İçeriğe geç

Sahih-i Müslim, 611. hadis

Abdullah b. Ömer'in onu görmesi bir rastlantı olmuştur. Ayrıca bunu kasti yapmış…

Arapça metin

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، - يَعْنِي ابْنَ بِلاَلٍ - عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى، عَنْ عَمِّهِ، وَاسِعِ بْنِ حَبَّانَ، قَالَ كُنْتُ أُصَلِّي فِي الْمَسْجِدِ وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ مُسْنِدٌ ظَهْرَهُ إِلَى الْقِبْلَةِ فَلَمَّا قَضَيْتُ صَلاَتِي انْصَرَفْتُ إِلَيْهِ مِنْ شِقِّي فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ يَقُولُ نَاسٌ إِذَا قَعَدْتَ لِلْحَاجَةِ تَكُونُ لَكَ فَلاَ تَقْعُدْ مُسْتَقْبِلَ الْقِبْلَةِ وَلاَ بَيْتِ الْمَقْدِسِ - قَالَ عَبْدُ اللَّهِ - وَلَقَدْ رَقِيتُ عَلَى ظَهْرِ بَيْتٍ فَرَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَاعِدًا عَلَى لَبِنَتَيْنِ مُسْتَقْبِلاً بَيْتَ الْمَقْدِسِ لِحَاجَتِهِ ‏.‏

Türkçe meal

Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman yani İbni Bilal Yahya b. Said'den, o da Muhammed b. Yahya'dan, o da amcası Vasi' b. Habban'dan naklen rivayet etti. Vasi' şöyle demiş: Mescitte namaz kılıyordum. Abdullah b. Ömer de sırtını kıbleye doğru dayamıştı. Namazımı bitirdikten sonra yan tarafından ona doğru döndüm. Abdullah dedi ki: Bazı kimseler ihtiyacını gidermek için oturacak olursan yüzünü kıbleye ve Beytu'l-Makdis' e dönerek oturma, derler. Abdullah (devamla) dedi ki: Halbuki yemin ederim ki bir evin damına çıkmıştım. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i ihtiyacını görmek için yüzü Beytu'l-Makdis'e dönük olarak iki kerpiç üzerinde oturmuş gördüm.

Diğer tahric: Buhari, 145 -uzunca-, 148, 149, 3102; Ebu Davud, 12; Tirmizi, 11; Nesai, 23; İbn Mace, 322 -uzunca-; Tuhfetu'l-Eşraf, 8552

Nevevî Şerhi

"Bir evin damına çıkmıştım ... " Abdullah b. Ömer'in onu görmesi bir rastlantı olmuştur. Ayrıca bunu kasti yapmış değildir. Kerpiç {lebinelin ne olduğu bilinmektedir. Lam harfi fethalı, be harfi kesreli okunur. Be harfi sakin olmakla birlikte, lam hem fethalı, hem kesreli de okunabilir. Bu vezinde olan her kelimenin durumu budur. Yani birinci harfi fethalı, ikinci harfi kesreli ise bu üç şekilde okunması caizdir. "Ketif" kelimesi gibi. Şayet ikinci ya da üçüncü harfi boğaz harflerinden birisi olursa dördüncü bir şekil de caiz olur. O da birinci ve ikinci harfleri kesreli söylemektir. (Uyluk anlamındaki) "fehiz" kelimesinin "fihiz" olarak da söylenmesi gibi.

"Beytu'l-Makdis" ile ilgili söyleyiş açıklamaları ve türediği kök İsra ile ilgili babın baş taraflarında geçmişti. (3/158) Allah en iyi bilendir

Atıf ve kaynak gösterimiAPA, BibTeX ve düz metin biçimlerinde kopyalayın.Göster

Atıf ve kaynak

İhtiyacınıza uygun formatı tek tıkla kopyalayın.

APA

Hadis Kitapları. (2026). Sahih-i Müslim, 611 Nolu Hadis. Sahih-i Müslim. https://hadiskitaplari.com/muslim/taharet-kitabi/611

BibTeX

@misc{hadiskitaplari_sahih_i_muslim_611_nolu_hadis_2026,
  author = {{Hadis Kitapları}},
  title = {Sahih-i Müslim, 611 Nolu Hadis},
  year = {2026},
  url = {https://hadiskitaplari.com/muslim/taharet-kitabi/611},
  note = {Kaynak: Sahih-i Müslim}
}

Düz metin

Hadis Kitapları. "Sahih-i Müslim, 611 Nolu Hadis". Sahih-i Müslim. https://hadiskitaplari.com/muslim/taharet-kitabi/611
Abdullah b. Ömer'in onu görmesi bir rastlantı olmuştur. Ayrıca bunu… | Sahih-i Müslim, 611 Nolu Hadis