İçeriğe geç

Sünen-i Ebu DavudBölüm 1

Taharet Kitabı

385 hadis · No. 1–390

Sayfa 7 / 20Yazı boyutu
  1. Hadis no. 124

    Muaviye Müslümanlara göstermek için Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in abdest alışını gördüğü gibi…

    Türkçe meal

    Ebu'1-Ezher, el-Muğire b. Ferve ile Yezid b. Ebi Malik demişlerdir ki: "Muaviye Müslümanlara göstermek için Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in abdest alışını gördüğü gibi abdest aldı. Başına sıra gelince bir avuç su alıp o suyu sol eline aktardı ve başının ortasına döktü, Nihayet sular damlamaya başladı veya neredeyse damlayacak hale geldi, Daha sonra başını önce ön tarafından arkaya, sonra da arka tarafından öne doğru meshetti" BAZI HÜKÜMLER: 1. Abdest esnasında suyu sağ elden sol ele aktarmak caizdir 2. Başın her tarafını kaplayacak şekilde mesh edilmesi matluptur. Ve abdestin kemalindendir. 3. Meshten maksat, ıslak el'in baş üzerinde gezdirilmesidir. Su dökerek veya başı çeşmeye tutarak yıkamak mesh yerine geçer. Anlaşıldığına göre, Hz. Muaviye her ikisini birden uygulamıştır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُؤَمَّلُ بْنُ الْفَضْلِ الْحَرَّانِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْعَلاَءِ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَزْهَرِ الْمُغِيرَةُ بْنُ فَرْوَةَ، وَيَزِيدُ بْنُ أَبِي مَالِكٍ، أَنَّ مُعَاوِيَةَ، تَوَضَّأَ لِلنَّاسِ كَمَا رَأَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَوَضَّأُ فَلَمَّا بَلَغَ رَأْسَهُ غَرَفَ غَرْفَةً مِنْ مَاءٍ فَتَلَقَّاهَا بِشِمَالِهِ حَتَّى وَضَعَهَا عَلَى وَسَطِ رَأْسِهِ حَتَّى قَطَرَ الْمَاءُ أَوْ كَادَ يَقْطُرُ ثُمَّ مَسَحَ مِنْ مُقَدَّمِهِ إِلَى مُؤَخَّرِهِ وَمِنْ مُؤَخَّرِهِ إِلَى مُقَدَّمِهِ ‏.‏

  2. Hadis no. 125

    el-Velid, dedi ki;' 'Hz. Muaviye (abdest organlarını) üçer üçer (yıkayarak) abdest aldı, sonra ayaklarını…

    Türkçe meal

    (Bir evvelki) senetle (gelen) bir rivayete göre: el-Velid, dedi ki;' 'Hz. Muaviye (abdest organlarını) üçer üçer (yıkayarak) abdest aldı, sonra ayaklarını yıkadı."(Fakat) kaç kere yıkadığını belirtilmemiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ، بِهَذَا الإِسْنَادِ قَالَ فَتَوَضَّأَ ثَلاَثًا ثَلاَثًا وَغَسَلَ رِجْلَيْهِ بِغَيْرِ عَدَدٍ ‏.‏

  3. Hadis no. 126

    Rasuluilah (sallallahu aleyhi ve sellem) (zaman zaman) bize gelirdi

    Türkçe meal

    er-Rubeyyi’ binti Muavviz b. Afra şöyle demiştir; "Rasuluilah (sallallahu aleyhi ve sellem) (zaman zaman) bize gelirdi." (Abdullah b, Muhammed der ki:) er-Rubeyyi' Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in ona; "Bana abdest suyunu döker misin?" dediğini bildirdi. Sonra da Rubeyyi Rasulullah (s.a.v.)'in nasıl abdest aldığını anlattı ve şöyle dedi: "Ellerini ve yüzünü üçer defa yıkadı, ağzına ve burnuna birer kare su verdi. Üçer kere de elleriyle beraber kollarını yıkadı, (birincisinde) arkadan ön'e, ikincisinde önden arkaya olmak üzere başını iki kere mesh etti. Hem içi hem de dışı olmak üzere kulaklarını mesnetti. Ve (nihayet) ayaklarını üçer kere yıkadı." Ebu Davud dedi ki: Bu, Müsedded'in rivayet ettiği hadisin manasıdır, (lafızları değil). Diğer tahric. İbn Mace, tahare; Tirmizî, tahare

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ، عَنِ الرُّبَيِّعِ بِنْتِ مُعَوِّذِ ابْنِ عَفْرَاءَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَأْتِينَا فَحَدَّثَتْنَا أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ اسْكُبِي لِي وَضُوءًا ‏"‏ ‏.‏ فَذَكَرَتْ وُضُوءَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ فِيهِ فَغَسَلَ كَفَّيْهِ ثَلاَثًا وَوَضَّأَ وَجْهَهُ ثَلاَثًا وَمَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ مَرَّةً وَوَضَّأَ يَدَيْهِ ثَلاَثًا ثَلاَثًا وَمَسَحَ بِرَأْسِهِ مَرَّتَيْنِ يَبْدَأُ بِمُؤَخَّرِ رَأْسِهِ ثُمَّ بِمُقَدَّمِهِ وَبِأُذُنَيْهِ كِلْتَيْهِمَا ظُهُورِهِمَا وَبُطُونِهِمَا وَوَضَّأَ رِجْلَيْهِ ثَلاَثًا ثَلاَثًا ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَهَذَا مَعْنَى حَدِيثِ مُسَدَّدٍ ‏.‏

  4. Hadis no. 127

    Ve Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Üç kere ağzına ve burnuna su verdi

    Türkçe meal

    İshak b. İsmail, Süfyan vasıtası ile İbn Akil'den şu (bir evvelki) hadis'i rivayet etmiştir. Ancak Süfyan (bir evvelki) Bişr hadisin bazı manalarını değiştirmiştir. Süfyan bu rivayetinde: "Ve Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Üç kere ağzına ve burnuna su verdi." demiştir.

    Diğer tahric: Tirmizî, tahare; ibn Mace, tahare

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ عَقِيلٍ، بِهَذَا الْحَدِيثِ يُغَيِّرُ بَعْضَ مَعَانِي بِشْرٍ قَالَ فِيهِ وَتَمَضْمَضَ وَاسْتَنْثَرَ ثَلاَثًا ‏.‏

  5. Hadis no. 128

    er-Rubeyyi' bint Muavviz b. Afra'dan rivayet edildiğine göre, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)…

    Türkçe meal

    er-Rubeyyi' bint Muavviz b. Afra'dan rivayet edildiğine göre, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) er-Rubeyy'in yanında abdest almış, başını bütünüyle saçlarının en üst kısmından itibaren saçlarının dökülüp nihayet bulduğu yere kadar her tarafını saçının şeklini bozup dağıtmadan meshetmiştir.

    Diğer tahric: Tirmizî, tahare; İbn Mace tahare; Ahmed b. Hanbel

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَيَزِيدُ بْنُ خَالِدٍ الْهَمْدَانِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ، عَنِ الرُّبَيِّعِ بِنْتِ مُعَوِّذِ ابْنِ عَفْرَاءَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَوَضَّأَ عِنْدَهَا فَمَسَحَ الرَّأْسَ كُلَّهُ مِنْ قَرْنِ الشَّعْرِ كُلَّ نَاحِيَةٍ لِمُنْصَبِّ الشَّعْرِ لاَ يُحَرِّكُ الشَّعْرَ عَنْ هَيْئَتِهِ ‏.‏

  6. Hadis no. 129

    Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i abdest alırken gördüm

    Türkçe meal

    Abdullah b. Muhammed b. Akil, er-Rubeyyi' bint-i Muavviz b. Afra'nın şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i abdest alırken gördüm. Başını ön ve arka tarafını, gözle kulak arasında kalan kısmını ve kulaklarını birer kere mesnetti.

    Diğer tahric: Tirmizî. tahare; ibn Mace tahare; Ahmed b. Hanbel

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا بَكْرٌ، - يَعْنِي ابْنَ مُضَرَ - عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ، أَنَّ رُبَيِّعَ بِنْتَ مُعَوِّذِ ابْنِ عَفْرَاءَ، أَخْبَرَتْهُ قَالَتْ، رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَوَضَّأُ - قَالَتْ - فَمَسَحَ رَأْسَهُ وَمَسَحَ مَا أَقْبَلَ مِنْهُ وَمَا أَدْبَرَ وَصُدْغَيْهِ وَأُذُنَيْهِ مَرَّةً وَاحِدَةً ‏.‏

  7. Hadis no. 130

    Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) elinde arta kalan {ıslak) suyla başını meshetmiştir

    Türkçe meal

    er-Rubeyyi'den rivayet edildiğine göre: "Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) elinde arta kalan {ıslak) suyla başını meshetmiştir.”

    Diğer tahric: Tirmizi, tahare, İbn Mace, tahare, Ahmed b. Hanbel

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ دَاوُدَ، عَنْ سُفْيَانَ بْنِ سَعِيدٍ، عَنِ ابْنِ عَقِيلٍ، عَنِ الرُّبَيِّعِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم مَسَحَ بِرَأْسِهِ مِنْ فَضْلِ مَاءٍ كَانَ فِي يَدِهِ ‏.‏

  8. Hadis no. 131

    Rasul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) abdest almış iki (şehadet) parmağını kulak deliklerine sokmuştur

    Türkçe meal

    er-Rubeyyi' bint-i Muavviz b. Afra'nın rivayet ettiğine göre; "Rasul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) abdest almış iki (şehadet) parmağını kulak deliklerine sokmuştur."

    Diğer tahric: Tirmizi, tahare; İbn. Mace, tahare; Ahmed b. Hanbel

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ صَالِحٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ، عَنِ الرُّبَيِّعِ بِنْتِ مُعَوِّذِ ابْنِ عَفْرَاءَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم تَوَضَّأَ فَأَدْخَلَ إِصْبَعَيْهِ فِي جُحْرَىْ أُذُنَيْهِ ‏.‏

  9. Hadis no. 132

    Ve başını ön kısmından ensesine kadar meshetti, öyle ki ellerini ta kulaklarının altından (çekip) çıkardı…

    Türkçe meal

    Talha b. Musarrif'in babasından rivayetine göre, dedesi şöyle demiştir: "Ben Rasul-i Ekrem' (sallallahu aleyhi ve sellem)'i başını "kazal" denilen arka kısmına kadar bir kere meshederken gördüm." Müsedded dedi ki: “Ve başını ön kısmından ensesine kadar meshetti, öyle ki ellerini ta kulaklarının altından (çekip) çıkardı." Ebu Davud dedi ki: Müsedded demiştir ki; "Ben bunu Yahya'ya anlattım da kabul etmedi " Ebu Davud dedi ki: Ben Ahmed b. Hanbeli "İddiaya göre bu hadisi İbn Uyeyne de kabul etmezmiş ve Talha babasından, (babası da) dedesinden (işitmiş) bu ne biçim senet böyle dermiş." derken işittim.

    Diğer tahric: Ahmed, b. Hanbel

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى، وَمُسَدَّدٌ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، عَنْ لَيْثٍ، عَنْ طَلْحَةَ بْنِ مُصَرِّفٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَمْسَحُ رَأْسَهُ مَرَّةً وَاحِدَةً حَتَّى بَلَغَ الْقَذَالَ - وَهُوَ أَوَّلُ الْقَفَا - وَقَالَ مُسَدَّدٌ وَمَسَحَ رَأْسَهُ مِنْ مُقَدَّمِهِ إِلَى مُؤَخَّرِهِ حَتَّى أَخْرَجَ يَدَيْهِ مِنْ تَحْتِ أُذُنَيْهِ ‏.‏ قَالَ مُسَدَّدٌ فَحَدَّثْتُ بِهِ يَحْيَى فَأَنْكَرَهُ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَسَمِعْتُ أَحْمَدَ يَقُولُ ابْنُ عُيَيْنَةَ زَعَمُوا كَانَ يُنْكِرُهُ وَيَقُولُ أَيْشِ هَذَا طَلْحَةُ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ

  10. Hadis no. 133

    İbn Abbas (r.a.), Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in abdest alışını görmüş ve (Rasulullah…

    Türkçe meal

    Said b. Cübeyr'in rivayet ettiğine göre: İbn Abbas (r.a.), Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in abdest alışını görmüş ve (Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bütün abdest organlarını) üçer kere yıkadığını kulaklarıyla başını da birer kere meshettiğini" haber vermiştir.

    Diğer tahric: Nesaî, tahare; Tirmizî, tahare; İbn Mace lahare

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا عَبَّادُ بْنُ مَنْصُورٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ بْنِ خَالِدٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، رَأَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَوَضَّأُ ‏.‏ فَذَكَرَ الْحَدِيثَ كُلَّهُ ثَلاَثًا ثَلاَثًا قَالَ وَمَسَحَ بِرَأْسِهِ وَأُذُنَيْهِ مَسْحَةً وَاحِدَةً ‏.‏

  11. Hadis no. 134

    Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) göz pınarlarını meshederdi

    Türkçe meal

    Ebu Ümame (r.a.) Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in abdest alışını naklederken şunları söylemiştir: "Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) göz pınarlarını meshederdi" ve devamla "kulaklar baştandır" buyurdu." Süleyman İbn Harb ("kulaklar baştandır" cümlesinin) Ebu Umame'nin kendi sözü olduğunu (yani hadis olmadığını) söylemşitir. Kuteybe'de Hammad'ın kulaklarla ilgili bu söz hakkında "Bu sözün Nebi (s.a.v.)'e mi, yoksa Ebu Umamg'ye mi ait olduğunu bilmiyorum" dediğini nakletmiştir. Süleyman bin Harb ile Müsedded bu hadis'i Sinan b. Rabia'dan rivayet ettiklerini söylerlerken (Ebu Davud'un diğer şeyhi) Kuteybe (bu hadisi) Sinan Ebu Rabia'nın rivayet ettiğini söylemiştir. (Aslında bu iki isimden biri aynı kişinin ismi diğeri de künyesidir. Bu noktayı açıklamak için) Ebu Davud (şöyle) diyor. "O (yani Sinan) Rabia'nın oğludur. Künyesi de Ebu Rabia'dır. (Yani bu iki isimle kasdedilen şahıs aynı kişidir.)

    Diğer tahric: Tirmizî, tahare, ibn Mace, tahare (Süleyman b. Har... bölümü hariç

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، ح وَحَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، وَقُتَيْبَةُ، عَنْ حَمَّادِ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ سِنَانِ بْنِ رَبِيعَةَ، عَنْ شَهْرِ بْنِ حَوْشَبٍ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ، وَذَكَرَ، وُضُوءَ النَّبِيِّ، صلى الله عليه وسلم قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَمْسَحُ الْمَأْقَيْنِ ‏.‏ قَالَ وَقَالَ ‏ "‏ الأُذُنَانِ مِنَ الرَّأْسِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ يَقُولُهَا أَبُو أُمَامَةَ ‏.‏ قَالَ قُتَيْبَةُ قَالَ حَمَّادٌ لاَ أَدْرِي هُوَ مِنْ قَوْلِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَوْ مِنْ أَبِي أُمَامَةَ ‏.‏ يَعْنِي قِصَّةَ الأُذُنَيْنِ ‏.‏ قَالَ قُتَيْبَةُ عَنْ سِنَانٍ أَبِي رَبِيعَةَ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَهُوَ ابْنُ رَبِيعَةَ كُنْيَتُهُ أَبُو رَبِيعَةَ ‏.‏

  12. Hadis no. 135

    Ya Rasulallah (s.a.v.) abdest nasıl alınır?

    Türkçe meal

    Amr b. Şuayb'ın babası (Şuayb b. Muhammed b. Abdillah b. Amr b.. As) vasıtasıyla dedesinden (Abdullah b. Amr b. As) rivayet ettiğine göre, Abdullah b. Amr demiştir ki: Bir adam Rasul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem)'e gelip "Ya Rasulallah (s.a.v.) abdest nasıl alınır?" diye sordu. Rasul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) de bir kap su isteyerek, ellerini üç kere, yüzünü üç kere, kollarını üç kere yıkadı. Başına mesh etti. Şehadet parmaklarını kulaklarına sokarak uçlarıyla içini, baş parmaklarıyla dışlarını meshetti. Daha sonra ayaklarını üçer kere yıkadı ve akabinde de: "İşte abdest böyle alınır. Kim, buna bir şey ekler veya eksiltirse (Rasulullah'a muhalefetten dolayı) kendisine isaet etmiş ve zulmetmiş olur." veya "zulmetmiş ve isaet etmiş olur" buyurdu."

    Diğer tahric: Nesai, tahare; İbn Mace, tahare

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ مُوسَى بْنِ أَبِي عَائِشَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ رَجُلاً، أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ الطُّهُورُ فَدَعَا بِمَاءٍ فِي إِنَاءٍ فَغَسَلَ كَفَّيْهِ ثَلاَثًا ثُمَّ غَسَلَ وَجْهَهُ ثَلاَثًا ثُمَّ غَسَلَ ذِرَاعَيْهِ ثَلاَثًا ثُمَّ مَسَحَ بِرَأْسِهِ فَأَدْخَلَ إِصْبَعَيْهِ السَّبَّاحَتَيْنِ فِي أُذُنَيْهِ وَمَسَحَ بِإِبْهَامَيْهِ عَلَى ظَاهِرِ أُذُنَيْهِ وَبِالسَّبَّاحَتَيْنِ بَاطِنَ أُذُنَيْهِ ثُمَّ غَسَلَ رِجْلَيْهِ ثَلاَثًا ثَلاَثًا ثُمَّ قَالَ ‏"‏ هَكَذَا الْوُضُوءُ فَمَنْ زَادَ عَلَى هَذَا أَوْ نَقَصَ فَقَدْ أَسَاءَ وَظَلَمَ ‏"‏ ‏.‏ أَوْ ‏"‏ ظَلَمَ وَأَسَاءَ ‏"‏ ‏.‏

  13. Hadis no. 136

    Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) (abdest organlarını) ikişer kere (yıkayarak) abdest aldı

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a)'den demiştir ki: "Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) (abdest organlarını) ikişer kere (yıkayarak) abdest aldı."

    Diğer tahric: Buhari, vudu; Tirmizî, tahare; İbn Mace, tahare; Darimi, tahare; Ahmed b. Hanbel

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ، حَدَّثَنَا زَيْدٌ، - يَعْنِي ابْنَ الْحُبَابِ - حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ ثَوْبَانَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْفَضْلِ الْهَاشِمِيُّ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم تَوَضَّأَ مَرَّتَيْنِ مَرَّتَيْنِ ‏.‏

  14. Hadis no. 137

    İbn Abbas (r.a.) bize

    Türkçe meal

    Ata b. Yesar'dan, demiştir ki; "İbn Abbas (r.a.) bize, "Size Resullullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'ın nasıl abdest aldığını göstermemi arzu eder misiniz?" dedi ve içinde su bulunan bir kap isteyip, o su'dan sağ eliyle bir avuç alarak ağzına ve burnuna su verdi, sonra bir avuç daha su alıp iki elini birleştirip yüzünü yıkadı, sonra bir avuç su daha alıp onunla sağ elini, tekrar bir avuç su daha alıp onunla da sol elini yıkadı. Nihayet bir avuç su daha alıp elini silkeledikten sonra başını ve kulaklarını meshetti. Sonra da bir avuç su daha alıp nalin'li olan sağ ayağının üzerine serpti ve sağ ayağını, elinin biri ayağının üstünde öbürü de nalin'in altıda olmak üzere iki eliyle mesh etti. Sonra sol ayağına da aynı şeyi yaptı."

    Diğer tahric: Buhari, tahare, Tirmizi, tahare; ibn Mace, tahare; Nesai, tahare

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ سَعْدٍ، حَدَّثَنَا زَيْدٌ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، قَالَ قَالَ لَنَا ابْنُ عَبَّاسٍ أَتُحِبُّونَ أَنْ أُرِيَكُمْ، كَيْفَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَوَضَّأُ فَدَعَا بِإِنَاءٍ فِيهِ مَاءٌ فَاغْتَرَفَ غُرْفَةً بِيَدِهِ الْيُمْنَى فَتَمَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ ثُمَّ أَخَذَ أُخْرَى فَجَمَعَ بِهَا يَدَيْهِ ثُمَّ غَسَلَ وَجْهَهُ ثُمَّ أَخَذَ أُخْرَى فَغَسَلَ بِهَا يَدَهُ الْيُمْنَى ثُمَّ أَخَذَ أُخْرَى فَغَسَلَ بِهَا يَدَهُ الْيُسْرَى ثُمَّ قَبَضَ قَبْضَةً مِنَ الْمَاءِ ثُمَّ نَفَضَ يَدَهُ ثُمَّ مَسَحَ بِهَا رَأْسَهُ وَأُذُنَيْهِ ثُمَّ قَبَضَ قَبْضَةً أُخْرَى مِنَ الْمَاءِ فَرَشَّ عَلَى رِجْلِهِ الْيُمْنَى وَفِيهَا النَّعْلُ ثُمَّ مَسَحَهَا بِيَدَيْهِ يَدٍ فَوْقَ الْقَدَمِ وَيَدٍ تَحْتَ النَّعْلِ ثُمَّ صَنَعَ بِالْيُسْرَى مِثْلَ ذَلِكَ ‏.‏

  15. Hadis no. 138

    Ben size Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in abdest alışını göstereyim mi?

    Türkçe meal

    Ata b. Yesar'dan, demiştir ki; ibn Abbas (r.a.) "Ben size Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in abdest alışını göstereyim mi?" dedi ve (sonra abdest organlarını) birer birer (yıkayarak) abdest aldı.

    Diğer tahric: Buhari, vudu; Tirmizi, tahare; Nesai, tahare; Îbn Mace tahare; Darimîi salat; Ahmed b. Hanbel

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ سُفْيَانَ، حَدَّثَنِي زَيْدُ بْنُ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ أَلاَ أُخْبِرُكُمْ بِوُضُوءِ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَتَوَضَّأَ مَرَّةً مَرَّةً ‏.‏

  16. Hadis no. 139

    Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) abdest alırken huzuruna girdim

    Türkçe meal

    Talha, babasından naklen dedesinin şöyle dediğini haber vermiştir: "Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) abdest alırken huzuruna girdim. Sular yüzünden ve sakalından bağrına akıyordu. O'nu ağzına ve burnuna ayrı ayrı su verirken gördüm

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا حُمَيْدُ بْنُ مَسْعَدَةَ، حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ، قَالَ سَمِعْتُ لَيْثًا، يَذْكُرُ عَنْ طَلْحَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ دَخَلْتُ - يَعْنِي - عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يَتَوَضَّأُ وَالْمَاءُ يَسِيلُ مِنْ وَجْهِهِ وَلِحْيَتِهِ عَلَى صَدْرِهِ فَرَأَيْتُهُ يَفْصِلُ بَيْنَ الْمَضْمَضَةِ وَالاِسْتِنْشَاقِ ‏.‏

  17. Hadis no. 140

    Sizden biriniz abdest aldığı zaman burnuna su alsın sonra da dışarı atsın

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Sizden biriniz abdest aldığı zaman burnuna su alsın sonra da dışarı atsın.”

    Diğer tahric: Buhari, vudu'; Müslim, tahare; Tirmizi, tahare; Nesai, tahare; Ahmed b. Hanbel

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا تَوَضَّأَ أَحَدُكُمْ فَلْيَجْعَلْ فِي أَنْفِهِ مَاءً ثُمَّ لْيَنْثُرْ ‏"‏ ‏.‏

  18. Hadis no. 141

    Burnunuzu iki kere iyice veya üç kere temizleyiniz!

    Türkçe meal

    İbn Abbas (r.a.)'dan demiştir ki; Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Burnunuzu iki kere iyice veya üç kere temizleyiniz!”

    Diğer tahric: İbn Mace, tahare; Ahmed b. Hanbel

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي ذِئْبٍ، عَنْ قَارِظٍ، عَنْ أَبِي غَطَفَانَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ اسْتَنْثِرُوا مَرَّتَيْنِ بَالِغَتَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 142

    Ben müntefik oğullarının Rasulullah (s.a.v.)'e gönderilen elçisi veya elçileri arasında idim. Rasulullah…

    Türkçe meal

    Lakit b. Sabre'den, demiştir ki; "Ben müntefik oğullarının Rasulullah (s.a.v.)'e gönderilen elçisi veya elçileri arasında idim. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in evine vardığımızda onu evinde bulamadık, mü'minlerin annesi Aişe'ye tesadüf ettik. Bizim için hazire (denilen bir yemek) hazırlanmasını emretti, (Hazire) bizim için derhal hazırlandı. Ve bir de kına getirildi. (Hadis-i nakleden) Kuteybe aslında kına' sözünü söylemedi. (Ancak sözün gelişinden bu kına'ın getirildiği anlaşılmaktadır.) Kına' (yemek yemeye ve içine meyva konmaya yarayan bir tabaktır.) İçinde hurma vardı. Derken Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi ve: "(Evde yiyecek) bir şeyler bulabildiniz mi? Yahut size bir şeyler hazırlanması emredildi mi?" dedi. Biz de "evet" ya Rasulullah (s.a.v.) dedik. Biz Rasulutiah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile beraber otururken bir de ne görelim, bir çoban Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in davarlarım, yanında bir de yeni doğmuş meleyen bir kuzuyla beraber ağıla götürüyor! Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona hitaben; "yahu ne doğurttun?" diye sorunca o da bir dişi kuzu diye cevap verdi. Rasul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) de; "(Öyleyse) onun yerine bize bir koyun kes" buyurdu, ve ilave etti; "Sakın bunu senin için kestiğimizi zannetme" (Bu hadisi rivayet edenlerden biri der ki; Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) "zannetme" kelimesini şeklinde sini'n fethasiyla değil şeklinde sin'in kesresiyle telaffuz etti.) Bizim yüz davarımız var daha fazla artmasını istemediğimiz İçin bu koyunu kestik. Her ne zaman ki, çoban bize bir yavru doğurtur getirirse, biz de onun yerine bir koyun keseriz." (Ravi) Lakit (sözlerine devamla) dedi ki: Ben: "Ya Rasulallah, benim dili uzun bir karım var yani ağzı bozuk" (ona karşı tavrım ne olacak)?" dedim. (Efendimiz): "Öyleyse onu boşa" buyurdu. Lakit der ki: "Ya Rasulallah, onunla aramızda arkadaşlık (hukuku) ve bir de çocuk var" dedim. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’ de "Ona emret" buyurdu. (Ravi diyor ki: Nebi (s.a.v.) bu sözüyle bana) "Ona öğüt ver" de (mek isti)yor (du ve sözlerine şöyle devam etti) "Eğer onda bir hayır görürsen, nasihat etmeye devam edersin. Karını, cariyeni döver gibi dövme!" dedi. Ben; Ya Rasulallah, bana abdestten bahset dedim. "Abdesti güzelce al, parmakların arasına suyu eriştir. Oruçlu değilken burnuna suyu çokça çek." buyurdu.

    Diğer tahric: Tirmizî, Savm, Nesaî, tahare, İbn Mace, tahare; Darimî vudu'; Ahmed b. Hanbel

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، - فِي آخَرِينَ - قَالُوا حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سُلَيْمٍ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ كَثِيرٍ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ لَقِيطِ بْنِ صَبْرَةَ، عَنْ أَبِيهِ، لَقِيطِ بْنِ صَبْرَةَ قَالَ كُنْتُ وَافِدَ بَنِي الْمُنْتَفِقِ - أَوْ فِي وَفْدِ بَنِي الْمُنْتَفِقِ - إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ فَلَمَّا قَدِمْنَا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلَمْ نُصَادِفْهُ فِي مَنْزِلِهِ وَصَادَفْنَا عَائِشَةَ أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ قَالَ فَأَمَرَتْ لَنَا بِخَزِيرَةٍ فَصُنِعَتْ لَنَا قَالَ وَأُتِينَا بِقِنَاعٍ - وَلَمْ يَقُلْ قُتَيْبَةُ الْقِنَاعَ وَالْقِنَاعُ الطَّبَقُ فِيهِ تَمْرٌ - ثُمَّ جَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ هَلْ أَصَبْتُمْ شَيْئًا أَوْ أُمِرَ لَكُمْ بِشَىْءٍ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قُلْنَا نَعَمْ يَا رَسُولَ اللَّهِ ‏.‏ قَالَ فَبَيْنَا نَحْنُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جُلُوسٌ إِذْ دَفَعَ الرَّاعِي غَنَمَهُ إِلَى الْمُرَاحِ وَمَعَهُ سَخْلَةٌ تَيْعَرُ فَقَالَ ‏"‏ مَا وَلَّدْتَ يَا فُلاَنُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ بَهْمَةً ‏.‏ قَالَ فَاذْبَحْ لَنَا مَكَانَهَا شَاةً ‏.‏ ثُمَّ قَالَ لاَ تَحْسِبَنَّ - وَلَمْ يَقُلْ لاَ تَحْسَبَنَّ - أَنَّا مِنْ أَجْلِكَ ذَبَحْنَاهَا لَنَا غَنَمٌ مِائَةٌ لاَ نُرِيدُ أَنْ تَزِيدَ فَإِذَا وَلَّدَ الرَّاعِي بَهْمَةً ذَبَحْنَا مَكَانَهَا شَاةً ‏.‏ قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ لِي امْرَأَةً وَإِنَّ فِي لِسَانِهَا شَيْئًا يَعْنِي الْبَذَاءَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَطَلِّقْهَا إِذًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ لَهَا صُحْبَةً وَلِي مِنْهَا وَلَدٌ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَمُرْهَا - يَقُولُ عِظْهَا - فَإِنْ يَكُ فِيهَا خَيْرٌ فَسَتَفْعَلُ وَلاَ تَضْرِبْ ظَعِينَتَكَ كَضَرْبِكَ أُمَيَّتَكَ ‏"‏ ‏.‏ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَخْبِرْنِي عَنِ الْوُضُوءِ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَسْبِغِ الْوُضُوءَ وَخَلِّلْ بَيْنَ الأَصَابِعِ وَبَالِغْ فِي الاِسْتِنْشَاقِ إِلاَّ أَنْ تَكُونَ صَائِمًا ‏"‏ ‏.‏

  20. Hadis no. 143

    (Çok) beklemeden Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sert ve mertçe yürüyerek geldi

    Türkçe meal

    Asim b. Lakit'in Müntefik oğulları elçisi olan babası Lakit b. Sabre'den rivayet ettiğine göre: Lakit, Aişe (r.anha)'ya gelmiş ve bir evvelki hadisin manasını nakletmiştir. (Bir evvelki hadise ilave olarak şunları) söylemiştir. "(Çok) beklemeden Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sert ve mertçe yürüyerek geldi" (Bir de) Hazire (denilen et ve undan yapılan yemek) yerine (Yağ ve undan yapılan) Aside demiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عُقْبَةُ بْنُ مُكْرَمٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، حَدَّثَنِي إِسْمَاعِيلُ بْنُ كَثِيرٍ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ لَقِيطِ بْنِ صَبْرَةَ، عَنْ أَبِيهِ، وَافِدِ بَنِي الْمُنْتَفِقِ، أَنَّهُ أَتَى عَائِشَةَ فَذَكَرَ مَعْنَاهُ ‏.‏ قَالَ فَلَمْ يَنْشَبْ أَنْ جَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَقَلَّعُ يَتَكَفَّأُ ‏.‏ وَقَالَ عَصِيدَةٍ ‏.‏ مَكَانَ خَزِيرَةٍ ‏.‏