İçeriğe geç

Sahih-i BuhariBölüm 56

Cihad ve Siyer Kitabı

307 hadis · Kitâbu'l-Cihâd ve's-Siyer (2782-3090)

Sayfa 1 / 16Yazı boyutu
  1. Hadis no. 2782

    Ey Allah'ın Resulü! Amelin hangisi daha üstündür?

    Türkçe meal

    Abdullah İbn Mes'ud r.a. şöyle demiştir: Allah Resulü'ne "Ey Allah'ın Resulü! Amelin hangisi daha üstündür?" diye sordum. "Vaktinde kılınan namazdır" buyurdu. "Sonra hangisi?" dedim. "Anne babaya iyiliktir" buyurdu. "Sonra hangisi?" dedim. "Allah yolunda cihad etmektir" buyurdu. Soru mu tekrarlamadım. Tekrarlasaydım daha da sayardı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ صَبَّاحٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَابِقٍ، حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ مِغْوَلٍ، قَالَ سَمِعْتُ الْوَلِيدَ بْنَ الْعَيْزَارِ، ذَكَرَ عَنْ أَبِي عَمْرٍو الشَّيْبَانِيِّ، قَالَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْعُودٍ ـ رضى الله عنه ـ سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَىُّ الْعَمَلِ أَفْضَلُ قَالَ ‏"‏ الصَّلاَةُ عَلَى مِيقَاتِهَا ‏"‏‏.‏ قُلْتُ ثُمَّ أَىٌّ‏.‏ قَالَ ‏"‏ ثُمَّ بِرُّ الْوَالِدَيْنِ ‏"‏‏.‏ قُلْتُ ثُمَّ أَىٌّ قَالَ ‏"‏ الْجِهَادُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ‏"‏‏.‏ فَسَكَتُّ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَلَوِ اسْتَزَدْتُهُ لَزَادَنِي‏.‏

  2. Hadis no. 2783

    Allah Resulü Sallallahu aleyhi ve sellem: Fetihten sonra hicret yoktur. Ancak cihad ve niyet vardır…

    Türkçe meal

    İbn Abbas r.a.'dan nakledilmiştir: Allah Resulü Sallallahu aleyhi ve sellem: Fetihten sonra hicret yoktur. Ancak cihad ve niyet vardır. Seferberliğe çağrıldığınızda katılın" buyurmuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنِي مَنْصُورٌ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏لاَ هِجْرَةَ بَعْدَ الْفَتْحِ وَلَكِنْ جِهَادٌ وَنِيَّةٌ، وَإِذَا اسْتُنْفِرْتُمْ فَانْفِرُوا ‏"‏‏.‏

  3. Hadis no. 2784

    Ey Allah'ın Resulü! Biz cihadı amellerin en üstünü olarak görüyoruz. Biz cihad etmeyelim mi?

    Türkçe meal

    Aişe r.anha'dan nakledilmiştir: "Ey Allah'ın Resulü! Biz cihadı amellerin en üstünü olarak görüyoruz. Biz cihad etmeyelim mi?" demiştim. "İyi ama cihadın en üstünü de kabul edilmiş bir haccdır" buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، حَدَّثَنَا حَبِيبُ بْنُ أَبِي عَمْرَةَ، عَنْ عَائِشَةَ بِنْتِ طَلْحَةَ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَنَّهَا قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ تُرَى الْجِهَادَ أَفْضَلَ الْعَمَلِ، أَفَلاَ نُجَاهِدُ قَالَ ‏ "‏ لَكِنَّ أَفْضَلَ الْجِهَادِ حَجٌّ مَبْرُورٌ ‏"‏‏.‏

  4. Hadis no. 2785

    Böyle bir amel bulamıyorum. Sen, mücahid sefere çıktığında mescide girip aralıksız namaz kılabilir ve hiç…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.'den nakledilmiştir: Birisi Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek: "Bana cihada denk bir amel söylesen" dedi. Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem: "Böyle bir amel bulamıyorum. Sen, mücahid sefere çıktığında mescide girip aralıksız namaz kılabilir ve hiç iftar etmeden oruç tutabilir misin?" buyurdu. Adam: "Buna kimin gücü yeter ki!" dedi. Ebu. Hureyre diyor ki: "Mücahidin atı, kazığa bağlanarak otlar ve o halde bile ona sevap yazılır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَخْبَرَنَا عَفَّانُ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جُحَادَةَ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو حَصِينٍ، أَنَّ ذَكْوَانَ، حَدَّثَهُ أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ حَدَّثَهُ قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ دُلَّنِي عَلَى عَمَلٍ يَعْدِلُ الْجِهَادَ‏.‏ قَالَ ‏ "‏ لاَ أَجِدُهُ ـ قَالَ ـ هَلْ تَسْتَطِيعُ إِذَا خَرَجَ الْمُجَاهِدُ أَنْ تَدْخُلَ مَسْجِدَكَ فَتَقُومَ وَلاَ تَفْتُرَ وَتَصُومَ وَلاَ تُفْطِرَ ‏"‏‏.‏ قَالَ وَمَنْ يَسْتَطِيعُ ذَلِكَ قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ إِنَّ فَرَسَ الْمُجَاهِدِ لَيَسْتَنُّ فِي طِوَلِهِ فَيُكْتَبُ لَهُ حَسَنَاتٍ‏.‏

  5. Hadis no. 2786

    Ey Allah'ın Resulü! İnsanların en üstünü kimdir?

    Türkçe meal

    Ebu Said el-Hudrı r.a.'den nakledilmiştir: Denildi ki: "Ey Allah'ın Resulü! İnsanların en üstünü kimdir?" Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Canıyla ve malıyla Allah yolunda cihad eden mu'min kişidir" buyurdu. "Sonra hangisi?" dediler. Rasulullah: "Bir dağın başında bulunup Allah'tan korkan ve insanlara kötülüğünü bulaştırmayan mu'min kişidir" buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ حَدَّثَنِي عَطَاءُ بْنُ يَزِيدَ اللَّيْثِيُّ، أَنَّ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ ـ رضى الله عنه ـ حَدَّثَهُ قَالَ قِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَىُّ النَّاسِ أَفْضَلُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مُؤْمِنٌ يُجَاهِدُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ بِنَفْسِهِ وَمَالِهِ ‏"‏‏.‏ قَالُوا ثُمَّ مَنْ قَالَ ‏"‏ مُؤْمِنٌ فِي شِعْبٍ مِنَ الشِّعَابِ يَتَّقِي اللَّهَ، وَيَدَعُ النَّاسَ مِنْ شَرِّهِ ‏"‏‏.‏

  6. Hadis no. 2787

    Allah yolunda cihad eden -ki Allah yolunda cihad edenin kim olduğunu en iyi O bilir- aralıksız oruç tutan ve…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.'den nakledilmiştir: Nebi'i Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyururken işittim: "Allah yolunda cihad eden -ki Allah yolunda cihad edenin kim olduğunu en iyi O bilir- aralıksız oruç tutan ve namaz kılan gibidir. Allah, kendisi uğruna cihad edene, canını alıp cennetine koymayı veya sevapla ya da ganimetle sapasağlam geri dönmeyi garanti etmiştir."

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَثَلُ الْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ـ وَاللَّهُ أَعْلَمُ بِمَنْ يُجَاهِدُ فِي سَبِيلِهِ ـ كَمَثَلِ الصَّائِمِ الْقَائِمِ، وَتَوَكَّلَ اللَّهُ لِلْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِهِ بِأَنْ يَتَوَفَّاهُ أَنْ يُدْخِلَهُ الْجَنَّةَ، أَوْ يَرْجِعَهُ سَالِمًا مَعَ أَجْرٍ أَوْ غَنِيمَةٍ ‏"‏‏.‏

  7. Hadis no. 2788

    Ey Allah'ın Resulü! Hayırdır, neye gülüyorsun?

    Türkçe meal

    Enes İbn Malik r.a.'den nakledilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem Milhan'ın kızı Ümmü Haram'ın yanına girer ve Ümmü Haram ona yemek hazırlardı. Ümmü Haram, Ubade İbnü's-Samit'le evliydi. Bir gün yine Allah Resulü onun yanına girmiş, o da ona yemek hazırlamıştı. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in saçını-başını ayıklıyordu. Derken Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem uyudu. Uyandığında gülüyordu. Ümmü Haram: "Ey Allah'ın Resulü! Hayırdır, neye gülüyorsun?" dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Rüyamda Allah yolunda cihad eden bir grup gösterildi. Şu denizde yolculuk ediyorlar ve tahtlar üzerinde krallar gibi oturuyorlardı" buyurdu. Ümmü Haram "Ey Allah/ın Resulü! Allah'a dua etsen de beni de onlardan kılsa" dedi. Bunun üzerine Resulullah onun için dua etti. Sonra başını tekrar koydu (ve uykuya daldı). Sonra yeniden gülerek kalktı. Ümmü Haram: "Ey Allah'ın Resulü! Yine niye gülüyorsun?" diye sordu. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem de birincideki gibi "Rüyamda Allah yolunda cihada çıkan bir grup gördüm. .. " buyurdu. Üm mü Haram da: "Ey Allah'ın Resulü! Dua etsen de Allah beni de onlardan kılsa" dedi. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu aleyhi ve sellem "Sen öncekilerdensin" buyurdu. Ümmü Haram, Muaviye İbn Ebu Süfyan döneminde deniz yolculuğuna çıktı. Karaya çıktıklarında bineğinden düştü ve bu düşmeden dolayı vefat etti.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّهُ سَمِعَهُ يَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدْخُلُ عَلَى أُمِّ حَرَامٍ بِنْتِ مِلْحَانَ، فَتُطْعِمُهُ، وَكَانَتْ أُمُّ حَرَامٍ تَحْتَ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ، فَدَخَلَ عَلَيْهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَطْعَمَتْهُ وَجَعَلَتْ تَفْلِي رَأْسَهُ، فَنَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ اسْتَيْقَظَ وَهُوَ يَضْحَكُ‏.‏ قَالَتْ فَقُلْتُ وَمَا يُضْحِكُكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ نَاسٌ مِنْ أُمَّتِي عُرِضُوا عَلَىَّ، غُزَاةً فِي سَبِيلِ اللَّهِ، يَرْكَبُونَ ثَبَجَ هَذَا الْبَحْرِ، مُلُوكًا عَلَى الأَسِرَّةِ، أَوْ مِثْلُ الْمُلُوكِ عَلَى الأَسِرَّةِ ‏"‏‏.‏ شَكَّ إِسْحَاقُ‏.‏ قَالَتْ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَنِي مِنْهُمْ‏.‏ فَدَعَا لَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ وَضَعَ رَأْسَهُ، ثُمَّ اسْتَيْقَظَ وَهُوَ يَضْحَكُ فَقُلْتُ وَمَا يُضْحِكُكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ نَاسٌ مِنْ أُمَّتِي عُرِضُوا عَلَىَّ، غُزَاةً فِي سَبِيلِ اللَّهِ ‏"‏‏.‏ كَمَا قَالَ فِي الأَوَّلِ‏.‏ قَالَتْ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ، ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَنِي مِنْهُمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَنْتِ مِنَ الأَوَّلِينَ ‏"‏‏.‏ فَرَكِبَتِ الْبَحْرَ فِي زَمَانِ مُعَاوِيَةَ بْنِ أَبِي سُفْيَانَ، فَصُرِعَتْ عَنْ دَابَّتِهَا حِينَ خَرَجَتْ مِنَ الْبَحْرِ، فَهَلَكَتْ‏.‏

  8. Hadis no. 2789

    Ey Allah'ın Resulü! Hayırdır, neye gülüyorsun?

    Türkçe meal

    Enes İbn Malik r.a.'den nakledilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem Milhan'ın kızı Ümmü Haram'ın yanına girer ve Ümmü Haram ona yemek hazırlardı. Ümmü Haram, Ubade İbnü's-Samit'le evliydi. Bir gün yine Allah Resulü onun yanına girmiş, o da ona yemek hazırlamıştı. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in saçını-başını ayıklıyordu. Derken Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem uyudu. Uyandığında gülüyordu. Ümmü Haram: "Ey Allah'ın Resulü! Hayırdır, neye gülüyorsun?" dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Rüyamda Allah yolunda cihad eden bir grup gösterildi. Şu denizde yolculuk ediyorlar ve tahtlar üzerinde krallar gibi oturuyorlardı" buyurdu. Ümmü Haram "Ey Allah/ın Resulü! Allah'a dua etsen de beni de onlardan kılsa" dedi. Bunun üzerine Resulullah onun için dua etti. Sonra başını tekrar koydu (ve uykuya daldı). Sonra yeniden gülerek kalktı. Ümmü Haram: "Ey Allah'ın Resulü! Yine niye gülüyorsun?" diye sordu. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem de birincideki gibi "Rüyamda Allah yolunda cihada çıkan bir grup gördüm. .. " buyurdu. Üm mü Haram da: "Ey Allah'ın Resulü! Dua etsen de Allah beni de onlardan kılsa" dedi. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu aleyhi ve sellem "Sen öncekilerdensin" buyurdu. Ümmü Haram, Muaviye İbn Ebu Süfyan döneminde deniz yolculuğuna çıktı. Karaya çıktıklarında bineğinden düştü ve bu düşmeden dolayı vefat etti.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّهُ سَمِعَهُ يَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدْخُلُ عَلَى أُمِّ حَرَامٍ بِنْتِ مِلْحَانَ، فَتُطْعِمُهُ، وَكَانَتْ أُمُّ حَرَامٍ تَحْتَ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ، فَدَخَلَ عَلَيْهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَطْعَمَتْهُ وَجَعَلَتْ تَفْلِي رَأْسَهُ، فَنَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ اسْتَيْقَظَ وَهُوَ يَضْحَكُ‏.‏ قَالَتْ فَقُلْتُ وَمَا يُضْحِكُكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ نَاسٌ مِنْ أُمَّتِي عُرِضُوا عَلَىَّ، غُزَاةً فِي سَبِيلِ اللَّهِ، يَرْكَبُونَ ثَبَجَ هَذَا الْبَحْرِ، مُلُوكًا عَلَى الأَسِرَّةِ، أَوْ مِثْلُ الْمُلُوكِ عَلَى الأَسِرَّةِ ‏"‏‏.‏ شَكَّ إِسْحَاقُ‏.‏ قَالَتْ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَنِي مِنْهُمْ‏.‏ فَدَعَا لَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ وَضَعَ رَأْسَهُ، ثُمَّ اسْتَيْقَظَ وَهُوَ يَضْحَكُ فَقُلْتُ وَمَا يُضْحِكُكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ نَاسٌ مِنْ أُمَّتِي عُرِضُوا عَلَىَّ، غُزَاةً فِي سَبِيلِ اللَّهِ ‏"‏‏.‏ كَمَا قَالَ فِي الأَوَّلِ‏.‏ قَالَتْ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ، ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَنِي مِنْهُمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَنْتِ مِنَ الأَوَّلِينَ ‏"‏‏.‏ فَرَكِبَتِ الْبَحْرَ فِي زَمَانِ مُعَاوِيَةَ بْنِ أَبِي سُفْيَانَ، فَصُرِعَتْ عَنْ دَابَّتِهَا حِينَ خَرَجَتْ مِنَ الْبَحْرِ، فَهَلَكَتْ‏.‏

  9. Hadis no. 2790

    Kim Allah'a ve Resulüne iman eder, namaz kılar, Ramazan orucunu tutarsa Allah'ın onu cennetine koyması hak…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.'den nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Kim Allah'a ve Resulüne iman eder, namaz kılar, Ramazan orucunu tutarsa Allah'ın onu cennetine koyması hak olur. İster cihad etsin, ister doğduğu evinde otursun" buyurdu. Sahabe "Ey Allah'ın Resulü! Insanlara bunun müjdesini vermeyelim mi?" dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Cennette Allah'ın cihad edenler için hazırladığı yüz derece vardır. Her iki derece arasında yeryüzüyle gökyüzü arası gibi mesafe vardır. Allah'tan istediğinizde Firdevs'i isteyin. Çünkü Firdevs Cennetin tam ortası ve en yüksek yeridir. -Ravi diyor ki: zannederim şöyle de demişti- Üzerinde de Rahman'ın Arşı vardır. Cennetin nehirleri oradan doğar. "

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ صَالِحٍ، حَدَّثَنَا فُلَيْحٌ، عَنْ هِلاَلِ بْنِ عَلِيٍّ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَنْ آمَنَ بِاللَّهِ وَبِرَسُولِهِ وَأَقَامَ الصَّلاَةَ وَصَامَ رَمَضَانَ، كَانَ حَقًّا عَلَى اللَّهِ أَنْ يُدْخِلَهُ الْجَنَّةَ جَاهَدَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ، أَوْ جَلَسَ فِي أَرْضِهِ الَّتِي وُلِدَ فِيهَا ‏"‏‏.‏ فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ أَفَلاَ نُبَشِّرُ النَّاسَ‏.‏ قَالَ ‏"‏ إِنَّ فِي الْجَنَّةِ مِائَةَ دَرَجَةٍ أَعَدَّهَا اللَّهُ لِلْمُجَاهِدِينَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ، مَا بَيْنَ الدَّرَجَتَيْنِ كَمَا بَيْنَ السَّمَاءِ وَالأَرْضِ، فَإِذَا سَأَلْتُمُ اللَّهَ فَاسْأَلُوهُ الْفِرْدَوْسَ، فَإِنَّهُ أَوْسَطُ الْجَنَّةِ وَأَعْلَى الْجَنَّةِ، أُرَاهُ فَوْقَهُ عَرْشُ الرَّحْمَنِ، وَمِنْهُ تَفَجَّرُ أَنْهَارُ الْجَنَّةِ ‏"‏‏.‏ قَالَ مُحَمَّدُ بْنُ فُلَيْحٍ عَنْ أَبِيهِ ‏"‏ وَفَوْقَهُ عَرْشُ الرَّحْمَنِ ‏"‏‏.‏

  10. Hadis no. 2791

    Bu gece rüyamda iki kişi gördüm. Gelip beni ağacın üzerine çıkardılar ve bir konağa soktular. Ben şimdiye dek…

    Türkçe meal

    Semure r.a.'den nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Bu gece rüyamda iki kişi gördüm. Gelip beni ağacın üzerine çıkardılar ve bir konağa soktular. Ben şimdiye dek öylesine güzel bir konak görmedim. "Bu konak, şehitler konağıdır" dediler

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُوسَى، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، حَدَّثَنَا أَبُو رَجَاءٍ، عَنْ سَمُرَةَ، قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ رَأَيْتُ اللَّيْلَةَ رَجُلَيْنِ أَتَيَانِي فَصَعِدَا بِي الشَّجَرَةَ، فَأَدْخَلاَنِي دَارًا هِيَ أَحْسَنُ وَأَفْضَلُ، لَمْ أَرَ قَطُّ أَحْسَنَ مِنْهَا قَالاَ أَمَّا هَذِهِ الدَّارُ فَدَارُ الشُّهَدَاءِ ‏"‏‏.‏

  11. Hadis no. 2792

    Allah yolunda sabah veya akşam yola çıkmak dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha değerlidir

    Türkçe meal

    Enes İbn Malik r.a.'den nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allah yolunda sabah veya akşam yola çıkmak dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha değerlidir" buyurmuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُعَلَّى بْنُ أَسَدٍ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، حَدَّثَنَا حُمَيْدٌ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لَغَدْوَةٌ فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَوْ رَوْحَةٌ خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا ‏"‏‏.‏

  12. Hadis no. 2793

    Cennette yay'ın iki ucu güneşin üzerine doğup battığı her şeyden daha değerlidir

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.'den nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Cennette yay'ın iki ucu güneşin üzerine doğup battığı her şeyden daha değerlidir"; "Allah yolunda sabah veya akşam yola çıkmak güneşin üzerine doğup battığı her şeyden daha değerlidir."

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُلَيْحٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ هِلاَلِ بْنِ عَلِيٍّ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي عَمْرَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏لَقَابُ قَوْسٍ فِي الْجَنَّةِ خَيْرٌ مِمَّا تَطْلُعُ عَلَيْهِ الشَّمْسُ وَتَغْرُبُ ‏"‏‏.‏ وَقَالَ ‏"‏ لَغَدْوَةٌ أَوْ رَوْحَةٌ فِي سَبِيلِ اللَّهِ خَيْرٌ مِمَّا تَطْلُعُ عَلَيْهِ الشَّمْسُ وَتَغْرُبُ ‏"‏‏.‏

  13. Hadis no. 2794

    Allah yolunda sabah veya akşam yola çıkmak dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha değerlidir

    Türkçe meal

    Sehl İbn Sa'd r.a.'dan nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Allah yolunda sabah veya akşam yola çıkmak dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha değerlidir."

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قَبِيصَةُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الرَّوْحَةُ وَالْغَدْوَةُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَفْضَلُ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا ‏"‏‏.‏

  14. Hadis no. 2795

    Hiçbir kul yoktur ki ölsün de Allah katında kendisi için hazırlanmış şeyi gördükten sonra dünyaya dönmek ve…

    Türkçe meal

    Enes İbn Malik r.a.'den nakledilmiştir: Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Hiçbir kul yoktur ki ölsün de Allah katında kendisi için hazırlanmış şeyi gördükten sonra dünyaya dönmek ve dünyaya ve dünyalığa sahip olmak istesin. Ancak şehit, şehitliğin üstünlüğünü gördüğü için dünyaya dönmek ve bir kez daha öldürülmek ister.''

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ بْنُ عَمْرٍو، حَدَّثَنَا أَبُو إِسْحَاقَ، عَنْ حُمَيْدٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَا مِنْ عَبْدٍ يَمُوتُ لَهُ عِنْدَ اللَّهِ خَيْرٌ، يَسُرُّهُ أَنْ يَرْجِعَ إِلَى الدُّنْيَا، وَأَنَّ لَهُ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا، إِلاَّ الشَّهِيدَ، لِمَا يَرَى مِنْ فَضْلِ الشَّهَادَةِ، فَإِنَّهُ يَسُرُّهُ أَنْ يَرْجِعَ إِلَى الدُّنْيَا فَيُقْتَلَ مَرَّةً أُخْرَى ‏"‏‏.‏

  15. Hadis no. 2796

    Allah yolunda sabah veya akşam yola çıkış dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha değerlidir

    Türkçe meal

    Enes İbn Malik r.a.'ten nakledilmiştir: Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Allah yolunda sabah veya akşam yola çıkış dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha değerlidir. İçinizden birinin yay’ının iki ucu veya sopası, dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha değerlidir. Cennet halkından bir kadın yeryüzüne gözükse yerle gök arasını aydınlatır ve güzel kokusuyla doldurur. Onun başörtüsü dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha değerlidir

    Arapça metin

    وَسَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لَرَوْحَةٌ فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَوْ غَدْوَةٌ خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا، وَلَقَابُ قَوْسِ أَحَدِكُمْ مِنَ الْجَنَّةِ أَوْ مَوْضِعُ قِيدٍ ـ يَعْنِي سَوْطَهُ ـ خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا، وَلَوْ أَنَّ امْرَأَةً مِنْ أَهْلِ الْجَنَّةِ اطَّلَعَتْ إِلَى أَهْلِ الأَرْضِ لأَضَاءَتْ مَا بَيْنَهُمَا وَلَمَلأَتْهُ رِيحًا، وَلَنَصِيفُهَا عَلَى رَأْسِهَا خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا ‏"‏‏.‏

  16. Hadis no. 2797

    Canım elinde olan Allah'a yemin ederim ki mu'minlerden bir grubun beni savaşa gönderip imkansızlık yüzünden…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.'den nakledilmiştir: Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Canım elinde olan Allah'a yemin ederim ki mu'minlerden bir grubun beni savaşa gönderip imkansızlık yüzünden kendileri gidememek ağırlarına gitmese Allah yolundaki hiçbir birlikten geri durmazdım. Canım elinde olan Allah'a yemin ederim ki Allah yolunda öldürülüp tekrar dirilmeyi, sonra öldürülüp tekrar dirilmeyi, sonra öldürülüp tekrar dirilmeyi ne çok istiyorum! (bir bilseniz)

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَوْلاَ أَنَّ رِجَالاً مِنَ الْمُؤْمِنِينَ لاَ تَطِيبُ أَنْفُسُهُمْ أَنْ يَتَخَلَّفُوا عَنِّي، وَلاَ أَجِدُ مَا أَحْمِلُهُمْ عَلَيْهِ، مَا تَخَلَّفْتُ عَنْ سَرِيَّةٍ تَغْزُو فِي سَبِيلِ اللَّهِ، وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَوَدِدْتُ أَنِّي أُقْتَلُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ثُمَّ أُحْيَا، ثُمَّ أُقْتَلُ ثُمَّ أُحْيَا، ثُمَّ أُقْتَلُ ثُمَّ أُحْيَا، ثُمَّ أُقْتَلُ ‏"‏‏.‏

  17. Hadis no. 2798

    Sancağı Zeyd aldı ve şehit edildi. Sonra Cafer aldı. O da şehit edildi. Sonra Abdullah İbn Revaha aldı, o da…

    Türkçe meal

    Enes İbn Malik r.a.'den nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem hutbe okurken şöyle demişti: "Sancağı Zeyd aldı ve şehit edildi. Sonra Cafer aldı. O da şehit edildi. Sonra Abdullah İbn Revaha aldı, o da şehit edildi. Sonra komutan tayin edilmediği halde Halid İbn Velid aldı ve fetih ona nasib oldu." Sonra Hz. Nebi şöyle devam etti: "Onlar bizim yanımızda olsunlar istemezdik" -veya- "Onlar bizim yanımızda olsunlar istemezlerdi." Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunu söylerken gözünden yaş boşanıyordu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يُوسُفُ بْنُ يَعْقُوبَ الصَّفَّارُ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ هِلاَلٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ خَطَبَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ أَخَذَ الرَّايَةَ زَيْدٌ فَأُصِيبَ، ثُمَّ أَخَذَهَا جَعْفَرٌ فَأُصِيبَ، ثُمَّ أَخَذَهَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ رَوَاحَةَ فَأُصِيبَ، ثُمَّ أَخَذَهَا خَالِدُ بْنُ الْوَلِيدِ عَنْ غَيْرِ إِمْرَةٍ فَفُتِحَ لَهُ ـ وَقَالَ ـ مَا يَسُرُّنَا أَنَّهُمْ عِنْدَنَا ‏"‏‏.‏ قَالَ أَيُّوبُ أَوْ قَالَ ‏"‏ مَا يَسُرُّهُمْ أَنَّهُمْ عِنْدَنَا ‏"‏‏.‏ وَعَيْنَاهُ تَذْرِفَانِ‏.‏

  18. Hadis no. 2799

    Ümmetimden bir grubu rüyamda gördüm. Tahtında oturan krallar gibi şu yeşil denizde yolculuk ediyorlardı

    Türkçe meal

    Enes İbn Malik, teyzesi Ümmü Haram binti Milhan'dan nakletmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gün yakınımda uyumuştu. Uyandığında tebessüm ediyordu. "Niye gülüyorsunuz?" diye sordum. "Ümmetimden bir grubu rüyamda gördüm. Tahtında oturan krallar gibi şu yeşil denizde yolculuk ediyorlardı" buyurdu. "Dua etsen de Allah beni de onlardan kılsa" dedim. O da dua buyurdu. Sonra tekrar uyudu ve yine aynı şekilde uyanıp aynı şeyi söyledi. Ümmü Haram da "Allah'a dua etsen de beni de onlardan kılsa" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Sen öncekilerdensin" buyurdu. Ümmü Haram, kocası Ubade İbnü's-Samit'le birlikte Muaviye'nin gönderdiği orduda Müslümanların ilk deniz yolculuğuna katıldı. Savaş bitip geri dönecekleri sırada Şam'da konakladılar. Ümmü Haram'ın binmesi için bir hayvan getirildi. Hayvan onu düşürdü ve öldü

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، قَالَ حَدَّثَنِي اللَّيْثُ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ خَالَتِهِ أُمِّ حَرَامٍ بِنْتِ مِلْحَانَ، قَالَتْ نَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَوْمًا قَرِيبًا مِنِّي، ثُمَّ اسْتَيْقَظَ يَتَبَسَّمُ‏.‏ فَقُلْتُ مَا أَضْحَكَكَ قَالَ ‏"‏ أُنَاسٌ مِنْ أُمَّتِي عُرِضُوا عَلَىَّ يَرْكَبُونَ هَذَا الْبَحْرَ الأَخْضَرَ، كَالْمُلُوكِ عَلَى الأَسِرَّةِ ‏"‏‏.‏ قَالَتْ فَادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَنِي مِنْهُمْ‏.‏ فَدَعَا لَهَا، ثُمَّ نَامَ الثَّانِيَةَ، فَفَعَلَ مِثْلَهَا، فَقَالَتْ مِثْلَ قَوْلِهَا، فَأَجَابَهَا مِثْلَهَا‏.‏ فَقَالَتِ ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَنِي مِنْهُمْ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ أَنْتِ مِنَ الأَوَّلِينَ ‏"‏‏.‏ فَخَرَجَتْ مَعَ زَوْجِهَا عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ غَازِيًا أَوَّلَ مَا رَكِبَ الْمُسْلِمُونَ الْبَحْرَ مَعَ مُعَاوِيَةَ، فَلَمَّا انْصَرَفُوا مِنْ غَزْوِهِمْ قَافِلِينَ فَنَزَلُوا الشَّأْمَ، فَقُرِّبَتْ إِلَيْهَا دَابَّةٌ لِتَرْكَبَهَا فَصَرَعَتْهَا فَمَاتَتْ‏.‏

  19. Hadis no. 2800

    Ümmetimden bir grubu rüyamda gördüm. Tahtında oturan krallar gibi şu yeşil denizde yolculuk ediyorlardı

    Türkçe meal

    Enes İbn Malik, teyzesi Ümmü Haram binti Milhan'dan nakletmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gün yakınımda uyumuştu. Uyandığında tebessüm ediyordu. "Niye gülüyorsunuz?" diye sordum. "Ümmetimden bir grubu rüyamda gördüm. Tahtında oturan krallar gibi şu yeşil denizde yolculuk ediyorlardı" buyurdu. "Dua etsen de Allah beni de onlardan kılsa" dedim. O da dua buyurdu. Sonra tekrar uyudu ve yine aynı şekilde uyanıp aynı şeyi söyledi. Ümmü Haram da "Allah'a dua etsen de beni de onlardan kılsa" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Sen öncekilerdensin" buyurdu. Ümmü Haram, kocası Ubade İbnü's-Samit'le birlikte Muaviye'nin gönderdiği orduda Müslümanların ilk deniz yolculuğuna katıldı. Savaş bitip geri dönecekleri sırada Şam'da konakladılar. Ümmü Haram'ın binmesi için bir hayvan getirildi. Hayvan onu düşürdü ve öldü

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، قَالَ حَدَّثَنِي اللَّيْثُ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ خَالَتِهِ أُمِّ حَرَامٍ بِنْتِ مِلْحَانَ، قَالَتْ نَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَوْمًا قَرِيبًا مِنِّي، ثُمَّ اسْتَيْقَظَ يَتَبَسَّمُ‏.‏ فَقُلْتُ مَا أَضْحَكَكَ قَالَ ‏"‏ أُنَاسٌ مِنْ أُمَّتِي عُرِضُوا عَلَىَّ يَرْكَبُونَ هَذَا الْبَحْرَ الأَخْضَرَ، كَالْمُلُوكِ عَلَى الأَسِرَّةِ ‏"‏‏.‏ قَالَتْ فَادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَنِي مِنْهُمْ‏.‏ فَدَعَا لَهَا، ثُمَّ نَامَ الثَّانِيَةَ، فَفَعَلَ مِثْلَهَا، فَقَالَتْ مِثْلَ قَوْلِهَا، فَأَجَابَهَا مِثْلَهَا‏.‏ فَقَالَتِ ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَنِي مِنْهُمْ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ أَنْتِ مِنَ الأَوَّلِينَ ‏"‏‏.‏ فَخَرَجَتْ مَعَ زَوْجِهَا عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ غَازِيًا أَوَّلَ مَا رَكِبَ الْمُسْلِمُونَ الْبَحْرَ مَعَ مُعَاوِيَةَ، فَلَمَّا انْصَرَفُوا مِنْ غَزْوِهِمْ قَافِلِينَ فَنَزَلُوا الشَّأْمَ، فَقُرِّبَتْ إِلَيْهَا دَابَّةٌ لِتَرْكَبَهَا فَصَرَعَتْهَا فَمَاتَتْ‏.‏

  20. Hadis no. 2801

    Ben sizin önünüzden gideyim. Bana güvence verirlerse Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in mesajını…

    Türkçe meal

    Enes r.a.'den nakledilmiştir: Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem Süleymoğullarından birkaç kişiyi yetmiş kişilik bir grupla Amiroğullarına göndermişti. Amiroğullarına yaklaştıklarında dayım onlara: "Ben sizin önünüzden gideyim. Bana güvence verirlerse Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in mesajını onlara bildireyim. Aksi takdirde bana yakın olursunuz" dedi. Onların önünden gitti ve ona güvence verdiler. Onlara Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'in mesajını anlatırken içlerinden birine işaret ettiler ve o, mızrağını vurup onu öldürdü. Dayım: "Allah-u ekber. Kabe'nin Rabbine andolsun ki kurtuldum" dedi. Sonra onunla birlikte diğer sahabılerin üzerine yürüyüp onları da öldürdüler. İçlerinden yalnızca dağa çıkan topal biri kurtuldu. -Hemmam diyor ki- "Sanırım onunla beraber bir kişi daha kurtulmuştu." Cebrail A.S. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek onların Rablerine kavuştuklarını ve Rablerinin onlardan razı olup onları da kendinden razı kıldığını haber verdi. Biz Kuran-ı Kerim'de "Kavmimize "Biz Rabbimize kavuştuk. Bizden razı oldu, bizi de razı kıldı" diye bildirdiler" diye bir ayet okurduk. Sonra neshedildi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara tam kırk gün sabah namazında beddua etti. Bunlar Allah'a ve Resulü'ne isyan eden Ri'l, Zekvan, Lihyan oğulları ve Usayye oğullarıydı.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ الْحَوْضِيُّ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، عَنْ إِسْحَاقَ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ بَعَثَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَقْوَامًا مِنْ بَنِي سُلَيْمٍ إِلَى بَنِي عَامِرٍ فِي سَبْعِينَ، فَلَمَّا قَدِمُوا، قَالَ لَهُمْ خَالِي أَتَقَدَّمُكُمْ، فَإِنْ أَمَّنُونِي حَتَّى أُبَلِّغَهُمْ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَإِلاَّ كُنْتُمْ مِنِّي قَرِيبًا‏.‏ فَتَقَدَّمَ، فَأَمَّنُوهُ، فَبَيْنَمَا يُحَدِّثُهُمْ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِذْ أَوْمَئُوا إِلَى رَجُلٍ مِنْهُمْ، فَطَعَنَهُ فَأَنْفَذَهُ فَقَالَ اللَّهُ أَكْبَرُ، فُزْتُ وَرَبِّ الْكَعْبَةِ‏.‏ ثُمَّ مَالُوا عَلَى بَقِيَّةِ أَصْحَابِهِ فَقَتَلُوهُمْ، إِلاَّ رَجُلاً أَعْرَجَ صَعِدَ الْجَبَلَ‏.‏ قَالَ هَمَّامٌ فَأُرَاهُ آخَرَ مَعَهُ، فَأَخْبَرَ جِبْرِيلُ ـ عَلَيْهِ السَّلاَمُ ـ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُمْ قَدْ لَقُوا رَبَّهُمْ، فَرَضِيَ عَنْهُمْ وَأَرْضَاهُمْ، فَكُنَّا نَقْرَأُ أَنْ بَلِّغُوا قَوْمَنَا أَنْ قَدْ لَقِينَا رَبَّنَا فَرَضِيَ عَنَّا وَأَرْضَانَا‏.‏ ثُمَّ نُسِخَ بَعْدُ، فَدَعَا عَلَيْهِمْ أَرْبَعِينَ صَبَاحًا، عَلَى رِعْلٍ وَذَكْوَانَ وَبَنِي لِحْيَانَ وَبَنِي عُصَيَّةَ الَّذِينَ عَصَوُا اللَّهَ وَرَسُولَهُ صلى الله عليه وسلم‏.‏