İçeriğe geç

Sahih-i BuhariBölüm 67

Nikâh Kitabı

188 hadis · Kitâbu'n-Nikâh (5063-5250)

Sayfa 10 / 10Yazı boyutu
  1. Hadis no. 5243

    Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, erkeğin hanımına geceleyin baskın yaparcasına (evine) girmesini hoş görmezdi

    Türkçe meal

    Cabir İbn Abdullah r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, erkeğin hanımına geceleyin baskın yaparcasına (evine) girmesini hoş görmezdi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا مُحَارِبُ بْنُ دِثَارٍ، قَالَ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَكْرَهُ أَنْ يَأْتِيَ الرَّجُلُ أَهْلَهُ طُرُوقًا‏.‏

  2. Hadis no. 5244

    Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Siz'den biriniz evinden uzun süre ayrılmış ise…

    Türkçe meal

    Şa'bi'den rivayete göre o Cabir İbn Abdullah r.a.'ı şöyle derken dinlemiştir: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Siz'den biriniz evinden uzun süre ayrılmış ise ailesinin yanına geceleyin ansızın girmesin."

    Fethu'l-Bârî Açıklaması

    "Erkeğin, hanımına geceleyin baskın yaparcasına (evine) girmesini mekruh görürdü." Enes yoluyla gelen hadiste "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem geceleyin ansızın evine hanımlarının yanına girmezdi. Onlara sabahleyin ya da öğleden sonra giderdi" denilmektedir. Bu hadisi de Müslim rivayet etmiştir. Dilbilginleri şöyle der: Turuuk; geceleyin yolculuktan ya da bir başka yerden habersizce gelmek demektir. Asım'ın, eş-Şa'bi'den, onun Cabir'den diye gelen rivayet yolundaki: "Sizden herhangi bir kimse uzun bir süre evinden ayrı kalmışsa hanımının yanına geceleyin ansızın girmesin" ifadesinde "uzunca ayrılık" kaydı, nehyin illetinin ancak bu durumda var olabileceğine işaret etmektedir.

    Hüküm varlık ve yokluk bakımından illetiyle beraber söz konusu olur. Dolayısıyla -mesela- ihtiyacını karşılamak için gündüzün çıkıp geceleyin dönen bir kimse hakkında uzunca bir süre ayrılan kimse için söz konusu olan sakıncalar bulunmamaktadır. Çünkü uzunca ayrılığın ertesinde ansızın baskın yaparcasına girmekten yana kişi kendisini güvenlik içerisinde hisseder. Böyle bir durumda, (uzunca ayrıldıktan sonra ansızın giren bir kimse) çoğunlukla hoşuna gitmeyecek şeylerle karşılaşabilir. Hanımını kadından istenen şekilde temizlenmek, süslenmek gibi hususlarda hazırlıksız bulur, bu ise ikisi arasında nefret ve uzaklaşmaya sebep olur.

    Nitekim buna, bundan sonraki başlıkta gelecek olan hadiste şu buyruğu ile işaret etmiş bulunmaktadır: "Ta ki uzun süreden beri kocası ayrılmış olan kadın etek traşı olsun, saçı başı birbirine karışmış olan kadın da taransın." Hadisten Çıkan Sonuçlar 1- Kadının temiz olmayan bir durumda olması halinde onunla mübaşerette bulunmak mekruhtur. Böylelikle erkek, hanımının ondan uzaklaşmasına sebep teşkil edecek herhangi bir halini görmemiş olur. Aksi takdirde hanımını hoşlanılmayan bir halde bulabilir. Şeriat. ise kusurların örtülmesini teşvik etmiştir. Nebi efendimiz de buna: "Onları hainlikle itham edercesine, kusurlarını bulmak istercesine ...

    " sözleriyle işaret etmiş bulunmaktadır. Buna göre ailesine ne zaman varacağını ve -mesela- şu şu vakitte ulaşacağını söyleyen bir kimse, bu nehyin kapsamına girmez. 2- Karşılıklı sevgi, özellikle eşler arasında muhabbet teşvik edilmiştir. Çünkü şeriat, eşlerin her birisinin adeten örtülmesi, saklanması gereken her birinin haline diğerinin muttali olmamasına dikkat etmiştir. Onların hallerine bir kusuru çoğunlukla diğerine gizli saklı kalmamakla birlikte bu böyledir. Buna rağmen şeriat kişinin nefret etmesine sebep olacak şeyleri görmemesi için kocanın, geceleyin evine ansızın dönüp girmesini yasaklamıştır.

    O halde eşlerin dışındakilerin bu hususa riayet etmeleri öncelikle söz konusudur. 3- Kadının etek traşı yapması ve buna benzer süslenmesi kabilinden olan işleri yapması, hilkatin değiştirilmesine dair nehyin kapsamına girmez. 4- Müslüman hakkında kötü zan beslemeyi gerektiren işleri yapmayı terk etmek, teşvik edilmektedir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُقَاتِلٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا عَاصِمُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا أَطَالَ أَحَدُكُمُ الْغَيْبَةَ فَلاَ يَطْرُقْ أَهْلَهُ لَيْلاً ‏"‏‏.‏

  3. Hadis no. 5245

    Bir gazvede Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte idim

    Türkçe meal

    Cabir'den, dedi ki: "Bir gazvede Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte idim. Geri döndüğümüzde ben ağır yürüyen bir deve üzerinde acele etmek istedim. Arkamdan bir binekli bana yetişti. Dönüp baktığımda Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i gördüm. Acele etmene sebep ne, diye sordu. Ben yeni evlenmiş birisiyim, dedim. O: Bakire birisi ile mi evlendin yoksa duI ile mi evlendin, diye sordu. Ben: Hayır, duI ile dedim. O: Niçin kendisiyle oynaşacağın ve seninle oynaşacak bir kız ile evlenmedin ki, diye sordu. (Cabir devamla) dedi ki: Medine'ye vardığımızda evlerimize girmek için gittik. O: Geceleyin -yani akşam vaktinde- girmek üzere biraz acele etmeyin ki, kocasından ayrı kalmış saçı başı karışık olan kadın taransın ve etek traşı olup temizlensin

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، عَنْ هُشَيْمٍ، عَنْ سَيَّارٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ كُنْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي غَزْوَةٍ، فَلَمَّا قَفَلْنَا تَعَجَّلْتُ عَلَى بَعِيرٍ قَطُوفٍ فَلَحِقَنِي رَاكِبٌ مِنْ خَلْفِي، فَالْتَفَتُّ فَإِذَا أَنَا بِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ مَا يُعْجِلُكَ ‏"‏‏.‏ قُلْتُ إِنِّي حَدِيثُ عَهْدٍ بِعُرْسٍ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَبِكْرًا تَزَوَّجْتَ أَمْ ثَيِّبًا ‏"‏‏.‏ قُلْتُ بَلْ ثَيِّبًا‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَهَلاَّ جَارِيَةً تُلاَعِبُهَا وَتُلاَعِبُكَ ‏"‏‏.‏ قَالَ فَلَمَّا قَدِمْنَا ذَهَبْنَا لِنَدْخُلَ فَقَالَ ‏"‏ أَمْهِلُوا حَتَّى تَدْخُلُوا لَيْلاً ـ أَىْ عِشَاءً ـ لِكَىْ تَمْتَشِطَ الشَّعِثَةُ وَتَسْتَحِدَّ الْمُغِيبَةُ ‏"‏‏.‏ قَالَ وَحَدَّثَنِي الثِّقَةُ أَنَّهُ قَالَ فِي هَذَا الْحَدِيثِ ‏"‏ الْكَيْسَ الْكَيْسَ يَا جَابِرُ ‏"‏‏.‏ يَعْنِي الْوَلَدَ‏.‏

  4. Hadis no. 5246

    Geceleyin şehre girdiğin takdirde hemen ailenin yanına girme. Kocasından ayrılmış bulunan kadın etek traşı…

    Türkçe meal

    Cabir İbn Abdullah r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Geceleyin şehre girdiğin takdirde hemen ailenin yanına girme. Kocasından ayrılmış bulunan kadın etek traşı oluncaya, saçı başı karışık kadın da taranıncaya kadar bekle. Devamla Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Fe aleyke bi'I-keysi eI-keysi."

    Fethu'l-Bârî Açıklaması

    "Çocuk istemek," yani zevceyle çokça cima' etmek suretiyle çocuk sahibi olmak istemek demektir ya da cima'dan kasıt çocuk sahibi olmaya teşviktir. Yoksa sadece zevkle yetinmek olmamalıdır. Bu husus başlıkta zikredilen hadisten açıkça anlaşılmamakla birlikte, biraz sonra belirteceğimiz gibi "el-keys" lafzını açıklarken buna işaret etmiş bulunmaktadır. "Geceleyin yani akşam vakti girinceye kadar ... " Bu hadiste geceleyin girme emri ile yine geceleyin ansızın girme yasağının bir arada zikredilmesi suretiyle gecenin ilk vakitlerinde girmenin emredildiğine, geceleyin geç saatlerde girmenin ise yasaklandığına işaret edilmektedir.

    Umre ile ilgili bahislerin sonlarında (1801.hadiste) bu iki hadisin bir arada telif edilme yolu geçmiş ve şöyle açıklanmıştı: Geceleyin girme emri, ailesine geleceğini bildirip onu karşılamak için hazırlananlar hakkındadır. Yasak ise bunu yapmayan kimseler hakkında söz konusudur. "Geceleyin (şehre) girdiği n takdirde hanımının yanına girme." Birinci girişten kasıt vanştır. Yani şehre girdiğin vakit eve girme. elHattabi dedi ki: Burada "el-keys", dikkatli anlamındadır. el-Keys yumuşaklık ve güzel bir şekilde teenni anlamına da gelebilir. İbnu'l-A'rabi dedi ki: el-Keys, akıl demektir. Sanki çocuk istemeyi akıllılık olarak değerlendirmiş gibidir.

    Başkalan ise şöyle demiştir: Bununla cima'dan aciz düşmekten çekinmeyi kastetmiştir. Yani cima' yapmaya teşvik etmiş gibidir. Derim ki: İbn Hibban Sahih'inde bu hadisi tahriç ettikten sonra "el-keys"in cima' olduğunu kat'i olarak ifade etmiş ve belirtilen şekilde bunu açıklamıştır. Muhammed İbn İshak'ın rivayetindeki şu ifadeler de bunu desteklemektedir: "Eve vardığın takdirde güzel bir şekilde bir iş yap." Yine orada Cabir'in şöyle dediği rivayet edilmektedir: "Akşamı ettiğimizde Medine'ye girdik. Ben hanımıma: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana keys bir amel işlememi emir buyurdu dedim.

    O, dinledim ve itaat ettim, haydi gel emrindeyim, dedi. Cabir dedi ki: Sabah oluncaya kadar geceyi onunla geçirdim." Hadisi İbn Huzeyme Sahih'inde rivayet etmiş bulunmaktadır. İyad dedi ki: Buhari ve başkalan el-keys'i çocuk ve nesil sahibi olmayı istemek diye açıklamışlardır. Bu açıklama da doğru bir açıklamadır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سَيَّارٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ إِذَا دَخَلْتَ لَيْلاً فَلاَ تَدْخُلْ عَلَى أَهْلِكَ حَتَّى تَسْتَحِدَّ الْمُغِيبَةُ وَتَمْتَشِطَ الشَّعِثَةُ ‏"‏‏.‏ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ فَعَلَيْكَ بِالْكَيْسِ الْكَيْسِ ‏"‏‏.‏ تَابَعَهُ عُبَيْدُ اللَّهِ عَنْ وَهْبٍ عَنْ جَابِرٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي الْكَيْسِ‏.‏

  5. Hadis no. 5247

    Bir gazvede Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte idik

    Türkçe meal

    Cabir İbn Abdullah'tan, dedi ki: "Bir gazvede Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte idik. Geri dönüp de Medine'ye yaklaştığımız vakit ben pek hızlı gitmeyen bir deve üzerinde, varmak için acele ettim. Arkamdan binekli birisi bana yetişti. Devemi beraberindeki küçük bir harbe ile güttü. Bunun üzerine devem gördüğüm en güzel bir deve gibi yol almaya başladı. Dönüp baktığımda Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'ı görüverdim. Ey Allah'ın Rasulü, ben henüz yeni evliyim, dedim. O: Evlendin mi diye sordu. Evet, dedim. Bakire ile mi yoksa dul ile mi diye sordu. Ben: Hayır, dul ile dedim. Allah Rasulü: Ne diye bakire ile evlenmedin ki? Sen onunla oynaşırdın, o da seninle oynaşırdı. (Cabir devamla) dedi ki: (Medine'ye) yaklaştığımızda (evlerimize) girmek üzere gittik. Allah Rasulü: Geceleyin yani akşam vakti girinceye kadar bekleyin iz ki böylelikle saçı başı karışık olan taransın, kocası yanından uzun süre ayrılmış bulunan kadın da etek traşı olsun, diye buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، أَخْبَرَنَا سَيَّارٌ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كُنَّا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي غَزْوَةٍ، فَلَمَّا قَفَلْنَا كُنَّا قَرِيبًا مِنَ الْمَدِينَةِ تَعَجَّلْتُ عَلَى بَعِيرٍ لِي قَطُوفٍ، فَلَحِقَنِي رَاكِبٌ مِنْ خَلْفِي فَنَخَسَ بَعِيرِي بِعَنَزَةٍ كَانَتْ مَعَهُ، فَسَارَ بَعِيرِي كَأَحْسَنِ مَا أَنْتَ رَاءٍ مِنَ الإِبِلِ، فَالْتَفَتُّ فَإِذَا أَنَا بِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي حَدِيثُ عَهْدٍ بِعُرْسٍ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَتَزَوَّجْتَ ‏"‏‏.‏ قُلْتُ نَعَمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَبِكْرًا أَمْ ثَيِّبًا ‏"‏‏.‏ قَالَ قُلْتُ بَلْ ثَيِّبًا‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَهَلاَّ بِكْرًا تُلاَعِبُهَا وَتُلاَعِبُكَ ‏"‏‏.‏ قَالَ فَلَمَّا قَدِمْنَا ذَهَبْنَا لِنَدْخُلَ، فَقَالَ ‏"‏ أَمْهِلُوا حَتَّى تَدْخُلُوا لَيْلاً ـ أَىْ عِشَاءً ـ لِكَىْ تَمْتَشِطَ الشَّعِثَةُ، وَتَسْتَحِدَّ الْمُغِيبَةُ ‏"‏‏.‏

  6. Hadis no. 5248

    Uhud günü Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yarasının hangi şey ile tedavi edildiği hususunda…

    Türkçe meal

    Ebu Hazim'den, dedi ki: "Uhud günü Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yarasının hangi şey ile tedavi edildiği hususunda insanlar ihtilaf ettiler. Bunun üzerine Sehl İbn Sa'd es-Saidi'ye sordular -ki Sehl o sırada Medine'de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabından geriye kalan son şahıslardan birisi idi-o Dedi ki: İnsanlar arasında bu işi benden daha iyi bilen bir kimse kalmamıştır. Fatıma r.anha yüzünün üzerindeki kanı yıkıyor, Ali de kalkanı üzerinde ona su getiriyordu. Sonra bir hasır parçası alınıp yakıldı ve yarası onunla dolduruldu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، قَالَ اخْتَلَفَ النَّاسُ بِأَىِّ شَىْءٍ دُووِيَ جُرْحُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ أُحُدٍ، فَسَأَلُوا سَهْلَ بْنَ سَعْدٍ السَّاعِدِيَّ، وَكَانَ مِنْ آخِرِ مَنْ بَقِيَ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِالْمَدِينَةِ، فَقَالَ وَمَا بَقِيَ مِنَ النَّاسِ أَحَدٌ أَعْلَمُ بِهِ مِنِّي، كَانَتْ فَاطِمَةُ عَلَيْهَا السَّلاَمُ تَغْسِلُ الدَّمَ عَنْ وَجْهِهِ، وَعَلِيٌّ يَأْتِي بِالْمَاءِ عَلَى تُرْسِهِ، فَأُخِذَ حَصِيرٌ، فَحُرِّقَ فَحُشِيَ بِهِ جُرْحُهُ‏.‏

  7. Hadis no. 5249

    İbn Abbas r.a.'a bir adam'ın şunu sorduğunu dinledim: Sen Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte…

    Türkçe meal

    Abdurrahman İbn Abis'ten rivayete göre "İbn Abbas r.a.'a bir adam'ın şunu sorduğunu dinledim: Sen Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte kurban ya da ramazan bayramında bulundun mu? O, evet, eğer benim ona yakınlığım da olmasaydı asla onda -yaşının küçüklüğünden dolayı demek istiyorhazır bulunamazdım. İbn Abbas (devamla) dedi ki: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bayram namazı için dışarı çıktı. Namaz kıldı, sonra hutbe verdi. Ne ezandan, ne de kametten söz etti. Sonra hanımların bulunduğu tarafa gitti. Onlara öğüt verdi, hatırlatmalarda bulundu. Sadaka vermelerini emretti. Onların ellerini kulaklarına, gerdanlarına götürüp (zınetlerini) Bilaı'e verdiklerini gördüm. Daha sonra o ve Bilal evine gitti."

    Fethu'l-Bârî Açıklaması

    Bu hadise dair yeterli açıklamalar daha önce 'ldeyn (iki bayram) bölümünde geçmiş bulunmaktadır. Bu hadisin burada delil olma ciheti, İbn Abbas'ın o vakit kadınların neler yaptıklarına tanık oluşudur. O sırada da yaşı küçüklli. Bu sebeple ondan ötürü hicabın arkasına çekilmemişlerdi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَابِسٍ، سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ سَأَلَهُ رَجُلٌ شَهِدْتَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْعِيدَ أَضْحًى أَوْ فِطْرًا قَالَ نَعَمْ لَوْلاَ مَكَانِي مِنْهُ مَا شَهِدْتُهُ ـ يَعْنِي مِنْ صِغَرِهِ ـ قَالَ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَصَلَّى ثُمَّ خَطَبَ، وَلَمْ يَذْكُرْ أَذَانًا وَلاَ إِقَامَةً، ثُمَّ أَتَى النِّسَاءَ فَوَعَظَهُنَّ وَذَكَّرَهُنَّ وَأَمَرَهُنَّ بِالصَّدَقَةِ، فَرَأَيْتُهُنَّ يَهْوِينَ إِلَى آذَانِهِنَّ وَحُلُوقِهِنَّ يَدْفَعْنَ إِلَى بِلاَلٍ، ثُمَّ ارْتَفَعَ هُوَ وَبِلاَلٌ إِلَى بَيْتِهِ‏.‏

  8. Hadis no. 5250

    Ebu Bekr bana sitem etti ve eliyle böğrümü dürtmeye koyuldu

    Türkçe meal

    Aişe r.anha'dan, dedi ki: "Ebu Bekr bana sitem etti ve eliyle böğrümü dürtmeye koyuldu. Beni hareket etmekten alıkoyan tek sebep de Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yeri ve başının baldırımın üzerinde bulunması idi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ عَاتَبَنِي أَبُو بَكْرٍ وَجَعَلَ يَطْعُنُنِي بِيَدِهِ فِي خَاصِرَتِي فَلاَ يَمْنَعُنِي مِنَ التَّحَرُّكِ إِلاَّ مَكَانُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَرَأْسُهُ عَلَى فَخِذِي‏.‏

Nikâh Kitabı - Sahih-i Buhari | Hadis Kitapları