Bölümler
49- 01Taharet KitabıNo. 1-148
- 02Namaz KitabıNo. 149-451
- 03Vitir KitabıNo. 452-487
- 04Cuma KitabıNo. 488-529
- 05İki Bayram KitabıNo. 530-543
- 06Yolculuk KitabıNo. 544-616
- 07Zekât KitabıNo. 617-681
- 08Oruç KitabıNo. 682-808
- 09Hac KitabıNo. 809-964
- 10Cenazeler KitabıNo. 965-1079
- 11Nikâh KitabıNo. 1080-1145
- 12Radâ' (Süt Emme) KitabıNo. 1146-1174
- 13Talâk ve Liân KitabıNo. 1175-1204
- 14Alışverişler KitabıNo. 1205-1321
- 15Ahkâm (Hükümler) KitabıNo. 1322-1385
- 16Diyetler KitabıNo. 1386-1422
- 17Hudûd KitabıNo. 1423-1463
- 18Av KitabıNo. 1464-1492
- 19Kurbanlar KitabıNo. 1493-1523
- 20Adaklar ve Yeminler KitabıNo. 1524-1547
- 21Siyer (Gazveler) KitabıNo. 1548-1618
- 22Cihadın Faziletleri KitabıNo. 1619-1669
- 23Cihad KitabıNo. 1670-1719
- 24Giyim KitabıNo. 1720-1787
- 25Yiyecekler KitabıNo. 1788-1860
- 26İçecekler KitabıNo. 1861-1896
- 27Birr ve Sıla KitabıNo. 1897-2035
- 28Tıp KitabıNo. 2036-2089
- 29Ferâiz (Miras) KitabıNo. 2090-2115
- 30Vasiyetler KitabıNo. 2116-2124
- 31Velâ ve Hibe KitabıNo. 2125-2132
- 32Kader KitabıNo. 2133-2298
- 33Fitneler KitabıNo. 2299-2269
- 34Rüyalar KitabıNo. 2299-2294
- 35Şahitlikler KitabıNo. 2299-2303
- 36Zühd KitabıNo. 2304-2414
- 37Kıyametin Vasfı, Rikâk ve Vera' KitabıNo. 2415-2522
- 38Cennetin Vasfı KitabıNo. 2523-2735
- 39Cehennemin Vasfı KitabıNo. 2736-2795
- 40İman KitabıNo. 2796-2644
- 41İlim KitabıNo. 2796-2687
- 42İstizan (İzin İsteme) KitabıNo. 2796-2734
- 43Edeb KitabıNo. 2796-2858
- 44Meseller KitabıNo. 2859-2874
- 45Kur'ân'ın Faziletleri KitabıNo. 2875-2926
- 46Kıraatler KitabıNo. 2927-2949
- 47Tefsir KitabıNo. 2950-3723
- 48Dualar KitabıNo. 3724-3604.1
- 49Menâkıb KitabıNo. 3724-3956
Tüm hadisler
47 / 188- 978Allah’ım ölüm sancılarından ve ölümün şiddetinden dolayı bana yardım etÂişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’in ölüm anında yanında idim yanında içinde su bulunan bir su kabı vardı, elini o kabın içerisine daldırıp yüzünü siliyor ve şöyle diyordu: “Allah’ım ölüm sancılarından ve ölümün şiddetinden dolayı bana yardım et.” Diğer tahric: İbn Mâce, Cenaiz Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir
- 979Rasûlullah (s.a.v.)’in ölümündeki şahid olduğum ağır durumdan dolayı hiç kimseye kolay ölümünden dolayı gıbta…Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.)’in ölümündeki şahid olduğum ağır durumdan dolayı hiç kimseye kolay ölümünden dolayı gıbta etmem.” Diğer tahric: Nesâî, Cenaiz Tirmîzî: Ebû Zür’a’ya bu hadis hakkında sordum ve şöyle dedim: Abdurrahman b. Alâ kimdir? Dedi ki: O Leccâc’ın oğlu Alâ’dır. O bu şekilde bilinir
- 980Mü’min alnı terleyerek ve sıkıntılı olarak ruhunu teslim eder ve ölür. Eşek ölümü gibi, ölümü sevmemAlkame (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Abdullah b. Mes’ûd’tan işittim şöyle diyordu: Rasûlullah (s.a.v.)’den işittim şöyle buyurmuştu: “Mü’min alnı terleyerek ve sıkıntılı olarak ruhunu teslim eder ve ölür. Eşek ölümü gibi, ölümü sevmem.” Kendisine şöyle denildi: Eşek ölümü ne demektir? “Ansızın ve çabucak ölümdür” buyurdular. Tirmîzî rivâyet etmiştir
- 981Gece ve gündüz boyunca kulun işlediği amelleri muhafaza eden ve Allah’a sunan meleklerin bu sahifenin başında…Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Gece ve gündüz boyunca kulun işlediği amelleri muhafaza eden ve Allah’a sunan meleklerin bu sahifenin başında ve sonunda bir hayır varsa Allah şöyle buyurur: Ben bu kulumun bu sahifenin her tarafındaki günahlarını bağışladım.” Tirmîzî rivâyet etmiştir
- 982Mü’min ölümün şiddetinden veya Allah’ın bağışlamasına karşı mahcup oluşundan dolayı alnı terleyerek ölürAbdullah b. Büreyde (r.a.)’in babasından rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Mü’min ölümün şiddetinden veya Allah’ın bağışlamasına karşı mahcup oluşundan dolayı alnı terleyerek ölür.” Diğer tahric: Nesâî, Cenaiz; İbn Mâce, Cenaiz Tirmîzî: Bu konuda İbn Mes’ûd’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Bu hadis hasendir. Bazı ilim adamları Katâde’nin, Abdullah b. Büreyde’den hadis işittiğini bilmiyoruz diyorlar
- 983Ey Allah’ın Rasûlü! Allah’a yemin ederim ki Allah’ın bağışlamasını umuyor günahlarımdan da korkuyorumEnes (r.a.)‘den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) ölmek üzere olan bir gencin yanına girdi ve: “Kendini nasıl buluyorsun?” diye sordu. Genç: “Ey Allah’ın Rasûlü! Allah’a yemin ederim ki Allah’ın bağışlamasını umuyor günahlarımdan da korkuyorum” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Böyle zamanlarda Allah, kulun kalbine gelen bu iki şeyden umduğunu kendisine verir korktuğu şeyden de onu kurtarır.” Diğer tahric: İbn Mâce, Zühd Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir. Bazıları bu hadisi Sabit vasıtasıyla mürsel olarak rivâyet ederler
- 984Ağıt ve çığlıklarla ölüm haberi yaymayın çünkü bu cahiliyye dönemi adetlerindendirAbdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Ağıt ve çığlıklarla ölüm haberi yaymayın çünkü bu cahiliyye dönemi adetlerindendir.” Abdullah diyor ki: “Na’y; Ağıt ve çığlıklarla ölüm haberi ilan etmek demektir.” Diğer tahric: İbn Mâce, Cenaiz; Nesâî, Cenaiz
- 985Na’y: ağıt ve çığlıklarla ölüm haberi duyurmaktırYine Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den merfu olmaksızın bu (984.) hadisin benzerini nakledilmiş olup; “Na’y: ağıt ve çığlıklarla ölüm haberi duyurmaktır” sözü geçmemektedir. Tirmîzî: Bu rivâyet Anbese’nin, Ebû Hamza’dan rivâyetinden daha sahihtir. Ebû Hamza: Meymun el A’ver olup hadisçiler yanında pek sağlam bir kimse sayılmaz. Tirmîzî: Abdullah hadisi hasen garibtir. Bazı ilim adamları na’yı hoş karşılamazlar ve na’yı: “Falan kimse öldü cenazesinde bulunun diye özel görevlilerle ilan etmektir” şeklinde tanımlarlar. Bazı ilim adamları ise: Yakın ve akrabalarına bildirmekte bir sakınca yoktur” derler. İbrahim’in şöyle dediği de rivâyet edilmiştir: “Kişinin ölümü yakınlarına bildirmekte bir sakınca yoktur.”
- 986Ben öldüğüm zaman benim öldüğümü kimseye bildirmeyin çünkü na’y olabileceğinden korkarım çünkü Rasûlullah…Huzeyfe b. Yemân (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ben öldüğüm zaman benim öldüğümü kimseye bildirmeyin çünkü na’y olabileceğinden korkarım çünkü Rasûlullah (s.a.v.)’den na’yı yasakladığını işittim.” Diğer tahric: İbn Mâce, Cenaiz Bu hadis hasen sahihtir
- 987Sabr hadiselerin ilk anında yapılandırEnes (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Sabr hadiselerin ilk anında yapılandır.” Diğer tahric: Buhârî, Cenaiz; Müslim, Cenaiz Tirmîzî: Bu hadis bu şekliyle garibtir
- 988Sabr’ın değer ve kıymeti ilk anda yapılandırYine Enes (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Sabr’ın değer ve kıymeti ilk anda yapılandır.” Diğer tahric: Buhârî, Cenaiz; Müslim, Cenaiz Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir
- 989Rasûlullah (s.a.v.), Osman b. Maz’un’u ölümü anında ağlayarak veya gözlerinden yaşlar döküldüğü halde öptüÂişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.), Osman b. Maz’un’u ölümü anında ağlayarak veya gözlerinden yaşlar döküldüğü halde öptü.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Cenaiz; İbn Mâce, Cenaiz Bu konuda İbn Abbâs, Câbir ve Âişe’den de rivâyet olup bu kimseler şöyle derler: Peygamber (s.a.v.) vefat ettiğinde Ebû Bekir, Peygamberimiz (s.a.v.)’i öpmüştü. Tirmîzî: Bu Âişe hadisi hasen sahihtir
- 990Rasûlullah (s.a.v.); O’nu, tek olarak, üç veya beş gerek duyarsanız daha fazla yıkayın su ve sidr ile yıkayın…Ümmü Atıyye (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’in kızlarından biri vefat etmişti. Bunun üzerine: “Rasûlullah (s.a.v.); O’nu, tek olarak, üç veya beş gerek duyarsanız daha fazla yıkayın su ve sidr ile yıkayın sonuncusunda ise kafur veya kafurdan bir parça koyarak yıkayın işiniz bitince bana bildirin buyurdu. Bizde işimiz bitince bildirdik. Bize kendi giydiği hıkv denilen elbisesini verdi ve bunu ona iç gömleği yapın buyurdular.” Diğer tahric: Buhârî, Cenaiz; Müslim, Cenaiz Huşeym diyor ki: Bu hadisin başka rivâyetlerinde -belki Hişâm’da onlardan olabilir- Ümmü Atıyye şöyle demiştir: Onun saçını üç örgü halinde yapmıştık. Yine Hüşeym diyor ki: Zannedersem saçının örgüsünü arka tarafına getirdik dedi ve sözünü şöyle sürdürdü: Rivâyet edenler arasından Hâlid, Hafsa’dan, Muhammed’den Ümmü Atıyye’den naklederek şöyle dediler. Rasûlullah (s.a.v.) bize şöyle buyurdu: “Cenazeyi yıkamaya sağ tarafından ve abdest organlarından başlayın.” Bu konuda Ümmü Süleym’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ümmü Atıyye hadisi hasen sahihtir. İlim adamlarının uygulaması bu hadise göredir. İbrahim Nehaî’den: Rivâyete göre, şöyle demektedir. Cenaze yıkamak aynen cünüplükten temizlenmek için yapılan yıkama gibidir. Mâlik b. Enes der ki: Bizce cenaze yıkama işinde belli bir sınırlama ve belli bir yoktur. Cenaze tertemiz yıkanır. Şâfii der ki: Mâlik kirden arındırılır ve temizlenir demekle kısa ve özlü konuşmuştur. Düz su veya sabun karıştırılmış su ile yıkarsa bu gusül yerine geçer. Fakat benim hoşuma giden üç ve üçten fazla yıkanmasıdır. Rasûlullah (s.a.v.)’in “O’nu üç, beş kere yıkayın” emrinden dolayı üçten eksik yıkanmamalıdır. Üçten az yıkamakla da kirden temizlenirse buda yeterlidir. Bizce Rasûlullah (s.a.v.)’in “Üç, beş kere yıkayın” sözü sınır koymadığı için sadece temizleyin anlamındadır. Fıkıhçılar da aynı kanaatte olup, hadisin manalarını daha iyi bilirler. Ahmed ve İshâk ta şöyle demektedirler: Yıkamalar su ve sidr ile olur sonuncusunda ise kafurdan bir parça atılarak yıkama bitirilmiş olur
- 991Güzel kokuların en iyisi misk’tirEbû Saîd el Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdular: “Güzel kokuların en iyisi misk’tir.” Diğer tahric: Müslim, Edeb; Ebû Dâvûd, Cenaiz Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir
- 992O güzel kokuların en iyisidirEbû Saîd el Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.)’e misk’den soruldu; “O güzel kokuların en iyisidir” buyurdular. Diğer tahric: Müslim, Edeb; Ebû Dâvûd, Cenaiz Tirmîzî: Bu hadis hasen sahih olup bazı ilim adamları uygulamalarını bu hadisle yaparlar Ahmed ve İshâk bunlardandır. Bazı ilim adamları ise cenazeye misk sürmenin hoş olmadığı kanaatindedirler. Tirmîzî: Müstemir b. Reyyan bu hadisi aynı şekilde Ebû Nadra’dan ve Ebû Saîd el Hudrî’den rivâyet etmiştir. Ali diyor ki: Yahya b. Saîd şöyle der: Müstemir b. Reyyan güvenilir bir kimsedir. Yahya der ki: Huleyd b. Cafer’de güvenilir bir kimsedir
- 993Cenazeyi yıkamaktan dolayı gusletmek, cenazeyi taşımaktan dolayı ise abdest almak gerekirEbu Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Cenazeyi yıkamaktan dolayı gusletmek, cenazeyi taşımaktan dolayı ise abdest almak gerekir.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Cenaiz Tirmîzî: Bu konuda Ali ve Âişe’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ebû Hureyre hadisi hasen olup yine Ebû Hureyre’den mevkuf olarak ta rivâyet edilmiştir. Cenaze yıkayan kimse hakkında ilim adamları değişik görüşler ileri sürmüşler olup Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabından ve diğer dönemlerden bir kısım ilim adamları cenazeyi yıkayan kimsenin gusletmesi gerekir derken bir kısmı da abdest alması yeterlidir demektedirler. Mâlik b. Enes der ki: Cenaze yıkayan kimsenin gusletmesini müstehab görürüm, vâcib olduğu kanaatinde değilim. Şâfii’de: Aynı kanaattedir. Ahmed’de der ki: Cenaze yıkayan kimseye gusletmek gerekmez kanaatindeyim. Abdest almaya gelince; bu konuda söylenenlerin en azı abdest almaktır. İshâk der ki: Abdest almak mutlaka gereklidir. Tirmîzî: Abdullah b. Mübarek’in şöyle dediği rivâyet edilmiştir. Cenaze yıkamaktan dolayı ne gusledilir nede abdest alınır
- 994Beyaz elbise giyiniz çünkü en hayırlı elbiseleriniz beyaz renkli olanlardır. Ölülerinizi de beyaz kefenle…İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Beyaz elbise giyiniz çünkü en hayırlı elbiseleriniz beyaz renkli olanlardır. Ölülerinizi de beyaz kefenle kefenleyiniz.” Ebû Dâvûd, Cenaiz; İbn Mâce, Cenaiz Bu konuda Semure, İbn Ömer ve Âişe’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: İbn Abbâs hadisi hasen sahihtir. İlim adamları beyaz kumaşla kefenlenmeyi müstehab görürler. İbn’ül Mübarek der ki: Kişinin namaz kıldığı elbisesiyle kefenlenmesi bence daha sevimlidir. Ahmed ve İshâk’ta şöyle derler: Bizce kefenin beyaz renkli ve güzel olanı daha sevimlidir
- 995Ölen bir kimse adına yetkili olan kimse onun kefenini güzelinden yapsınEbû Katâde (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ölen bir kimse adına yetkili olan kimse onun kefenini güzelinden yapsın.” Tirmîzî rivâyet etmiştir. Bu konuda Câbir’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir. İbn’ül Mübarek der ki: “Ölen kardeşinin kefenini güzelinden yapsın” sözü üzerine Sellam b. ebî Mutî’ şöyle demektedir: “O kefen temiz olmalıdır, pahalı olması gerekmez.”
- 996Rasûlullah (s.a.v.), üç parça beyaz yemen kumaşı ile kefenlendi gömlek ve sarık yoktuÂişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.), üç parça beyaz yemen kumaşı ile kefenlendi gömlek ve sarık yoktu.” Diğer tahric: Müslim, Cenaiz; İbn Mâce, Cenaiz Tirmîzî: Âişe (r.anha)’ya: “İki parça kumaş birde çizgili kumaşla kefenlendiği söyleniliyor” denilince, Âişe şöyle dedi: Çizgili bir kumaş getirildi fakat onunla kefenlenmeyip o kumaşı geri verdiler. Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir
- 997Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), Hamza b. Abdulmuttâlib’i çizgili tek bir kumaşla kefenlemiştiCâbir b. Abdullah (radıyallahü anh)’den rivâyete göre: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), Hamza b. Abdulmuttâlib’i çizgili tek bir kumaşla kefenlemişti.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.) Bu konuda; Ali, İbn Abbâs, Abdullah b. Muğaffel ve İbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir. Âişe hadisi hasen sahihtir. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in kefeni hakkında değişik rivâyetler gelmiş olup bu konuda en sahih olan rivâyet Âişe’nin rivâyetidir. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabı ve sonraki dönem ilim adamlarının pek çoğu uygulamalarını bu hadise göre yaparlar. der ki: Erkek üç kat elbiseyle kefenlenir; biri gömlek ikiside sargı olmak üzere imkan varsa üç sargıyla da olabilir. Sarılacak iki parça bulunmasa, tek parça bile yeterlidir. İki parça da yeterli olup üç parça olursa daha iyidir. Şâfii, Ahmed ve İshâk bu görüşte olup: “Kadın beş parça ile kefenlenir” demektedirler