Bölümler
38- 00MukaddimeNo. 1-266
- 01Taharet ve Sünnetleri KitabıNo. 267-666
- 02Namaz KitabıNo. 667-705
- 03Ezan ve Sünneti KitabıNo. 706-734
- 04Mescidler ve Cemaatler KitabıNo. 735-802
- 05Namazın Kılınışı ve Sünnetleri KitabıNo. 803-1432
- 06Cenazeler KitabıNo. 1433-1637
- 07Oruç KitabıNo. 1638-1782
- 08Zekât KitabıNo. 1783-1844
- 09Nikâh KitabıNo. 1845-2015
- 10Talâk KitabıNo. 2016-2477
- 11Kefâretler KitabıNo. 2478-2136
- 12Ticaretler KitabıNo. 2478-2307
- 13Ahkâm KitabıNo. 2478-2374
- 14Hibeler KitabıNo. 2478-2389
- 15Sadakalar KitabıNo. 2478-2528
- 16Rehin KitabıNo. 2529-2491
- 17Şuf'a KitabıNo. 2529-2501
- 18Lukata (Buluntu Mal) KitabıNo. 2529-2511
- 19Itk (Köle Azadı) KitabıNo. 2529-2532
- 20Hudûd KitabıNo. 2533-2614
- 21Diyetler KitabıNo. 2615-2694
- 22Vasiyetler KitabıNo. 2695-2718
- 23Ferâiz (Miras) KitabıNo. 2719-2752
- 24Cihad KitabıNo. 2753-2881
- 25Menâsik (Hac) KitabıNo. 2882-3119
- 26Kurbanlar KitabıNo. 3120-3161
- 27Zebâih (Hayvan Kesimi) KitabıNo. 3162-3199
- 28Av KitabıNo. 3200-3250
- 29Yiyecekler KitabıNo. 3251-3370
- 30İçecekler KitabıNo. 3371-3435
- 31Tıp KitabıNo. 3436-3549
- 32Giyim KitabıNo. 3550-3656
- 33Edeb KitabıNo. 3657-3826
- 34Dualar KitabıNo. 3827-3892
- 35Rüya Tabiri KitabıNo. 3893-3926
- 36Fitneler KitabıNo. 3927-4099
- 37Zühd KitabıNo. 4100-4341
Tüm hadisler
127 / 216- 2539Kim Kur'an'dan bir âyet'i inkâr ederse şüphesiz onun boynunu vurmak (öldürmek) helâl olur. Kim de: Allah'tan…İbn-i Abbas (r.a.)'den (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim Kur'an'dan bir âyet'i inkâr ederse şüphesiz onun boynunu vurmak (öldürmek) helâl olur. Kim de: Allah'tan başka (hak) ilâh yoktur, O birdir, ortağı yoktur. Şüphesiz Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de Allah'ın kulu ve Resulüdür, derse artık kimse ona dokunamaz. Meğer ki bir (suç işlemekle) bir had (cezây)a uğrar da cezası infaz edile.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu, zayıf bir sened'dir. Çünkü bunda Hafs bin Ömer el-Arabi bulunur. İbn-i Main, Ebü Hatim, Nesai, İbn-i Adi ve Darekutni onu zayıf saymışlar. İbn-i Ebi Hatim ise onu sika saymıştır
- 2540(Ey müslümanlar) Siz Allah'ın had (cezâ)larını (Akrabalıkta veya güçlülükte ve güçsüzlükte size) yakın olan…Ubâde bin es-Sâmıt (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir; «(Ey müslümanlar) Siz Allah'ın had (cezâ)larını (Akrabalıkta veya güçlülükte ve güçsüzlükte size) yakın olan ve uzak olan herkes hakkında dosdoğru infaz ediniz. Sakın hiç bir kınayanın kınaması sizi Allah (ın hükmünü uygulamak) konusunda tutmasın (yâni alıkoymasın.)» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi İbn-i Hibban'ın şartı üzerine sahihtir. Çünkü o bunun bütün ravilerini sikalar arasında anmıştır. Bu babta rivayet olunan İbn-i Ömer (r.a.)'ın hadisini Taberani de rivayet etmiştir. Ebu Hureyre (r.a.)'ın hadisini Ahmed ve Nesai de rivayet etmiştir. İbn-i Abbas (r.a.)'ın hadisi ile Ubade (r.a.)'ın hadisi ise Zevaid türünden olup başkaca kim tarafından rivayet edildiğini tesbit edemedim
- 2541Kurayza (savaşı) günü (müslümanlarca esir edilen) bizler Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e…Atiyye el-Kurazî (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Kurayza (savaşı) günü (müslümanlarca esir edilen) bizler Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e arzedildik. (Durumumuz kontrol edildi.) Sonra avret yerinde tüy biten erkek (esirler) öldürüldü ve avret yerinde tüy bitmeyen oğlan (esirler) salıverildiler (yâni öldürülmediler). Ben de avret yerinde tüy bitmeyenlerin içinde idim. Bu nedenle salıverildim
- 2542(Ey müslümanlar!) Bilmiş olun ki işte ben aranızdayımAtiyye el-Kurazî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: (Ey müslümanlar!) Bilmiş olun ki işte ben aranızdayım
- 2543Uhud (savaşı) günü ben on dört yaşında iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e arz edildim (Yâni…İbn-i Ömer (r.a.)'den (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Uhud (savaşı) günü ben on dört yaşında iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e arz edildim (Yâni durumum O'nun tarafından gözden geçirildi). O, bana icazet vermedi. (Yâni yaşça ergin değilim, diye savaşa katılmama izin vermedi.) Hendek (savaşı) günü de ben on beş yaşında iken O'na arz edildim. Bu defa bana izin verdi. Nafi demiştir ki: Ben bir kere bilafeti zamanında Ömer bin AbdiIaziz'e bu hadisi anlattım. Ömer bin Abdilaziz dedi ki: Bu on beş yaş küçük ile büyük arasında bir sınırdır (çocukluğun nihayeti ve erginliğin başlangıcıdır, dedi ve bütün illerdeki valilerine bir genelge göndererek on beş yaşına varan askerlere maaş bağlamalarını emretti)
- 2544Kim bir müslüman (kardeşinin aybın)ı örterse Allah da onutn aybmı) dünyada ve âhirette örterEbû Hureyre (r.a.)'den rivâyeı edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim bir müslüman (kardeşinin aybın)ı örterse Allah da onutn aybmı) dünyada ve âhirette örter.»
- 2545Had (cezây)ı defedebildiğiniz sürece (yâni suç sabit olmadıkça) defedinizEbu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Had (cezây)ı defedebildiğiniz sürece (yâni suç sabit olmadıkça) defediniz.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde İbrahim bin el-Fadl el-Mahzumi bulunur. Bu raviyi Ahmed, İbn-i Main, Buhari ve başkaları zayıf saymışlardır
- 2546Kim müslüman kardeşinin avretini (yani ayıbını) örterse Allah da kıyamet günün onun ayıbını örter. Kim…İbn-i Abbas (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Kim müslüman kardeşinin avretini (yani ayıbını) örterse Allah da kıyamet günün onun ayıbını örter. Kim müslüman kardeşinin avretini açığa vurursa Allah da onu aybmdan dolayı evinin içinde bile rezil etmekle kusurunu meydana çıkarır.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Muhammed bin Osman bin Safvan el-Cümehi bulunur. Ebu Hatim bunun hadislerinin münker (bilinmeyen) ve zayıf olduğunu söylemiştir. Darekutni de: Bu ravi kuvvetli değildir, demiştir. İbn-i Hibban ise bunu sika raviler arasında anmıştır. Senedin kalan ravileri sika (güvenilir) ravilerdir
- 2547Sen Allah'ın (koyduğu) hadlardan birisi (nin terkedil-mesi) hakkında mı aracı oluyorsun?Âişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Benî Mahzûm kabilesinden hırsızlık eden (Fâtıma isimli) kadının durumu Kureyş'i cidden üzdü, ızdıraba soktu. Bunun üzerine bunlar: Bu kadın hakkında kim Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile konuşabilir, diyorlardı. (Kendi aralarında böylece görüşdükten sonra) dediler ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in mahbûbu (sevdiği) Usame bin Zeyd (r.a.)'dan başka kim bunu arz etmeye cesaret edebilir? (Sonra Kureyş, konuyu Usame ile görüşüp aracı olmasını istediler.) Usame de Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile konuştu. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sen Allah'ın (koyduğu) hadlardan birisi (nin terkedil-mesi) hakkında mı aracı oluyorsun?» diyerek onu kınadı. Sonra kalktı ve (halka) yüksek sesle hitabede bulunarak: «Ey insanlar! Sizden öncekiler — İsrail oğulları — şöyle davrandıkları için helak oldular: Bunlar kuvvetli adam aralarında hırsızlık ettiği zaman onu bırakırlardı da zayıf adam aralarında hırsızlık ettiği zaman onun aleyhinde had (ceza) uygularlardı. Allah'a and olsun ki eğer Muhemmed'in kızı Fâtıma çalmış olsayds şüphesiz ben o'nun elini keserdim,» buyurdu. (Müellifin şeyhi) Muhammed bin Rumh dediki: Ben el-Leys bin Sa'd'dan; Allah (Azze ve Celîe) Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kızı Fâtıma'yı hırsızlık etmekten şüphesiz korumuştur, sözünü söylerken işittim. Her müslüman da bunu söylemelidir
- 2548Allah'ın cariyelerinden bir câriye üzerine vâcib olan Allah Azze ve Celle'nin cezalardan birisi (nin terk…Mes'ûd bin el-Esved (r.a.)'den; Şöyle demiştir: (Fâtıma isimli) kadın Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in evinden o kadifeyi çaldığı zaman biz bunu büyük (bir olay olarak) gördük. Bu, Kureyş'den bir kadın idi. Biz Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına gidip O'nunla konuştuk ve: Bu kadını kurtarmak için biz kırk okka fidye veririz, dedik. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «(Cezasını çekmekle) temizlenmesi onun için daha hayırlıdır,» buyurdu. Sonra biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sözünün yumuşaklığını işitince (cesaretlendik ve) Usame'nin yanına gidip (ona): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile sen konuş dedik. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu görünce bir hitabede bulunmak üzere ayağa kalktı ve: «Allah'ın cariyelerinden bir câriye üzerine vâcib olan Allah Azze ve Celle'nin cezalardan birisi (nin terk edilmesi) hakkındaki bu İsrarınız nedir? Muhammed'in nefsi elinde olan (Allah) a yemin ederim ki o kadının tenezzül ettiği şey (hırsızhğ)a Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kızı Fâtıma tenezzül etmiş olsaydı şüphesiz Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun elini keserdi,» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir; Bunun senedinde Muhammed bin İshak bulunur. Bu ravi tedlisçidir (ve bunu an'ane ile rivayet etmiştir)
- 2549Hayatım, elinde olan (Allah) a yemin ederim ki, şüphesiz ben, aranızda Allah'ın kitabı (yani hükmü) ile…Ebu Hureyre, Zeyd bin Halid ve Şibl (r.anhum)'dan rivayet edildiğine göre (bu üç sahabî) şöyle demişlerdir: Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında idik. (Bedevilerden) bir adam (hasmı ile birlikte) geldi ve Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: (Ya Resûîallah), Allah'a yemin ederek Allah'ın kitabı ile aramızda hüküm etmeni diliyorum, (Benimle hasmın arasında sulh yoluyla değil de Allah'ın hükmü ile hüküm etmedikçe bu dileğimde ısrar edeceğim), dedi. Hasmı daha dirayetli ve edebli idi. O da: (Ya Resûîallah) aramızda Allah'ın kitabı ile hükmet ve bana izin ver ki (durumu) arzedeyim, dedi. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de (buna hitaben): «Söyle», buyurdu. Bunun üzerine söz verilen hasım (yani ikinci kişi): Benim oğlum bunun yanında işçi idi ve bunun karısı ile zina etmiş. Bu nedenle ben (bu adama) yüz koyun ve bir hadim (cariye) vererek oğlumu kurtardım. Sonra ben ilim ehlinden birkaç adama sordum. (Henüz bekar olan) oğluma yüz değnek had (cezası) ve bir yıl sürgün, bu adamın karısına da recm'in gerektiği bana haber verildi, dedi. Bundan sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hayatım, elinde olan (Allah) a yemin ederim ki, şüphesiz ben, aranızda Allah'ın kitabı (yani hükmü) ile hükmedeceğim: Verdiğin yüz koyun ve hadim sana iade olunur. Oğluna da yüz değnek vurmak ve bir yıl sürgün gerekir» buyurdu. (Sonra sahabilerden Uneys'e de): «Ya Uneys bu (bedevi) nin karısına git. Eğer (isnad edilen suçu) itiraf ederse onu recmet», buyurdu. (Ravî Hişam demiştir ki: Sonra Uneys kadına gitti. Kadın da itiraf etti. Uneys de kadını recmetti)
- 2550(Zina cezasının hükmünü) benden alınız. Allah şüphesiz o (zina eden) kadınlar için bir yol açtı. Bekâr…Ubâde bin es-Sâmit (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «(Zina cezasının hükmünü) benden alınız. Allah şüphesiz o (zina eden) kadınlar için bir yol açtı. Bekâr (erkeğin) bekâr (kadın) la (zina etmesi cezası) yüz değnek ve bir yıl sürgündür. Seyyib (sahîh nikâhla evlenip bir defa olsun eşiyle birleşen erkeğin) seyyib (kadın) la (zina etmesi cezası) yüz değnek ve recimdir.» Diğer tahric: Müslim, Ebu Davud, Tirmizi ve Nesai de rivayet etmişlerdir
- 2551Eğer kadın kendi cariyesini kocasına helâl etmiş ise, ben kocasına yüz değnek vurdururum. Şayet kadın kocasma…(Kufe emîri Na'man bin Beşîrin katibi) Habîb bin Sâlim'den rivayet edildiğine göre: Karısının cariyesi ile cinsel ilişkide bulunan bir adam Nu'man bin Beşîr (r.a.)'in huzuruna getirildi. Nu'man bin Beşîr (r.a.): Ben bu olay hakkında ancak Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hükmü ile hükmedeceğim, diyerek şunu söyledi: Eğer kadın kendi cariyesini kocasına helâl etmiş ise, ben kocasına yüz değnek vurdururum. Şayet kadın kocasma (anılan temas için) izin vermemiş ise ben kocasını recmederim, dedi
- 2552Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e, karısının câriyesiyle cinsel ilişkide bulunan bir adamın dâvası…Seleme bin el-Muhabbık (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e, karısının câriyesiyle cinsel ilişkide bulunan bir adamın dâvası arzedildi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) adam'ı had (cezası) ile cezalandırmadı
- 2553Şeyh ve Şeyha (yani muhsan erkek ve kadın) zina ettikleri zaman onları muhakkak recmedinizİbn-i Abbas (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Ömer bin el-Hattâb (r.a.) (halîfe iken Medîne-i Münevvere'deki Mescid-i Nebevide bir Cuma hutbesinde) şöyle demiştir: (Ey müslümanlar) Şüphesiz ben şundan korkarım: Halkın üzerinden uzun bir zaman geçer de nihayet bir adam; Ben Allah'ın kitabında recmetme (hükmünü) bulmuyorum, der ve bu yüzden halk Allah'ın farizalarından birisini terketmekle dalâlete giderler. Bilmiş olun ki kişi muhsan (evlenmiş) olup beyyine (dört erkek şâhid), veya gebelik, ya da itiraf olduğu zaman şüphesiz recmetmek haktır. Şüphesiz ben recm âyetini okudum. Âyet şudur: «Şeyh ve Şeyha (yani muhsan erkek ve kadın) zina ettikleri zaman onları muhakkak recmediniz.» Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) recmetti ve O'ndan sonra da biz recmettik
- 2554Niçin onun peşini bırakmadınızEbu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Mâiz bin Mâlik (el-Eslemî) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına gelerek: (Yâ Resûlallah) ben şüphesiz zina ettim, dedi. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ondan yüz çevirdi. Sonra Mâiz (gene): Şüphesiz ben zina ettim, dedi. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (yine) ondan yüz çevirdi. Daha sonra Mâiz (tekrar): Ben şüphesiz zina ettim, dedi. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (tekrar) ondan yüz çevirdi. Sonra Mâiz: Ben zina ettim, dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (yine) ondan yüz çevirdi. Nihayet Mâiz dört defa ikrar edince Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun recmedümesini emretti. Sonra Mâiz taşlanınca, (dayanamayıp) geri kaçtı. Elinde bir deve çene kemiği bulunan bir adam (Abdullah bin Uneys) ona yetişip vurdu ve yere yığdı. (Böylece öldürüldü.) Taşların kendisine verdiği ızdıraba dayanamayıp kaçışı sonradan Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e anlatılınca buyurdular ki: «Niçin onun peşini bırakmadınız» (belki itirafından dönüş yapardı. Allah da onun tevbesini kabul ederdi.»)
- 2555Bir kadın Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzuruna gelerek zina ettiğini itiraf etti. Resul-i Ekrem…İmrân bin Husayn (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Bir kadın Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzuruna gelerek zina ettiğini itiraf etti. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kadının üstündeki elbisenin onan üzerinde sıkıca bağlanmasını emretti. Sonra kadını recmettirdi. Daha sonra kadının cenazesi .üzerine namaz kıldı
- 2556Nebi (Sallallahu Aleyhi ve- Sellem) (zina eden) bir yahudi erkek ile bir yahudi kadın'ı recmettirdi. Ben…İbn-i Ömer (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve- Sellem) (zina eden) bir yahudi erkek ile bir yahudi kadın'ı recmettirdi. Ben onları recmedenlerdenim, (And olsun ki) ben, recmedilen erkeğin (atılan) taşlara karşı kendini recmedilen kadına siper ettiğini gördüm
- 2557Gerçekten Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (zina eden) bir yahudi erkeği ve bir yahudi kadını recmettirdiCâbir bin Semure (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Gerçekten Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (zina eden) bir yahudi erkeği ve bir yahudi kadını recmettirdi
- 2558Siz kitabınız da zina edenin cezasını böyle (mi) buluyorsunuz?Berâ' bin Âzib (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), yüzü kömür ile karartılmış ve değnekle dövülmüş bir yahûdî erkeğin yanından geçti. Sonra yahûdîleri çağırtıp Conlara): «Siz kitabınız da zina edenin cezasını böyle (mi) buluyorsunuz?» buyurdu. Yahudiler: Evet, diye cevab verdiler. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (Aleyhi's-salatu ve's-selam) onların âlimlerinden (Abdullah bin Surya isimli) bir adamı çağırtıp: «Musa'ya Tevrat indiren Allah'a yemin ettirerek sana soruyorum. Siz (Tevrat'ta) zina edenin cezasını böyle mi buluyorsunuz?» buyurdu. Adam: Eğer bana böyle yemin ettirmen olmasaydı ben (gerçeği) sana bildirmezdim, biz kitabımız (Tevrat) da, zina edenin cezâsını recmetmek olarak buluyoruz. Lâkin eşrafımız arasında recim cezası çoğaldı. Bunun üzerine artık eşraf'tan olan kimseyi yakaladığımız zaman onu bırakıyorduk ve zayıf kimseyi yakaladığımız zaman onun hakkında recim cezâsını uyguluyorduk. Sonra biz Gelin eşraf'tan olana ve olmayana tatbik edeceğimiz bir ceza şekli üzerinde ittifak edelim, dedik. Sonra recim cezası yerine yüzü kömürle karartma ve değnekle dövme cezası üzerine ittifak ettik, dedi. Bundan sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allahım, Yahudiler senin emrini öldürdükleri (uygulamadıkları) zamanda, senin emrini ilk ihya eden (uygulayan) benim,» buyurdu ve zâni yahûdînin recmedilmesine hükmetti de bu hüküm infaz edildi