İçeriğe geç

Sahih-i BuhariBölüm 60

Peygamberler Kitabı

163 hadis · Kitâbu Ehâdîsi'l-Enbiyâ (3326-3488)

Sayfa 8 / 9Yazı boyutu
  1. Hadis no. 3466

    Bir kadın oğlunu emzirirken yanından bir atlı geçti

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre o Resuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinlemiştir: "Bir kadın oğlunu emzirirken yanından bir atlı geçti. Oğlunu emzirdiği halde: Allah'ım, bunun gibi olmadıkça oğlumun canını alma, dedi. Oğlu: Allah'ım, beni onun gibi yapma, dedi. Sonra da annesinin memesini emmeye devam etti. Daha sonra dört bir yandan sürüklenen ve kendisiyle alayedilen bir kadının yanından geçtiler. çocuğun annesi: Allah'ım, oğlumu bu kadın gibi yapma, dedi. Oğlu: Allah'ım, beni bu kadın gibi yap, dedi. Sonra dedi ki: O suvari bir kafirdi. Kadına gelince, bunlar ona zina ediyor(-. sun) diyorlar, kendisi ise Allah bana yeter, diye cevap veriyor. Hırsızlık yapıyor(sun) diyorlar, o Allah bana yeter, diyor

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الزِّنَادِ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ بَيْنَمَا امْرَأَةٌ تُرْضِعُ ابْنَهَا إِذْ مَرَّ بِهَا رَاكِبٌ وَهْىَ تُرْضِعُهُ، فَقَالَتِ اللَّهُمَّ لاَ تُمِتِ ابْنِي حَتَّى يَكُونَ مِثْلَ هَذَا‏.‏ فَقَالَ اللَّهُمَّ لاَ تَجْعَلْنِي مِثْلَهُ‏.‏ ثُمَّ رَجَعَ فِي الثَّدْىِ، وَمُرَّ بِامْرَأَةٍ تُجَرَّرُ وَيُلْعَبُ بِهَا فَقَالَتِ اللَّهُمَّ لاَ تَجْعَلِ ابْنِي مِثْلَهَا‏.‏ فَقَالَ اللَّهُمَّ اجْعَلْنِي مِثْلَهَا‏.‏ فَقَالَ أَمَّا الرَّاكِبُ فَإِنَّهُ كَافِرٌ، وَأَمَّا الْمَرْأَةُ فَإِنَّهُمْ يَقُولُونَ لَهَا تَزْنِي‏.‏ وَتَقُولُ حَسْبِي اللَّهُ‏.‏ وَيَقُولُونَ تَسْرِقُ‏.‏ وَتَقُولُ حَسْبِي اللَّهُ ‏"‏‏.‏

  2. Hadis no. 3467

    Susuzluktan neredeyse ölmek üzere olari bir köpek, bir kuyunun etrafında dönüp dururken İsrailoğulları…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a. dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Susuzluktan neredeyse ölmek üzere olari bir köpek, bir kuyunun etrafında dönüp dururken İsrailoğulları fahişelerinden bir fahişe onu gördü. Ayakkabısını çıkartıp o köpeğe (onunla) su içirdi. Bundan dolayı da ona mağfiret olundu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ تَلِيدٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي جَرِيرُ بْنُ حَازِمٍ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ بَيْنَمَا كَلْبٌ يُطِيفُ بِرَكِيَّةٍ كَادَ يَقْتُلُهُ الْعَطَشُ، إِذْ رَأَتْهُ بَغِيٌّ مِنْ بَغَايَا بَنِي إِسْرَائِيلَ، فَنَزَعَتْ مُوقَهَا فَسَقَتْهُ، فَغُفِرَ لَهَا بِهِ ‏"‏‏.‏

  3. Hadis no. 3468

    Ey Medineliler! Nerede alimleriniz? Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i bunun gibi bir işi yapmaktan…

    Türkçe meal

    Humeyd b. Abdurrahman'dan rivayete göre o, Muaviye b. Ebi Süfyan 'ı -birhac yılında- minber üzerinde eline -bir koruma görevlisinin elinde bulunan- bir tutam saç alarak şunları söylediğini dinlemiştir: "Ey Medineliler! Nerede alimleriniz? Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i bunun gibi bir işi yapmaktan nehyederken ve şöyle buyururken dinledim: İsrailoğulları ancak kadınlar bu işi yapmaya başlayınca helak oldular.'' Hadis 3488, 5932 ve 5938 numara ile gelecektir:

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّهُ سَمِعَ مُعَاوِيَةَ بْنَ أَبِي سُفْيَانَ،، عَامَ حَجَّ عَلَى الْمِنْبَرِ، فَتَنَاوَلَ قُصَّةً مِنْ شَعَرٍ وَكَانَتْ فِي يَدَىْ حَرَسِيٍّ فَقَالَ يَا أَهْلَ الْمَدِينَةِ، أَيْنَ عُلَمَاؤُكُمْ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَنْهَى عَنْ مِثْلِ هَذِهِ، وَيَقُولُ ‏ "‏ إِنَّمَا هَلَكَتْ بَنُو إِسْرَائِيلَ حِينَ اتَّخَذَهَا نِسَاؤُهُمْ ‏"‏‏.‏

  4. Hadis no. 3469

    Sizden önce geçmiş olan ümmetler arasında muhaddes (ilahı ilhama mazhar olan) kimseler vardı. Eğer benim bu…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Sizden önce geçmiş olan ümmetler arasında muhaddes (ilahı ilhama mazhar olan) kimseler vardı. Eğer benim bu ümmetim arasında onlardan (bir kişi) varsa, şüphesiz ki o Ömer b. el-Hattab'dır. " Bu hadis İleride 3689 numara ile gelecektir.

    Açıklaması: 1420.SAYFA, 3488.HADİSTE

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِنَّهُ قَدْ كَانَ فِيمَا مَضَى قَبْلَكُمْ مِنَ الأُمَمِ مُحَدَّثُونَ، وَإِنَّهُ إِنْ كَانَ فِي أُمَّتِي هَذِهِ مِنْهُمْ، فَإِنَّهُ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ ‏"‏‏.‏

  5. Hadis no. 3470

    İsrailoğullarından doksan dokuz insan öldürmüş bir adam vardı

    Türkçe meal

    Ebu Saıd el-Hudrı r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "İsrailoğullarından doksan dokuz insan öldürmüş bir adam vardı. Daha sonra çıkıp soruşturmaya koyuldu. Bir rahibin yanına gitti. Ona sorarak: Tevbe (etse)m kabulolur mu, dedi. Rahip: Olmaz deyince, onu da öldürdü, ama yine sormaya devam etti. Bir adam kendisine: Şu, şu kasabaya git, dedi. Fakat (yolda iken) ölüm ona yetişti. Göğsüyle o kasabaya doğru yöneldi. Rahmet melekleri ile azap melekleri onun hakkında anlaşmazlığa düştü. Yüce Allah bu (taraftaki) yere: Yaklaş diye vahyetti, ötekine de: Uzaklaş diye vahyetti. Sonra: Bu ikisi arasındakini ölçün, dedi. Bu (gideceği) kasabaya bir karış daha yakın olduğu görüldü. Bu sebeple günahları bağışlandı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَبِي الصِّدِّيقِ النَّاجِيِّ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ كَانَ فِي بَنِي إِسْرَائِيلَ رَجُلٌ قَتَلَ تِسْعَةً وَتِسْعِينَ إِنْسَانًا ثُمَّ خَرَجَ يَسْأَلُ، فَأَتَى رَاهِبًا فَسَأَلَهُ، فَقَالَ لَهُ هَلْ مِنْ تَوْبَةٍ قَالَ لاَ‏.‏ فَقَتَلَهُ، فَجَعَلَ يَسْأَلُ، فَقَالَ لَهُ رَجُلٌ ائْتِ قَرْيَةَ كَذَا وَكَذَا‏.‏ فَأَدْرَكَهُ الْمَوْتُ فَنَاءَ بِصَدْرِهِ نَحْوَهَا، فَاخْتَصَمَتْ فِيهِ مَلاَئِكَةُ الرَّحْمَةِ وَمَلاَئِكَةُ الْعَذَابِ، فَأَوْحَى اللَّهُ إِلَى هَذِهِ أَنْ تَقَرَّبِي‏.‏ وَأَوْحَى اللَّهُ إِلَى هَذِهِ أَنْ تَبَاعَدِي‏.‏ وَقَالَ قِيسُوا مَا بَيْنَهُمَا‏.‏ فَوُجِدَ إِلَى هَذِهِ أَقْرَبُ بِشِبْرٍ، فَغُفِرَ لَهُ ‏"‏‏.‏

  6. Hadis no. 3471

    Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem sabah namazını kıl(dır)dıktan sonra insanlara doğru dönüp dedi ki: Bir…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a. dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem sabah namazını kıl(dır)dıktan sonra insanlara doğru dönüp dedi ki: Bir adam bir inek önüne katmış gidiyorken o ineğin sırtına bindi ve ona vurdu. İnek: Biz bunun için yaratılmadık. Biz ancak yeri sürmek için yaratıldık, dedi. İnsanlar: Subhanallah, inek konuşur mu, dediler. Allah Resulü şöyle buyurdu: Şüphesiz buna ben, Ebu Bekir Ve Ömer de iman ediyoruz. Halbuki ikisi orda değillerdi. Yine bir adam koyunları ile birlikte iken kurt saldırıp, sürüden bir koyun aldı. Sonra onun arkasından gitti. Nihayet o koyunu ondan kurtarır gibi oldu. Kurt ona dedi ki: Haydi, şimdi bunu benden kurtardm. Peki fitneler gününde, benden başka çobanı olmayacağı günde ona kim ne yapabilir? İnsanlar: Subhanallah, hiç kurt konuşur mu deyince, şöyle buyurdu: Şüphesiz ben de buna iman ediyorum, EbU Bekir de, Ömer de. Ama ikisi de orada değillerdi. "

    Açıklaması: 1420.SAYFA, 3488.HADİSTE

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا أَبُو الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الصُّبْحِ، ثُمَّ أَقْبَلَ عَلَى النَّاسِ، فَقَالَ ‏"‏ بَيْنَا رَجُلٌ يَسُوقُ بَقَرَةً إِذْ رَكِبَهَا فَضَرَبَهَا فَقَالَتْ إِنَّا لَمْ نُخْلَقْ لِهَذَا، إِنَّمَا خُلِقْنَا لِلْحَرْثِ ‏"‏‏.‏ فَقَالَ النَّاسُ سُبْحَانَ اللَّهِ بَقَرَةٌ تَكَلَّمُ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ فَإِنِّي أُومِنُ بِهَذَا أَنَا وَأَبُو بَكْرٍ وَعُمَرُ ـ وَمَا هُمَا ثَمَّ ـ وَبَيْنَمَا رَجُلٌ فِي غَنَمِهِ إِذْ عَدَا الذِّئْبُ فَذَهَبَ مِنْهَا بِشَاةٍ، فَطَلَبَ حَتَّى كَأَنَّهُ اسْتَنْقَذَهَا مِنْهُ، فَقَالَ لَهُ الذِّئْبُ هَذَا اسْتَنْقَذْتَهَا مِنِّي فَمَنْ لَهَا يَوْمَ السَّبُعِ، يَوْمَ لاَ رَاعِيَ لَهَا غَيْرِي ‏"‏‏.‏ فَقَالَ النَّاسُ سُبْحَانَ اللَّهِ ذِئْبٌ يَتَكَلَّمُ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَإِنِّي أُومِنُ بِهَذَا أَنَا وَأَبُو بَكْرٍ وَعُمَرُ ‏"‏‏.‏ وَمَا هُمَا ثَمَّ‏.‏ وَحَدَّثَنَا عَلِيٌّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مِسْعَرٍ، عَنْ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ‏.‏

  7. Hadis no. 3472

    Bir adam bir diğerinden akarını (arazisini) satın aldı. O akarı satın alan adam akarında içinde altın bulunan…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a. dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Bir adam bir diğerinden akarını (arazisini) satın aldı. O akarı satın alan adam akarında içinde altın bulunan bir testi buldu. Akarı satın alan kişi eski sahibine: Şu altınını benden al. Çünkü ben senden araziyi satın aldım ama altını satın almadım, dedi. Arazinin eski sahibi ona: Ben sana araziyi içindekileriyle beraber sattım, dedi. Bir adamın hakemliğine başvurdular. Hakemliğine başvurdukları şahıs: Çocuklarınız var mı, diye sordu. Onlardan biri benim bir oğlum var, dedi. Diğeri benim de kızım var, dedi. Hakem: Oğlanı kızla evlendirinı bu altından onlara harcamalarda bulunun ve tasadduk da edin, dedi."

    Açıklaması: 1420.SAYFA, 3488.HADİSTE

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ نَصْرٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنْ هَمَّامٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ اشْتَرَى رَجُلٌ مِنْ رَجُلٍ عَقَارًا لَهُ، فَوَجَدَ الرَّجُلُ الَّذِي اشْتَرَى الْعَقَارَ فِي عَقَارِهِ جَرَّةً فِيهَا ذَهَبٌ، فَقَالَ لَهُ الَّذِي اشْتَرَى الْعَقَارَ خُذْ ذَهَبَكَ مِنِّي، إِنَّمَا اشْتَرَيْتُ مِنْكَ الأَرْضَ، وَلَمْ أَبْتَعْ مِنْكَ الذَّهَبَ‏.‏ وَقَالَ الَّذِي لَهُ الأَرْضُ إِنَّمَا بِعْتُكَ الأَرْضَ وَمَا فِيهَا، فَتَحَاكَمَا إِلَى رَجُلٍ، فَقَالَ الَّذِي تَحَاكَمَا إِلَيْهِ أَلَكُمَا وَلَدٌ قَالَ أَحَدُهُمَا لِي غُلاَمٌ‏.‏ وَقَالَ الآخَرُ لِي جَارِيَةٌ‏.‏ قَالَ أَنْكِحُوا الْغُلاَمَ الْجَارِيَةَ، وَأَنْفِقُوا عَلَى أَنْفُسِهِمَا مِنْهُ، وَتَصَدَّقَا ‏"‏‏.‏

  8. Hadis no. 3473

    Ancak ondan kaçmak amacıyla çıkacaksamz ... (çıkmayınız}

    Türkçe meal

    Amir b. Said b. Ebi Vakkas, babasını Üsame b. Zeyd'e şu soruyu sorarken dinlemiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den tauna dair ne dinledin? Usame dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Taun İsrailoğullarından bir kesim -yahut da: sizden öncekiler- üzerine gönderilmiş bir azaptır. Herhangi bir yerde onun baş gösterdiğini işitirseniz oraya gitmeyiniz. Eğer sizin bulunduğunuz yerde görülecek olursa ondan kaçmak maksadıyla o yerden dışarı çıkmayınız." Ebu'n-Nadr dedi ki: "Ancak ondan kaçmak amacıyla çıkacaksamz ... (çıkmayınız}." Hadis 5728 ve 6974 numara ile gelecektir.

    Diğer tahric: Tirmizî, Cenaiz; Müslim, Selam. Açıklaması: 1420.SAYFA, 3488.HADİSTE

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، وَعَنْ أَبِي النَّضْرِ، مَوْلَى عُمَرَ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ سَمِعَهُ يَسْأَلُ، أُسَامَةَ بْنَ زَيْدٍ مَاذَا سَمِعْتَ مِنْ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الطَّاعُونِ فَقَالَ أُسَامَةُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ الطَّاعُونُ رِجْسٌ أُرْسِلَ عَلَى طَائِفَةٍ مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ أَوْ عَلَى مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ، فَإِذَا سَمِعْتُمْ بِهِ بِأَرْضٍ فَلاَ تَقْدَمُوا عَلَيْهِ، وَإِذَا وَقَعَ بِأَرْضٍ وَأَنْتُمْ بِهَا فَلاَ تَخْرُجُوا فِرَارًا مِنْهُ ‏"‏‏.‏ قَالَ أَبُو النَّضْرِ ‏"‏ لاَ يُخْرِجُكُمْ إِلاَّ فِرَارًا مِنْهُ ‏"‏‏.‏

  9. Hadis no. 3474

    Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem taun'a dair soru sordum. Bana onun, Allah'ın dilediği kimseler üzerine…

    Türkçe meal

    Nebi s.a.v.'in zevcesi Aişe r.anha dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem taun'a dair soru sordum. Bana onun, Allah'ın dilediği kimseler üzerine gönderdiği bir azap olduğunu ve Allah'ın onu mu'minlere bir rahmet kıldığını haber verdi (ve devamla şöyle buyurdu): Taun bir yerde baş gösterir de bir kimse sabrederek, ecrini ümit ederek, Allah'ın kendisi için yazdığı dışında hiçbir şeyin kendisine isabet etmeyeceğini bilerek o şehrinde kalacak olursa, mutlaka ona bir şehid ecri verilir." Hadis 5734 ve 6619 numara ile gelecektir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا دَاوُدُ بْنُ أَبِي الْفُرَاتِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بُرَيْدَةَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ يَعْمَرَ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الطَّاعُونِ، فَأَخْبَرَنِي ‏ "‏ أَنَّهُ عَذَابٌ يَبْعَثُهُ اللَّهُ عَلَى مَنْ يَشَاءُ، وَأَنَّ اللَّهَ جَعَلَهُ رَحْمَةً لِلْمُؤْمِنِينَ، لَيْسَ مِنْ أَحَدٍ يَقَعُ الطَّاعُونُ فَيَمْكُثُ فِي بَلَدِهِ صَابِرًا مُحْتَسِبًا، يَعْلَمُ أَنَّهُ لاَ يُصِيبُهُ إِلاَّ مَا كَتَبَ اللَّهُ لَهُ، إِلاَّ كَانَ لَهُ مِثْلُ أَجْرِ شَهِيدٍ ‏"‏‏.‏

  10. Hadis no. 3475

    Allah'ın hadlerinden bir had hakkında mı iltimas ediyorsun? Sonra kalkıp bir hutbe verdi ve şöyle buyurdu…

    Türkçe meal

    Aişe r.anha'dan rivayete göre; hırsızlık yapan Mahzum oğullarına mensup kadının durumu dolayısıyla Kureyşliler tasaya düştü. Bu kadın hakkında Reslilullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile kim konuşabilir, dediler. Kendi aralarında: Buna Reslilullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in çok sevdiği Usame oğlu Zeyd'in dışında kim cesaret edebilir ki, dediler. Bunun üzerine Usame onunla konuştu. Reslilullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Allah'ın hadlerinden bir had hakkında mı iltimas ediyorsun? Sonra kalkıp bir hutbe verdi ve şöyle buyurdu: -Sizden öncekileri helake götüren yalnızca şu olmuştur: Aralarında şerefli kabul ettikleri kimse hırsızlık yaptı mı ona ilişmezlerdi, fakat zayıf kabul ettikleri birisi hırsızlık yaptı mı ona had uygularlardı. Allah adına yemin ederim ki eğer Muhammed'in kızı Fatıma hırsızlık yapsaydı onun dahi elini keserdim

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها أَنَّ قُرَيْشًا، أَهَمَّهُمْ شَأْنُ الْمَرْأَةِ الْمَخْزُومِيَّةِ الَّتِي سَرَقَتْ، فَقَالَ وَمَنْ يُكَلِّمُ فِيهَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا وَمَنْ يَجْتَرِئُ عَلَيْهِ إِلاَّ أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ، حِبُّ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، فَكَلَّمَهُ أُسَامَةُ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَتَشْفَعُ فِي حَدٍّ مِنْ حُدُودِ اللَّهِ ‏"‏‏.‏ ثُمَّ قَامَ فَاخْتَطَبَ، ثُمَّ قَالَ ‏"‏ إِنَّمَا أَهْلَكَ الَّذِينَ قَبْلَكُمْ أَنَّهُمْ كَانُوا إِذَا سَرَقَ فِيهِمُ الشَّرِيفُ تَرَكُوهُ، وَإِذَا سَرَقَ فِيهِمُ الضَّعِيفُ أَقَامُوا عَلَيْهِ الْحَدَّ، وَايْمُ اللَّهِ، لَوْ أَنَّ فَاطِمَةَ ابْنَةَ مُحَمَّدٍ سَرَقَتْ لَقَطَعْتُ يَدَهَا ‏"‏‏.‏

  11. Hadis no. 3476

    Bir adamın bir ayet okuduğunu dinledim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ise (aynı ayeti) farklı şekilde…

    Türkçe meal

    İbn Mes'ud r.a. dedi ki: "Bir adamın bir ayet okuduğunu dinledim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ise (aynı ayeti) farklı şekilde okuduğunu dinlemiştim. Onu alıp Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına götürdüm ve ona durumu haber verdim. Yüzünden hoşlanmadığını anladım ve şöyle buyurdu: Her ikiniz de güzel okuyorsunuz, ihtilafa düşmeyiniz. Şüphesiz sizden öncekiler ihtilafa düştüler de helak oldular."

    Açıklaması: 1420.SAYFA, 3488.HADİSTE

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ مَيْسَرَةَ، قَالَ سَمِعْتُ النَّزَّالَ بْنَ سَبْرَةَ الْهِلاَلِيَّ، عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ سَمِعْتُ رَجُلاً، قَرَأَ، وَسَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقْرَأُ خِلاَفَهَا فَجِئْتُ بِهِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرْتُهُ فَعَرَفْتُ فِي وَجْهِهِ الْكَرَاهِيَةَ وَقَالَ ‏ "‏ كِلاَكُمَا مُحْسِنٌ، وَلاَ تَخْتَلِفُوا، فَإِنَّ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمُ اخْتَلَفُوا فَهَلَكُوا ‏"‏‏.‏

  12. Hadis no. 3477

    Sanki ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i Nebilerden birisinin durumunu anlatırken görür gibiyim. Kavmi…

    Türkçe meal

    Abdullah dedi ki: "Sanki ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i Nebilerden birisinin durumunu anlatırken görür gibiyim. Kavmi ona vurmuş ve onu kanatmışlardı. O ise yüzünden kanı silerken: Allah'ım, kavmime mağfiret buyur. Çünkü onlar bilmiyorlar, diyordu." Hadis 6929 numara ile gelecektir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَفْصٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، قَالَ حَدَّثَنِي شَقِيقٌ، قَالَ عَبْدُ اللَّهِ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم يَحْكِي نَبِيًّا مِنَ الأَنْبِيَاءِ ضَرَبَهُ قَوْمُهُ فَأَدْمَوْهُ، وَهْوَ يَمْسَحُ الدَّمَ عَنْ وَجْهِهِ، وَيَقُولُ ‏ "‏ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِقَوْمِي فَإِنَّهُمْ لاَ يَعْلَمُونَ ‏"‏‏.‏

  13. Hadis no. 3478

    Sizden öncekilerden bir adama Allah çok miktarda mal vermişti. Ölüm döşeğinde çocuklanna dedi ki: Size karşı…

    Türkçe meal

    Ebu Said r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem (buyurdu ki): "Sizden öncekilerden bir adama Allah çok miktarda mal vermişti. Ölüm döşeğinde çocuklanna dedi ki: Size karşı nasıl bir baba idim? Onlar: Çok iyi bir baba idin, dediler. O dedi ki: Ben hayır namına hiçbir şey işlemedim. ÖIdüğüm takdirde beni yakınız, sonra iyice öğütünüz, sonra da fırtınalı bir günde beni savurunuz. Onlar da yaptılar. Yüce Allah ise onu bir araya getirdi. Böyle yapmaya seni iten ne oldu, diye sordu. Adam: Senden korkum deyince, Allah onu rahmetiyle karşıladı. " Hadis 6481 ve 5708 numara ile gelecektir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَبْدِ الْغَافِرِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ أَنَّ رَجُلاً كَانَ قَبْلَكُمْ رَغَسَهُ اللَّهُ مَالاً فَقَالَ لِبَنِيهِ لَمَّا حُضِرَ أَىَّ أَبٍ كُنْتُ لَكُمْ قَالُوا خَيْرَ أَبٍ‏.‏ قَالَ فَإِنِّي لَمْ أَعْمَلْ خَيْرًا قَطُّ، فَإِذَا مُتُّ فَأَحْرِقُونِي ثُمَّ اسْحَقُونِي ثُمَّ ذَرُّونِي فِي يَوْمٍ عَاصِفٍ‏.‏ فَفَعَلُوا، فَجَمَعَهُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ، فَقَالَ مَا حَمَلَكَ قَالَ مَخَافَتُكَ‏.‏ فَتَلَقَّاهُ بِرَحْمَتِهِ ‏"‏‏.‏ وَقَالَ مُعَاذٌ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، سَمِعْتُ عُقْبَةَ بْنَ عَبْدِ الْغَافِرِ، سَمِعْتُ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم‏.‏

  14. Hadis no. 3479

    Ben onu şöyle buyururken dinledim: Bir adamın ölüm vakti yaklaşmıştı

    Türkçe meal

    Ukbe, Huzeyfe'ye: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den dinlediğin bir hadisi bize nakletmez misin? dedi. Huzeyfe dedi ki: "Ben onu şöyle buyururken dinledim: Bir adamın ölüm vakti yaklaşmıştı. Hayattan ümidini kesince, ailesine şu vasiyeti yaptı: Öldüğü m takdirde benim için çok miktarda odun toplayın. Sonra bir ateş yakın. Ateş etimi yiyip kemiklerime ulaşınca kemiklerim; alın, öğütün. Beni sıcak -ya da rüzgarlı- bir günde savurun. Allah onu bir araya getirip, topladı. Niye yaptın, diye sordu. O: Senden haşyetim dolayısıyla deyince, ona mağfiret etti

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ رِبْعِيِّ بْنِ حِرَاشٍ، قَالَ قَالَ عُقْبَةُ لِحُذَيْفَةَ أَلاَ تُحَدِّثُنَا مَا سَمِعْتَ مِنَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم‏.‏ قَالَ سَمِعْتُهُ يَقُولُ ‏"‏ إِنَّ رَجُلاً حَضَرَهُ الْمَوْتُ، لَمَّا أَيِسَ مِنَ الْحَيَاةِ، أَوْصَى أَهْلَهُ إِذَا مُتُّ فَاجْمَعُوا لِي حَطَبًا كَثِيرًا، ثُمَّ أَوْرُوا نَارًا حَتَّى إِذَا أَكَلَتْ لَحْمِي، وَخَلَصَتْ إِلَى عَظْمِي، فَخُذُوهَا فَاطْحَنُوهَا، فَذَرُّونِي فِي الْيَمِّ فِي يَوْمٍ حَارٍّ أَوْ رَاحٍ‏.‏ فَجَمَعَهُ اللَّهُ، فَقَالَ لِمَ فَعَلْتَ قَالَ خَشْيَتَكَ‏.‏ فَغَفَرَ لَهُ ‏"‏‏.‏ قَالَ عُقْبَةُ وَأَنَا سَمِعْتُهُ يَقُولُ‏.‏ حَدَّثَنَا مُوسَى حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ وَقَالَ ‏"‏ فِي يَوْمٍ رَاحٍ ‏"‏‏.‏

  15. Hadis no. 3480

    İnsanlara borç veren bir adam vardı. O yanındaki görevliye şöyle diyordu: Ödeme zorluğu çeken birisine…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "İnsanlara borç veren bir adam vardı. O yanındaki görevliye şöyle diyordu: Ödeme zorluğu çeken birisine gidecek olursan onun borcunu affet. Belki Allah da bizi affeder. (Allah Resulü) buyurdu ki: Allah'ın huzuruna çıktı ve onu affetti

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ كَانَ الرَّجُلُ يُدَايِنُ النَّاسَ، فَكَانَ يَقُولُ لِفَتَاهُ إِذَا أَتَيْتَ مُعْسِرًا فَتَجَاوَزْ عَنْهُ، لَعَلَّ اللَّهُ أَنْ يَتَجَاوَزَ عَنَّا‏.‏ قَالَ فَلَقِيَ اللَّهَ فَتَجَاوَزَ عَنْهُ ‏"‏‏.‏

  16. Hadis no. 3481

    Kendi aleyhine günah işlemekte aşırıya giden bir adam vardı. Ölüm vakti yaklaşınca çocuklarına dedi ki: Ben…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Kendi aleyhine günah işlemekte aşırıya giden bir adam vardı. Ölüm vakti yaklaşınca çocuklarına dedi ki: Ben öldi.ikten sonra beni öğütünüz, sonra da rüzgara karşı savurunuz. Çünkü Allahla yemin ederim, eğer Allah bana güç yetirirse (beni sıkıştırırsa) hiçbir kimseye yapmadığı bir azap ile beni azaplandıracaktır. Adam ölünce dediklerini yaptılar. Allah yere emrederek: Bu adama ait sende nesi varsa toplayıp bir araya getir, dedi. Yer emre uydu. Adam ayakta doğruluverdi. Seni bu yaptığını yapmaya iten nedir, diye sordu. Rabbim senden haşyetimdir deyince, ona mağfiret buyurdu." Başkası ise: "Rabbim senden korkumdur" demiştir. Bu Hadis 7506 numara ile gelecektir

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ كَانَ رَجُلٌ يُسْرِفُ عَلَى نَفْسِهِ، فَلَمَّا حَضَرَهُ الْمَوْتُ قَالَ لِبَنِيهِ إِذَا أَنَا مُتُّ فَأَحْرِقُونِي ثُمَّ اطْحَنُونِي ثُمَّ ذَرُّونِي فِي الرِّيحِ، فَوَاللَّهِ لَئِنْ قَدَرَ عَلَىَّ رَبِّي لَيُعَذِّبَنِّي عَذَابًا مَا عَذَّبَهُ أَحَدًا‏.‏ فَلَمَّا مَاتَ فُعِلَ بِهِ ذَلِكَ، فَأَمَرَ اللَّهُ الأَرْضَ، فَقَالَ اجْمَعِي مَا فِيكِ مِنْهُ‏.‏ فَفَعَلَتْ فَإِذَا هُوَ قَائِمٌ، فَقَالَ مَا حَمَلَكَ عَلَى مَا صَنَعْتَ قَالَ يَا رَبِّ، خَشْيَتُكَ‏.‏ فَغَفَرَ لَهُ ‏"‏‏.‏ وَقَالَ غَيْرُهُ ‏"‏ مَخَافَتُكَ يَا رَبِّ ‏"‏‏.‏

  17. Hadis no. 3482

    Bir kadın ölünceye kadar bağladığı bir kedi sebebiyle azaba uğratıldı ve o kediden dolayı cehennem ateşine…

    Türkçe meal

    Abdullah b. Ömer r.a.'dan rivayete göre Resuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Bir kadın ölünceye kadar bağladığı bir kedi sebebiyle azaba uğratıldı ve o kediden dolayı cehennem ateşine girdi. Kediyi hapsettiği halde ona yiyecek de vermedi, içecek bir şey de vermedi. Yerin haşeratından yiyebilsin diye de onu salmadı

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ أَسْمَاءَ، حَدَّثَنَا جُوَيْرِيَةُ بْنُ أَسْمَاءَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ عُذِّبَتِ امْرَأَةٌ فِي هِرَّةٍ سَجَنَتْهَا حَتَّى مَاتَتْ، فَدَخَلَتْ فِيهَا النَّارَ، لاَ هِيَ أَطْعَمَتْهَا وَلاَ سَقَتْهَا إِذْ حَبَسَتْهَا، وَلاَ هِيَ تَرَكَتْهَا تَأْكُلُ مِنْ خَشَاشِ الأَرْضِ ‏"‏‏.‏

  18. Hadis no. 3483

    İnsanların Nübuvvet kelamından idrak ettikleri arasında: Eğer utanmazsan dilediğini yap, sözüdür

    Türkçe meal

    Ukbe'den dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "İnsanların Nübuvvet kelamından idrak ettikleri arasında: Eğer utanmazsan dilediğini yap, sözüdür. " Bu Hadis 3484 ve 6120 numara ile gelecektir. [-3484-] Ebu Mes'ud dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Nübuvvet kelamından insanların idrak ettikleri arasında: Utanmazsan dilediğini yapabilirsin, (hikmeti)dir."

    Açıklaması: 1420.SAYFA, 3488.HADİSTE

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، عَنْ زُهَيْرٍ، حَدَّثَنَا مَنْصُورٌ، عَنْ رِبْعِيِّ بْنِ حِرَاشٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مَسْعُودٍ، عُقْبَةُ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ مِمَّا أَدْرَكَ النَّاسُ مِنْ كَلاَمِ النُّبُوَّةِ، إِذَا لَمْ تَسْتَحِي فَافْعَلْ مَا شِئْتَ ‏"‏‏.‏

  19. Hadis no. 3484

    Vaktiyle gelip geçen peygamberlerin sözlerinden, bütün peygamberlerin üzerinde ittifak ettikleri nevi'den…

    Türkçe meal

    (Bize Ebû Mes'ûd Ukbe ibn Amr tahdîs edip şöyle dedi: aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Vaktiyle gelip geçen peygamberlerin sözlerinden, bütün peygamberlerin üzerinde ittifak ettikleri nevi'den insanlığın eriştiği yüksek bir düstûr: Utanmazsan dilediğini işle! sözüdür

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مَنْصُورٍ، قَالَ سَمِعْتُ رِبْعِيَّ بْنَ حِرَاشٍ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي مَسْعُودٍ، قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ مِمَّا أَدْرَكَ النَّاسُ مِنْ كَلاَمِ النُّبُوَّةِ إِذَا لَمْ تَسْتَحِي فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ ‏"‏‏.‏

  20. Hadis no. 3485

    Bir adam kibirinden ötürü elbisesini sürüklerken yerin dibine geçirildi. o, kıyamet gününe kadar yerin içine…

    Türkçe meal

    İbn Ömer'den rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Bir adam kibirinden ötürü elbisesini sürüklerken yerin dibine geçirildi. o, kıyamet gününe kadar yerin içine doğru gitmeye devam edecektir." Hadis 5790 numara ile gelecektir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ مُحَمَّدٍ، أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا يُونُسُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنِي سَالِمٌ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، حَدَّثَهُ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ بَيْنَمَا رَجُلٌ يَجُرُّ إِزَارَهُ مِنَ الْخُيَلاَءِ خُسِفَ بِهِ، فَهْوَ يَتَجَلْجَلُ فِي الأَرْضِ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ ‏"‏‏.‏ تَابَعَهُ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ خَالِدٍ عَنِ الزُّهْرِيِّ‏.‏