Riyazus Salihin, 394. hadis
Lâ ilâhe illallah: Allah’tan başka ilâh yoktur
Diyanet baskısında 396. hadis
Arapça metin
وعن أُسامةَ بنِ زَيْدٍ ، رضي اللَّه عنهما ، قال : بعثَنَا رسولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم إلى الحُرَقَةِ مِنْ جُهَيْنَةَ ، فَصَبَّحْنا الْقَوْمَ عَلى مِياهِهمْ ، وَلحِقْتُ أَنَا وَرَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ رَجُلاً مِنهُمْ فَلَمَّا غَشِيناهُ قال : لا إِلهِ إلاَّ اللَّه ، فَكَفَّ عَنْهُ الأَنْصارِيُّ ، وَطَعَنْتُهُ بِرْمِحِي حَتَّى قَتَلْتُهُ ، فَلَمَّا قَدِمْنَا المَدينَةَ ، بلَغَ ذلِكَ النَّبِيَّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم ، فقال لي : « يا أُسامةُ أَقَتَلْتَهُ بَعْدَ ما قَالَ : لا إِلهَ إِلاَّ اللَّهُ ؟ قلتُ : يا رسولَ اللَّه إِنَّمَا كَانَ مُتَعَوِّذاً ، فَقَالَ : « أَقًتَلْتَهُ بَعْدَ مَا قَالَ لا إِلهَ إِلاَّ اللَّهُ؟،» فَما زَالَ يُكَرِّرُهَا عَلَيَّ حَتَّى تَمنَّيْتُ أَنِّي لَمْ أَكُنْ أَسْلَمْتُ قَبْلَ ذلِكَ الْيَوْمِ . متـفقٌ عليه .
وفي روايةٍ : فَقالَ رسولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : « أَقَالَ : لا إِلهَ إِلاَّ اللَّهُ وَقَتَلْتَهُ ؟، قلتُ : يا رسولَ اللَّهِ ، إِنَّمَا قَالَهَا خَوْفاً مِنَ السِّلاحِ ، قال : « أَفَلا شَقَقْتَ عَنْ قَلْبِهِ حَتَّى تَعْلَمَ أَقَالَهَا أَمْ لا؟،» فَمَا زَالَ يُكَرِّرُهَا حَتَّى تَمَنَّيْتُ أَنِّي أَسْلَمْتُ يَؤْمئذٍ .
« الحرقة » بضم الحاء المهملة وفتح الراء : بطن من جهينة القبيلة المعروفة ، وقوله متعوذاً: أي معتصماً بها من القتل لا معتقداً لها .
Türkçe meal (Kandemir, Çakan, Küçük çevirisi (Erkam Yayınları, 2016), c. III, s. 28)
Üsâme ibni Zeyd radıyallahu anhümâ şöyle demiştir :
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, bizi Cüheyne kabilesinin Huraka kolu üzerine göndermişti. Sabahleyin onlar sularının başında iken üzerlerine hücum ettik. Ben ve ensardan bir kişi onlardan bir adama ulaştık. Biz onun üzerine yürüyünce, adam: “Lâ ilâhe illallah: Allah’tan başka ilâh yoktur” dedi. Bunun üzerine ensardan olan arkadaşım ona hücumdan vazgeçti; ben ise mızrağımı ona sapladım ve adamı öldürdüm. Biz Medine’ye gelince bu olay Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in kulağına gitti ve bana:
– “Ey Üsâme! Lâ ilâhe illallah dedikten sonra adamı öldürdün mü?” buyurdu. Ben :
– Yâ Resûlallah! O, bu sözü sadece canını kurtarmak için söyledi, dedim. Peygamber Efendimiz tekrar :
– “Lâ ilâhe illallah dedikten sonra adamı öldürdün mü?” diye yine sordu ve bu sözü o kadar çok tekrarladı ki, ben, daha önce müslüman olmamış olmayı bile temenni ettim.
Buhârî, Diyât 2, Meğâzî 45; Müslim, Îmân l58-159. Ayrıca bk. Tirmizî, Tefsîru sûre(11)
Müslim’in bir rivâyeti şöyledir :
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
– “Adam lâ ilâhe illallah dedi ve sen de onu öldürdün, öyle mi?” Ben :
– Yâ Resûlallah! O, bu sözü sadece silahtan korktuğu için söyledi, dedim. Peygamber Efendimiz :
– “Kalbini mi yardın ki, bu sebeple söyleyip söylemediğini bilesin?” buyurdu.
Bu sözü o kadar çok tekrarladı ki, ilk defa o gün müslüman olmuş olmayı temenni ettim.
Müslim, Îmân 158
Kaynak: M. Yaşar Kandemir, İsmail Lütfi Çakan, Raşit Küçük, Riyâzü's-Sâlihîn: Peygamberimizden Hayat Ölçüleri (Tercüme ve Şerh), 8 cilt, Erkam Yayınları, İstanbul 2016, c. III, s. 28, 394 numaralı hadis (yayınevi)
Diyanet İşleri Başkanlığı çevirisi (2015) meali396. hadis, c. I, s. 377Göster
Üsâme b. Zeyd (ra) anlatıyor: Resûlullah bizi Cüheyne kabilesinin (meskun olduğu) Huraka bölgesine göndermişti. Onları sabahleyin sularının başında bastırdık. Ensardan biri ile birlikte bir adamı yakaladık. Üzerine gidince:
– Lâ ilâhe illâllâh (Allah’tan başka tanrı yoktur.), dedi. Bunun üzerine ensarî arkadaşım onu bıraktı; ben mızrağımı adama sapladım ve onu öldürdüm. Medine’ye geldiğimizde Peygamber durumdan haberdar oldu ve bana:
– Yâ Üsâme, Lâ ilâhe illâllâh dediği hâlde sen o adamı öldürdün öyle mi? buyurdu.
– Yâ Resûlallah, sırf hayatını kurtarmak için şehâdet getirdi, dedim. Onun üzerine:
– O, Lâ ilâhe illâllâh dedikten sonra onu öldürdün öyle mi? buyurdu ve bu sözü (bir kaç kere) tekrarladı. Öyle ki ben “Keşke bu olaydan evvel Müslüman olmamış olsaydım. ” diye içimden geçirdim. (B6872 Buhârî, Diyât, 2; M278 Müslim, Îmân, 159) Müslim’in bir rivayetinde, Lâ ilâhe illâllâh dediği hâlde sen onu öldürdün mü, dedi.
– Yâ Resûlallah, kelime-i tevhidi kılıç korkusundan söylemişti, dedim. Bunun üzerine:
– Kalbini mi yardın, korkudan söyleyip söylemediğini ne biliyorsun, buyurdu. Ve bu sözü o kadar çok tekrarladı ki, (yaptığımın ağırlığı yüzünden daha önce değil de) o gün Müslüman olmuş olmayı istedim.
M277 Müslim, Îmân, 158
Kaynak: M. Emin Özafşar, Bünyamin Erul (çev.), Riyâzü's-Sâlihîn: Metin ve Çeviri, 3 cilt, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2015, c. I, s. 377, 396 numaralı hadis.
Atıf ve kaynak gösterimiAPA, BibTeX ve düz metin biçimlerinde kopyalayın.Göster
Atıf ve kaynak
İhtiyacınıza uygun formatı tek tıkla kopyalayın.
APA
Hadis Kitapları. (2026). Riyazus Salihin, 394 Nolu Hadis. Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/insanlari-yaptiklarina-gore-degerlendirmek-ic-hallerini-allaha-birakmak/394
BibTeX
@misc{hadiskitaplari_riyazus_salihin_394_nolu_hadis_2026,
author = {{Hadis Kitapları}},
title = {Riyazus Salihin, 394 Nolu Hadis},
year = {2026},
url = {https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/insanlari-yaptiklarina-gore-degerlendirmek-ic-hallerini-allaha-birakmak/394},
note = {Kaynak: Riyazus Salihin}
}Düz metin
Hadis Kitapları. "Riyazus Salihin, 394 Nolu Hadis". Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/insanlari-yaptiklarina-gore-degerlendirmek-ic-hallerini-allaha-birakmak/394