İçeriğe geç

Sünen-i Ebu DavudBölüm 1

Taharet Kitabı

385 hadis · No. 1–390

Sayfa 5 / 20Yazı boyutu
  1. Hadis no. 82

    Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) erkeğin, kadın'ın abdestinden artan su ile abdest almasını nehyetti

    Türkçe meal

    el-Hakem b. Amr'ın rivayet ettiğine göre, demiştir ki; "Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) erkeğin, kadın'ın abdestinden artan su ile abdest almasını nehyetti.”

    Diğer tahric: Tirmizî, tahare; Nesaî, miyah: İbn Mace, tahare; Ahmed b. Hanbel

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا ابْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، - يَعْنِي الطَّيَالِسِيَّ - حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي حَاجِبٍ، عَنِ الْحَكَمِ بْنِ عَمْرٍو، وَهُوَ الأَقْرَعُ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى أَنْ يَتَوَضَّأَ الرَّجُلُ بِفَضْلِ طَهُورِ الْمَرْأَةِ ‏.‏

  2. Hadis no. 84

    Hurma (hoş ve) temiz, su temizleyicidir

    Türkçe meal

    Abdullah b. Mes'ud (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre, Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) (dinlerini öğretmek üzere) cinlere gittiği gece İbn Mes'ud'a: "Mataranda ne var?" diye sormuş, o da "Nebiz var" deyince'' Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): "Hurma (hoş ve) temiz, su temizleyicidir" buyurmuş. Ebu Davud dedi ki: Süleyman b. Davud, "Ebu Zeyd'den" yahud "Zeyd'den" diye bu hadisi rivayet etmiştir. Şerik de aynı tereddüde düşmüştür. Hennad ise rivayetinde "cin gecesi'nde” kaydını zikretmemiştir.

    Diğer tahric: Tirmizî, tahare [Burada "ve o neblzden abdest aldı" ilavesi vardır.] ibn Mâce, tahare; Ahmed b. Hanbel

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هَنَّادٌ، وَسُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ الْعَتَكِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنْ أَبِي فَزَارَةَ، عَنْ أَبِي زَيْدٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ لَهُ لَيْلَةَ الْجِنِّ ‏"‏ مَا فِي إِدَاوَتِكَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَبِيذٌ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ تَمْرَةٌ طَيِّبَةٌ وَمَاءٌ طَهُورٌ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَقَالَ سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ عَنْ أَبِي زَيْدٍ أَوْ زَيْدٍ كَذَا قَالَ شَرِيكٌ وَلَمْ يَذْكُرْ هَنَّادٌ لَيْلَةَ الْجِنِّ ‏.‏

  3. Hadis no. 85

    Ben Abdullah b. Mes'ud'a, sizden kim cin gecesinde Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte…

    Türkçe meal

    Alkame'den rivayet.edildiğine göre, dedi ki: "Ben Abdullah b. Mes'ud'a, sizden kim cin gecesinde Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte bulundu? dedim. O da: "Bizden hiç kimse O'nunla bulunmadı" diye cevap verdi.

    Diğer tahric: Ahmed b. Hanbel

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، عَنْ دَاوُدَ، عَنْ عَامِرٍ، عَنْ عَلْقَمَةَ، قَالَ قُلْتُ لِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ مَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيْلَةَ الْجِنِّ فَقَالَ مَا كَانَ مَعَهُ مِنَّا أَحَدٌ ‏.‏

  4. Hadis no. 86

    Teyemmüm etmek, nebizle veya sütle abdest almaktan daha çok hoşuma gidiyor

    Türkçe meal

    Ata b. Ebi Rebah'dan nakledildiğine göre O, süt ve nebizle abdest almayı hoş görmez ve şöyle derdi: "Teyemmüm etmek, nebizle veya sütle abdest almaktan daha çok hoşuma gidiyor

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ مَنْصُورٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ عَطَاءٍ، أَنَّهُ كَرِهَ الْوُضُوءَ بِاللَّبَنِ وَالنَّبِيذِ وَقَالَ إِنَّ التَّيَمُّمَ أَعْجَبُ إِلَىَّ مِنْهُ ‏.‏

  5. Hadis no. 87

    Cünub olup da yanında nebiz'den başka su bulunmayan kimse nebizle ğusledilebilir mi?

    Türkçe meal

    Ebu Halde dedi ki: Ebu Aliye'ye: "Cünub olup da yanında nebiz'den başka su bulunmayan kimse nebizle ğusledilebilir mi?" diye sordum. "Hayır" cevabını verdi. Geniş bilgi için 84 nolu hadisin açıklamasına bak

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَنَا أَبُو خَلْدَةَ، قَالَ سَأَلْتُ أَبَا الْعَالِيَةِ عَنْ رَجُلٍ، أَصَابَتْهُ جَنَابَةٌ وَلَيْسَ عِنْدَهُ مَاءٌ وَعِنْدَهُ نَبِيذٌ أَيَغْتَسِلُ بِهِ قَالَ لاَ ‏.‏

  6. Hadis no. 88

    Sizden biriniz namaz'a dururken helaya gitmek ihtiyacı duyarsa önce helaya gitsin

    Türkçe meal

    Abdullah b. Erkam'dan rivayete göre, Abdullah (r.a.) imamlığını yaptığı bir cemaatla hacca veya umreye gitmek üzere yola çıktı. Bir gün sabah namazı için kaamet getirdi.Sonra "biriniz öne geçsin” diyerek helaya yöneldi ve şunları söyledi: "Ben Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i şöyle buyururken işittim: "Sizden biriniz namaz'a dururken helaya gitmek ihtiyacı duyarsa önce helaya gitsin." Ebu Davud dediki; ''Bu hadisi Vuheyb b. Halid, Şuayb b. İshak ve Ebu Damre, Hişam b. Urve'den o babasından babası da bir kişinin kendisine Abdullah b. Erkam'dan naklettiğini bildirmiştir. Hadisi Hişam'dan rivayet eden ekseriyet birinci senetteki Züheyr'in rivayet ettiği gibi (an raculin kaydı olmaksızın) rivayet ettiler.

    Diğer tahric: Tirmizî, tahare; Darimi, salat; Ahmed b. Hanbel

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَرْقَمِ، أَنَّهُ خَرَجَ حَاجًّا أَوْ مُعْتَمِرًا وَمَعَهُ النَّاسُ وَهُوَ يَؤُمُّهُمْ فَلَمَّا كَانَ ذَاتَ يَوْمٍ أَقَامَ الصَّلاَةَ صَلاَةَ الصُّبْحِ ثُمَّ قَالَ لِيَتَقَدَّمْ أَحَدُكُمْ ‏.‏ وَذَهَبَ إِلَى الْخَلاَءِ فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِذَا أَرَادَ أَحَدُكُمْ أَنْ يَذْهَبَ الْخَلاَءَ وَقَامَتِ الصَّلاَةُ فَلْيَبْدَأْ بِالْخَلاَءِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ رَوَى وُهَيْبُ بْنُ خَالِدٍ وَشُعَيْبُ بْنُ إِسْحَاقَ وَأَبُو ضَمْرَةَ هَذَا الْحَدِيثَ عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ عَنْ أَبِيهِ عَنْ رَجُلٍ حَدَّثَهُ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَرْقَمَ وَالأَكْثَرُ الَّذِينَ رَوَوْهُ عَنْ هِشَامٍ قَالُوا كَمَا قَالَ زُهَيْرٌ ‏.‏

  7. Hadis no. 89

    Yemek hazırken, büyük veya küçük abdest'e sıkışmışken namaz kılınmaz

    Türkçe meal

    Kasım b. Muhammed'in kardeşi Abdullah b. Muhammed b. Ebi Bekr'den, demiştir ki; Aişe (r.anha)'nın yanında idik. Sofra hazırlandı, bu sırada Kasım namaz kılmak üzere kalktı. Bunun üzerine Aişe (radiyallahu anha); Ben Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i şöyle buyururken işittim dedi: "Yemek hazırken, büyük veya küçük abdest'e sıkışmışken namaz kılınmaz”.

    Diğer tahric: Müslim Mesacid

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ حَنْبَلٍ، وَمُسَدَّدٌ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى، - الْمَعْنَى - قَالُوا حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي حَزْرَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، - قَالَ ابْنُ عِيسَى فِي حَدِيثِهِ ابْنُ أَبِي بَكْرٍ ثُمَّ اتَّفَقُوا أَخُو الْقَاسِمِ بْنِ مُحَمَّدٍ - قَالَ كُنَّا عِنْدَ عَائِشَةَ فَجِيءَ بِطَعَامِهَا فَقَامَ الْقَاسِمُ يُصَلِّي فَقَالَتْ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ لاَ يُصَلَّى بِحَضْرَةِ الطَّعَامِ وَلاَ وَهُوَ يُدَافِعُهُ الأَخْبَثَانِ ‏"‏ ‏.‏

  8. Hadis no. 90

    Yapılması hiç kimseye helal olmayan üç şey vardır: Bir topluluğa imam olan kimse sadece kendisi için dua edip…

    Türkçe meal

    Sevban (radiyallahu anh)'ın rivayet ettiğine göre; Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Yapılması hiç kimseye helal olmayan üç şey vardır: Bir topluluğa imam olan kimse sadece kendisi için dua edip de onlara dua etmemezlik yapmasın. O takdirde o topluma ihanet etmiş olur. Kişi izin almaksızın bir evin içine bakamaz, eğer bakarsa o eve (izinsiz) girmiş gibi olur. Kişi yükünü hafifletmedikçe sıkışmış olduğu halde namaz kılamaz."

    Diğer tahric: Tirmizi, Salat; İbn Mace, ikame

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا ابْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ صَالِحٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ شُرَيْحٍ الْحَضْرَمِيِّ، عَنْ أَبِي حَىٍّ الْمُؤَذِّنِ، عَنْ ثَوْبَانَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ ثَلاَثٌ لاَ يَحِلُّ لأَحَدٍ أَنْ يَفْعَلَهُنَّ لاَ يَؤُمُّ رَجُلٌ قَوْمًا فَيَخُصُّ نَفْسَهُ بِالدُّعَاءِ دُونَهُمْ فَإِنْ فَعَلَ فَقَدْ خَانَهُمْ وَلاَ يَنْظُرُ فِي قَعْرِ بَيْتٍ قَبْلَ أَنْ يَسْتَأْذِنَ فَإِنْ فَعَلَ فَقَدْ دَخَلَ وَلاَ يُصَلِّي وَهُوَ حَقِنٌ حَتَّى يَتَخَفَّفَ ‏"‏ ‏.‏

  9. Hadis no. 91

    Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kimse'nin sıkışıklığını gidermeden sıkışmış haliyle namaz kılması…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (radiyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre: Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kimse'nin sıkışıklığını gidermeden sıkışmış haliyle namaz kılması helal olmaz." Sonra Sevr b. Yezid, Habib b. Salih'in rivayet ettiği (90 numaralı) hadise benzeyen şu lafızlarla sözlerine devam etti: "Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimseye, izinleri olmaksızın bir topluluğa imam olması asla helal olmaz ve duayı sadece kendisine yapıp o toplumu duanın dışında bırakması da helal olmaz. Eğer böyle yaparsa onlara ihanet etmiş olur." Ebu Davud, "bu hadis-i şerif Şamlıların rivayetidir, ravileri arasında Şamlılardan başka kimse yoktur'" dedi.

    Diğer tahric: Tirmizî, salat; Ahmed b. Hanbel

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ خَالِدٍ السُّلَمِيُّ، حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا ثَوْرٌ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ شُرَيْحٍ الْحَضْرَمِيِّ، عَنْ أَبِي حَىٍّ الْمُؤَذِّنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ لاَ يَحِلُّ لِرَجُلٍ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ أَنْ يُصَلِّيَ وَهُوَ حَقِنٌ حَتَّى يَتَخَفَّفَ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ سَاقَ نَحْوَهُ عَلَى هَذَا اللَّفْظِ قَالَ ‏"‏ وَلاَ يَحِلُّ لِرَجُلٍ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ أَنْ يَؤُمَّ قَوْمًا إِلاَّ بِإِذْنِهِمْ وَلاَ يَخْتَصَّ نَفْسَهُ بِدَعْوَةٍ دُونَهُمْ فَإِنْ فَعَلَ فَقَدْ خَانَهُمْ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ هَذَا مِنْ سُنَنِ أَهْلِ الشَّامِ لَمْ يَشْرَكْهُمْ فِيهَا أَحَدٌ ‏.‏

  10. Hadis no. 92

    Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) bir sa'(miktarı) su ile ğusleder, bir müdd(miktarı) su ile de abdest alırdı

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan demiştir ki; "Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) bir sa'(miktarı) su ile ğusleder, bir müdd(miktarı) su ile de abdest alırdı." Ebu Davud dedi ki; hadisin Eban rivayetinde Katade "ben Safiyye'den işittim'' diye (aralarında sema’ bulunduğunu) açıklamıştır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ صَفِيَّةَ بِنْتِ شَيْبَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَغْتَسِلُ بِالصَّاعِ وَيَتَوَضَّأُ بِالْمُدِّ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ رَوَاهُ أَبَانُ عَنْ قَتَادَةَ قَالَ سَمِعْتُ صَفِيَّةَ ‏.‏

  11. Hadis no. 93

    Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir sa' su ile ğusül eder, bir müd su ile de abdest alırdı.” Not: Bu…

    Türkçe meal

    Cabir bin Abdullah (radiyallahu anh)'dan şöyle demiştir: "Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir sa' su ile ğusül eder, bir müd su ile de abdest alırdı.” Not: Bu hadis-i şerif ile ilgili açıklama 92 numaralı hadisin izahında geçti

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ حَنْبَلٍ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ أَبِي زِيَادٍ، عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَغْتَسِلُ بِالصَّاعِ وَيَتَوَضَّأُ بِالْمُدِّ ‏.‏

  12. Hadis no. 94

    Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisine getirilen ve içinde bir müdd'ün üçte ikisi su bulunan bir…

    Türkçe meal

    Ümmü Umare’den rivayet edilmiştir ki: "Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisine getirilen ve içinde bir müdd'ün üçte ikisi su bulunan bir kab'dan abdest almıştır."

    Diğer tahric: Nesai tahare

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ حَبِيبٍ الأَنْصَارِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ عَبَّادَ بْنَ تَمِيمٍ، عَنْ جَدَّتِهِ، وَهِيَ أُمُّ عُمَارَةَ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم تَوَضَّأَ فَأُتِيَ بِإِنَاءٍ فِيهِ مَاءٌ قَدْرُ ثُلُثَىِ الْمُدِّ ‏.‏

  13. Hadis no. 95

    Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) iki rıtl su ile abdest alır, bir sa* (dolusu) su ile de ğusül ederdi

    Türkçe meal

    Enes (r.a.) den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) iki rıtl su ile abdest alır, bir sa* (dolusu) su ile de ğusül ederdi." Ebu Davud der ki: Bu hadisi aynı zamanda Yahya b. Adem Şerik'den rivayet etmiştir. Ancak şerik "ibn Cebr b. Atik'den" diyerek hadisi sevketmiştir. Yine aynı hadisi Süfyan’da Abdullah b. İsa'dan, onun "Bana Cebr b. Abdullah haber verdi ki" dediğini kaydederek rivayet etmiştir. Yine Ebu Davud'un belirttiğine göre aynı hadisi Şu'be, "Bana Abdullah b. Abdullah b. Cebr (Enes'den şöyle duydum) dedi" diyerek rivayet etmiştir. Fakat Şu'be hadiste geçen "iki rıtl'ı zikretmeksizin, "Resul-i Ekrem (s.a.v.) bir mekkuk su ile abdest alırdı" demiştir. Yine Ebu Davud dedi ki: "Ben Ahmed b. Hanbel'i "bir sa’, beş rıtl’dır” derken işittim. Ebu Davud dedi ki: Gerçekten de bu miktarda olan sa' ibn Ebi Zi'b'in sa'ıdır. ibn Ebi Zi'b'in sa'ı da Nebiyy-i Ekrem (s.a.v.) Efendimizin sa'ının ta kendisidir.

    Diğer tahric: Müslim, hayz; Nesaî, tahare; miyah; Tirmizî, cennet Darimi, vudu ; Ahmed b. Hanbel

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ الْبَزَّازُ، حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عِيسَى، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَبْرٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَتَوَضَّأُ بِإِنَاءٍ يَسَعُ رَطْلَيْنِ وَيَغْتَسِلُ بِالصَّاعِ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ رَوَاهُ يَحْيَى بْنُ آدَمَ عَنْ شَرِيكٍ قَالَ عَنِ ابْنِ جَبْرِ بْنِ عَتِيكٍ ‏.‏ قَالَ وَرَوَاهُ سُفْيَانُ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عِيسَى حَدَّثَنِي جَبْرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَرَوَاهُ شُعْبَةُ قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَبْرٍ سَمِعْتُ أَنَسًا إِلاَّ أَنَّهُ قَالَ يَتَوَضَّأُ بِمَكُّوكٍ ‏.‏ وَلَمْ يَذْكُرْ رَطْلَيْنِ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَسَمِعْتُ أَحْمَدَ بْنَ حَنْبَلٍ يَقُولُ الصَّاعُ خَمْسَةُ أَرْطَالٍ وَهُوَ صَاعُ ابْنِ أَبِي ذِئْبٍ وَهُوَ صَاعُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

  14. Hadis no. 96

    Ey Allah'ım muhakkak ki ben senden cennet'e girdiğimde sağ tarafındaki beyaz köşkü istiyorum

    Türkçe meal

    Ebu Neame (r.a.)'den nakledilir ki: Abdullah b. Muğaffel, oğlunun; "Ey Allah'ım muhakkak ki ben senden cennet'e girdiğimde sağ tarafındaki beyaz köşkü istiyorum" diye dua ettiğini duyunca şöyle demiştir: Allah'dan cenneti iste ve cehennem ateşinden de O'na sığın. Zira ben Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i "İleride bu ümmet içinde abdestte ve duada aşırılık yapacak bir topluluk gelecektir" , buyururken işittim."

    Diğer tahric: ibn Mace, dua, (burada: "duada aşırılık edecekler" kaydı bulunmamaktadır); Ahmed, b. Hanbel

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ الْجُرَيْرِيُّ، عَنْ أَبِي نَعَامَةَ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ مُغَفَّلٍ، سَمِعَ ابْنَهُ، يَقُولُ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْقَصْرَ الأَبْيَضَ عَنْ يَمِينِ الْجَنَّةِ، إِذَا دَخَلْتُهَا ‏.‏ فَقَالَ أَىْ بُنَىَّ سَلِ اللَّهَ الْجَنَّةَ وَتَعَوَّذْ بِهِ مِنَ النَّارِ فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِنَّهُ سَيَكُونُ فِي هَذِهِ الأُمَّةِ قَوْمٌ يَعْتَدُونَ فِي الطُّهُورِ وَالدُّعَاءِ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 97

    Ökçeleri (topukları) cehennemde yanacakların vay haline!... Abdesti tam alın

    Türkçe meal

    Abdullah b. Ömer (radiyallahu anh)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ökçeleri (topukları) kuruluktan parlayan (abdest almış) bir topluluk gördü de; "Ökçeleri (topukları) cehennemde yanacakların vay haline!... Abdesti tam alın" buyurdu.

    Diğer tahric: Buhari, İlim, vudu'; Müslim, tahare; Tirmizî tahare; Nesaî, tahare; İbn Mace, tahare; Darimî, vudu'; Muvatta', tahare; Ahmed b. Hanbel

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ سُفْيَانَ، حَدَّثَنَا مَنْصُورٌ، عَنْ هِلاَلِ بْنِ يِسَافٍ، عَنْ أَبِي يَحْيَى، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَأَى قَوْمًا وَأَعْقَابُهُمْ تَلُوحُ فَقَالَ ‏ "‏ وَيْلٌ لِلأَعْقَابِ مِنَ النَّارِ أَسْبِغُوا الْوُضُوءَ ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 98

    Ben Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile beraber tunca benzeyen bir madenden yapılmış kabdan…

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha) demiştir ki, "Ben Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile beraber tunca benzeyen bir madenden yapılmış kabdan yıkanırdım." Bu hadisi Kütüb-i sitte sahiplerinden sadece Ebu Davud rivayet etmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، أَخْبَرَنِي صَاحِبٌ، لِي عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، أَنَّ عَائِشَةَ، قَالَتْ كُنْتُ أَغْتَسِلُ أَنَا وَرَسُولُ اللَّهِ، صلى الله عليه وسلم فِي تَوْرٍ مِنْ شَبَهٍ ‏.‏

  17. Hadis no. 99

    Urve babası (Zübeyr) den rivayet ettiğine göre Aişe (r.anha) validemiz Resulullah (sallallahu aleyhi ve…

    Türkçe meal

    Urve babası (Zübeyr) den rivayet ettiğine göre Aişe (r.anha) validemiz Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimizden yukarıdaki (98 nolu) Hadisin benzerini nakletmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ، أَنَّ إِسْحَاقَ بْنَ مَنْصُورٍ، حَدَّثَهُمْ عَنْ حَمَّادِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنْ رَجُلٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَهُ ‏.‏

  18. Hadis no. 100

    Bir keresinde Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bize geldi. Biz kendisine tunçtan bir kapla su takdim…

    Türkçe meal

    Abdullah b. Zeyd (r.a.) şöyle demiştir: "Bir keresinde Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bize geldi. Biz kendisine tunçtan bir kapla su takdim ettik de o suyla abdest aldı."

    Diğer tahric: İbn Mace, tahare

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، وَسَهْلُ بْنُ حَمَّادٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ يَحْيَى، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ زَيْدٍ، قَالَ جَاءَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَخْرَجْنَا لَهُ مَاءً فِي تَوْرٍ مِنْ صُفْرٍ فَتَوَضَّأَ ‏.‏

  19. Hadis no. 101

    Abdesti olmayanın namazı, abdeste başlarken besmele çekmeyen kimsenin de abdesti yoktur

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a.),"Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu" demiştir: "Abdesti olmayanın namazı, abdeste başlarken besmele çekmeyen kimsenin de abdesti yoktur.”

    Diğer tahric: Tirmizi, tahare; İbn Mace, tahare; Darimî, vudu'; Ahmed b. Hanbel

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُوسَى، عَنْ يَعْقُوبَ بْنِ سَلَمَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ صَلاَةَ لِمَنْ لاَ وُضُوءَ لَهُ وَلاَ وُضُوءَ لِمَنْ لَمْ يَذْكُرِ اسْمَ اللَّهِ تَعَالَى عَلَيْهِ ‏"‏ ‏.‏

  20. Hadis no. 102

    Abdeste başlarken besmele çekmeyen kimsenin abdesti yoktur

    Türkçe meal

    Rabia (b.Ebi Abdurrahman) dan "Abdeste başlarken besmele çekmeyen kimsenin abdesti yoktur" hadisini "abdest alıp da namaz abdestine niyyet etmeyen, yıkanıp da cünuplüğü gidermeye niyyet etmeyen kişi" olarak yorumladığı nakledilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ السَّرْحِ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، عَنِ الدَّرَاوَرْدِيِّ، قَالَ وَذَكَرَ رَبِيعَةُ أَنَّ تَفْسِيرَ، حَدِيثِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ وُضُوءَ لِمَنْ لَمْ يَذْكُرِ اسْمَ اللَّهِ عَلَيْهِ ‏"‏ ‏.‏ أَنَّهُ الَّذِي يَتَوَضَّأُ وَيَغْتَسِلُ وَلاَ يَنْوِي وُضُوءًا لِلصَّلاَةِ وَلاَ غُسْلاً لِلْجَنَابَةِ ‏.‏