Riyazus Salihin, 261. hadis
Beşikte sadece üç kişi konuştu. Bunlardan biri Meryem’in oğlu Hz. Îsâ , diğeri Cüreyc ile…
Diyanet baskısında 257. hadis
Arapça metin
وعن أَبي هريرة رضي اللَّه عنه عن النبي صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : « لَمْ يَتَكَلَّمْ فِي المَهْدِ إِلاَّ ثَلاثَةٌ : عِيسى ابْنُ مرْيَمَ ، وصَاحِب جُرَيْجٍ ، وكَانَ جُرَيْجٌ رَجُلاً عَابِداً ، فَاتَّخَذَ صَوْمَعةً فكانَ فِيهَا ، فَأَتَتْهُ أُمُّهُ وَهَو يُصلي فَقَالَتْ : يا جُرَيْجُ ، فقال : يَارَبِّ أُمِّي وَصَلاتِي فَأَقْبلَ عَلَى صلاتِهِ فَانْصرفَتْ فَلَمَّا كَانَ مِنَ الْغَدِ أَتَتْهُ وهُو يُصَلِّي ، فقَالَتْ : يَا جُرَيْجُ ، فقال : أَيْ رَبِّ أُمِّي وَصَلاتِي . فَأَقْبَلَ عَلَى صَلاتِهِ ، فَلَمَّا كَانَ مِنَ الْغَد أَتَتْهُ وَهُو يُصَلِّي فَقَالَتْ : يَا جُرَيْجُ فقال : أَيْ رَبِّ أُمِّي وَصَلاتِي ، فَأَقْبَلَ عَلَى صَلاتِهِ ، فَقَالَتْ : اللَّهُمَّ لا تُمِتْه حَتَّى ينْظُرَ إِلَى وُجُوه المومِسَاتِ . فَتَذَاكَّرَ بَنُو إِسْرائِيلَ جُريْجاً وَعِبَادَتهُ ، وَكَانَتِ امْرَأَةٌ بغِيٌّ يُتَمَثَّلُ بِحُسْنِهَا ، فَقَالَتْ : إِنْ شِئْتُمْ لأَفْتِنَنَّهُ ، فتعرَّضَتْ لَهُ ، فَلَمْ يلْتَفِتْ إِلَيْهَا ، فَأَتتْ رَاعِياً كَانَ يَأَوي إِلَى صوْمعَتِهِ ، فَأَمْكنَتْهُ مِنْ نفسها فَوقَع علَيْهَا . فَحملَتْ ، فَلَمَّا وَلدتْ قَالَتْ : هُوَ جُرَيْجٌ ، فَأَتَوْهُ فاسْتنزلُوه وهدَمُوا صوْمعَتَهُ ، وَجَعَلُوا يَضْرِبُونهُ ، فقال : ما شَأْنُكُمْ ؟ قالوا: زَنَيْتَ بِهذِهِ الْبغِيِّ فَولَدتْ مِنْك . قال : أَيْنَ الصَّبِيُّ ؟ فَجاءَوا بِهِ فقال : دَعُونِي حَتَّى أُصَلِّي فَصلىَّ ، فَلَمَّا انْصَرَفَ أَتَى الصَّبِيَّ فَطَعنَ فِي بطْنِهِ وقالَ : يا غُلامُ مَنْ أَبُوكَ ؟ قال : فُلانٌ الرَّاعِي ، فَأَقْبلُوا علَى جُرَيْجُ يُقَبِّلُونَهُ وَيَتَمَسَّحُونَ بِهِ وقَالُوا : نَبْنِي لَكَ صوْمَعَتَكَ مِنْ ذَهَبٍ قال : لا، أَعيدُوهَا مِنْ طِينٍ كَمَا كَانَتْ ، فَفَعَلُوا . وَبيْنَا صَبِيٌّ يرْضعُ مِنْ أُمِّهِ ، فَمَرَّ رَجُلٌ رَاكِبٌ عَلَى دابَّةٍ فَارِهَةٍ وَشَارةٍ حَسَنَةٍ فَقالت أُمُّهُ : اللَّهُمَّ اجْعَل ابْنِي مثْلَ هَذَا ، فَتَرَكَ الثَّدْيَ وَأَقْبَلَ إِلَيْهِ فَنَظَرَ إِلَيْهِ فقال : اللَّهُمَّ لا تَجْعَلْنِي مِثْلهُ ، ثُمَّ أَقَبَلَ عَلَى ثَدْيِهِ فَجَعْلَ يَرْتَضِعُ» فَكَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى رسول اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم وَهُوَ يحْكِي ارْتِضَاعَهُ بِأُصْبُعِه السَّبَّابةِ فِي فِيهِ ، فَجَعلَ يَمُصُّهَا، قال : « وَمَرُّوا بِجَارِيَةٍ وَهُمْ يَضْرِبُونَهَا، وَيَقُولُونَ : زَنَيْتِ سَرَقْتِ ، وَهِي تَقُولُ : حَسْبِيَ اللَّهُ وَنِعْمَ الْوكِيلُ . فقالت أُمُّهُ : اللَّهُمَّ لا تَجْعَلْ ابْنِي مِثْلَهَا ، فَتَركَ الرِّضَاعَ وَنَظَرَ إِلَيْهَا فقال : اللَّهُمَّ اجْعَلْنِي مِثْلَهَا ، فَهُنالِكَ تَرَاجَعَا الحَدِيثِ فقالَت : مَرَّ رَجُلٌ حَسنُ الهَيْئَةِ فَقُلْتُ : اللَّهُمَّ اجْعَلْ ابْنِي مِثْلَهُ فَقُلْتَ : اللَّهُمَّ لا تَجْعَلنِي مِثْلَهُ ، وَمَرُّوا بِهَذِهِ الأَمَةِ وَهُم يَضْربُونَهُا وَيَقُولُونَ : زَنَيْتِ سَرَقْتِ ، فَقُلْتُ : اللَّهُمَّ لا تَجْعَلْ ابْنِي مِثْلَهَا فَقُلْتَ : اللَّهُمَّ اجعَلْنِي مِثْلَهَا ؟، قَالَ : إِنَّ ذلِكَ الرَّجُلَ كَانَ جَبَّاراً فَقُلت : اللَّهُمَّ لا تجْعَلْنِي مِثْلَهُ ، وإِنَّ هَذِهِ يَقُولُونَ لها زَنَيْتِ ، وَلَمْ تَزْنِ ، وَسَرقْت ، وَلَمْ تَسْرِقْ ، فَقُلْتُ : اللَّهُمَّ اجْعَلْنِي مِثْلَهَا » متفق عليه.
« والمُومِسَاتُ » : بضَمِّ الميم الأُولَى ، وإِسكان الواو وكسر الميم الثانيةِ وبالسين المهملَةِ وهُنَّ الزَّوانِي . والمُومِسةُ : الزانية . وقوله : « دابَّةً فَارِهَة » بِالْفَاءِ : أَي حاذِقَةٌ نَفِيسةٌ . «الشَّارَةُ » بِالشِّينِ المعْجمةِ وتَخْفيفِ الرَّاءِ : وَهِي الجمالُ الظَّاهِرُ فِي الهيْئَةِ والملْبسِ . ومعْنى وصل « ترَاجعا الحدِيث » أَيْ : حدَّثَتِ الصَّبِي وحدَّثَهَا ، واللَّه أعلم .
Türkçe meal (Kandemir, Çakan, Küçük çevirisi (Erkam Yayınları, 2016), c. II, s. 280)
Ebû Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Beşikte sadece üç kişi konuştu. Bunlardan biri Meryem’in oğlu Hz. Îsâ, diğeri Cüreyc ile macerası olan çocuktur.
Cüreyc ibadete düşkün bir kimseydi. Bir mâbede yerleşip orada ibadet etmeye başladı. Birgün annesi geldi:
- Cüreyc! diye seslendi.
Cüreyc kendi kendine: “Yâ Rabbî anneme cevap mı versem, yoksa namazıma devam mı etsem” diye söylendi. Sonra namazına devam etti. Annesi de dönüp gitti.
Ertesi gün annesi yine Cüreyc namaz kılarken geldi ve:
- Cüreyc! diye seslendi.
Cüreyc yine kendi kendine: “Rabbim! Anneme mi cevap vermeliyim, yoksa namazıma mı devam etmeliyim” diye söylendi. Sonra namazına devam etti. Birgün sonra annesi yine Cüreyc namaz kılarken geldi ve:
- Cüreyc! diye seslendi.
Cüreyc içinden: “Rabbim! Anneme cevap mı versem, yoksa namazıma devam mı etsem” diye söylendi. Sonra da namazına devam etti.
Bunun üzerine annesi:
- Allahım! Fâhişelerin yüzüne bakmadan onun canını alma! diye beddua etti.
Birgün İsrailoğulları Cüreyc ve ibadete düşkünlüğü hakkında konuşuyorlardı. Güzelliği ile meşhur bir fâhişe de oradaydı:
- Eğer isterseniz ben onu baştan çıkarabilirim, dedi. Vakit kaybetmeden Cüreyc’in yanına gitti. Fakat Cüreyc onun yüzüne bile bakmadı.
Cüreyc’in ibadethânesinde yatıp kalkan bir çoban vardı. Kadın onunla ilişki kurarak çobandan hâmile kaldı. Çocuğunu dünyaya getirince, onun Cüreyc’den olduğunu ileri sürdü. Bunu duyan halk Cüreyc’in yanına gelerek onu alaşağı ettiler ve ibadethânesini yıkarak kendisini dövmeye başladılar. Cüreyc:
- Niçin böyle davranıyorsunuz? diye sorunca:
- Sen bu fâhişe ile zina etmişsin ve senin çocuğunu doğurmuş, dediler. Cüreyc:
- Çocuk nerede? diye sordu. Çocuğu alıp ona getirdiler. Cüreyc: “Yakamı bırakın da namaz kılayım” dedi. Namazını kılıp bitirince çocuğun yanına geldi ve karnına dokundu: “Söyle çocuk! Baban kim?” diye sordu.
Çocuk:
- Babam falan çobandır, diye cevap verdi.
Bunu gören halk Cüreyc’in ellerine kapanarak öpmeye ve ellerini onun vücuduna sürerek af dilemeye başladılar:
- Sana altın bir mâbed yapacağız, dediler. Cüreyc:
- Hayır, eskiden olduğu gibi yine kerpiçten yapın, dedi. Ona kerpiçten bir mâbed yaptılar.
(Beşikte konuşan üçüncü şahsın macerası şöyledir:)
Çocuğun biri annesini emerken cins bir ata binmiş ve iyi giyinmiş yakışıklı bir adam oradan geçti. Onu gören anne:
- Allahım! Benim oğlumu da böyle yap! diye dua etti.
Emmeyi bırakan çocuk o adama bakarak:
- Allahım! Beni onun gibi yapma! dedi ve yine emmeye koyuldu.
Ebû Hureyre der ki:
- Çocuğun emmesini anlatırken, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şehâdet parmağını ağzına alıp emişi hâlâ gözümün önündedir. Resûl-i Ekrem sözüne şöyle devam etti:
“Câriyenin birini:
- Zina ettin, hırsızlık yaptın diye döverek oradan geçirdiler. Câriye ise:
- Bana Allah’ım yeter; O ne güzel vekildir (hasbiyellâhü ve ni`mel vekîl) diyordu.
Bunu gören anne:
- Allahım! Çocuğumu onun gibi yapma! diye dua etti.
Memeyi bırakan çocuk câriyeye baktı ve:
- Allahım! Beni onun gibi yap! dedi.
Bunun üzerine anne ile çocuğu konuşmaya başladılar. Anne:
- Yakışıklı bir adam geçti. Ben de “Allahım! Benim oğlumu da böyle yap!” diye dua ettim. Sen ise “Allahım! Beni onun gibi yapma!” dedin. O câriyeyi zina ettin, hırsızlık yaptın diye döverek götürdüler. Ben “Allahım! Çocuğumu onun gibi yapma!” diye dua ettim. Sen ise “Allahım! Beni onun gibi yap!” dedin. Niçin? diye sordu.
Çocuk dedi ki:
- O adam zâlimin tekiydi. Onun için ben “Allahım! Beni onun gibi zorba yapma!” diye dua ettim. O câriye zina etmediği hâlde zina ettin diye dövüyorlardı. Hırsızlık yapmadığı hâlde, hırsızlık yaptın diyorlardı. Bunun için de “Allahım! Beni onun gibi yap!” diye dua ettim.
Buhârî, Amel fi’s-salât 7, Mezâlim 35, Enbiyâ 48, 54; Müslim, Birr 7, 8
Kaynak: M. Yaşar Kandemir, İsmail Lütfi Çakan, Raşit Küçük, Riyâzü's-Sâlihîn: Peygamberimizden Hayat Ölçüleri (Tercüme ve Şerh), 8 cilt, Erkam Yayınları, İstanbul 2016, c. II, s. 280, 261 numaralı hadis (yayınevi)
Diyanet İşleri Başkanlığı çevirisi (2015) meali257. hadis, c. I, s. 272Göster
Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: Üç kişinin dışında beşikte iken konuşan olmamıştır. Bunlar, Meryem oğlu İsa ve Cüreyc’e şahitlik yapan çocuktur. Cüreyc âbid bir adamdı. Kendine bir ibadethane edinerek orada ibadete koyulmuştu. (Bir gün) namaz kılarken annesi gelip:
– Ey Cüreyc, diye seslendi. Cüreyc (içinden):
– Yâ Rabbi, anneme cevap vermekle, namaza devam etmek arasında kaldım dedi ve namaza devam etti. Annesi dönüp gitti. Ertesi gün yine gelip:
– Ey Cüreyc, diye çağırdı. Oğlu (yine içinden):
– Yâ Rab, anneme cevap vermekle namaza devam etmek arasında kaldım, dedi ; yine namazına devam etti. Ertesi gün yine gelip;
– Ey Cüreyc, diye çağırdı. Oğlu:
– Yâ Rab, anneme cevap vermekle namaza devam etmek arasında kaldım, dedi ; yine namazına devam etti. Bunun üzerine annesi:
– Allah’ım, fahişe kadınların yüzüne bakmadıkça bunun canını alma, diye beddua etti. Bir gün İsrailoğulları Cüreyc’ten ve onun ibadetinden söz ederken güzelliği ile meşhur fahişe bir kadın da orada bulunuyordu. Bu kadın:
– Eğer isterseniz bu âbid kişiyi ben yoldan çıkarabilirim, dedi ve onu yoldan çıkarmak için uğraşmaya başladı. Fakat Cüreyc kadına iltifat etmedi. (Yoldan çıkaramayacağını anlayan kadın) Cüreyc’in ibadetgâhına sığınmakta olan bir çobana gelip onunla cinsi münasebette bulunarak gebe kaldı ve çocuğu doğurunca da onun Cüreyc’ten olduğunu ileri sürdü. Bunun üzerine halk, Cüreyc’in başına üşüştü, onu oradan çıkardı ve ibadethaneyi de yıktı, Cüreyc’i de dövmeye başladı. Cüreyc:
– Ne oluyor size, ne yapıyorsunuz, deyince:
– Sen bu kadınla zina etmişsin ve bu çocuğu senden (hamile kalarak) doğurmuş, dediler. Cüreyc:
– Çocuk nerede, dedi. Çocuğu getirdiler. Cüreyc:
– Beni bırakın da namaz kılayım, dedi. Namazı kıldıktan sonra çocuğa gelip karnına dürttü ve:
– Ey çocuk, senin baban kim, dedi. Çocuk da:
– Filan çobandır, diye cevap verdi. Bunun üzerine halk Cüreyc’e dönerek onu öpmeye ve üstünü başını sıvazlamaya başladılar ve:
– Yıkılan mabedini tekrar, hem de altından yapacağız, dediler. Fakat o:
– Hayır, olmaz; ibadethaneyi önceki gibi kerpiçten yapın, dedi ve o şekilde yaptılar. Günün birinde bir çocuk, annesini emerken oradan, atlı, iyi giyinmiş, yakışıklı soylu bir adam geçti. Çocuğun annesi:
– Allah’ım, çocuğumu buna benzet, dedi. Çocuk memeyi bırakarak süvariye döndü ve ona bir müddet baktıktan sonra:
– Allah’ım beni ona benzetme, dedi , sonra annesinin memesini emmeye devam etti. (Ravi anlatmaya devam ediyor): Peygamber’in şehâdet parmağını ağzına koyarak çocuğun emişini taklit edişi hâlâ gözümün önündedir, dedi ve parmağını emmeye başladı. Sonra şöyle buyurdular: (Anne ile çocuk) halkın zina ve hırsızlık suçu ile dövdükleri bir cariyenin yanından geçtiler. Cariye:
– Hasbiyallâhu ve ni’me’l-vekîl (Bana Allah yeter, o ne güzel vekildir.), diyordu. Çocuğun annesi:
– Allah’ım, çocuğumu bu kadının durumuna düşürme, dedi. Bu sefer çocuk, emmeyi bırakarak cariyeye baktı ve:
– Allah’ım beni onun gibi yap, dedi. Bunun üzerine birbirleriyle konuşmaya başladılar. (Kadın çocuğunun niçin kendisine muhalefet ettiğini anlamak için:)
– İyi ve düzgün kıyafetli bir adam geçti. Ben de: “Allah’ım, oğlumu buna benzet. ” diye temennide bulundum. Sen ise, “Allah’ım, beni ona benzetme. ” dedin. Şu cariyeyi, “Zina ettin, çaldın. ” diye döverek yanımızdan geçirdiler. Bunu görünce ben: “Yâ Rabbi, çocuğumu buna benzetme. ” dedim. Sen ise, “Allah’ım, beni onun gibi yap. ” dedin, deyince, çocuk şöyle cevap verdi:
– O adam, zorba ve merhametsizin biriydi. Bu sebeple, “Yâ Rabbi, beni böyle zorba yapma. ” dedim. Cariyeye gelince, halk ona, “Sen zina ettin. ” diyorlardı. Hâlbuki o zina etmemişti. “Çaldın. ” diyorlardı, hâlbuki o çalmamıştı. Bundan dolayı, “Allah’ım, beni bunun gibi (günahtan beri) kıl. ” diye dilekte bulundum.
M6509 Müslim, Birr, 8; B3436 Buhârî, Enbiyâ, 48
Kaynak: M. Emin Özafşar, Bünyamin Erul (çev.), Riyâzü's-Sâlihîn: Metin ve Çeviri, 3 cilt, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2015, c. I, s. 272, 257 numaralı hadis.
Atıf ve kaynak gösterimiAPA, BibTeX ve düz metin biçimlerinde kopyalayın.Göster
Atıf ve kaynak
İhtiyacınıza uygun formatı tek tıkla kopyalayın.
APA
Hadis Kitapları. (2026). Riyazus Salihin, 261 Nolu Hadis. Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/yoksullar/261
BibTeX
@misc{hadiskitaplari_riyazus_salihin_261_nolu_hadis_2026,
author = {{Hadis Kitapları}},
title = {Riyazus Salihin, 261 Nolu Hadis},
year = {2026},
url = {https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/yoksullar/261},
note = {Kaynak: Riyazus Salihin}
}Düz metin
Hadis Kitapları. "Riyazus Salihin, 261 Nolu Hadis". Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/yoksullar/261