Riyazus Salihin, 20. hadis
Bir kimse, kıyamet gününde, sevdikleriyle beraberdir.
Diyanet baskısında 19. hadis
Arapça metin
Türkçe meal (Kandemir, Çakan, Küçük çevirisi (Erkam Yayınları, 2016), c. I, s. 159)
Zirr İbni Hubeyş şöyle dedi;
Mestler üzerine nasıl mesh edileceğini sormak üzere Safvân İbni Assâl radıyallahu anh’ın yanına gitmiştim. Bana:
- Zirr! Niçin geldin? Diye sordu. Ben de:
- İlim öğrenmek için, deyince şunları söyledi:
- Melekler, ilim öğrenenlerden hoşlandıkları için onlara kanat gererler. Ben de:
- Büyük ve küçük abdestten sonra mestler üzerine nasıl mesh edileceği kafamı kurcaladı. Sen de Hz. Peygamber’in ashabından olduğun için, onun bu konuda bir şey söylediğini duydun mu diye sormaya geldim, dedim. Safvân:
- Evet, duydum. Resul-i Ekrem seferde bulunduğumuz zaman mestleri üç gün üç gece çıkarmamayı, büyük ve küçük abdest bozduktan, uyuduktan sonra bile mestlere mesh etmeyi, ancak cünüp olunca mestleri çıkarmayı emrederdi, dedi.
- Onun sevgiye dair bir şey söylediğini duydun mu? Diye sordum.
- Evet, duydum. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile bir sefere çıkmıştık. Biz onun yanındayken bir bedevî kaba sesiyle:
- Muhammed! diye bağırdı. Hz. Peygamber de onun sesine yakın bir sesle:
- “Gel bakalım”, dedi.
Bedevîye dönerek:
- Yazıklar olsun sana! Hz. Peygamber’in huzurunda bulunuyorsun. Kıs sesini! Yüksek sesle bağırmanı Allah yasakladı, dedim.
Bedevî:
- Vallahi sesimi kısmam, dedi ve Resul-i Ekrem’e: Birilerini seven, ama onlarla beraber olacak kadar iyiliği bulunmayan kimse hakkında ne dersin? diye sordu.
Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
- “Bir kimse, kıyamet gününde, sevdikleriyle beraberdir.”
Safvân İbni Assâl sözüne devamla dedi ki:
- Hz. Peygamber bu konuda uzun uzun konuştu. Hatta bir ara batı taraflarında bulunan bir kapıdan bahsetti. “Kapı yaya yürüyüşüyle kırk yıl veya yetmiş yıl (yahut râvinin hatırladığına göre süvari gidişiyle kırk veya yetmiş yıl) genişliğindedir”, buyurdu.
Şamlı muhaddislerden Süfyân İbni Uyeyne şöyle dedi:
- Allah gökleri ve yeri yarattığı gün, bu kapıyı tövbe için açık olarak yaratmıştır. Güneş battığı yerden doğuncaya kadar o kapı kapanmayacaktır.
Tirmizî, Daavât 98. Ayrıca bk. Tirmizî, Tahâret, 71; Nesâî, Tahâret 97, 113; İbni Mâce, Fiten 32
Kaynak: M. Yaşar Kandemir, İsmail Lütfi Çakan, Raşit Küçük, Riyâzü's-Sâlihîn: Peygamberimizden Hayat Ölçüleri (Tercüme ve Şerh), 8 cilt, Erkam Yayınları, İstanbul 2016, c. I, s. 159, 20 numaralı hadis (yayınevi)
Diyanet İşleri Başkanlığı çevirisi (2015) meali19. hadis, c. I, s. 43Göster
Zir b. Hubeyş anlatıyor: Mestlere nasıl mesh edileceğini sormak için Safvân b. Assâl’ın (ra) yanına gittim; bana:
– Zir, niye geldin, dedi.
– İlim öğrenmek için, dedim.
– Melekler, ilim öğrenmek isteyen kimsenin bu tutumundan memnun oldukları için onun üzerine kanatlarını gererler, dedi.
– Abdest bozulduktan sonra mest üzerine meshetmek konusu kalbimi kurcaladı. Siz, Peygamber’in ashâbından olduğunuz için Resûl-i Ekrem’in bu konuda bir şey söylediğini işitmişsinizdir, diye düşündüm ve size geldim, dedim.
– Evet, yolculuğa çıktığımızda yahut yolcu olduğumuzda [ravi tereddüt ediyor], cünüplük hâli dışında, üç gün ve üç gece mestlerimizi çıkarmamamızı, abdestsizlikten ve uykudan sonra (abdest alırken) mestlere meshetmemizi bize emrederdi, dedi.
– Sevgiye dair bir şey söylediğini işittin mi, dedim.
– Evet, işittim. Peygamber ile bir yolculukta idik. O sırada bir bedevi, gür sesi ile “Yâ Muhammed” diye bağırdı. Hz. Peygamber de onun sesine yakın bir ses ile “Evet, buradayım” diye cevap verdi. Ben, bedeviye:
– Yazık sana, Resûlullah’ın huzurundasın, sesini kıs, böyle kaba ve yüksek sesle bağırmaktan nehyedildin, dedim. Bunun üzerine:
– Vallahi sesimi kısmam, dedi. Bedevi sonra:
– Bir topluluğa yetişmediği hâlde kişinin onları sevmesi konusunda ne dersiniz, diye sordu. Resûl-i Ekrem ona:
– İnsan, kıyamet günü sevdiği ile beraber olacaktır, buyurdu. Safvân b. Assâl sözüne devam etti (Hz. Peygamber uzun bir konuşma yaptı.): Hatta batıda bir kapı vardır. Bu kapının eni kırk yahut yetmiş yıllık yoldur, yahut atlı bir kimse onun bir tarafından diğer tarafına kırk yahut yetmiş yılda varır, dedi. Şamlı hadis ravilerinden biri olan Süfyân demiştir ki:
– Allah Teâlâ, gökleri ve yeri yarattığı gün, o kapıyı tövbe için açık olarak yaratmıştır. Güneş batıdan doğuncaya kadar, o kapı kapanmayacaktır.
T3535 Tirmizî, Deavât, 98
Kaynak: M. Emin Özafşar, Bünyamin Erul (çev.), Riyâzü's-Sâlihîn: Metin ve Çeviri, 3 cilt, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2015, c. I, s. 43, 19 numaralı hadis.
Atıf ve kaynak gösterimiAPA, BibTeX ve düz metin biçimlerinde kopyalayın.Göster
Atıf ve kaynak
İhtiyacınıza uygun formatı tek tıkla kopyalayın.
APA
Hadis Kitapları. (2026). Riyazus Salihin, 20 Nolu Hadis. Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/tovbe/20
BibTeX
@misc{hadiskitaplari_riyazus_salihin_20_nolu_hadis_2026,
author = {{Hadis Kitapları}},
title = {Riyazus Salihin, 20 Nolu Hadis},
year = {2026},
url = {https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/tovbe/20},
note = {Kaynak: Riyazus Salihin}
}Düz metin
Hadis Kitapları. "Riyazus Salihin, 20 Nolu Hadis". Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/tovbe/20