İçeriğe geç
Hadis kitabı

Sünen-i İbni Mace

hadis
4.317
bölüm
38

Bölümler

38

Tüm hadisler

140 / 216
  1. 2800Yâ Câbir! Allah Azze ve Celle'nin babana söylediği sözü sana haber vermiyeyim mi?Câbir bîn Abdillah (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: (Babam) Abdullah bin Amr bin Haram {r.a.), Uhud (savaşı) günü şehîd edilince Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bana): «Yâ Câbir! Allah Azze ve Celle'nin babana söylediği sözü sana haber vermiyeyim mi?» diye sordu. Ben: Evet, (bildir) dedim. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: «Allah, hicâb (perde) ardından olmaksızın (şehidlerden) hiç kimse ile katiyen konuşnıamıştir. Ve (lâkin) babanla perdesiz ve doğrudan doğruya (elçisiz olarak) konuştu ve ona: Ey (sevgili) kulum! Benden ikram iste, sana vereyim, buyurdu. Baban (da): Ya Rabbim! (Arzum şudur: Beni diriltirsin, ben de ikinci defa senin uğrunda şehîd edilirim, dedi. Allah : İnsanların dünya'ya hiç dönmeyecekleri hükmü şüphesiz benim tarafımdan önceden verilmiştir, buyurdu. Baban: Yâ Rabbî! O halde (bizim durumumuzu) arkamda kalanlara ulaştır (bildir), dedi. Bunun üzerine Allah (Azze ve Celle): وَلاَ تَحْسَبَنَّ الَّذيْنَ قُتِلُوا في سَبيلِ اللهِ أَمْوَاتاً [Al-i İmran 169] ayetini(n tamamım) indirdi.»" Meali şöyledir: “Fakat Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanmayın. Hayır onlar diridir. Rableri katında rızıklanmaktadırlar.”
  2. 2801Şehîdlerin ruhları yeşil kuşlar gibidir, hangi cennette dilerlerse orada rıziklanırlar. Sonra Arş'a asılı…Mesrûk (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Allah'ın; وَلاَ تَحْسَبَنَّ الَّذيْنَ قُتِلُوا في سَبيلِ اللهِ أَمْوَاتاً بَلْ أَحْيَاءً عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُون [Al-i İmran 169] âyetinin mânâsı hakkında (sorulan bir soru üzerine) Abdullah (bin Mes'ûrî) (r.a.) şöyle demiştir: Bilmiş olunuz ki şüphesiz biz bunu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sorduk. Bunun üzerine (Resûl-i Ekrem) (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: «Şehîdlerin ruhları yeşil kuşlar gibidir, hangi cennette dilerlerse orada rıziklanırlar. Sonra Arş'a asılı kandillere dönerler. Onlar bu durumda iken senin Rabb'in ansızın onlara bir bakışla bakar ve onlara: (Başkaca) dilediğinizi benden isteyiniz, buyurur. Onlar: Ey Rabb'ımız! Hangi cennette istersek orada rızıklandığımız halde senden ne isteyeceğiz? diye (hiç bir ihtiyaçlarının olmadığını beyânla) cevab verirler. (Allah dileklerini üç kez sorar) Onlar (bir şey) istemedikçe bırakılmayacaklarını (yâni mutlaka bir dilekte bulunmalarının istendiğini) görünce: (Ey Rabb'ımız!) Senin yolunda (bir kez daha) şehîd edilmemiz için senden ruhlarımızı cesedlerimize iade edip dünyaya gönderilmemizi istiyoruz derler. Allah onların bundan başka hiç bir şey istemediklerini görünce, onlara artık bir şey sorulmaz.»
  3. 2802Şehîd, öldürülme (acısın) dan, ancak sizden birisinin çimdiklenmeden bulduğu acı gibi bir şey bulurEbû Hureyre (r.a.h)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Şehîd, öldürülme (acısın) dan, ancak sizden birisinin çimdiklenmeden bulduğu acı gibi bir şey bulur.» Diğer tahric: Bu hadisi ayrıca Nesai, İbn Hibban ve Tirmizi Fedailu’l-Cihad’da tahric etti ve Hasen Sahih Ğarib’tir dedi
  4. 2803O zaman (yâni sandığınız gibi şehidlik ancak cihadda öldürülmekten ibaret olunca) ümmetimin şehidîeri…Câbir bin Atik- (bin Kays) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Kendisi (bir ara) hastalandı. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de kendisini hastalığı dolayısıyla ziyaret etti. Bu esnada kendisinin aile ferdlerinden biri: Biz onun vefatının Allah yolunda şehid edilmek suretiyle olmasını cidden umuyorduk, dedi. Bu söz üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «O zaman (yâni sandığınız gibi şehidlik ancak cihadda öldürülmekten ibaret olunca) ümmetimin şehidîeri şüphesiz azdır. Allah yolunda öldürülmek şehîdliktir. Veba hastalığıyla ölen şehîddir, cümu ile (yâni hâmile iken) ölen kadın şehîddir ve suda boğulan, ateşte yanarak ölen ve mecnûb (yâni zâtü'l-cenb hastalığıyla) ölen kimseler de şehîddirler.» buyurdu
  5. 2804Şehîd hakkında siz kendi aranızda ne dersiniz?Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (sahâbîlerine): «Şehîd hakkında siz kendi aranızda ne dersiniz?» diye sordu. Onlar: (Şehidlik) Allah yolunda öldürülmektir, dediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «O zaman benim ümmetimin şehîdleri cidden azdır. Kim Allah yolunda (cihadda) katledilirse, o kimse şehîddir. Kim Allah yolunda ölürse o kimse şehîddir. Karın hastalığıyla ölen kimse şehîddir ve veba hastalığıyla ölen kimse şehîddir,» buyurdu. Süheyl dedi ki: Ubeydullah bin Mıksem, Ebû Salih'ten bana rivayet etti ve rivayetinde; "Suda boğulan da şehîddir" ilâvesinde bulundu
  6. 2805Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) fetih günü, başında miğfer olduğu halde Mekke'ye girdiEnes bin Mâlik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) fetih günü, başında miğfer olduğu halde Mekke'ye girdi
  7. 2806İnşâallah Tealâ, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Uhud (savaşı) günü iki zırh (elbise) almış, bana öyle…Sâib bin Yezîd (r.a.)'den şöyle demiştir: İnşâallah Tealâ, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Uhud (savaşı) günü iki zırh (elbise) almış, bana öyle geiiyor ki bunları üst üste giymiştir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin isnadı Buharl'nin şartı üzerine sahihtir
  8. 2807Biz (bir gün Humus'ta) Ebû Ümâme (r.a.)'ın yanına girdik. Kendisi, kılıçlarımızda gümüşten bir parça süs…Süleyman bin Habîb (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Biz (bir gün Humus'ta) Ebû Ümâme (r.a.)'ın yanına girdik. Kendisi, kılıçlarımızda gümüşten bir parça süs görünce kızdı ve: (And olsun ki) kılıçlarının süsü altından ve gümüşten olmayıp kalay, demir ve sırım olan bir cemâat (ki Nebi (Aleyhi's-salâtü ve's-selâm)'ın sahâbîleridir) bir çok fetihleri başardılar, dedi. Ebü'l-Hasan el-Kattân dedi ki: El-Alâbî, (bir nevî) sinirdir
  9. 2808Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Zü'l-Fakar (isimli) kılıcını Bedir (savaşı) günü ganimet hissesinden…(Abdullah) bin Abbâs (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Zü'l-Fakar (isimli) kılıcını Bedir (savaşı) günü ganimet hissesinden fazla olarak almıştır
  10. 2809(Ey Müğîre öyle) yapma. Çünkü sen (öyle) yaparsan yere attığın mızrak, yitik mal olarak kaldırılmazAli bin Ebî Tâlib (r.a.}den; Şöyle demiştir: Müğîre bin Şu'be (r.a.), Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber savaşa gittiği zaman beraberinde bir mızrak taşıyordu ve savaştan döndüğü zaman başkası onun için taşısın diye mızrakını yere atıyordu. Sonra Ali (bin Ebi Tâlib bir gün) kendisine dedi ki: Ben bu durumu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e muhakkak anlatacağım. (Sonra Ali anlatınca) Resûl-i Ekrem: «(Ey Müğîre öyle) yapma. Çünkü sen (öyle) yaparsan yere attığın mızrak, yitik mal olarak kaldırılmaz» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Ebu'I-Halil bulunur. Bu adam, Abdullah bin Ebi'l-Halil'dir. İbn-i Hibban onu sıkalar arasında anmıştır. Buhari de: Onun rivayeti başka ravilerce teyid edilmemiştir, der. seneddeki ravilerden Ebu İshak ise tedIisçidir ve ömrünün sonlarında hafızası zedelenmiştir
  11. 2810Sizler bunu, bunun benzerlerini ve mızraklar edininiz. Çünkü Allah şüphesiz bunlarla sizler için dini…Ali (r.a.)'den; Şöyle demiştir: (Bir gün) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in elinde bir arabî yay vardı. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bu arada) bir adam'ın elinde fârisî bir yay gördü ve adama: «Şu (elindeki yay) nedir? Onu atıver», buyurdu ve (mübarek elindeki yaya işaretle) «Sizler bunu, bunun benzerlerini ve mızraklar edininiz. Çünkü Allah şüphesiz bunlarla sizler için dini geliştirir ve sizleri beldelerde yerleştirir.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Abdullah bin Bişr Ciyani bulunur. Onu Yahya bin el•Kattan ve başkası zayıf saymışlardır. İbn•i Hibban da onu sika'lar rasında anmış fakat iyi etmemiştir
  12. 2811Allah, bir ok (un kâfirlere atılması) sebebiyle üç (müslüman) kişiyi şüphesiz cennete dâhil edecektir: Onu…Ukbe bin Amir el-Cüheni (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Allah, bir ok (un kâfirlere atılması) sebebiyle üç (müslüman) kişiyi şüphesiz cennete dâhil edecektir: Onu sevab niyetiyle yapan san'atkârını, atıcısını ve atıcısına yardımcı olanı.» Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyie de buyurmuştur: «Ok atınız ve bininiz. Ok atıcılığınız biniciliğinizden bana daha sevimlidir. Müslüman adamın eğlendiği her eğlence bâtıldır (sevabsızdır), ancak yayı ile ok atması, atını eğitmesi ve zevcesiyle oynaşması bu hükmün dışındadır. Çünkü bunlar hak (sevablı eğlenceler) dendir.»
  13. 2812Kim (Allah yolunda savaşırken) düşmana bir ok atar da oku düşmana ulaşırsa (hedefe) isabet etsin veya etmesin…Amr biri Abese (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyururken işittim: «Kim (Allah yolunda savaşırken) düşmana bir ok atar da oku düşmana ulaşırsa (hedefe) isabet etsin veya etmesin o oktun sevabı) bir köle (yi âzadlama) sevâbma eşittir.»
  14. 2813Siz de düşmanlarınıza karşı gücünüzün yettiği kuvveti hazırlayınızUkbe bin Âmir el-Cühenî (r.a.)'den Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Siz de düşmanlarınıza karşı gücünüzün yettiği kuvveti hazırlayınız» âyetini minber üzerinde okurken üç kez: «İyi biliniz ki (bu devirde) kuvvet de ok atmaktır» buyurdu. Bunu kulağımla işittim
  15. 2814Kim ok atıcılığı öğrenip de sonra terkederse bana isyan etmiş olurUkbe bin Âmir el-Cühenî (r.a.h)'den; Şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim, şöyle buyurdu: «Kim ok atıcılığı öğrenip de sonra terkederse bana isyan etmiş olur.»
  16. 2815Ey İsmail oğulları ok atmaya devam ediniz. Çünkü babanız (İsmail Peygamber) de (mehâretli) bir ok atıcı idi(Abdullah) bin Abbâs (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir kere Eslem kabilesinden) ok atan bir cemâatin yanına uğradı da: «Ey İsmail oğulları ok atmaya devam ediniz. Çünkü babanız (İsmail Peygamber) de (mehâretli) bir ok atıcı idi» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir. Bu hadisin senedi sahihtir. Buhari bu hadisi Seleme bin el-Ekva (r.a.)'den rivayet etmiştir
  17. 2816Ben Medîne-i Münevvere'ye geldim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i minber üzerinde ayakta iken gördüm…El-Hâris bin Hassan (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben Medîne-i Münevvere'ye geldim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i minber üzerinde ayakta iken gördüm. Bilâl da O'nun önünde ayakta idi, bir kılıç kuşanmıştı. Bir de siyah bir bayrak gördüm ve bu (bayraklı adam) kimdir? diye sordum. Dediler ki: Bu, Amr bin el-Âs'dır, bir savaştan geldi
  18. 2817Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) fetih günü beyaz sancaklı olarak Mekke'ye girdiCâbir bin Abdillah (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) fetih günü beyaz sancaklı olarak Mekke'ye girdi
  19. 2818Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bayrağı siyah ve sancağı beyaz idi(Abdullah) bin Abbâs (r.a.)'dsn rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bayrağı siyah ve sancağı beyaz idi
  20. 2819Kendisi yenlerinde ve yakasında bulunan düğmeleri dîbâc (denilen ipek kumaş) tan mamul bir cübbeyi çıkardı…Ebû Bekr-i Sıddîk'ın kızı Esma' (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre: Kendisi yenlerinde ve yakasında bulunan düğmeleri dîbâc (denilen ipek kumaş) tan mamul bir cübbeyi çıkardı ve: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) düşmanla savaştığı zaman bunu giyerdi, dedi