İçeriğe geç

Sünen-i İbni MaceBölüm 5

Namazın Kılınışı ve Sünnetleri Kitabı

626 hadis · No. 803–1432

Sayfa 18 / 32Yazı boyutu
  1. Hadis no. 1145

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), sabah namazı için ezan okunduğu zaman, farza kalkmadan önce hafif…

    Türkçe meal

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in muhterem eşlerinden Hafsa bint-i Ömer (r.anha)'dan; şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), sabah namazı için ezan okunduğu zaman, farza kalkmadan önce hafif tuttuğu iki rek'at kılardı."

    Açıklaması: 1147’de

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ حَفْصَةَ بِنْتِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ إِذَا نُودِيَ لِصَلاَةِ الصُّبْحِ رَكَعَ رَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ قَبْلَ أَنْ يَقُومَ إِلَى الصَّلاَةِ ‏.‏

  2. Hadis no. 1146

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) abdest aldığı zaman iki rek'at kıldıktan sonra namaza çıkar (gider) di…

    Türkçe meal

    Aişe (r.a.anha)'dan; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) abdest aldığı zaman iki rek'at kıldıktan sonra namaza çıkar (gider) di." Not: İsnadın sahih ve ricalinin Buhari ile Müslim'in ricali olduğu Zevaid'de bildirilmiştir,

    Açıklaması: 1147’de

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا تَوَضَّأَ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ خَرَجَ إِلَى الصَّلاَةِ ‏.‏

  3. Hadis no. 1147

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ikamet edileceği zaman iki rek'at kılardı." Not: Zayıflığına ittifak…

    Türkçe meal

    Ali (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ikamet edileceği zaman iki rek'at kılardı." Not: Zayıflığına ittifak edilmiş olan el•Haris bin Abdillah el-A'ver bu isnadda bulunduğu için isnadın zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir.

    Açıklama

    İbn-i Ömer (r.a.)'in ilk hadisini Nesaide rivayet etmiştir. İkinci hadisin müelliften başka kim tarafından rivayet edildiğini bilemiyorum. ilk hadis, şafak yeri ağardığı zaman Nebi (s.a.v.)'in sabah sünnetini kıldığına delalet eder. İkinci hadis de bu sünneti hafif tuttuğuna delildir. Hadisteki: "Ezan sesi kulaklarında imiş gibi...'' tabiri, iki rek'ati hafif tuttuğundan kinayedir. Yani namaz çağrısı kulaklarında bulunan kişi, namaza yetişmek için kıldığı namazı hafif tuttuğu gibi, Resulullah (s.a.v.) bu iki rek'atı hafif tutardı. Hafsa (r.anha)'nın hadisini Ebu Davud hariç Kütüb-i Sitte sahipleri tarafından rivayet edilmiştir.

    Bu hadis de efendimizin sabah farzından önce kıldığı iki rek'atı hafif tuttuğuna ve farza yakın bir zamanda kıldığına delalet eder. Aişe ve Ali (r.anha)'nın hadislerinin zevaid türünden olduğu Sindi'den anlaşılıyor. Bunlar da bu babta rivayet edildiğine göre Nebi (s.a.v.)'in sabah farzı için mescide çıkmadan önce abdest aldıktan sonra iki rek'at kılıp ondan sonra Mescide gittiğine, keza bu iki rek'atı kamet edileceği zamana yakın kıldığına delalet eder. Mezkur iki rek'at hakkındaki, dört mezhep alimlerinin görüşleri bundan önceki babta anlatılmıştır. Mezkur iki rek'atın hafif tutmasının hikmetine gelince el-Menhel yazarı şöyle der: Kurtubi: Bunda acele edilmesinin hikmeti, sabah farzının ilk vakitte eda edilmesinin sağlanmasıdır, demiştir.

    Bazıları: Resulullah (s.a.v.) gece namazını hafif tuttuğu iki rek'atla başlattığı gibi gündüz namazınıda hafif bir namazla başlatmış, ta ki geceyi bol nafilelerle geçirsin ve farzia meşgul olmak için bundan başlasın, demişlerqir." Hadisler sabah sünnetinin hafif tutulmasının meşruluğuna delalet ederler. Cumhurun mezhebi de budur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا الْخَلِيلُ بْنُ عَمْرٍو أَبُو عَمْرٍو، حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْحَارِثِ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي الرَّكْعَتَيْنِ عِنْدَ الإِقَامَةِ ‏.‏

  4. Hadis no. 1148

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), sabah farzından önceki iki rek'atte (Fatihadan sonra): قل يا أيها…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), sabah farzından önceki iki rek'atte (Fatihadan sonra): قل يا أيها الكافرون ve; قل هو اللَّه أحد (Kafirun ve İhlas) urelerini okurdu.

    Diğer tahric: Müslim. Ebu Davud, Nesai, Beyhaki ve Tahavi. Açıklaması: 1150’de

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدِّمَشْقِيُّ، وَيَعْقُوبُ بْنُ حُمَيْدِ بْنِ كَاسِبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُعَاوِيَةَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ كَيْسَانَ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَرَأَ فِي الرَّكْعَتَيْنِ قَبْلَ الْفَجْرِ ‏{قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ‏}‏ وَ ‏{قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ‏}‏

  5. Hadis no. 1149

    Ben bir ay Nebi (Sallallahu Aleyhive Sellem)'e baktım. Sabah farzından önceki iki rek'atte (Fatihadan sonra)…

    Türkçe meal

    İbn-i Ömer (r.a.)'dan: şöyle demiştir: Ben bir ay Nebi (Sallallahu Aleyhive Sellem)'e baktım. Sabah farzından önceki iki rek'atte (Fatihadan sonra); قل يا أيها الكافرون، وقل هو اللَّه أحد surelerini (Kafirun ve İhlas) okurdu. Bu hadisi Nesai hariç Kütüb-i Sitte sahibleri’nin hepsi rivayet etmiştir.

    Açıklaması: 1150’de

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبَادَةَ الْوَاسِطِيَّانِ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ رَمَقْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ شَهْرًا فَكَانَ يَقْرَأُ فِي الرَّكْعَتَيْنِ قَبْلَ الْفَجْرِ ‏{قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ}‏ وَ ‏{قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ}‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 1150

    Bu iki sure ne güzeldir. Sabah farzından önceki iki rek'atte (Fatiha'dan sonra) okunur. (Bu sureler); قل هو…

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), sabah farzından Önce iki rek'at kılardı ve şöyle buyururdu : «Bu iki sure ne güzeldir. Sabah farzından önceki iki rek'atte (Fatiha'dan sonra) okunur. (Bu sureler); قل هو اللَّه أحد، ve قل يا أيها الكافرون (yani İhlas ve Kafirun sureleri)dir.» Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: İsnaddaki el•Cüreyri'yi. Buhari ve Müslim kendi sahihlerinde hüccet saymışlardır. Fakat ömrünün sonlarında hafızası karışmıştır. İsnadın diğer ravileri sikadır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، حَدَّثَنَا الْجُرَيْرِيُّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ قَبْلَ الْفَجْرِ وَكَانَ يَقُولُ ‏"‏ نِعْمَ السُّورَتَانِ هُمَا يُقْرَأُ بِهِمَا فِي رَكْعَتَىِ الْفَجْرِ ‏{قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ‏}‏ وَ ‏{قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ}‏ ‏.‏

  7. Hadis no. 1151

    Namaz için ikamet edileceği zaman (O) farzdan başka hiçbir namaz kılınmasın (veya kılınmaz.)

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Namaz için ikamet edileceği zaman (O) farzdan başka hiçbir namaz kılınmasın (veya kılınmaz.)»

    Diğer tahric: Buhari'den başka Kütüb-i Sitte sahipleri, Beyhaki, Darimi ve Tahavi bu hadisi rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا أَزْهَرُ بْنُ الْقَاسِمِ، ح وَحَدَّثَنَا بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ أَبُو بِشْرٍ، حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ، قَالاَ حَدَّثَنَا زَكَرِيَّا بْنُ إِسْحَاقَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ إِذَا أُقِيمَتِ الصَّلاَةُ، فَلاَ صَلاَةَ إِلاَّ الْمَكْتُوبَةُ ‏"‏ ‏.‏ حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَنْبَأَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِمِثْلِهِ ‏.‏

  8. Hadis no. 1152

    (Ey Filan)! Sen bu iki namazından hangisini namaz sayıyorsun?

    Türkçe meal

    Abdullah bin Sercis (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir gün) sabah farzını kılmakta iken: bir adamı sabah farzından önceki iki rekatı kılmakla meşgul olarak görmüş ve namazı kıldıktan sonra adam'a: «(Ey Filan)! Sen bu iki namazından hangisini namaz sayıyorsun?» buyurdu.

    Diğer tahric: Müslim, Nesai ve Tahavi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَرْجِسَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ رَأَى رَجُلاً يُصَلِّي الرَّكْعَتَيْنِ قَبْلَ صَلاَةِ الْغَدَاةِ وَهُوَ فِي الصَّلاَةِ فَلَمَّا صَلَّى قَالَ لَهُ: ‏ "‏ بِأَىِّ صَلاَتَيْكَ اعْتَدَدْتَ؟ ‏"‏ ‏.‏

  9. Hadis no. 1153

    Nerede ise sabah namazını dört (rek'at) kılacaksınız

    Türkçe meal

    Abdullah bin Malik bin Buheyne (el-Ezdi) (r.a.)'den; şöyle demiştir: Bir gün sabah namazı için ikamet edilmiş iken Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem sünnet'e durmuş olan bir adamın yanından geçti ve ona bir şey söyledi. Ne buyurduğunu bilemedim. Namaz'dan çıkınca biz bu adamın etrafında toplanarak Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem sana ne buyurdu diye sorduk. Adam şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana buyurdu ki: «Nerede ise sabah namazını dört (rek'at) kılacaksınız.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو مَرْوَانَ، مُحَمَّدُ بْنُ عُثْمَانَ الْعُثْمَانِيُّ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ حَفْصِ بْنِ عَاصِمٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَالِكِ ابْنِ بُحَيْنَةَ، قَالَ مَرَّ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِرَجُلٍ وَقَدْ أُقِيمَتْ صَلاَةُ الصُّبْحِ وَهُوَ يُصَلِّي فَكَلَّمَهُ بِشَىْءٍ لاَ أَدْرِي مَا هُوَ فَلَمَّا انْصَرَفَ أَحَطْنَا بِهِ نَقُولُ لَهُ مَاذَا قَالَ لَكَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ قَالَ لِي ‏ "‏ يُوشِكُ أَحَدُكُمْ أَنْ يُصَلِّيَ الْفَجْرَ أَرْبعًا ‏"‏ ‏.‏

  10. Hadis no. 1154

    Sabah namazını iki defa mı (kılıyorsun)?

    Türkçe meal

    Kays bin Amr (r.a.)'den: şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir gün) bir adamı sabah farzından sonra iki rek'at namaz kılarken görmüş ve Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: — «Sabah namazını iki defa mı (kılıyorsun)?» buyurmuş, adam da O'na : — Ben sabah namazından önceki iki rek'atı kılmamış idim de onu kıldım, cevabını vermiştir. Ravi demiştir ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (bu cevabtan sonra) susmuştur."

    Diğer tahric: Tirmizi. Ebu Davud, Darekutni, Hakim ve Beyhaki

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا سَعْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ قَيْسِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ رَأَى النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ رَجُلاً يُصَلِّي بَعْدَ صَلاَةِ الصُّبْحِ رَكْعَتَيْنِ فَقَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ أَصَلاَةَ الصُّبْحِ مَرَّتَيْنِ؟ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ لَهُ الرَّجُلُ إِنِّي لَمْ أَكُنْ صَلَّيْتُ الرَّكْعَتَيْنِ اللَّتَيْنِ قَبْلَهَا فَصَلَّيْتُهُمَا ‏.‏ قَالَ فَسَكَتَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏

  11. Hadis no. 1155

    ... Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den; Şöyle demiştir : (sallallahü aleyhi ve sellem), uykuda kalarak sabah…

    Türkçe meal

    “... Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den; Şöyle demiştir : (sallallahü aleyhi ve sellem), uykuda kalarak sabah sünnetini kaçırmış ve güneş doğduktan sonra bunları kaza etmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَيَعْقُوبُ بْنُ حُمَيْدِ بْنِ كَاسِبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُعَاوِيَةَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ كَيْسَانَ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَامَ عَنْ رَكْعَتَىِ الْفَجْرِ. فَقَضَاهُمَا بَعْدَ مَا طَلَعَتِ الشَّمْسُ ‏.‏

  12. Hadis no. 1156

    Babam (Ebü'l-Maharık), Aişe (r.anha)'ya haber göndererek: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in…

    Türkçe meal

    Kaabus (bin ebi'l-Maharık) (r.a.), babası Ebü'l-Mahank (r.a.)'den rivayetle şöyle demiştir: Babam (Ebü'l-Maharık), Aişe (r.anha)'ya haber göndererek: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (sünnetlerden) devamlı kılmaktan en çok hoşlandığı namaz'ın hangisi olduğunu sormuş ve Aişe (r.anha) şöyle cevap vermiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öğle farzından önce dört rek'at kılardı. Bundaki kıyamı (= Kıraati) uzun tutardı ve rüku' ile secdelerini güzel yapardı. Not: Zevaid'de bildirildiğine göre senedindeki Kaabus (r.a.)'ın sika veya zayıf olduğu hususunda ihtilaf vardır. İbn-i Hibban ve Nesai onu zayıf sayarken İbn-i Muin ve Ahmed, sika saymışlardır. Senedin kalan ricali sikadır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ قَابُوسَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ أَرْسَلَ أَبِي إِلَى عَائِشَةَ أَىُّ صَلاَةِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ أَحَبَّ إِلَيْهِ أَنْ يُوَاظِبَ عَلَيْهَا؟ قَالَتْ: كَانَ يُصَلِّي أَرْبَعًا قَبْلَ الظُّهْرِ. يُطِيلُ فِيهِنَّ الْقِيَامَ، وَيُحْسِنُ فِيهِنَّ الرُّكُوعَ وَالسُّجُودَ ‏.‏

  13. Hadis no. 1157

    Güneş, göğ'ün ortasından batıya kaydığı zaman şüphesiz sema'nın kapıları (o dört rek'at için) açılır

    Türkçe meal

    Ebu Eyyub (el-Ensari) (r.a.)'den: şöyle demiştir : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), öğle vakti girince öğle namazının farzından önce dört rek'at (namaz) kılardı, dört rek'at'ın arasında selam vermezdi. Ve şöyle buyurdu : «Güneş, göğ'ün ortasından batıya kaydığı zaman şüphesiz sema'nın kapıları (o dört rek'at için) açılır.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ عُبَيْدَةَ بْنِ مُعَتِّبٍ الضَّبِّيِّ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ سَهْمِ بْنِ مِنْجَابٍ، عَنْ قَزَعَةَ، عَنْ قَرْثَعٍ، عَنْ أَبِي أَيُّوبَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يُصَلِّي قَبْلَ الظُّهْرِ أَرْبَعًا إِذَا زَالَتِ الشَّمْسُ لاَ يَفْصِلُ بَيْنَهُنَّ بِتَسْلِيمٍ وَقَالَ ‏ "‏ إِنَّ أَبْوَابَ السَّمَاءِ تُفْتَحُ إِذَا زَالَتِ الشَّمْسُ ‏"‏ ‏.‏

  14. Hadis no. 1158

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öğle farzından önceki dört rek'at (sünnet)'i kaçırdığı zaman, öğle…

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öğle farzından önceki dört rek'at (sünnet)'i kaçırdığı zaman, öğle farzının sonundaki iki rek'atten sonra onu kılardı. Ebu Abdillah (Müellifimiz) demiştir ki: Bu hadisi Şu'be'den yalnız Kays rivayet etmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، وَزَيْدُ بْنُ أَخْزَمَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ مَعْمَرٍ، قَالُوا حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ دَاوُدَ الْكُوفِيُّ، حَدَّثَنَا قَيْسُ بْنُ الرَّبِيعِ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ خَالِدٍ الْحَذَّاءِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا فَاتَتْهُ الأَرْبَعُ قَبْلَ الظُّهْرِ صَلاَّهَا بَعْدَ الرَّكْعَتَيْنِ بَعْدَ الظُّهْرِ.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ لَمْ يُحَدِّثْ بِهِ إِلاَّ قَيْسٌ عَنْ شُعْبَةَ. ‏‏

  15. Hadis no. 1159

    Tahsildarın işi ile meşguliyetim dolayısı ile bu iki rek'atı öğle namazından sonra kılmadım, ikindiden sonra…

    Türkçe meal

    Abdullah bin el-Haris (r.a.)'den) ; şöyle demiştir: Muaviye (r.a.), (bir gün Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in muhterem eşi) Ümmü Seleme (r.anha)'ya (bir elçi) gönderdi. Ben elçi ile beraber gittim. Elçi Ümmü Seleme (r.anha)'ya sordu. Ümmü Seleme (r.anha) şöyle cevap verdi: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (zekat toplamak üzere) bir me'mur göndermiş idi. (Bir gün) öğle namazı için benim odamda abdest alıyordu. Onun yanında çok muhacir vardı. Onların haline çok ihtimam gösteriyordu. Bu esnada kapı çalındı. O da kapıya çıktı. Sonra öğle farzını kıldırdı ve tahsildarın getirdiği zekatı taksim etmeye oturdu. Ümmü Seleme (r.anha) demiştir ki: O, ikindi namazına kadar bu işle meşgul oldu. İkindi farzını kıldırdıktan sonra odama girdi ve iki rek'at (namaz) kıldı. Sonra buyurduki: «Tahsildarın işi ile meşguliyetim dolayısı ile bu iki rek'atı öğle namazından sonra kılmadım, ikindiden sonra kıldım.» Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: Bunun senedindeki ravi Yezid bin Ziyad'm sika olduğu hususunda ihtilaf vardır. Bu nedenle isnad hasen olur. Ancak bu ravi tedlis ederdi, bunu da an'ana ile rivayet etmiştir. Buhari, Müslim, Ebu Davud bu hadisi başka lafızlarla rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي زِيَادٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ، قَالَ أَرْسَلَ مُعَاوِيَةُ إِلَى أُمِّ سَلَمَةَ فَانْطَلَقْتُ مَعَ الرَّسُولِ فَسَأَلَ أُمَّ سَلَمَةَ فَقَالَتْ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بَيْنَمَا هُوَ يَتَوَضَّأُ فِي بَيْتِي لِلظُّهْرِ وَكَانَ قَدْ بَعَثَ سَاعِيًا وَكَثُرَ عِنْدَهُ الْمُهَاجِرُونَ وَكَانَ قَدْ أَهَمَّهُ شَأْنُهُمْ إِذْ ضُرِبَ الْبَابُ فَخَرَجَ إِلَيْهِ فَصَلَّى الظُّهْرَ ثُمَّ جَلَسَ يَقْسِمُ مَا جَاءَ بِهِ ‏.‏ قَالَتْ فَلَمْ يَزَلْ كَذَلِكَ حَتَّى الْعَصْرِ ‏.‏ ثُمَّ دَخَلَ مَنْزِلِي فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ قَالَ ‏ "‏ أَشْغَلَنِي أَمْرُ السَّاعِي أَنْ أُصَلِّيَهُمَا بَعْدَ الظُّهْرِ فَصَلَّيْتُهُمَا بَعْدَ الْعَصْرِ ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 1160

    Kim öğle farzından önce dört (rek'at) ve öğle farzından sonra dört (rek'at sünnet) kılarsa Allah onu cehennem…

    Türkçe meal

    (Mu'minlerin anası) Ümmü Habibe (r.anha)'dım rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), şöyle buyurdu demiştir : «Kim öğle farzından önce dört (rek'at) ve öğle farzından sonra dört (rek'at sünnet) kılarsa Allah onu cehennem ateşine haram eder.»

    Diğer tahric: Tirmizi, Ebu Davud, Nesai, Hakim ve Ahmed

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الشُّعَيْثِيُّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَنْبَسَةَ بْنِ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ أُمِّ حَبِيبَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ مَنْ صَلَّى قَبْلَ الظُّهْرِ أَرْبَعًا، وَبَعْدَهَا أَرْبَعًا، حَرَّمَهُ اللَّهُ عَلَى النَّارِ ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 1162

    Her iki ezan (yani her iki ezan ile ikamet) arasında bir namaz vardır

    Türkçe meal

    Abdullah bin Muğaffel (el-Müzeni) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Her iki ezan (yani her iki ezan ile ikamet) arasında bir namaz vardır.» Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu üç defa buyurdu. Üçüncü defasında: «Dileyen kimse için» buyurdu."

    Diğer tahric: Buhari, Müslim, Nesai, Ebu Davud, Tirmizi ve Beyhaki. Açıklaması: 1163’te

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، وَوَكِيعٌ، عَنْ كَهْمَسٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بُرَيْدَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُغَفَّلٍ، قَالَ قَالَ نَبِيُّ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ بَيْنَ كُلِّ أَذَانَيْنِ صَلاَةٌ ‏"‏ ‏.‏ قَالَهَا ثَلاَثًا قَالَ فِي الثَّالِثَةِ ‏"‏ لِمَنْ شَاءَ ‏"‏ ‏.‏

  18. Hadis no. 1163

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayatta iken (akşam farzı için) müezzin gerçekten ezan okurdu. (Ama)…

    Türkçe meal

    Enes bin Malik (r.a.)'den. şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayatta iken (akşam farzı için) müezzin gerçekten ezan okurdu. (Ama) kalkıp akşam farzından önceki iki rek'at (nafileyi) kılanların çokluğu nedeni ile okunanın ikamet olduğu sanılırdı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ عَلِيَّ بْنَ زَيْدِ بْنِ جُدْعَانَ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ إِنْ كَانَ الْمُؤَذِّنُ لَيُؤَذِّنُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَيُرَى أَنَّهَا الإِقَامَةُ مِنْ كَثْرَةِ مَنْ يَقُومُ فَيُصَلِّي الرَّكْعَتَيْنِ قَبْلَ الْمَغْرِبِ ‏.‏

  19. Hadis no. 1164

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), akşam namazını(n farzını mescidde) kılardı sonra odama dönüp iki. rek'at…

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), akşam namazını(n farzını mescidde) kılardı sonra odama dönüp iki. rek'at (sünneti) kılardı. Bu Hadis’i Müslim uzun bir metin halinde rivayet etmiştir.

    Açıklaması: 1165’te

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدَّوْرَقِيُّ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ خَالِدٍ الْحَذَّاءِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي الْمَغْرِبَ، ثُمَّ يَرْجِعُ إِلَى بَيْتِي فَيُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ ‏.‏

  20. Hadis no. 1165

    Bu iki rek'at (sünnet)'i evlerinizde kılınız

    Türkçe meal

    Rafi' bin Hadic r.a.'den şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Beni Abdi'l-Eşhel kabilesinde bizim yanımıza teşrif etmişti. Mescidimizde bize akşam namazını kıldırdı. Sonra: «Bu iki rek'at (sünnet)'i evlerinizde kılınız.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: 'Bunun senedi zayıftır. çünkü İsmail bin Ayyaş'ın Şamlılardan olan rivayeti zayıftır. Ravi Abdülvahhab ise kezzabtır.' Sindi de: İsmail bin Ayyaş'ın Şamlılardan değil, Şamlı olmayanlardan olan rivayetinin zayıflığı doğru olanıdır, demiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ بْنُ الضَّحَّاكِ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ عُمَرَ بْنِ قَتَادَةَ، عَنْ مَحْمُودِ بْنِ لَبِيدٍ، عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ، قَالَ أَتَانَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي بَنِي عَبْدِ الأَشْهَلِ فَصَلَّى بِنَا الْمَغْرِبَ فِي مَسْجِدِنَا ثُمَّ قَالَ ‏ "‏ ارْكَعُوا هَاتَيْنِ الرَّكْعَتَيْنِ فِي بُيُوتِكُمْ ‏"‏ ‏.‏