Bölümler
49- 01Taharet KitabıNo. 1-148
- 02Namaz KitabıNo. 149-451
- 03Vitir KitabıNo. 452-487
- 04Cuma KitabıNo. 488-529
- 05İki Bayram KitabıNo. 530-543
- 06Yolculuk KitabıNo. 544-616
- 07Zekât KitabıNo. 617-681
- 08Oruç KitabıNo. 682-808
- 09Hac KitabıNo. 809-964
- 10Cenazeler KitabıNo. 965-1079
- 11Nikâh KitabıNo. 1080-1145
- 12Radâ' (Süt Emme) KitabıNo. 1146-1174
- 13Talâk ve Liân KitabıNo. 1175-1204
- 14Alışverişler KitabıNo. 1205-1321
- 15Ahkâm (Hükümler) KitabıNo. 1322-1385
- 16Diyetler KitabıNo. 1386-1422
- 17Hudûd KitabıNo. 1423-1463
- 18Av KitabıNo. 1464-1492
- 19Kurbanlar KitabıNo. 1493-1523
- 20Adaklar ve Yeminler KitabıNo. 1524-1547
- 21Siyer (Gazveler) KitabıNo. 1548-1618
- 22Cihadın Faziletleri KitabıNo. 1619-1669
- 23Cihad KitabıNo. 1670-1719
- 24Giyim KitabıNo. 1720-1787
- 25Yiyecekler KitabıNo. 1788-1860
- 26İçecekler KitabıNo. 1861-1896
- 27Birr ve Sıla KitabıNo. 1897-2035
- 28Tıp KitabıNo. 2036-2089
- 29Ferâiz (Miras) KitabıNo. 2090-2115
- 30Vasiyetler KitabıNo. 2116-2124
- 31Velâ ve Hibe KitabıNo. 2125-2132
- 32Kader KitabıNo. 2133-2298
- 33Fitneler KitabıNo. 2299-2269
- 34Rüyalar KitabıNo. 2299-2294
- 35Şahitlikler KitabıNo. 2299-2303
- 36Zühd KitabıNo. 2304-2414
- 37Kıyametin Vasfı, Rikâk ve Vera' KitabıNo. 2415-2522
- 38Cennetin Vasfı KitabıNo. 2523-2735
- 39Cehennemin Vasfı KitabıNo. 2736-2795
- 40İman KitabıNo. 2796-2644
- 41İlim KitabıNo. 2796-2687
- 42İstizan (İzin İsteme) KitabıNo. 2796-2734
- 43Edeb KitabıNo. 2796-2858
- 44Meseller KitabıNo. 2859-2874
- 45Kur'ân'ın Faziletleri KitabıNo. 2875-2926
- 46Kıraatler KitabıNo. 2927-2949
- 47Tefsir KitabıNo. 2950-3723
- 48Dualar KitabıNo. 3724-3604.1
- 49Menâkıb KitabıNo. 3724-3956
Tüm hadisler
99 / 188- 2100Bir nine; annenin annesi veya babanın annesi Ebû Bekir’e gelerek; Oğlumun oğlu ve kızımın oğlu öldü…Kabîsa b. Zûeyb (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Bir nine; annenin annesi veya babanın annesi Ebû Bekir’e gelerek; Oğlumun oğlu ve kızımın oğlu öldü, Kur’ân’da ölen torunumdan miras hakkım olduğu bana bildirildi dedi. Ebû Bekir (radıyallahü anh) şöyle konuştu: Kur’ân’da senin hakkın olan bir pay göremiyorum. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in de sana bir pay verdiğini işitmedim. Bazı kimselerden bu konuyu soruşturacağım ve sana cevap vereceğim dedi. Sorduğu kimselerden Muğîre b. Şu’be: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in nineye altıda bir verdiğine şâhidlik edince, senden başka bunu kim işitti diye sordu. Muğîre: Muhammed b. Mesleme dedi. Bunun üzerine Ebû Bekir, Nineye altıda bir hisse verilmesine karar verdi, daha sonraları başka bir nine Ömer’e bu konuda fetva sormak üzere gelmişti.” (Ebû Dâvûd, Feraiz: 5; Dârimî Feraiz: 19) diyor ki: Ma’mer bu hadiste Zührî’den bana ilave olarak rivâyet etti. Ben bu ilaveyi Zührî’nin kendisinden ezberlemedim. Fakat Ma’mer’den ezberlemiş bulunuyorum o ilave şudur: Ömer şöyle demiştir: “O altıda bir hisse iki nine birlikte bulunursanız ikinizin; tek kişi olursa o kişiye aittir.”
- 2101Allah’ın kitabında sana bir pay yok fakat senin alacağın o altıda birdir. Eğer iki nine bir arada olursanız o…Kabîsa b. Zûeyb (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir nine Ebû Bekir’e gelerek ondan mirasını sordu. Ebû Bekir: Allah’ın kitabında sana bir hisse yok Peygamber (s.a.v.)’in sünnetinde de sana bir hisse yok. Sen şimdilik git ben meseleyi bir soruşturayım dedi. Ebû Bekr, bazı kimselere soruştururken Muğîre b. Şu’be Rasûlullah (s.a.v.)’in yanında bulundum nineye altıda bir hisse verdi dedi. Bunun üzerine Ebû Bekir; bu konuyu senden başka bilen var mı? dedi. Muhammed b. Mesleme ayağa kalkarak mesele Muğîre b. Şu’be’nin dediği gibidir. Dedi. Ebû Bekir de o gelen kadın için altıda bir hükmünü uyguladı. Sonra başka bir nine Ömer b. Hattâb’a gelerek ondan mirasını sordu. Ömer’de ona şöyle dedi: “Allah’ın kitabında sana bir pay yok fakat senin alacağın o altıda birdir. Eğer iki nine bir arada olursanız o altıda birde ortaksınız tek başınıza olursanız altıdabir sizindir.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Feraiz; Dârimî Feraiz Tirmizî: Bu konuda Büreyde’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis İbn Uyeyne’nin hadisinden daha sahihtir
- 2102Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in, oğlu ile bulunan ve oğlu sağ olduğu halde kendisine altıda bir…Abdullah b. Mes’ûd (r.a.); Oğlu ile beraber bulunan nine hakkında şöyle dedi: “Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in, oğlu ile bulunan ve oğlu sağ olduğu halde kendisine altıda bir verdiği ilk ninedir.” Diğer tahric: Ebu Davud, Feraiz; Dârimî Feraiz) Tirmizî: Bu hadisi merfu olarak sadece bu şekliyle bilmekteyiz. Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabından bazıları oğlu ile beraber nineye miras tanımışlar bazıları ise miras tanımamıştır
- 2103Allah ve onun Peygamberi, varisi olmayan kimsenin varisidir. Dayı da varisi olmayan kimsenin varisidirEbû Umâme b. Sehl b. Huneyf (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ömer b. Hattâb, Ubeyde’ye şöyle yazıp göndermişti: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah ve onun Peygamberi, varisi olmayan kimsenin varisidir. Dayı da varisi olmayan kimsenin varisidir.” Diğer tahric: İbn Mâce, Feraiz Tirmizî: Bu konuda Âişe ve Mıkdam b. Madi’kerib’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen sahihtir
- 2105Bakınız bu kimsenin bir varisi var mıdır? Onlar da “Hayır” dediler. Rasûlullah (s.a.v.): ”Onun mallarını…Âişe (r.anha)’dan rivâyet edilmiştir. Rasûlullah (s.a.v.)’in azâd ettiği kölelerden biri hurma dalından düşüp ölmüştü. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Bakınız bu kimsenin bir varisi var mıdır? Onlar da “Hayır” dediler. Rasûlullah (s.a.v.): ”Onun mallarını köyünün halkından bir kısmına verin” buyurdular. Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Feraiz; Dârimî, Feraiz Tirmizî: Bu hadis hasendir
- 2106Rasûlullah (s.a.v.) zamanında bir adam öldü azâd ettiği köleden başka da varîs bırakmadı. Bunun üzerine…İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v.) zamanında bir adam öldü azâd ettiği köleden başka da varîs bırakmadı. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) onun mirasını azâd ettiği o kölesine verdi.” Diğer tahric: Dârimî, Feraiz Tirmizî: Bu hadis hasendir. Bu konuda ilim adamlarının görüşü şöyledir: Bir kişi ölür, geride mirasçısı kalmaz ise o kişinin mirası Müslümanların devlet hazinesine intikal eder
- 2107Müslüman, kafire; kafir de Müslüman’a mirasçı olamazUsame b. Zeyd (radıyallahü anh)’den rivâyet edildiğine göre Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Müslüman, kafire; kafir de Müslüman’a mirasçı olamaz.” (Dârimî, Feraiz: 29; Buhârî, Feraiz: 25) Ömer, Sûfyân vasıtasıyla Zührî’den bu hadisin bir benzerini bize aktarmıştır. Bu konuda Câbir’den, Abdullah b. Amr’dan da hadis rivâyet edilmiştir. hadis hasen sahihtir. Ma’mer ve pek çok kişi Zührî’den bu hadisin benzerini rivâyet etmişlerdir. Mâlik; Zührî’den, Ali b. Husayn’dan, Ömer b. Osman’dan, Üsâme b. Zeyd’den bu hadisin benzerini rivâyet etmiştir. Mâlik’in hadisinde Mâlik vehme kapılmıştır. Mâlik’den rivâyet ederek “Amr b. Osman’dan” demişlerdir. Mâlik’in adamlarının çoğu ise “Mâlik’den ve Ömer b. Osman’dan” diyorlar. b. Osman b. Affân, Osman’ın çocuklarından meşhur olanıdır. Ömer b. Osman’ı tanımıyoruz. İlim adamlarının uygulaması bu hadise göredir. İlim adamları dinini değiştiren kişinin mirası hakkında ihtilaf ettiler. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), ashabından ve sonrakilerden pek çok ilim adamı: “Onun mirasını Müslüman varislerine verirken; Bir kısmı da: “Müslüman varisleri ondan miras alamazlar” demektedirler. Bunlar: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in, “Müslüman, kafirden miras alamaz” hadisini delil olarak alırlar. Şâfii’de bu görüştedir
- 2108Dinleri ayrı olan toplumlar birbirlerinden miras alamazlarCâbir (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Dinleri ayrı olan toplumlar birbirlerinden miras alamazlar.” Diğer tahric: Dârimî Feraiz; Ebû Dâvûd, Feraiz Tirmizî: Bu hadisin Câbir’in hadisi olduğunu sadece İbn Leylâ rivâyetiyle bilmekteyiz
- 2109Öldürme işi hataen de olsa bile bilede olsa katil miras alamaz. Bazı ilim adamları öldürme işi hataen olursa…Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Katil miras alamaz.” (Dârimî, Feraiz: 41; İbn Mâce, Feraiz: 8) Bu hadis sahih değildir. Sadece bu şekliyle bilinir. Hadisin râvîlerinden İshâk b. Abdullah b. ebî Ferve’yi aralarında Ahmed b. Hanbel’in de bulunduğu bazı hadisçiler terk etmişlerdir. İlim adamlarının uygulaması bu hadise göre olup, “Öldürme işi hataen de olsa bile bilede olsa katil miras alamaz. Bazı ilim adamları öldürme işi hataen olursa miras alabilir” derler ki imamı Mâlik bunlardandır
- 2110Diyet baba tarafından akraba üzerinedir. Dolayısıyla kadın kocasının diyetinden miras olarak hiçbirşey alamazSaîd b. Müseyyeb (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: Ömer; şöyle demişti: “Diyet baba tarafından akraba üzerinedir. Dolayısıyla kadın kocasının diyetinden miras olarak hiçbirşey alamaz.” Bunun üzerine Dahhâk b. Sûfyân el Kilâbî, Rasûlullah (s.a.v.)’in “Üşeym ed Dababî’nin karısına kocasının diyetinden miras ver” diye kendisine mektupla bildirdiğini Ömer’e bildirdi. Diğer tahric: Dârimî, Feraiz Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
- 211110; Ebû Dâvûd, Feraiz: 7) Yunus; bu hadisi Zührî’den, Saîd b. Müseyyeb’den, Ebû Seleme’den ve Ebû Hüreyre’den…Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), Lıhyan oğullarından hamile bir kadından ölü olarak düşürülen cenîn için diyet bedeli olarak bir erkek köle veya cariye verilmesine hüküm vermişti. Sonra bu köle verme cezasına çarptırılan kadın da öldü bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), O kadının mirasının çocuklarına ve kocasına aid olduğu ödeyeceği diyet yükünün ise asabesi=baba tarafından erkek akrabalarına yüklenmesine hüküm vemişti. (İbn Mâce, Feraiz: 10; Ebû Dâvûd, Feraiz: 7) Yunus; bu hadisi Zührî’den, Saîd b. Müseyyeb’den, Ebû Seleme’den ve Ebû Hüreyre’den benzeri şekilde rivâyet etmiştir. Yine bu hadisi Mâlik; Zührî’den, Ebû Seleme’den, Ebû Hüreyre’den rivâyet ettiği gibi ayrıca Zührî’den Saîd b. Müseyyeb’den de mürsel olarak rivâyet etmiştir
- 2112Müslümanlardan birinin vasıtasıyla Müslüman olan bir müşrik hakkında uygulanacak yol nasıldır diye sormuştum…Temim-i Dâri (radıyallahü anh)’den rivâyet edilmiştir dedi ki: “Müslümanlardan birinin vasıtasıyla Müslüman olan bir müşrik hakkında uygulanacak yol nasıldır diye sormuştum da Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: O kimsenin dirisine ve ölüsüne en yakın olan onun Müslüman olmasına sebep olan kimsedir.” (Ebû Dâvûd, Feraiz: 11; Dârimî, Feraiz: 42) Bu hadisi sadece Abdullah b. Vehb’in rivâyetiyle bilmekteyiz. İbn Mevhib ve Temimi Darî’den de rivâyet edildiği söylenmiştir. Bazıları bu hadisi rivâyet ederken Abdullah b. Vehb ile Temimî Dâri arasına Kabîsa b. Zûeyb’i koymuşlardır ki bu sahih değildir. Yahya b. Hamza, Abdulaziz b. Ömer’den rivâyet ederek Kabîsa b. Zûeyb’i râvîler arasına ilave etmiştir. ilim adamlarının uygulaması bu hadise göredir. Bana göre bu hadis muttasıl değildir. ilim adamları ise mirası devlet hazinesine intikal eder demektedirler ki Şâfii bu görüştedir. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in “Vela hakkı=varis olabilme durumu azâd eden kişinindir” hadisini delil olarak getirmektedir
- 2113Her kim hür veya köle olan bir kadınla zina ederse ve birde çocuk olursa o çocuk ne miras alır nede onun…Amr b. Şuayb (r.a.)’ın babasından ve dedesinden rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Her kim hür veya köle olan bir kadınla zina ederse ve birde çocuk olursa o çocuk ne miras alır nede onun mirası alınır.” Diğer tahric: Dârimî, Feraiz Tirmizî: İbn Lehia’dan başkası bu hadisi Amr b. Şuayb’ın kendisinden rivâyet etmektedir. İlim adamlarının uygulaması bu hadise göre olup “Zinadan doğan çocuk babasından miras alamaz” demektedirler
- 2114Mal'a varis olan vela’ya da varis olurAmr b. Şuayb (r.a.)’ın babasından ve dedesinden rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Mal'a varis olan vela’ya da varis olur.” Diğer tahric: Dârimî, Feraiz Tirmizî: Bu hadisin senedi pek sağlam değildir
- 2115Bazı durumlarda kadın üç mirası birden alabilir. Azâd ettiği kölenin mirasını, sokakta bularak büyüttüğü…Vasile b. Eskâ (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Bazı durumlarda kadın üç mirası birden alabilir. Azâd ettiği kölenin mirasını, sokakta bularak büyüttüğü öksüz yetim çocuğun mirasını ve doğurduğu çocuğun babası tarafından kabul edilmemesi üzerine lanetleşerek kendi üzerinde kalan çocuğun mirasını.” Diğer tahric: İbn Mâce, Feraiz; Dârimî Feraiz Bu hadis hasen garibtir. Sadece Muhammed b. Harbi’in rivâyetiyle bilmekteyiz
- 2116Mekke fethi yılı hastalanmıştım. Neredeyse ölümle karşı karşıya geldim Rasûlullah (s.a.v.), beni ziyarete…Sa’d b. ebî Vakkâs (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Mekke fethi yılı hastalanmıştım. Neredeyse ölümle karşı karşıya geldim Rasûlullah (s.a.v.), beni ziyarete geldi. Ya Rasûlullah! Dedim. Çok malım var kızımdan başka da varisim yok. Malımın tamamını hayır işlerine vasiyet edebilir miyim? Rasûlullah (s.a.v.): “Hayır” dedi. Malımın üçte ikisini? Dedim yine “Hayır” buyurdu. O halde yarısını? Dedim yine “Hayır” dedi. Bende üçte birini? Dedim. Bunun üzerine üçtebir iyi ama, üçtebir de çoktur varislerini zengin bırakman onları insanlara avuç açar vaziyette yoksul kişiler olarak bırakmandan elbette daha hayırlıdır. Sen, yaptığın her harcamadan dolayı sevap kazanıyorsun hatta hanımının ağzını uzattığın bir lokma bile… Sonra Ey Allah’ın Rasûlü! Dedim. Ben hicret etmiştim. Fakat şu anda hicret ettiğim Mekke’de hasta durumdayım hicretimden dönmüş mü sayılacağım? Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: ‘’Benden sonraya kalırsan ömrün olursa Allah’ın rızasını umarak yapacağın her bir iş sebebiyle Allah senin sevâbını artıracak ve dereceni yükseltecektir. Ömrün olur da geriye kalırsan bazı kimseler senden istifade edecek bazı insanlarda savaşlarda senin kılıç darbelerinle senden zarar göreceklerdir. Allah’ım ashabımın hicretlerinden dolayı sevaplarını eksiksiz olarak yaz onları gerisin geriye çevirme… Fakat Rasûlullah (s.a.v.), Sa’d b. Havle’nin Mekke’de ölümüne üzülüyordu. Diğer tahric: Dârimî, Vasiyet; İbn Mâce, Vesaya Tirmizî: Bu konuda İbn Abbâs’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen sahihtir. Bu hadis başka yollarla da Sa’d b. ebî Vakkâs’tan rivâyet edilmiştir. İlim adamlarının uygulaması bu hadise göre olup, kişinin malının üçte birinden fazlasını vasiyet etmeye hakkı yoktur derler. Bazı ilim adamları ise Rasûlullah (s.a.v.)’in “Üçte bir de çoktur” sözü üzerine vasiyetin üçtebirden daha az olmasını müstehab görüyorlar
- 2117Erkek veya kadın altmış sene Allah’a itaatle meşgul olurlar ölüm gelip çattığında yaptığı vasiyette…Şehr b. Havşeb (r.a.)’den rivâyete göre, Ebû Hureyre, Rasûlullah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu ona aktarmıştır: “Erkek veya kadın altmış sene Allah’a itaatle meşgul olurlar ölüm gelip çattığında yaptığı vasiyette varislerden bir kısmını zarara sokar böylece de Cehenneme düşmek o kimseye vâcib olur.” Sonra Ebû Hureyre bana Nisa sûresi 12-13 ayetini okudu: “… Bütün bunlar mirasçılar zarara uğratılmaksızın yerine getirilmelidir…” Diğer tahric: İbn Mâce, Vesâyâ; Ebû Dâvûd, Vesâyâ Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir. Eş’as b. Câbir’den hadis rivâyet eden Nasr b. Ali; Nasr b. Ali el Cehzamî’nin dedesidir
- 2118Vasiyet edecek bir şeyi (borcu, alacağı, malı) olan kimsenin vasiyeti yanında yazılı olmaksızın iki geceyi…İbn Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Vasiyet edecek bir şeyi (borcu, alacağı, malı) olan kimsenin vasiyeti yanında yazılı olmaksızın iki geceyi peş peşe geçirmek Müslüman’a yakışmaz.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Vesâyâ; İbn Mâce, Vesâyâ Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Zührî, Sâlim ve İbn Ömer’den benzeri şekilde hadis rivâyet edilmiştir
- 2119Allah’ın kitabına uymayı tavsiye etmiştiTalha b. Musarrif (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: İbn ebî Evfâ’ya; Rasûlullah (s.a.v.)’in bir vasiyeti varmıydı diye sordum. O da hayır dedi. O halde vasiyet nasıl farz kılındı ve insanlara nasıl emredildi? Diye sordum. O da şöyle dedi: “Allah’ın kitabına uymayı tavsiye etmişti.” Diğer tahric: İbn Mâce, Vasiyet Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir. Bu hadisi sadece Mâlik b. Muğvil veya Mığvelin rivâyetiyle bilmekteyiz
- 2120Allah her hak sahibine hakkını vermiştir, dolayısıyla miras alana vasiyet yoktur. çocuk yatağın sahibi olan…Ebû Umâme el Bahîli (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim veda haccındaki hutbesinde şöyle buyurdu: “Allah her hak sahibine hakkını vermiştir, dolayısıyla miras alana vasiyet yoktur. çocuk yatağın sahibi olan erkek veya efendinindir. Zina edenin hakkı mirastan mahrum edilmektir veya taşlanarak öldürülmektir. ve onların hesabı (sevap, ceza, bağışlanma) Allah’a aittir. Her kim babasından başkasına intisab ederse yani başka birine babam budur derse veya bir köle sahibinin dışında başka birisinin efendisi olduğunu iddia ederse kıyamete kadar Allah’ın laneti=yani rahmetinden uzak kalmasıonun üzerinedir. Kadın kocasının evinden uzak kalması onun üzerinedir. Kadın kocasının evinde ancak kocasının izniyle harcamada bulunabilir. Bu esnada Ey Allah’ın Rasûlü! Kadın kocasının evinden bir fakire yiyecek de mi veremez? Denildi. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), esasen mallarımızın en değerlisi odur buyurdu. Sonra şöyle devam etti: Ödünç alınan her şey ödenecektir. Ödünç olarak verilen hayvan, ağaç, ve arazide sahibine geri verilecektir. Her türlü borç ta mutlaka ödenecektir. Kefil olan da borç ödenmezse o borcu ödeyecektir.” (Ebû Dâvûd, Vesâyâ: 1; İbn Mâce, Vesâyâ: 2) Bu konuda Amr b. Harîce ve Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen sahihtir. Bu hadis Ebû Umâme’den değişik yollarla da rivâyet edilmiştir. b. Ayyaş’ın, Iraklılardan ve Hicazlılardan tek başına rivâyeti pek sağlam değildir. Çünkü onlardan münker hadisler rivâyet etmektedir. Şamlılardan rivâyeti ise daha sağlamdır. Muhammed b. İsmail bu konuda böyle söylemiştir. Ahmed b. Hasan’ın, Ahmed b. Hanbel’den şöyle naklettiğini işittim: İsmail b. Ayyaş’ın durumu diğer münker hadisler aktaranlara göre daha iyidir. Diğerlerinin güvenilir kimselerden rivâyet ettiği münker hadisler vardır. Abdullah b. Abdurrahman’dan işittim şöyle diyordu: Zekeriyya b. Adiyy’den işittim şöyle diyordu: Ebû İshâk el Fezarî şöyle diyor: Bakiyye denilen kişilerin güvenilen kişilerden yaptıkları rivâyetleri alın İsmail b. Ayyaş’ın ise gerek güvenilir gerekse başka kimselerden yaptığı rivâyetlerini almayın. (Bakıyye: İsmail b. Ayyaş’ın dışındaki münker hadisler aktaran kimseler)