İçeriğe geç

Sünen-i Ebu DavudBölüm 2

Namaz Kitabı

770 hadis · No. 391–1160

Sayfa 37 / 39Yazı boyutu
  1. Hadis no. 1111

    Muaviye ile birlikte Beytu'l-Makdis'de bulundum. Bize cum'a namazı kıldırdı. (Cemaate) baktım bir de ne…

    Türkçe meal

    Ya'la b. Şeddad b. Evs'den; demiştir ki: Muaviye ile birlikte Beytu'l-Makdis'de bulundum. Bize cum'a namazı kıldırdı. (Cemaate) baktım bir de ne göreyim; mesciddekilerden çoğu Resûlullah'ın ashabından ve imam hutbe okurken ihtibâ hâlinde oturuyorlar! Ebû Dâvûd dedi ki: İbn Ömer, imam hutbe okurken ihtiba ederdi, Enes b. Malik, Şüreyh, Sa'saa b. Suhan, Said b. el-Müseyyeb, İbrahim en-Nehai, Mekhul, İsmail b. Muhammed b. Sa'd da (aynı şekilde ihtiba ederdi). Nuaym b. Selame de "İhtibada beis yok" dedi. Ebû Davûd dedi ki: Ubade b. Nuseyy'den başka hiçbir kimsenin mekruh dediği bana ulaşmadı."

    Diğer tahric: Beyhakî, es-Sıinenu'l-kiıbrâ, III

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا دَاوُدُ بْنُ رُشَيْدٍ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ حَيَّانَ الرَّقِّيُّ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزِّبْرِقَانِ، عَنْ يَعْلَى بْنِ شَدَّادِ بْنِ أَوْسٍ، قَالَ شَهِدْتُ مَعَ مُعَاوِيَةَ بَيْتَ الْمَقْدِسِ فَجَمَّعَ بِنَا فَنَظَرْتُ فَإِذَا جُلُّ مَنْ فِي الْمَسْجِدِ أَصْحَابُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَرَأَيْتُهُمْ مُحْتَبِينَ وَالإِمَامُ يَخْطُبُ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ كَانَ ابْنُ عُمَرَ يَحْتَبِي وَالإِمَامُ يَخْطُبُ وَأَنَسُ بْنُ مَالِكٍ وَشُرَيْحٌ وَصَعْصَعَةُ بْنُ صُوحَانَ وَسَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ وَإِبْرَاهِيمُ النَّخَعِيُّ وَمَكْحُولٌ وَإِسْمَاعِيلُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ سَعْدٍ وَنُعَيْمُ بْنُ سَلاَمَةَ قَالَ لاَ بَأْسَ بِهَا ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَلَمْ يَبْلُغْنِي أَنَّ أَحَدًا كَرِهَهَا إِلاَّ عُبَادَةُ بْنُ نُسَىٍّ ‏.‏

  2. Hadis no. 1112

    İmam hutbe okurken (yanındaki arkadaşına)

    Türkçe meal

    Ebû Hureyre (r.a.)'in haber verdiğine göre Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem); "İmam hutbe okurken (yanındaki arkadaşına) "sus" dedin mi, boş konuşmuş (cumanın sevabını kaçırmış) olursun" buyurmuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا قُلْتَ أَنْصِتْ وَالإِمَامُ يَخْطُبُ فَقَدْ لَغَوْتَ ‏"‏ ‏.‏

  3. Hadis no. 1113

    Cumaya üç türlü insan gelir: (Birincisi) gevezelik yapmağa gelen insandır. Onun cumadan nasibi, yaptığı…

    Türkçe meal

    Abdullah b. Amr (r.a.), Resûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Cumaya üç türlü insan gelir: (Birincisi) gevezelik yapmağa gelen insandır. Onun cumadan nasibi, yaptığı gevezeliktir. (İkincisi), dua etmek için cumaya gelen kimsedir. O, Allah'a dua etmiştir; Allah dilerse verir, dilerse vermez. (Üçüncüsü de) susarak konuşmadan (hutbe dinlemek için) hiçbir müslümanın omuzuna basmadan (safları yarmadan) kimseye eziyet etmeden cumaya gelendir. İşte onun bu yaptıkları, ondan sonra gelecek olan cumaya kadar üç gün de ilâvesi ile günahlarına keffârettir. Bu Allah'ın; "her kim bir hayır işlerse kendisine, onun on misli sevab vardır"[En'am 160] ile sabittir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، وَأَبُو كَامِلٍ قَالاَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ، عَنْ حَبِيبٍ الْمُعَلِّمِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ يَحْضُرُ الْجُمُعَةَ ثَلاَثَةُ نَفَرٍ رَجُلٌ حَضَرَهَا يَلْغُو وَهُوَ حَظُّهُ مِنْهَا وَرَجُلٌ حَضَرَهَا يَدْعُو فَهُوَ رَجُلٌ دَعَا اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ إِنْ شَاءَ أَعْطَاهُ وَإِنْ شَاءَ مَنَعَهُ وَرَجُلٌ حَضَرَهَا بِإِنْصَاتٍ وَسُكُوتٍ وَلَمْ يَتَخَطَّ رَقَبَةَ مُسْلِمٍ وَلَمْ يُؤْذِ أَحَدًا فَهِيَ كَفَّارَةٌ إِلَى الْجُمُعَةِ الَّتِي تَلِيهَا وَزِيَادَةُ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ وَذَلِكَ بِأَنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ يَقُولُ ‏{‏ مَنْ جَاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ عَشْرُ أَمْثَالِهَا ‏}‏ ‏"‏ ‏.‏

  4. Hadis no. 1114

    Birinizin namazda abdesti bozulursa hemen burnunu tutsun sonra da ayrılsın

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan: demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Birinizin namazda abdesti bozulursa hemen burnunu tutsun sonra da ayrılsın" Ebû Dâvûd dediki: Bu hadisi, Hammad b. Seleme ve Ebu Usame, Hişam'dan; o da babası vasıtasıyla rivayet etmiştir. Bu raviler (rivayetlerinde) Aişe r.a.'yı anmamışlardır.

    Diğer tahric: İbn Mâce, ikame; Darekutnî, Sünen, I, 158; Beyhakî, es-Siinenü'l-kübrâ, III

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْحَسَنِ الْمِصِّيصِيُّ، حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِذَا أَحْدَثَ أَحَدُكُمْ فِي صَلاَتِهِ فَلْيَأْخُذْ بِأَنْفِهِ ثُمَّ لْيَنْصَرِفْ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ رَوَاهُ حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ وَأَبُو أُسَامَةَ عَنْ هِشَامٍ عَنْ أَبِيهِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِذَا دَخَلَ وَالإِمَامُ يَخْطُبُ ‏"‏ ‏.‏ لَمْ يَذْكُرَا عَائِشَةَ رضى الله عنها ‏.‏

  5. Hadis no. 1115

    Ey falan! Namaz kıldın mı?

    Türkçe meal

    Câbir (r.a.)'den; demiştir ki: Cum'a günü Resulullah (s.a.v.) hutbe okurken (mescide) bir adam geldi. Efendimiz: "Ey falan! Namaz kıldın mı?" dedi. Adam: Hayır, cevabını verdi. Bunun üzerine Resûluüah (s.a.v.); "Kalk namaz kıl!" buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ عَمْرٍو، - وَهُوَ ابْنُ دِينَارٍ - عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ رَجُلاً، جَاءَ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ فَقَالَ ‏"‏ أَصَلَّيْتَ يَا فُلاَنُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ قُمْ فَارْكَعْ ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 1116

    İki rek'at namaz kıl, ama onları kısa kes

    Türkçe meal

    Câbir ve Ebû Hureyre (r.a.)'den; demişlerdir ki: Resûlullah (s.a.v.) hutbe okurken Süleyk el-Gatafânî geldi. Bunun üzerine Efendimiz ona: "Sen namaz kıldın mı?" dedi. Süleyk: Hayır, cevabım verdi. Efendimiz: "İki rek'at namaz kıl, ama onları kısa kes" buyurdu.

    Diğer tahric: Müslim, cum'a, fedailus's-sahâbe; ibn Mâce, ikâme; Ahmed b. Hanbel, III, 297, VI

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَحْبُوبٍ، وَإِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، - الْمَعْنَى - قَالاَ حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، وَعَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالاَ جَاءَ سُلَيْكٌ الْغَطَفَانِيُّ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ فَقَالَ لَهُ ‏"‏ أَصَلَّيْتَ شَيْئًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ صَلِّ رَكْعَتَيْنِ تَجَوَّزْ فِيهِمَا ‏"‏ ‏.‏

  7. Hadis no. 1117

    Sizden biri imam hutbe okurken gelirse, hemen iki rekat namaz kılsın, ama onları kısa tutsun

    Türkçe meal

    Talha, Câbir b. Abdillah (r.a.)'in şunları söylediğini işitmiş: (Resûlullah hutbe okurken) Süleyk geldi. (Bundan sonra râvi Velid) önceki (1116.) hadisin benzerini zikredip şunu da ilâve etti: Sonra Resûlullah cemaate döndü ve: "Sizden biri imam hutbe okurken gelirse, hemen iki rekat namaz kılsın, ama onları kısa tutsun" buyurdu.

    Diğer tahric: Müslim, cuma

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنِ الْوَلِيدِ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ طَلْحَةَ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يُحَدِّثُ أَنَّ سُلَيْكًا، جَاءَ فَذَكَرَ نَحْوَهُ زَادَ ثُمَّ أَقْبَلَ عَلَى النَّاسِ قَالَ ‏ "‏ إِذَا جَاءَ أَحَدُكُمْ وَالإِمَامُ يَخْطُبُ فَلْيُصَلِّ رَكْعَتَيْنِ يَتَجَوَّزُ فِيهِمَا ‏"‏ ‏.‏

  8. Hadis no. 1118

    Otur!... Zira gerçekten (insanlara) eziyet ettin" buyurdu

    Türkçe meal

    Ebu'z-Zâhiriyye'den; demiştir ki: Bir cum'a günü Nebi (s.a.v.)'in sahâbisi Abdullah b. Büsr ile beraberdik. İnsanların omuzlarına basarak (atlayarak) bir adam geldi. Bunu gören Abdullah b. Büsr şunları söyledi: Cum'a günü Resûlullah hutbe okurken adam'ın biri insanların omuzlarından atlayarak geldi. Bunun üzerine Hz. Nebi kendisine: “Otur!... Zira gerçekten (insanlara) eziyet ettin" buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ مَعْرُوفٍ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ السَّرِيِّ، حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ بْنُ صَالِحٍ، عَنْ أَبِي الزَّاهِرِيَّةِ، قَالَ كُنَّا مَعَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بُسْرٍ صَاحِبِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ الْجُمُعَةِ فَجَاءَ رَجُلٌ يَتَخَطَّى رِقَابَ النَّاسِ فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بُسْرٍ جَاءَ رَجُلٌ يَتَخَطَّى رِقَابَ النَّاسِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ اجْلِسْ فَقَدْ آذَيْتَ ‏"‏ ‏.‏

  9. Hadis no. 1119

    Sizden biri, mescidde iken uyuklarsa yerini değiştirsin

    Türkçe meal

    İbn Ömer (r.anhumâ)'dan; demiştir ki: Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Sizden biri, mescidde iken uyuklarsa yerini değiştirsin

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، عَنْ عَبْدَةَ، عَنِ ابْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِذَا نَعَسَ أَحَدُكُمْ وَهُوَ فِي الْمَسْجِدِ فَلْيَتَحَوَّلْ مِنْ مَجْلِسِهِ ذَلِكَ إِلَى غَيْرِهِ ‏"‏ ‏.‏

  10. Hadis no. 1120

    Resûlullah (s.a.v.) minberden inerken bir adam kendisine ihtiyacını arz edib haceti bitinceye kadar…

    Türkçe meal

    Enes (r.a.)'den; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) minberden inerken bir adam kendisine ihtiyacını arz edib haceti bitinceye kadar Efendimizin onunla birlikte ayakta durduğunu sonra (öne) geçip namazı kıldırdığını) gördüm. Ebû Dâvud dediki, hadis Sabit'ten ma'ruf değildir. Bu Cerir b. Hazim'in tek kaldığı rivayetlerdendir.

    Diğer tahric: Tirmizî, cum'a, Nesaî, cuma, îbn Mâce, (benzeri) ikame; Beyhakî, es-Sünenü'l-kebir, I

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ جَرِيرٍ، - هُوَ ابْنُ حَازِمٍ لاَ أَدْرِي كَيْفَ قَالَهُ مُسْلِمٌ أَوْ لاَ - عَنْ ثَابِتٍ عَنْ أَنَسٍ قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَنْزِلُ مِنَ الْمِنْبَرِ فَيَعْرِضُ لَهُ الرَّجُلُ فِي الْحَاجَةِ فَيَقُومُ مَعَهُ حَتَّى يَقْضِيَ حَاجَتَهُ ثُمَّ يَقُومُ فَيُصَلِّي ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ الْحَدِيثُ لَيْسَ بِمَعْرُوفٍ عَنْ ثَابِتٍ هُوَ مِمَّا تَفَرَّدَ بِهِ جَرِيرُ بْنُ حَازِمٍ ‏.‏

  11. Hadis no. 1121

    Namazın bir rekatîne yetişen (o) namaz'a yetişmiş demektir

    Türkçe meal

    Ebû Hureyre (r.a.)'den; demiştir ki: Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Namazın bir rekatîne yetişen (o) namaz'a yetişmiş demektir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ أَدْرَكَ رَكْعَةً مِنَ الصَّلاَةِ فَقَدْ أَدْرَكَ الصَّلاَةَ ‏"‏ ‏.‏

  12. Hadis no. 1122

    Resûlullah (s.a.v.) cum'a ve bayramlarda [A'Iâ] ile [Ğâşiye] sürelerini okurdu." Bazan cum'a ve bayram aynı…

    Türkçe meal

    Nu'mân b. Beşîr (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; “'Resûlullah (s.a.v.) cum'a ve bayramlarda [A'Iâ] ile [Ğâşiye] sürelerini okurdu." Bazan cum'a ve bayram aynı güne rastlar, Efendimiz de yine bu ikisini okurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْتَشِرِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ سَالِمٍ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَقْرَأُ فِي الْعِيدَيْنِ وَيَوْمِ الْجُمُعَةِ بِـ ‏{‏ سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الأَعْلَى ‏}‏ وَ ‏{‏ هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ الْغَاشِيَةِ ‏}‏ قَالَ وَرُبَّمَا اجْتَمَعَا فِي يَوْمٍ وَاحِدٍ فَقَرَأَ بِهِمَا ‏.‏

  13. Hadis no. 1123

    Resûlullah (s.a.v.) cum'a günü Cuma sûresinin peşinde ne okurdu? diye sordu. O da: (Ğaşiye sûresini) okurdu…

    Türkçe meal

    Ubeydullah b. Abdillah b. Utbe'nin verdiği habere göre, ed-Dahhâk b. Kays, en-Nu'mân b. Beşîr'e: Resûlullah (s.a.v.) cum'a günü Cuma sûresinin peşinde ne okurdu? diye sordu. O da: (Ğaşiye sûresini) okurdu, karşılığını verdi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ ضَمْرَةَ بْنِ سَعِيدٍ الْمَازِنِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، أَنَّ الضَّحَّاكَ بْنَ قَيْسٍ، سَأَلَ النُّعْمَانَ بْنَ بَشِيرٍ مَاذَا كَانَ يَقْرَأُ بِهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ الْجُمُعَةِ عَلَى إِثْرِ سُورَةِ الْجُمُعَةِ فَقَالَ كَانَ يَقْرَأُ ‏{‏ هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ الْغَاشِيَةِ ‏}‏ ‏.‏

  14. Hadis no. 1124

    Ebû Hureyre cuma günü bize namaz kıldırıp (ilk rek'atte) Cum'a, son rekatte de Münâfikûn sûrelerini okudu…

    Türkçe meal

    İbn Ebî Râfi'den; demiştir ki: Ebû Hureyre cuma günü bize namaz kıldırıp (ilk rek'atte) Cum'a, son rekatte de Münâfikûn sûrelerini okudu. Namazdan ayrılınca Ebû Hureyre'ye yetişip: Gerçekten sen (namazda) iki sure okudun, Ali (r.a.) de Kufe'de aynen bu sûreleri okurdu" dedim. Ebû Hureyre (r.a.): Çünkü ben, cuma günü Resûlullahı bu sûreleri okurken işittim dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، - يَعْنِي ابْنَ بِلاَلٍ - عَنْ جَعْفَرٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ أَبِي رَافِعٍ، قَالَ صَلَّى بِنَا أَبُو هُرَيْرَةَ يَوْمَ الْجُمُعَةِ فَقَرَأَ بِسُورَةِ الْجُمُعَةِ وَفِي الرَّكْعَةِ الآخِرَةِ ‏{‏ إِذَا جَاءَكَ الْمُنَافِقُونَ ‏}‏ قَالَ فَأَدْرَكْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ حِينَ انْصَرَفَ فَقُلْتُ لَهُ إِنَّكَ قَرَأْتَ بِسُورَتَيْنِ كَانَ عَلِيٌّ - رضى الله عنه - يَقْرَأُ بِهِمَا بِالْكُوفَةِ ‏.‏ قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقْرَأُ بِهِمَا يَوْمَ الْجُمُعَةِ ‏.‏

  15. Hadis no. 1125

    Resûlullah (s.a.v.) cum'a namazında el-A'Iâ ve el-Ğâşiye sûrelerini okurdu

    Türkçe meal

    Semure b. Cündüb (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resûlullah (s.a.v.) cum'a namazında el-A'Iâ ve el-Ğâşiye sûrelerini okurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ مَعْبَدِ بْنِ خَالِدٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ عُقْبَةَ، عَنْ سَمُرَةَ بْنِ جُنْدُبٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَقْرَأُ فِي صَلاَةِ الْجُمُعَةِ ‏{‏ سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الأَعْلَى ‏}‏ وَ ‏{‏ هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ الْغَاشِيَةِ ‏}‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 1126

    Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) odasında namaz kılar, insanlar da odanın arkasından ona uyarlardı

    Türkçe meal

    Aişe (r.anhâ)'dan; demiştir ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) odasında namaz kılar, insanlar da odanın arkasından ona uyarlardı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عَمْرَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي حُجْرَتِهِ وَالنَّاسُ يَأْتَمُّونَ بِهِ مِنْ وَرَاءِ الْحُجْرَةِ ‏.‏

  17. Hadis no. 1127

    Resûlullah (s.a.v.) böyle yaptı

    Türkçe meal

    Nâfi'den rivayet edildiğine göre: İbn Ömer (r.a.) cum'a günü (namazdan sonra, cum'a'yı kıldığı) yerinde iki rekat namaz kılan bir adam görüp ona mani oldu ve: Cumayı dört rekât mı kılıyorsun? dedi. (Nâfi şöyle der): Abdullah (b. Ömer) cum'a günü evinde iki rekat namaz kılar ve: "Resûlullah (s.a.v.) böyle yaptı" derdi. Diğer kaynaklar: Kütüb-i Sitte müelliflerinden sadece Ebû Dâvûd rivayet etmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ، وَسُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ، - الْمَعْنَى - قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، رَأَى رَجُلاً يُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ فِي مَقَامِهِ فَدَفَعَهُ وَقَالَ أَتُصَلِّي الْجُمُعَةَ أَرْبَعًا وَكَانَ عَبْدُ اللَّهِ يُصَلِّي يَوْمَ الْجُمُعَةِ رَكْعَتَيْنِ فِي بَيْتِهِ وَيَقُولُ هَكَذَا فَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

  18. Hadis no. 1128

    İbn Ömer (r.anhüma) cum'a'dan önce namazı uzatır, cum'a'dan sonra ise, evinde iki rekat kılar ve Resûlullah…

    Türkçe meal

    Nafi'den; demiştir ki: İbn Ömer (r.anhüma) cum'a'dan önce namazı uzatır, cum'a'dan sonra ise, evinde iki rekat kılar ve Resûlullah (s.a.v.)'in de böyle yaptığını söylerdi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، أَخْبَرَنَا أَيُّوبُ، عَنْ نَافِعٍ، قَالَ كَانَ ابْنُ عُمَرَ يُطِيلُ الصَّلاَةَ قَبْلَ الْجُمُعَةِ وَيُصَلِّي بَعْدَهَا رَكْعَتَيْنِ فِي بَيْتِهِ وَيُحَدِّثُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَفْعَلُ ذَلِكَ ‏.‏

  19. Hadis no. 1129

    Bu yaptığını bir daha tekrarlama. Cum'a'yı kıldığın zaman konuşmadıkça veya (camiden) çıkmadıkça ona bir…

    Türkçe meal

    Amr b. Atâ b. Ebi'l-Huvâr'dan rivayet edildiğine göre; Nâfi b. Cubeyr kendisini es-Sâib b. Yezid b. Uht-i Nemir'e gönderip Muâviye'nin namaz konusunda onda gördüğü bir şeyi sordurmuş, es-Sâib de şu cevabı vermiştir: Muaviye ile birlikte imam odasında cum'a namazı kıldım. Selâm verince olduğum yerde kalkıp (nafile) namaz kıldım. Muaviye (evine) girince bana haber gönderdi ve şöyle dedi: Bu yaptığını bir daha tekrarlama. Cum'a'yı kıldığın zaman konuşmadıkça veya (camiden) çıkmadıkça ona bir namaz ekleme. Çünkü Resûlullah (s.a.v.) böyle yani konuşmadıkça ya da (mescid'den) çıkmadıkça bir namaz'a başka bir namazın eklenmemesini emretti.

    Diğer tahric: Müslim, cuma

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي عُمَرُ بْنُ عَطَاءِ بْنِ أَبِي الْخُوَارِ، أَنَّ نَافِعَ بْنَ جُبَيْرٍ، أَرْسَلَهُ إِلَى السَّائِبِ بْنِ يَزِيدَ ابْنِ أُخْتِ نَمِرٍ يَسْأَلُهُ عَنْ شَىْءٍ، رَأَى مِنْهُ مُعَاوِيَةُ فِي الصَّلاَةِ فَقَالَ صَلَّيْتُ مَعَهُ الْجُمُعَةَ فِي الْمَقْصُورَةِ فَلَمَّا سَلَّمْتُ قُمْتُ فِي مَقَامِي فَصَلَّيْتُ فَلَمَّا دَخَلَ أَرْسَلَ إِلَىَّ فَقَالَ لاَ تَعُدْ لِمَا صَنَعْتَ إِذَا صَلَّيْتَ الْجُمُعَةَ فَلاَ تَصِلْهَا بِصَلاَةٍ حَتَّى تَكَلَّمَ أَوْ تَخْرُجَ فَإِنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَمَرَ بِذَلِكَ أَنْ لاَ تُوصَلَ صَلاَةٌ بِصَلاَةٍ حَتَّى يَتَكَلَّمَ أَوْ يَخْرُجَ ‏.‏

  20. Hadis no. 1130

    Resûlullah (s.a.v.) böyle yapardı

    Türkçe meal

    Atâ'dan rivayet edildiğine göre; İbn Ömer Mekke'de olduğu zaman, cum'a'yı kılınca biraz ilerleyip iki rekat, sonra yine ilerleyip dört rekat daha kılardı. Medine'de olduğunda ise, cumayı kılar sonra evine döner ve (evinde) iki rekat namaz kılardı. Mescitte (bir şey) kılmazdı.Kendisine (bu farklılığın sebebi) soruldu; "Resûlullah (s.a.v.) böyle yapardı" cevabım verdi.

    Diğer tahric: Beyhakî, es-Sunenu'l-kubrâ, III

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ أَبِي رِزْمَةَ الْمَرْوَزِيُّ، أَخْبَرَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى، عَنْ عَبْدِ الْحَمِيدِ بْنِ جَعْفَرٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ إِذَا كَانَ بِمَكَّةَ فَصَلَّى الْجُمُعَةَ تَقَدَّمَ فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ تَقَدَّمَ فَصَلَّى أَرْبَعًا وَإِذَا كَانَ بِالْمَدِينَةِ صَلَّى الْجُمُعَةَ ثُمَّ رَجَعَ إِلَى بَيْتِهِ فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ وَلَمْ يُصَلِّ فِي الْمَسْجِدِ فَقِيلَ لَهُ فَقَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَفْعَلُ ذَلِكَ ‏.‏