İçeriğe geç

Sahih-i BuhariBölüm 46

Haksızlıklar Kitabı

43 hadis · Kitâbu'l-Mezâlim ve'l-Gasb (2440-2482)

Sayfa 1 / 3Yazı boyutu
  1. Hadis no. 2440

    İnananlar cehennemden kurtulunca cennetle cehennem arasındaki bir köprüde bekletilirler ve dünyada iken…

    Türkçe meal

    Ebu Said el-Hudri r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "İnananlar cehennemden kurtulunca cennetle cehennem arasındaki bir köprüde bekletilirler ve dünyada iken birbirine yapmış oldukları haksızlıkları ödeşirler. İyice temizlenip birbirinin hakkından arındırılınca cennete girmelerine izin verilir. Muhammed'in canı elinde olan Allah'a yemin ederim ki sizin cennette kalacağınız yer dünyadaki konumunuzun en iyi göstergesidir. "

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَبِي الْمُتَوَكِّلِ النَّاجِيِّ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ ـ رضى الله عنه ـ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا خَلَصَ الْمُؤْمِنُونَ مِنَ النَّارِ حُبِسُوا بِقَنْطَرَةٍ بَيْنَ الْجَنَّةِ وَالنَّارِ، فَيَتَقَاصُّونَ مَظَالِمَ كَانَتْ بَيْنَهُمْ فِي الدُّنْيَا، حَتَّى إِذَا نُقُّوا وَهُذِّبُوا أُذِنَ لَهُمْ بِدُخُولِ الْجَنَّةِ، فَوَالَّذِي نَفْسُ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم بِيَدِهِ لأَحَدُهُمْ بِمَسْكَنِهِ فِي الْجَنَّةِ أَدَلُّ بِمَنْزِلِهِ كَانَ فِي الدُّنْيَا ‏"‏‏.‏ وَقَالَ يُونُسُ بْنُ مُحَمَّدٍ حَدَّثَنَا شَيْبَانُ عَنْ قَتَادَةَ حَدَّثَنَا أَبُو الْمُتَوَكِّلِ‏.‏

  2. Hadis no. 2441

    Allah Resulü hiç ikiniz arasında bir şey söyledi mi? (sana hiç sır verdi mi?)

    Türkçe meal

    Safvan İbn Muhriz el-Mazını'den nakledilmiştir: Abdullah İbn Ömer r.a.'in elinden tutmuş, birlikte yürüyordum. Karşımıza biri çıktı ve ''Allah Resulü hiç ikiniz arasında bir şey söyledi mi? (sana hiç sır verdi mi?)’’ diye sordu. İbn Ömer: ''Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken işittim: ''Allah, mu'min kulunu kendine yaklaştırır, onu koruması altına alıp örter ve ''Şu günahını biliyor musun? Şu günahını biliyor musun?'' der. O da ''Rabbim! Evet biliyorum" der. Allah ona teker teker bütün günahlarını itiraf ettirip o, mahvolduğunu düşünmeye başlayınca, ''Dünyada iken senin bu günahlarını örttüm. Bu gün de seni bağışlıyorum" der. Sonra ona yaptığı iyiliklerin yazılı olduğu defter verilir. Kafir ve münafıklar hakkında ise şahitler "Bunlar Rableri adına yalan söyleyenlerdir" derler. İyi biliniz ki Allah'ın la'neti zalimler üzerinedir. '

    Tekrarı: 4685, 6070, 7514. Not: Tevhıd Bölümü'nde bu hadis’in açıklaması ile ilgili olarak etraflıca bilgi verilecek;(7514. hadis’te) ayrıca Rikak Bölümü'nde de bu konuya işaret edilecektir. İNŞAALLAH

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، قَالَ أَخْبَرَنِي قَتَادَةُ، عَنْ صَفْوَانَ بْنِ مُحْرِزٍ الْمَازِنِيِّ، قَالَ بَيْنَمَا أَنَا أَمْشِي، مَعَ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ آخِذٌ بِيَدِهِ إِذْ عَرَضَ رَجُلٌ، فَقَالَ كَيْفَ سَمِعْتَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي النَّجْوَى فَقَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِنَّ اللَّهَ يُدْنِي الْمُؤْمِنَ فَيَضَعُ عَلَيْهِ كَنَفَهُ، وَيَسْتُرُهُ فَيَقُولُ أَتَعْرِفُ ذَنْبَ كَذَا أَتَعْرِفُ ذَنْبَ كَذَا فَيَقُولُ نَعَمْ أَىْ رَبِّ‏.‏ حَتَّى إِذَا قَرَّرَهُ بِذُنُوبِهِ وَرَأَى فِي نَفْسِهِ أَنَّهُ هَلَكَ قَالَ سَتَرْتُهَا عَلَيْكَ فِي الدُّنْيَا، وَأَنَا أَغْفِرُهَا لَكَ الْيَوْمَ‏.‏ فَيُعْطَى كِتَابَ حَسَنَاتِهِ، وَأَمَّا الْكَافِرُ وَالْمُنَافِقُونَ فَيَقُولُ الأَشْهَادُ هَؤُلاَءِ الَّذِينَ كَذَبُوا عَلَى رَبِّهِمْ، أَلاَ لَعْنَةُ اللَّهِ عَلَى الظَّالِمِينَ ‏"‏‏.‏

  3. Hadis no. 2442

    Müslüman Müslüman'ın kardeşidir; ona haksızlık etmez ve onu ölüme terketmez. Her kim kardeşinin bir…

    Türkçe meal

    İbn Şihab, Salim'den, o da Abdullah İbn Ömer r.a.'den nakletmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Müslüman Müslüman'ın kardeşidir; ona haksızlık etmez ve onu ölüme terketmez. Her kim kardeşinin bir ihtiyacını görürse Allah da onun ihtiyacını görür. Her kim bir Müslüman'ın bir sıkıntısını giderirse Allah da kıyamet gününde onun sıkıntılarından bir sıkıntısını giderir. Her kim bir Müslümanın ayıbını örterse Allah da kıyamet gününde onun ayıbını örter. "

    Tekrarı: 6951. Diğer tahric: Tirmizî, Hudud; Ebu Dâvud, Edeb

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ سَالِمًا، أَخْبَرَهُ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْمُسْلِمُ أَخُو الْمُسْلِمِ، لاَ يَظْلِمُهُ وَلاَ يُسْلِمُهُ، وَمَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أَخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِي حَاجَتِهِ، وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ كُرْبَةً مِنْ كُرُبَاتِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ، وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏‏.‏

  4. Hadis no. 2443

    İster haksızlığa uğrasın, ister haksızlık etsin, din kardeşine yardım et

    Türkçe meal

    Enes İbn Malik r.a.'den nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "İster haksızlığa uğrasın, ister haksızlık etsin, din kardeşine yardım et"

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي بَكْرِ بْنِ أَنَسٍ، وَحُمَيْدٌ الطَّوِيلُ، سَمِعَا أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ انْصُرْ أَخَاكَ ظَالِمًا أَوْ مَظْلُومًا ‏"‏‏.‏

  5. Hadis no. 2444

    İster haksızlığa uğrasın, ister haksızlık etsin, din kardeşinize yardım ediniz

    Türkçe meal

    Enes r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdular: "İster haksızlığa uğrasın, ister haksızlık etsin, din kardeşinize yardım ediniz" "Ey Allah'ın Resulü! Haklı olana yardım etmeyi anlıyoruz da haksız olana nasıl yardım edelim!" diye sordular. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de "Ellerini tutarsınız" buyurdu.

    Diğer tahric: Ebu Davud, Melahim; Tirmizi Fiten

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ انْصُرْ أَخَاكَ ظَالِمًا أَوْ مَظْلُومًا ‏"‏‏.‏ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذَا نَنْصُرُهُ مَظْلُومًا، فَكَيْفَ نَنْصُرُهُ ظَالِمًا قَالَ ‏"‏ تَأْخُذُ فَوْقَ يَدَيْهِ ‏"‏‏.‏

  6. Hadis no. 2445

    Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize yedi şeyi emretti; yedi şeyden yasakladı

    Türkçe meal

    Bera İbn Azib r.a.'den nakledilmiştir: "Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize yedi şeyi emretti; yedi şeyden yasakladı. "Bera, Hz. Nebi'in emrettikleri arasında "hasta ziyaretini, cenaze uğurlamayı, aksırana dua etmeyi, verilen selamı almayı, haksızlığa uğrayan kişiye yardım etmeyi, seslenene cevap vermeyi ve yemini tutmayı" saydı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ الرَّبِيعِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الأَشْعَثِ بْنِ سُلَيْمٍ، قَالَ سَمِعْتُ مُعَاوِيَةَ بْنَ سُوَيْدٍ، سَمِعْتُ الْبَرَاءَ بْنَ عَازِبٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ أَمَرَنَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِسَبْعٍ، وَنَهَانَا عَنْ سَبْعٍ‏.‏ فَذَكَرَ عِيَادَةَ الْمَرِيضِ، وَاتِّبَاعَ الْجَنَائِزِ، وَتَشْمِيتَ الْعَاطِسِ، وَرَدَّ السَّلاَمِ، وَنَصْرَ الْمَظْلُومِ، وَإِجَابَةَ الدَّاعِي، وَإِبْرَارَ الْمُقْسِمِ‏.‏

  7. Hadis no. 2446

    Mu'minler bir binanın tuğlaları gibidir, birbirine destek olurlar

    Türkçe meal

    Ebu Musa r.a.'den nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem parmaklarını kenetleyerek "Mu'minler bir binanın tuğlaları gibidir, birbirine destek olurlar" buyurmuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ بُرَيْدٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِي مُوسَى ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْمُؤْمِنُ لِلْمُؤْمِنِ كَالْبُنْيَانِ يَشُدُّ بَعْضُهُ بَعْضًا ‏"‏‏.‏ وَشَبَّكَ بَيْنَ أَصَابِعِهِ‏.‏

  8. Hadis no. 2447

    Zulüm, kıyamet gününde kat kat karanlık olacaktır

    Türkçe meal

    Abdullah İbn Ömer r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: ''Zulüm, kıyamet gününde kat kat karanlık olacaktır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ الْمَاجِشُونُ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ دِينَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الظُّلْمُ ظُلُمَاتٌ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏‏.‏

  9. Hadis no. 2448

    Mazlumun (haksızlığa uğrayanın) bedduasından sakın. Çünkü onun duası ile Allah arasında perde yoktur

    Türkçe meal

    İbn Abbas r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Muaz'ı Yemen'e gönderdi ve ona "Mazlumun (haksızlığa uğrayanın) bedduasından sakın. Çünkü onun duası ile Allah arasında perde yoktur" buyurdu. Not: Zekat bölümünün sonunda bu konu ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا زَكَرِيَّاءُ بْنُ إِسْحَاقَ الْمَكِّيُّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ صَيْفِيٍّ، عَنْ أَبِي مَعْبَدٍ، مَوْلَى ابْنِ عَبَّاسٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم بَعَثَ مُعَاذًا إِلَى الْيَمَنِ، فَقَالَ ‏ "‏ اتَّقِ دَعْوَةَ الْمَظْلُومِ، فَإِنَّهَا لَيْسَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ اللَّهِ حِجَابٌ ‏"‏‏.‏

  10. Hadis no. 2449

    Biriniz, namus veya herhangi bir konuda kardeşine haksızlık yaptıysa altının ve gümüşün fayda etmeyeceği gün…

    Türkçe meal

    Said el-Makburi kanalıyla Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Biriniz, namus veya herhangi bir konuda kardeşine haksızlık yaptıysa altının ve gümüşün fayda etmeyeceği gün gelmeden önce ondan helallik dilesin. O gün geldiğinde iyiliği varsa yaptığı haksızlık kadar iyilik ondan alınır. İyiliği yoksa haksızlık ettiği kardeşinin kötülüklerinden alınıp ona yüklenir. "

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا آدَمُ بْنُ أَبِي إِيَاسٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي ذِئْبٍ، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ الْمَقْبُرِيُّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ كَانَتْ لَهُ مَظْلَمَةٌ لأَحَدٍ مِنْ عِرْضِهِ أَوْ شَىْءٍ فَلْيَتَحَلَّلْهُ مِنْهُ الْيَوْمَ، قَبْلَ أَنْ لاَ يَكُونَ دِينَارٌ وَلاَ دِرْهَمٌ، إِنْ كَانَ لَهُ عَمَلٌ صَالِحٌ أُخِذَ مِنْهُ بِقَدْرِ مَظْلَمَتِهِ، وَإِنْ لَمْ تَكُنْ لَهُ حَسَنَاتٌ أُخِذَ مِنْ سَيِّئَاتِ صَاحِبِهِ فَحُمِلَ عَلَيْهِ ‏"‏‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ قَالَ إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِي أُوَيْسٍ إِنَّمَا سُمِّيَ الْمَقْبُرِيَّ لأَنَّهُ كَانَ نَزَلَ نَاحِيَةَ الْمَقَابِرِ‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ وَسَعِيدٌ الْمَقْبُرِيُّ هُوَ مَوْلَى بَنِي لَيْثٍ، وَهُوَ سَعِيدُ بْنُ أَبِي سَعِيدٍ، وَاسْمُ أَبِي سَعِيدٍ كَيْسَانُ‏.‏

  11. Hadis no. 2450

    Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden veya kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse aralarında bir…

    Türkçe meal

    Aişe r.anha'dan nakledilmiştir: Hz. Aişe, "Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden veya kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse aralarında bir sulh yapmalarında onlara bir günah yoktur" (Nisa 128) ayetinin iniş sebebi hakkında şöyle demiştir: Evli bir erkek eşiyle aynı evde oturuyordu. Ancak onunla çokça cinsel ilişkiye girmiyor ve ondan ayrılmak istiyordu. Bunun üzerine eşi "Sana kendimle ilgili bütün haklarımı helal ediyorum" demişti. Bunun üzerine bu ayet indi.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها – ‏{‏وَإِنِ امْرَأَةٌ خَافَتْ مِنْ بَعْلِهَا نُشُوزًا أَوْ إِعْرَاضًا‏}‏ قَالَتِ الرَّجُلُ تَكُونُ عِنْدَهُ الْمَرْأَةُ، لَيْسَ بِمُسْتَكْثِرٍ مِنْهَا، يُرِيدُ أَنْ يُفَارِقَهَا، فَتَقُولُ أَجْعَلُكَ مِنْ شَأْنِي فِي حِلٍّ‏.‏ فَنَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ فِي ذَلِكَ‏.‏

  12. Hadis no. 2451

    Hayır, Allah'a yemin olsun ki, senden gelecek nasibimi kimseye değişmem

    Türkçe meal

    Sa'd es-Saidı'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir su getirildi. O da sudan içti. Sağında (suyu getiren) delikanlı; solunda ise yaşlılar vardı. Hz. Nebi delikanlıya: "Bunlara da su vermeme izin verir misin?" buyurdu. Delikanlı "Hayır, Allah'a yemin olsun ki, senden gelecek nasibimi kimseye değişmem" dedi. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem suyu çocuğun eline bıraktı. Not: Başlıkta geçen "izin verdiğinde" ifadesi "hakkını başkasının almasına izin verdiğinde" anlamındadır. Bu konu Müsakat bölümünde (2366. hadiste) ele alınmıştır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ أَبِي حَازِمِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِيِّ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أُتِيَ بِشَرَابٍ، فَشَرِبَ مِنْهُ وَعَنْ يَمِينِهِ غُلاَمٌ وَعَنْ يَسَارِهِ الأَشْيَاخُ، فَقَالَ لِلْغُلاَمِ ‏ "‏ أَتَأْذَنُ لِي أَنْ أُعْطِيَ هَؤُلاَءِ ‏"‏‏.‏ فَقَالَ الْغُلاَمُ لاَ وَاللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ لاَ أُوثِرُ بِنَصِيبِي مِنْكَ أَحَدًا‏.‏ قَالَ فَتَلَّهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي يَدِهِ‏.‏

  13. Hadis no. 2452

    Her kim bir arsaya haksız yere el koyarsa boynuna o tarlanın yedi katı takılır

    Türkçe meal

    Said İbn Yezıd r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken işittim: "Her kim bir arsaya haksız yere el koyarsa boynuna o tarlanın yedi katı takılır. "

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ حَدَّثَنِي طَلْحَةُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ عَمْرِو بْنِ سَهْلٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ سَعِيدَ بْنَ زَيْدٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ ظَلَمَ مِنَ الأَرْضِ شَيْئًا طُوِّقَهُ مِنْ سَبْعِ أَرَضِينَ ‏"‏‏.‏

  14. Hadis no. 2453

    Ey Ebu Seleme, o arsadan uzak dur. Çünkü Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem

    Türkçe meal

    Muhammed b. İbrahim'den rivayet edildiğine göre, Ebu Seleme ona, kendisinin bazı insanlarla arsa yüzünden sorunlarının olduğunu, bunu Hz. Aişe r.anha'ya anlatınca onun şöyle dediğini haber vermiştir: "Ey Ebu Seleme, o arsadan uzak dur. Çünkü Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Her kim, bir karış dahi olsa (gasben başkasının) arazisinin sınırlarına haksız olduğu halde girerse, yedi kat yerin dibine kadar boynuna dolandırılarak cezalandırılır" buyurmuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو مَعْمَرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، حَدَّثَنَا حُسَيْنٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَنَّ أَبَا سَلَمَةَ، حَدَّثَهُ أَنَّهُ، كَانَتْ بَيْنَهُ وَبَيْنَ أُنَاسٍ خُصُومَةٌ، فَذَكَرَ لِعَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ فَقَالَتْ يَا أَبَا سَلَمَةَ اجْتَنِبِ الأَرْضَ، فَإِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ ظَلَمَ قِيدَ شِبْرٍ مِنَ الأَرْضِ طُوِّقَهُ مِنْ سَبْعِ أَرَضِينَ ‏"‏‏.‏

  15. Hadis no. 2454

    Her kim haksız yere bir tarlaya el koyarsa kıyamet günü yedi kat yerin altına geçirilir

    Türkçe meal

    Salim kanalıyla babasından r.a. rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Her kim haksız yere bir tarlaya el koyarsa kıyamet günü yedi kat yerin altına geçirilir" buyurmuştur. Firebri şöyle der: Ebu Ca'fer İbn Ebu Hatim Ebu Abdullah'ın şöyle dediğini nakletmiştir: "Bu hadis Horasan'da İbnü'l-Mübarek'in hadis defterlerinde mevcut değildir. Onlara Basra'da yazdırılmıştır."

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ أَخَذَ مِنَ الأَرْضِ شَيْئًا بِغَيْرِ حَقِّهِ خُسِفَ بِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِلَى سَبْعِ أَرَضِينَ ‏"‏‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ هَذَا الْحَدِيثُ لَيْسَ بِخُرَاسَانَ فِي كِتَابِ ابْنِ الْمُبَارَكِ، أَمْلاَهُ عَلَيْهِمْ بِالْبَصْرَةِ‏.‏

  16. Hadis no. 2455

    Allah Resulü, kişinin yanındakilerden izin istemeden, hurmaları ikişer ikişer yemeyi yasaklamıştır

    Türkçe meal

    Cebele'den rivayet edilmiştir: Bazı Iraklılarla birlikte Medine'deydik. Kıtlık oldu. Abdullah İbn Zübeyr bize kuru hurma veriyordu. Abdullah İbn Ömer de yoldan geçerken bize uğruyor ve "Allah Resulü, kişinin yanındakilerden izin istemeden, hurmaları ikişer ikişer yemeyi yasaklamıştır" diyordu.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ جَبَلَةَ، كُنَّا بِالْمَدِينَةِ فِي بَعْضِ أَهْلِ الْعِرَاقِ، فَأَصَابَنَا سَنَةٌ، فَكَانَ ابْنُ الزُّبَيْرِ يَرْزُقُنَا التَّمْرَ، فَكَانَ ابْنُ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ يَمُرُّ بِنَا فَيَقُولُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الإِقْرَانِ، إِلاَّ أَنْ يَسْتَأْذِنَ الرَّجُلُ مِنْكُمْ أَخَاهُ‏.‏

  17. Hadis no. 2456

    Bize beş kişilik bir yemek pişir. Belki beşinci kişi olarak Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i çağırabilirim

    Türkçe meal

    Ebu Mes'ud r.a.'dan rivayet edilmiştir: Ensardan Ebu Şuayb adında birinin aşçılık yapan bir kölesi vardı. Ebu Şuayb ona "Bize beş kişilik bir yemek pişir. Belki beşinci kişi olarak Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i çağırabilirim" dedi. -Hz. Nebi'in yüzünde açlık belirtileri görmüştü.- Onu yemeğe davet etti. Onlarla birlikte davet edilmemiş biri daha geldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Bu adam, bizim peşimize düşüp geldi. Ona da izin veriyor musun?" buyurdu. O da "elbette" dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو النُّعْمَانِ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ أَبِي مَسْعُودٍ، أَنَّ رَجُلاً، مِنَ الأَنْصَارِ يُقَالُ لَهُ أَبُو شُعَيْبٍ كَانَ لَهُ غُلاَمٌ لَحَّامٌ فَقَالَ لَهُ أَبُو شُعَيْبٍ اصْنَعْ لِي طَعَامَ خَمْسَةٍ لَعَلِّي أَدْعُو النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم خَامِسَ خَمْسَةٍ‏.‏ وَأَبْصَرَ فِي وَجْهِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم الْجُوعَ ـ فَدَعَاهُ، فَتَبِعَهُمْ رَجُلٌ لَمْ يُدْعَ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ هَذَا قَدِ اتَّبَعَنَا أَتَأْذَنُ لَهُ ‏"‏‏.‏ قَالَ نَعَمْ‏.‏

  18. Hadis no. 2457

    Allah'ın en sevmediği kişi düşmanlıkta aşırı gidendir

    Türkçe meal

    Aişe r.anha'dan nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allah'ın en sevmediği kişi düşmanlıkta aşırı gidendir" buyurmuştur.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِنَّ أَبْغَضَ الرِّجَالِ إِلَى اللَّهِ الأَلَدُّ الْخَصِمُ ‏"‏‏.‏

  19. Hadis no. 2458

    Hiç kuşkusuz ben de bir insanım. Anlaşamayanlar bana gelir. Sizden kimileri konuşmayı daha iyi becerebilir…

    Türkçe meal

    Urve bin Zübeyr Ümmü Seleme'nin kızı Zeyneb binti Ümmü Seleme'den o, annesi olan Nebi (s.a.v.)'in eşi Ümmü Seleme r.anha validemizden şöyle nakletmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem odasının kapısında bir çekişme gördü. Onların yanına çıktı ve: "Hiç kuşkusuz ben de bir insanım. Anlaşamayanlar bana gelir. Sizden kimileri konuşmayı daha iyi becerebilir. Ben de onun doğru söylediğini sanırım ve onun lehine karar veririm. Bir Müslümanın hakkını sizden her kime vermişsem o hak ateşten bir parçadır. Artık ister onu alsın, ister bıraksın ." buyurdu.

    Tekrarı: 2680, 6967, 7169, 7185. Not: Bu hadis hakkında ayrıntılı açıklama Ahkam bölümünde (7181. hadiste) gelecektir, İNŞAALLAH باب: إذا خاصم فجر. 17. "ÇEKİŞTİĞİNDE KÖTÜ SÖZ SÖYLER

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ، أَنَّ زَيْنَبَ بِنْتَ أُمِّ سَلَمَةَ، أَخْبَرَتْهُ أَنَّ أُمَّهَا أُمَّ سَلَمَةَ ـ رضى الله عنها ـ زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرَتْهَا عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ سَمِعَ خُصُومَةً بِبَابِ حُجْرَتِهِ، فَخَرَجَ إِلَيْهِمْ، فَقَالَ ‏ "‏ إِنَّمَا أَنَا بَشَرٌ وَإِنَّهُ يَأْتِينِي الْخَصْمُ، فَلَعَلَّ بَعْضَكُمْ أَنْ يَكُونَ أَبْلَغَ مِنْ بَعْضٍ، فَأَحْسِبُ أَنَّهُ صَدَقَ، فَأَقْضِيَ لَهُ بِذَلِكَ، فَمَنْ قَضَيْتُ لَهُ بِحَقِّ مُسْلِمٍ فَإِنَّمَا هِيَ قِطْعَةٌ مِنَ النَّارِ، فَلْيَأْخُذْهَا أَوْ فَلْيَتْرُكْهَا ‏"‏‏.‏

  20. Hadis no. 2459

    Dört özellik var ki, bu özellikler her kimde bulunursa münafık olur. Bu özelliklerden birisinin bulunduğu…

    Türkçe meal

    Abdullah İbn Amr r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Dört özellik var ki, bu özellikler her kimde bulunursa münafık olur. Bu özelliklerden birisinin bulunduğu kişide ise münafıklık alametlerinden biri bulunur, ta ki bunu terk edinceye kadar: Konuştuğunda yalan söyler; vaad ettiğinde vaadine uymaz; biriyle sözleştiğinde sözleşmeyi bozar ve çekiştiğinde kötü söz söyler." Not: Bu hadis ile ilgili açıklama İman bölümünde geçmiştir.(34. hadis)

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ خَالِدٍ، أَخْبَرَنَا مُحَمَّدٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ سُلَيْمَانَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُرَّةَ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو ـ رضى الله عنهما ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أَرْبَعٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ كَانَ مُنَافِقًا، أَوْ كَانَتْ فِيهِ خَصْلَةٌ مِنْ أَرْبَعَةٍ كَانَتْ فِيهِ خَصْلَةٌ مِنَ النِّفَاقِ، حَتَّى يَدَعَهَا إِذَا حَدَّثَ كَذَبَ، وَإِذَا وَعَدَ أَخْلَفَ، وَإِذَا عَاهَدَ غَدَرَ، وَإِذَا خَاصَمَ فَجَرَ ‏"‏‏.‏