Bölümler
43- 01Taharet KitabıNo. 1-390
- 02Namaz KitabıNo. 391-1160
- 03İstiskâ (Yağmur Duası) KitabıNo. 1161-1197
- 04Namaz Kitabı: Yolculukta NamazNo. 1198-1249
- 05Namaz Kitabı: Nafile NamazlarNo. 1250-1370
- 06Namaz Kitabı: Ramazan Ayının HükümleriNo. 1371-1400
- 07Namaz Kitabı: Tilâvet SecdesiNo. 1401-1415
- 08Namaz Kitabı: Vitir NamazıNo. 1416-1555
- 09Zekât KitabıNo. 1556-1700
- 10Lukata (Buluntu Mal) KitabıNo. 1701-1720
- 11Menâsik (Hac) KitabıNo. 1721-2045
- 12Nikâh KitabıNo. 2046-2174
- 13Talâk KitabıNo. 2175-2312
- 14Oruç KitabıNo. 2313-2476
- 15Cihad KitabıNo. 2477-2787
- 16Dahâyâ (Kurban) KitabıNo. 2788-2843
- 17Sayd (Av) KitabıNo. 2844-2861
- 18Vasiyetler KitabıNo. 2862-2884
- 19Ferâiz (Miras) KitabıNo. 2885-2927
- 20Harâc, Fey' ve İmâret KitabıNo. 2928-3088
- 21Cenazeler KitabıNo. 3089-3241
- 22Yeminler ve Adaklar KitabıNo. 3242-3325
- 23Alışverişler KitabıNo. 3326-3415
- 24İcâre (Kira) KitabıNo. 3416-3570
- 25Akdiye (Yargı) KitabıNo. 3571-3640
- 26İlim KitabıNo. 3641-3668
- 27İçecekler KitabıNo. 3669-3735
- 28Yiyecekler KitabıNo. 3736-3854
- 29Tıp KitabıNo. 3855-3903
- 30Kehânet ve Uğursuzluk KitabıNo. 3904-3925
- 31Itk (Köle Azadı) KitabıNo. 3926-3968
- 32Hurûf ve Kıraatler KitabıNo. 3969-4008
- 33Hamam KitabıNo. 4009-4019
- 34Giyim KitabıNo. 4020-4158
- 35Teraccül (Saç Bakımı) KitabıNo. 4159-4213
- 36Hâtem (Yüzük) KitabıNo. 4214-4239
- 37Fiten ve Melâhim KitabıNo. 4240-4278
- 38Mehdî KitabıNo. 4279-4290
- 39Melâhim (Savaşlar) KitabıNo. 4291-4350
- 40Hudûd KitabıNo. 4351-4493
- 41Diyetler KitabıNo. 4494-4595
- 42Sünnet KitabıNo. 4596-4772
- 43Edeb KitabıNo. 4773-5274
Tüm hadisler
106 / 264- 2106Dikkat ediniz, kadınların mehrinde aşırı gitmeyiniz. Zira mehirleri çoğaltmak dünyada kendisiyle övünülecek…Ebü'L-Acfâ es-Sülemî'den; demiştir ki: Ömer (r.a.) bize bir hutbe irâd ederek (şöyle) dedi: "Dikkat ediniz, kadınların mehrinde aşırı gitmeyiniz. Zira mehirleri çoğaltmak dünyada kendisiyle övünülecek birşey veya Allah katında bir takva olsaydı, ona Peygamber (s.a.v.) sizden daha lâyık idi. Oysa ne Resûlullah (s.a.v.) kadınlarından birine on iki okkadan (fazla) mehir verdi ne de kızlarından birine on iki okkadan fazla mehir verildi." Diğer tahric: Tirmizi, nikah, Nesai, nikah, İbni Mace, nikah (1887), Darimi, nikah, Ahmed b. Hanbel, I
- 2107Hasene" Şurahbil'in annesidirÜmmü Habîbe (r.anha)'dan rivayet olunduğuna göre, Kendisi Ubeydullah b. Cahş'ın (nikâhı) altında iken (kocası Ubeydullah) Habeş toprağında ölmüş, bunun üzerine Necaşi onu Peygamber (s.a.v.)'e nikahlayarak ve dört bin (dirhem) mehir vererek Şurahbil b. Hasene ile birlikte Resûlullah (s.a.v.)'e göndermiştir. Nesâî, nikâh; Ahmed b. Hanbel, VI, 422. Ebu Davud dediki: "Hasene" Şurahbil'in annesidir
- 2108Zührî'den rivayet olunduğuna göre, Necaşî, Ebû Süfyan'ın kızı Ümmu Habibe'yi dört bin dirhem mehir ile…Zührî'den rivayet olunduğuna göre, Necaşî, Ebû Süfyan'ın kızı Ümmu Habibe'yi dört bin dirhem mehir ile Resûlullah (s.a.v.)'e nikahlamış ve bunu bir mektupla Resûlullah (s.a.v.)'e bildirmiş (Resûl-i Ekrem de bu nikâhı) kabul etmiştir
- 2109Bu nedir?" diye sordu. O da: Ya Rasulallah bir kadınla evlendim, cevâbını verdiEnes (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre; Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Abdurrahman b. Avf (r.a.)'ın üzerinde za'ferân izi görünce; “Bu nedir?" diye sordu. O da: Ya Rasulallah bir kadınla evlendim, cevâbını verdi. (Resûl-i Ekrem'); "Onun mehri ne kadardır?" diye sorunca; "Bir nevat ağırlığında altındır" diye cevap verdi. (Resûl-i Ekrem'de) "Bir koyun ile de olsa düğün yemeği ver" buyurdu. Diğer tahric: Buharî, nikah, Müslim, nikah, Tirmizî, nikah; Nesai, nikah; İbn Mace, nikah (1907); Darimî, nikah; Ahmed b. Hanbei, III
- 2110Kim bir kadın'a avuçları dolusu feavut veya hurma verirse (o kadınla evlenmek ona) helâl olurCabir b. Abdullah (r.a.)'dan rivayet olunduğuna göre, Nebi (s.a.v.), "Kim bir kadın'a avuçları dolusu feavut veya hurma verirse (o kadınla evlenmek ona) helâl olur." buyurmuştur. Darekutnî, Sünen, III, 243; Beyhaki, es-Sünenü'l-kübrâ, VII, 238. Ebû Dâvud dedi ki: "Bu hadîsi, Abdurrahman b. Mehdi de Salih b. Rûman'dan (o da) Eb'uz-Zübeyr'den (o da) Câbir'den mevkuf olarak rivayet etti. " Yine bu hadîsi Ebû Âsim; Salih b. Rumân'dan (o da) Eb'uz-Zübeyr’den (o da) Câbir'den rivayet etti. (Câbir) dedi ki: "Biz Resûlullahı (s.a.v.) zamanında mut'a (nikâhı) olmak üzere bir avuç buğday karşılığında (belli bir süre kadınlardan) faydalanırdık. [Müslim, nikâh] Ebû Dâvud dedi ki: "Şu (önceki) hadîsi, Ebû Âsım'ın (rivayet ettiği hadîsin) manasına uygun olarak İbn Cüreyc de Eb 'uz-Zübeyr vasıtasıyla Câbir'den rivayet etti
- 2111Senin yanında ona mehir olarak vere(bile)ceğin birşey var mı?Sehl b. Sa'd es-Saidî'den rivayet olunduğuna göre, Bir kadın Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gelerek; Ya Resulullah ben (benimle evlenmen için) kendi (mehri)mi sana bağışladım, dedi ve uzun süre ayakta dikildi. Bunun üzerine bir adam ayağa kalkıp: Ey Allah'ın Resulü! Eğer senin ona ihtiyacın yoksa, onu bana nikâhla! dedi. Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de; "Senin yanında ona mehir olarak vere(bile)ceğin birşey var mı?" diye sordu, (o kimse de); Yanımda şu kaftanımdan başka bir şey(im) yok. diye cevap verdi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem); "Eğer sen kaftanını (mehir olarak) verirsen, kaftansız kalırsın. Binâenaleyh sen (başka) bir şey ara (bul)." buyurdu. (Adam bir süre sonra geldi ve) Birşey bulamıyorum, dedi. (Resûl-i Ekrem'de); "Demirden bir yüzük olsun ara"(yrp bulmalısın) buyurdu. (Bunun üzerine adam tekrar) aradı (fakat) birşey bulamadı. Resûlullah (s.a.v.) ona: "Ezberinde Kur'an'dan birşey(ler) varmı?" dedi. (Adam) bazı sûrelerin ismini zikrederek; Evet. diye cevâp verdi. Resûlullah (s.a.v.)*de: "-Ben de ezbere bildiğin Kur'an sebebiyle o kadını sana nikahlıyorum." buyurdu. Diğer tahric. Buhari, Fedailu'-Kur'an; nikah; libas; Müslim, nikah; Tirmizî, nikah; îbn Mace, nikah (1889) ; Muvatta, nikah, Darimi, nikah
- 2112Öyleyse kalk o'na yirmi âyet öğret, o senin karındırŞu (önceki 2111.) olayın bir benzeri de Ebü Hureyre'den rivayet olunmuştur. Fakat Ebû Hureyre (bu rivayetinde) kaftan ile yüzüğü zikretmedi (sadece şunları rivayet etti); Nebi (s.a.v.); "Kur'an'dan ezberinde ne vardır?" diye sordu. (O kimse de); Bakara sûresi veya onu ta'kîb eden sûre diye cevâp verdi. (Hz. Peygamber de); "Öyleyse kalk o'na yirmi âyet öğret, o senin karındır." buyurdu
- 2113Mekhûl (şöyle) derdi: Bu (tatbikat) Resûlullah (s.a.v.)'den sonra hiçbir kimse için (geçerli) değildir(nolu hadîs olan) Sehl hadîsinin bir benzeri de Mekhûl'den (rivayet olunmuştur. Bu hadîsi Mekhûl'den nakleden Muhammed b. Râşid) dedi ki: "Mekhûl (şöyle) derdi: Bu (tatbikat) Resûlullah (s.a.v.)'den sonra hiçbir kimse için (geçerli) değildir
- 2114O kadının tam bir mehir (alma hakkı) vardır, iddet (beklemesi) gerekirHiçbir mehir ta'yîn etmeden evlenen ve onunla (zifafa) girmeden ölen bir adam hakkında Abdullah (b. Mes'ud) şöyle demiştir: "O kadının tam bir mehir (alma hakkı) vardır, iddet (beklemesi) gerekir." Mîras (alma hakkı) vardır. Ma'kıl b. Sinan dedi ki: "Ben Resûlullah (s.a.v.)'i Beru'a bint Vâşık hakkında böyle hüküm verirken işittim
- 2115(Önceki 2114. hadîsin) bir benzerini de Osman b. Ebî Şeybe rivayet etmiştir(Önceki 2114. hadîsin) bir benzerini de Osman b. Ebî Şeybe rivayet etmiştir
- 2116Ben bu meselede (kendi görüşümü) söylüyorum o kadın için kendi seviyesindeki kadınların mehri(ni almak hakkı)…Abdullah b. Utbe b. Mes'ûd'dan; demiştir ki; şu (önceki 2114.) hadîste (söz konusu edilen) kişi hakkında (fetva almak üzere) Abdullah b. Mes'ûd'a gelindi. Ona (bu fetva için) bir ay süreyle gelip gittiler, -Yahutta- defalarca (ona gelip) gittiler. (Bunun üzerine Abdullah b. Mes'ûd) dedi ki: "Ben bu meselede (kendi görüşümü) söylüyorum o kadın için kendi seviyesindeki kadınların mehri(ni almak hakkı) vardır. Ne eksik (verilebilir) ne de fazla(sını alabilir). Mîrâs(dan pay alma hakkı) da vardır. Kendisine de iddet (beklemek) gerekir. Eğer (bu fetva) doğru ise, Allah'dandır, yanlış ise benden ve şeytandandır. Allah ve Rasûlü bundan beridirler." Bunun üzerine Eşca' (kabilesin)den bâzı kimseler ayağa kalktı(lar) içlerinde El-Cerrâh ile Ebû Sinan da vardı. Dediler ki: "Ey İbn Mes'ûd! Resûlullah (s.a.v.) bizim aramızda (iken) Berua' bint Vâşık hakkında aynen böyle senin verdiğin gibi hüküm verdi." ve o kadının (ölen) kocası da Halil b. Mürre el-Eşcaî'dir.- (Abdullah b. Utbe) dedi ki: Bunun üzerine Abdullah b. Mes'ûd, hükmü, Resülullah'ın (s.a.v.) hükmüne uyduğu için son derece sevindi
- 2117Seni falanca kadınla evlendirmemi ister misin?Ukbe b. Âmir'den rivayet olunduğuna göre, Nebi (s.a.v.) bir adama (hitaben); "Seni falanca kadınla evlendirmemi ister misin?" buyurmuş, O kimse de; Evet cevâbını vermiş (daha) sonra kadına (varıp); "Seni falanca kimseyle evlendirmemi ister misin?" demiş (kadın da); Evet cevâbını verince (bunları) birbiriyle evlendirmiş. (Nikahtan sonra) Adam, Kadın için bir mehir ta'yin etmeden ve (mehir olarak) hiç bir şey vermeden onunla cinsi münâsebette bulunmuştu. Bu (adam) Hudeybiye (Umresin) de bulunanlardan idi ve Hudeybiye'de bulunanlardan herbirisi için Hayber'de bir hisse vardı. (Bu adam) ölüm (vakti) gelince; Resûlullah (s.a.v.) mehir ta'yin etmediğim ve hiç bir şey'de vermediğim halde beni falanca kadınla evlendirmişti. Ben (şimdi) Hayberdeki hissemi mehr olarak kadına verdiğime dâir sizi şahid tutuyorum dedi. (Bunun üzerine o kadın) Hayberdeki hisseyi aldı ve yüzbin (dirhem)e sattı. Ebû Dâvud dedi ki: (bu hadisi bana nakledenlerden) Ömer b. el-Hattab (Ebu Hars es-Sicistânî) daha uzun olan hadisinin başına (şunu da) ilave etti. Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki, "Nikahın en hayırlısı, en kolay olanıdır." ve (yine Ömer,) "Resûlullah (s.a.v.) (bir) adama (hitaben) buyurdu ki" dedi, daha sonra (Yukarıdaki metnin) mânâsını rivayet etti. Ebû Dâvud dedi ki: Bu hadisin zayıf olmasından korkulur. Çünkü (alışılmış olan) uygulama böyle değildir
- 2118Şüphesiz her türlü hamd Allaha mahsustur. Ondan yardım ve mağfiret dileriz nefislerimizin şerrinden de ona…Abdullah (b. Mes'ud)'dan; demiştir ki; Resûlullah (s.a.v.) bize (nikâh akdindeki ve başka akitlerdeki) hacet hutbesini (şu şekilde) öğretti. "Şüphesiz her türlü hamd Allaha mahsustur. Ondan yardım ve mağfiret dileriz nefislerimizin şerrinden de ona sığınırız. Allah'ın hidâyete erdirdiği kişiyi saptıracak yoktur. Saptırdığını da hidâyet'e erdirecek yoktur. Ben Allah’tan başka bir İlâh olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şehâdet ederim. "Ey imân edenler, adıma birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık (bağlarını kırmak)'tan sakınınız şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir".[Nisâ 1] "Ey insanlar, Allah'tan ona yaraşacak şekilde korkunuz. Ve ancak müslümanlar olarak ölünüz."[Âl-i İmrân 102] "Ey iman edenler, Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin.”[Ahzab 70] "Ki (Allah) işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse, büyük bir başarıya ermiş olur."[Ahzab 71] Ebû Dâvûd dedi ki: (Bu hadisi bana nakleden râvilerden) Muhammed b. Süleyman (hutbenin başında bulunan) "înne" harfini rivayet etmedi
- 2119Resûlullah (s.a.v.) hutbe irâd ettiği zaman (şöyle der) idiİbn Mes'ûd (r.a.), "Resûlullah (s.a.v.) hutbe irâd ettiği zaman (şöyle der) idi" diye söze başladı (sonra önceki (2118.) hadisin) aynısını rivayet etti. (Önceki hadiste geçen) "ve Resulünü" sözünden sonra da (şu mânâya gelen sözleri) nakletti. (Allah) "Onu dosdoğru bir yol (din) ile kıyametin önünde (inananlara) müjdeci, (âsilere de) korkutucu olarak gönderdi. Allah'a ve Rasûlüne itaat eden (saadete) ermiştir. Onlara isyan eden kimse ise, sadece kendisine zarar verir, Allah'a hiç zarar veremez
- 2120Nebi (s.a.v.)'e (giderek kendisinden) Ümâme bint Abdulmuttalib'i istedim. Bunun üzerine hutbe okumaksızın…Süleym oğulanndan bir adamdan; demiştir ki: Nebi (s.a.v.)'e (giderek kendisinden) Ümâme bint Abdulmuttalib'i istedim. Bunun üzerine hutbe okumaksızın (onu) bana nikahladı
- 2121Rasûlullah (s.a.v.) benimle yedi yaşında iken evlendiÂişe (r.anha)'dan; demiştir ki: "Rasûlullah (s.a.v.) benimle yedi yaşında iken evlendi." Süleyman (b. Harb) (şöyle) rivayet etti; (Hz. Âişe dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.) benimle yedi) yahut da altı (yaşında iken evlendi ve) ben dokuz yaşında iken benimle (zifafa) girdi
- 2122Ehlinden sana bir hakaret yokturÜmmü Seleme'den rivayet olunduğuna göre, Rasûlullah (s.a.v.) Ümmü Seleme ile evlenince üç (gece) onun yanında kaldı. Sonra; "Ehlinden sana bir hakaret yoktur." (Binaenaleyh) istersen sana yedi geceyi tamamlarım. Fakat sana yediyi tamamlarsam (diğer) kadınlarıma da tamamlarım." buyurdu
- 2123Rasûlullah (s.a.v.) Safiyye'yi alınca, onun yanında üç (gece) kaldı. (Bu hadisi Ebu Davud'a rivayet eden)…Enes b. Mâlik (r.a.)'den; demiştir ki: "Rasûlullah (s.a.v.) Safiyye'yi alınca, onun yanında üç (gece) kaldı. (Bu hadisi Ebu Davud'a rivayet eden) Osman b. Ebî Şeybe, (Vehb b. Bakiyye'nin rivayet ettiği yukardaki (2122) metne şunları) ilave etti: "(Hz. Safiyye) dul idi. (Osman bu hadisi) "Bana Hüşeym haber verdi. (Huşeym dedi ki) bize Humeyd haber verdi. (O da dedi ki) bize Enes haber verdi," diyerek rivayet etti
- 2124(Bir kimse) Bakireyi dul kadın üzerine alırsa, onun yanında yedi (gece) kalır. Dulu (bakirenin üzerine)…Enes b. Malik (r.a.)'den; demiştir ki: (Bir kimse) Bakireyi dul kadın üzerine alırsa, onun yanında yedi (gece) kalır. Dulu (bakirenin üzerine) alırsa, onun yanında üç (gece) kalır. (Ebu Kılâbe dedi ki; Enes) bu hadisi merfu' olarak rivayet etti desem doğru söylemiş olurum. Fakat o, "sünnet böyledir" dedi
- 2125Ali, Fatıma ile evlenince Rasûlullah (s.a.v.) Ali'ye (hitaben); Fatıma'ya (mehir olarak) birşey(ler)…İbn Abbas (r.a.)'dan; demiştir ki: "Ali, Fatıma ile evlenince Rasûlullah (s.a.v.) Ali'ye (hitaben); Fatıma'ya (mehir olarak) birşey(ler) ver(seydin)" dedi. O'da; Yanımda (verebileceğim) birşey yok. diye cevap verdi. (Bunun üzerine Rasûl-i Ekrem'de) "Senin (kılıçları kıran) sert zırhın nerede?" buyurdu