İçeriğe geç

Sahih-i BuhariBölüm 49

Köle Azat Etme Kitabı

43 hadis · Kitâbu'l-Itk (2517-2559)

Sayfa 2 / 3Yazı boyutu
  1. Hadis no. 2537

    İzin buyur da kız kardeşimizin oğlu Abbas'ın fidyesini almayalım

    Türkçe meal

    Enes r.a.'den rivayet edilmiştir: Ensar'dan birkaç kişi Allah Resulü'nden izin isteyerek "İzin buyur da kız kardeşimizin oğlu Abbas'ın fidyesini almayalım" dediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Onda almadık bir dirhem bile bırakmayacaksınız" buyurdu.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ عُقْبَةَ، عَنْ مُوسَى، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَنَسٌ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رِجَالاً، مِنَ الأَنْصَارِ اسْتَأْذَنُوا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا ائْذَنْ فَلْنَتْرُكْ لاِبْنِ أُخْتِنَا عَبَّاسٍ فِدَاءَهُ، فَقَالَ ‏ "‏ لاَ تَدَعُونَ مِنْهُ دِرْهَمًا ‏"‏‏.‏

  2. Hadis no. 2538

    Ey Allah'ın Resulü! Benim Müslüman olmadan önce yaptığım bazı iyilikler vardı. Bunlardan sevap kazanır mıyım…

    Türkçe meal

    Hişam'dan rivayet edildiğine göre babası (Urve İbn Zübeyr) ona şöyle anlatmıştır: Hakim İbn Hizam İslam öncesinde yüz köle azat etmiş ve onları yüz deveye bindirmişti. Müslüman olduktan sonra yine yüz kölesini azat etti ve onları yüz deveye bindirdi. Kendisi şöyle anlatıyor: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e giderek "Ey Allah'ın Resulü! Benim Müslüman olmadan önce yaptığım bazı iyilikler vardı. Bunlardan sevap kazanır mıyım, ne dersin?" diye sordum. Hz. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sen geçmiş iyiliklerinle birlikte Müslüman oldun" buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عُبَيْدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ، أَخْبَرَنِي أَبِي أَنَّ حَكِيمَ بْنَ حِزَامٍ ـ رضى الله عنه ـ أَعْتَقَ فِي الْجَاهِلِيَّةِ مِائَةَ رَقَبَةٍ، وَحَمَلَ عَلَى مِائَةِ بَعِيرٍ، فَلَمَّا أَسْلَمَ حَمَلَ عَلَى مِائَةِ بَعِيرٍ وَأَعْتَقَ مِائَةَ رَقَبَةٍ، قَالَ فَسَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَرَأَيْتَ أَشْيَاءَ كُنْتُ أَصْنَعُهَا فِي الْجَاهِلِيَّةِ، كُنْتُ أَتَحَنَّثُ بِهَا، يَعْنِي أَتَبَرَّرُ بِهَا، قَالَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ أَسْلَمْتَ عَلَى مَا سَلَفَ لَكَ مِنْ خَيْرٍ ‏"‏‏.‏

  3. Hadis no. 2539

    Yanımda olanı görüyorsunuz. Benim en çok sevdiğim şey en doğru sözdür. Gelin şu iki şıktan birini seçin: ya…

    Türkçe meal

    İbn Şihab'dan rivayet edildiğine göre: Urve, Mervan ile Misver İbn Mahrame'nin şöyle anlattıklarını söylemiştir: Hevazin heyeti Hz. Nebi'in huzuruna gelince ayağa kalktı. Heyet O'ndan mallarını ve esirlerini kendilerine vermesini istediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Yanımda olanı görüyorsunuz. Benim en çok sevdiğim şey en doğru sözdür. Gelin şu iki şıktan birini seçin: ya mallar, ya da esirler. Bunları uzun bir süre gelmeniz için beklettim" buyurdu. -Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Taif dönüşü, onları yaklaşık on gece beklemişti- Hz. Nebi'in onlara bu iki gruptan yalnızca birini geri vereceğini anlayınca "O halde biz esirlerimizi seçiyoruz" dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem insanlar içinde doğruldu, Allah'a layık olduğu şekilde sena etti. Sonra şöyle buyurdu: "Kardeşleriniz tövbe etmiş, bize gelmişler. Ben esirlerini onlara vermeyi uygun buldum. Hakkından vazgeçmek isteyen buyursun yapsın. Fakat ganimet payını seçen ve Allah'ın bu ilk ganimetlerinden payını vermemizi isteyen de hakkını alabilir." Orada bulunanlar hep birlikte "Hakkımızdan senin için vazgeçiyoruz" dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Biz sizden kimin izin verdiğini, kimin vermediğini bilemeyiz. Siz varın gidin, kararınızı bize sözcüleriniz iletsin" buyurdu. Ashab dağıldı ve sözcüleri onlarla konuştu. Sonra Hz. Nebi'in huzuruna gelerek insanların haklarını helal ettiklerini ve istediği gibi yapmasına izin verdiklerini bildirdiler. Hevazin esirleri hakkında bize gelen haber budur. Enes şöyle demiştir: Abbas Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e "Akil'in fidyesini ödedim" dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي مَرْيَمَ، قَالَ أَخْبَرَنِي اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، ذَكَرَ عُرْوَةُ أَنَّ مَرْوَانَ، وَالْمِسْوَرَ بْنَ مَخْرَمَةَ، أَخْبَرَاهُ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَامَ حِينَ جَاءَهُ وَفْدُ هَوَازِنَ، فَسَأَلُوهُ أَنْ يَرُدَّ إِلَيْهِمْ أَمْوَالَهُمْ وَسَبْيَهُمْ فَقَالَ ‏"‏ إِنَّ مَعِي مَنْ تَرَوْنَ، وَأَحَبُّ الْحَدِيثِ إِلَىَّ أَصْدَقُهُ، فَاخْتَارُوا إِحْدَى الطَّائِفَتَيْنِ إِمَّا الْمَالَ، وَإِمَّا السَّبْىَ، وَقَدْ كُنْتُ اسْتَأْنَيْتُ بِهِمْ ‏"‏‏.‏ وَكَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم انْتَظَرَهُمْ بِضْعَ عَشْرَةَ لَيْلَةً حِينَ قَفَلَ مِنَ الطَّائِفِ، فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُمْ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم غَيْرُ رَادٍّ إِلَيْهِمْ إِلاَّ إِحْدَى الطَّائِفَتَيْنِ قَالُوا فَإِنَّا نَخْتَارُ سَبْيَنَا‏.‏ فَقَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِي النَّاسِ، فَأَثْنَى عَلَى اللَّهِ بِمَا هُوَ أَهْلُهُ، ثُمَّ قَالَ ‏"‏ أَمَّا بَعْدُ فَإِنَّ إِخْوَانَكُمْ جَاءُونَا تَائِبِينَ، وَإِنِّي رَأَيْتُ أَنْ أَرُدَّ إِلَيْهِمْ سَبْيَهُمْ، فَمَنْ أَحَبَّ مِنْكُمْ أَنْ يُطَيِّبَ ذَلِكَ فَلْيَفْعَلْ، وَمَنْ أَحَبَّ أَنْ يَكُونَ عَلَى حَظِّهِ حَتَّى نُعْطِيَهُ إِيَّاهُ مِنْ أَوَّلِ مَا يُفِيءُ اللَّهُ عَلَيْنَا فَلْيَفْعَلْ ‏"‏‏.‏ فَقَالَ النَّاسُ طَيَّبْنَا ذَلِكَ‏.‏ قَالَ ‏"‏ إِنَّا لاَ نَدْرِي مَنْ أَذِنَ مِنْكُمْ مِمَّنْ لَمْ يَأْذَنْ فَارْجِعُوا حَتَّى يَرْفَعَ إِلَيْنَا عُرَفَاؤُكُمْ أَمْرَكُمْ ‏"‏‏.‏ فَرَجَعَ النَّاسُ، فَكَلَّمَهُمْ عُرَفَاؤُهُمْ، ثُمَّ رَجَعُوا إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرُوهُ أَنَّهُمْ طَيَّبُوا وَأَذِنُوا، فَهَذَا الَّذِي بَلَغَنَا عَنْ سَبْىِ هَوَازِنَ‏.‏ وَقَالَ أَنَسٌ قَالَ عَبَّاسٌ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَادَيْتُ نَفْسِي، وَفَادَيْتُ عَقِيلاً‏.‏

  4. Hadis no. 2540

    Yanımda olanı görüyorsunuz. Benim en çok sevdiğim şey en doğru sözdür. Gelin şu iki şıktan birini seçin: ya…

    Türkçe meal

    İbn Şihab'dan rivayet edildiğine göre: Urve, Mervan ile Misver İbn Mahrame'nin şöyle anlattıklarını söylemiştir: Hevazin heyeti Hz. Nebi'in huzuruna gelince ayağa kalktı. Heyet O'ndan mallarını ve esirlerini kendilerine vermesini istediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Yanımda olanı görüyorsunuz. Benim en çok sevdiğim şey en doğru sözdür. Gelin şu iki şıktan birini seçin: ya mallar, ya da esirler. Bunları uzun bir süre gelmeniz için beklettim" buyurdu. -Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Taif dönüşü, onları yaklaşık on gece beklemişti- Hz. Nebi'in onlara bu iki gruptan yalnızca birini geri vereceğini anlayınca "O halde biz esirlerimizi seçiyoruz" dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem insanlar içinde doğruldu, Allah'a layık olduğu şekilde sena etti. Sonra şöyle buyurdu: "Kardeşleriniz tövbe etmiş, bize gelmişler. Ben esirlerini onlara vermeyi uygun buldum. Hakkından vazgeçmek isteyen buyursun yapsın. Fakat ganimet payını seçen ve Allah'ın bu ilk ganimetlerinden payını vermemizi isteyen de hakkını alabilir." Orada bulunanlar hep birlikte "Hakkımızdan senin için vazgeçiyoruz" dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Biz sizden kimin izin verdiğini, kimin vermediğini bilemeyiz. Siz varın gidin, kararınızı bize sözcüleriniz iletsin" buyurdu. Ashab dağıldı ve sözcüleri onlarla konuştu. Sonra Hz. Nebi'in huzuruna gelerek insanların haklarını helal ettiklerini ve istediği gibi yapmasına izin verdiklerini bildirdiler. Hevazin esirleri hakkında bize gelen haber budur. Enes şöyle demiştir: Abbas Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e "Akil'in fidyesini ödedim" dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي مَرْيَمَ، قَالَ أَخْبَرَنِي اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، ذَكَرَ عُرْوَةُ أَنَّ مَرْوَانَ، وَالْمِسْوَرَ بْنَ مَخْرَمَةَ، أَخْبَرَاهُ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَامَ حِينَ جَاءَهُ وَفْدُ هَوَازِنَ، فَسَأَلُوهُ أَنْ يَرُدَّ إِلَيْهِمْ أَمْوَالَهُمْ وَسَبْيَهُمْ فَقَالَ ‏"‏ إِنَّ مَعِي مَنْ تَرَوْنَ، وَأَحَبُّ الْحَدِيثِ إِلَىَّ أَصْدَقُهُ، فَاخْتَارُوا إِحْدَى الطَّائِفَتَيْنِ إِمَّا الْمَالَ، وَإِمَّا السَّبْىَ، وَقَدْ كُنْتُ اسْتَأْنَيْتُ بِهِمْ ‏"‏‏.‏ وَكَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم انْتَظَرَهُمْ بِضْعَ عَشْرَةَ لَيْلَةً حِينَ قَفَلَ مِنَ الطَّائِفِ، فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُمْ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم غَيْرُ رَادٍّ إِلَيْهِمْ إِلاَّ إِحْدَى الطَّائِفَتَيْنِ قَالُوا فَإِنَّا نَخْتَارُ سَبْيَنَا‏.‏ فَقَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِي النَّاسِ، فَأَثْنَى عَلَى اللَّهِ بِمَا هُوَ أَهْلُهُ، ثُمَّ قَالَ ‏"‏ أَمَّا بَعْدُ فَإِنَّ إِخْوَانَكُمْ جَاءُونَا تَائِبِينَ، وَإِنِّي رَأَيْتُ أَنْ أَرُدَّ إِلَيْهِمْ سَبْيَهُمْ، فَمَنْ أَحَبَّ مِنْكُمْ أَنْ يُطَيِّبَ ذَلِكَ فَلْيَفْعَلْ، وَمَنْ أَحَبَّ أَنْ يَكُونَ عَلَى حَظِّهِ حَتَّى نُعْطِيَهُ إِيَّاهُ مِنْ أَوَّلِ مَا يُفِيءُ اللَّهُ عَلَيْنَا فَلْيَفْعَلْ ‏"‏‏.‏ فَقَالَ النَّاسُ طَيَّبْنَا ذَلِكَ‏.‏ قَالَ ‏"‏ إِنَّا لاَ نَدْرِي مَنْ أَذِنَ مِنْكُمْ مِمَّنْ لَمْ يَأْذَنْ فَارْجِعُوا حَتَّى يَرْفَعَ إِلَيْنَا عُرَفَاؤُكُمْ أَمْرَكُمْ ‏"‏‏.‏ فَرَجَعَ النَّاسُ، فَكَلَّمَهُمْ عُرَفَاؤُهُمْ، ثُمَّ رَجَعُوا إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرُوهُ أَنَّهُمْ طَيَّبُوا وَأَذِنُوا، فَهَذَا الَّذِي بَلَغَنَا عَنْ سَبْىِ هَوَازِنَ‏.‏ وَقَالَ أَنَسٌ قَالَ عَبَّاسٌ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَادَيْتُ نَفْسِي، وَفَادَيْتُ عَقِيلاً‏.‏

  5. Hadis no. 2541

    Nafi'a bir mektup yazarak sordum. Bana şu cevabı yazdı: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mustalik-oğulları…

    Türkçe meal

    İbn Avn şöyle dedi: Nafi'a bir mektup yazarak sordum. Bana şu cevabı yazdı: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mustalik-oğulları üzerine baskın yaptı. Onlar saldırırken hayvanları su içiyordu. Savaşçılarını öldürdü, kadın ve çocuklarını esir etti. Cüveyriye'ye de o savaşta sahip olmuştu. Bu olayı bana İbn Ömer anlattı. O da o ordunun içindeydi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ الْحَسَنِ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ عَوْنٍ، قَالَ كَتَبْتُ إِلَى نَافِعٍ فَكَتَبَ إِلَىَّ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَغَارَ عَلَى بَنِي الْمُصْطَلِقِ وَهُمْ غَارُّونَ وَأَنْعَامُهُمْ تُسْقَى عَلَى الْمَاءِ، فَقَتَلَ مُقَاتِلَتَهُمْ، وَسَبَى ذَرَارِيَّهُمْ، وَأَصَابَ يَوْمَئِذٍ جُوَيْرِيَةَ‏.‏ حَدَّثَنِي بِهِ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، وَكَانَ فِي ذَلِكَ الْجَيْشِ‏.‏

  6. Hadis no. 2542

    Niye yapmayasınız! Kıyamet gününe dek var olacak her can elbet var olacaktır

    Türkçe meal

    İbn Muhayriz'den rivayet edilmiştir: Ebu Said r.a.'i gördüğümde ona sordum. Şu cevabı verdi: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Mustalik-oğulları üzerine sefere çıktık. Orada Araplardan bir grubu esir ettik. Sonra eşlerimizden uzun bir müddet ayrı kaldığımız için canımız kadın çekti ama cinsel ilişkide azil yapmak istedik. Allah Resulü'ne bunun hükmünü sorduk. O da: "Niye yapmayasınız! Kıyamet gününe dek var olacak her can elbet var olacaktır" buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ، عَنِ ابْنِ مُحَيْرِيزٍ، قَالَ رَأَيْتُ أَبَا سَعِيدٍ ـ رضى الله عنه ـ فَسَأَلْتُهُ فَقَالَ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي غَزْوَةِ بَنِي الْمُصْطَلِقِ فَأَصَبْنَا سَبْيًا مِنْ سَبْىِ الْعَرَبِ، فَاشْتَهَيْنَا النِّسَاءَ فَاشْتَدَّتْ عَلَيْنَا الْعُزْبَةُ وَأَحْبَبْنَا الْعَزْلَ، فَسَأَلْنَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏ "‏ مَا عَلَيْكُمْ أَنْ لاَ تَفْعَلُوا، مَا مِنْ نَسَمَةٍ كَائِنَةٍ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ إِلاَّ وَهْىَ كَائِنَةٌ ‏"‏‏.‏

  7. Hadis no. 2543

    Onlar ümmetim içinde Deccal'e karşı en çok direnecek olanlardır

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şu üç şeyi duydum duyalı Temim-oğullarına karşı ayrı bir sevgim oluştu. Onlar hakkında: "Onlar ümmetim içinde Deccal'e karşı en çok direnecek olanlardır" buyurmuştu. Yine bir gün onların zekatları gelmişti de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bunlar kavmimizin zekatlarıdır" buyurdu. Yine onlardan bir kadın esir düşmüş ve Aişe r.anha'nın cariyesi olmuştu da, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bunu azad ediver. Çünkü 0, İsmail soyundandır" buyurmuştu.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ الْقَعْقَاعِ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ لاَ أَزَالُ أُحِبُّ بَنِي تَمِيمٍ‏.‏ وَحَدَّثَنِي ابْنُ سَلاَمٍ أَخْبَرَنَا جَرِيرُ بْنُ عَبْدِ الْحَمِيدِ عَنِ الْمُغِيرَةِ عَنِ الْحَارِثِ عَنْ أَبِي زُرْعَةَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ‏.‏ وَعَنْ عُمَارَةَ عَنْ أَبِي زُرْعَةَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ مَا زِلْتُ أُحِبُّ بَنِي تَمِيمٍ مُنْذُ ثَلاَثٍ سَمِعْتُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ فِيهِمْ، سَمِعْتُهُ يَقُولُ ‏"‏ هُمْ أَشَدُّ أُمَّتِي عَلَى الدَّجَّالِ ‏"‏‏.‏ قَالَ وَجَاءَتْ صَدَقَاتُهُمْ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ هَذِهِ صَدَقَاتُ قَوْمِنَا ‏"‏‏.‏ وَكَانَتْ سَبِيَّةٌ مِنْهُمْ عِنْدَ عَائِشَةَ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ أَعْتِقِيهَا فَإِنَّهَا مِنْ وَلَدِ إِسْمَاعِيلَ ‏"‏‏.‏

  8. Hadis no. 2544

    Cariye sahibi olan bir kimse onu güzelce eğitir, sonra azat edip evlenirse iki kat mükafat alır

    Türkçe meal

    Ebu Musa (r.a.)'dan rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Cariye sahibi olan bir kimse onu güzelce eğitir, sonra azat edip evlenirse iki kat mükafat alır" buyurmuştur. Bu hadis Nikah bölümünde ayrıntılı olarak açıklanacaktır. İnşaallah باب: قول النبي صلى الله عليه وسلم: (العبيد إخوانكم، فأطعموهم مما تأكلون). 15. NEBi S.A.V.'İN "KÖLELERİNİZ SİZİN KARDEŞLERİNİZDİR. BU YÜZDEN SİZ NE YİYORSANIZ ONLARA DA YEDİRİN" BUYRUĞU

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، سَمِعَ مُحَمَّدَ بْنَ فُضَيْلٍ، عَنْ مُطَرِّفٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِي مُوسَى ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ كَانَتْ لَهُ جَارِيَةٌ فَعَالَهَا، فَأَحْسَنَ إِلَيْهَا ثُمَّ أَعْتَقَهَا وَتَزَوَّجَهَا، كَانَ لَهُ أَجْرَانِ ‏"‏‏.‏

  9. Hadis no. 2545

    Bu kardeşleriniz sizin hizmetinizi görüyorlar

    Türkçe meal

    Ma'rur İbn Süveyd'den nakledilmiştir: Ebu Zer el-Ğıfari r.a.'yi görmüştüm. Kendisi ve kölesi üzerinde bayramlık kıyafet vardı. Bunun sebebini sorduk. Şöyle cevap verdi: Ben (kölelerden olan) birisiyle atışmıştım. Beni Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e şikayet etti. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana "Annesinden dolayı ayıpladın mı onu!" buyurdu. Sonra şöyle devam etti: "Bu kardeşleriniz sizin hizmetinizi görüyorlar. Allah bunları sizin eliniz altına vermiş. Kardeşini eli altında tutanlar (köle sahipleri), kendi yedikleri ve giydiklerinden ona da yedirsin ve içirsinler. Onlara güçlerinin yetmeyeceği yükü yüklemeyin. Şayet onlara böyle ağır bir yük yüklerseniz siz de yardımcı olun

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا آدَمُ بْنُ أَبِي إِيَاسٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا وَاصِلٌ الأَحْدَبُ، قَالَ سَمِعْتُ الْمَعْرُورَ بْنَ سُوَيْدٍ، قَالَ رَأَيْتُ أَبَا ذَرٍّ الْغِفَارِيَّ ـ رضى الله عنه ـ وَعَلَيْهِ حُلَّةٌ وَعَلَى غُلاَمِهِ حُلَّةٌ فَسَأَلْنَاهُ عَنْ ذَلِكَ فَقَالَ إِنِّي سَابَبْتُ رَجُلاً فَشَكَانِي إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم، فَقَالَ لِيَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَعَيَّرْتَهُ بِأُمِّهِ ‏"‏‏.‏ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ إِنَّ إِخْوَانَكُمْ خَوَلُكُمْ جَعَلَهُمُ اللَّهُ تَحْتَ أَيْدِيكُمْ، فَمَنْ كَانَ أَخُوهُ تَحْتَ يَدِهِ فَلْيُطْعِمْهُ مِمَّا يَأْكُلُ، وَلْيُلْبِسْهُ مِمَّا يَلْبَسُ، وَلاَ تُكَلِّفُوهُمْ مَا يَغْلِبُهُمْ، فَإِنْ كَلَّفْتُمُوهُمْ مَا يَغْلِبُهُمْ فَأَعِينُوهُمْ ‏"‏‏.‏

  10. Hadis no. 2546

    Köle efendisinin iyiliğini ister ve Rabbine güzelce kulluk ederse iki kat mükafat alır

    Türkçe meal

    İbn Ömer'den r.a. rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Köle efendisinin iyiliğini ister ve Rabbine güzelce kulluk ederse iki kat mükafat alır" buyurmuştur.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْعَبْدُ إِذَا نَصَحَ سَيِّدَهُ وَأَحْسَنَ عِبَادَةَ رَبِّهِ كَانَ لَهُ أَجْرُهُ مَرَّتَيْنِ ‏"‏‏.‏

  11. Hadis no. 2547

    Cariye sahibi olan her kim onu güzelce eğitir, sonra azat eder ve evlenirse iki kat mükafat alır. Bir köle de…

    Türkçe meal

    Ebu Musa el-Eş'ari'den nakledilir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Cariye sahibi olan her kim onu güzelce eğitir, sonra azat eder ve evlenirse iki kat mükafat alır. Bir köle de Allah'ın hakkını ve efendilerinin hakkını tam olarak yerine getirirse iki kat mükafat alır" buyurmuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِي مُوسَى الأَشْعَرِيِّ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ أَيُّمَا رَجُلٍ كَانَتْ لَهُ جَارِيَةٌ فَأَدَّبَهَا فَأَحْسَنَ تَأْدِيبَهَا، وَأَعْتَقَهَا وَتَزَوَّجَهَا، فَلَهُ أَجْرَانِ، وَأَيُّمَا عَبْدٍ أَدَّى حَقَّ اللَّهِ وَحَقَّ مَوَالِيهِ، فَلَهُ أَجْرَانِ ‏"‏‏.‏

  12. Hadis no. 2548

    Birinin mülkiyetinde olan iyi halli kölenin iki kat mükafatı vardır. Canım elinde olan Allah'a yemin ederim…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Birinin mülkiyetinde olan iyi halli kölenin iki kat mükafatı vardır. Canım elinde olan Allah'a yemin ederim ki Allah yolunda cihad, hac ve anneme iyilik etmek olmasa köle olarak ölmeyi arzu ederdim" buyurmuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ مُحَمَّدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا يُونُسُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، سَمِعْتُ سَعِيدَ بْنَ الْمُسَيَّبِ، يَقُولُ قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لِلْعَبْدِ الْمَمْلُوكِ الصَّالِحِ أَجْرَانِ، وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَوْلاَ الْجِهَادُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَالْحَجُّ وَبِرُّ أُمِّي، لأَحْبَبْتُ أَنْ أَمُوتَ وَأَنَا مَمْلُوكٌ ‏"‏‏.‏

  13. Hadis no. 2549

    Rabbine güzelce kulluk eden ve efendisinin iyiliğini isteyen kölelere ne mutlu!

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edildi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Rabbine güzelce kulluk eden ve efendisinin iyiliğini isteyen kölelere ne mutlu!" buyurmuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ نَصْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، حَدَّثَنَا أَبُو صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ نِعْمَ مَا لأَحَدِهِمْ يُحْسِنُ عِبَادَةَ رَبِّهِ وَيَنْصَحُ لِسَيِّدِهِ ‏"‏‏.‏

  14. Hadis no. 2550

    Köle efendisinin iyiliğini ister ve Rabbine güzelce kulluk ederse iki kat mükafat alır

    Türkçe meal

    Abdullah r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Köle efendisinin iyiliğini ister ve Rabbine güzelce kulluk ederse iki kat mükafat alır" buyurmuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنِي نَافِعٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا نَصَحَ الْعَبْدُ سَيِّدَهُ، وَأَحْسَنَ عِبَادَةَ رَبِّهِ، كَانَ لَهُ أَجْرُهُ مَرَّتَيْنِ ‏"‏‏.‏

  15. Hadis no. 2551

    Rabbine güzelce kulluk eden ve efendisine karşı görev ve sorumluluğunu yerine getiren kölenin iki kat…

    Türkçe meal

    Ebu Musa r.a.'dan rivayet edildi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Rabbine güzelce kulluk eden ve efendisine karşı görev ve sorumluluğunu yerine getiren kölenin iki kat mükafatı vardır" buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ بُرَيْدٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِي مُوسَى ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْمَمْلُوكُ الَّذِي يُحْسِنُ عِبَادَةَ رَبِّهِ، وَيُؤَدِّي إِلَى سَيِّدِهِ الَّذِي لَهُ عَلَيْهِ مِنَ الْحَقِّ وَالنَّصِيحَةِ وَالطَّاعَةِ، لَهُ أَجْرَانِ ‏"‏‏.‏

  16. Hadis no. 2552

    (Kölelerinize) 'Rabbine yemeğini getir', 'Rabbinin abdest suyunu ver' demeyin. Bunun yerine

    Türkçe meal

    Hemmam İbn Münebbih'ten rivayet edilmiştir: O, Ebu Hureyre'yi Nebi'in şu buyruğunu aktarırken işitmiştir: "(Kölelerinize) 'Rabbine yemeğini getir', 'Rabbinin abdest suyunu ver' demeyin. Bunun yerine "efendi" (seyyid) ve "mevla"yı kullanın. "kölem!", "cariyem!" de demeyin. Bunun yerine "kızım!", "oğlum!", "delikanlı!" deyin

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ يُحَدِّثُ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ لاَ يَقُلْ أَحَدُكُمْ أَطْعِمْ رَبَّكَ، وَضِّئْ رَبَّكَ، اسْقِ رَبَّكَ‏.‏ وَلْيَقُلْ سَيِّدِي مَوْلاَىَ‏.‏ وَلاَ يَقُلْ أَحَدُكُمْ عَبْدِي أَمَتِي‏.‏ وَلْيَقُلْ فَتَاىَ وَفَتَاتِي وَغُلاَمِي ‏"‏‏.‏

  17. Hadis no. 2553

    Bir kimse bir köle üzerindeki payını azat ettiğinde köle'nin değerine yetecek malı varsa piyasa değeri…

    Türkçe meal

    Abdullah İbn Ömer r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Bir kimse bir köle üzerindeki payını azat ettiğinde köle'nin değerine yetecek malı varsa piyasa değeri belirlenir ve onun malından azat edilir. Değilse kölenin azat olan payı azat olmuştur" buyurmuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو النُّعْمَانِ، حَدَّثَنَا جَرِيرُ بْنُ حَازِمٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ أَعْتَقَ نَصِيبًا لَهُ مِنَ الْعَبْدِ، فَكَانَ لَهُ مِنَ الْمَالِ مَا يَبْلُغُ قِيمَتَهُ، يُقَوَّمُ عَلَيْهِ قِيمَةَ عَدْلٍ، وَأُعْتِقَ مِنْ مَالِهِ، وَإِلاَّ فَقَدْ عَتَقَ مِنْهُ ‏"‏‏.‏

  18. Hadis no. 2554

    Hepiniz çobansınız ve güttüğünüzden sorumlusunuz. İnsanların yöneticisi onların çobanıdır ve onlardan…

    Türkçe meal

    Abdullah r.a.'dan şöyle rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Hepiniz çobansınız ve güttüğünüzden sorumlusunuz. İnsanların yöneticisi onların çobanıdır ve onlardan sorumludur. Kişi ailesinin çobanıdır ve onlardan sorumludur. Kadın kocasının evinin ve çocuğunun çobanıdır ve onlardan sorumludur. Köle efendisinin malının çobanıdır ve ondan sorumludur. Kısaca hepiniz çobansınız ve güttüğünüzden sorumlusunuz" buyurmuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنِي نَافِعٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ كُلُّكُمْ رَاعٍ فَمَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ، فَالأَمِيرُ الَّذِي عَلَى النَّاسِ رَاعٍ وَهْوَ مَسْئُولٌ عَنْهُمْ، وَالرَّجُلُ رَاعٍ عَلَى أَهْلِ بَيْتِهِ وَهْوَ مَسْئُولٌ عَنْهُمْ، وَالْمَرْأَةُ رَاعِيَةٌ عَلَى بَيْتِ بَعْلِهَا وَوَلَدِهِ وَهْىَ مَسْئُولَةٌ عَنْهُمْ، وَالْعَبْدُ رَاعٍ عَلَى مَالِ سَيِّدِهِ وَهْوَ مَسْئُولٌ عَنْهُ، أَلاَ فَكُلُّكُمْ رَاعٍ وَكُلُّكُمْ مَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ ‏"‏‏.‏

  19. Hadis no. 2555

    Cariye zina ettiğinde ona sopa cezası verin; tekrar zina ederse yine sopa cezası verin; tekrar zina ederse…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.'den ve Zeyd İbn Halid r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Cariye zina ettiğinde ona sopa cezası verin; tekrar zina ederse yine sopa cezası verin; tekrar zina ederse -üçüncüde veya dördüncüde- onu yok pahasına da olsa satıp {elden çıkarın}" buyurmuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، حَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ، سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، وَزَيْدَ بْنَ خَالِدٍ، رضى الله عنهما عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا زَنَتِ الأَمَةُ فَاجْلِدُوهَا، ثُمَّ إِذَا زَنَتْ فَاجْلِدُوهَا، ثُمَّ إِذَا زَنَتْ فَاجْلِدُوهَا، فِي الثَّالِثَةِ أَوِ الرَّابِعَةِ بِيعُوهَا وَلَوْ بِضَفِيرٍ ‏"‏‏.‏

  20. Hadis no. 2556

    Cariye zina ettiğinde ona sopa cezası verin; tekrar zina ederse yine sopa cezası verin; tekrar zina ederse…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.'den ve Zeyd İbn Halid r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Cariye zina ettiğinde ona sopa cezası verin; tekrar zina ederse yine sopa cezası verin; tekrar zina ederse -üçüncüde veya dördüncüde- onu yok pahasına da olsa satıp {elden çıkarın}" buyurmuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، حَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ، سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، وَزَيْدَ بْنَ خَالِدٍ، رضى الله عنهما عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا زَنَتِ الأَمَةُ فَاجْلِدُوهَا، ثُمَّ إِذَا زَنَتْ فَاجْلِدُوهَا، ثُمَّ إِذَا زَنَتْ فَاجْلِدُوهَا، فِي الثَّالِثَةِ أَوِ الرَّابِعَةِ بِيعُوهَا وَلَوْ بِضَفِيرٍ ‏"‏‏.‏