İçeriğe geç

Sahih-i BuhariBölüm 64

Hz. Peygamber (s.a.v.)'in Gazveleri Kitabı

522 hadis · Kitâbu'l-Meğâzî (3949-4473)

Sayfa 23 / 27Yazı boyutu
  1. Hadis no. 4391

    İbn Mes'ud ile birlikte oturuyorduk. Habbab gelerek: Ey Ebu Abdurrahman, şu gençler senin okuduğun gibi…

    Türkçe meal

    Alkame dedi ki: İbn Mes'ud ile birlikte oturuyorduk. Habbab gelerek: Ey Ebu Abdurrahman, şu gençler senin okuduğun gibi okuyabilirler mi diye sordu. İbn Mes'ud dedi ki: Eğer arzu edersen onlardan birisine sana okumasını emrederim. Habbab: Peki dedi. İbn Mesud: Oku ey Alkame dedi. Ziyad b. Hudeyr'in kardeşi olan Zeyd b. Hudayr: O aramızda en iyi okuyan kişi olmadığı halde Alkame'ye mi okumasını emrediyorsun, dedi. İbn Mes'ud: Sana gelince, eğer istersen sana senin kavmin ile onun kavmi hakkında Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in neler söylediğini haber verebilirim. Ben (Alkame): Meryem suresinden 50 ayet okudum (dedi.) Abdullah: Nasıl buldun diye (Habbab'a) sordu. Habbab: Pek güzel dedi. Abdullah dedi ki: Ben ne okursam muhakkak onu Alkame de okur. Sonra Habbab'a doğru yöneldi. Habbab'ın üzerinde (elinde) altın bir yüzük vardı. Artık bu yüzüğün atılma zamanı gelmedi mi, diye sordu. Habbab: Sana şunu söyleyeyim ki bugünden sonra bu yüzüğü üzerimde asla görmeyeceksin deyip, o yüzüğü attı."

    Fethu'l-Bârî Açıklaması

    "Habbab" b. el-Erett adındaki o meşhur sahabe "geldi." "Ey Ebu Abdurrahman" İbn Mes'ud'un künyesidir. "Abdullah: Nasıl buldun dedi." Abdullah bu soruyu Habbab'a sordu. Çünkü ondan birisine okutmasını isteyen ilk kişi o idi. Habbab "Pek güzel" diye cevap verdi. "Sonra Habbab'a döndü, üzerinde {elinde} altından bir yüzük vardı. Bu yüzüğün atılma" onu bırakıp atma "zamanı gelmedi mi, dedi." Hadis-i şerifte İbn Mes'ud'a ait bir menkıbe olduğu gibi, onun öğüt verirken ve öğretirken güzel bir teenni ile hareket ettiği anlaşılmaktadır. Aynı şekilde bazı ashabı kiram bazı hükümleri bilmeyebilirdi. Bu hususta dikkati çekilirse yanlışından da dönerdi.

    Muhtemelen Habbab erkeklerin altın giymelerine dair nehyin tenzih ifade ettiğine inanıyordu. Fakat İbn Mes'ud haram olduğuna dikkatini çekince hemen bu kanaati kabul edip, kendi kanaatinden döndü

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، عَنْ أَبِي حَمْزَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، قَالَ كُنَّا جُلُوسًا مَعَ ابْنِ مَسْعُودٍ، فَجَاءَ خَبَّابٌ فَقَالَ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَيَسْتَطِيعُ هَؤُلاَءِ الشَّبَابُ أَنْ يَقْرَءُوا كَمَا تَقْرَأُ قَالَ أَمَا إِنَّكَ لَوْ شِئْتَ أَمَرْتُ بَعْضَهُمْ يَقْرَأُ عَلَيْكَ قَالَ أَجَلْ‏.‏ قَالَ اقْرَأْ يَا عَلْقَمَةُ‏.‏ فَقَالَ زَيْدُ بْنُ حُدَيْرٍ أَخُو زِيَادِ بْنِ حُدَيْرٍ أَتَأْمُرُ عَلْقَمَةَ أَنْ يَقْرَأَ وَلَيْسَ بِأَقْرَئِنَا قَالَ أَمَا إِنَّكَ إِنْ شِئْتَ أَخْبَرْتُكَ بِمَا قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِي قَوْمِكَ وَقَوْمِهِ‏.‏ فَقَرَأْتُ خَمْسِينَ آيَةً مِنْ سُورَةِ مَرْيَمَ، فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ كَيْفَ تَرَى قَالَ قَدْ أَحْسَنَ‏.‏ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ مَا أَقْرَأُ شَيْئًا إِلاَّ وَهُوَ يَقْرَؤُهُ، ثُمَّ الْتَفَتَ إِلَى خَبَّابٍ وَعَلَيْهِ خَاتَمٌ مِنْ ذَهَبٍ فَقَالَ أَلَمْ يَأْنِ لِهَذَا الْخَاتَمِ أَنْ يُلْقَى قَالَ أَمَا إِنَّكَ لَنْ تَرَاهُ عَلَىَّ بَعْدَ الْيَوْمِ، فَأَلْقَاهُ‏.‏ رَوَاهُ غُنْدَرٌ عَنْ شُعْبَةَ‏.‏

  2. Hadis no. 4392

    et-Tufeyl b. Amr, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek: Devs helak oldu

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a. dedi ki: "et-Tufeyl b. Amr, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek: Devs helak oldu. İsyan etti, yüzçevirdi. Allah'a onlar için beddua et, dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Allah'ım Devs'e hidayet ver ve onlann (huzuruma) gelmelerini sağla, diye buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ ذَكْوَانَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ جَاءَ الطُّفَيْلُ بْنُ عَمْرٍو إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنَّ دَوْسًا قَدْ هَلَكَتْ، عَصَتْ وَأَبَتْ، فَادْعُ اللَّهَ عَلَيْهِمْ‏.‏ فَقَالَ ‏ "‏ اللَّهُمَّ اهْدِ دَوْسًا وَأْتِ بِهِمْ ‏"‏‏.‏

  3. Hadis no. 4393

    Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna geldiğim zaman yolda şu beyiti söylemiştim

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna geldiğim zaman yolda şu beyiti söylemiştim: "Bu uzun gecenin uzunluğundan ve meşakkatinden (Allah'a sığınırım). Bununla birlikte beni küfür diyarından kurtaran odur." Yolda benim bir kölem de kaçtı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna gelince, ona bey'at ettim. Onun yanında iken birden o köle çıkageldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana: Ey Ebu Hureyre, işte bu senin kölendir, dedi. Ben de: O Allah için hürdür, diyerek onu hür bıraktım."

    Fethu'l-Bârî Açıklaması

    "Devs ile Devsli et-Tufayl b. Amr'ın kıssası" et-Tufayl b. Amr'a Zunnur da deniliyordu. Çünkü o Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna gelip Müslüman olduktan sonra Allah Resulü onu kavmine gönderdi. et-Tufayl: Benim için (buna dair) bir alamet kıl, diye dilekte bulununca Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Allah'ım sen onun için bir nur takdir buyur diye dua etti. İki gözü arasında bir nur parıldadı. Bunun üzerine: Rabbim ben onların bu bir yaratılış bozukluğudur diyeceklerinden korkuyorum dedi. Bu sefer o nur kamçısının ucuna gitti. Karanlık gecede etrafı aydınlatıyordu .. Bu olayı Hişam b. el-Kelbi uzunca bir kıssayı zikrederken söz konusu etmiştir.

    Bu kıssada nakledildiğine göre o kavmini İslama davet etmiş, babası İslamı kabul ettiği halde annsi Müslüman olmamış, sadece Ebu Hureyre onun davetini kabul etmiştir. Derim ki: Bu onun (et-Tufayl'ın) erken dönemde Müslüman olduğunu göstermektedir. Musa b. Ukbe, İbn Şihab'dan zikrettiğine göre et-Tufayl b. Amr, Ebu Bekr'in halifeliği döneminde Ecnadın vakasında şehit düşmüştür

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ قَيْسٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ لَمَّا قَدِمْتُ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قُلْتُ فِي الطَّرِيقِ: يَا لَيْلَةً مِنْ طُولِهَا وَعَنَائِهَا عَلَى أَنَّهَا مِنْ دَارَةِ الْكُفْرِ نَجَّتِ وَأَبَقَ غُلاَمٌ لِي فِي الطَّرِيقِ، فَلَمَّا قَدِمْتُ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَبَايَعْتُهُ، فَبَيْنَا أَنَا عِنْدَهُ إِذْ طَلَعَ الْغُلاَمُ، فَقَالَ لِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ يَا أَبَا هُرَيْرَةَ هَذَا غُلاَمُكَ ‏"‏‏.‏ فَقُلْتُ هُوَ لِوَجْهِ اللَّهِ تَعَالَى‏.‏ فَأَعْتَقْتُهُ‏.‏

  4. Hadis no. 4394

    Biz (halifeliği döneminde) Tay kabilesinden bir heyet ile birlikte Ömer'in yanına geldik. O isimlerini…

    Türkçe meal

    Adiy b. Hatim dedi ki: "Biz (halifeliği döneminde) Tay kabilesinden bir heyet ile birlikte Ömer'in yanına geldik. O isimlerini söyleyerek birer birer adamları çağırmaya başladı. Ben: Beni tanımıyor musun, ey mu'minlerin emiri dedim. O: Tanıyorum. Onlar kMir iken sen Müslüman olmuştun. Onlar geri dönüp gittikleri zaman sen hakka yüzünü çevirerek gelmiştin. Onlar ahidıerinde durmayıp, gadrettikleri zaman ahdinin gereğini eksiksiz yerine getirdin. Onlar hakkı tanımayıp, inkar ettiklerinde sen hakkı bilip tanıdın, dedi. Adiy bunun üzerine: O halde artık hiçbir şeye aldırış etmem, dedi."

    Fethu'l-Bârî Açıklaması

    "Ömer'e" halifeliği döneminde "gittim." O, onları yanına davet etmeden önce "isimlerini söyleyerek adam adam çağırmaya başladı." "Tanıdım, onlar küfre saptıklarında sen Müslüman oldun." Bu sözleriyle Adiy'in İslama vefakarca bağlı kaldığına, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in vefatından sonra sadakat gösterdiğine, kendisine itaat eden kimseleri irtidad etmekten alıkoyduğuna bir işarettir. Fetihler ile ilgili bilgi sahibi olanlarca bu husus meşhurdur. "Adiy: O halde artık hiçbir şeye aldırış etmem dedi." Yani sen benim değerimi bildiğine göre benden başkasını önüme geçirecek olsan bile aldırmam

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ حُرَيْثٍ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ حَاتِمٍ، قَالَ أَتَيْنَا عُمَرَ فِي وَفْدٍ، فَجَعَلَ يَدْعُو رَجُلاً رَجُلاً وَيُسَمِّيهِمْ فَقُلْتُ أَمَا تَعْرِفُنِي يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ قَالَ بَلَى، أَسْلَمْتَ إِذْ كَفَرُوا، وَأَقْبَلْتَ إِذْ أَدْبَرُوا، وَوَفَيْتَ إِذْ غَدَرُوا، وَعَرَفْتَ إِذْ أَنْكَرُوا‏.‏ فَقَالَ عَدِيٌّ فَلاَ أُبَالِي إِذًا‏.‏

  5. Hadis no. 4395

    Veda haccında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte yola çıktık. Bir umre yapmak üzere ihrama…

    Türkçe meal

    Aişe radıyallilhu anhil dedi ki: "Veda haccında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte yola çıktık. Bir umre yapmak üzere ihrama girdik. Daha sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Beraberinde kurbanlık bulunan kimse umre ile birlikte hac niyetiyle ihrama girsin. Daha sonra her ikisinin de ihramından çıkıncaya kadar ihram dolayısıyla yasak olan şeyleri helal bilmesin. Ben de ay hali olduğum halde onunla birlikte Mekke'ye geldim. Bu sebeple Beytin etrafında tavaf etmediğim gibi Safa ile Merve arasında da sa'y etmedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e durumumdan rahatsız olduğumu söyleyince, o: Saçlarını çöz, taran ve hac niyetiyle ihrama gir, umreyi de bırak, diye buyurdu_ Ben de onun dediğini yaptım. Haccı bitirdiğimiz vakit Resulullah salı allah u aleyhi ve sellem beni Ebu Bekr es-Sıddik'in oğlu Abdurrahman ile birlikte Ten'im'e gönderdi ve oradan umre yaptım. Bunun üzerine Allah Heslilü: Bu senin (daha önce ifaetmediğin) umrenin yerinedir, diye buyurdu. Aişe dedi ki: Umre niyetiyle ihrama girmiş olanlar Beyt'i tav af etti, Safa ile Merve arasında sa'y etti, sonra da ihramdan çıktılar. Daha sonra ise Mina'dan döndükten sonra bir başka tavaf daha yaptılar. Hac ile umreyi bir arada ifa edenler ise sadece bir tavaf yaptılar."

    Fethu'l-Bârî Açıklaması

    "Veda haccı" Cabir'in rivayet ettiği Veda haccının niteliklerini anlatan Müslim'in ve başkalarının zikrettiği uzunca hadise göre Nebi s.a.v. -Medine'ye geldikten sonra- dokuz sene boyunca hac yapmadı. Bundan sonra onuncu yılda insanlar arasında Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hac edeceği ilan edildi. Medine'ye çok sayıda insan geldi. Hepsi de (hac yaparken) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e uymak niyetinde idi. .. Ebu Said el-Hudri yoluyla gelen hadiste ise Nebi s.a.v.'in Veda haccından sonra ve hicret etmeden önce hac yaptığı izlenimini veren ifadeler vardır. Tirmizi'de de Cabir yoluyla gelen hadiste hicret etmeden önce üç tane hac yaptığı belirtilmektedir.

    Hakim'in es-Sevri'ye kadar ulaşan sahih bir sEmed ile rivayet ettiğine göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem hicret etmeden önce birkaç defa hac yapmıştır." İbnu'l-Cevzi der ki: Birkaç defa hac yapmıştır. Bunların sayısı bilinmemektedir. İbnu'l-Esir ise en-Nihaye'de şunları söylemektedir: Hicret etmeden önce her yıl hac yapardı. İbn Abbas yoluyla gelen hadiste de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'den Zülkade'nin bitmesine beş gün kala çıkmıştır. Bu hadisi musannıf (Buhari) Hac bölümünde rivayet etmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ، فَأَهْلَلْنَا بِعُمْرَةٍ، ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَنْ كَانَ مَعَهُ هَدْىٌ فَلْيُهْلِلْ بِالْحَجِّ مَعَ الْعُمْرَةِ، ثُمَّ لاَ يَحِلَّ حَتَّى يَحِلَّ مِنْهُمَا جَمِيعًا ‏"‏‏.‏ فَقَدِمْتُ مَعَهُ مَكَّةَ وَأَنَا حَائِضٌ، وَلَمْ أَطُفْ بِالْبَيْتِ وَلاَ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ، فَشَكَوْتُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ انْقُضِي رَأْسَكِ، وَامْتَشِطِي وَأَهِلِّي بِالْحَجِّ وَدَعِي الْعُمْرَةَ ‏"‏‏.‏ فَفَعَلْتُ فَلَمَّا قَضَيْنَا الْحَجَّ أَرْسَلَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَعَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ الصِّدِّيقِ إِلَى التَّنْعِيمِ فَاعْتَمَرْتُ فَقَالَ ‏"‏ هَذِهِ مَكَانَ عُمْرَتِكِ ‏"‏‏.‏ قَالَتْ فَطَافَ الَّذِينَ أَهَلُّوا بِالْعُمْرَةِ بِالْبَيْتِ وَبَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ، ثُمَّ حَلُّوا، ثُمَّ طَافُوا طَوَافًا آخَرَ بَعْدَ أَنْ رَجَعُوا مِنْ مِنًى، وَأَمَّا الَّذِينَ جَمَعُوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ فَإِنَّمَا طَافُوا طَوَافًا وَاحِدًا‏.‏

  6. Hadis no. 4396

    Sonra (o kurbanlıkların) varacakları yer el-Beytu'I-Atik'dir

    Türkçe meal

    İbn Abbas'tan rivayete göre kişi Beyt'i tavaf etti mi ihramdan çıkmış olur. Ben (Ata'dan rivayet eden İbn Cüreyc): İbn Abbas bunu nereden söyledi diye sordum. O: Yüce Allah'ın: "Sonra (o kurbanlıkların) varacakları yer el-Beytu'I-Atik'dir." [Hac, 33] buyruğu ile Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabına Veda haccında ihramdan çıkmalarını emretmiş olduğundan hareketle söylemiştir, dedi. (İbn Cureyc) ben: Ama bu ancak el-Muarraftan (Arafat'ta vakfe yaptıktan) sonradır dedim. (Ata) dedi ki: İbn Abbas Arafat'ta durmadan önce de, sonra da bu (ihramdan çıkma) görüşte idi."

    Fethu'l-Bârî Açıklaması

    "İbn Abbas'tan rivayete göre kişi Beyt'i tavaf etti mi ihramdan çıkmış olurdu. Ben: İbn Abbas bunu neye dayanarak söylemiştir dedim." Hadiste geçen "el-Muarraf"dan kasıt, Arafat'ta vakfe yapmaktır. Bundan ister hacc-ı kıran, ister temettu haccı yapmış olsun kayıtsız ve şartsız olarak umre yapan kimsenin kastedildiği de açıktır. Bu da İbn Abbas'ın meşhur bir görüşüdür. Buna dair açıklamalar daha önceden Hac bölümünün tavafa dair başlıkları arasında yer alan "Mekke'ye geldikten sonra Beyt'i tavaf eden kişinin durumu" ile ilgili başlıkta (1614. hadiste) geçmiş bulunmaktadır .•

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، قَالَ حَدَّثَنِي عَطَاءٌ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، إِذَا طَافَ بِالْبَيْتِ فَقَدْ حَلَّ‏.‏ فَقُلْتُ مِنْ أَيْنَ قَالَ هَذَا ابْنُ عَبَّاسٍ قَالَ مِنْ قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى ‏{‏ثُمَّ مَحِلُّهَا إِلَى الْبَيْتِ الْعَتِيقِ‏}‏ وَمِنْ أَمْرِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَصْحَابَهُ أَنْ يَحِلُّوا فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ‏.‏ قُلْتُ إِنَّمَا كَانَ ذَلِكَ بَعْدَ الْمُعَرَّفِ‏.‏ قَالَ كَانَ ابْنُ عَبَّاسٍ يَرَاهُ قَبْلُ وَبَعْدُ‏.‏

  7. Hadis no. 4397

    el-Batha denilen yerde Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna vardım. Hac ettin mi diye sordu Ben: Evet…

    Türkçe meal

    Ebu Musa el-Eş'ari r.a. dedi ki: el-Batha denilen yerde Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna vardım. Hac ettin mi diye sordu Ben: Evet dedim. Ne şekilde ihrama girdin, diye sordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ihrama girişi gibi ihrama giriyorum deyip, telbiye getirdim dedim. Allah Resulü: Beyt'i tavaf et, Safa ile Merve arasında sa'y et, sonra ihramdan çık, diye buyurdu. Ben de Beyt'i tavaf ettim, Safa ile Merve arasında sa'y ettim, sonra Kayslılardan bir kadının yanına gittim, o kadın benim başımı (başımdaki biti) ayıkladı

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي بَيَانٌ، حَدَّثَنَا النَّضْرُ، أَخْبَرَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَيْسٍ، قَالَ سَمِعْتُ طَارِقًا، عَنْ أَبِي مُوسَى الأَشْعَرِيِّ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَدِمْتُ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِالْبَطْحَاءِ فَقَالَ ‏"‏ أَحَجَجْتَ ‏"‏‏.‏ قُلْتُ نَعَمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ كَيْفَ أَهْلَلْتَ ‏"‏‏.‏ قُلْتُ لَبَّيْكَ بِإِهْلاَلٍ كَإِهْلاَلِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم‏.‏ قَالَ ‏"‏ طُفْ بِالْبَيْتِ وَبِالصَّفَا وَالْمَرْوَةِ ثُمَّ حِلَّ ‏"‏‏.‏ فَطُفْتُ بِالْبَيْتِ وَبِالصَّفَا وَالْمَرْوَةِ، وَأَتَيْتُ امْرَأَةً مِنْ قَيْسٍ فَفَلَتْ رَأْسِي‏.‏

  8. Hadis no. 4398

    Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımı Hafsa r.a.a'nın ona haber verdiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve…

    Türkçe meal

    Nafi"den rivayete göre İbn Ömer kendisine şunu bildirmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımı Hafsa r.a.a'nın ona haber verdiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Veda haccı yılında zevcelerine ihramdan çıkmalarını emretti. Bunun üzerine Hafsa: Peki senin ihramdan çıkmana engelolan ne, dedi. Allah Resulü: Ben başıma (yapışkan zamk sürerek) telbıd ettim. Ayrıca kurbanlarıma da gerdanlık takttm. Bu sebeple kurbanlıklarımı kesinceye kadar ihramdan çıkamam, diye buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ، أَخْبَرَنَا أَنَسُ بْنُ عِيَاضٍ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، أَخْبَرَهُ أَنَّ حَفْصَةَ ـ رضى الله عنها ـ زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرَتْهُ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَمَرَ أَزْوَاجَهُ أَنْ يَحْلِلْنَ عَامَ حَجَّةِ الْوَدَاعِ، فَقَالَتْ حَفْصَةُ فَمَا يَمْنَعُكَ فَقَالَ ‏ "‏ لَبَّدْتُ رَأْسِي وَقَلَّدْتُ هَدْيِي، فَلَسْتُ أَحِلُّ حَتَّى أَنْحَرَ هَدْيِي ‏"‏‏.‏

  9. Hadis no. 4399

    Has'amlılardan bir kadın Veda haccında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den fetva sordu. -O sırada…

    Türkçe meal

    İbn Abbas r.a.'dan rivayete göre "Has'amlılardan bir kadın Veda haccında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den fetva sordu. -O sırada el-fadl b. Abbas da Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bineğinin arkasında idi.- Kadın: Ey Allah'ın Resulü yüce Allah'ın kullarına (haccı) farz etmesi, babamın çok yaşlı bir ihtiyar haline yetişti. O binek üzerinde duramıyar, benim onun yerine hac yapmam kafi gelir mi diye sordu. Allah Resulü: Evet diye buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، قَالَ حَدَّثَنِي شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، وَقَالَ، مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، قَالَ أَخْبَرَنِي ابْنُ شِهَابٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ امْرَأَةً، مِنْ خَثْعَمَ اسْتَفْتَتْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ وَالْفَضْلُ بْنُ عَبَّاسٍ رَدِيفُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ فَرِيضَةَ اللَّهِ عَلَى عِبَادِهِ أَدْرَكَتْ أَبِي شَيْخًا كَبِيرًا لاَ يَسْتَطِيعُ أَنْ يَسْتَوِيَ عَلَى الرَّاحِلَةِ، فَهَلْ يَقْضِي أَنْ أَحُجَّ عَنْهُ قَالَ ‏ "‏ نَعَمْ ‏"‏‏.‏

  10. Hadis no. 4400

    Mekke fethi yılında Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Usame'yi el-Kasva adlı devesi üzerinde arkasına…

    Türkçe meal

    İbn Ömer r.a. dedi ki: "Mekke fethi yılında Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Usame'yi el-Kasva adlı devesi üzerinde arkasına bindirmiş olarak geldi. -Beraberinde de Bilal ve Osman b. Ebi Talha vardı.- Devesini Beyt'in yakınında çöktürdü. Sonra Osman'a: Bize anahtarı getir dedi. Osman anahtarı getirerek ona (Kabe'nin) kapısını açtı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile Usame, Bilal ve Osman (Kabe'nin içine) girdiler. Sonra da üzerlerine kapıyı kapattılar. Kabe'nin içinde uzunca bir süre kaldılar. Daha sonra Nebi çıktı, insanlar da Kabe'ye girmek için harekete koyuldular. Ben onların önüne geçtim. Bilal'i kapının arkasında ayakta buldum. Ona: Resuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem nerede namaz kıldı, diye sordum. O: Şu ön taraftaki iki direğin ara,sında, dedi. Kabe'nin iki sıra halinde altı direği vardı. O öndeki sıranın iki direği arasında namaz kıldı ve Kabe'nin kapısını arkasına alarak yüzünü de sen Kabe'ye girdiğinde karşına gelen duvara doğru çevirdi. (İbn Ömer) dedi ki: Ona kaç rekat kıldığını sormayı unuttum. Resulullah'ın namaz kıldığı yerde kırmızı bir mermer vardı

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مُحَمَّدٌ، حَدَّثَنَا سُرَيْجُ بْنُ النُّعْمَانِ، حَدَّثَنَا فُلَيْحٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ أَقْبَلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَامَ الْفَتْحِ وَهْوَ مُرْدِفٌ أُسَامَةَ عَلَى الْقَصْوَاءِ‏.‏ وَمَعَهُ بِلاَلٌ وَعُثْمَانُ بْنُ طَلْحَةَ حَتَّى أَنَاخَ عِنْدَ الْبَيْتِ، ثُمَّ قَالَ لِعُثْمَانَ ‏ "‏ ائْتِنَا بِالْمِفْتَاحِ ‏"‏، فَجَاءَهُ بِالْمِفْتَاحِ فَفَتَحَ لَهُ الْبَابَ، فَدَخَلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَأُسَامَةُ وَبِلاَلٌ وَعُثْمَانُ، ثُمَّ أَغْلَقُوا عَلَيْهِمِ الْبَابَ، فَمَكَثَ نَهَارًا طَوِيلاً ثُمَّ خَرَجَ، وَابْتَدَرَ النَّاسُ الدُّخُولَ، فَسَبَقْتُهُمْ فَوَجَدْتُ بِلاَلاً قَائِمًا مِنْ وَرَاءِ الْبَابِ فَقُلْتُ لَهُ أَيْنَ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ صَلَّى بَيْنَ ذَيْنِكَ الْعَمُودَيْنِ الْمُقَدَّمَيْنِ‏.‏ وَكَانَ الْبَيْتُ عَلَى سِتَّةِ أَعْمِدَةٍ سَطْرَيْنِ، صَلَّى بَيْنَ الْعَمُودَيْنِ مِنَ السَّطْرِ الْمُقَدَّمِ، وَجَعَلَ باب الْبَيْتِ خَلْفَ ظَهْرِهِ، وَاسْتَقْبَلَ بِوَجْهِهِ الَّذِي يَسْتَقْبِلُكَ حِينَ تَلِجُ الْبَيْتَ بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْجِدَارِ، قَالَ وَنَسِيتُ أَنْ أَسْأَلَهُ كَمْ صَلَّى وَعِنْدَ الْمَكَانِ الَّذِي صَلَّى فِيهِ مَرْمَرَةٌ حَمْرَاءُ‏.‏

  11. Hadis no. 4401

    Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zevcesi Aişe r.a.a her ikisine şunu haber vermiştir: Nebi Sallallahu…

    Türkçe meal

    Urve b. Zübeyr ile Ebu Seleme b. Abdurrahman'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zevcesi Aişe r.a.a her ikisine şunu haber vermiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zevcesi Huyey kızı Safiyye Veda haccında ay hali oldu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunun üzerine: Safiyye bizi (Medine'ye dönmekten) alıkoyacak mı, diye buyurdu. Aişe dedi ki: Ey Allah'ın Resuıü o Beyt'i tavaf ettikten sonra ay hali oldu dedim. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Öyleyse (Medine'ye) hareket etsin, diye buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، حَدَّثَنِي عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ، وَأَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنَّ عَائِشَةَ، زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرَتْهُمَا أَنَّ صَفِيَّةَ بِنْتَ حُيَىٍّ زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم حَاضَتْ فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَحَابِسَتُنَا هِيَ ‏"‏‏.‏ فَقُلْتُ إِنَّهَا قَدْ أَفَاضَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَطَافَتْ بِالْبَيْتِ‏.‏ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ فَلْتَنْفِرْ ‏"‏‏.‏

  12. Hadis no. 4402

    Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem aramızda bulunduğu halde biz Veda haccı hakkında konuşurduk, fakat Veda…

    Türkçe meal

    İbn Ömer r.a. dedi ki:. "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem aramızda bulunduğu halde biz Veda haccı hakkında konuşurduk, fakat Veda haccının ne demek olduğunu bilmiyorduk. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Allah'a hamd ve senada bulunduktan sohra el-Mesih ed-Deccal'i söz konusu ederek ondan uzun uzadıya bahsetti ve şöyle buyurdu: Allah'ın gönderdiği her bir nebi mutlaka (Deccal'i zikrederek) ümmetini inzar etmiştir. Onun gelişini Nuh da, ondan sonraki nebiler de bildirip uyarmışlardır. Şüphesiz ki o sizin aranızda çıkacaktır. Onun bazı halleri size gizli kalacak olsa dahi sizin Rabbiniz sizin için gizli kalacak şeylerden değildir. -Bu sözünü üç defa tekrarladl.- Muhakkak sizin Rabbinizin tek gözü kör değildir. Oysa o, sağ gözü kör olan birisidir, onun gözü üzüm salkımı arasında dışarı fırlamış bir üzüm tanesi gibi (patlak)dır." [-4403-] "Şunu bilin ki şüphesiz Allah kanlarınızı, mallarınızı sizlere bu beldenizde ve bu ayınızda, bu gününüzü haram kıldığı gibi haram kılmıştır. Dikkat edin, tebliğ ettim mi? Onlar: Evet ettin dediler. Allah Resulü üç defa: Şahit ol Allah'ım, dedi. Veyl -yahut vah- size! Dikkat edin, benden sonra biriniz diğerinin boynunu vuran . kafirler olarak gerisin geri dönmeyin

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ أَخْبَرَنِي ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ حَدَّثَنِي عُمَرُ بْنُ مُحَمَّدٍ، أَنَّ أَبَاهُ، حَدَّثَهُ عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ كُنَّا نَتَحَدَّثُ بِحَجَّةِ الْوَدَاعِ وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ أَظْهُرِنَا، وَلاَ نَدْرِي مَا حَجَّةُ الْوَدَاعِ، فَحَمِدَ اللَّهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ ثُمَّ ذَكَرَ الْمَسِيحَ الدَّجَّالَ فَأَطْنَبَ فِي ذِكْرِهِ وَقَالَ ‏"‏ مَا بَعَثَ اللَّهُ مِنْ نَبِيٍّ إِلاَّ أَنْذَرَ أُمَّتَهُ، أَنْذَرَهُ نُوحٌ وَالنَّبِيُّونَ مِنْ بَعْدِهِ، وَإِنَّهُ يَخْرُجُ فِيكُمْ، فَمَا خَفِيَ عَلَيْكُمْ مِنْ شَأْنِهِ فَلَيْسَ يَخْفَى عَلَيْكُمْ أَنَّ رَبَّكُمْ لَيْسَ عَلَى مَا يَخْفَى عَلَيْكُمْ ثَلاَثًا، إِنَّ رَبَّكُمْ لَيْسَ بِأَعْوَرَ، وَإِنَّهُ أَعْوَرُ عَيْنِ الْيُمْنَى، كَأَنَّ عَيْنَهُ عِنَبَةٌ طَافِيَةٌ ‏"‏‏.‏ ‏"‏ أَلاَ إِنَّ اللَّهَ حَرَّمَ عَلَيْكُمْ دِمَاءَكُمْ وَأَمْوَالَكُمْ، كَحُرْمَةِ يَوْمِكُمْ هَذَا، فِي بَلَدِكُمْ هَذَا، فِي شَهْرِكُمْ هَذَا، أَلاَ هَلْ بَلَّغْتُ ‏"‏‏.‏ قَالُوا نَعَمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ اللَّهُمَّ اشْهَدْ، ثَلاَثًا، وَيْلَكُمْ، أَوْ وَيْحَكُمُ، انْظُرُوا لاَ تَرْجِعُوا بَعْدِي كُفَّارًا، يَضْرِبُ بَعْضُكُمْ رِقَابَ بَعْضٍ ‏"‏‏.‏

  13. Hadis no. 4403

    Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem aramızda bulunduğu halde biz Veda haccı hakkında konuşurduk, fakat Veda…

    Türkçe meal

    İbn Ömer r.a. dedi ki:. "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem aramızda bulunduğu halde biz Veda haccı hakkında konuşurduk, fakat Veda haccının ne demek olduğunu bilmiyorduk. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Allah'a hamd ve senada bulunduktan sohra el-Mesih ed-Deccal'i söz konusu ederek ondan uzun uzadıya bahsetti ve şöyle buyurdu: Allah'ın gönderdiği her bir nebi mutlaka (Deccal'i zikrederek) ümmetini inzar etmiştir. Onun gelişini Nuh da, ondan sonraki nebiler de bildirip uyarmışlardır. Şüphesiz ki o sizin aranızda çıkacaktır. Onun bazı halleri size gizli kalacak olsa dahi sizin Rabbiniz sizin için gizli kalacak şeylerden değildir. -Bu sözünü üç defa tekrarladl.- Muhakkak sizin Rabbinizin tek gözü kör değildir. Oysa o, sağ gözü kör olan birisidir, onun gözü üzüm salkımı arasında dışarı fırlamış bir üzüm tanesi gibi (patlak)dır." [-4403-] "Şunu bilin ki şüphesiz Allah kanlarınızı, mallarınızı sizlere bu beldenizde ve bu ayınızda, bu gününüzü haram kıldığı gibi haram kılmıştır. Dikkat edin, tebliğ ettim mi? Onlar: Evet ettin dediler. Allah Resulü üç defa: Şahit ol Allah'ım, dedi. Veyl -yahut vah- size! Dikkat edin, benden sonra biriniz diğerinin boynunu vuran . kafirler olarak gerisin geri dönmeyin

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ أَخْبَرَنِي ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ حَدَّثَنِي عُمَرُ بْنُ مُحَمَّدٍ، أَنَّ أَبَاهُ، حَدَّثَهُ عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ كُنَّا نَتَحَدَّثُ بِحَجَّةِ الْوَدَاعِ وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ أَظْهُرِنَا، وَلاَ نَدْرِي مَا حَجَّةُ الْوَدَاعِ، فَحَمِدَ اللَّهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ ثُمَّ ذَكَرَ الْمَسِيحَ الدَّجَّالَ فَأَطْنَبَ فِي ذِكْرِهِ وَقَالَ ‏"‏ مَا بَعَثَ اللَّهُ مِنْ نَبِيٍّ إِلاَّ أَنْذَرَ أُمَّتَهُ، أَنْذَرَهُ نُوحٌ وَالنَّبِيُّونَ مِنْ بَعْدِهِ، وَإِنَّهُ يَخْرُجُ فِيكُمْ، فَمَا خَفِيَ عَلَيْكُمْ مِنْ شَأْنِهِ فَلَيْسَ يَخْفَى عَلَيْكُمْ أَنَّ رَبَّكُمْ لَيْسَ عَلَى مَا يَخْفَى عَلَيْكُمْ ثَلاَثًا، إِنَّ رَبَّكُمْ لَيْسَ بِأَعْوَرَ، وَإِنَّهُ أَعْوَرُ عَيْنِ الْيُمْنَى، كَأَنَّ عَيْنَهُ عِنَبَةٌ طَافِيَةٌ ‏"‏‏.‏ ‏"‏ أَلاَ إِنَّ اللَّهَ حَرَّمَ عَلَيْكُمْ دِمَاءَكُمْ وَأَمْوَالَكُمْ، كَحُرْمَةِ يَوْمِكُمْ هَذَا، فِي بَلَدِكُمْ هَذَا، فِي شَهْرِكُمْ هَذَا، أَلاَ هَلْ بَلَّغْتُ ‏"‏‏.‏ قَالُوا نَعَمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ اللَّهُمَّ اشْهَدْ، ثَلاَثًا، وَيْلَكُمْ، أَوْ وَيْحَكُمُ، انْظُرُوا لاَ تَرْجِعُوا بَعْدِي كُفَّارًا، يَضْرِبُ بَعْضُكُمْ رِقَابَ بَعْضٍ ‏"‏‏.‏

  14. Hadis no. 4404

    Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem. dokuz gazve yaptı ve o hicret ettikten sonra sadece bir defa hac yaptı…

    Türkçe meal

    Zeyd b. Erkam'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem. dokuz gazve yaptı ve o hicret ettikten sonra sadece bir defa hac yaptı, ondan sonra da hac etmedi. Bu Veda haccıdır." Ebu İshak dedi ki: Mekke'de de bir başka hac yapmıştır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا أَبُو إِسْحَاقَ، قَالَ حَدَّثَنِي زَيْدُ بْنُ أَرْقَمَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم غَزَا تِسْعَ عَشْرَةَ غَزْوَةً، وَأَنَّهُ حَجَّ بَعْدَ مَا هَاجَرَ حَجَّةً وَاحِدَةً لَمْ يَحُجَّ بَعْدَهَا حَجَّةَ الْوَدَاعِ‏.‏ قَالَ أَبُو إِسْحَاقَ وَبِمَكَّةَ أُخْرَى‏.‏

  15. Hadis no. 4405

    Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Veda haccında Cerir'e: İnsanlara susup dinlemelerini söyle, diye buyurdu

    Türkçe meal

    Cerir'den rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Veda haccında Cerir'e: İnsanlara susup dinlemelerini söyle, diye buyurdu. Daha sonra Allah Resulü: Benden sonra biriniz diğerinin boynunu uuran kafirler olarak gerisin geri dönmeyin, diye buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ مُدْرِكٍ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ بْنِ عَمْرِو بْنِ جَرِيرٍ، عَنْ جَرِيرٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ لِجَرِيرٍ ‏"‏ اسْتَنْصِتِ النَّاسَ ‏"‏ فَقَالَ ‏"‏ لاَ تَرْجِعُوا بَعْدِي كُفَّارًا، يَضْرِبُ بَعْضُكُمْ رِقَابَ بَعْضٍ ‏"‏‏.‏

  16. Hadis no. 4407

    Yahudilerden bir takım kimseler şöyle dedi: Eğer bu ayet bize inmiş olsaydı, şüphesiz o günü bayram…

    Türkçe meal

    Tarık b. Şihab'dan rivayete göre "Yahudilerden bir takım kimseler şöyle dedi: Eğer bu ayet bize inmiş olsaydı, şüphesiz o günü bayram edinirdik. Bunun üzerine Ömer: Hangi ayeti kastediyorsunuz, diye sordu. Onlar: "Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslamı beğenip seçtim."[MSide, 3] ayetidir dediler. Ömer: Ben bu ayetin nerede indiğini çok iyi biliyorum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Arafat'ta vakfede iken nazil olmuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ الثَّوْرِيُّ، عَنْ قَيْسِ بْنِ مُسْلِمٍ، عَنْ طَارِقِ بْنِ شِهَابٍ، أَنَّ أُنَاسًا، مِنَ الْيَهُودِ قَالُوا لَوْ نَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ فِينَا لاَتَّخَذْنَا ذَلِكَ الْيَوْمَ عِيدًا‏.‏ فَقَالَ عُمَرُ أَيَّةُ آيَةٍ فَقَالُوا ‏{‏الْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ وَأَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَتِي‏}‏‏.‏ فَقَالَ عُمَرُ إِنِّي لأَعْلَمُ أَىَّ مَكَانٍ أُنْزِلَتْ، أُنْزِلَتْ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَاقِفٌ بِعَرَفَةَ‏.‏

  17. Hadis no. 4408

    Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte çıktık

    Türkçe meal

    Aişe r.anha dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte çıktık. Bizden kimimiz umre niyetiyle ihrama girmiş, kimimiz hac niyetiyle ihrama girmişti. Kimimiz de hem umre, hem de hac yapmak üzere ihrama girmişti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ise hac niyetiyle ihrama girmişti. Hac niyetiyle . yahut da haccı ve umreyi birlikte eda etmek niyetiyle ihrama girenler Nahr günü (kurban bayramının birinci günü)ne kadar ihramdan çıkmadılar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الأَسْوَدِ، مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ نَوْفَلٍ عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، فَمِنَّا مَنْ أَهَلَّ بِعُمْرَةٍ، وَمِنَّا مَنْ أَهَلَّ بِحَجَّةٍ، وَمِنَّا مَنْ أَهَلَّ بِحَجٍّ وَعُمْرَةٍ، وَأَهَلَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالْحَجِّ، فَأَمَّا مَنْ أَهَلَّ بِالْحَجِّ أَوْ جَمَعَ الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ فَلَمْ يَحِلُّوا حَتَّى يَوْمَ النَّحْرِ‏.‏ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ أَخْبَرَنَا مَالِكٌ وَقَالَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ‏.‏ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ حَدَّثَنَا مَالِكٌ مِثْلَهُ‏.‏

  18. Hadis no. 4409

    Veda haccında Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni adeta ölümün kıyısına kadar geldiğim bir rahatsızlığım…

    Türkçe meal

    Amir b. Sa'd, babasından (Sa'd b. Ebi Vakkas'tan) rivayetle dedi ki: "Veda haccında Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni adeta ölümün kıyısına kadar geldiğim bir rahatsızlığım dolayısıyla ziyaret etti. Ey Allah'ın Resulü dedim. Benim rahatsızlığı m gördüğün şu dereceye kadar ulaşmış bulunuyor ve ben malı çok birisiyim. Bir tek kızımdan başka da mirasçım yoktur. Malımın üçte ikisini tasadduk edeyim mi? Allah Resulü: Hayır dedi. Peki onun yarısını sadaka olarak dağıtayım mı diye sordum. O, hayır diye buyurdu. Ya üçte birini diye sordum. O, üçte birdir çoktur ya diye buyurdu (ve şöyle devam etti): Çünkü senin mirasçılarını zengin olarak bırakman onları insanlara avuç açacak şekilde yoksul bırakmandan daha hayırlıdır. Allah'ın rızasını arayarak herhangi bir nafaka harcayacak olursan mutlaka onun karşılığında sana ecir verilir. Hatta hanımının ağzına koyduğun lokma bile. Ben: Ey Allah'ın Resulü ben (burada) arkadaşlarımdan geride mi bırakılacağım, dedim. O şöyle buyurdu: Hayır, sen asla geri bırakılmayacaksın. Eğer (geri kalır da) Allah'ın rızasını arayarak herhangi bir amelde bulunacak olursan mutlaka o amel sebebiyle derecen artar ve daha da yükselirsin. Ümit ederim ki sen hayatta kalaeaksın. Öyle ki bir takım kimseler senden yararlanacak, başkaları da senin vasıtanla zarar göreceklerdir. Allah'ım, sen ashabımın hicretlerini tamamına erdir, onları ökçeleri üzerinde gerisin geri döndürme. Fakat zavallı Sa'd b. Havle! Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu sözleriyle Mekke'de vefat etti diye onun için üzüntü ve kederini dile getirmiş oluyordu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ ـ هُوَ ابْنُ سَعْدٍ ـ حَدَّثَنَا ابْنُ شِهَابٍ، عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ عَادَنِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ مِنْ وَجَعٍ، أَشْفَيْتُ مِنْهُ عَلَى الْمَوْتِ، فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ بَلَغَ بِي مِنَ الْوَجَعِ مَا تَرَى، وَأَنَا ذُو مَالٍ وَلاَ يَرِثُنِي إِلاَّ ابْنَةٌ لِي وَاحِدَةٌ أَفَأَتَصَدَّقُ بِثُلُثَىْ مَالِي قَالَ ‏"‏ لاَ ‏"‏‏.‏ قُلْتُ أَفَأَتَصَدَّقُ بِشَطْرِهِ قَالَ ‏"‏ لاَ ‏"‏‏.‏ قُلْتُ فَالثُّلُثِ قَالَ ‏"‏ وَالثُّلُثُ كَثِيرٌ، إِنَّكَ أَنْ تَذَرَ وَرَثَتَكَ أَغْنِيَاءَ خَيْرٌ مِنْ أَنْ تَذَرَهُمْ عَالَةً يَتَكَفَّفُونَ النَّاسَ، وَلَسْتَ تُنْفِقُ نَفَقَةً تَبْتَغِي بِهَا وَجْهَ اللَّهِ إِلاَّ أُجِرْتَ بِهَا، حَتَّى اللُّقْمَةَ تَجْعَلُهَا فِي فِي امْرَأَتِكَ ‏"‏‏.‏ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ آأُخَلَّفُ بَعْدَ أَصْحَابِي قَالَ ‏"‏ إِنَّكَ لَنْ تُخَلَّفَ فَتَعْمَلَ عَمَلاً تَبْتَغِي بِهِ وَجْهَ اللَّهِ إِلاَّ ازْدَدْتَ بِهِ دَرَجَةً وَرِفْعَةً، وَلَعَلَّكَ تُخَلَّفُ حَتَّى يَنْتَفِعَ بِكَ أَقْوَامٌ وَيُضَرَّ بِكَ آخَرُونَ، اللَّهُمَّ أَمْضِ لأَصْحَابِي هِجْرَتَهُمْ، وَلاَ تَرُدَّهُمْ عَلَى أَعْقَابِهِمْ‏.‏ لَكِنِ الْبَائِسُ سَعْدُ ابْنُ خَوْلَةَ رَثَى لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ تُوُفِّيَ بِمَكَّةَ ‏"‏‏.‏

  19. Hadis no. 4410

    Nafi"den rivayete göre İbn Ömer r.a. kendilerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Veda haccında…

    Türkçe meal

    Nafi"den rivayete göre İbn Ömer r.a. kendilerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Veda haccında başını traş ettiğini haber vermişti

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ، حَدَّثَنَا أَبُو ضَمْرَةَ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَخْبَرَهُمْ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَلَقَ رَأْسَهُ فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ‏.‏

  20. Hadis no. 4411

    Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile ashabından bir takım kimseler saçlarını traş ettikleri gibi bazıları da…

    Türkçe meal

    İbn Ömer'den rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile ashabından bir takım kimseler saçlarını traş ettikleri gibi bazıları da kısaltmışlardı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، عَنْ نَافِعٍ، أَخْبَرَهُ ابْنُ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم حَلَقَ فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ وَأُنَاسٌ مِنْ أَصْحَابِهِ وَقَصَّرَ بَعْضُهُمْ‏.‏