet ederim. Ben Muhammed'in Resulullah olduğuna şahadet ederim» sonra dönerek yine şöyle demiş: «Ben Allah'dan başka ilâh olmadığına şahadet ederim. Ben Allah'dan başka ilâh olmadığına şahadet ederim. Ben Muhammed'in resulullah olduğuna şahadet ederim, Ben Muhammed'in Resulullah olduğuna şahadet »derim, (sonra iki defa) : «Haydin namaza» Hayya-l'essalâh iki defa da: «Haydin Felaha» Hayya-lelfelâh (demiş) İshâk «Allah'u Ekber, Allah'u Ekber. La ilahe illallah» cümlelerini de ziyade etti

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي أَبُو غَسَّانَ الْمِسْمَعِيُّ، مَالِكُ بْنُ عَبْدِ الْوَاحِدِ وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ قَالَ أَبُو غَسَّانَ حَدَّثَنَا مُعَاذٌ، وَقَالَ، إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ، صَاحِبِ الدَّسْتَوَائِيِّ وَحَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ عَامِرٍ الأَحْوَلِ، عَنْ مَكْحُولٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَيْرِيزٍ، عَنْ أَبِي مَحْذُورَةَ، أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَّمَهُ هَذَا الأَذَانَ ‏"‏ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ - ثُمَّ يَعُودُ فَيَقُولُ - أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ حَىَّ عَلَى الصَّلاَةِ - مَرَّتَيْنِ - حَىَّ عَلَى الْفَلاَحِ - مَرَّتَيْنِ ‏"‏ ‏.‏ زَادَ إِسْحَاقُ ‏"‏ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ ‏"‏ ‏.‏

  7. Hadis no. 843

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in İki müezzini vardı. Biri Bilâl, diğeri âmâ olan İbni Ümmü Mektum

    Türkçe meal

    Bize İbni Nümeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den, o da ibni Ömer'den naklen rivayet etti. Demişki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in İki müezzini vardı. Biri Bilâl, diğeri âmâ olan İbni Ümmü Mektum

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُؤَذِّنَانِ بِلاَلٌ وَابْنُ أُمِّ مَكْتُومٍ الأَعْمَى ‏.‏

  8. Hadis no. 844

    Bize babam rivayet etti (Dediki): Bize Ubeydullah rivayet etti (Dediki): Bize Kaasim, Âişe'den bu hadîsin…

    Türkçe meal

    Bize yine İbni Nümeyr rivayet etti (Dediki): Bize babam rivayet etti (Dediki): Bize Ubeydullah rivayet etti (Dediki): Bize Kaasim, Âişe'den bu hadîsin mislini rivayet etti:

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، حَدَّثَنَا الْقَاسِمُ، عَنْ عَائِشَةَ، مِثْلَهُ ‏.‏

  9. Hadis no. 845

    İbni Ummi Mektum a'ma olduğu halde Resulallâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e müezzinlik yapardı

    Türkçe meal

    Bana Ebu Kureyb Muhammed b. Ala' EI-Hemdânî rivayet etti (Dediki): Bize Hâlid yâni İbni Mahled, Muhammed b. Cafer'den rivayet etti (Demişki): Bize Hişâm, babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti, Âişe şöyle demiş: «İbni Ummi Mektum a'ma olduğu halde Resulallâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e müezzinlik yapardı.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ الْهَمْدَانِيُّ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، - يَعْنِي ابْنَ مَخْلَدٍ - عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ ابْنُ أُمِّ مَكْتُومٍ يُؤَذِّنُ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ أَعْمَى ‏.‏

  10. Hadis no. 846

    Bize Abdullah b. Vehb, Yahya b. Abdillâh ile Saîd b. Abdirrahman'dan, onlar da Hişâm'dan bu isnadla bu…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Selemete'l-Murâdî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb, Yahya b. Abdillâh ile Saîd b. Abdirrahman'dan, onlar da Hişâm'dan bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ الْمُرَادِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، وَسَعِيدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ هِشَامٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ ‏.‏

  11. Hadis no. 847

    Eşhedu en lâ ilahe illallah, Eşhedü en lâ ilâhe illallah

    Türkçe meal

    Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya İbni Sâîd, Hammâd b. Seleme'den rivayet etti. (Demişki): Bize Sabit, Enes b. Mâlik'ten naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) fecr doğduğu zaman baskın yapardı. Ezanı dinletirdi şayet ezan (sesi) işitirse (baskından) vazgeçer; işitmezse baskın yapardı. (Bir defa) Allah-u Ekber, Allah-ü Ekber diyen bir adam işitti. Bunun üzerine Resulullâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Fıtrat (ı islâm) üzere!» buyurdular. Sonra o zât: «Eşhedu en lâ ilahe illallah, Eşhedü en lâ ilâhe illallah» dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; «Cehennemden çıktın» buyurdular. Müteakiben baktılar ki adamcağız bir keçi çobanıymış

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، - يَعْنِي ابْنَ سَعِيدٍ - عَنْ حَمَّادِ بْنِ سَلَمَةَ، حَدَّثَنَا ثَابِتٌ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُغِيرُ إِذَا طَلَعَ الْفَجْرُ وَكَانَ يَسْتَمِعُ الأَذَانَ فَإِنْ سَمِعَ أَذَانًا أَمْسَكَ وَإِلاَّ أَغَارَ فَسَمِعَ رَجُلاً يَقُولُ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ عَلَى الْفِطْرَةِ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ خَرَجْتَ مِنَ النَّارِ ‏"‏ ‏.‏ فَنَظَرُوا فَإِذَا هُوَ رَاعِي مِعْزًى ‏.‏

  12. Hadis no. 848

    Ezanı İşittiğiniz zaman siz de müezzinin dediğini deyin

    Türkçe meal

    Bana Yahya b. Yahya rivayet etti. Dediki: Mâlike ibni Şihâb'dan duyduğum, onun da Atâ b. Yezîd el-Leysî'den, onun da Ebu Saîd-i Hudrî'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Ezanı İşittiğiniz zaman siz de müezzinin dediğini deyin» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَزِيدَ اللَّيْثِيِّ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا سَمِعْتُمُ النِّدَاءَ فَقُولُوا مِثْلَ مَا يَقُولُ الْمُؤَذِّنُ ‏"‏ ‏.‏

  13. Hadis no. 849

    Müezzini işittiğiniz vakit siz de onun dediğini deyin. Sonra bana salavât getirin. Çünkü her kim bana bir…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Selemete'l Murâdî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb, Hayve ile Saîd b. Ebî Eyyub ve arkadaşlarından, onlar da Kâ'b b. Alkame'den o da Abdurrahman b. Cübeyr'den, o da Abdullah b. Amr b. Âs'dan naklen rivayet etti. Abdullah Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işitmiş: «Müezzini işittiğiniz vakit siz de onun dediğini deyin. Sonra bana salavât getirin. Çünkü her kim bana bir defa salavat getirirse, Allah ona o salâvat sebebiyle on defa salât eyler. Sonra Allah'dan benim için vesileyi isteyin. Zira vesile cennette bir makamdırki Allah'ın kullarından yalnız bir tanesine lâyıktır. Umarımki; o bir kişi de ben olayım. İmdi her kim benim için vesileyi isterse ona şefaatim vâcib olur.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ الْمُرَادِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، عَنْ حَيْوَةَ، وَسَعِيدِ بْنِ أَبِي أَيُّوبَ، وَغَيْرِهِمَا، عَنْ كَعْبِ بْنِ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ، أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِذَا سَمِعْتُمُ الْمُؤَذِّنَ فَقُولُوا مِثْلَ مَا يَقُولُ ثُمَّ صَلُّوا عَلَىَّ فَإِنَّهُ مَنْ صَلَّى عَلَىَّ صَلاَةً صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ بِهَا عَشْرًا ثُمَّ سَلُوا اللَّهَ لِيَ الْوَسِيلَةَ فَإِنَّهَا مَنْزِلَةٌ فِي الْجَنَّةِ لاَ تَنْبَغِي إِلاَّ لِعَبْدٍ مِنْ عِبَادِ اللَّهِ وَأَرْجُو أَنْ أَكُونَ أَنَا هُوَ فَمَنْ سَأَلَ لِيَ الْوَسِيلَةَ حَلَّتْ لَهُ الشَّفَاعَةُ ‏"‏ ‏.‏

  14. Hadis no. 850

    Eşhedu enne Muhammeden Resulullah

    Türkçe meal

    Bana İshâk b. Mansur rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Ca'fer Muhammed b. Cehdam es-Sekafî haber verdi (Dediki): Bize İsmail b. Ca'fer, Umâraiü'bnü Gaziyye'den, o da Hubeyb b. Abdirrahman b. İsaf'dan, o da Hafs b. Âsim b. Ömer b. Hattâb'dan, o da babasından, o da dedesi Ömer b. Hattâb'dan naklen rivayet etti. Demiş ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Müezzin «Allahu ekber, Allahu ekber» dediği vakit sizden biriniz «Allahu ekber Allahu ekber» der: Sonra Müezzin «Eşhedu enlâ ilahe illallah» dediği vakit oda «Eşhedu enlâ ilahe İllallah» derse sonra Müezzin «Eşhedu enne Muhammeden Resulullah» dediği vakit oda «Eşhedu enne Muhammeden Resulullah» der; müezzin «Hayyealessalah» dediği vakid oda «lâ havle velâ kuvvete illâ billâh» der; sonra müezzin «Hayye ale'l felah» dediği vakit oda «la havle velâkuvvete illâ billâh» derse; sonra «Allâhu ekber Allâhu ekber» dediğinde oda «Allahu Ekber, Allahu ekber» derse; sonra müezzin lâ ilahe illallah dediği vakit oda bütün kalbiyle «lâ ilâhe illâllah» derse cennete girer» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَخْبَرَنَا أَبُو جَعْفَرٍ، مُحَمَّدُ بْنُ جَهْضَمٍ الثَّقَفِيُّ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ غَزِيَّةَ، عَنْ خُبَيْبِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ إِسَافٍ، عَنْ حَفْصِ بْنِ عَاصِمِ بْنِ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا قَالَ الْمُؤَذِّنُ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ ‏.‏ فَقَالَ أَحَدُكُمُ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ ‏.‏ قَالَ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ ثُمَّ قَالَ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ ‏.‏ قَالَ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ حَىَّ عَلَى الصَّلاَةِ ‏.‏ قَالَ لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللَّهِ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ حَىَّ عَلَى الْفَلاَحِ ‏.‏ قَالَ لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللَّهِ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ ‏.‏ قَالَ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ ‏.‏ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ ‏.‏ مِنْ قَلْبِهِ دَخَلَ الْجَنَّةَ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 851

    Herkim müezzini işittiği zaman

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Rumh rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Hukeym b. Abdillah b. Kays el-Kureşî'den naklen haber verdi. H. Bize Kuteybetu'bni» Said dahî rivayet etti (Dediki): Bize Leys, Hukeym b. Abdillah'dan, o da Âmir b. Sâ'd b. Ebi Vakkas'dan, o da Sa'd b. Ebi Vakkas'dan, o da Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ettiki: Şöyle buyurmuşlar: «Her kim müezzini işittiği vakit [Eşhedu en la ilahe illallahu vahdehu la şerike leh ve enne Muhammeden Abduhu ve Resuluhu rediytu billahi Rabben ve bi Muhammedin Resulen ve bi islami dinen ] derse günâhı afolunur. İbni Rumh kendi rivayetinde: «Herkim müezzini işittiği zaman» «ve ena eşhedu velem yezkur » derse» dedi. Kuteybe ise «ve ena » dediğini söylemedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنِ الْحُكَيْمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ قَيْسٍ الْقُرَشِيِّ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنِ الْحُكَيْمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، عَنْ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ ‏"‏ مَنْ قَالَ حِينَ يَسْمَعُ الْمُؤَذِّنَ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ رَضِيتُ بِاللَّهِ رَبًّا وَبِمُحَمَّدٍ رَسُولاً وَبِالإِسْلاَمِ دِينًا ‏.‏ غُفِرَ لَهُ ذَنْبُهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ رُمْحٍ فِي رِوَايَتِهِ ‏"‏ مَنْ قَالَ حِينَ يَسْمَعُ الْمُؤَذِّنَ وَأَنَا أَشْهَدُ ‏"‏ ‏.‏ وَلَمْ يَذْكُرْ قُتَيْبَةُ قَوْلَهُ وَأَنَا ‏.‏

  16. Hadis no. 852

    Müezzinler kıyamet gününde insanların en uzun boyunluları olacaklardır

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Abdillah b. Nümeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Abde, Talhatübnü Yahya'dan, o da amcasından naklen rivayet etti. Demiş ki: Muâviyetü'bnü Ebî Süfyan'ın yanında idim. Derken müezzin onu namaza davete geldi. Bunun üzerine Muâviye; Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i : «Müezzinler kıyamet gününde insanların en uzun boyunluları olacaklardır» buyururken işittim, dedi

  17. Hadis no. 854

    Şüphesiz ki; şeytân namaza nida edildiğini işittiği vakitte Ravhâ' denilen yere varılıncaya kadar gider

    Türkçe meal

    Bize Kuteybetü'bnü Saîd ile Osman b. Ebî Şeybe ve lshâk b. İbrahim rivayet ettiler. İshâk bize haber verdi, tâbirini kullandı. Ötekiler: Bize Cerîr, Âmeş'den, o da Ebu Süfyan'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti, dediler. Cabir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i «Şüphesiz ki; şeytân namaza nida edildiğini işittiği vakitte Ravhâ' denilen yere varılıncaya kadar gider» buyururken işittim, demiş. Süleyman (El-A'meş) «Ebu Süfyan'a Ravh a'nın nerede bulunduğunu sordum; Bu yer Medine'den 36 mil uzaktadır, cevâbını verdi» demiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَعُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِنَّ الشَّيْطَانَ إِذَا سَمِعَ النِّدَاءَ بِالصَّلاَةِ ذَهَبَ حَتَّى يَكُونَ مَكَانَ الرَّوْحَاءِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ سُلَيْمَانُ فَسَأَلْتُهُ عَنِ الرَّوْحَاءِ ‏.‏ فَقَالَ هِيَ مِنَ الْمَدِينَةِ سِتَّةٌ وَثَلاَثُونَ مِيلاً ‏.‏

  18. Hadis no. 855

    Bize Ebu Muâviye, A'meş'den bu isnadla rivayet etti

    Türkçe meal

    Bize bu hadisi Ebu Bekr b. Ebi Şeybe ile Kureyb de rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Ebu Muâviye, A'meş'den bu isnadla rivayet etti

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏

  19. Hadis no. 856

    Şüphesiz; şeytân namaza nida edildiğini işittiği vakit kaçar. Müezzinin sesini duymamak için ses çıkararak…

    Türkçe meal

    Bize Kuteybetü'bnü Saîd ile Züheyr b. Harb ve İshâk b. İbrahim rivayet ettiler, lâfız Kuteybe'nindir. İshâk bize haber verdi, tabirini kullandı. Ötekiler; Bize, Cerir A'meş'den, o da Ebu Sâlih'den, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ye Sellem)'den naklen rivayet etti, dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Şüphesiz; şeytân namaza nida edildiğini işittiği vakit kaçar. Müezzinin sesini duymamak için ses çıkararak yellenir. Müezzin susunca döner de vesvese verir, ikâmeti işittimi (yine) müezzinin sesini duymamak için (oradan) gider, sustu mu tekrar dönerek vesvese verir» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، - وَاللَّفْظُ لِقُتَيْبَةَ - قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِنَّ الشَّيْطَانَ إِذَا سَمِعَ النِّدَاءَ بِالصَّلاَةِ أَحَالَ لَهُ ضُرَاطٌ حَتَّى لاَ يَسْمَعَ صَوْتَهُ فَإِذَا سَكَتَ رَجَعَ فَوَسْوَسَ فَإِذَا سَمِعَ الإِقَامَةَ ذَهَبَ حَتَّى لاَ يَسْمَعَ صَوْتَهُ فَإِذَا سَكَتَ رَجَعَ فَوَسْوَسَ ‏"‏ ‏.‏