Bölümler
49- 01Taharet KitabıNo. 1-148
- 02Namaz KitabıNo. 149-451
- 03Vitir KitabıNo. 452-487
- 04Cuma KitabıNo. 488-529
- 05İki Bayram KitabıNo. 530-543
- 06Yolculuk KitabıNo. 544-616
- 07Zekât KitabıNo. 617-681
- 08Oruç KitabıNo. 682-808
- 09Hac KitabıNo. 809-964
- 10Cenazeler KitabıNo. 965-1079
- 11Nikâh KitabıNo. 1080-1145
- 12Radâ' (Süt Emme) KitabıNo. 1146-1174
- 13Talâk ve Liân KitabıNo. 1175-1204
- 14Alışverişler KitabıNo. 1205-1321
- 15Ahkâm (Hükümler) KitabıNo. 1322-1385
- 16Diyetler KitabıNo. 1386-1422
- 17Hudûd KitabıNo. 1423-1463
- 18Av KitabıNo. 1464-1492
- 19Kurbanlar KitabıNo. 1493-1523
- 20Adaklar ve Yeminler KitabıNo. 1524-1547
- 21Siyer (Gazveler) KitabıNo. 1548-1618
- 22Cihadın Faziletleri KitabıNo. 1619-1669
- 23Cihad KitabıNo. 1670-1719
- 24Giyim KitabıNo. 1720-1787
- 25Yiyecekler KitabıNo. 1788-1860
- 26İçecekler KitabıNo. 1861-1896
- 27Birr ve Sıla KitabıNo. 1897-2035
- 28Tıp KitabıNo. 2036-2089
- 29Ferâiz (Miras) KitabıNo. 2090-2115
- 30Vasiyetler KitabıNo. 2116-2124
- 31Velâ ve Hibe KitabıNo. 2125-2132
- 32Kader KitabıNo. 2133-2298
- 33Fitneler KitabıNo. 2299-2269
- 34Rüyalar KitabıNo. 2299-2294
- 35Şahitlikler KitabıNo. 2299-2303
- 36Zühd KitabıNo. 2304-2414
- 37Kıyametin Vasfı, Rikâk ve Vera' KitabıNo. 2415-2522
- 38Cennetin Vasfı KitabıNo. 2523-2735
- 39Cehennemin Vasfı KitabıNo. 2736-2795
- 40İman KitabıNo. 2796-2644
- 41İlim KitabıNo. 2796-2687
- 42İstizan (İzin İsteme) KitabıNo. 2796-2734
- 43Edeb KitabıNo. 2796-2858
- 44Meseller KitabıNo. 2859-2874
- 45Kur'ân'ın Faziletleri KitabıNo. 2875-2926
- 46Kıraatler KitabıNo. 2927-2949
- 47Tefsir KitabıNo. 2950-3723
- 48Dualar KitabıNo. 3724-3604.1
- 49Menâkıb KitabıNo. 3724-3956
Tüm hadisler
112 / 188- 2365Sa’d b. ebî Vakkâs’tan işittim şöyle diyordu: Allah yolunda kan akıtan ilk kişi benim, Allah yolunda ilk ok…Kays b. Ebû Hâzim (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Sa’d b. ebî Vakkâs’tan işittim şöyle diyordu: Allah yolunda kan akıtan ilk kişi benim, Allah yolunda ilk ok atan da benim. Bir seferinde Muhammed (s.a.v.)’in ashabından bir gurupla savaşıyordum ki o savaşta ağaç yaprakları ve asma çubuğu yiyorduk. Bundan dolayı da her birimizin dışkısı koyun ve deve dışkısı gibi oluyordu. Şimdi ise Esedoğulları; din konusunda beni beğenmemeye başladılar. Eğer bunların dediği gibi ise zarardayım ve tüm amellerim boşa gitti demektir. Diğer tahric: Müslim, Zühd Tirmizî: Bu hadis Beyan’ın rivâyeti olarak hasen sahih garibtir
- 2366Allah yolunda ok atan Arapların ilki benim bir seferinde Rasûlullah (s.a.v.) ile birlikte savaşıyorduk bu…Sa’d b. Mâlik (r.a.)’den (Sa'd b. Ebi Vakkas'tır) rivâyete göre, şöyle diyor: Allah yolunda ok atan Arapların ilki benim bir seferinde Rasûlullah (s.a.v.) ile birlikte savaşıyorduk bu savaşta yiyecek olarak sadece asam çubuğu vardı bundan dolayı da her birimizin dışkısı davar dışkısı gibiydi. Şimdi Esedoğulları din konusunda beni beğenmeye başladılar. Eğer onların dediği gibiyse zarardayım ve tüm amellerim boşa gitti demektir. Diğer tahric: Müslim, Zühd Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Bu konuda Utbe b. Gazvan’dan da hadis rivâyet edilmiştir
- 2367Ebû Hureyre’nin yanındaydık üzerinde iki keten elbise vardı; birine burnunu sildi ve şöyle dedi: Vay vay Ebû…Muhammed b. Sirîn (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ebû Hureyre’nin yanındaydık üzerinde iki keten elbise vardı; birine burnunu sildi ve şöyle dedi: Vay vay Ebû Hureyre keten elbiseye burnunu siliyor. Oysa bir zamanlar Rasûlullah (s.a.v.)’in minberiyle Âişe’nin odası arasında açlıktan sendeleyip bayıldığımı görmüştüm. Bu arada gelip giden bende delilik var zannederek ayağını boynuma basardı. Halbuki ben deli değildim. Sadece aç idim.” Diğer tahric: Buhârî, İtisam Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen sahih garibtir
- 2368Allah katında nelere sahip olduğunuzu bir bilmiş olsaydınız ihtiyaç ve sıkıntınızın daha da artmasını…Fedâle b. Ubeyd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.), cemaatle namaz kılarken bazı kişiler açlıktan dolayı bayılıp düşerlerdi bunlar Ashab-ı Suffe denilen mescidin, bir bölümünde günlerini geçiren kimselerdi. Bedeviler bunları görünce bunlar delidirler demişlerdi. Rasûlullah (s.a.v.), namazını kılıp bitirince onların yanına vardı ve şöyle buyurdu: “Allah katında nelere sahip olduğunuzu bir bilmiş olsaydınız ihtiyaç ve sıkıntınızın daha da artmasını isterdiniz.” Fedâle diyor ki: Ben o gün Rasûlullah (s.a.v.) ile beraberdim. Diğer tahric: Müsned: 22813 Tirmizî: Bu hadis sahihtir
- 2369Canımı kudret elinde tutan Allah’a yemin olsun ki bu nimetlerden kıyamet günü sorguya çekileceksiniz…Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.), her zaman çıkmadığı ve kimseyle buluşamayacağı bir saatte evinden dışarı çıkmıştı. Derken Ebû Bekir yanına çıkageldi. Hangi şeyden dolayı bu saatte buradasın Ey Ebû Bekir! Dedi. Ebû Bekir de: Rasûlullah (s.a.v.) ile buluşup yüzünü görür ve selam veririm ümidiyle çıktım dedi. Az sonra Ömer geldi. Rasûlullah (s.a.v.), ona, Hangi şey seni bu saatte çıkardı dedi. Ömer: Açlık Ey Allah’ın Rasûlü! dedi. Rasûlullah (s.a.v.)’de Açlık bende de var dedi. Sonra üçü birden Ebû’l Heysem et Teyyihan el Ensarî’nin evine doğru yürüdüler. Ebû’l Heysem, hurması ve koyunları bol olan bir kişi idi, hizmetçisi yoktu. Evde kendisini bulamadılar ve evin hanımına eşin nerede? Dediler. Hanım: Bize, tatlı içme suyu getirmeye gitmişti dedi. Biraz sonra Ebû’l Heysem dopdolu bir su kırbasıyla çıkageldi. Kırbasını yere koyduktan sonra gelip Peygamberimize sarılıp anne ve babasının Rasûlullah (s.a.v.)’e feda olduğunu söyledi. Sonra onları bahçesine götürdü ve bir sergi serdi ve hurma ağacından olgunu ve olgun olmayanı bir arada bulunan bir hurma dalı salkımı getirdi ve ortaya koydu. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.): Bize olgunlarından seçip getirmedin mi? buyurdu. Ebû’l Heysem: Ey Allah’ın Rasûlü! kendiniz seçesiniz diye veya yaş ve kuru hangisinden isterseniz seçip yemeniz için bu şekilde getirdim dedi. Böylece o hurmalardan yediler, tatlı sudan içtiler. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), şöyle buyurdu: “Canımı kudret elinde tutan Allah’a yemin olsun ki bu nimetlerden kıyamet günü sorguya çekileceksiniz. Serinlik ve gölge, güzel hurma ve su…” Ebû’l Heysem yemek hazırlatmak için giderken Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Sakın ha! Sütlü bir hayvan kesmeyin! Ebû’l Heysem dişi veya erkek bir oğlak kesti hazırlayıp getirdi ve hep birlikte yediler, Rasûlullah (s.a.v.), Hizmetçin var mı? dedi. Ebû’l Heysem hayır dedi. Rasûlullah (s.a.v.) savaş esirleri gelince bize gel buyurdu. Rasûlullah (s.a.v.)’e iki savaş esiri getirilmişti. Bir üçüncüsü yoktu. Ebû’l Heysem müracaat etti, Rasûlullah (s.a.v.)’de ikisinden birini seç buyurdu. Ebû’l Heysem: Ey Allah’ın Rasûlü benim yerime siz seçiniz dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.): İstişare edilen kimse güvenilen kimsedir, dedi. Şunu al çünkü onu namaz kılarken gördüm dedi. Ve ona iyi davran buyurdu. Ebû’l Heysem hanımına gitti ve durumunu ona anlattı bunun üzerine hanımı Rasûlullah (s.a.v.)’in “Ona iyi davran” sözünü yerine getirebilmek için onu hürriyetine kavuşturmalısın, dedi. Ebû’l Heysem de o hürdür dedi. Daha sonra Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Allah’ın gönderdiği her Peygamber ve devlet idarecisinin iki tür halkı vardır; Biri ona daima iyiliği emredip kötülükten sakındırır bir diğeri de ona devamlı güçlük çıkarıp yük olur kim kötü arkadaş ve personelden korunmuş olursa gerçekten her tür kötülükten korunmuş olur. Diğer tahric: Müslim, Eşribe Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir
- 2370Rasûlullah (s.a.v.) bir gün Ebû Bekir ve Ömer’le birlikte çıkmıştı…Ebû Seleme b. Abdurrahman (r.a.)’den rivâyet edilmiştir. “Rasûlullah (s.a.v.) bir gün Ebû Bekir ve Ömer’le birlikte çıkmıştı…” diyerek (2369.) hadisin bir benzerini aktarmış ve senedde Ebû Hureyre’yi zikretmemiştir. Şeyban’ın hadisi Ebû Avâne’nin hadisinden daha geniş ve uzundur. Şeyban hadisçilerce güvenilen bir kimse olup yazdığı kitabı vardır. Bu hadis Ebû Hüreyre’den değişik şekillerde rivâyet edilmiştir. Aynı şekilde İbn Abbâs’tan da rivâyet edilmiştir
- 2371Rasûlullah (s.a.v.)’e açlıktan yakınarak karınlarımıza bağladığımız taşları gösterdik bunun üzerine…Ebû Talha (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’e açlıktan yakınarak karınlarımıza bağladığımız taşları gösterdik bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), karnına bağladığı iki taşı gösterdi. Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis garibtir. Sadece bu şekliyle bilmekteyiz
- 2372Dilediğiniz kadar yiyecek ve içecek içerisinde değil misiniz? Halbuki ben, Peygamberinizi karnını doyuracak…Numân b. Beşîr (r.a.)’den işittim şöyle diyordu: “Dilediğiniz kadar yiyecek ve içecek içerisinde değil misiniz? Halbuki ben, Peygamberinizi karnını doyuracak kadar kötü hurma bile bulamadığını görmüşümdür.” Diğer tahric: Müslim, Zühd Tirmizî: Bu hadis sahihtir. Tirmizî: Ebû Avâne ve başkaları bu hadisi Sîmak b. Harb’den, Ebû’l Ahvas’ın rivâyeti gibi rivâyet etmiştir. Şu’be bu hadisi Sîmak’den, Numân b. Beşîr’den ve Ömer’den hadis rivâyet edilmiştir
- 2373Gerçek zenginlik mal çokluğunda değil, gerçek zenginlik gönül zenginliğidirEbû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Gerçek zenginlik mal çokluğunda değil, gerçek zenginlik gönül zenginliğidir.” Diğer tahric: İbn Mâce, Zühd Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Ebû Husayn’ın ismi Osman b. Âsım el Esedî’dir
- 2374Rasûlullah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu işittim: Bu dünya malı çekici ve tatlıdır kim gereği şekilde onu…Hamza b. Abdulmuttalib’in karısı Kays’ın kızı Havle (r.anha)’dan rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu işittim: Bu dünya malı çekici ve tatlıdır kim gereği şekilde onu elde etmeye çalışırsa kendisi için bereketli ve hayırlı olur. Kim de Allah ve Peygamber’in dağıtacağı ganimet malından değişik yollara başvurarak almaya kalkarsa kıyamette kendisi için sadece ateş vardır. Diğer tahric: Buhârî, Rıkak; Dârimî, Rıkak Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Ebû’l Velîd’in ismi Ubeyd Senûta’dır
- 2375Dinar’a ve dirheme kulluk yapanlara lanet edilmiştirEbû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Dinar’a ve dirheme kulluk yapanlara lanet edilmiştir.” Diğer tahric: İbn Mâce, Zühd Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir. Bu hadis değişik bir şekilde Ebû Salih’den, Ebû Hüreyre’den daha uzun olarak ta rivâyet edilmiştir
- 2376Bir koyun sürüsü üzerine salıverilen iki aç kurdun o sürüye zararı, kişinin mal ve makam hırsının dinine…Ka’b b. Mâlik el Ensarî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Bir koyun sürüsü üzerine salıverilen iki aç kurdun o sürüye zararı, kişinin mal ve makam hırsının dinine verdiği zarardan daha fazla değildir.” Diğer tahric: Dârimî, Rıkak Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Bu konuda İbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiş olup senedi sağlam değildir
- 2377Benim dünya rahatlığı ile işim yok. Dünyada ben bir ağacın altında gölgelenip sonra oradan ayrılıp giden bir…Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den rivâyet edilmiştir. Rasûlullah (s.a.v.), bir hasır üzerinde uyumuştu kalktığında hasırın izi yan tarafına çıkmıştı. Bunun üzerine, Ey Allah’ın Rasûlü! dedik, senin için bir yatak te'min etsek. Bunun üzerine buyurdular ki: Benim dünya rahatlığı ile işim yok. Dünyada ben bir ağacın altında gölgelenip sonra oradan ayrılıp giden bir yolcu gibiyim.” Diğer tahric: İbn Mâce, Zühd Tirmizî: Bu konuda Ömer ve İbn Abbâs’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
- 2378Kişi dostunun dini üzeredir. Bu yüzden kişi kimi dost edineceğine iyi baksınEbû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kişi dostunun dini üzeredir. Bu yüzden kişi kimi dost edineceğine iyi baksın.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Edeb Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir
- 2379Cenazeyi üç şey takip eder sonra ikisi geri döner biri cenaze ile kalır. Ailesi, malı ve ameli cenazeyle…Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Cenazeyi üç şey takip eder sonra ikisi geri döner biri cenaze ile kalır. Ailesi, malı ve ameli cenazeyle birlikte gider sonra malı ve ailesi geri döner ameli ise cenazeyle birlikte kalır.” Diğer tahric: Müslim, Zühd; Buhârî, Rıkak Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
- 2380Ademoğlu midesinden daha kötü bir kap doldurmamıştır. Adem oğluna kendisini ayakta tutacak kadar yemesi…Mıkdam b. Ma’dikerîb (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu işittim: “Ademoğlu midesinden daha kötü bir kap doldurmamıştır. Adem oğluna kendisini ayakta tutacak kadar yemesi içmesi yeterlidir. Şayet bu miktardan fazla yiyecek ise midesini üç kısma ayırsın; bir kısmı yemek bir kısmı meşrubat bir kısmı da nefes için ayrılmalıdır.” (İbn Mâce, Etıme:)
- 2381Kim mürai'lik yaparsa Allah o'nun riyakarlığını açığa vurur ve kim desinler için yaparsa Allah o'nu (halk…Ebû Saîd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kim mürai'lik yaparsa Allah o'nun riyakarlığını açığa vurur ve kim desinler için yaparsa Allah o'nu (halk arasında) teşhir eder.'' Ebu Said r.a. Resulullah s.a.v.'in aynı zamanda şöyle buyurduğunu söyledi: ''İnsanlara merhamet etmeyene Allah rahmet etmez.'' Diğer tahric: İbn Mâce, Zühd Tirmizî: Bu konuda Hundep ve Abdullah b. Amr’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen sahihtir
- 2382Dünya hayatını, onun şaşırtıcı saptırıcı süs ve nimetlerini isteyenlere gelince, onlara bu dünyada yapıp…Şüfey el Asbahî (r.a.)’den rivayete göre, şöyle demiştir: Şüfey Medîne’ye girdiği zaman insanların etrafında toplandığı bir adamla karşılaştı bu adam kimdir? Diye sordu. Bu Ebu Hureyre’dir dediler. O insanlarla konuşmasını sürdürürken kendisine yaklaşıp yanına oturdum. Konuşmasını bitirip yalnız kaldığında kendisine şöyle dedim: Sana şu ve şunun hakkı için soruyorum Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’den işittiğin, anladığın ve bildiğin ve işittiğin bir hadisi bana anlatır mısın? Ebu Hureyre, istediğini yapacağım dedi. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’in bana söylediği anladığım ve öğrendiğim bir hadisi sana anlatacağım. Bunun üzerine Ebu Hureyre; derin bir şekilde içini çekti biraz bekledi sonra kendine geldi ve şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’in bu evde benden ve kendisinden başka kimse yokken bana söylediği bir hadisi sana anlatacağım dedi. Bunun ardından içini tekrar çekti, sonra kendine geldi yüzünü sildi ve yapacağım dedi. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’in bu evde benden ve kendisinden başka kimse yokken bana aktardığı bir hadisi size söyleyeceğim dedi. Sonra Ebu Hureyre tekrar içini çekti sonra yüzü koyun yere düştü onu uzun bir süre kendime dayadım sonra ayıldı ve şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), bana anlattı ki; Kıyamet günü Allah Kulları arasında hüküm vermek için onların yanına inecektir. Bütün toplumlar o gün dizüstü çökmüş durumdadırlar. Allah’ın çağıracağı ilk kimseler Kur’an-ı bilen ve ezberleyen kişi, Allah yolunda öldürülen kişi ve mal varlığı çok olan kişiler olacaktır. Allah Kur’an-ı bilen'e diyecek ki: Rasulüme indirdiğim kitabı sana öğretmedim mi? O kişi de evet ya Rabbi diyecek Allah: Öğrendiğin Kur’anla nasıl yaşadın neler yaptın? Diyecek. Adam: Gece ve gündüz Kur’an-ı elimden bırakmadım diye cevap verecek. Bunun üzerine Allah, Yalan söylüyorsun buyuracak Melekler de yalan söylüyorsun diyecekler. Allah’ta şöyle buyuracak: Sen Kur’an falan okumadın. Bilakis falan kişi Kur’an okur, Kur’an bilir desinler diye okudun ve böyle de denildi. Sonra mal mülk sahibi kimse getirilecek ve Allah ona senin rızkını genişletip hiçbir kimseye muhtaç etmeden yaşatmadım mı? Zengin kimse: Evet ya Rabbî diyecek Allah: Sana verdiğim mal mülk ile neler yaptın? Diyecek. Zengin kişi: Yakınlarımı yoklar yoksullara yardım ederek infak ederdim diyecek. Allah’ta yalan söyledin, Melekler de yalan söyledin diyecekler. Allah şöyle buyuracak: Sen söylediğin gibi yapmadın fakat falan kimse cömerttir desinler diye tüm bu dediklerini yaptım neticede oda denildi. Sonra Allah yolunda öldürülen kişi getirilecek Allah ona diyecek ki: Ne uğrunda öldürüldün? O kişi uğrunda cihad edilmesini emrettin bende cihad edip şehîd oldum diyecek Allah yalan söylüyorsun meleklerde yalan söylüyorsun diyecekler bunun üzerine Allah: Hayır sen falan kimse ne cesurdur denilmesini istemiştim bu da sana denildi diyecek. Sonra Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), dizime vurdu ve şöyle dedi: Ey Ebu Hureyre bu üç kişi kendi konularında Allah’ın yarattığı ilk kimselerdir. Kıyamet günü Cehennem ateşi bunlarla tutuşturulacakdır. Velid Ebu Osman dedi ki: Ukbe b. Müslim’in bana haber verdiğine göre Şüfeyy bizzat kendisi Muaviye’nin yanına girerek bu hadisi ona anlatmıştır. Ebu Osman diyor ki: Bana Ala b. ebî Hakîm anlattı kendisi Muaviyenin koruması idi dedi ki: Muaviye’nin yanına bir adam girdi ve bu hadisi ona Ebu Hureyre’den nakletti. Muaviye bunun üzerine dedi ki: Bunlara böyle yapılırsa geri kalan insanlara ne yapılacak acaba? Dedi ve hüngür hüngür ağladı biz onun hayatını kaybedeceğini sandık ve bu adam bizim başımıza bir felaket getirdi dedik. Sonra Muaviye kendine geldi, yüzünü sildi ve dedi ki: Allah ve Rasulü daima doğru söz söyler dedi ve Hud suresi 15-16. ayetlerini okudu; “Dünya hayatını, onun şaşırtıcı saptırıcı süs ve nimetlerini isteyenlere gelince, onlara bu dünyada yapıp ettiklerinin karşılığını tam olarak ödeyeceğiz ve onlar orada hak ettiklerinden asla yoksun bırakılmayacaklardır. İşte bunlar ahirette paylarına ateşten başka birşey düşmeyen kimselerdir. Çünkü onların bu dünyada yapıp ettikleri, hep boşa gidecektir. Yapıp ettikleri her şeyde anlamsız ve değersizdi zaten. Diğer tahric: Buhari, Halk efalu'l-ibad (s. 42), Müslim (1905), Nesai s.Kübra (4330, 8029, 11595, 11824), Ahmed, Müsned (8277), İbn Hibban
- 2383Cehennem’de bir vadi olup Cehennem her gün yüzkere ondan Allah’a sığınırEbû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), şöyle buyurdu: “Üzüntü kuyusundan Allah’a sığının.” Ashab üzüntü kuyusu nedir? Ey Allah’ın Rasûlü dediler. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu: “Cehennem’de bir vadi olup Cehennem her gün yüzkere ondan Allah’a sığınır.” Bunun üzerine Ashab: Oraya kimler girecektir? Buyurdu ki: Gösteriş için okuyup gösteriş için kulluk yapanlar oraya girecektir. Diğer tahric: İbn Mâce, Mukaddime Tirmizî: Bu hadis hasen ğaribtir
- 2384Bir kimse bir amel işler ve onu kimse görmesin diye gizli tutar sonradan onu başkalarından öğrenince hoşlanırEbû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir adam Ey Allah’ın Rasûlü! dedi: “Bir kimse bir amel işler ve onu kimse görmesin diye gizli tutar sonradan onu başkalarından öğrenince hoşlanır.” Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “O kimseye iki mükafat vardır; biri amelin gizlediği için gizlilik sevâbı başkalarına örnek olacağı için açıkça yapılma sevâbı.” (İbn Mâce, Zühd: 16) Bu hadis hasen garibtir. ve başkaları Habîb b. ebî Sabit’den ve Ebû Salih’den mürsel olarak rivâyet etmişlerdir. A’meş’in arkadaşları bu rivâyetlerinde Ebû Hüreyre’yi zikretmemişlerdir. Bazı ilim adamları bu hadisin “Sonra onu başkalarından öğrenince hoşuna gider” sözünü şöyle tefsir etmişlerdir: Bu kişinin yaptığı bu gizli amelin insanlar tarafından hayırla anılmasının hoşa gitmesi olduğunu söylemişlerdir. Çünkü Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Sizler; yeryüzünde Allah’ın şâhidlerisiniz” bu yüzden insanların kendisini övmesinden hoşlanır değilse hayır işlediğinin insanlar tarafından bilinip bu yüzden kendisine ikram edilmesi ve kendisine saygı duyulmasından hoşlanıyorsa işte bu gösteriş ve riyadır. Bazı ilim adamları da şöyle demektedirler. O kimsenin gizli olarak yaptığı hayır işini başkasından öğrenir ve bu yaptığı şekilde onlarında amel etmesini ümid ederek bu iş hoşuna giderse bu durumda o kimseye bu şekilde amel edenlerin sevâbı kadar sevâb vardır. Bu da değişik bir görüştür