İçeriğe geç

Sünen-i İbni MaceBölüm 12

Ticaretler Kitabı

171 hadis · No. 2478–2307

Sayfa 5 / 9Yazı boyutu
  1. Hadis no. 2217

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), meyvayı, kızanncaya veya sararıncaya kadar (ağacı üstünde ve…

    Türkçe meal

    Enes bin Mâlik (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), meyvayı, kızanncaya veya sararıncaya kadar (ağacı üstünde ve ağaçtan ayrı) satmayı, yaş üzümü yenilebilirliği belirtisi görülünceye kadar (ağacı üzerinde ve ağaçtan ayrı) satmayı ve hububata, taneleri sertleşip kuvvetleninceye kadar satmayı yasakladı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَهَى عَنْ بَيْعِ الثَّمَرَةِ حَتَّى تَزْهُوَ وَعَنْ بَيْعِ الْعِنَبِ حَتَّى يَسْوَدَّ وَعَنْ بَيْعِ الْحَبِّ حَتَّى يَشْتَدَّ ‏.‏

  2. Hadis no. 2218

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sinin bey'i (denilen muayyen ağaçların gelecek birkaç yıllık…

    Türkçe meal

    Câbir bin Abdillah (r.a.)'dan; Şöyle demîşiir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sinin bey'i (denilen muayyen ağaçların gelecek birkaç yıllık meyvalarını önceden satma işini yasaklamıştır.

    Diğer tahric: Müslim, Ebu Davud ve Nesai de rivayet etmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ حُمَيْدٍ الأَعْرَجِ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ عَتِيقٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَهَى عَنْ بَيْعِ السِّنِينَ ‏.‏

  3. Hadis no. 2219

    Kim (ağaç üstündeki) meyvaları satıp sonra (henüz kesilmemiş iken) meyvalara bir afet gelirse, satıcı, sakın…

    Türkçe meal

    Cabir bin Abdillah (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim (ağaç üstündeki) meyvaları satıp sonra (henüz kesilmemiş iken) meyvalara bir afet gelirse, satıcı, sakın kardeşi (olan müşterisi) nden bir mal (yâni meyva bedelinden bir şey) almasın. Sizden birisi (satıcı) müslüman kardeşinin (müşterinin) malını neyin karşılığında alacaktır?»

    Diğer tahric: Nesai

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَمْزَةَ، حَدَّثَنَا ثَوْرُ بْنُ يَزِيدَ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ مَنْ بَاعَ ثَمَرًا فَأَصَابَتْهُ جَائِحَةٌ فَلاَ يَأْخُذْ مِنْ مَالِ أَخِيهِ شَيْئًا عَلاَمَ يَأْخُذُ أَحَدُكُمْ مَالَ أَخِيهِ الْمُسْلِمِ ‏"‏ ‏.‏

  4. Hadis no. 2220

    Yâ tartıcı! (İçdonu bedelini) tart ve tartını ağır yap

    Türkçe meal

    Suveyd bin Kays (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben ile Mahrefe el Abdİ Hacer'den bir mikdar satılık elbiseyi (Mekke'ye) getirdik. (Minâ'da satıyorduk) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bu arada) yanımıza geldi ve bir uzun içdonunu bizimle pazarlık etti. (Biz O'na içdonunu sattık) Bizim yanımızda ücretle tartan bir tartıcı vardı. (Sattığımız elbise karşılığında aldığımız bedeli tartan) bu tartıcıya Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Yâ tartıcı! (İçdonu bedelini) tart ve tartını ağır yap,» buyurdu. EBU DAVUD HADİS’İ VE

    Açıklaması: LAR: 3336 –

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، قَالُوا حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ سِمَاكِ بْنِ حَرْبٍ، عَنْ سُوَيْدِ بْنِ قَيْسٍ، قَالَ جَلَبْتُ أَنَا وَمَخْرَفَةُ الْعَبْدِيُّ، بَزًّا مِنْ هَجَرَ فَجَاءَنَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَسَاوَمَنَا سَرَاوِيلَ وَعِنْدَنَا وَزَّانٌ يَزِنُ بِالأَجْرِ فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ يَا وَزَّانُ زِنْ وَأَرْجِحْ ‏"‏ ‏.‏

  5. Hadis no. 2221

    Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e hicret'ten önce (Mekke'de) bir aded uzun içdonu parçasını…

    Türkçe meal

    Malik Ebu Safvan bin Umeyre (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e hicret'ten önce (Mekke'de) bir aded uzun içdonu parçasını sattım. Bunun üzerine O, benim İçin (içdonu bedelini) tarttı ve benim lehimde tartıyı ağır yaptı. EBU DAVUD HADİS’İ VE

    Açıklaması: LAR: 3336 –

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْوَلِيدِ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سِمَاكِ بْنِ حَرْبٍ، قَالَ سَمِعْتُ مَالِكًا أَبَا صَفْوَانَ بْنَ عُمَيْرَةَ، قَالَ بِعْتُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ رِجْلَ سَرَاوِيلَ قَبْلَ الْهِجْرَةِ فَوَزَنَ لِي فَأَرْجَحَ لِي ‏.‏

  6. Hadis no. 2222

    (Vereceğiniz şeyi) tartacağınız zaman tartınızı ağır yapınız

    Türkçe meal

    Cabir bin Abdillah (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir. «(Vereceğiniz şeyi) tartacağınız zaman tartınızı ağır yapınız.» Not: Bunun senedinin. Buhari'nin şartı üzerine sahih olduğu. Zevaid'de bildirilmiştir.

    Açıklaması: LİNKLERİ 2220 ve 2221’de

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مُحَارِبِ بْنِ دِثَارٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِذَا وَزَنْتُمْ فَأَرْجِحُوا ‏"‏ ‏.‏

  7. Hadis no. 2223

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medîne-i Münevvere'ye geldiği zaman Medîneliler ölçü yönünden en bozuk…

    Türkçe meal

    (Abdullah) bin Abbâs (r.a.)'dsm rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medîne-i Münevvere'ye geldiği zaman Medîneliler ölçü yönünden en bozuk insanlardan idiler. Sonra Allah Sübhânehu ve Teâlâ; ويل للمطففين [Mutaffifin 1] ayetini indirdi. Bu âyet indirildikten sonra Medineliler ölçü işini iyi yaptılar. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi hasendir. Çünkü Muhammed bin Akil ve Ali bin el-Hüseyn hakkında ihtilaf vardır. Senedin diğer ravileri sika zatlardır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ بِشْرِ بْنِ الْحَكَمِ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَقِيلِ بْنِ خُوَيْلِدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ الْحُسَيْنِ بْنِ وَاقِدٍ، حَدَّثَنِي أَبِي، حَدَّثَنِي يَزِيدُ النَّحْوِيُّ، أَنَّ عِكْرِمَةَ، حَدَّثَهُ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ لَمَّا قَدِمَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ الْمَدِينَةَ كَانُوا مِنْ أَخْبَثِ النَّاسِ كَيْلاً فَأَنْزَلَ اللَّهُ سُبْحَانَهُ ‏{وَيْلٌ لِلْمُطَفِّفِينَ}‏ فَأَحْسَنُوا الْكَيْلَ بَعْدَ ذَلِكَ ‏.‏

  8. Hadis no. 2224

    Hile eden - aldatan kimse, bizden değildir

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bir (küme) zahire satan bir adamın yanından geçti de mübarek elini kümenin içine soktu. Baktı ki küme hilelidir (= içi ıslaktır). Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hile eden - aldatan kimse, bizden değildir,» buyurdu.

    Diğer tahric: Müslim, Ebu Davud ve Tirmizi de rivayet etmişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الْعَلاَءِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ مَرَّ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِرَجُلٍ يَبِيِعُ طَعَامًا فَأَدْخَلَ يَدَهُ فِيهِ فَإِذَا هُوَ مَغْشُوشٌ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لَيْسَ مِنَّا مَنْ غَشَّ ‏"‏ ‏.‏

  9. Hadis no. 2225

    Sen galiba hile etmişsin. Kim bize hile eder — aldatır —sa, o bizden değildir

    Türkçe meal

    Ebu'I-Hamra' (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i gördüm: Kendisi, yanında bir kab içinde bir mikdar (satılık) zahire bulunan bir adam'ın yakınlarından geçti ve mübarek elini o zahirenin içine soktu. Sonra adama: «Sen galiba hile etmişsin. Kim bize hile eder — aldatır —sa, o bizden değildir,» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Ebu Davud künyeli bir ravi vardır. Bu adam, Nüfey' bin el-Haris el-Ama olup terkedilmiş zayıf ravilerden birisidir. İbn-i Ömer: Alimler, Ebu'l-Hamra'nın zayıflığı üzerinde ittifak etmişler. bazıları da onu tekzib etmişler ve ondan rivayet etmeyi bırakmak için icma etmişlerdir, demiştir. İbn-i Main de onun mevzu hadisleri rivayet ettiğini söylemiştir. Ama buradaki hadisini teyid eden yukardaki hadis mevcuttur. O hadis bu hadisin şahididir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَبِي دَاوُدَ، عَنْ أَبِي الْحَمْرَاءِ، قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَرَّ بِجَنَبَاتِ رَجُلٍ عِنْدَهُ طَعَامٌ فِي وِعَاءٍ فَأَدْخَلَ يَدَهُ فِيهِ فَقَالَ ‏ "‏ لَعَلَّكَ غَشَشْتَهُ مَنْ غَشَّنَا فَلَيْسَ مِنَّا ‏"‏ ‏.‏

  10. Hadis no. 2226

    Kim bir zahireyi satın alırsa bunu (satıcıdan) teslim alıncaya kadar satmasın

    Türkçe meal

    (Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim bir zahireyi satın alırsa bunu (satıcıdan) teslim alıncaya kadar satmasın.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ مَنِ ابْتَاعَ طَعَامًا فَلاَ يَبِعْهُ حَتَّى يَسْتَوْفِيَهُ ‏"‏ ‏.‏

  11. Hadis no. 2227

    Kim bir zahireyi salın alırsa bunu (satıcıdan) teslim alıncaya kadar satmasın

    Türkçe meal

    (Abdullah) bin Abbâs (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim bir zahireyi salın alırsa bunu (satıcıdan) teslim alıncaya kadar satmasın.» Râvî Ebû Avâne kendi rivayetinde şu ilâveyi yapmıştır: İbn-i Abbâs demiştir ki: Ben her şeyin (bu hükümde) zahire gibi olduğunu sanıyorum.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عِمْرَانُ بْنُ مُوسَى اللَّيْثِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، ح وَحَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ مُعَاذٍ الضَّرِيرُ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، وَحَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ دِينَارٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنِ ابْتَاعَ طَعَامًا فَلاَ يَبِعْهُ حَتَّى يَسْتَوْفِيَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عَوَانَةَ فِي حَدِيثِهِ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ وَأَحْسِبُ كُلَّ شَىْءٍ مِثْلَ الطَّعَامِ ‏.‏

  12. Hadis no. 2228

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) satıcının ölçeği ve müşterinin ölçeği olmak üzere iki ölçekle…

    Türkçe meal

    Cabir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) satıcının ölçeği ve müşterinin ölçeği olmak üzere iki ölçekle ölçülmedikçe bir zahireyi satmayı yasaklamıştır. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin senedinde bulunan ravi Muhammed bin Abdirrahman bin Ebi Leyla Ebu Abdirrahman el-Ensari zayıftır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنِ ابْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنْ بَيْعِ الطَّعَامِ حَتَّى يَجْرِيَ فِيهِ الصَّاعَانِ صَاعُ الْبَائِعِ وَصَاعُ الْمُشْتَرِي ‏.‏

  13. Hadis no. 2229

    (Dışarıdan eşya getiren) kervandan ölçüp tartmadan götürü usulü ile erzak alırdık. Sonra Resulullah…

    Türkçe meal

    (Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: (Dışarıdan eşya getiren) kervandan ölçüp tartmadan götürü usulü ile erzak alırdık. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aldığımız erzakı olduğu yerden başka yere nakletmeden önce satmamızı yasakladı.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا سَهْلُ بْنُ أَبِي سَهْلٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كُنَّا نَشْتَرِي الطَّعَامَ مِنَ الرُّكْبَانِ جِزَافًا فَنَهَانَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ نَبِيعَهُ حَتَّى نَنْقُلَهُ مِنْ مَكَانِهِ ‏.‏

  14. Hadis no. 2230

    Sen (satarken) ölçmeyi söz konusu edince hurmayı (yeniden) ölç

    Türkçe meal

    Osman bin Affân (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben çarşıda kuru hurma satardım ve (müşterilerime): Ben (satın alırken) bu ölçekle ölçtüm bu kadardır, derdim ve (tekrar ölçmeden) o ölçme (hesabı) ile kablar dolusu kuru hurmaları (müşterilerime) verirdim ve kâr'ımı alırdım. Sonra böyle satış yapmam hakkında içime bir şüphe girdi. Bunun üzerine (durumu) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sordum. Buyurdu ki: «Sen (satarken) ölçmeyi söz konusu edince hurmayı (yeniden) ölç.»

    Diğer tahric: benzeri ta'liken) Buhari

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مَيْمُونٍ الرَّقِّيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَزِيدَ، عَنِ ابْنِ لَهِيعَةَ، عَنْ مُوسَى بْنِ وَرْدَانَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ، قَالَ كُنْتُ أَبِيعُ التَّمْرَ فِي السُّوقِ فَأَقُولُ كِلْتُ فِي وَسْقِي هَذَا كَذَا ‏.‏ فَأَدْفَعُ أَوْسَاقَ التَّمْرِ بِكَيْلِهِ وَآخُذُ شِفِّي فَدَخَلَنِي مِنْ ذَلِكَ شَىْءٌ فَسَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ ‏ "‏ إِذَا سَمَّيْتَ الْكَيْلَ فَكِلْهُ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 2231

    Zahirenizi ölçünüz ki sizin için bereketli olsun

    Türkçe meal

    Abdullah bin Busr el-Mâzînî (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim, buyurdu ki; «Zahirenizi ölçünüz ki sizin için bereketli olsun.» Not: Abdullah bin Büsr'ün bu hadisinin sahİH olup ravilerinin sika oldukları Zevaid'de belirtilmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْيَحْصُبِيُّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بُسْرٍ الْمَازِنِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ كِيلُوا طَعَامَكُمْ يُبَارَكْ لَكُمْ فِيهِ ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 2232

    Zahirenizi ölçünüz ki sizin için bereketli olsun

    Türkçe meal

    Ebû Eyyub (el-Ensârî) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Zahirenizi ölçünüz ki sizin için bereketli olsun.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Ebu Eyyub'un bu hadisinin senedinde Bakiyye bin el-Velid bulunur, bu ravi tedlisçidir. Hadisin aslı Buhari'de vardır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ بْنِ سَعِيدِ بْنِ كَثِيرِ بْنِ دِينَارٍ الْحِمْصِيُّ، حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ بْنُ الْوَلِيدِ، عَنْ بَحِيرِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ خَالِدِ بْنِ مَعْدَانَ، عَنِ الْمِقْدَامِ بْنِ مَعْدِيكَرِبَ، عَنْ أَبِي أَيُّوبَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ كِيلُوا طَعَامَكُمْ يُبَارَكْ لَكُمْ فِيهِ ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 2233

    Burası siz (mu'minler)e (uygun) bir çarşı değildir

    Türkçe meal

    Ebû Useyd es-Sâidî (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Nebıyt çarşuma gitti, oraya baktı. Sonra: «Burası siz (mu'minler)e (uygun) bir çarşı değildir,» buyurdu. Sonra başka bir çarşıya gitti. Oraya da baktıktan sonra: «Burası (da) size (münâsib) bir çarşı değildir,» buyurdu. Sonra dönüp bu çarşıya geldi ve burada dolaştı. Sonra: «Burası sizin çarşınızdır. Sakın bu çarşı İptal edilmesin ve bu çarşı (satıcıları ve alıcıları) üzerine vergi yükletilmesin,» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinin şu ravileri zayıf kimselerdir: İshak bin İbrahim, Muhammed, Ali ve bunların şeyhi Zübeyr bin Münzir bin Ebi Useyd es-Saidi.,

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ الْحِزَامِيُّ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعِيدٍ، حَدَّثَنِي صَفْوَانُ بْنُ سُلَيْمٍ، حَدَّثَنِي مُحَمَّدٌ، وَعَلِيٌّ، ابْنَا الْحَسَنِ بْنِ أَبِي الْحَسَنِ الْبَرَّادِ أَنَّ الزُّبَيْرَ بْنَ الْمُنْذِرِ بْنِ أَبِي أُسَيْدٍ السَّاعِدِيِّ، حَدَّثَهُمَا أَنَّ أَبَاهُ الْمُنْذِرَ حَدَّثَهُ عَنْ أَبِي أُسَيْدٍ، أَنَّ أَبَا أُسَيْدٍ، حَدَّثَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ذَهَبَ إِلَى سُوقِ النَّبِيطِ فَنَظَرَ إِلَيْهِ فَقَالَ ‏"‏ لَيْسَ هَذَا لَكُمْ بِسُوقٍ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ ذَهَبَ إِلَى سُوقٍ فَنَظَرَ إِلَيْهِ فَقَالَ ‏"‏ لَيْسَ هَذَا لَكُمْ بِسُوقٍ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ رَجَعَ إِلَى هَذَا السُّوقِ فَطَافَ فِيهِ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ هَذَا سُوقُكُمْ فَلاَ يُنْتَقَصَنَّ وَلاَ يُضْرَبَنَّ عَلَيْهِ خَرَاجٌ ‏"‏ ‏.‏

  18. Hadis no. 2234

    Sabah namazına giden bir kimse îman bayrağı ile gitmiş olur ve çarşıya giden bir kimse şeytan bayrağı ile…

    Türkçe meal

    Selmân(-i Fârisî) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Be« Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim buyurdu ki: «Sabah namazına giden bir kimse îman bayrağı ile gitmiş olur ve çarşıya giden bir kimse şeytan bayrağı ile gitmiş olur.» Not: Bunun senedinde bulunan İsa bin Meymun'un zayıflığı üzerinde ittifak bulunduğu, Zevaid'de bildirilmiştir.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُسْتَمِرِّ الْعُرُوقِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عُبَيْسُ بْنُ مَيْمُونٍ، حَدَّثَنَا عَوْنٌ الْعُقَيْلِيُّ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ النَّهْدِيِّ، عَنْ سَلْمَانَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ غَدَا إِلَى صَلاَةِ الصُّبْحِ غَدَا بِرَايَةِ الإِيمَانِ وَمَنْ غَدَا إِلَى السُّوقِ غَدَا بِرَايَةِ إِبْلِيسَ ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 2235

    Allah'tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. O, birdir hiçbir ortağı yoktur. Mülk ve saltanat ancak…

    Türkçe meal

    Sâlim'in dedesi (Ömer bin el-Hattâb) (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir; «Kim çarşıya girdiği zaman : لاَإِلهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَرِيكَ لَهُ. لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِ وَيُمِيتُ، وَهُوَ حَيٌّ لاَ يَمُوتُ. بِيَدِهِ الْخَيْرُ كُلُّهُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ (meali): «Allah'tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. O, birdir hiçbir ortağı yoktur. Mülk ve saltanat ancak O'nundur ve hamd O'na mahsustur. 0, yaşatır ve 0, öldürür. O, daima diridir, ölmez. Her türlü hayır ancak O'nun elindedir ve 0, dilediği her şeye kadirdir.» zikrini okursa Allah ona bir milyon hasene (sevab) verir, onun bir milyon seyyie (küçük hatâ) sini siler ve onun için cennette bir köşk yaptırır.» Diğer tahric. Tirmizi, Hakim

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ مُعَاذٍ الضَّرِيرُ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، مَوْلَى آلِ الزُّبَيْرِ عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ قَالَ حِينَ يَدْخُلُ السُّوقَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِي وَيُمِيتُ وَهُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ كُلُّهُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ - كَتَبَ اللَّهُ لَهُ أَلْفَ أَلْفِ حَسَنَةٍ وَمَحَا عَنْهُ أَلْفَ أَلْفِ سَيِّئَةٍ وَبَنَى لَهُ بَيْتًا فِي الْجَنَّةِ ‏"‏ ‏.‏

  20. Hadis no. 2236

    ve Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir askeri birlik veya bir orduyu savaşa gönderdiği zaman…

    Türkçe meal

    Sahr el-Gâmidî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem).Allahım! Ümmetim için gündüzün ilk vaktini (yâni bu vakitte yaptıkları işi) bereketti eyle,- buyurdu, demiştir. Sahr demiştir ki: ve Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir askeri birlik veya bir orduyu savaşa gönderdiği zaman gündüzün ilk vaktinde gönderirdi. (Râvî) demiştir ki: ve Sahr ticâretle iştigal eden bir adam idi. (Bu emre uyarak) ticâret mallarını sabah erken gönderirdi ve bu sayede servet sahibi oldu, malı çoğaldı.

    Diğer tahric: Tirmizi, Ebu Davud, Nesai ve İbni Hibban da rivayet etmişlerdir.. Açıklaması: 2238’DE

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ يَعْلَى بْنِ عَطَاءٍ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ حَدِيدٍ، عَنْ صَخْرٍ الْغَامِدِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ اللَّهُمَّ بَارِكْ لأُمَّتِي فِي بُكُورِهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَكَانَ إِذَا بَعَثَ سَرِيَّةً أَوْ جَيْشًا بَعَثَهُمْ فِي أَوَّلِ النَّهَارِ ‏.‏ قَالَ وَكَانَ صَخْرٌ رَجُلاً تَاجِرًا فَكَانَ يَبْعَثُ تِجَارَتَهُ فِي أَوَّلِ النَّهَارِ فَأَثْرَى وَكَثُرَ مَالُهُ ‏.‏