İçeriğe geç

Sahih-i BuhariBölüm 65

Tefsir Kitabı

498 hadis · Kitâbu Tefsîri'l-Kur'ân (4474-4977)

Sayfa 20 / 25Yazı boyutu
  1. Hadis no. 4858

    Anda/sun o, Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü

    Türkçe meal

    Abdullah [İbn Mes'ud]'un "Anda/sun o, Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü," ayeti hakkında şöyle dediği rivayet edilmiştir: Hz. Nebi ufku kaplayan yeşil ipek bir örtü gördü.

    Fethu'l-Bârî Açıklaması

    Bu ayetin yorumu hakkında farklı görüşler ileri sürülmüştür. Bir görüşe göre, bu ayet ile Hz. Nebi'in İsra gecesi gördüğü bütün her şey kastediimiştir. Bu başlık altında zikredilen rivayet ise, bu ayet ile Cebraıl'in özelliklerinin kastedildiğine delalet etmektedir. Bu rivayet, zahiri manası ile Hz. Nebi'in Cebrail'i gördüğünü ifade eden bir önceki yorum ile çelişmektedir. Ancak bu rivayet ile neyin kastedildiğini Nesaı ve Hakim'in Abdurrahman İbn Yezıd kanalıyla Abdullah İbn Mes'o.d'dan naklettiği şu rivayet desteklemektedir: "Hz. Nebi Cebrail'i yer ile göğün arasını kaplayan bir ipek örtünün üzerinde gördü." Her iki rivayet şu şekilde uzlaştırılır: "Burada tavsif edilen Cebrall'dir, sıfat ise Cebrall'in aleyhisselam o an taşıdığı sıfattır." .......Refref kelimesi, asıl itibariyle güzelce işlenmiş ince ipek örtü için kullanılırken daha sonraları "örtü" anlamını ifade etmek için kullanılmıştır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قَبِيصَةُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه – ‏{‏لَقَدْ رَأَى مِنْ آيَاتِ رَبِّهِ الْكُبْرَى‏}‏ قَالَ رَأَى رَفْرَفًا أَخْضَرَ قَدْ سَدَّ الأُفُقَ‏.‏

  2. Hadis no. 4859

    Lat, su ve yağ ile hacıların sevikini karar bir adamın adıdır

    Türkçe meal

    İbn Abbas'ın " [Şimdi baksamza şu] lat'a, uzza'ya," ayetinde geçen [Lat hakkında şöyle] söylediği rivayet edilmiştir: Lat, su ve yağ ile hacıların sevikini karar bir adamın adıdır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسْلِمٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَشْهَبِ، حَدَّثَنَا أَبُو الْجَوْزَاءِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، رضى الله عنهما فِي قَوْلِهِ ‏{‏اللاَّتَ وَالْعُزَّى‏}‏ كَانَ الَّلاَتُ رَجُلاً يَلُتُّ سَوِيقَ الْحَاجِّ‏.‏

  3. Hadis no. 4860

    Kim yemin eder ve yemininde 'Lat ve Uzza hakkı için' derse, hemen la ilahe illallah desin. Kim de arkadaşına…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kim yemin eder ve yemininde 'Lat ve Uzza hakkı için' derse, hemen la ilahe illallah desin. Kim de arkadaşına 'haydi gel, kumar oynayalım' derse, hemen sadaka versin." Hadisin geçtiği diğer yerler: 6107, 6301, 6650.

    Fethu'l-Bârî Açıklaması

    Hattabı şöyle demiştir: "Yemin, ancak derin saygı duyulan ma'bud ile yapılır. Şayet biri Lat ve buna benzer putlara yemin ederse kafirlere benzer ve hemen kendisine kelime-i tevhid ile bu hatasını telafi etmesi emredilir." İbnu'l-Arabı de şöyle demiştir: "Kim ciddi olarak putlara yemin ederse, kafir olur. Şayet bilmeden veya gaflet anında onlara yemin ederse, la ilahe illailah demesi gerekir. Bu sözü Allah Teala onun günahına keffaret sayar. O da kalbini gafletten kurtarıp Allah'ı zikre yöneltir, dilini de doğruya alıştırır ve kendisinden sadır olan boş sözlerden kendisini kurtarır." Hattabı şöyle demiştir: "Hadiste geçen 'hemen sadaka versin' ifadesi ile kişinin kumar oynamayı düşündüğü mal kastedilmiştir.

    Bu ifade ile kişinin ağzından çıkan bu sözüne keffaret olması için herhangi bir sadaka vermesinin kastedildiği de ileri sürülmüştür." Hattabı'nin bu son görüşü hakkında Nevevı şöyle demiştir: . "Bu görüş daha doğrudur. Müslim'in rivayetinde geçen 'Sadaka olarak bir şey versin' ifadesi buna delalet etmektedir." Bazı Hanefı alimleri putlara yemin eden kimselerin mutlaka yemin keffareti vermeleri gerektiğini söylemişlerdir ki, bu son derece tartışmaya açıktır. Kadı Iyaz şöyle demiştir: "Bu hadise göre, akla gelen isyan düşüncelerinin aksine Allah'a isyanı düşünmek, kalbe yerleştiği takdirde günahtır." Kadı Iyaz'ın bu onuca nasıl ulaştığını bir türlü idrak edemedim.

    Kaldı ki, hadiste açıkça sözün telaffuz edildiği ifade edilmiştir. Şöyle ki; kişi arkadaşına "Haydi gel, kumar oynayalım" demiştir. Böylece onu Allah'a isyana çağırmıştır. Kumar, ittifakla haramdır. Kumara çağırmak da haramdır. Öyleyse burada sadece bir düşünce ve karar verme yoktur. Bu hadisin geri kalan açıklamaları "Kitabu'l-eyman ve'n-nüzur" bahsinde yapllacaktır. (Kitabu'l-eyman ve'n-nüzur)

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، أَخْبَرَنَا هِشَامُ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ حَلَفَ فَقَالَ فِي حَلِفِهِ وَاللاَّتِ وَالْعُزَّى‏.‏ فَلْيَقُلْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ‏.‏ وَمَنْ قَالَ لِصَاحِبِهِ تَعَالَ أُقَامِرْكَ‏.‏ فَلْيَتَصَدَّقْ ‏"‏‏.‏

  4. Hadis no. 4861

    Şüphe yok ki, Safa ile Merve Allah'ın koyduğu nişanlardandır

    Türkçe meal

    Urve'nin şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Hz. Aişe'ye (Safa ve Merve arasında say yapmayı sordum). O da şöyle cevap verdi: Cahiliyye döneminde Müşellel mevkiindeki azgın Menat için ihram'a girenler Safa ile Merve arasında say yapmazlardı. Bunun üzerine Allah Teala: "Şüphe yok ki, Safa ile Merve Allah'ın koyduğu nişanlardandır, "(Bakara 158) ayetini indirdi. Akabinde Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve Müslümanlar tavaf yaptılar.

    Fethu'l-Bârî Açıklaması

    Müşellel, Kudeyd şehrinin denize bakan kısmında yer alan bir bölgenin adıdır. Esasında Müşellel, Kudeyd'e giderken geçilen dağın adıdır. Kudeyd ise Mekke ile Medıne arasında bilinen bir mevkiin adıdır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا الْحُمَيْدِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا الزُّهْرِيُّ، سَمِعْتُ عُرْوَةَ، قُلْتُ لِعَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ فَقَالَتْ إِنَّمَا كَانَ مَنْ أَهَلَّ بِمَنَاةَ الطَّاغِيَةِ الَّتِي بِالْمُشَلَّلِ لاَ يَطُوفُونَ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ، فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى ‏{‏إِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِنْ شَعَائِرِ اللَّهِ‏}‏ فَطَافَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالْمُسْلِمُونَ‏.‏ قَالَ سُفْيَانُ مَنَاةُ بِالْمُشَلَّلِ مِنْ قُدَيْدٍ‏.‏ وَقَالَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ خَالِدٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ قَالَ عُرْوَةُ قَالَتْ عَائِشَةُ نَزَلَتْ فِي الأَنْصَارِ كَانُوا هُمْ وَغَسَّانُ قَبْلَ أَنْ يُسْلِمُوا يُهِلُّونَ لِمَنَاةَ‏.‏ مِثْلَهُ‏.‏ وَقَالَ مَعْمَرٌ عَنِ الزُّهْرِيِّ عَنْ عُرْوَةَ عَنْ عَائِشَةَ كَانَ رِجَالٌ مِنَ الأَنْصَارِ مِمَّنْ كَانَ يُهِلُّ لِمَنَاةَ ـ وَمَنَاةُ صَنَمٌ بَيْنَ مَكَّةَ وَالْمَدِينَةِ ـ قَالُوا يَا نَبِيَّ اللَّهِ كُنَّا لاَ نَطُوفُ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ تَعْظِيمًا لِمَنَاةَ‏.‏ نَحْوَهُ‏.‏

  5. Hadis no. 4862

    Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Necm Suresi'ni okuyunca secde etti. Onunla birlikte Müslümanlar, müşrikler…

    Türkçe meal

    İbn Abbas'ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Necm Suresi'ni okuyunca secde etti. Onunla birlikte Müslümanlar, müşrikler, cinler ve insanlar da secde ettiler

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو مَعْمَرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ سَجَدَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِالنَّجْمِ وَسَجَدَ مَعَهُ الْمُسْلِمُونَ وَالْمُشْرِكُونَ وَالْجِنُّ وَالإِنْسُ‏.‏ تَابَعَهُ ابْنُ طَهْمَانَ عَنْ أَيُّوبَ‏.‏ وَلَمْ يَذْكُرِ ابْنُ عُلَيَّةَ ابْنَ عَبَّاسٍ‏.‏

  6. Hadis no. 4863

    İçinde secde ayeti bulunan surelerden ilk inen Necm Suresi'dir. [Bu suredeki secde ayeti sebebiyle] hemen…

    Türkçe meal

    Abdullah İbn Mes'ud'un şöyle söylediği rivayet edilmiştir: İçinde secde ayeti bulunan surelerden ilk inen Necm Suresi'dir. [Bu suredeki secde ayeti sebebiyle] hemen Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve onun arkasındakiler secde ettiler. Sadece bir adam secdeye gitmedi ve bir avuç toprak alıp ona secde etti. Daha sonra onun kafir olarak öldürüldüğünü gördüm. Bu adam, Ümeyye İbn Halef idi.

    Fethu'l-Bârî Açıklaması

    Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Necm Suresi'ni okumayı bitirince secde etmişti. Bu rivayetin açıklaması ve bu olayın nedeni, İbn Abbas'tan nakledilen rivayetin şerhi yapılırken Hacc Suresi'nin tefsirinde verilmişti

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ، أَخْبَرَنِي أَبُو أَحْمَدَ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الأَسْوَدِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ أَوَّلُ سُورَةٍ أُنْزِلَتْ فِيهَا سَجْدَةٌ ‏{‏وَالنَّجْمِ‏}‏‏.‏ قَالَ فَسَجَدَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَسَجَدَ مَنْ خَلْفَهُ، إِلاَّ رَجُلاً رَأَيْتُهُ أَخَذَ كَفًّا مِنْ تُرَابٍ فَسَجَدَ عَلَيْهِ، فَرَأَيْتُهُ بَعْدَ ذَلِكَ قُتِلَ كَافِرًا، وَهْوَ أُمَيَّةُ بْنُ خَلَفٍ‏.‏

  7. Hadis no. 4864

    Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem döneminde ay, bir parçası dağın üst kısmında, bir parçası da onun alt…

    Türkçe meal

    İbn Mes'ud r.a.'ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem döneminde ay, bir parçası dağın üst kısmında, bir parçası da onun alt tarafında olmak üzere ikiye ayrıldı. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Şahid olun!" dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ شُعْبَةَ، وَسُفْيَانَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَبِي مَعْمَرٍ، عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ، قَالَ انْشَقَّ الْقَمَرُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِرْقَتَيْنِ، فِرْقَةً فَوْقَ الْجَبَلِ وَفِرْقَةً دُونَهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ اشْهَدُوا ‏"‏‏.‏

  8. Hadis no. 4865

    Şahit olun! Şahit olun!

    Türkçe meal

    Abdullah İbn Mes'ud'un şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Biz Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile beraber iken ay yarıldı ve iki parçaya ayrıldı. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize; "Şahit olun! Şahit olun!" dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيٌّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، أَخْبَرَنَا ابْنُ أَبِي نَجِيحٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ أَبِي مَعْمَرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ انْشَقَّ الْقَمَرُ وَنَحْنُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَصَارَ فِرْقَتَيْنِ، فَقَالَ لَنَا ‏ "‏ اشْهَدُوا، اشْهَدُوا ‏"‏‏.‏

  9. Hadis no. 4866

    Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında ay yarıldı

    Türkçe meal

    İbn Abbas'ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında ay yarıldı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ بُكَيْرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي بَكْرٌ، عَنْ جَعْفَرٍ، عَنْ عِرَاكِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ بْنِ مَسْعُودٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ انْشَقَّ الْقَمَرُ فِي زَمَانِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم‏.‏

  10. Hadis no. 4867

    Mekkeli müşrikler Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den kendilerine bir mucize göstermesini istediler, Allah…

    Türkçe meal

    Enes'in şöyle söylediği rivayet edildi: Mekkeli müşrikler Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den kendilerine bir mucize göstermesini istediler, Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem de onlara ayın yarılmasını gösterdi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا شَيْبَانُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ سَأَلَ أَهْلُ مَكَّةَ أَنْ يُرِيَهُمْ آيَةً فَأَرَاهُمُ انْشِقَاقَ الْقَمَرِ‏.‏

  11. Hadis no. 4868

    es-Si'retu'n-Nebeviyye

    Türkçe meal

    Enes'in şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Ay, ikiye yarıldı. Bu olay hakkındaki ayrıntılı açıklama "es-Si'retu'n-Nebeviyye"nin başlarında yapılmıştı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ انْشَقَّ الْقَمَرُ فِرْقَتَيْنِ‏.‏

  12. Hadis no. 4869

    Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem [şu ayeti dal harfiyle] فهل من مدكر fehel min muddekir şeklinde okurdu

    Türkçe meal

    Abdullah İbn Mes'ud'un şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem [şu ayeti dal harfiyle] فهل من مدكر fehel min muddekir şeklinde okurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَقْرَأُ ‏{‏فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ‏}‏

  13. Hadis no. 4870

    Abduııah İbn Mes'ud'dan, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in [şu ayeti] فهل من مدكر fehel min muddekir…

    Türkçe meal

    Abduııah İbn Mes'ud'dan, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in [şu ayeti] فهل من مدكر fehel min muddekir şeklinde okuduğu rivayet edilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم‏.‏ أَنَّهُ كَانَ يَقْرَأُ ‏{‏فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ‏}‏‏.‏

  14. Hadis no. 4871

    Abullah İbn Mes'ud'un bu ayeti. فهل من مدكر fehel min muddekir şeklinde okuduğunu işittim. O bu hususta şöyle…

    Türkçe meal

    Ebu İshak'tan rivayet edildiğine göre, o, bir kişinin el-Esved'e [şu ayetin] فهل من مدكر fehel min muddekir şeklinde mi, yoksa مذكر müzzekir şeklinde mi okunduğunu sorduğunu işitmiştir. el-Esved de şöyle cevap vermiştir: Abullah İbn Mes'ud'un bu ayeti. فهل من مدكر fehel min muddekir şeklinde okuduğunu işittim. O bu hususta şöyle demişti: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bu ayeti د dal harfi ile; فهل من مدكر fehel min muddekir şeklinde okuduğunu işittim

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، أَنَّهُ سَمِعَ رَجُلاً، سَأَلَ الأَسْوَدَ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ أَوْ مُذَّكِرٍ فَقَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ يَقْرَؤُهَا ‏{‏فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ‏}‏ قَالَ وَسَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقْرَؤُهَا ‏{‏فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ‏}‏ دَالاً‏.‏

  15. Hadis no. 4872

    Abdullah İbn Mes'ud r.a.'dan rivayet edildiğine göre, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem [şu ayeti]; فهل من…

    Türkçe meal

    Abdullah İbn Mes'ud r.a.'dan rivayet edildiğine göre, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem [şu ayeti]; فهل من مدكر fehel min muddekir şeklinde okumuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، أَخْبَرَنَا أَبِي، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَرَأَ ‏{‏فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ‏}‏ الآيَةَ‏.‏

  16. Hadis no. 4873

    Abdullah İbn Mes'ud'dan rivayet edildiğine göre, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem [şu ayeti]. فهل من مدكر…

    Türkçe meal

    Abdullah İbn Mes'ud'dan rivayet edildiğine göre, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem [şu ayeti]. فهل من مدكر fehel min muddekir şeklinde okumuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَرَأَ ‏{‏فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ‏، ولقد أهلكنا أشياعكم فهل من مُدَّكِرٍ‏}‏

  17. Hadis no. 4874

    Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem [şu ayeti] فهل من مذكر fe hel min muzzekir şeklinde okudum. Bunun üzerine…

    Türkçe meal

    Abdullah İbn Mes'ud'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem [şu ayeti] فهل من مذكر fe hel min muzzekir şeklinde okudum. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu ayetin okunuşunun فهل من مدكر fe hel min muddekir şeklinde olduğunu söyledi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الأَسْوَدِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَهَلْ مِنْ مُذَّكِرٍ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏{‏فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ‏}‏

  18. Hadis no. 4875

    Allahım! Senden va'dini ve sözünü yerine getirmeni istiyorum. Allahım! Eğer sen dilersen bugünden sonra sana…

    Türkçe meal

    İbn Abbas'tan rivayet edildiğine göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Bedir savaşının yapıldığı gün küçük bir çadırda şöyle dua etmiştir: "Allahım! Senden va'dini ve sözünü yerine getirmeni istiyorum. Allahım! Eğer sen dilersen bugünden sonra sana ibadet edilmez ... " Tam bu sırada Hz. Ebu. Bekir Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in elini tuttu ve "Yeter Ey Allah'ın elçisi! Rabbine karşı ısrarcı oldun ... " dedi. O esnada Hz. Nebi zırhlı şekilde ayakta idi. Birden "O topluluk yakında bozulacak ve onlar arkalarını dönüp kaçacaklar," ayetini okuyarak dışarı çıktı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ حَوْشَبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ،‏.‏ وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدٌ، حَدَّثَنَا عَفَّانُ بْنُ مُسْلِمٍ، عَنْ وُهَيْبٍ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ وَهْوَ فِي قُبَّةٍ يَوْمَ بَدْرٍ ‏"‏ اللَّهُمَّ إِنِّي أَنْشُدُكَ عَهْدَكَ وَوَعْدَكَ، اللَّهُمَّ إِنْ تَشَأْ لاَ تُعْبَدْ بَعْدَ الْيَوْمِ ‏"‏‏.‏ فَأَخَذَ أَبُو بَكْرٍ بِيَدِهِ فَقَالَ حَسْبُكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَلْحَحْتَ عَلَى رَبِّكَ‏.‏ وَهْوَ يَثِبُ فِي الدِّرْعِ، فَخَرَجَ وَهْوَ يَقُولُ ‏"‏ ‏{‏سَيُهْزَمُ الْجَمْعُ وَيُوَلُّونَ الدُّبُرَ‏}‏‏.‏‏"‏

  19. Hadis no. 4876

    Bilakis kıyamet onlara vadedilen asıl saattir ve o saat daha belalı ve daha acıdır

    Türkçe meal

    Yusuf İbn Mahek'in şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Mu'minlerin annesi Hz. Aişe'nin yanında idim. O şöyle söyledi: Ben oyun oynayan küçük bir kız çocuğu iken "Bilakis kıyamet onlara vadedilen asıl saattir ve o saat daha belalı ve daha acıdır,'' ayeti Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e Mekke'de nazil olmuştu .. Hadisin geçtiği diğer yer:

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ يُوسُفَ، أَنَّ ابْنَ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَهُمْ قَالَ أَخْبَرَنِي يُوسُفُ بْنُ مَاهَكَ، قَالَ إِنِّي عِنْدَ عَائِشَةَ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ قَالَتْ لَقَدْ أُنْزِلَ عَلَى مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم بِمَكَّةَ، وَإِنِّي لَجَارِيَةٌ أَلْعَبُ ‏{‏بَلِ السَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَالسَّاعَةُ أَدْهَى وَأَمَرُّ‏}‏

  20. Hadis no. 4877

    Allahım! Senden sözünü ve vadini yerine getirmeni istiyorum. Allahım! Sen dilersen bu günden sonra asla sana…

    Türkçe meal

    İbn Abbas'tan rivayet edildiğine göre, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Bedir Savaşı'nın yapıldığı gün kendisine ait bir çadırda şöyle dua etmişti: "Allahım! Senden sözünü ve vadini yerine getirmeni istiyorum. Allahım! Sen dilersen bu günden sonra asla sana ibadet edilmez ... " Tam bu sırada Hz. Ebu Bekir onun elinden tuttu ve "Yeter Ey Allah'ın elçisi! Rabbine karşı ısrarcı oldun ... " dedi. O esnada Hz. Nebi zırhlı şekilde ayakta idi. Birden "O topluluk yakında bozulacak ve onlar arkalarını dönüp kaçacaklar. Bilakis kıyamet onlara vadedilen asıl saattir ve o saat daha belalı ve daha acıdır, "(Kamer 45-46) ayetlerini okuyarak dışarı çıktı.

    Fethu'l-Bârî Açıklaması

    "Ayette geçen .......emerru kelimesi ........merara kökünden türemiştir," yorumu Ferra'ya aittir. 0, bu ayet [el-Kamer 54/56] hakkında şöyle demiştir: "Daha belalı ifadesi kıyametin Bedir Savaşı'ndan azap bakımından daha büyük olduğunu ifade eder. Daha acıdır ifadesi ise ........merara kökünden türemiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي إِسْحَاقُ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ خَالِدٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ وَهْوَ فِي قُبَّةٍ لَهُ يَوْمَ بَدْرٍ ‏"‏ أَنْشُدُكَ عَهْدَكَ وَوَعْدَكَ، اللَّهُمَّ إِنْ شِئْتَ لَمْ تُعْبَدْ بَعْدَ الْيَوْمِ أَبَدًا ‏"‏‏.‏ فَأَخَذَ أَبُو بَكْرٍ بِيَدِهِ وَقَالَ حَسْبُكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَقَدْ أَلْحَحْتَ عَلَى رَبِّكَ‏.‏ وَهْوَ فِي الدِّرْعِ فَخَرَجَ وَهْوَ يَقُولُ ‏"‏ ‏{‏سَيُهْزَمُ الْجَمْعُ وَيُوَلُّونَ الدُّبُرَ * بَلِ السَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَالسَّاعَةُ أَدْهَى وَأَمَرُّ‏}‏‏"‏