İçeriğe geç

Sünen-i İbni MaceBölüm 5

Namazın Kılınışı ve Sünnetleri Kitabı

626 hadis · No. 803–1432

Sayfa 20 / 32Yazı boyutu
  1. Hadis no. 1186

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), gecenin her vaktinde, gecenin evvelinde ve ortasında vitir namazını…

    Türkçe meal

    Ali (bin Ebi Talib) (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), gecenin her vaktinde, gecenin evvelinde ve ortasında vitir namazını kılmıştır. Vitri seher vaktine doğru sona ermiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ ضَمْرَةَ، عَنْ عَلِيٍّ قَالَ: مِنْ كُلِّ اللَّيْلِ قَدْ أَوْتَرَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم. مِنْ أَوَّلِهِ وَأَوْسَطِهِ، وَانْتَهَى وِتْرُهُ إِلَى السَّحَرِ ‏.‏

  2. Hadis no. 1187

    Gece uyanamıyacağından korkanlarınız, gece'nin evvelinde vitir namazını kılsın, sonra uyusun. Gece sonunda…

    Türkçe meal

    Cabir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Gece uyanamıyacağından korkanlarınız, gece'nin evvelinde vitir namazını kılsın, sonra uyusun. Gece sonunda uyanacağını umanlarınız vitir namazını gece'nin sonunda kılsın. Çünkü gece sonundaki Kur'an okumada melekler hazır olur. Gece sonunda Kur'an okumak efdaldır.»

    Diğer tahric: Müslim, Tirmizi ve Ahmed

    Açıklama

    Bu hadis, Nebi (s.a.v.)'in gecenin muhtelif zamanlarında vitir namazını kıldığına ve ömrünün sonlarında vitir namazını gecenin sonuna bıraktığına delalet eder. Ömrünün sonunda vitir namazını gecenin sonuna bıraktığı için efdal olanı budur. Bu hadis, gecenin tümünün vitir namazı için vakit olduğuna delalet eder. Lakin cumhur'a göre vitir namazı vaktinin başlangıcı yatsı namazından sonradır. Yani yatsı farzı kılınmadıkça vitir namazı vakti girmiş olmaz. Ebu Hanife'ye göre yatsı vakti olunca vitir namazı vakti olmuş olur. Lakin bile bile vitir namazı yatsı namazından önce kılınamaz. Ali (r.a.)'in hadisi, Aişe (r.anha)'nın hadisine benziyor.

    Müelliften başka kim tarafından rivayet edildiğini bilemedim. Zevaid türünden olması muhtemeldir. Cabir (r.a.)'in hadisini Müslim, Tirmizi ve Ahmed de rivayet etmişlerdir. Tirmizi'nin rivayetinde hadisin son kısmı şöyledir; ''Çünkü gecenin sonunda Kur'an okuma mahduredir. (= Yani rahmet melekleri hazır bulunup dinlerler). Gece sonundaki kıraet efdaldir ... Müslim'in rivayetinde son cümle şöyledir: ''Çünkü gece sonundaki namaz meşhudedir. (= Yani kılınırken rahmet melekleri hazır bulunup şehadet ederler.) Bu vakitteki namaz efdaldır ... Bu hadis, gecenin sonunda uyanamamaktan korkan kimsenin gece uyumadan önce vitir namazını kılmasını ve gece sonunda uyanacağını ümid edenin vitrini o vakte bırakmasını hükme bağlar.

    Nevevi, bu hadisin altında şöyle der: 'Gece sonunda uyanacağına güvenen kimsenin vitrini bu vakte tehir etmesinin ve buna güvenemeyenin uyumadan önce kılmasının efdal olduğuna açık delildir. Doğrusu budur. Mutlak olan hadisler buna göre yorumlanma!ıdır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي غَنِيَّةَ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ مَنْ خَافَ مِنْكُمْ أَنْ لاَ يَسْتَيْقِظَ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ، فَلْيُوتِرْ مِنْ أَوَّلِ اللَّيْلِ ثُمَّ لْيَرْقُدْ. وَمَنْ طَمِعَ مِنْكُمْ أَنْ يَسْتَيْقِظَ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ، فَلْيُوتِرْ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ. فَإِنَّ قِرَاءَةَ آخِرِ اللَّيْلِ مَحْضُورَةٌ. وَذَلِكَ أَفْضَلُ ‏"‏ ‏.‏

  3. Hadis no. 1188

    Her kim vitir namazını kılmadan (fecir doğuncaya kadar) uyuyakalırsa veya unutursa, sabahladığı zaman veya…

    Türkçe meal

    Ebu Said-i Hurin (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şiiyle buyurdu, demiştir: «Her kim vitir namazını kılmadan (fecir doğuncaya kadar) uyuyakalırsa veya unutursa, sabahladığı zaman veya hatırına geldiği zaman kılsın.»

    Diğer tahric: Tirmizi, Ebu Davud ve Hakim

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو مُصْعَبٍ، أَحْمَدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ الْمَدِينِيُّ وَسُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ نَامَ عَنِ الْوِتْرِ أَوْ نَسِيَهُ، فَلْيُصَلِّ إِذَا أَصْبَحَ، أَوْ ذَكَرَهُ ‏"‏ ‏.‏

  4. Hadis no. 1189

    Henüz sabahlamamışken (= fecir doğmamışken) vitir namazım kılınız

    Türkçe meal

    Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Henüz sabahlamamışken (= fecir doğmamışken) vitir namazım kılınız.»

    Diğer tahric: Müslim, Tirmizi ve Nesai

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، وَأَحْمَدُ بْنُ الأَزْهَرِ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَنْبَأَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ أَوْتِرُوا قَبْلَ أَنْ تُصْبِحُوا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى فِي هَذَا الْحَدِيثَ دَلِيلٌ عَلَى أَنَّ حَدِيثَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ وَاهٍ ‏.‏

  5. Hadis no. 1190

    Vitir (namazı ilahi) bir haktır. Artık dileyen beş rek'at vitir kılsın, dileyen üç rek'at vitir kılsın…

    Türkçe meal

    Ebu Eyyub el-Ensari (r.a.)'den rivayet edildiğine göre. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şÖyle buyurdu, demiştir : «Vitir (namazı ilahi) bir haktır. Artık dileyen beş rek'at vitir kılsın, dileyen üç rek'at vitir kılsın, dileyen bir rek'at vitir kılsın.»

    Diğer tahric: Ebu Davud, Nesai, Tahavi, Darekutni, Beyhaki ve El-Hakim

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا الْفِرْيَابِيُّ، عَنِ الأَوْزَاعِيِّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَزِيدَ اللَّيْثِيِّ، عَنْ أَبِي أَيُّوبَ الأَنْصَارِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ الْوِتْرُ حَقٌّ. فَمَنْ شَاءَ فَلْيُوتِرْ بِخَمْسٍ. وَمَنْ شَاءَ فَلْيُوتِرْ بِثَلاَثٍ. وَمَنْ شَاءَ فَلْيُوتِرْ بِوَاحِدَةٍ ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 1191

    — Ben Aişe (r.anha)'ya: Ey Mu'minlerin anası! Bana Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in vitir…

    Türkçe meal

    Said bin Hişam (bin amir el-Ensari) (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: — Ben Aişe (r.anha)'ya: Ey Mu'minlerin anası! Bana Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in vitir namazını(n nasıl olduğunu, vaktini ve rek'at sayısını) anlatıver, diye dilekte bulundum. Dedi ki: Biz Onun için misvakını ve abdest suyunu hazırlardık. Geceleyin Allah dilediği zaman Onu uykudan kaldırırdı. (Uykudan uyanınca) misvak kullanır, abdest alır ve dokuz rek'atı (üst üste ve aralarında selam vermeden) kılardı. Sekizinci rek'ate kadar teşehhüde oturmazdı. Sekizinci rek'atten sonra (teşehhüde) oturup, Rabbine dua ederdi. Allah'ı zikreder, hamdeder ve Ona dua ederdi. Sonra selam vermeden ayağa kalkarak, ayakta dururdu. Dokuzuncu rek'atı kıldıktan sonra oturup Allah'ı anar, Ona hamdeder, Rabbine dua eder ve Peygamber'ine salavat getirirdi. Sonra bize duyuracak şekilde selam verirdi. Selam'dan sonra iki rek'atı oturarak kılardı. İşte hepsi on bir rek'attir. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yaşlanıp etlenince yedi rek'at vitir kılardı. Ve bundan selam verdikten sonra iki rek'atı (oturarak) kılardı."

    Diğer tahric: Müslim, Ebu Davud, Nesai, Ahmed ve Tahav

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ زُرَارَةَ بْنِ أَوْفَى، عَنْ سَعْدِ بْنِ هِشَامٍ، قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ قُلْتُ يَا أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ أَفْتِنِي عَنْ وِتْرِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏ قَالَتْ كُنَّا نُعِدُّ لَهُ سِوَاكَهُ وَطَهُورَهُ فَيَبْعَثُهُ اللَّهُ فِيمَا شَاءَ أَنْ يَبْعَثَهُ مِنَ اللَّيْلِ فَيَتَسَوَّكُ وَيَتَوَضَّأُ ثُمَّ يُصَلِّي تِسْعَ رَكَعَاتٍ لاَ يَجْلِسُ فِيهَا إِلاَّ عِنْدَ الثَّامِنَةِ فَيَدْعُو رَبَّهُ فَيَذْكُرُ اللَّهَ وَيَحْمَدُهُ وَيَدْعُوهُ ثُمَّ يَنْهَضُ وَلاَ يُسَلِّمُ ثُمَّ يَقُومُ فَيُصَلِّي التَّاسِعَةَ ثُمَّ يَقْعُدُ فَيَذْكُرُ اللَّهَ وَيَحْمَدُهُ وَيَدْعُو رَبَّهُ وَيُصَلِّي عَلَى نَبِيِّهِ ثُمَّ يُسَلِّمُ تَسْلِيمًا يُسْمِعُنَا ثُمَّ يُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ بَعْدَ مَا يُسَلِّمُ وَهُوَ قَاعِدٌ فَتِلْكَ إِحْدَى عَشْرَةَ رَكْعَةً فَلَمَّا أَسَنَّ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَأَخَذَ اللَّحْمُ أَوْتَرَ بِسَبْعٍ وَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ بَعْدَ مَا سَلَّمَ ‏.‏

  7. Hadis no. 1192

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), yedi veya beş (rek'at) olarak vitir kılardı. Bu rek'atler arasında…

    Türkçe meal

    Ümmü Seleme (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), yedi veya beş (rek'at) olarak vitir kılardı. Bu rek'atler arasında ne selam ne de konuşmakla ara verirdi.

    Diğer tahric: Nesai ve Ahmed

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا حُمَيْدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ زُهَيْرٍ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ مِقْسَمٍ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُوتِرُ بِسَبْعٍ أَوْ بِخَمْسٍ لاَ يَفْصِلُ بَيْنَهُنَّ بِتَسْلِيمٍ وَلاَ كَلاَمٍ ‏.‏

  8. Hadis no. 1193

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yolculukta (dört rek'atlı farzları) iki rek'ut olarak kılardı. Bu…

    Türkçe meal

    Salim babası (Abdullah bin Ömer) (r.a.)'dan; şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yolculukta (dört rek'atlı farzları) iki rek'ut olarak kılardı. Bu iki rek'ate bir şey ilave etmezdi. Geceleyin teheccüd namazını kılardı. (Salim diyor ki) ben (babama) dedim ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (yolculukta vitir namazını da kılıyor (muy) du? Babam: Evet, dedi. Not: İsnadında Cabir el-Cu'fi'nin bulunduğu ve kezzabın biri olduğu Zevaid'de bildirilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَنْبَأَنَا شُعْبَةُ، عَنْ جَابِرٍ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ: كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي فِي السَّفَرِ رَكْعَتَيْنِ. لاَ يَزِيدُ عَلَيْهِمَا. وَكَانَ يَتَهَجَّدُ مِنَ اللَّيْلِ ‏.‏ قُلْتُ وَكَانَ يُوتِرُ؟ قَالَ: نَعَمْ ‏.‏

  9. Hadis no. 1194

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (dört rek'atlı farzları) yolculuk halinde iki rek'at olarak meşru…

    Türkçe meal

    (Abdullah) bin Abbas ve (Abdullah) bin Ömer (r.anhuma)'dan: şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (dört rek'atlı farzları) yolculuk halinde iki rek'at olarak meşru kılmıştır. İki rek'at, tamdır, kısaltılmış değildir. Yolculukta vitir namazını kılmak sünnettir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنْ جَابِرٍ، عَنْ عَامِرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، وَابْنِ، عُمَرَ قَالاَ سَنَّ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ صَلاَةَ السَّفَرِ رَكْعَتَيْنِ وَهُمَا تَمَامٌ غَيْرُ قَصْرٍ وَالْوِتْرُ فِي السَّفَرِ سُنَّةٌ ‏.‏

  10. Hadis no. 1195

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), vitir'den sonra hafif tuttuğu iki rek'at (nafileyi) oturarak kılardı…

    Türkçe meal

    Ümmü Seleme (r.anha)'dan\ şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), vitir'den sonra hafif tuttuğu iki rek'at (nafileyi) oturarak kılardı." Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: Bunun isnadı aleyhinde konuşulmuştur. çünkü seneddeki ravilerden Meymun bin Musa hakkında Ahmed: Ben bunun rivayetinde bir beis görmüyorum, demiş, Ebu Hatim: O çok doğru sözlüdür, demiş. Ebu Davud: Bunun rivayetinde beis yoktur, demiştir. Bazıları ise onu gevşek görmüştür. İbn-i Hibban onu hem sikalar arasında hem de zayıflar arasında zikretmiş ve: Yalnız rivayet ettiğinde onun hadisleri hüccet olmaz, hadisleri münkerdir, demiştir.

    Açıklaması: 1196’da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ مَسْعَدَةَ، حَدَّثَنَا مَيْمُونُ بْنُ مُوسَى الْمَرَئِيُّ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أُمِّهِ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يُصَلِّي بَعْدَ الْوِتْرِ رَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ، وَهُوَ جَالِسٌ ‏.‏

  11. Hadis no. 1196

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), vitrin tek rek'atını kılardı. Sonra İki rek'atı kılardı. Bu iki…

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), vitrin tek rek'atını kılardı. Sonra İki rek'atı kılardı. Bu iki rek'atın kıraatini oturarak ederdi. Kıraatten sonra rüku' etmek istediği zaman ayağa kalkar, sonra rüku'a varırdı. Not: Bunun isnadının sahih ve ricalinin sika oldukları Zevaid'de bildirilmiştir.

    Açıklama

    Bu babtaki iki hadisin Zevaid türünden olduğu Zevaid'de bildirilmiştir. Ancak ikinci hadisin benzeri Müslim, Ebu Davud ve, Nesai'de mevcuttur. Müslim'in rivayeti şöyledir: Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir : "Resulullah (s.a.v.) (gece) orıüç rck'at namaz kılardı (önce) sekiz rek'at kılardı. Sonra (tek rek'at) vitir kılardı. Sonra iki rek'atı oturarak kılardı. Bunda rüku etmek istediği zaman, ayağa kalktıktan sonra rüku ederdi. Sonra sabah namazının ezanı ile kameti arasında iki rek'at kılardı." EI-Menhel yazarı 'Gece namazı' babında rivayet olunan bu hadis bahsinde şöyle der: "Nebi (s.a.v.) vitir namazından sonra namaz kılmanın caizliğini beyan etmek için vitir'den sonra söz konusu iki rek'atı kılmıştır.

    Bundan anlaşılıyor ki, Buhari ve Müslim'in merfu' olarak rivayet ettikleri Nebi (s.a.v.)'in: ''Gece namazınızın sonuncusunu vitir eyleyiniz.'' emri mendupluk içindir. Nebi (s.a.v.) Söz konusu iki rek'atı devamlı kılmamıştır. Aişe (r.anha) ve başkalarından rivayet olunan sahih hadislerle Nebi (s.a.v.)'in gece namazının sonuncusunun vitir olduğu sabittir. Bu hadisler ve bu emir muvacehesinde Nebi (s.a.v.)'in söz konıısu iki rek'atı devamlı kılması uzak bir ihtimaldir. Kadı İyaz, Mezkur hadisleri tutarak, söz konusu iki rek'atle ilgili rivayeti kabul etmemiş ise de onun tutumu sıhhatlı bir hareket değildir.

    Çünkü hadisler sahih olduğunda aralarını bulmak mümkün ise tek yol, aralarını bulmaktır. Bu husustaki hadislerin arasını bulmanın mümkün olduğu yukardaki yorumla açıklanmıştır. İkinci hadisten anlaşıldığına göre Nebi (s.a.v.) vitirden sonraki iki rek'atı oturarak başlardı. Kıraatı bitirip rüku' etmek istediği zaman ayağa kalkarak doğrulduktan sonra rüku'a giderdi. İmam Evzai ve bir rivayete göre Ahmed, bu hadislerin zahirini tutarak Vitirden hemen sonra iki rek'at namaz kılmak mübahtır, demişlerdir. Malik ve başkaları vitirden hemen sonra nafile kılmayı mekruh saymışlardır. Bu konudaki hadislere karşı şöyle müdafaa yapmışlardır: Bu hadislerin hükmü Nebi (s.a.v.)'e mahsustur.

    Çünkü ümmetine, gece namazının sonuncusunun Vitir olmasını emretmiştir. Nebi (s.a.v.)'in fiili sümmetine mahsus sözüne muarız sayılamaz

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ عَبْدِ الْوَاحِدِ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، قَالَ حَدَّثَتْنِي عَائِشَةُ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُوتِرُ بِوَاحِدَةٍ. ثُمَّ يَرْكَعُ رَكْعَتَيْنِ يَقْرَأُ فِيهِمَا وَهُوَ جَالِسٌ. فَإِذَا أَرَادَ أَنْ يَرْكَعَ، قَامَ فَرَكَعَ ‏.‏

  12. Hadis no. 1197

    Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i gecenin sonunda ancak yanımda yatmış olarak bulurdum. (Veya —Ona—…

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i gecenin sonunda ancak yanımda yatmış olarak bulurdum. (Veya —Ona— rastlardım.) Ravi, Veki dediki: Yani vitr’den sonra

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ مِسْعَرٍ، وَسُفْيَانَ، عَنْ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ مَا كُنْتُ أُلْفِي - أَوْ أَلْقَى - النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ إِلاَّ وَهُوَ نَائِمٌ عِنْدِي ‏.‏ قَالَ وَكِيعٌ تَعْنِي بَعْدَ الْوِتْرِ ‏.‏

  13. Hadis no. 1198

    Nebi (s.a.v.)'in sabah sünnetini evinde kıldığı

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah sünnetini kıldığı zaman sağ yanı üstünde yatardı. Bu Hadis'i: Buhari, Müslim ve Tirmizi benzer lafızlarla rivayet etmişlerdir. Tirmizi'nin rivayetinde "Nebi (s.a.v.)'in sabah sünnetini evinde kıldığı" kaydı da mevcuttur.

    Açıklaması: 1199’da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا صَلَّى رَكْعَتَىِ الْفَجْرِ اضْطَجَعَ عَلَى شِقِّهِ الأَيْمَنِ ‏.‏

  14. Hadis no. 1199

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah sünnetini kıldığı zaman (sağ) yanı üstünde yatardı. Bu…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a.)den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah sünnetini kıldığı zaman (sağ) yanı üstünde yatardı. Bu Hadis'i: Ebu Davud, Tirmizi, Ahmed ve Beyhaki de benzer lafızlarla rivayet etmişlerdir

    Açıklama

    Tirmizi ve Ebu Davud'un rivayetleri kavli hadis mahiyetinde olup meali şöyledir: 'Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "Sizden birisi sabah sünnetini kıldığı zaman sağ yanı üzerinde yatsın.... '' İbn-i Hazm, mealini hadisteki emri, vaciblik için yorumlamakla sabah sünnetinden sonraki yatışın vacip olduğunu söylemiştir. Cumhur, bu emri müstahablık için yorumlamıştır. Cumhur'un delili de Buhari, Müslim, Ebu Davud ve başkalarının rivayet ettiği Aişe (r.anha)'nın şu mealdeki hadisidir: "Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah sünnetini kıldığı zaman eğer ben uykuda isem sağ yanı üzerinde yatardı.

    Şayet ben uyanık isem benimle konuşurdu." Bu hadisin zahirine göre Aişe (r.anha) uyanık olduğu zaman Nebi (s.a.v.) yatmazdı. Şu halde yatmak vacib değildir. EI-Menhel yazarı, sabah sünnetinden sonra yatmak hakkında alimlerin ihtilaf ettiklerini söyleyerek, bu husustaki görüşleri şöyle nakleder: 1- Sabah sünnetinden sonra sağ yanı üzerinde yatmak sünnettir. Ebu Musa El-Eş'ari, Rafi' bin Hadic, Enes, Ebu Hureyre ve başka sahabiler (r.anhum) ile İbn-i Sirin, Said bin El-Müseyyeb, Urve bin Zübeyr ve başka tabiinin kavli budur. Şafii ve Ahmed de böyle hükmetmişlerdir .. 2- Vacibtir. Bu kavlin sahibi İbn-i Hazm'dır. 3- Abdullah bin Mes'ud ve İbn-i Ömer (r.a.)'e göre bid'attır.

    Tabiilerden Esved bin Yezid, İbrahim Nehai ve Said bin Cübeyr'in bunu mekruh gördükleri rivayet olunmuştur. Malik ve Cumhur'un da bunu mekruh saydıklarını Kadı iyaz nakletmiştir. Bunlara göre Nebi (s.a.v.)'in yatışı, yorgunluk nedeniyledir. 4- Gece namazına kalkan kimsenin dinlenmesi için yatması müstahabtır. Gece namazına kalkmamış olan için meşru değildir. İbnü'l-Arabi bunu seçmiştir. 5- Sabah sünnetini evinde kılan kimse için evinde yatması müstahabtır. Mescidde bunu yapmak müstahab değildir. Selef alimlerinin bir kısmı bununla hükmetmiştir. İbn-i Ömer (r.a.)'in de böyle dediği rivayet olunmuştur.

    Nebi (s.a.v.)'in mescidde böyle yaptığına dair herhangi bir rivayetin olmaması, bu görüşü te'yid eder. Bunun içindir ki İbn-i Ömer (r.a.), mescidde böyle yapmayı yasaklıyarak: Bu, bid'attır demiştir. Eğer Nebi (s.a.v.) mescidde böyle yapsaydı İbn-i Ömer (r.a.) ve İbn-i Mes'ud (r.a.) gibi zatların bundan haberdar olmamaları akıldan uzaktır. Zaten bilindiği gibi Nebi (s.a.v.), sünnetleri evde kılardı. Bu yatış, sabah sünnetinden hemen sonra olduğu için evde yapılırdı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ هِشَامٍ، حَدَّثَنَا النَّضْرُ بْنُ شُمَيْلٍ، أَنْبَأَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنِي سُهَيْلُ بْنُ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا صَلَّى رَكْعَتَىِ الْفَجْرِ اضْطَجَعَ ‏.‏

  15. Hadis no. 1200

    (Mekke'ye yapılan bir yolculukta) ben (Abdullah) bin Ömer (r.a.)'ın beraberinde idim. (Gece sonuna doğru)…

    Türkçe meal

    Said bin Yesar (r.a.)'den; şöyle demiştir: (Mekke'ye yapılan bir yolculukta) ben (Abdullah) bin Ömer (r.a.)'ın beraberinde idim. (Gece sonuna doğru) geride kalarak vitrimi kıldım. Sonra (Ona yetişince) niçin geri kaldın? diye sordu. Ben: Vitir namazını kıldım, diye cevap verince kendisi; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), senin için bir güzel örnek değil mi? dedi. Ben: Evet (güzel örnektir.) dedim. Kendisi: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), devesi üstünde vitir kılardı, dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ عُمَرَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ يَسَارٍ، قَالَ كُنْتُ مَعَ ابْنِ عُمَرَ فَتَخَلَّفْتُ فَأَوْتَرْتُ فَقَالَ مَا خَلَفَكَ قُلْتُ أَوْتَرْتُ ‏.‏ فَقَالَ أَمَا لَكَ فِي رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ قُلْتُ بَلَى ‏.‏ قَالَ فَإِنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يُوتِرُ عَلَى بَعِيرِهِ ‏.‏

  16. Hadis no. 1201

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vitir namazını devesi üstünde kılardı. Not: İsnadındaki Abbad bin…

    Türkçe meal

    (Abdullah) bin Abbas (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vitir namazını devesi üstünde kılardı. Not: İsnadındaki Abbad bin Mansur'un zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَزِيدَ الأَسْفَاطِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، حَدَّثَنَا عَبَّادُ بْنُ مَنْصُورٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يُوتِرُ عَلَى رَاحِلَتِهِ ‏.‏

  17. Hadis no. 1202

    ... Câbir bin Abdillâh (radıyallahü anhümâ)'dan

    Türkçe meal

    “... Câbir bin Abdillâh (radıyallahü anhümâ)'dan; Şöyle demiştir : (sallallahü aleyhi ve sellem) Ebû Bekir (radıyallahü anh)'a: vitrini ne zaman kılarsın?) diye sordu. Ebû Bekir (radıyallahü anh) : Yatsıdan sonra, gecenin evvelinde diye cevap verdi. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) : Yâ Ömer! (ne zaman kılarsın?) diye sordu. Ömer (radıyallahü anh) : Gecenin sonunda, diye cevap verdi. Bunun üzerine Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: Ebâ Bekir! Sen mazbut (ihtiyatlı) olanı tutmuşsun. Yâ Ömer! Sen de kuvvet (yolunu) tutmuşsun. ) ... İbn-i Ömer (radıyallahü anhümâ)'dan rivâyet edildiğine göre; Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), Ebû Bekir (radıyallahü anh)'a şöyle buyurdu, demiş ve bunun mislini anlatmıştır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، سُلَيْمَانُ بْنُ تَوْبَةَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا زَائِدَةُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لأَبِي بَكْرٍ ‏"‏ أَىَّ حِينٍ تُوتِرُ ‏"‏ قَالَ أَوَّلَ اللَّيْلِ بَعْدَ الْعَتَمَةِ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَأَنْتَ يَا عُمَرُ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ آخِرَ اللَّيْلِ ‏.‏ فَقَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ أَمَّا أَنْتَ يَا أَبَا بَكْرٍ فَأَخَذْتَ بِالْوُثْقَى وَأَمَّا أَنْتَ يَا عُمَرُ فَأَخَذْتَ بِالْقُوَّةِ ‏"‏ ‏.‏ حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، سُلَيْمَانُ بْنُ تَوْبَةَ أَنْبَأَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبَّادٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سُلَيْمٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ لأَبِي بَكْرٍ ‏.‏ فَذَكَرَ نَحْوَهُ ‏.‏

  18. Hadis no. 1203

    Ben ancak bir insanım. Siz unuttuğunuz gibi ben de unuturum. Biriniz unuttuğu vakit, oturduğu halde iki secde…

    Türkçe meal

    Abdullah (bin Mes'ud) (r.a.)'den; şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz kıldırdı. Ya fazla yaptı, ya eksik yaptı. (Ravi İbrahim: Bu tereddüt bendendir, demiştir.) Bunun üzerine: — Ya Resulallah! Namaza bir şey mi ilave edildi? denildi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben ancak bir insanım. Siz unuttuğunuz gibi ben de unuturum. Biriniz unuttuğu vakit, oturduğu halde iki secde yapıversin» buyurdu. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kıble ye dönerek iki secde etti.

    Diğer tahric: Müslim, Ebu Davud, Nesai ve Ahmed. Açıklaması: 1204’te:

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَامِرِ بْنِ زُرَارَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَزَادَ أَوْ نَقَصَ - قَالَ إِبْرَاهِيمُ وَالْوَهْمُ مِنِّي - فَقِيلَ لَهُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَزِيدَ فِي الصَّلاَةِ شَىْءٌ قَالَ ‏ "‏ إِنَّمَا أَنَا بَشَرٌ. أَنْسَى كَمَا تَنْسَوْنَ. فَإِذَا نَسِيَ أَحَدُكُمْ فَلْيَسْجُدْ سَجْدَتَيْنِ وَهُوَ جَالِسٌ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ تَحَوَّلَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَسَجَدَ سَجْدَتَيْنِ ‏.‏

  19. Hadis no. 1204

    Sizden birisi namaz kılacağı zaman kaç rek'at kıldığını bilemezse, (kesin bildiği rek'at sayısına göre…

    Türkçe meal

    İyaz (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, kendisi Ebu Said-i Hudri (r.a.)'e : Birimiz namaz kılıyor da kaç rek'at kıldığını bilemiyor, diyerek soru sormuş. Ebu Said-i Hudri (r.a.) de: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Sizden birisi namaz kılacağı zaman kaç rek'at kıldığını bilemezse, (kesin bildiği rek'at sayısına göre namazını tamamlasın ve selam'dan önce) oturduğu halde iki secde etsin.»

    Diğer tahric: Müslim, Ebu Davud, Tirmizi ve Ahmed

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنْ هِشَامٍ، حَدَّثَنِي يَحْيَى، حَدَّثَنِي عِيَاضٌ، أَنَّهُ سَأَلَ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ فَقَالَ أَحَدُنَا يُصَلِّي فَلاَ يَدْرِي كَمْ صَلَّى ‏.‏ فَقَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِذَا صَلَّى أَحَدُكُمْ فَلَمْ يَدْرِ كَمْ صَلَّى، فَلْيَسْجُدْ سَجْدَتَيْنِ وَهُوَ جَالِسٌ ‏"‏ ‏.‏

  20. Hadis no. 1205

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bize öğle namazını beş rek'at olarak kıldırdı. Selam verince kendisine: —…

    Türkçe meal

    Abdullah (bin Mes'ud) (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bize öğle namazını beş rek'at olarak kıldırdı. Selam verince kendisine: — Namaz (rek'atlerın) da ilave mi yapıldı? denildi. Efendimiz: «Ne o ?» diye sordu. Kendisine durum anlatıldı. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bacağını bükerek (secdeye hazırlandı), iki secde etti.

    Diğer tahric: Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai, Ebu Davud ve Ahmed

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ شُعْبَةَ، حَدَّثَنِي الْحَكَمُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ: صَلَّى النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ الظُّهْرَ خَمْسًا. فَقِيلَ لَهُ: أَزِيدَ فِي الصَّلاَةِ؟ قَالَ ‏ "‏ وَمَا ذَاكَ؟ ‏"‏ ‏.‏ فَقِيلَ لَهُ ‏.‏ فَثَنَى رِجْلَهُ، فَسَجَدَ سَجْدَتَيْنِ ‏.‏