İçeriğe geç

Sahih-i BuhariBölüm 35

Selem Kitabı

18 hadis · Kitâbu's-Selem (2239-2256)

Yazı boyutu
  1. Hadis no. 2239

    Hurma için selem akdi yapan, miktarını ölçü ve tartı olarak belirleyerek yapsın

    Türkçe meal

    İbn Abbas r.a. şöyle anlatır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'ye geldiği zaman Medine halkı bir yıl veya iki yıl vade ile meyve selemi yapıyorlardı. -Ravi İsmail, iki veya üç yıl şeklinde tereddütlü bir ifade kullanmıştır.- Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Hurma için selem akdi yapan, miktarını ölçü ve tartı olarak belirleyerek yapsın" buyurmuştur.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ زُرَارَةَ، أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، أَخْبَرَنَا ابْنُ أَبِي نَجِيحٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي الْمِنْهَالِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْمَدِينَةَ، وَالنَّاسُ يُسْلِفُونَ فِي الثَّمَرِ الْعَامَ وَالْعَامَيْنِ ـ أَوْ قَالَ عَامَيْنِ أَوْ ثَلاَثَةً‏.‏ شَكَّ إِسْمَاعِيلُ ـ فَقَالَ ‏ "‏ مَنْ سَلَّفَ فِي تَمْرٍ فَلْيُسْلِفْ فِي كَيْلٍ مَعْلُومٍ، وَوَزْنٍ مَعْلُومٍ ‏"‏‏.‏

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنِ ابْنِ أَبِي نَجِيحٍ، بِهَذَا ‏ "‏ فِي كَيْلٍ مَعْلُومٍ وَوَزْنٍ مَعْلُومٍ ‏"‏‏.‏

  2. Hadis no. 2240

    Herhangi bir şey (mal) için selem akdi yapan, miktarını ölçü ve tartı olarak belirleyip; malın teslim…

    Türkçe meal

    İbn Abbas r.a. şöyle anlatır: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'ye geldiği zaman Medineliler iki veya üç yıl vade ile hurma konusunda selem yapıyorlardı. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Herhangi bir şey (mal) için selem akdi yapan, miktarını ölçü ve tartı olarak belirleyip; malın teslim vadesini de tayin ederek yapsın" buyurmuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا صَدَقَةُ، أَخْبَرَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ، أَخْبَرَنَا ابْنُ أَبِي نَجِيحٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي الْمِنْهَالِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَدِمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الْمَدِينَةَ، وَهُمْ يُسْلِفُونَ بِالتَّمْرِ السَّنَتَيْنِ وَالثَّلاَثَ، فَقَالَ ‏ "‏ مَنْ أَسْلَفَ فِي شَىْءٍ فَفِي كَيْلٍ مَعْلُومٍ وَوَزْنٍ مَعْلُومٍ، إِلَى أَجَلٍ مَعْلُومٍ ‏"‏‏.‏

    حَدَّثَنَا عَلِيٌّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنِي ابْنُ أَبِي نَجِيحٍ، وَقَالَ، ‏ "‏ فَلْيُسْلِفْ فِي كَيْلٍ مَعْلُومٍ إِلَى أَجَلٍ مَعْلُومٍ ‏"‏‏.‏

  3. Hadis no. 2241

    Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'ye geldiği zaman " ... miktarını ölçü ve tartı olarak…

    Türkçe meal

    İbn-i Abbas r.a. şöyle anlatır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'ye geldiği zaman " ... miktarını ölçü ve tartı olarak belirleyerek, malın teslim vadesini de tayin ederek" buyurmuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ أَبِي نَجِيحٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي الْمِنْهَالِ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ يَقُولُ قَدِمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ ‏ "‏ فِي كَيْلٍ مَعْلُومٍ وَوَزْنٍ مَعْلُومٍ إِلَى أَجَلٍ مَعْلُومٍ ‏"‏‏.‏

  4. Hadis no. 2242

    Biz, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Ebu Bekir ve Ömer zamanında iken, buğday, arpa, kuru üzüm ve…

    Türkçe meal

    Abdullah İbn Ebu'l-Mücalid şöyle anlatır: Abdullah İbn Şeddad ibnü'l-Had ve Ebu Bürde selef (selem) hakkında görüş ayrılığına düştüler. Daha sonra beni, İbn Ebi Evfa'ya gönderdiler. Ben de konuyu ona sordum. Bana şöyle dedi: "Biz, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Ebu Bekir ve Ömer zamanında iken, buğday, arpa, kuru üzüm ve kuru hurma konusunda selem akdi yapardık." İbn Ebza'ya sordum. O da aynı şekilde cevap verdi. 2242

    Tekrarı: 2244, 2255, 2243. Tekrarı:

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ ابْنِ أَبِي الْمُجَالِدِ،‏.‏ وَحَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي الْمُجَالِدِ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ أَخْبَرَنِي مُحَمَّدٌ،، أَوْ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي الْمُجَالِدِ قَالَ اخْتَلَفَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ شَدَّادِ بْنِ الْهَادِ وَأَبُو بُرْدَةَ فِي السَّلَفِ، فَبَعَثُونِي إِلَى ابْنِ أَبِي أَوْفَى ـ رضى الله عنه ـ فَسَأَلْتُهُ فَقَالَ إِنَّا كُنَّا نُسْلِفُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَبِي بَكْرٍ وَعُمَرَ، فِي الْحِنْطَةِ، وَالشَّعِيرِ وَالزَّبِيبِ، وَالتَّمْرِ‏.‏ وَسَأَلْتُ ابْنَ أَبْزَى فَقَالَ مِثْلَ ذَلِكَ‏.‏

  5. Hadis no. 2243

    Biz, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Ebu Bekir ve Ömer zamanında iken, buğday, arpa, kuru üzüm ve…

    Türkçe meal

    Abdullah İbn Ebu'l-Mücalid şöyle anlatır: Abdullah İbn Şeddad ibnü'l-Had ve Ebu Bürde selef (selem) hakkında görüş ayrılığına düştüler. Daha sonra beni, İbn Ebi Evfa'ya gönderdiler. Ben de konuyu ona sordum. Bana şöyle dedi: "Biz, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Ebu Bekir ve Ömer zamanında iken, buğday, arpa, kuru üzüm ve kuru hurma konusunda selem akdi yapardık." İbn Ebza'ya sordum. O da aynı şekilde cevap verdi. 2242

    Tekrarı: 2244, 2255, 2243. Tekrarı:

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ ابْنِ أَبِي الْمُجَالِدِ،‏.‏ وَحَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي الْمُجَالِدِ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ أَخْبَرَنِي مُحَمَّدٌ،، أَوْ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي الْمُجَالِدِ قَالَ اخْتَلَفَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ شَدَّادِ بْنِ الْهَادِ وَأَبُو بُرْدَةَ فِي السَّلَفِ، فَبَعَثُونِي إِلَى ابْنِ أَبِي أَوْفَى ـ رضى الله عنه ـ فَسَأَلْتُهُ فَقَالَ إِنَّا كُنَّا نُسْلِفُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَبِي بَكْرٍ وَعُمَرَ، فِي الْحِنْطَةِ، وَالشَّعِيرِ وَالزَّبِيبِ، وَالتَّمْرِ‏.‏ وَسَأَلْتُ ابْنَ أَبْزَى فَقَالَ مِثْلَ ذَلِكَ‏.‏

  6. Hadis no. 2244

    Abdullah ibnu Şeddâd ile Ebû Burde beni Abdullah ibn Ebî Evfâ'ya gönderdiler ve Ona, Peygamber zamanında…

    Türkçe meal

    Bize Ebû'l-Mucâlid'in oğlu Muhammed tahdîs edip şöyle dedi: Abdullah ibnu Şeddâd ile Ebû Burde beni Abdullah ibn Ebî Evfâ'ya gönderdiler ve Ona, Peygamber zamanında Peygamber’in sahâbîleri buğdayda selem yaparlar mıydı? diye sor, dediler. Gidip sordum. Abdullah(radıyallahü anh): Biz Şâm ahâlîsinin ziraatçısıyla bilinen bir ölçekte (ölçülmek üzere) bilinen bir va'deye kadar buğdayda, arpada, kuru üzümde selem yoluyla alışveriş muamelesi yapardık, dedi. Ben ona: Selem, satılacak malın aslı yanında olan(yani kendi mülk ve tasarrufunda bulunan) kimseye mi (hastır)? diye sordum. Abdullah ibn Ebî Evfâ: Bizler Şâm zirâatçilerine, malın aslına mâlik olup olmadıklarını hiç sormazdık, dedi. o ikisi beni Abdurrahmân ibn Ebzâ'ya da yolladılar. Ben gidip ona da bu mes'eleyi sordum. O: Peygamber'in sahâbîleri, Peygamber zamanında selem akdi yaparlardı. Fakat biz sahâbîler Şâm zirâatçtlerine, bize zahire verecek ekinleri var mıdır, yoksa yok mudur diye sormazdık, dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، حَدَّثَنَا الشَّيْبَانِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي الْمُجَالِدِ، قَالَ بَعَثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ شَدَّادٍ وَأَبُو بُرْدَةَ إِلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي أَوْفَى ـ رضى الله عنهما ـ فَقَالاَ سَلْهُ هَلْ كَانَ أَصْحَابُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي عَهْدِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم يُسْلِفُونَ فِي الْحِنْطَةِ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ كُنَّا نُسْلِفُ نَبِيطَ أَهْلِ الشَّأْمِ فِي الْحِنْطَةِ، وَالشَّعِيرِ، وَالزَّيْتِ، فِي كَيْلٍ مَعْلُومٍ، إِلَى أَجَلٍ مَعْلُومٍ‏.‏ قُلْتُ إِلَى مَنْ كَانَ أَصْلُهُ عِنْدَهُ قَالَ مَا كُنَّا نَسْأَلُهُمْ عَنْ ذَلِكَ‏.‏ ثُمَّ بَعَثَانِي إِلَى عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبْزَى فَسَأَلْتُهُ فَقَالَ كَانَ أَصْحَابُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم يُسْلِفُونَ عَلَى عَهْدِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَلَمْ نَسْأَلْهُمْ أَلَهُمْ حَرْثٌ أَمْ لاَ

  7. Hadis no. 2245

    Ona, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında sahabilerin buğdayı konu alan selem akdi yapıp…

    Türkçe meal

    Muhammed İbn Ebi'l-Mücalid şöyle anlatır: Abdullah İbn Şeddad ve Ebu Bürde beni Abdullah İbn Ebi Evfa'ya göndererek, "Ona, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında sahabilerin buğdayı konu alan selem akdi yapıp yapmadıklarını sor bakalım" dediler. Abdullah bana, "Biz, Suriye'deki Nabati kavmi ile, buğday, arpa ve yağ konusunda, miktarını hacim ölçüsü ile belirlenmiş olarak, teslim vadesini de tayin ederek selem akdi yapardık" diye cevap verdi. Ben, "Teslim edeceği şeyin aslı bulunan kimseyle mi bu akdi yapardınız?" diye sordum. Bana, "Bunu hiç araştırıp sormazdık" dedi. Daha sonra beni Abdurrahman İbn Ebza'ya gönderdiler. Ona da sordum. Bana, "Biz Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında selem yapardık ama, malı teslim edecek olan kimselerin ekini var mı yok mu diye hiç sormazdık" diye cevap verdi. İshak'ın; Halid İbn Abdullah eş-Şeybani yoluyla naklettiğine göre, Muhammed İbn Ebi'l-Mücalid şöyle demiştir: "Biz, buğday ve arpayı konu alan selem akdi yaparız" Abdullah İbnü'l-Velld'in, Süfyan'dan naklettiğine göre Şeybani, "yağ konusunda da (selem yaparız)" demiştir. Kuteybe'nin Cerir'den naklettiğine göre Şeybani, "buğday, arpa ve kuru üzüm" demiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ الشَّيْبَانِيِّ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي مُجَالِدٍ، بِهَذَا وَقَالَ فَنُسْلِفُهُمْ فِي الْحِنْطَةِ وَالشَّعِيرِ‏.‏ وَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْوَلِيدِ عَنْ سُفْيَانَ حَدَّثَنَا الشَّيْبَانِيُّ وَقَالَ وَالزَّيْتِ‏.‏ حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ عَنِ الشَّيْبَانِيِّ وَقَالَ فِي الْحِنْطَةِ وَالشَّعِيرِ وَالزَّبِيبِ‏.‏

  8. Hadis no. 2246

    Yenilmeye başlanmadıkça ve tartılmadıkça hurma konusunda' selem yapmayı Resulullah Sallallahu Aleyhi ve…

    Türkçe meal

    Ebu'l-Bahteri et-Tai şöyle der: İbn Abbas'a r.a. hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana şöyle cevap verdi: "Yenilmeye başlanmadıkça ve tartılmadıkça hurma konusunda' selem yapmayı Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yasaklamıştır." Bir kimse "neler tartılır?" diye sordu. Başka bir kimse yanındakine yönelerek, "elde edilip muhafaza altına alınıncaya kadar" dedi.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، أَخْبَرَنَا عَمْرٌو، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا الْبَخْتَرِيِّ الطَّائِيَّ، قَالَ سَأَلْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ عَنِ السَّلَمِ، فِي النَّخْلِ‏.‏ قَالَ نَهَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ النَّخْلِ، حَتَّى يُؤْكَلَ مِنْهُ وَحَتَّى يُوزَنَ‏.‏ فَقَالَ الرَّجُلُ وَأَىُّ شَىْءٍ يُوزَنُ قَالَ رَجُلٌ إِلَى جَانِبِهِ حَتَّى يُحْرَزَ‏.‏ وَقَالَ مُعَاذٌ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرٍو، قَالَ أَبُو الْبَخْتَرِيِّ سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ نَهَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ‏.‏

  9. Hadis no. 2247

    İbn Ömer (r.a.)'e hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana cevap olarak

    Türkçe meal

    Ebul Buhteri şöyle anlatır: "İbn Ömer (r.a.)'e hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana cevap olarak, "Hastalıktan emin olunmadıkça (ağaçtaki) hurmanın satışı ve gümüş paranın, (altın karşılığında) biri peşin diğeri vadeli olacak şekilde satışı yasaklanmıştır" dedi. "İbn Abbas (r.a.)'a hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana, "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, (ağaçtaki) hurmanın, yenilecek duruma gelinceye kadar veya yenilecek seviyeye gelmedikten sonra tartılmadıkça satılmasını yasakladı" diye cevap verdi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي الْبَخْتَرِيِّ، قَالَ سَأَلْتُ ابْنَ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ عَنِ السَّلَمِ، فِي النَّخْلِ فَقَالَ نُهِيَ عَنْ بَيْعِ النَّخْلِ، حَتَّى يَصْلُحَ، وَعَنْ بَيْعِ الْوَرِقِ، نَسَاءً بِنَاجِزٍ‏.‏ وَسَأَلْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ عَنِ السَّلَمِ، فِي النَّخْلِ، فَقَالَ نَهَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ النَّخْلِ حَتَّى يُؤْكَلَ مِنْهُ، أَوْ يَأْكُلَ مِنْهُ، وَحَتَّى يُوزَنَ‏.‏

  10. Hadis no. 2248

    İbn Ömer (r.a.)'e hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana cevap olarak

    Türkçe meal

    Ebul Buhteri şöyle anlatır: "İbn Ömer (r.a.)'e hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana cevap olarak, "Hastalıktan emin olunmadıkça (ağaçtaki) hurmanın satışı ve gümüş paranın, (altın karşılığında) biri peşin diğeri vadeli olacak şekilde satışı yasaklanmıştır" dedi. "İbn Abbas (r.a.)'a hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana, "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, (ağaçtaki) hurmanın, yenilecek duruma gelinceye kadar veya yenilecek seviyeye gelmedikten sonra tartılmadıkça satılmasını yasakladı" diye cevap verdi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي الْبَخْتَرِيِّ، قَالَ سَأَلْتُ ابْنَ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ عَنِ السَّلَمِ، فِي النَّخْلِ فَقَالَ نُهِيَ عَنْ بَيْعِ النَّخْلِ، حَتَّى يَصْلُحَ، وَعَنْ بَيْعِ الْوَرِقِ، نَسَاءً بِنَاجِزٍ‏.‏ وَسَأَلْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ عَنِ السَّلَمِ، فِي النَّخْلِ، فَقَالَ نَهَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ النَّخْلِ حَتَّى يُؤْكَلَ مِنْهُ، أَوْ يَأْكُلَ مِنْهُ، وَحَتَّى يُوزَنَ‏.‏

  11. Hadis no. 2249

    İbn Ömer (r.a.)'e hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana cevap olarak

    Türkçe meal

    Ebul Buhteri şöyle demiştir: "İbn Ömer (r.a.)'e hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana cevap olarak, "Hastalıktan emin olunmadıkça (ağaçtaki) meyvenin satışı ve gümüş paranın, (altın para ile değişiminde) biri peşin diğeri vadeli olacak şekilde satışı yasaklanmıştır" dedi. "İbn Abbas (r.a.)'e hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana, "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, (ağaçtaki) hurmanın, yenilecek duruma gelinceye kadar veya yenilecek seviyeye gelmedikten sonra tartılmadıkça satılmasını yasakladı" diye cevap verdi. Ben, "Tartılan nedir?" diye sordum. Yanındaki bir kimse, "tahminde bulunma ve bildiğimiz tartma"dır" dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي الْبَخْتَرِيِّ، سَأَلْتُ ابْنَ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ عَنِ السَّلَمِ، فِي النَّخْلِ فَقَالَ نَهَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَصْلُحَ، وَنَهَى عَنِ الْوَرِقِ بِالذَّهَبِ نَسَاءً بِنَاجِزٍ‏.‏ وَسَأَلْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ فَقَالَ نَهَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ النَّخْلِ حَتَّى يَأْكُلَ أَوْ يُؤْكَلَ، وَحَتَّى يُوزَنَ‏.‏ قُلْتُ وَمَا يُوزَنُ قَالَ رَجُلٌ عِنْدَهُ حَتَّى يُحْرَزَ‏.‏

  12. Hadis no. 2250

    İbn Ömer (r.a.)'e hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana cevap olarak

    Türkçe meal

    Ebul Buhteri şöyle demiştir: "İbn Ömer (r.a.)'e hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana cevap olarak, "Hastalıktan emin olunmadıkça (ağaçtaki) meyvenin satışı ve gümüş paranın, (altın para ile değişiminde) biri peşin diğeri vadeli olacak şekilde satışı yasaklanmıştır" dedi. "İbn Abbas (r.a.)'e hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana, "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, (ağaçtaki) hurmanın, yenilecek duruma gelinceye kadar veya yenilecek seviyeye gelmedikten sonra tartılmadıkça satılmasını yasakladı" diye cevap verdi. Ben, "Tartılan nedir?" diye sordum. Yanındaki bir kimse, "tahminde bulunma ve bildiğimiz tartma"dır" dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي الْبَخْتَرِيِّ، سَأَلْتُ ابْنَ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ عَنِ السَّلَمِ، فِي النَّخْلِ فَقَالَ نَهَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَصْلُحَ، وَنَهَى عَنِ الْوَرِقِ بِالذَّهَبِ نَسَاءً بِنَاجِزٍ‏.‏ وَسَأَلْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ فَقَالَ نَهَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ النَّخْلِ حَتَّى يَأْكُلَ أَوْ يُؤْكَلَ، وَحَتَّى يُوزَنَ‏.‏ قُلْتُ وَمَا يُوزَنُ قَالَ رَجُلٌ عِنْدَهُ حَتَّى يُحْرَزَ‏.‏

  13. Hadis no. 2251

    Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir Yahudiden, vadeli olarak bir miktar yiyecek maddesi satın almış…

    Türkçe meal

    Aişe r.anha şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir Yahudiden, vadeli olarak bir miktar yiyecek maddesi satın almış, karşılığında demir zırhını rehin olarak vermiştir. باب: الرهن في السلم. 6. SELEM AKDiNDE REHiN

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، حَدَّثَنَا يَعْلَى، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتِ اشْتَرَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم طَعَامًا مِنْ يَهُودِيٍّ بِنَسِيئَةٍ، وَرَهَنَهُ دِرْعًا لَهُ مِنْ حَدِيدٍ‏.‏

  14. Hadis no. 2252

    Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir Yahudiden, .ileri bir tarihte teslim almak üzere yiyecek maddesi…

    Türkçe meal

    Aişe r.anha şöyle anlatır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir Yahudiden, .ileri bir tarihte teslim almak üzere yiyecek maddesi satın almış, karşılığında ondan, demir bir zırhı rehin olarak almıştır

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ مَحْبُوبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، قَالَ تَذَاكَرْنَا عِنْدَ إِبْرَاهِيمَ الرَّهْنَ فِي السَّلَفِ فَقَالَ حَدَّثَنِي الأَسْوَدُ عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم اشْتَرَى مِنْ يَهُودِيٍّ طَعَامًا إِلَى أَجَلٍ مَعْلُومٍ، وَارْتَهَنَ مِنْهُ دِرْعًا مِنْ حَدِيدٍ‏.‏

  15. Hadis no. 2253

    Meyve konusunda, ölçüsünü ve vadesini belirleyerek selem akdi yapın

    Türkçe meal

    İbn Abbas r.a. şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medineye geldiğinde Medineliler, iki veya üç yıl sonrası için meyveler üzerinde selem akdi yapıyorlardı. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Meyve konusunda, ölçüsünü ve vadesini belirleyerek selem akdi yapın" buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ أَبِي نَجِيحٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي الْمِنْهَالِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَدِمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الْمَدِينَةَ وَهُمْ يُسْلِفُونَ فِي الثِّمَارِ السَّنَتَيْنِ وَالثَّلاَثَ، فَقَالَ ‏"‏ أَسْلِفُوا فِي الثِّمَارِ فِي كَيْلٍ مَعْلُومٍ إِلَى أَجَلٍ مَعْلُومٍ ‏"‏‏.‏ وَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْوَلِيدِ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي نَجِيحٍ، وَقَالَ، ‏"‏ فِي كَيْلٍ مَعْلُومٍ وَوَزْنٍ مَعْلُومٍ ‏"‏‏.‏

  16. Hadis no. 2254

    Bize Resulullah (s.a.v.) ile birlikte birçok ganimet nasip oldu. Bize, Suriye'li ziraatçiler gelirdi. Onlarla

    Türkçe meal

    Muhammed İbn Ebu Mücalid şöyle anlatır: Ebu Bürde ve Abdullah İbn Şeddad, beni, Abdurrahman İbn Ebza'ya ve İbn Ebu Evfa'ya gönderdi. Ben de selem hakkında onlara sordum. Bana şöyle dediler: "Bize Resulullah (s.a.v.) ile birlikte birçok ganimet nasip oldu. Bize, Suriye'li ziraatçiler gelirdi. Onlarla" buğday, arpa, yağ üzerine belirlenmiş vadede teslim şartıyla selem akdi yapardık." Ben, "Peki bu sırada onların ekini var mıydı yok muydu?" diye sordum. Bana, "Bunu hiç sormazdık" diye cevap verdiler

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُقَاتِلٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، عَنْ سُلَيْمَانَ الشَّيْبَانِيِّ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي مُجَالِدٍ، قَالَ أَرْسَلَنِي أَبُو بُرْدَةَ وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ شَدَّادٍ إِلَى عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبْزَى وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي أَوْفَى فَسَأَلْتُهُمَا عَنِ السَّلَفِ،‏.‏ فَقَالاَ كُنَّا نُصِيبُ الْمَغَانِمَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَكَانَ يَأْتِينَا أَنْبَاطٌ مِنْ أَنْبَاطِ الشَّأْمِ فَنُسْلِفُهُمْ فِي الْحِنْطَةِ وَالشَّعِيرِ وَالزَّبِيبِ إِلَى أَجَلٍ مُسَمًّى‏.‏ قَالَ قُلْتُ أَكَانَ لَهُمْ زَرْعٌ، أَوْ لَمْ يَكُنْ لَهُمْ زَرْعٌ قَالاَ مَا كُنَّا نَسْأَلُهُمْ عَنْ ذَلِكَ‏.‏

  17. Hadis no. 2255

    Bize Resulullah (s.a.v.) ile birlikte birçok ganimet nasip oldu. Bize, Suriye'li ziraatçiler gelirdi. Onlarla

    Türkçe meal

    Muhammed İbn Ebu Mücalid şöyle anlatır: Ebu Bürde ve Abdullah İbn Şeddad, beni, Abdurrahman İbn Ebza'ya ve İbn Ebu Evfa'ya gönderdi. Ben de selem hakkında onlara sordum. Bana şöyle dediler: "Bize Resulullah (s.a.v.) ile birlikte birçok ganimet nasip oldu. Bize, Suriye'li ziraatçiler gelirdi. Onlarla" buğday, arpa, yağ üzerine belirlenmiş vadede teslim şartıyla selem akdi yapardık." Ben, "Peki bu sırada onların ekini var mıydı yok muydu?" diye sordum. Bana, "Bunu hiç sormazdık" diye cevap verdiler

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُقَاتِلٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، عَنْ سُلَيْمَانَ الشَّيْبَانِيِّ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي مُجَالِدٍ، قَالَ أَرْسَلَنِي أَبُو بُرْدَةَ وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ شَدَّادٍ إِلَى عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبْزَى وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي أَوْفَى فَسَأَلْتُهُمَا عَنِ السَّلَفِ،‏.‏ فَقَالاَ كُنَّا نُصِيبُ الْمَغَانِمَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَكَانَ يَأْتِينَا أَنْبَاطٌ مِنْ أَنْبَاطِ الشَّأْمِ فَنُسْلِفُهُمْ فِي الْحِنْطَةِ وَالشَّعِيرِ وَالزَّبِيبِ إِلَى أَجَلٍ مُسَمًّى‏.‏ قَالَ قُلْتُ أَكَانَ لَهُمْ زَرْعٌ، أَوْ لَمْ يَكُنْ لَهُمْ زَرْعٌ قَالاَ مَا كُنَّا نَسْأَلُهُمْ عَنْ ذَلِكَ‏.‏

  18. Hadis no. 2256

    İnsanlar, devenin karnındakxi deveden doğacak yavrunun alım-satımını yapıyordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi…

    Türkçe meal

    Abdullah İbn Ömer r.a. şöyle anlatır: İnsanlar, devenin karnındakxi deveden doğacak yavrunun alım-satımını yapıyordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunu yasakladı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، أَخْبَرَنَا جُوَيْرِيَةُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كَانُوا يَتَبَايَعُونَ الْجَزُورَ إِلَى حَبَلِ الْحَبَلَةِ، فَنَهَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَنْهُ‏.‏ فَسَّرَهُ نَافِعٌ أَنْ تُنْتَجَ النَّاقَةُ مَا فِي بَطْنِهَا‏.‏

Selem Kitabı - Sahih-i Buhari | Hadis Kitapları