İçeriğe geç

Sünen-i İbni Mace

Mukaddime

264 hadis · No. 1–266

Sayfa 2 / 14Yazı boyutu
  1. Hadis no. 21

    Sen hadisi bırak, onun doğru veya yalan olduğunun anlaşılması için Kur'an’dan bir şeyler oku, dediğini…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.’den; Resulullah s.a.v.’in şöyle söylediği rivayet edilmiştir; “Kıraat olunan hadisimi, koltuğuna yaslanmış (edep ve saygıya aykırı) olarak herhangi birinizin dinlemesini, sonrada okuyucuya; “Sen hadisi bırak, onun doğru veya yalan olduğunun anlaşılması için Kur'an’dan bir şeyler oku, dediğini katiyen bilmeyeyim. Söylenen o güzel söz (hadis)’i ben söyledim.”

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ الْمُنْذِرِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْفُضَيْلِ، حَدَّثَنَا الْمَقْبُرِيُّ، عَنْ جَدِّهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ لاَ أَعْرِفَنَّ مَا يُحَدَّثُ أَحَدُكُمْ عَنِّي الْحَدِيثَ وَهُوَ مُتَّكِئٌ عَلَى أَرِيكَتِهِ فَيَقُولُ اقْرَأْ قُرْآنًا ‏.‏ مَا قِيلَ مِنْ قَوْلٍ حَسَنٍ فَأَنَا قُلْتُهُ ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 22

    Ey yeğenim ben sana Resulullah s.a.v.’den hadis rivayet ettiğim zaman, sen ona karşılık olarak darb-ı…

    Türkçe meal

    Ebu Seleme r.a.’den rivayet edildiğine göre Ebu Hureyre r.a., bir adama buyurdular ki; “Ey yeğenim ben sana Resulullah s.a.v.’den hadis rivayet ettiğim zaman, sen ona karşılık olarak darb-ı meselleri anlatma.”

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبَّادِ بْنِ آدَمَ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، ح وَحَدَّثَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ لِرَجُلٍ يَا ابْنَ أَخِي إِذَا حَدَّثْتُكَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ حَدِيثًا فَلاَ تَضْرِبْ لَهُ الأَمْثَالَ ‏.‏ قَالَ أَبُو الْحَسَنِ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْكَرَابِيسِيُّ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ الْجَعْدِ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، مِثْلَ حَدِيثِ عَلِيٍّ رضى الله تعالى عنه ‏.‏

  3. Hadis no. 23

    Kale Resulullahi Sallallahu Aleyhi ve Sellem dedi. (Kendisinin bir hadis rivayet edeceği beklenirken…

    Türkçe meal

    Amr b. Meymun r.a.’den şöyle söylediği rivayet edilmiştir; (Abdullah) İbn-i Mes'ud r.a. ile her Perşembe günü akşamı buluşup görüşmeyi hiç kaçırmazdım. Herhangi bir şey hakkında hiçbir kimseye “Kale Resulullahi Sallallahu Aleyhi ve Sellem dediğini işitmedim. Yalnız bir akşam “Kale Resulullahi Sallallahu Aleyhi ve Sellem dedi. (Kendisinin bir hadis rivayet edeceği beklenirken susuverdi) ve hemen başını öne eğdi.Biraz sonra ona baktım ki (ne göreyim) gömleğinin ilikleri çözülmüş, gözleri yaşlarla dolup taşmış ve boyun damarları şişmiş vaziyettedir. Biraz sonra, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (öyle) veya aşağı, yahut yukarı, ya da ona yakın yahut ta ona benzer buyurdu” dedi. Bu hadis’i sadece musannif (İbn-i Mace) rivayet etti. Zevaid de deniyor ki: Bu hadis’in senedi sahih, ravileri Buhari ve Müslim’e göre hüccettirler

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ مُعَاذٍ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، حَدَّثَنَا مُسْلِمٌ الْبَطِينُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مَيْمُونٍ، قَالَ مَا أَخْطَأَنِي ابْنُ مَسْعُودٍ عَشِيَّةَ خَمِيسٍ إِلاَّ أَتَيْتُهُ فِيهِ قَالَ فَمَا سَمِعْتُهُ يَقُولُ لِشَىْءٍ قَطُّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَلَمَّا كَانَ ذَاتَ عَشِيَّةٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ - قَالَ فَنَكَسَ ‏.‏ قَالَ فَنَظَرْتُ إِلَيْهِ فَهُوَ قَائِمٌ مُحَلَّلَةً أَزْرَارُ قَمِيصِهِ قَدِ اغْرَوْرَقَتْ عَيْنَاهُ وَانْتَفَخَتْ أَوْدَاجُهُ قَالَ أَوْ دُونَ ذَلِكَ أَوْ فَوْقَ ذَلِكَ أَوْ قَرِيبًا مِنْ ذَلِكَ أَوْ شَبِيهًا بِذَلِكَ ‏.‏

  4. Hadis no. 24

    Muhammed b. Sirin r.a.’den şöyle söylediği rivayet edilmiştir; Enes b. Malik r.a. bir hadis rivayet edip…

    Türkçe meal

    Muhammed b. Sirin r.a.’den şöyle söylediği rivayet edilmiştir; Enes b. Malik r.a. bir hadis rivayet edip bitirdiği zaman; (ev kema kal) = Yahud da Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in buyurduğu gibi, derdi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ مُعَاذٍ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، قَالَ كَانَ أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ إِذَا حَدَّثَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ حَدِيثًا فَفَرَغَ مِنْهُ قَالَ أَوْ كَمَا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏

  5. Hadis no. 25

    Biz artık yaşlandık, bizde unutkanlık baş gösterdi. Resulullah s.a.v.’den hadis nakletmek de çok zordur

    Türkçe meal

    Abdurrahman b. Ebi Leyla r.a.’den; Şöyle dediği rivayet edilmiştir; Biz Zeyd b. Erkam r.a.’den, Resulullah s.a.v.’in hadis-i şeriflerinden bir şey anlatmasını rica ettik. Buyurdular ki; “Biz artık yaşlandık, bizde unutkanlık baş gösterdi. Resulullah s.a.v.’den hadis nakletmek de çok zordur.”

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، عَنْ شُعْبَةَ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، قَالَ قُلْنَا لِزَيْدِ بْنِ أَرْقَمَ حَدِّثْنَا عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏ قَالَ كَبِرْنَا وَنَسِينَا وَالْحَدِيثُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ شَدِيدٌ ‏.‏

  6. Hadis no. 26

    Ben İbn-i Ömer r.a. ile bir yıl beraber oturdum. Resulullah s.a.v.’den hiçbir hadis naklettiğini işitmedim

    Türkçe meal

    Şa'bi (Rahimetullah)’den rivayet edildiğine göre kendisi demiştir ki; “Ben İbn-i Ömer r.a. ile bir yıl beraber oturdum. Resulullah s.a.v.’den hiçbir hadis naklettiğini işitmedim.”

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو النَّضْرِ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي السَّفَرِ، قَالَ سَمِعْتُ الشَّعْبِيَّ، يَقُولُ جَالَسْتُ ابْنَ عُمَرَ سَنَةً فَمَا سَمِعْتُهُ يُحَدِّثُ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ شَيْئًا ‏.‏

  7. Hadis no. 27

    Gerçekten biz (itina ile) hadisi hıfzederdik. Hadis de, Resulullah s.a.v.’den hıfzedilir. (Hıfzedilmesine…

    Türkçe meal

    Tavus (Rahimetullah)’dan şöyle dediği rivayet edilmiştir; İbn-i Abbas r.a.’den işittim. Buyurdular ki; “Gerçekten biz (itina ile) hadisi hıfzederdik. Hadis de, Resulullah s.a.v.’den hıfzedilir. (Hıfzedilmesine önem ve kıymet verilmelidir.) Fakat siz hırçın deveye de uysal deveye de binmeye başlayınca artık hadis almaya itimad etmek ve bellemek işi uzaklaştı.”

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ الْعَنْبَرِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَنْبَأَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ ابْنِ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ، يَقُولُ إِنَّمَا كُنَّا نَحْفَظُ الْحَدِيثَ وَالْحَدِيثُ يُحْفَظُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَأَمَّا إِذَا رَكِبْتُمُ الصَّعْبَ وَالذَّلُولَ فَهَيْهَاتَ ‏.‏

  8. Hadis no. 28

    ) Bu hadisi sadece Musannif (İbn-i Mace) rivayet etti

    Türkçe meal

    Şa'bi (Rahimetullah)’den; Karaza b. Kab (Radiyallahu anh)’ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir; Ömer r.a. bizi Kufe’ye gönderdi. (Bizi yolcu ederken).Teşyi edip (Medine dışındaki) Sirar denilen yere kadar beraberimizde yürüdü.Sonra, '‘Beraberinizde buraya kadar ne için yürüdüğümü bilirmisiniz?’' diye sordu.Biz; '‘Resulullah s.a.v.’in sohbetinde bulunduğumuz (sahabe olduğumuz) ve ensardan olduğumuz içindir,” dedik. Ömer r.a.; dedi. (Not:) Bu hadisi sadece Musannif (İbn-i Mace) rivayet etti

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ مُجَالِدٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ قَرَظَةَ بْنِ كَعْبٍ، قَالَ بَعَثَنَا عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ إِلَى الْكُوفَةِ وَشَيَّعَنَا فَمَشَى مَعَنَا إِلَى مَوْضِعٍ يُقَالُ لَهُ صِرَارٌ ‏.‏ فَقَالَ أَتَدْرُونَ لِمَ مَشَيْتُ مَعَكُمْ قَالَ قُلْنَا لِحَقِّ صُحْبَةِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَلِحَقِّ الأَنْصَارِ ‏.‏ قَالَ لَكِنِّي مَشَيْتُ مَعَكُمْ لِحَدِيثٍ أَرَدْتُ أَنْ أُحَدِّثَكُمْ بِهِ فَأَرَدْتُ أَنْ تَحْفَظُوهُ لِمَمْشَاىَ مَعَكُمْ إِنَّكُمْ تَقْدُمُونَ عَلَى قَوْمٍ لِلْقُرْآنِ فِي صُدُورِهِمْ هَزِيزٌ كَهَزِيزِ الْمِرْجَلِ فَإِذَا رَأَوْكُمْ مَدُّوا إِلَيْكُمْ أَعْنَاقَهُمْ وَقَالُوا أَصْحَابُ مُحَمَّدٍ ‏.‏ فَأَقِلُّوا الرِّوَايَةَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ثُمَّ أَنَا شَرِيكُكُمْ ‏.‏

  9. Hadis no. 29

    Bu zat Ebu Said-i Hudri künyesi ile meşhurdur

    Türkçe meal

    Es-Saib b. Yezid r.a.’den ; demiştirki; Ben Saad b. Malik “Bu zat Ebu Said-i Hudri künyesi ile meşhurdur.” r.a. ile Medine'den Mekkeye kadar yolda arkadaşlık ettim. Bir tek hadis rivayet ettiğini işitmedim

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنِ السَّائِبِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ صَحِبْتُ سَعْدَ بْنَ مَالِكٍ مِنَ الْمَدِينَةِ إِلَى مَكَّةَ فَمَا سَمِعْتُهُ يُحَدِّثُ عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِحَدِيثٍ وَاحِدٍ ‏.‏

  10. Hadis no. 30

    Kim bilerek benim üzerimde yalan uydurursa cehennemdeki yerine hazırlansın

    Türkçe meal

    Abdullah İbni Mes'ud r.a.'den, şöyle dediği rivayet edilmiştir; Resulullah s.a.v. buyurdular ki; “Kim bilerek benim üzerimde yalan uydurursa cehennemdeki yerine hazırlansın.”

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَسُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَامِرِ بْنِ زُرَارَةَ، وَإِسْمَاعِيلُ بْنُ مُوسَى، قَالُوا حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ كَذَبَ عَلَىَّ مُتَعَمِّدًا فَلْيَتَبَوَّأْ مَقْعَدَهُ مِنَ النَّارِ ‏"‏ ‏.‏

  11. Hadis no. 31

    Benim ağzımdan (kasten) yalan uydurmayınız

    Türkçe meal

    Ali r.a.’den şöyle dediği mervidir; Resulullah s.a.v. buyurdular ki; “Benim ağzımdan (kasten) yalan uydurmayınız. Çünkü benim namıma (bilerek) yalan uydurmak muhakkak (uyduranı, bilerek rivayet edeni, buna rıza göstereni ve herhangi bir ilişkisi olanı) cehenneme sokar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَامِرِ بْنِ زُرَارَةَ، وَإِسْمَاعِيلُ بْنُ مُوسَى، قَالاَ حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ رِبْعِيِّ بْنِ حِرَاشٍ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لاَ تَكْذِبُوا عَلَىَّ فَإِنَّ الْكَذِبَ عَلَىَّ يُولِجُ النَّارَ ‏"‏ ‏.‏

  12. Hadis no. 32

    Enes b. Malik r.a.’den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem); “Kim benim adıma…

    Türkçe meal

    Enes b. Malik r.a.’den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem); “Kim benim adıma –Ravi diyor ki; Zannımca “bilerek” kaydını kullandı.- yalan uydurursa cehennemdeki yerine yerleşsin buyurdu, demiştir”

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ الْمِصْرِيُّ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ كَذَبَ عَلَىَّ - حَسِبْتُهُ قَالَ مُتَعَمِّدًا - فَلْيَتَبَوَّأْ مَقْعَدَهُ مِنَ النَّارِ ‏"‏ ‏.‏

  13. Hadis no. 33

    Kim kasden benim üzerimde yalan söylerse cehennemdeki yerine hazır olsun

    Türkçe meal

    Cabir b. Abdullah r.a.'den rivayet edildiğine göre; Resulullah s.a.v.’in şöyle buyurduğunu söylemiştir; “Kim kasden benim üzerimde yalan söylerse cehennemdeki yerine hazır olsun.”

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ كَذَبَ عَلَىَّ مُتَعَمِّدًا فَلْيَتَبَوَّأْ مَقْعَدَهُ مِنَ النَّارِ ‏"‏ ‏.‏

  14. Hadis no. 34

    Benim söylemediğim bir şeyi kim bana bile bile isnad ederse cehennemdeki yerine hazırlansın

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.'den şöyle demiştir; Resulullah s.a.v. buyrdular ki; “Benim söylemediğim bir şeyi kim bana bile bile isnad ederse cehennemdeki yerine hazırlansın.”

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ تَقَوَّلَ عَلَىَّ مَا لَمْ أَقُلْ فَلْيَتَبَوَّأْ مَقْعَدَهُ مِنَ النَّارِ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 35

    Benden çok hadis rivayet etmekten kaçının. Her kim benim üzerimde (benim ağzımdan) bir şey söylemek isterse…

    Türkçe meal

    Ebu Katade r.a.'den; şöyle demiştir; Resulullah s.a.v. bu minber üzerinde iken şöyle buyurduğunu (bizzat) işittim; “Benden çok hadis rivayet etmekten kaçının. Her kim benim üzerimde (benim ağzımdan) bir şey söylemek isterse hak veya doğru (şek ravidendir) söylesin. Kim benim söylemediğim bir sözü kasten uydurup bana isnad ederse cehennemdeki yerine yerleşsin.”

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَعْلَى التَّيْمِيُّ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ مَعْبَدِ بْنِ كَعْبٍ، عَنْ أَبِي قَتَادَةَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ عَلَى هَذَا الْمِنْبَرِ ‏ "‏ إِيَّاكُمْ وَكَثْرَةَ الْحَدِيثِ عَنِّي فَمَنْ قَالَ عَلَىَّ فَلْيَقُلْ حَقًّا أَوْ صِدْقًا وَمَنْ تَقَوَّلَ عَلَىَّ مَا لَمْ أَقُلْ فَلْيَتَبَوَّأْ مَقْعَدَهُ مِنَ النَّارِ ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 36

    Kim benim ağzımdan kasten yalan söylerse cehennemdeki oturağını hazırlasın!

    Türkçe meal

    Abdullah İbni Zübeyr r.a.'den şöyle dediği rivayet edilmiştir; Ben Zübeyr b. El-Avvam r.a.'a dedim ki; (Abdullah) İbni Mes'ud r.a., falan ve filan sahibinin hadis rivayet ettiklerini işittiğim gibi neden senin Nebi s.a.v.‘in hadislerinden bir şey haber verdiğini işitmiyorum. Zübeyr r.a. şöyle cevap verdi; ''İyi bilki ben Müslüman olduğum andan beri Resulullah s.a.v.’in yanından hiç ayrılmadım (Yani benim bu tutumum, uzun zamandan beri sahabilik şerefine mazhar olduğum halde onun yanında az bulunduğumdan ileri gelmiyor). Fakat ben Resulullah s.a.v.’ın; “Kim benim ağzımdan kasten yalan söylerse cehennemdeki oturağını hazırlasın!” buyurduğunu işittim. (Yani hadis riveyetinde bulunmama mani budur. Çünkü eksik veya fazla söyleme hatasına düşebilirim)

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ جَامِعِ بْنِ شَدَّادٍ أَبِي صَخْرَةَ، عَنْ عَامِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قُلْتُ لِلزُّبَيْرِ بْنِ الْعَوَّامِ مَا لِيَ لاَ أَسْمَعُكَ تُحَدِّثُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَمَا أَسْمَعُ ابْنَ مَسْعُودٍ وَفُلاَنًا وَفُلاَنًا قَالَ أَمَا إِنِّي لَمْ أُفَارِقْهُ مُنْذُ أَسْلَمْتُ وَلَكِنِّي سَمِعْتُ مِنْهُ كَلِمَةً يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ كَذَبَ عَلَىَّ مُتَعَمِّدًا فَلْيَتَبَوَّأْ مَقْعَدَهُ مِنَ النَّارِ ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 37

    Her kim ki taammüden üzerimde yalan uydurursa ateşten oturağına hazır olsun

    Türkçe meal

    Ebu Said r.a.'den; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)‘in şöyle dediği rivayet edilmiştir; “Her kim ki taammüden üzerimde yalan uydurursa ateşten oturağına hazır olsun.”

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ مُطَرِّفٍ، عَنْ عَطِيَّةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ كَذَبَ عَلَىَّ مُتَعَمِّدًا فَلْيَتَبَوَّأْ مَقْعَدَهُ مِنَ النَّارِ ‏"‏ ‏.‏

  18. Hadis no. 38

    Her kim, yalan olduğunu sandığı bir hadisi benim hadisim olmak üzere rivayet ederse iki yalancıdan birisi de…

    Türkçe meal

    Ali r.a.'den ; Resulullah s.a.v.’in şöyle dediği rivayet edilmiştir; “Her kim, yalan olduğunu sandığı bir hadisi benim hadisim olmak üzere rivayet ederse iki yalancıdan birisi de odur.”

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ هَاشِمٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ عَلِيٍّ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ مَنْ حَدَّثَ عَنِّي حَدِيثًا وَهُوَ يُرَى أَنَّهُ كَذِبٌ فَهُوَ أَحَدُ الْكَاذِبَيْنِ ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 39

    Kim yalan olduğunu bilerek veya zan ederek bir hadisi benden rivayet ederse iki yalancıdan birisi de odur

    Türkçe meal

    Semure b. Cündüp r.a.'den rivayet edildiğine göre; Resulullah s.a.v. buyurdular ki: “Kim yalan olduğunu bilerek veya zan ederek bir hadisi benden rivayet ederse iki yalancıdan birisi de odur.”

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ سَمُرَةَ بْنِ جُنْدُبٍ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ مَنْ حَدَّثَ عَنِّي حَدِيثًا وَهُوَ يَرَى أَنَّهُ كَذِبٌ فَهُوَ أَحَدُ الْكَاذِبَيْنِ ‏"‏ ‏.‏

  20. Hadis no. 40

    Kim bir hadisin uydurma olduğunu bildiği veya zan ettiği halde onu benden rivayette bulunursa iki yalancıdan…

    Türkçe meal

    Ali r.a.'den rivayet edildiğine göre, Nebi s.a.v. şöyle buyurdular; “Kim bir hadisin uydurma olduğunu bildiği veya zan ettiği halde onu benden rivayette bulunursa iki yalancıdan birisi de kendisidir.”

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ عَلِيٍّ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ مَنْ رَوَى عَنِّي حَدِيثًا وَهُوَ يَرَى أَنَّهُ كَذِبٌ فَهُوَ أَحَدُ الْكَاذِبَيْنِ ‏"‏ ‏.‏ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَنْبَأَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُوسَى الأَشْيَبُ، عَنْ شُعْبَةَ، مِثْلَ حَدِيثِ سَمُرَةَ بْنِ جُنْدُبٍ ‏.‏