İçeriğe geç

Sahih-i BuhariBölüm 11

Cuma Namazı Kitabı

66 hadis · Kitâbu'l-Cumua (876-941)

Sayfa 2 / 4Yazı boyutu
  1. Hadis no. 896

    Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Bizler en son gelenleriz, fakat kıyamet gününde herkesin önünde…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (radiyallahu anh)'den nakledilmiştir: Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Bizler en son gelenleriz, fakat kıyamet gününde herkesin önünde bulunan ilkler olacağız. Hem de bizim dışımızdaki ümmetlere bizden daha Önce kitap verilmiş, bize ise onlardan sonra. Haddizatında şu içinde bulunduğumuz Cuma günü konusunda onlar görüş ayrılığına düştüler; Allah da bu günü bize lütfetti. Yahudilerin (kutsal günü olan Cumartesi) yarındır, Hıristiyanların (kutsal günü olan Pazar İse) yarından sonraki gündür" buyurdu ve sustu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ نَحْنُ الآخِرُونَ السَّابِقُونَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ، أُوتُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِنَا، وَأُوتِينَاهُ مِنْ بَعْدِهِمْ، فَهَذَا الْيَوْمُ الَّذِي اخْتَلَفُوا فِيهِ فَهَدَانَا اللَّهُ، فَغَدًا لِلْيَهُودِ وَبَعْدَ غَدٍ لِلنَّصَارَى ‏"‏‏.‏ فَسَكَتَ‏.‏ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ حَقٌّ عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ أَنْ يَغْتَسِلَ فِي كُلِّ سَبْعَةِ أَيَّامٍ يَوْمًا يَغْسِلُ فِيهِ رَأْسَهُ وَجَسَدَهُ ‏"‏‏.‏ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ حَقٌّ عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ أَنْ يَغْتَسِلَ فِي كُلِّ سَبْعَةِ أَيَّامٍ يَوْمًا يَغْسِلُ فِيهِ رَأْسَهُ وَجَسَدَهُ ‏"‏‏.‏

  2. Hadis no. 897

    Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Bizler en son gelenleriz, fakat kıyamet gününde herkesin önünde…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (radiyallahu anh)'den nakledilmiştir: Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Bizler en son gelenleriz, fakat kıyamet gününde herkesin önünde bulunan ilkler olacağız. Hem de bizim dışımızdaki ümmetlere bizden daha Önce kitap verilmiş, bize ise onlardan sonra. Haddizatında şu içinde bulunduğumuz Cuma günü konusunda onlar görüş ayrılığına düştüler; Allah da bu günü bize lütfetti. Yahudilerin (kutsal günü olan Cumartesi) yarındır, Hıristiyanların (kutsal günü olan Pazar İse) yarından sonraki gündür" buyurdu ve sustu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ نَحْنُ الآخِرُونَ السَّابِقُونَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ، أُوتُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِنَا، وَأُوتِينَاهُ مِنْ بَعْدِهِمْ، فَهَذَا الْيَوْمُ الَّذِي اخْتَلَفُوا فِيهِ فَهَدَانَا اللَّهُ، فَغَدًا لِلْيَهُودِ وَبَعْدَ غَدٍ لِلنَّصَارَى ‏"‏‏.‏ فَسَكَتَ‏.‏ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ حَقٌّ عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ أَنْ يَغْتَسِلَ فِي كُلِّ سَبْعَةِ أَيَّامٍ يَوْمًا يَغْسِلُ فِيهِ رَأْسَهُ وَجَسَدَهُ ‏"‏‏.‏ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ حَقٌّ عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ أَنْ يَغْتَسِلَ فِي كُلِّ سَبْعَةِ أَيَّامٍ يَوْمًا يَغْسِلُ فِيهِ رَأْسَهُ وَجَسَدَهُ ‏"‏‏.‏

  3. Hadis no. 898

    Her Müslümanın her haftada bir gün boy abdesti alması gereklidir; o gün başını ve vücudunu iyice yıkar…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a.) (yukarıdaki hadisi’e ek olarak) Sonra da şöyle dedi: "Her Müslümanın her haftada bir gün boy abdesti alması gereklidir; o gün başını ve vücudunu iyice yıkar.

    Tekrarı: 898. vs 3487 [-898-] Ebu Hureyre'den nakledilmiştir: Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Her müslümanm her haftada bir gün boy abdesti alması Allah'ın onlar üzerindeki bir hakkıdır

    Arapça metin

    رَوَاهُ أَبَانُ بْنُ صَالِحٍ عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لِلَّهِ تَعَالَى عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ حَقٌّ أَنْ يَغْتَسِلَ فِي كُلِّ سَبْعَةِ أَيَّامٍ يَوْمًا ‏"‏‏.‏

  4. Hadis no. 899

    Kadınların geceleri mescidlere gelmelerine müsaade ediniz

    Türkçe meal

    Abdullah Ibn Ömer (r.a.) Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Kadınların geceleri mescidlere gelmelerine müsaade ediniz

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا شَبَابَةُ، حَدَّثَنَا وَرْقَاءُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ ائْذَنُوا لِلنِّسَاءِ بِاللَّيْلِ إِلَى الْمَسَاجِدِ ‏"‏‏.‏

  5. Hadis no. 900

    Ömer niçin benim mescide gelmeme engel olmuyor?

    Türkçe meal

    İbni Ömer (r.a.) şöyle demiştir: Ömer (r.a.)'in eşi sabah ve yatsı namazlarını cemaatle kılmak üzere mescide gelirdi. Birisi kendisine: Ömer'in hoşuna gitmediği ve kıskanç bir erkek olduğunu bildiğin halde niçin mescide gelmek üzere dışarı çıkıyorsun? diye sorduğunda ona şöyle mukabelede bulundu: "Ömer niçin benim mescide gelmeme engel olmuyor?" Cevap bekleyen bu soruya bizzat o adam'ın kendisi şu cevab'ı verdi: "Onu engelleyen Resûl-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şu sözüdür: Allah'ın cariyelerinin (kadın kullarının) mescitlere gelmelerine engel olmayın

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يُوسُفُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَتِ امْرَأَةٌ لِعُمَرَ تَشْهَدُ صَلاَةَ الصُّبْحِ وَالْعِشَاءِ فِي الْجَمَاعَةِ فِي الْمَسْجِدِ، فَقِيلَ لَهَا لِمَ تَخْرُجِينَ وَقَدْ تَعْلَمِينَ أَنَّ عُمَرَ يَكْرَهُ ذَلِكَ وَيَغَارُ قَالَتْ وَمَا يَمْنَعُهُ أَنْ يَنْهَانِي قَالَ يَمْنَعُهُ قَوْلُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تَمْنَعُوا إِمَاءَ اللَّهِ مَسَاجِدَ اللَّهِ ‏"‏‏.‏

  6. Hadis no. 901

    Galiba bu söylediklerimi beğenmediniz. Fakat bunun aynısını - Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i…

    Türkçe meal

    Çok yağmurlu bir günde İbn Abbâs müezzinine şu talimatı verdi: Sen (Eşhedu enne Muhammeden Resulullah) dedikten sonra (Hayya ale's-selah) deme. Bunun yerine (Namazlarınızı evlerinizde kılın) de. Cemaatten bir kısmı bu durumu garipseyip birbirine bakışınca İbn Abâs şöyle dedi; "Galiba bu söylediklerimi beğenmediniz. Fakat bunun aynısını - Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i kasdederek- benden daha hayırlı olan bir zat yapmıştı. Şüphesiz Cuma namazının kılınması kesin bir emirdir (azimet). Fakat ben sizi sıkıntıya sokmak istemedim. Eğer namaza gelmenizi emredecek olsaydım bu çamurların içinde bata çıka yürümek zorunda kalacaktınız

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَبْدُ الْحَمِيدِ، صَاحِبُ الزِّيَادِيِّ قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْحَارِثِ ابْنُ عَمِّ، مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ لِمُؤَذِّنِهِ فِي يَوْمٍ مَطِيرٍ إِذَا قُلْتَ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ‏.‏ فَلاَ تَقُلْ حَىَّ عَلَى الصَّلاَةِ‏.‏ قُلْ صَلُّوا فِي بُيُوتِكُمْ‏.‏ فَكَأَنَّ النَّاسَ اسْتَنْكَرُوا، قَالَ فَعَلَهُ مَنْ هُوَ خَيْرٌ مِنِّي، إِنَّ الْجُمُعَةَ عَزْمَةٌ، وَإِنِّي كَرِهْتُ أَنْ أُخْرِجَكُمْ، فَتَمْشُونَ فِي الطِّينِ وَالدَّحْضِ‏.‏

  7. Hadis no. 902

    Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında insanlar gerek evlerinden gerekse Medine'ye dört mil…

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan nakledilmiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında insanlar gerek evlerinden gerekse Medine'ye dört mil mesafedeki veya daha uzak bölgelerdeki yerleşim birimlerinden (avali) nöbet usulüyle Cum'a namazına gelirlerdi. Bunlar namaza üstleri başları toz içinde gelirlerdi. Terledikleri için toz toprak vücutlarına iyice yapışırdı ve bedenlerinden ter kokusu yayılırdı. Bir defasında bunlardan birisi Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına geldi. Ben de orada bulunuyordum. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şahsa şöyle buyurdu: "Bari bu gün için iyice temizlenseniz, ne kadar iyi olur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي جَعْفَرٍ، أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ جَعْفَرِ بْنِ الزُّبَيْرِ، حَدَّثَهُ عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ كَانَ النَّاسُ يَنْتَابُونَ يَوْمَ الْجُمُعَةِ مِنْ مَنَازِلِهِمْ وَالْعَوَالِي، فَيَأْتُونَ فِي الْغُبَارِ، يُصِيبُهُمُ الْغُبَارُ وَالْعَرَقُ، فَيَخْرُجُ مِنْهُمُ الْعَرَقُ، فَأَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِنْسَانٌ مِنْهُمْ وَهْوَ عِنْدِي، فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لَوْ أَنَّكُمْ تَطَهَّرْتُمْ لِيَوْمِكُمْ هَذَا ‏"‏‏.‏

  8. Hadis no. 903

    Asr-ı saadette insanlar kendi işlerini kendileri görürdü. Cum'a namazına da (üstlerini başlarını…

    Türkçe meal

    Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle demiştir: "Asr-ı saadette insanlar kendi işlerini kendileri görürdü. Cum'a namazına da (üstlerini başlarını değiştirmeden) işlerini bırakıp aynı halde gelirlerdi Bu yüzden kendilerine: "Keşke boy abdesti alsanız, yıkansanız" denildi.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، قَالَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، قَالَ أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، أَنَّهُ سَأَلَ عَمْرَةَ عَنِ الْغُسْلِ، يَوْمَ الْجُمُعَةِ فَقَالَتْ قَالَتْ عَائِشَةُ ـ رضى الله عنها ـ كَانَ النَّاسُ مَهَنَةَ أَنْفُسِهِمْ، وَكَانُوا إِذَا رَاحُوا إِلَى الْجُمُعَةِ رَاحُوا فِي هَيْئَتِهِمْ فَقِيلَ لَهُمْ لَوِ اغْتَسَلْتُمْ‏.‏

  9. Hadis no. 904

    Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Cum'a namazını güneş tepe noktasını geçip batıya doğru kayınca kıldırırdı

    Türkçe meal

    Enes İbn Mâlik (r.a.)'den nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Cum'a namazını güneş tepe noktasını geçip batıya doğru kayınca kıldırırdı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا سُرَيْجُ بْنُ النُّعْمَانِ، قَالَ حَدَّثَنَا فُلَيْحُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عُثْمَانَ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، رضى الله عنه أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُصَلِّي الْجُمُعَةَ حِينَ تَمِيلُ الشَّمْسُ‏.‏

  10. Hadis no. 905

    Biz Cum'a namazını biraz erken kılar ve daha sonra kaylule (öğleden sonraki gündüz) uykusuna yatardık

    Türkçe meal

    Enes İbn Mâlik (r.a.) şöyle demiştir: "Biz Cum'a namazını biraz erken kılar ve daha sonra kaylule (öğleden sonraki gündüz) uykusuna yatardık.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، قَالَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، قَالَ أَخْبَرَنَا حُمَيْدٌ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ كُنَّا نُبَكِّرُ بِالْجُمُعَةِ، وَنَقِيلُ بَعْدَ الْجُمُعَةِ‏.‏

  11. Hadis no. 906

    Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hava çok soğuk olursa namaz'ı vakit girer girmez kılardı. Havanın…

    Türkçe meal

    Enes İbn Mâlik (r.a.), Cum'a namazını kasdederek şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hava çok soğuk olursa namaz'ı vakit girer girmez kılardı. Havanın aşırı sıcak olması durumunda ise namazı kılmak için hararetin geçip serinliğin düşmesini beklerdi." Yunus İbn Bükeyr dedi: Ebu Halde bize bu rivayeti mutlak olarak nakledip Cum'a namazı kaydını zikretmedi: Bişr İbn Sabit dedi: Ebu Halde bize anlattı: "Bir defasında Cum'a İmamı bize namazı kıldırmış ve sonra Enes İbn Mâlik (r.a.)'e, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in öğle namazını nasıl kıldırdığını sormuştu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ الْمُقَدَّمِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا حَرَمِيُّ بْنُ عُمَارَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو خَلْدَةَ ـ هُوَ خَالِدُ بْنُ دِينَارٍ ـ قَالَ سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا اشْتَدَّ الْبَرْدُ بَكَّرَ بِالصَّلاَةِ، وَإِذَا اشْتَدَّ الْحَرُّ أَبْرَدَ بِالصَّلاَةِ، يَعْنِي الْجُمُعَةَ‏.‏ قَالَ يُونُسُ بْنُ بُكَيْرٍ أَخْبَرَنَا أَبُو خَلْدَةَ فَقَالَ بِالصَّلاَةِ، وَلَمْ يَذْكُرِ الْجُمُعَةَ‏.‏ وَقَالَ بِشْرُ بْنُ ثَابِتٍ حَدَّثَنَا أَبُو خَلْدَةَ قَالَ صَلَّى بِنَا أَمِيرٌ الْجُمُعَةَ ثُمَّ قَالَ لأَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ كَيْفَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي الظُّهْرَ

  12. Hadis no. 907

    Bir defasında ben Cum'a namazına giderken Ebu Abs arkamdan yetişti ve şunları söyledi: Ben Resulullah…

    Türkçe meal

    Ubâde İbn Rufâa'dan nakledilmiştir: "Bir defasında ben Cum'a namazına giderken Ebu Abs arkamdan yetişti ve şunları söyledi: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in: "Kimin ayakları Allah yolunda tozlanırsa Allah (c.c.) o kişiyi cehenneme haram kılar. buyurduğunu işittim.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ أَبِي مَرْيَمَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبَايَةُ بْنُ رِفَاعَةَ، قَالَ أَدْرَكَنِي أَبُو عَبْسٍ وَأَنَا أَذْهَبُ، إِلَى الْجُمُعَةِ فَقَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَنِ اغْبَرَّتْ قَدَمَاهُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ حَرَّمَهُ اللَّهُ عَلَى النَّارِ ‏"‏‏.‏

  13. Hadis no. 908

    Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu işittim

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a.)'den nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu işittim: "Namaz için kamet getirildiğinde namaz'a aceleyle koşarak gelmeyin. Tam bir vakar ve sükunet içinde yürüyerek gelin; yetişebildiğiniz kadarını kılın, yetişemediğiniz kısmı ise daha sonra tamamlayın

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا آدَمُ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي ذِئْبٍ، قَالَ الزُّهْرِيُّ عَنْ سَعِيدٍ، وَأَبِي، سَلَمَةَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم‏.‏ وَحَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، قَالَ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِذَا أُقِيمَتِ الصَّلاَةُ فَلاَ تَأْتُوهَا تَسْعَوْنَ، وَأْتُوهَا تَمْشُونَ عَلَيْكُمُ السَّكِينَةُ، فَمَا أَدْرَكْتُمْ فَصَلُّوا، وَمَا فَاتَكُمْ فَأَتِمُّوا ‏"‏‏.‏

  14. Hadis no. 909

    Beni görünceye kadar ayağa kalkmayın ve üzerinizde tam bir vakar ve sükunet olsun

    Türkçe meal

    Ebu Katâde (r.a.), Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Beni görünceye kadar ayağa kalkmayın ve üzerinizde tam bir vakar ve sükunet olsun

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو قُتَيْبَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي قَتَادَةَ ـ لاَ أَعْلَمُهُ إِلاَّ عَنْ أَبِيهِ ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَقُومُوا حَتَّى تَرَوْنِي، وَعَلَيْكُمُ السَّكِينَةُ ‏"‏‏.‏

  15. Hadis no. 910

    Cum'a günü boy abdesti alıp mümkün olduğu kadar vücudunu iyice temizlemeye çalışan, ardından saçlarını…

    Türkçe meal

    Selmân-ı Fârisî (r.a.) Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Cum'a günü boy abdesti alıp mümkün olduğu kadar vücudunu iyice temizlemeye çalışan, ardından saçlarını yağlayan veya evinde bulunan güzel kokudan vücuduna süren ve daha sonra mescide gelerek saf olan cemaat'ten iki kişinin arasına girmeden kendisine takdir edilen namazı kılan ve imam'ın okuduğu hutbeyi hiç sesini çıkarmadan can kulağı ile dinleyen herkesin bu Cuma ile diğer Cuma arasındaki günahları bağışlanır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، قَالَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، قَالَ أَخْبَرَنَا ابْنُ أَبِي ذِئْبٍ، عَنْ سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ وَدِيعَةَ، عَنْ سَلْمَانَ الْفَارِسِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنِ اغْتَسَلَ يَوْمَ الْجُمُعَةِ، وَتَطَهَّرَ بِمَا اسْتَطَاعَ مِنْ طُهْرٍ، ثُمَّ ادَّهَنَ أَوْ مَسَّ مِنْ طِيبٍ، ثُمَّ رَاحَ فَلَمْ يُفَرِّقْ بَيْنَ اثْنَيْنِ، فَصَلَّى مَا كُتِبَ لَهُ، ثُمَّ إِذَا خَرَجَ الإِمَامُ أَنْصَتَ، غُفِرَ لَهُ مَا بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْجُمُعَةِ الأُخْرَى ‏"‏‏.‏

  16. Hadis no. 911

    Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir kimsenin kardeşini kaldırarak onun yerine oturmasını yasaklamıştır

    Türkçe meal

    İbn Ömer (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir kimsenin kardeşini kaldırarak onun yerine oturmasını yasaklamıştır." Bu rivayeti nakledenlerden İbn Cüreyc, İbn Ömer'den nakilde bulunan Nâfi'e: "Cuma namazında mı?" diye sorunca ondan: "Hem Cuma namazında hem de diğer namazlarda’’ cevabını almıştır.

    Tekrarı: 6269. Diğer tahric: Tirmizi, edeb; Müslim: selam. ve 6270.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، قَالَ أَخْبَرَنَا مَخْلَدُ بْنُ يَزِيدَ، قَالَ أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، قَالَ سَمِعْتُ نَافِعًا، يَقُولُ سَمِعْتُ ابْنَ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ يَقُولُ نَهَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُقِيمَ الرَّجُلُ أَخَاهُ مِنْ مَقْعَدِهِ وَيَجْلِسَ فِيهِ‏.‏ قُلْتُ لِنَافِعٍ الْجُمُعَةَ قَالَ الْجُمُعَةَ وَغَيْرَهَا‏.‏

  17. Hadis no. 912

    Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ebu Bekir ve Ömer (r.a.) dönemlerinde Cum'a ezanı imam minbere çıkıp…

    Türkçe meal

    Saib İbn Yezîd (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ebu Bekir ve Ömer (r.a.) dönemlerinde Cum'a ezanı imam minbere çıkıp oturduğunda okunurdu. Fakat Osman (r.a.) halife olduğunda Medine'de İnsanlar çoğalıp nüfus arttığı için Zevrâ denen yerde üçüncü ezanın ek olarak okunmasını kararlaştırdı.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا آدَمُ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي ذِئْبٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنِ السَّائِبِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ كَانَ النِّدَاءُ يَوْمَ الْجُمُعَةِ أَوَّلُهُ إِذَا جَلَسَ الإِمَامُ عَلَى الْمِنْبَرِ عَلَى عَهْدِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَأَبِي بَكْرٍ وَعُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ فَلَمَّا كَانَ عُثْمَانُ ـ رضى الله عنه ـ وَكَثُرَ النَّاسُ زَادَ النِّدَاءَ الثَّالِثَ عَلَى الزَّوْرَاءِ‏.‏

  18. Hadis no. 913

    Cum'a günü ek olarak üçüncü, ezan okunması uygulamasını başlatan Osman'dır

    Türkçe meal

    Saib Ibn Yezîd'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Cum'a günü ek olarak üçüncü, ezan okunması uygulamasını başlatan Osman'dır. O dönemde Medine'de nüfus arttığı için Osman (Radiyallahu Anh) böyle bir uygulamayı başlatmak zorunda kalmıştı. Daha önceleri Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sadece bir müezzini vardı ve Cuma ezanı imam minbere çıkıp oturunca okunurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي سَلَمَةَ الْمَاجِشُونُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنِ السَّائِبِ بْنِ يَزِيدَ، أَنَّ الَّذِي، زَادَ التَّأْذِينَ الثَّالِثَ يَوْمَ الْجُمُعَةِ عُثْمَانُ بْنُ عَفَّانَ ـ رضى الله عنه ـ حِينَ كَثُرَ أَهْلُ الْمَدِينَةِ، وَلَمْ يَكُنْ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مُؤَذِّنٌ غَيْرَ وَاحِدٍ، وَكَانَ التَّأْذِينُ يَوْمَ الْجُمُعَةِ حِينَ يَجْلِسُ الإِمَامُ، يَعْنِي عَلَى الْمِنْبَرِ‏.‏

  19. Hadis no. 914

    Muâviye İbn Ebu Süfyân (r.a.)'ın minberde iken okunan ezana mukabelede bulunduğunu işittim. Müezzin, Allahu…

    Türkçe meal

    Ebu Ümâme İbn Sehl İbn Hanîfin şöyle dediği nakledilmiştir: "Muâviye İbn Ebu Süfyân (r.a.)'ın minberde iken okunan ezana mukabelede bulunduğunu işittim. Müezzin, Allahu Ekber, Allahu Ekber dediğinde Muâviye de, Allahu Ekber Allahu Ekber diyordu. Müezzin, Eşhedu en la ilahe İllallah, dediğinde Muâviye, ben de, diyordu. Müezzin, Eşhedu enne Muhammeden Resulullah, dediğinde Muâviye aynı şekilde, ben de, diye mukabele ediyordu. Müezzin ezanı bitirince Muâviye cemaat'e şöyle hitap etmişti: "Ey insanlar, ben Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in işte bu minberde iken ezan okunduğunda şu anda benden işitmiş olduğunuz ifadeleri aynen tekrar ettiğini kesinlikle duydum

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا ابْنُ مُقَاتِلٍ، قَالَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، قَالَ أَخْبَرَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ عُثْمَانَ بْنِ سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ بْنِ سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ، قَالَ سَمِعْتُ مُعَاوِيَةَ بْنَ أَبِي سُفْيَانَ،، وَهُوَ جَالِسٌ عَلَى الْمِنْبَرِ، أَذَّنَ الْمُؤَذِّنُ قَالَ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ‏.‏ قَالَ مُعَاوِيَةُ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ‏.‏ قَالَ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ‏.‏ فَقَالَ مُعَاوِيَةُ وَأَنَا‏.‏ فَقَالَ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ‏.‏ فَقَالَ مُعَاوِيَةُ وَأَنَا‏.‏ فَلَمَّا أَنْ قَضَى التَّأْذِينَ قَالَ يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى هَذَا الْمَجْلِسِ حِينَ أَذَّنَ الْمُؤَذِّنُ يَقُولُ مَا سَمِعْتُمْ مِنِّي مِنْ مَقَالَتِي‏.‏

  20. Hadis no. 915

    Medine'de mescide gelenlerin sayısı artınca Cum'a günü ikinci ezan okunması talimatını Osman vermişti

    Türkçe meal

    İbn Şihâb, Saib İbn Yezîd'in kendisine şu bilgiyi haber verdiğini nakletmiştir: "Medine'de mescide gelenlerin sayısı artınca Cum'a günü ikinci ezan okunması talimatını Osman vermişti. Halbuki daha önce Cum'a ezanı imam minbere çıkıp oturunca okunurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ بُكَيْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ السَّائِبَ بْنَ يَزِيدَ، أَخْبَرَهُ أَنَّ التَّأْذِينَ الثَّانِيَ يَوْمَ الْجُمُعَةِ أَمَرَ بِهِ عُثْمَانُ حِينَ كَثُرَ أَهْلُ الْمَسْجِدِ، وَكَانَ التَّأْذِينُ يَوْمَ الْجُمُعَةِ حِينَ يَجْلِسُ الإِمَامُ‏.‏