İçeriğe geç

Sahih-i BuhariBölüm 51

Hibe (Bağışlama) ve Hibe'nin Fazileti Kitabı

71 hadis · Kitâbu'l-Hibe (2566-2636)

Sayfa 4 / 4Yazı boyutu
  1. Hadis no. 2626

    Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Umra caizdir" buyurmuştur

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Umra caizdir" buyurmuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، قَالَ حَدَّثَنِي النَّضْرُ بْنُ أَنَسٍ، عَنْ بَشِيرِ بْنِ نَهِيكٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْعُمْرَى جَائِزَةٌ ‏"‏‏.‏ وَقَالَ عَطَاءٌ حَدَّثَنِي جَابِرٌ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَهُ‏.‏

  2. Hadis no. 2627

    Korkacak bir şey görmedik, bu atı da deniz (gibi iyi koşar) bulduk

    Türkçe meal

    Katade'den rivayet edilmiştir: Enes b. Malik'i şöyle derken işittim: Medine'de bir düşman korkusu olmuştu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ebu Talha'nın atını ödünç aldı. Bu atın adı "Mendub" idi. (Etrafı kontrol edip) dönünce "Korkacak bir şey görmedik, bu atı da deniz (gibi iyi koşar) bulduk" buyurdu.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسًا، يَقُولُ كَانَ فَزَعٌ بِالْمَدِينَةِ فَاسْتَعَارَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَرَسًا مِنْ أَبِي طَلْحَةَ يُقَالُ لَهُ الْمَنْدُوبُ، فَرَكِبَ فَلَمَّا رَجَعَ قَالَ ‏ "‏ مَا رَأَيْنَا مِنْ شَىْءٍ، وَإِنْ وَجَدْنَاهُ لَبَحْرًا ‏"‏‏.‏

  3. Hadis no. 2628

    Gözünü kaldır da cariyeme bak. O, bu elbiseyi ev içinde giymekten utanır

    Türkçe meal

    Abdulvahid b. Eymen'den rivayet edilmiştir: Babam bana şöyle anlattı: Aişe r.anha'nın yanına girdim. Üzerinde beş dirhem değerinde, kalın bir gömlek vardı. Dedi ki: "Gözünü kaldır da cariyeme bak. O, bu elbiseyi ev içinde giymekten utanır. Allah Resulü hayatta iken benim böyle bir gömleğim vardı. Medine'de (zifaf için) süslenen bütün kadınlar haber gönderip bu gömleğimi ödünç isterdi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ بْنُ أَيْمَنَ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي قَالَ، دَخَلْتُ عَلَى عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ وَعَلَيْهَا دِرْعُ قِطْرٍ ثَمَنُ خَمْسَةِ دَرَاهِمَ، فَقَالَتِ ارْفَعْ بَصَرَكَ إِلَى جَارِيَتِي، انْظُرْ إِلَيْهَا فَإِنَّهَا تُزْهَى أَنْ تَلْبَسَهُ فِي الْبَيْتِ، وَقَدْ كَانَ لِي مِنْهُنَّ دِرْعٌ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، فَمَا كَانَتِ امْرَأَةٌ تُقَيَّنُ بِالْمَدِينَةِ إِلاَّ أَرْسَلَتْ إِلَىَّ تَسْتَعِيرُهُ‏.‏

  4. Hadis no. 2629

    Sütlü deve ve koyunu sütünden faydalanmak üzere ariyet olarak birine vermek ne güzeldir. Sabah bir kova…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdular: "Sütlü deve ve koyunu sütünden faydalanmak üzere ariyet olarak birine vermek ne güzeldir. Sabah bir kova, akşam bir kova süt verir."

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ نِعْمَ الْمَنِيحَةُ اللِّقْحَةُ الصَّفِيُّ مِنْحَةً، وَالشَّاةُ الصَّفِيُّ تَغْدُو بِإِنَاءٍ وَتَرُوحُ بِإِنَاءٍ ‏"‏‏.‏ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ وَإِسْمَاعِيلُ عَنْ مَالِكٍ قَالَ نِعْمَ الصَّدَقَةُ‏.‏

  5. Hadis no. 2630

    Enes b. Malik bana şöyle anlatmıştı: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hayber halkı ile savaş sona erip de…

    Türkçe meal

    Enes b. Malik r.a.'den rivayet edilmiştir: Muhacirler Mekke'den Medine'ye gelmişlerdi ve ellerinde hiç malları yoktu. Ensarın ise tarlaları ve gayrimenkulleri vardı. Ensar, muhacirlerle tarlalarını paylaştılar. Muhacirler tarlaların bakımını yapacak, ensar da çıkan ürünü onlarla paylaşacaktı. Enes'in annesi Ümmü Süleym -ki Abdullah b. Ebu Talha'nın da annesiydi- Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e birkaç hurma ağacı vermişti. Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de onları azatlı cariyesi ve Üsame b. Zeyd'in annesi olan Üm mü Eymen'e vermişti. İbn Şihab şöyle demiştir: Enes b. Malik bana şöyle anlatmıştı: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hayber halkı ile savaş sona erip de Medine'ye dönünce muhacirlerin meyvesinden faydalandıkları ağaçları ensara geri verdiler. Hz. Nebi de hurma ağaçlarını Enes'in annesine geri verdi ve bu ağaçlar yerine Ümmü Eymen'e kendi bahçesinin bir bölümünü verdi. Tekrar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنَا يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ لَمَّا قَدِمَ الْمُهَاجِرُونَ الْمَدِينَةَ مِنْ مَكَّةَ وَلَيْسَ بِأَيْدِيهِمْ ـ يَعْنِي شَيْئًا ـ وَكَانَتِ الأَنْصَارُ أَهْلَ الأَرْضِ وَالْعَقَارِ، فَقَاسَمَهُمُ الأَنْصَارُ عَلَى أَنْ يُعْطُوهُمْ ثِمَارَ أَمْوَالِهِمْ كُلَّ عَامٍ وَيَكْفُوهُمُ الْعَمَلَ وَالْمَئُونَةَ، وَكَانَتْ أُمُّهُ أُمُّ أَنَسٍ أُمُّ سُلَيْمٍ كَانَتْ أُمَّ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، فَكَانَتْ أَعْطَتْ أُمُّ أَنَسٍ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عِذَاقًا فَأَعْطَاهُنَّ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أُمَّ أَيْمَنَ مَوْلاَتَهُ أُمَّ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدِ‏.‏ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ فَأَخْبَرَنِي أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لَمَّا فَرَغَ مِنْ قَتْلِ أَهْلِ خَيْبَرَ فَانْصَرَفَ إِلَى الْمَدِينَةِ، رَدَّ الْمُهَاجِرُونَ إِلَى الأَنْصَارِ مَنَائِحَهُمُ الَّتِي كَانُوا مَنَحُوهُمْ مِنْ ثِمَارِهِمْ فَرَدَّ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِلَى أُمِّهِ عِذَاقَهَا، وَأَعْطَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أُمَّ أَيْمَنَ مَكَانَهُنَّ مِنْ حَائِطِهِ‏.‏ وَقَالَ أَحْمَدُ بْنُ شَبِيبٍ أَخْبَرَنَا أَبِي عَنْ يُونُسَ بِهَذَا، وَقَالَ مَكَانَهُنَّ مِنْ خَالِصِهِ‏.‏

  6. Hadis no. 2631

    Kırk iyilik vardır ki bunların en üstünü, birine sütünden faydalanması için verilen keçidir. Her kim sevabını…

    Türkçe meal

    Ebu Kebşe es-Seluli'den rivayet edilmiştir: Abdullah b. Amr r.a.'ın şöyle dediğini işittim: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Kırk iyilik vardır ki bunların en üstünü, birine sütünden faydalanması için verilen keçidir. Her kim sevabını umarak ve vaad edileni tasdik ederek bu iyiliklerden birini yaparsa Allah bu iyiliği sebebiyle onu Cennet'e sokar." Hassan şöyle demiştir: Biz sütünden faydalanılması için verilen keçi dışında, verilen selamı almak, aksırana dua etmek ve yoldan insanlara sıkıntı veren bir şeyi kaldırmak gibi iyilikleri saydık ama on beş iyiliğe ulaşamadık

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ حَسَّانَ بْنِ عَطِيَّةَ، عَنْ أَبِي كَبْشَةَ السَّلُولِيِّ، سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرٍو ـ رضى الله عنهما ـ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ أَرْبَعُونَ خَصْلَةً أَعْلاَهُنَّ مَنِيحَةُ الْعَنْزِ، مَا مِنْ عَامِلٍ يَعْمَلُ بِخَصْلَةٍ مِنْهَا رَجَاءَ ثَوَابِهَا وَتَصْدِيقَ مَوْعُودِهَا إِلاَّ أَدْخَلَهُ اللَّهُ بِهَا الْجَنَّةَ ‏"‏‏.‏ قَالَ حَسَّانُ فَعَدَدْنَا مَا دُونَ مَنِيحَةِ الْعَنْزِ مِنْ رَدِّ السَّلاَمِ، وَتَشْمِيتِ الْعَاطِسِ، وَإِمَاطَةِ الأَذَى عَنِ الطَّرِيقِ وَنَحْوِهِ، فَمَا اسْتَطَعْنَا أَنْ نَبْلُغَ خَمْسَ عَشْرَةَ خَصْلَةً‏.‏

  7. Hadis no. 2632

    Üçte bir, dörtte bir ve yarı karşılığında bu topraklarımızı kiraya verelim

    Türkçe meal

    Cabir r.a.'den rivayet edilmiştir: İçimizde bazılarının ihtiyaçlarından fazla toprakları vardı. "Üçte bir, dörtte bir ve yarı karşılığında bu topraklarımızı kiraya verelim" dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem -"Her kimin toprağı varsa onu kendisi ekip diksin veya din kardeşine bağışlasın. Böyle yapmak istemezse toprağını elinde tutsun" buyurdu:

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، قَالَ حَدَّثَنِي عَطَاءٌ، عَنْ جَابِرٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كَانَتْ لِرِجَالٍ مِنَّا فُضُولُ أَرَضِينَ فَقَالُوا نُؤَاجِرُهَا بِالثُّلُثِ وَالرُّبُعِ وَالنِّصْفِ‏.‏ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ كَانَتْ لَهُ أَرْضٌ فَلْيَزْرَعْهَا أَوْ لِيَمْنَحْهَا أَخَاهُ، فَإِنْ أَبَى فَلْيُمْسِكْ أَرْضَهُ ‏"‏‏.‏

  8. Hadis no. 2633

    Hey gidi hey! Hicret zor iştir. Senin deven var mı?

    Türkçe meal

    Ebu Said r.a.'den rivayet edilmiştir: Bir bedevi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek hicreti sordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Hey gidi hey! Hicret zor iştir. Senin deven var mı?" buyurdu. Bedevi "evet" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Peki onun sadakasını veriyor musun?" diye sordu. Bedevi "evet" dedi. Hz. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sütünden bir kısmını hediye ediyor musun?" diye sordu. Bedevi "evet" dedi. Hz. Nebi: "Sulama gününde sütünü sağıyor musun (orada bulunan fakirlere bir miktar süt veriyor musun?)" diye sordu. Bedevi "evet" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "İstersen denizlerin ötesinde çalış. Allah senin yaptıklarından hiçbirini zayi etmeyecektir" buyurdu

    Arapça metin

    وَقَالَ مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، حَدَّثَنِي الزُّهْرِيُّ، حَدَّثَنِي عَطَاءُ بْنُ يَزِيدَ، حَدَّثَنِي أَبُو سَعِيدٍ، قَالَ جَاءَ أَعْرَابِيٌّ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلَهُ عَنِ الْهِجْرَةِ، فَقَالَ ‏"‏ وَيْحَكَ إِنَّ الْهِجْرَةَ شَأْنُهَا شَدِيدٌ فَهَلْ لَكَ مِنْ إِبِلٍ ‏"‏ قَالَ نَعَمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَتُعْطِي صَدَقَتَهَا ‏"‏‏.‏ قَالَ نَعَمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَهَلْ تَمْنَحُ مِنْهَا شَيْئًا ‏"‏‏.‏ قَالَ نَعَمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَتَحْلُبُهَا يَوْمَ وِرْدِهَا ‏"‏‏.‏ قَالَ نَعَمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَاعْمَلْ مِنْ وَرَاءِ الْبِحَارِ، فَإِنَّ اللَّهَ لَنْ يَتِرَكَ مِنْ عَمَلِكَ شَيْئًا ‏"‏‏.‏

  9. Hadis no. 2634

    İyi bilin ki tarlanın sahibi, burasını bu kişiye karşılıksız vermiş olsaydı (alacağı sevap) onun için belirli…

    Türkçe meal

    Abdullah b. Abbas r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ekini bol olan bir tarlaya rastladı ve "Burası kime aittir?" diye sordu. "Burasını falanca kişi kiraladı" dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "İyi bilin ki tarlanın sahibi, burasını bu kişiye karşılıksız vermiş olsaydı (alacağı sevap) onun için belirli bir ücret almaktan çok daha iyi olurdu" buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ طَاوُسٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَعْلَمُهُمْ، بِذَاكَ ـ يَعْنِي ابْنَ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ إِلَى أَرْضٍ تَهْتَزُّ زَرْعًا فَقَالَ ‏"‏ لِمَنْ هَذِهِ ‏"‏‏.‏ فَقَالُوا اكْتَرَاهَا فُلاَنٌ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ أَمَا إِنَّهُ لَوْ مَنَحَهَا إِيَّاهُ كَانَ خَيْرًا لَهُ مِنْ أَنْ يَأْخُذَ عَلَيْهَا أَجْرًا مَعْلُومًا ‏"‏‏.‏

  10. Hadis no. 2635

    İbrahim Sare ile hicret etmişti. Ona bir hizmetçi (Acer - Hacer) vermişlerdi. İbrahim'in yanına döndüğünde…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurduki: "İbrahim Sare ile hicret etmişti. Ona bir hizmetçi (Acer - Hacer) vermişlerdi. İbrahim'in yanına döndüğünde İbrahim (A.S.) "Gördün mü Allah kafirin elini boşa çıkardı ve cariyeyi hizmetimize verdi" dedi." İbn Sirin Ebu Hureyre'den Nebi'in Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Hacer'i onun hizmetine verdi" buyurduğunu nakletmiştir. (Buhari burada hadisi muhtasar olarak zikretmiştir. Tam metin 2217 nolu hadistir)

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ هَاجَرَ إِبْرَاهِيمُ بِسَارَةَ، فَأَعْطَوْهَا آجَرَ، فَرَجَعَتْ فَقَالَتْ أَشَعَرْتَ أَنَّ اللَّهَ كَبَتَ الْكَافِرَ وَأَخْدَمَ وَلِيدَةً ‏"‏‏.‏ وَقَالَ ابْنُ سِيرِينَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ فَأَخْدَمَهَا هَاجَرَ ‏"‏‏.‏

  11. Hadis no. 2636

    Onu satın alma, sadakandan dönme

    Türkçe meal

    Zeyd b. Eslem'den rivayet edilmiştir: Babamı şöyle derken işittim: Ömer r.a. şöyle dedi: Birini Allah yolunda at'a bindirmiştim. (Cihadda kullansın diye ona bir at bağışlamıştım). Atın (pazarda) satılığa çıkartıldığını gördüm. Hemen Allah Resulülne giderek atı satın almak konusunda kendisine danıştım. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Onu satın alma, sadakandan dönme" buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا الْحُمَيْدِيُّ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، قَالَ سَمِعْتُ مَالِكًا، يَسْأَلُ زَيْدَ بْنَ أَسْلَمَ قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يَقُولُ، قَالَ عُمَرُ ـ رضى الله عنه ـ حَمَلْتُ عَلَى فَرَسٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ، فَرَأَيْتُهُ يُبَاعُ، فَسَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏ "‏ لاَ تَشْتَرِ، وَلاَ تَعُدْ فِي صَدَقَتِكَ ‏"‏‏.‏