İçeriğe geç
Hadis kitabı

Sünen-i Ebu Davud

hadis
5.266
bölüm
43

Bölümler

43
  1. 01Taharet KitabıNo. 1-390
  2. 02Namaz KitabıNo. 391-1160
  3. 03İstiskâ (Yağmur Duası) KitabıNo. 1161-1197
  4. 04Namaz Kitabı: Yolculukta NamazNo. 1198-1249
  5. 05Namaz Kitabı: Nafile NamazlarNo. 1250-1370
  6. 06Namaz Kitabı: Ramazan Ayının HükümleriNo. 1371-1400
  7. 07Namaz Kitabı: Tilâvet SecdesiNo. 1401-1415
  8. 08Namaz Kitabı: Vitir NamazıNo. 1416-1555
  9. 09Zekât KitabıNo. 1556-1700
  10. 10Lukata (Buluntu Mal) KitabıNo. 1701-1720
  11. 11Menâsik (Hac) KitabıNo. 1721-2045
  12. 12Nikâh KitabıNo. 2046-2174
  13. 13Talâk KitabıNo. 2175-2312
  14. 14Oruç KitabıNo. 2313-2476
  15. 15Cihad KitabıNo. 2477-2787
  16. 16Dahâyâ (Kurban) KitabıNo. 2788-2843
  17. 17Sayd (Av) KitabıNo. 2844-2861
  18. 18Vasiyetler KitabıNo. 2862-2884
  19. 19Ferâiz (Miras) KitabıNo. 2885-2927
  20. 20Harâc, Fey' ve İmâret KitabıNo. 2928-3088
  21. 21Cenazeler KitabıNo. 3089-3241
  22. 22Yeminler ve Adaklar KitabıNo. 3242-3325
  23. 23Alışverişler KitabıNo. 3326-3415
  24. 24İcâre (Kira) KitabıNo. 3416-3570
  25. 25Akdiye (Yargı) KitabıNo. 3571-3640
  26. 26İlim KitabıNo. 3641-3668
  27. 27İçecekler KitabıNo. 3669-3735
  28. 28Yiyecekler KitabıNo. 3736-3854
  29. 29Tıp KitabıNo. 3855-3903
  30. 30Kehânet ve Uğursuzluk KitabıNo. 3904-3925
  31. 31Itk (Köle Azadı) KitabıNo. 3926-3968
  32. 32Hurûf ve Kıraatler KitabıNo. 3969-4008
  33. 33Hamam KitabıNo. 4009-4019
  34. 34Giyim KitabıNo. 4020-4158
  35. 35Teraccül (Saç Bakımı) KitabıNo. 4159-4213
  36. 36Hâtem (Yüzük) KitabıNo. 4214-4239
  37. 37Fiten ve Melâhim KitabıNo. 4240-4278
  38. 38Mehdî KitabıNo. 4279-4290
  39. 39Melâhim (Savaşlar) KitabıNo. 4291-4350
  40. 40Hudûd KitabıNo. 4351-4493
  41. 41Diyetler KitabıNo. 4494-4595
  42. 42Sünnet KitabıNo. 4596-4772
  43. 43Edeb KitabıNo. 4773-5274

Tüm hadisler

152 / 264
  1. 3027Sen bize bir öncü olarak şu (Nebi olduğu söylenen) adam'a gider misin? Eğer sen bizim için ondan hoşlanacak…Amir b. Şehr'den demiştir ki: Rasûluliah (s.a.v.) (bir Nebi olarak ortaya çıkınca (benim mensup olduğum, Yemen'deki) Hemdân (kavmi) bana: "Sen bize bir öncü olarak şu (Nebi olduğu söylenen) adam'a gider misin? Eğer sen bizim için ondan hoşlanacak bir durum görürsen (gelip bize haber verirsin) onu(n Nebiliğini) biz de kabul ederiz. Fakat (onda) hoşlanmadığın bir durum görürsen, ondan bizde hoşlanmayız!" dedi(ler). Ben de: "Evet giderim" dedim ve Rasûlullah (s.a.v.)'in huzuruna vardım. Ve (onun) dinini beğendim (gelip kavmime haber verdim) kavmim de müslüman oldu. (Bunun üzerine) Rasûlullah (s.a.v.) (orada bulunan) Umeyr Zû Merrân'a şu mektub'u yazdı... Malik b. Merare er-Rehavî'yi de tüm (Yemen halkına elçi olmak üzere) Yemen'e gönderdi, (onu gönderince) Akk Zû-Hayvan (isimli şahıs) da müslüman oludu. Akk (ismindeki bu zat)a "Rasûlullah (s.a.v.)'e git de köyün ve malın için ondan bir emân al !" denildi. (O da) bunun üzerine (yola çıkıp Hz. Nebi'ye) vardı. Rasûlullah (s.a.v.) de (şu mektubun) o'na yazıl(ıp verilmesini emretti: "Bismillahirrahmanirrahim (ile başlarım) Allah'ın Rasûlü Muhammed'den Akk Zû Hayvan'a. Eğer (Akk Zû Hayvan isimli bu adam) toprağı, malı ve kölesi üzerindeki (hak iddiasında gerçekten) doğru söylüyorsa, emân ve Allah'ın zimmetiyle Rasûlü Muhammed'in zimmeti o'na aittir." ve (bu mektubu) Halid b. Said b. el-As yazdı
  2. 3028Ey Seba'nın kardeşi zekât (vermek) elbette lazımdırEbyaz b. Hammal'dan (rivayet olunduğuna göre) Kendisi elçi olarak vardığı zaman Rasûlullah (s.a.v.)'le zekat hakkında konuşmuş da (Hz. Nebi): "Ey Seba'nın kardeşi zekât (vermek) elbette lazımdır" buyurmuş. Bunun üzerine Ebyaz: "Ey Allah'ın Rasûlü! Biz pamuğu ektik. (Fakat bir süre sonra) Sebe (halkından herbiri bir tarafa) dağıldı gitti. Onlardan Mearibde bulunan az bir cemaatın dışında kimse kalmadı." demiş. Bunun üzerine Nebi (s.a.v.) Mearib'de Seba' (halkın)dan kalanlarla her sene (öşür olarak) meafir kumaşı kıymetinde bir kumaştan yetmiş takım elbise üzerinde anlaşma yaptı. Seba (halkı) Rasûlullah (s.a.v.) vefat edinceye kadar (bu elbiseleri vermeye) devam ettiler. Rasûlullah'ın vefatından sonra tahsildarlar Ebyaz b. Hammal'la Rasûlullah (s.a.v.) in yapmış oldukları (öşür olarak senelik) yetmiş elbise üzerindeki anlaşmayı (Yemen halkının) aleyhine (olacak şekilde) bozdular. Ebû Bekir (r.a) bunu (tekrar) Rasûlullah (s.a.v.)'in koymuş olduğu hâle çevirdi. (Bu hal) Ebû Bekir vefat edinceye kadar (devam etti) ölünce bu anlaşma bozuldu (ödenmesi gereken kıymet kitap ve sünnetle belirlenmiş olan) zekat (mikdarı) üzerinden (tesbit edilmiş) oldu
  3. 3029Müşrikleri arap (yarım) adasından çıkarınız, gelen heyetlere benim yaptığım gibi ikramda bulununuz../' dedi…İbn Abbâs'dan (rivayet olunduğuna göre), Nebi (s.a.v.) (vefatı esnasında) üç şey'i vasiyet ederek: "Müşrikleri arap (yarım) adasından çıkarınız, gelen heyetlere benim yaptığım gibi ikramda bulununuz../' dedi. İbn-i Abbas dedi ki: "üçüncüyü söylemedi -yahutta-onu (söyledi de) ben unuttum" (Humeydi (nin) Süfyan'dan naklettiğine göre Süleyman "Said üçüncüyü de söyledi mi, söylemedimi (pek iyi) hatırlayamıyorum" demiştir
  4. 3030Yahudileri ve Hıristiyanları Arap (yarım) adasından mutlaka çıkaracağımÖmer b. el-Hattab (r.a), Rasûlullah (s.a.v.)'ı şöyle buyururken işittiğini söylemiştir. "Yahudileri ve Hıristiyanları Arap (yarım) adasından mutlaka çıkaracağım. Orada müslümandan başka birisini bırakmayacağım
  5. 3031Rasûlüllah (s.a.v.) (şöyle) buyurdu. (Hz. Ömer bu rivayetinde aynen bir önceki 3030. hadisin) manâsını…Hz. Ömer'den demiştir ki: Rasûlüllah (s.a.v.) (şöyle) buyurdu. (Hz. Ömer bu rivayetinde aynen bir önceki 3030. hadisin) manâsını (rivayet etti. Ancak) bir önceki (hadis) daha uzundur
  6. 3032Rasûlullah (s.a.v.) " Bir ülkede iki kıble olamaz" buyurdu. Ayrıca, bu hadis'i Tirmizi, zekat, Ahmed b…İbn Abbâs'dan demiştir ki: Rasûlullah (s.a.v.) " Bir ülkede iki kıble olamaz" buyurdu. Ayrıca, bu hadis'i Tirmizi, zekat, Ahmed b. Hanbel 1-223, 285. de tahric ettiler
  7. 3033Arap (yarım) adası (bir taraftan) vadi (el-kura ile) Yemenin sonuna (diğer taraftan da) Irak sınırından…Said b. Abdulaziz dedi ki: Arap (yarım) adası (bir taraftan) vadi (el-kura ile) Yemenin sonuna (diğer taraftan da) Irak sınırından denize (kadar uzanan yerlerin) arasıdır. Dâvûdder ki: Mâlik (şöyle) dedi: Ömer (radıyallahü anh) Necran halkım (Necran'dan) sürgün etti. (Teyma halkı ise) Teyma'dar? sürgün edilmediler. Çünkü Teyma Arap ülkelerinden değildir. Vad-i el-Kura (ya gelince Hazret-i Ömer) orada bulunan yahudileri sürgün etmedi. Zira (ashab-ı kiram) orayı Arap topraklarından saymıyorlardı
  8. 3034Hz. Ömer gerçekten Necran ve Fedek yahudilerini (Necran ve Fedek'ten) sürüp çıkardı(yine İmam) Malik, dedi ki: Hz. Ömer gerçekten Necran ve Fedek yahudilerini (Necran ve Fedek'ten) sürüp çıkardı
  9. 3035Irak; kafîzini ve dirhemini, Şam; Müddünü ve dinarını, Mısır'da; irdebbini ve dinarını vermeyecektir. Sonra…Ebû Hureyre'den demiştir ki: Rasûlüllah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Irak; kafîzini ve dirhemini, Şam; Müddünü ve dinarını, Mısır'da; irdebbini ve dinarını vermeyecektir. Sonra başladığınız yere döneceksiniz" buyurdu. (Şeyhim Ahmed b. Abdullah b. Yunus dedi ki: Bu hadisi bana nakleden) Züheyr son cümleyi üç defa tekrarladı- (Ebû Hureyre sözlerini şöyle bitirdi) "Buna Ebû Hureyre'nin eti ve kanı da şahiddir." Diğer tahric: Müslim (2896) ve Müsned (28421) rivayet ettiler
  10. 3036Herhangi bir memleket'e varır da orada ikamet ederseniz, hisseniz oradadırEbü Hureyre Rasûlullah (s.a.v.)'in (şöyle) buyurduğunu haber vermiştir: "Herhangi bir memleket'e varır da orada ikamet ederseniz, hisseniz oradadır. Hangi belde de Allah'a ve Rasûlüne isyan ederse o beldenin beştebiri Allah'a ve Nebi'ye aittir. Sonra o (geri kalanı da) sizindir
  11. 3037Osman b. Ebû Süleyman'dan (rivayet olunduğuna göre); Nebi (s.a.v.) (Tebük savaşından sonra) Halid b. Velid'i…Osman b. Ebû Süleyman'dan (rivayet olunduğuna göre); Nebi (s.a.v.) (Tebük savaşından sonra) Halid b. Velid'i Devmet (-ül-Cendel)de (bulunan) Ukeydir üzerine göndermiş (Hz. Halid'le emrindeki müslümanlar tarafından) yakalanmış ve (o'nu Hz. Peygamber'in huzuruna) getirmişler, (Hz. Nebi de) onun kanını bağışlamış ve cizye (vermesi) şartıyla onunla anlaşmış
  12. 3038Muaz (r.a) den (rivayet olunduğuna göre) Nebi (s.a.v.) kendisini Yemen'e vali olarak gönderince, buluğ çağına…Muaz (r.a) den (rivayet olunduğuna göre) Nebi (s.a.v.) kendisini Yemen'e vali olarak gönderince, buluğ çağına gelmiş olan her erkekten (cizye olarak) bir dinar, yahutta Yemen'deki meafir denilen kumaştan bir dinar değerinde -bir elbise- almasını emretmiş
  13. 3039(Bir önceki 3038. hadisin aynısı) Hz. Muaz'dan birde Mesruk kanalıyla (rivayet olunmuştur)(Bir önceki 3038. hadisin aynısı) Hz. Muaz'dan birde Mesruk kanalıyla (rivayet olunmuştur)
  14. 3040Bu hadis münkerdir. Bana erişen haber'e göre Ahmed (b. Hanbel)de bu hadisi münker sayarmış. Bazılarına göre…Ziyâd b. Hudayr'dan (rivayet olunduğuna göre) Ali (r.a) (şöyle) demiştir. Ömrüm olursa Tağlib oğulları (denilen) Hristiyanlarla mutlaka savaşacağım ve çoluk çocuklarını esir edeceğim çünkü ben Rasûlullah'la onlar arasında çocuklarını hıristiyanlaştırmayacaklarına dair ahidname yazmıştım. (Onlar bu ahdi bozdular) Ebû Dâvud der ki: Bu hadis münkerdir. Bana erişen haber'e göre Ahmed (b. Hanbel)de bu hadisi münker sayarmış. Bazılarına göre bu hadis metruk hadise benzemektedir. (Bu sebeple) bu hadisi Abdurrahman b. Hani'nin rivayet etmesinin mümkün olamayacağını söylediler. (Ebû Dâyud'un talebesi) Ebû Ali der ki: Ebû Dâvud (bana bu Sünen'i) ikinci defa arz edişinde bu hadisi okumadı
  15. 3041Fakat (Necrân halkı) faiz yediler. Ebû Dâvud der ki (Necrân halkı) ileri sürülen şartların bazılarını bozunca…İbn Ahbâs'dan demiştir ki: Rasûlullah (s.a.v.) Necrân halkı ile (her sene) müslümanlara (cizye olarak) yarısını Safer ayında kalanını da Recep ayında ikiyüz (takım) elbise ödemeleri ve Yemen'de (müslümanlara) ihanet için düzenlenmiş bir harbin çıkması halinde de emanet olarak, otuz zırh, otuz at, otuz deve ve her çeşit silahdan otuz silahı emanet olarak vermeleri ve müslümanların bu silahları onlara geri verinceye kadar (bu silahların değerini) onlara borçlu olmaları (harp'ten sonra da) Necrânlılar'a geri vermeleri, buna karşılıkta (Necrânlılar'ın) bir hadis'e çıkarmadıkları yahutta faiz yemedikleri müddetçe kiliselerinin yıkılmayacağı, din alimlerinin (memleketlerinden) sürülüp çıkarılmayacağı şartıyla bir sulh (antlaşması) yaptı. (Râvi) İsmail (İbn Abdurrahman-el-Kureşi şu sözleri de) rivayet etti. "Fakat (Necrân halkı) faiz yediler. Ebû Dâvud der ki (Necrân halkı) ileri sürülen şartların bazılarını bozunca bir hâdise çıkarmış duruma düştüler
  16. 3042) Fars halkı (kitap ehli idi.) Nebileri vefat edince İblis onlara din olarak mecûsiliği kabul ettirdiİbn Abbas'dan (şöyle) dedi(ği rivayet olunmuştur:) Fars halkı (kitap ehli idi.) Nebileri vefat edince İblis onlara din olarak mecûsiliği kabul ettirdi
  17. 3043Her sihirbazı öldürünüz mecusilerden kendisine nikah düşmeyen birisiyle evlenmiş olan her çifti biri birinden…Bççâle (îbn Abede et-Temimi-el-Anberi el-Basrî) dedi ki: Ben, el Ahnef b. Kays'ın amcası Cez b. Muâviye'nin katibi idim (O'na) ölümünden bir yıl önce, Hz. Ömer'in bir mektubu geldi. (Bu mektupta): "Her sihirbazı öldürünüz mecusilerden kendisine nikah düşmeyen birisiyle evlenmiş olan her çifti biri birinden ayırınız ve onları (yemeğe başlarken) fısıltı ile söyledikleri sözü söylemekten men ediniz" (diye yazılıydı). Bunun üzerine biz, bir günde üç sihirbaz öldürdük ve mecusîlerden Allah'ın kitabına göre kendisine haram olanlarla evli olan her erkeği (eşinden) ayırdık. (Cez' b. Muaviye) bolca yemek hazırlayıp mecusileri davet etti. Ve kılıcı da enine olmak üzere uyluğunun üzerine koydu. (Geldiler) fısıltı halinde söylemekte oldukları sözü söylemeden (yemeği) yediler: (Yemekten sonra eski adetlerini ifâ etmelerine izin verilmesi ümidiyle Cez b. Muaviye'nin önüne) bir veya iki katır yükü gümüş (çöp) attılar. Abdurrahman b. Avf'ın Rasûlullah (s.a.v.) Hecer mecûsilerinden cizye aldı. diye şahitlik etmesine kadar Hz. Ömer mecûsilerden cizye almıyordu
  18. 3044Şer" (li bir hüküm) cevabını verdi. (Ben de o'na:) "Sus!" dedimİbn Abbas'dan demiştir: Bahreyn'den ve Elesbez şehri halkından ve Hecer mecûsilerinden olan bir adam Rasûlullah (s.a.v.)'e geldi. (Yanında bir süre durduktan) sonra çıktı. Kendisine "Rasûlullah (s.a.v.) sizin hakkınızda hangi hükmü verdi?" diye sordum. “Şer" (li bir hüküm) cevabını verdi. (Ben de o'na:) "Sus!" dedim. (Bunun üzerine) "İslâm ya da ölüm" (bunlardan birini seçmemize hükmetti) diye cevap verdi. (İbn Abbas sözlerine devam ederek şöyle) dedi: "Abdurrahman b. Avf (Rasûlullah (s.a.v.)'in mecûsilerden cizyeyi kabul etti (ğini) söyledi. Halk da Abdurrahman'ın (bu) sözüne sarılıp benim Esbezli (kişi)'den işittiğim (hadisin hükmünü) bıraktılar
  19. 3045Şüphesiz ki aziz ve Celil olan Allah dünyada insanlara işkence yapan kimselere azab ederUrve b. ez-Zübeyr'den (rivayet olunduğuna göre), Hişam b. Hakim (b. Hizam) Hımıs'ta iken acem fellahlarından bir takım insanları cizye ödemek için güneşte tutan bir adam bulmuşda: "Bu da ne?" diye sormuş ve ben Rasûlullah (s.a.v.)'i "Şüphesiz ki aziz ve Celil olan Allah dünyada insanlara işkence yapan kimselere azab eder." derken işittim demiş
  20. 3046Ondabir vergiler ancak yahudiler ve Hıristiyanlar üzerinedir. Müslümanlar üzerinde ondabir vergi yokturHarb b. Ubeydullah'(ın anne cihetinden dedesi olan şahsın) babasından (şöyle) dedi(ği rivayet olunmuştur). Rasûlullah (s.a.v.) (şöyle) buyurmuştur: " Ondabir vergiler ancak yahudiler ve Hıristiyanlar üzerinedir. Müslümanlar üzerinde ondabir vergi yoktur.”