İçeriğe geç
Hadis kitabı

Sünen-i Tirmizi

hadis
3.755
bölüm
49

Bölümler

49
  1. 01Taharet KitabıNo. 1-148
  2. 02Namaz KitabıNo. 149-451
  3. 03Vitir KitabıNo. 452-487
  4. 04Cuma KitabıNo. 488-529
  5. 05İki Bayram KitabıNo. 530-543
  6. 06Yolculuk KitabıNo. 544-616
  7. 07Zekât KitabıNo. 617-681
  8. 08Oruç KitabıNo. 682-808
  9. 09Hac KitabıNo. 809-964
  10. 10Cenazeler KitabıNo. 965-1079
  11. 11Nikâh KitabıNo. 1080-1145
  12. 12Radâ' (Süt Emme) KitabıNo. 1146-1174
  13. 13Talâk ve Liân KitabıNo. 1175-1204
  14. 14Alışverişler KitabıNo. 1205-1321
  15. 15Ahkâm (Hükümler) KitabıNo. 1322-1385
  16. 16Diyetler KitabıNo. 1386-1422
  17. 17Hudûd KitabıNo. 1423-1463
  18. 18Av KitabıNo. 1464-1492
  19. 19Kurbanlar KitabıNo. 1493-1523
  20. 20Adaklar ve Yeminler KitabıNo. 1524-1547
  21. 21Siyer (Gazveler) KitabıNo. 1548-1618
  22. 22Cihadın Faziletleri KitabıNo. 1619-1669
  23. 23Cihad KitabıNo. 1670-1719
  24. 24Giyim KitabıNo. 1720-1787
  25. 25Yiyecekler KitabıNo. 1788-1860
  26. 26İçecekler KitabıNo. 1861-1896
  27. 27Birr ve Sıla KitabıNo. 1897-2035
  28. 28Tıp KitabıNo. 2036-2089
  29. 29Ferâiz (Miras) KitabıNo. 2090-2115
  30. 30Vasiyetler KitabıNo. 2116-2124
  31. 31Velâ ve Hibe KitabıNo. 2125-2132
  32. 32Kader KitabıNo. 2133-2298
  33. 33Fitneler KitabıNo. 2299-2269
  34. 34Rüyalar KitabıNo. 2299-2294
  35. 35Şahitlikler KitabıNo. 2299-2303
  36. 36Zühd KitabıNo. 2304-2414
  37. 37Kıyametin Vasfı, Rikâk ve Vera' KitabıNo. 2415-2522
  38. 38Cennetin Vasfı KitabıNo. 2523-2735
  39. 39Cehennemin Vasfı KitabıNo. 2736-2795
  40. 40İman KitabıNo. 2796-2644
  41. 41İlim KitabıNo. 2796-2687
  42. 42İstizan (İzin İsteme) KitabıNo. 2796-2734
  43. 43Edeb KitabıNo. 2796-2858
  44. 44Meseller KitabıNo. 2859-2874
  45. 45Kur'ân'ın Faziletleri KitabıNo. 2875-2926
  46. 46Kıraatler KitabıNo. 2927-2949
  47. 47Tefsir KitabıNo. 2950-3723
  48. 48Dualar KitabıNo. 3724-3604.1
  49. 49Menâkıb KitabıNo. 3724-3956

Tüm hadisler

155 / 188
  1. 3277Zirr b. Hubeyş’e Necm sûresi 9. ayeti hakkında sordum şöyle dedi: İbn Mes’ûd bana bildirdi ki Nebi (s.a.v)…Şeybânî (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Zirr b. Hubeyş’e Necm sûresi 9. ayeti hakkında sordum şöyle dedi: İbn Mes’ûd bana bildirdi ki Nebi (s.a.v), Cebrail’i gördü onun altıyüz kanadı vardı
  2. 3278İbn Abbâs, Arafat’ta Ka’b ile karşılaştı ve ona bir şey sordu. Bunun üzerine Ka’b öyle bir tekbir getirdi ki…Şa’bî (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: İbn Abbâs, Arafat’ta Ka’b ile karşılaştı ve ona bir şey sordu. Bunun üzerine Ka’b öyle bir tekbir getirdi ki dağlardan yankısı duyuldu. İbn Abbâs dedi ki: Biz Haşimoğullarındanız Ka’b ta şu karşılığı verdi: Allah görünmesiyle konuşmasını Muhammed ile Musa arasında taksim etti. Musa Rabbi ile iki sefer konuştu. Muhammed’de Rabbini iki sefer gördü. Mesrûk şöyle dedi: Âişe’nin yanına girdim ve Muhammed (s.a.v.), Rabbini görmüş müdür? Diye sordum. O da şöyle cevap verdi: Öyle bir şey sordun ki tüylerim diken diken oldu. Ben de acele etmeyiniz, dedim ve Necm sûresi 18. ayetini okudum. Âişe şu karşılığı verdi. Sen yanlış yorum ve tefsirler yaparak nerelere gidiyorsun? O Nebinin gördüğü kimse Cebrail’dir. Her kim sana Muhammed (s.a.v.)’in Rabbini gördüğünü veya kendisine emredilenlerden bir şeyi gizlediğini veya Lokman sûresi 34. ayetindeki bilinmeyenleri bildiğini söylerse en büyük yalanı ve iftirayı yapmış olur. Fakat Nebi (s.a.v), Cebrail’i görmüştür. Cebrail’i kendi şeklinde iki sefer görmüştür; biri Sidret-ül müntehada diğeri de Mekke’de mağarada ilk vahy indiği anda Ciyad mıntıkasında ki onun altı yüz kanadı vardı ve tüm ufku kaplamıştı
  3. 3279Hiçbir beşerî görüş ve tasavvur O’nu anlayamaz, halbuki O her türlü beşerî görüş ve tasavvuru çepeçevre…ibn Abbas (r.a.)’den rivayete göre, şöyle demiştir: Muhammed, Rabbini görmüştür. Bunun üzerine İkrime, En’am 103. ayetini: “Hiçbir beşerî görüş ve tasavvur O’nu anlayamaz, halbuki O her türlü beşerî görüş ve tasavvuru çepeçevre kuşatır. Zira yalnız O’dur, hikmetine tam nüfûz edilemeyen ve herşeyden haberdar olan.” Okuyup, Allah, böyle buyurmadı mı? dedi. İbn Abbas: Yazık sana; O, Senin dediğin husus kendi nuruyla tecelli ettiği zamandır. Oysa Muhammed Rabbini iki defa görmüştür. Diğer tahric: Müslim, İman; Nesai kübra, tefsir Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir
  4. 3280Aralarında iki yay mesafesi kalıncaya kadar, hatta daha da yakınına kadar. Böylece Allah, kuluna…ibn Abbâs (r.a.)’den rivâyet edilmiştir. Necm sûresi 9.10. ayetleri: “Aralarında iki yay mesafesi kalıncaya kadar, hatta daha da yakınına kadar. Böylece Allah, kuluna vahyedilmesini uygun gördüğü şeyleri vahyetmiş oldu.” Hakkında şöyle dedi: “Nebi (s.a.v), O’nu görmüştür.”
  5. 3281Onu kalbi ile gördüİbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, Necm sûresi 11. ayetini okudu ve şöyle dedi: “Onu kalbi ile gördü.”
  6. 3282O bir nurdur, onu nasıl görebilirimAbdullah b. Şakîk (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebû Zerr (r.a.)’e Nebi (s.a.v)’e ulaşmış olsaydım mutlaka kendisine sorardım dedim. Ebû Zerr, ona neyi soracaktın dedi. Ben de: Muhammed rabbini görmüş müdür? Diye sorardım, dedim. Ebû Zerr şu karşılığı verdi: Ben ona sormuştum da oda: “O bir nurdur, onu nasıl görebilirim” demişti
  7. 3283Rasûlullah (s.a.v.), Cebrail’i pırıl pırıl bir kumaştan yapılmış elbise içersinde gök ve yeryüzünü doldurmuş…Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre, Necm sûresi 11. ayeti hakkında şöyle dedi: “Rasûlullah (s.a.v.), Cebrail’i pırıl pırıl bir kumaştan yapılmış elbise içersinde gök ve yeryüzünü doldurmuş bir vaziyette görmüştü.”
  8. 3284Allah’ım bağışlarsın çok bağışlarsın senin hangi kulun ufak tefek kusurlarda bulunmamıştırİbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, Necm sûresi 32. ayeti hakkında Nebinin şöyle söylediğini aktardı: “Allah’ım bağışlarsın çok bağışlarsın senin hangi kulun ufak tefek kusurlarda bulunmamıştır.”
  9. 3285Biz Minâ’da, Nebi (s.a.v) ile beraber iken ay bir parçası Hıra dağının ötesine diğeri de berisine olmak üzere…İbn Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Biz Minâ’da, Nebi (s.a.v) ile beraber iken ay bir parçası Hıra dağının ötesine diğeri de berisine olmak üzere ikiye bölündü. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), Şâhid olunuz buyurdu ve Kamer sûresinin birinci ayetini okudu.”
  10. 3286Hep olagelen bir büyüdürEnes (r.a.)’den rivâyet edilmiştir. Dedi ki: Mekkeliler, Nebi (s.a.v)’den bir mucize istediler, Ay Mekke’de iki defa yarıldı ve Kamer sûresi 1-2. ayetleri indi: “Kıyamet saati yaklaştı ve ay yarıldı. O inkârcılar bir mucize görseler, hemen yüz çevirirler de; “Hep olagelen bir büyüdür” derler.” Ayette geçen “Müstemir” kelimesine geçici anlamı verilmiştir
  11. 3287Rasûlullah (s.a.v.) zamanında ay ikiye bölündü. Rasûlullah (s.a.v.)’de şâhid olunuzİbn Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.) zamanında ay ikiye bölündü. Rasûlullah (s.a.v.)’de şâhid olunuz” buyurdu
  12. 3288Rasûlullah (s.a.v.) zamanında ay ikiye bölünmüştü de bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), Şâhid olunuz!İbn Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.) zamanında ay ikiye bölünmüştü de bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), Şâhid olunuz!” buyurdu
  13. 3289Bizi büyülediyse tüm insanları da büyüleyemez ya dedilerCübeyr b. Mut’ım (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ay, Nebi (s.a.v)’in zamanda bölünerek şu dağın üzerinde iki parça oldu. Bunun üzerine Mekke müşrikleri, Muhammed bizi büyüledi dediler. Onlardan bazıları da, “Bizi büyülediyse tüm insanları da büyüleyemez ya dediler.”
  14. 3290Cehennem ateşinin yakışını tadın bakalımEbû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Kureyş müşrikleri kader meselesinde Nebi ile münakaşa yapmak üzere gelmişlerdi de Kamer sûresi 48-49. ayetler indi: “Yüzükoyun ateşe sürüklenecekleri o gün, onlara denilecek: “Cehennem ateşinin yakışını tadın bakalım.” “Şüphesiz biz herşeyi belli bir ölçüye, düzene ve plana göre yarattık.”
  15. 3291O halde siz ey iki topluluk, Rabbinizin bunca nimetlerinden hangisini yalan sayabilirsinizCâbir (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.), ashabının yanına çıktı ve Rahman sûresini başından sonuna kadar okudu. Ashab: sustular. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Cin gecesi bu sûreyi cinlere okudum onlar cevap bakımından sizden daha olumlu idiler sûre içersindeki: “O halde siz ey iki topluluk, Rabbinizin bunca nimetlerinden hangisini yalan sayabilirsiniz.” Ayetine her geldikçe cinler: “Ey Rabbimiz, senin nimetlerinden hiçbirini inkar etmeyiz sana hamdolsun” dediler
  16. 3292Böyle davranan mü’minlere gelince, yaptıklarından dolayı mükafat olarak, öteki dünyada onlara şimdiye kadar…Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.), şöyle buyurdu: Allah buyuruyor ki: Salih kullarıma hiçbir gözün görmediği hiçbir kulağın duymadığı hiçbir insanın kalbinden dahi geçmeyen nimetler hazırladım. Dilerseniz Secde sûresi 17. ayetini okuyunuz: “Böyle davranan mü’minlere gelince, yaptıklarından dolayı mükafat olarak, öteki dünyada onlara şimdiye kadar gizli kalan, göz aydınlığı olarak, onlar için nelerin saklanıp bekletildiğini hiç kimse bilip hayal edemez.” Cennet’te bir ağaç vardır ki binitli bir kişi onun gölgesinde yüzyıl yürürde bitiremez. Dilerseniz Vakıa sûresi 30. ayeti okuyunuz: “Uzayıp giden gölgeler.” Cennet’te bir kamçılık yer, dünyadan ve içindekilerden daha hayırlıdır. Dilerseniz Âl-i Imrân sûresi 185. ayetini okuyunuz: “Her can ölümü tadacaktır. Böylece kıyamet günü yapıp ettiklerinizin karşılığı size tam olarak ödenecektir. Orada ateşten uzaklaştırılıp Cennete konulacak olanlar, gerçek kurtuluşa ermişlerdir. Zira bu dünya hayatına düşkünlük, aldatıcı bir zevkten başka birşey değildir.”
  17. 3293Uzayıp giden gölgeler, fışkırıp çağlayarak akan sularEnes (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Cennet’te bir ağaç vardır ki binitli bir kimse o ağacın gölgesinde yüzyıl yürürde onu bitiremez dilerseniz Vakıa sûresi 30-31. ayetlerini okuyunuz: “Uzayıp giden gölgeler, fışkırıp çağlayarak akan sular.”
  18. 3294Döşeklerin yüksekliği gök ile yeryüzü arası kadardır. Gök ile yeryüzü arasındaki mesafe ise beş yüz yıllık…Ebû Saîd (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v), Vakıa sûresi 34. ayeti hakkında şöyle demiştir: Döşeklerin yüksekliği gök ile yeryüzü arası kadardır. Gök ile yeryüzü arasındaki mesafe ise beş yüz yıllık yoldur
  19. 3295Yani şükrünüzü ve teşekkürünüzü Allah’a yapmanız gerekirken Falan ve filan yıldız sayesinde bize yağmur yağdıAli (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.), Vakıa sûresi 82. ayeti hakkında şöyle buyurdu: “Yani şükrünüzü ve teşekkürünüzü Allah’a yapmanız gerekirken Falan ve filan yıldız sayesinde bize yağmur yağdı. Falan ve filan yıldızın düşmesiyle falan oldu… gibi şeyler söylüyorsunuz (Yani Allah’ı unutarak işlerinizin sebeplerini yaratan yerine koyuyorsunuz bize şükretmeniz gerekirken bizi inkar etmiş oluyorsunuz) Diğer tahric: Müsned: 639 Tirmizî: Bu hadis hasen garib sahihtir. Bu hadisi merfu olarak sadece İsrail’in rivâyetiyle bilmekteyiz. Sûfyân es Sevrî bu hadisi Abdul A’lâ’dan ve Abdurrahman es Sülemî’den ve Ali’den benzeri şekilde merfu olmaksızın rivâyet etmiştir
  20. 3296Gözleri çapaklı kocakarılar da orada yeniden yaratılan kadınlardan olacaklardırEnes (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.), Vakıa sûresi 35. ayeti hakkında şöyle buyurdu: “Gözleri çapaklı kocakarılar da orada yeniden yaratılan kadınlardan olacaklardır.”