Bölümler
38- 00MukaddimeNo. 1-266
- 01Taharet ve Sünnetleri KitabıNo. 267-666
- 02Namaz KitabıNo. 667-705
- 03Ezan ve Sünneti KitabıNo. 706-734
- 04Mescidler ve Cemaatler KitabıNo. 735-802
- 05Namazın Kılınışı ve Sünnetleri KitabıNo. 803-1432
- 06Cenazeler KitabıNo. 1433-1637
- 07Oruç KitabıNo. 1638-1782
- 08Zekât KitabıNo. 1783-1844
- 09Nikâh KitabıNo. 1845-2015
- 10Talâk KitabıNo. 2016-2477
- 11Kefâretler KitabıNo. 2478-2136
- 12Ticaretler KitabıNo. 2478-2307
- 13Ahkâm KitabıNo. 2478-2374
- 14Hibeler KitabıNo. 2478-2389
- 15Sadakalar KitabıNo. 2478-2528
- 16Rehin KitabıNo. 2529-2491
- 17Şuf'a KitabıNo. 2529-2501
- 18Lukata (Buluntu Mal) KitabıNo. 2529-2511
- 19Itk (Köle Azadı) KitabıNo. 2529-2532
- 20Hudûd KitabıNo. 2533-2614
- 21Diyetler KitabıNo. 2615-2694
- 22Vasiyetler KitabıNo. 2695-2718
- 23Ferâiz (Miras) KitabıNo. 2719-2752
- 24Cihad KitabıNo. 2753-2881
- 25Menâsik (Hac) KitabıNo. 2882-3119
- 26Kurbanlar KitabıNo. 3120-3161
- 27Zebâih (Hayvan Kesimi) KitabıNo. 3162-3199
- 28Av KitabıNo. 3200-3250
- 29Yiyecekler KitabıNo. 3251-3370
- 30İçecekler KitabıNo. 3371-3435
- 31Tıp KitabıNo. 3436-3549
- 32Giyim KitabıNo. 3550-3656
- 33Edeb KitabıNo. 3657-3826
- 34Dualar KitabıNo. 3827-3892
- 35Rüya Tabiri KitabıNo. 3893-3926
- 36Fitneler KitabıNo. 3927-4099
- 37Zühd KitabıNo. 4100-4341
Tüm hadisler
53 / 216- 1051Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellemi'i (mübarek göğüsü üzerinde) topladığı bir tek elbise içinde…Keysan (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellemi'i (mübarek göğüsü üzerinde) topladığı bir tek elbise içinde öğle ve ikindi namazlarını kılarken gördüm. Not: Zevaid'de: Bunun isnadı hasendir. İbn-İ Mace'de yanında Keysan (r.a.)'ın bu ve bundan önceki hadislerinden başka hadisi yoktur, Bu iki hadis bir hadistir, Kütüb-i Sitte'nin diğerlerinde Keysan'dan rivayet olma hiç bir. hadis yoktur, denilmiştir
- 1052Cehennem ateşi banadır, diyerek (oradan) uzaklaşırEbu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : Adem oğlu secde ayetini okuyup secde ettiği zaman şeytan ağlayarak ve, Vay halime! adem oğlu secde etmekle emrolundu. (Emre uyup) Secde etti. Bu nedenle Cennet Onadır. Ben de secde etmekle emrolundum da secde etmekten imtina ettim. Cehennem ateşi banadır, diyerek (oradan) uzaklaşır.» Bu Hadisi Müslim de rivayet etmiştir. Açıklaması: 1053’te
- 1053Aliah'ım bu (secde.) ile benim bir günahımı düşür, bununla bana bir ecir yaz ve bunu benim için (yüce)…(Abdullah) bin Abbas (r.a.)'dan; şöyle demiştir : Ben (bir gün) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında idim. Bir adam O'na gelerek: Ben bu gece rüyamda gördüm ki. Ben bir ağacın gövdesine doğru namaz kılıyorum. Secde ayetini okuyup secde ettim. Benim secde etmem nedeni ile ağaç da secde etti. Ağacın (secdede): اللهم أحطط عني بها وزراً، واكتب لي بها أجراً، واجعل لي عندك ذخرا «Aliah'ım bu (secde.) ile benim bir günahımı düşür, bununla bana bir ecir yaz ve bunu benim için (yüce) katında azık (sevap) kıl dediğini işittim. İbn-i Abbas (r.a.) demiştir ki: Bundan sonra ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i secde ayetini okuyup secde ederken gördüm ve efendimizi secdede, adamın ağaçtan nakletmiş olduğu sözün aynını okurken işittim. Açıklama Ebu Hureyre (r.a.)'in hadisini Müslim de rivayet etmiştir. Bu hadiste geçen 'VeyI' kelimesi azab, zillet, bela, cehennem deresi gibi manalara gelir. Beddua da kullanılır. Yazıklar olsun, vay haline gibi sözlerle manalandırmak mümkündür. Zamiri şeytana racidir. Hadis, secde ayeti okununca secde edilmesinin faziletine, şeytan'ın zikirden kaçıp uzaklaştığına, iman ve ibadetin Cennete vesile olduğuna, küfür ve isyanın cehenneme sürükleyici olduğuna delalet eder. İbn-i Abbas (r.a.)'ın hadisini Tirmizi, Hakim ve İbn-i Hibban da rivayet etmişlerdir. Tirmizi'nin ri"ayetinde duanın sonunda: «Ve kulun Davud (a.s.)'ın secdesini kabul ettiğin gibi benim secdemi de kabul eyle.» ilavesi vardır. Tuhfetü'l-Ahvezi yazarı şu malumatı verir: "Nebi (s.a.v.)'e gelen adamın Ebu Said-i Hudri (r.a.) olduğu, Mirek tarafından açıklanmıştır. Gelen zatın bir melek olduğu kavli hayli uzaktır. (Sindi de beyan edildiğine göre Tıybi, Turbeşti'nin: Bu gelen adam Ebu Said-i Hudri (r.a.)'dir. Zaten bu hadis ondan da rivayet edilmiştir, dediğini nakleder.) Adamın yaptığı secde namazdaki secde olabilir. Kuvvetli olan ihtimal, yapılan secdenin tilavet secdesi ve okunan secde ayetinin 'Sad' suresindeki ayet olmasıdır. (Çünkü Tirmizi'nin rivayetindeki duanın son kısmında Davud (a.s.)'ın secdesinden bahsedilir: Sad suresindeki secde ayetinde de Davud (a.s.)'ın secdesinden bahsedilir." Bu hadiste secde ayetinin okunması halinde secde edilmesinin ve anılan duanın tilavet secdesinde okunmasının meşruluğuna, secdenin sevabın kazanılmasına, günahın bağışlanmasına ve ahiret için Allah katında bir azık olmasının umulduğuna delalet eder. Duada geçen 'Zuhr' kelimesini azık olarak terceme ettim. Bundan maksat manevi azık olan sevabtır
- 1054Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), secde ettiği zaman şöyle derdi: اللهم لك سجدت وبك آمنت. ولك أسلمت. أنت…Ali bin Ebi Talib (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), secde ettiği zaman şöyle derdi: اللهم لك سجدت وبك آمنت. ولك أسلمت. أنت ربي. سجد وجهي للذي شق سمعه وبصره، تبارك اللَّه أحسن الخالقين
- 1055Kendisi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber (Kur'an tilaveti münasebetiyle) on bir secde etmiştir…Ebü'd-Derda' (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Kendisi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber (Kur'an tilaveti münasebetiyle) on bir secde etmiştir. En-Necm (süresindeki secde) onlardan birisidir
- 1056Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber on bir secde ettim. Onlar içinde el-Mufassal (bölümün) den…Ebüd-Derda' (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber on bir secde ettim. Onlar içinde el-Mufassal (bölümün) den hiç bir ayet yoktu. Onlar (ın bulunduğu sureler:) El-A'raf, er-Ra'd, en-Nahl, Beni İsrail (= İsra), Meryem, el-Hac, el-Furkan, en-Nemi, es-Secde, Sad ve Fussilat surelerinin secdeleridir. Not: Bu senedin ravilerinden Osman bin Faid'in zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir
- 1057Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), O'na Kur'an-ı Kerim'de bulunan onbeş secde ayetini öğretmiştir…Amr bin el-As (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), O'na Kur'an-ı Kerim'de bulunan onbeş secde ayetini öğretmiştir. Bunlardan üç tanesi Mufassal bölümünde, iki tanesi de Hac suresindedir." Diğer tahric: Ebu Davud. Darekutni, Hakim ve Beyhaki de bu hadisi
- 1058Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber: اقرأ باسم ربك ve إذا السماء انشقت sureierindeki…Ebu Hureyre (r.a.)'den: şöyle demiştir: Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber: اقرأ باسم ربك ve إذا السماء انشقت sureierindeki secde ayetlerinde secde ettik. (İzessemai şekkat ve İkra’ biismi rabbike = İnşikak ve Alak sureleridir.) Not; Bunun senedindeki İbn-i Mina'nın meçhul olduğunu İbnü'l-Kattan söylemiştir. Diğer tahric: Müslim, Ebu Davud, Tirmizi. Ahmed ve Beyhaki
- 1060Ve aleyke'(s-Selam) dön de (yeniden) namaz kıl. Çünkü sen namaz kılmış olmadınEbu Hureyre (r.a.)'den; şöyle demiştir: (Bir gün) Bir adam Mescid'e girerek (iki rek'at) namaz kılmış. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de mescid'in bir tarafında imiş. Adam namaz kıldıktan sonra (Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e) gelerek selam vermiş. O, da: «Ve aleyke'(s-Selam) dön de (yeniden) namaz kıl. Çünkü sen namaz kılmış olmadın.» buyurmuş. Adam dönüp (tekrar) namaz kıldıktan sonra gelerek Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e selam vermiş. O, da: «Ve aleyke'(s-Selam) dön de (yeniden) namaz kıl. Çünkü sen hala namaz kılmış olmadın.» buyurmuş. (Adam tekrar namaz kılıp gelmiş. Selamlaşmadan sonra kıldığı namazın yine olmadığını anlayınca) üçüncü (görüşme)de adam: Şu halde bana öğret Ya Resulallah! demiş. O, da: «Namaz'a kalkacağın zaman abdestini tam al. Sonra kıbleye doğru durup tekbir al. (Namaza böylece başladıktan) sonra Kur'an'dan sana kolay olanı oku. Sonra rüku' edip uzuvların yatışıncaya kadar rüku' halinde kal. Sonra (başını) kaldırıp kemikler mafsallarında yerleşinceye kadar ayakta dik dur. Sonra secdeye vararak uzuvlar yatışmcaya kadar secdede dur. Sonra başını kaldır ve kemikler mafsallarında yerleşinceye kadar otur. Sonra (tekbir hariç) bunu namazının bütün rek'atlerinde yap.» buyurmuştur. Diğer tahric: Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Nesai, Darekutni ve Tahavi
- 1061İçlerinde Ebu Katade (r.a.)'in bulunduğu on sahabi'nln bulunduğu bir yerde Ebu Humeyd es-Saidi (r.a.)'den…Muhammed bin Amr bin Ata' (r.a.)'den; şöyle demiştir: İçlerinde Ebu Katade (r.a.)'in bulunduğu on sahabi'nln bulunduğu bir yerde Ebu Humeyd es-Saidi (r.a.)'den şöyle söylerken işittim : Ebu Humeyd oradaki sahabilere : — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namaz kılışını hepinizden daha iyi bilirim, dedi. Sahabiler O'na : — Neden (sen daha iyi bilirsin)? Sen hepimizden daha çok O'nun izini takip etmiş değilsin. Hepimizden önce Onun sohbetinde bulunmuş da değilsin, dediler. Ebu Humeyd (r.a.) : — Hayır, ben Onun kılışını hepinizden daha iyi bilirim, dedi. Sahabiler, Ona: — Öyle ise anlat (bakalım), dediler. Ebu Humeyd (r.a.) : — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaza kalktığı zaman tekbir alırdı. (Tekbir alırken) ellerini omuzlarının hizasına kadar kaldırarak biraz öyle durdururdu. Sonra okurdu. Sonra tekbir alır ve ellerini omuzlarının hizasına kadar kaldırırdı. Sonra rüku' ederek, avuçlarının içini diz kapaklarının üzerine bırakır, onlara dayanırdı. Başını ne bel hizasından aşağı indirir, ne de yukarı kaldırır, ense ile beli bir hizada tutardı. Sonra: سمع اللَّه لمن حمد [semi’allahu limen hamide] diyerek ellerini omuzları hizasına kadar kaldırırdı. (Omurganın) bütün kemikleri mafsallarında yerleşinceye kadar (ayakta dururdu.) Sonra (secde için) yere inerdi. (Secdede) kollarını yanlarından uzak tutardı. Sonra (secdeden) başını kaldırırdı ve sol ayağını yere yatırarak üstünde otururdu. Secde ettiği zaman her iki ayağının parmaklarını, (uçları kıbleye ve altları yere gelecek şekilde) eğerdi. Sonra (ikinci defa) secde ederdi. Sonra tekbir alarak sol ayağı (nı yere yatırarak) üstünde ve (omurganın) her kemiği yerine dönünceye kadar otururdu. Sonra ayağa kalkardı. Ve ikinci rek'atte bunun mislini yapardı. Sonra ikinci rek'atten (üçüncü rek'ate) kalktığı zaman namaza başlarken yaptığı gibi ellerini omuzlarının hizasına kadar kaldırırdı. Sonra namazının kalan rek'atlerini böylece kılardı. Nihayet ardından selam verilecek secdeyi yaptıktan sonra sol ayağını geri çekerek (= altından sağ tarafına doğru çıkararak) sol yanı üstünde müteverrik olarak otururdu, dedi. Sahabiler: — Doğru söyledin. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), anlattığın şekilde namaz kılardı, dediler. Diğer tahric: Buhari, Tirmizi, Ebu Davud. Ahmed, Tahavi, İbn-i Hibban ve Beyhaki de bu hadisi uzun ve kısa metinler halinde rivayet etmişlerdir
- 1062Ben, Aişe (r.anha)'ya, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namaz kılışı nasıl idi? diye sordum. Dedi…Amrete (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Ben, Aişe (r.anha)'ya, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namaz kılışı nasıl idi? diye sordum. Dedi ki : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), abdest almak istediğinde ellerini su kabına koyduğu zaman Allah'ın ismini anardı ve abdestini tam (ve mükemmel) alırdı. Sonra kıbleye doğru ayakta durarak tekbir alır ve ellerini omuzlarının hizasına kadar kaldırırdı. Sonra rüku ederdi. (Rükuda) ellerini diz kapaklarının üzerine koyar ve kollarını (yanlarından) uzak tutardı. Sonra başını kaldırıp belini doğrulturdu ve ayakta kalışı sizinkinden biraz daha uzun sürerdi. (Secdede) ellerini kıbleye doğru (yere) koyar, gördüğüm kadarıyla olanca gücüyle kollarını (yanlarından) uzaklaştırırdı. Sonra başını kaldırıp (yere döşediği) sol ayağı üzerinde oturur, sağ ayağını da dikerdi. Sol yanı üzerine eğilmek (oturmak) ten kerahet ederdi
- 1063Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in diliyle sabit Olduğu üzere (dört rek'atlı) farz namaz yolculukta…Ömer (bin el-Hattab) (r.a.)'den; şöyle demiştir: Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in diliyle sabit Olduğu üzere (dört rek'atlı) farz namaz yolculukta iki rek'attir, Cum'a farzı iki rek'attir, Bayram namazı iki rek'attir. Bu tamamdır, kasır değildir. Diğer tahric: Nesai, Ahmed ve İbn-i Hibban
- 1064Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in diliyle sabit olduğu üzere (dört rek'atli) farz namaz yolculukta…Ömer (bin el-Hattab) (r.a.)'den: şöyle demiştir: Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in diliyle sabit olduğu üzere (dört rek'atli) farz namaz yolculukta iki rekattır. Cum'a farzı iki rek'attir, iki bayram namazı ikişer rekattır. Bu tamamdır, kasır değildir. Diğer tahric: Nesai, Ahmed ve İbn-i Hibban
- 1065Yer yüzünde yolculuk ettiğiniz zaman kafirlerin size eziyet ve zarar vermelerinden korkarsanız namazınızı…Ya'la bin Ümeyye (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben, Ömer bin el-Hattab (Radıyallahü anh)! Allah: «Yer yüzünde yolculuk ettiğiniz zaman kafirlerin size eziyet ve zarar vermelerinden korkarsanız namazınızı kısaltmanızdan dolayı size günah yoktur.» [Nisa 101] (buyurmuştur.) Halbuki şimdi halk güven içindedir. (Halkın güvenlik içindeyken namazı kıseltmalarına) ne dersin? diye sordum. Ömer (r.a.): Senin şaştırın şu işe ben de şaşmıştım da bunu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sormuştum. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştu: «Bu, Allah'ın size verdiği bir sadakadır. Onun için siz Allah'ın sadakasını kabul ediniz.» dedi
- 1066Biz hazerdeki namazın ve korku hükmünü Kur'an'da buluyoruz. Fakat yolculuk (halindeki) namazın hükmünü…Ümeyye bin Abdillah bin Halid (r.a.)'den rivayet edildiğine göre kendisi Abdullah bin Ömer (r.a.)a.: Biz hazerdeki namazın ve korku hükmünü Kur'an'da buluyoruz. Fakat yolculuk (halindeki) namazın hükmünü Kur'an'da bulamıyoruz, diye sormuş, Abdullah (r.a.) kendisine: Biz hiç bir şey bilmezken Allah bize Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Nebi olarak gönderdi. Bunun için Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nasıl yaparsa, biz de ancak Ondan gördüğümüz gibi yaparız, diye cevap vermiştir. Diğer tahric: Nesai
- 1067Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), şu belde (Medine-i Münevvere)'den çıktığı zaman Ona dönünceye kadar…(Abdullah) İbn-i Ömer (r.a.)'den; şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), şu belde (Medine-i Münevvere)'den çıktığı zaman Ona dönünceye kadar (akşam farzı hariç hiç bir farzı) İki rekatten fazla kılmazdı
- 1068Allah, sizin Nebiiniz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in lisaniyle hazerde dört rek'at ve seferde iki rek'at…(Abdullah) İbn-i Abbas (r.a.)'dan; şöyle demiştir : Allah, sizin Nebiiniz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in lisaniyle hazerde dört rek'at ve seferde iki rek'at olarak (dört rek'atli namazı) farz kılmıştır. Diğer tahric: Müslim ve Nesai
- 1069Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hiç bir düşman O'nu takip etmezken, hiç bir düşman korkusu yokken ve…(Abdullah) bin Abbas (r.a.)'dan: şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hiç bir düşman O'nu takip etmezken, hiç bir düşman korkusu yokken ve O'na acele ettirecek hiç bir sebep yokken yolculukta akşam ile yatsı farzlarını beraber kılardı. Diğer tahric: Ahmed ve Beyhaki. Açıklaması: 1070’te
- 1070Tebuk savaşı yolculuğunda Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öğle ile ikindi farzlarını keza akşam ile yatsı…Muaz bin Cebel (r.a. )'den; şöyle demiştir: Tebuk savaşı yolculuğunda Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öğle ile ikindi farzlarını keza akşam ile yatsı farzlarını beraber kılmıştır
- 1071Ey Mu'minler! Andolsun ki sizin için Resulullah en güzel örnektirHafs bin Asım bin Ömer bin el-Hattab (r.a.)'den; şöyle demiştir: Biz yolculukta (amcam Abdullah) bin Ömer (r.a.)'in beraberindeydik. İbn-i Ömer (r.a.) bize namaz kıldırdı. Farz'dan sonra (sünnet kılmadan) kendisi de, biz de dönüp gittik. İbn-i Ömer (r.a.) dönüşünde cemaatin bir kısmının (kalkıp) namaz'a durduklarını görünce: Bunlar ne yapıyorlar? diye sordu. Ben de: Sünnet kılıyorlar, dedim. İbn-i Ömer (r.a.): 'Eğer ben (yolculukta) Sünnet kılmış olsaydım farzımı (kasırlı değil) tam kılardım. Ey kardeşimin oğlu! Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile arkadaşlık ettim. Vefat edinceye kadar yolculukta iki rek'at (farz) dan fazla (sünnet namaz) kılmadı. Sonra Ebu Bekir (r.a.) ile arkadaşlık ettim. O da iki rekat'ten fazla kılmadı. Sonra Ömer (r.a.) ile arkadaşlık ettim. Kendisi de iki rek'at'ten fazla kılmadı. Ondan sonra Osman (r.a.) ile arkadaşlık ettim. O da iki rek'at'ten fazla kılmadı. Bu zatlar vefat edinceye kadar durum böyleydi. Allah Teala da: لقد كان لكم في رسول الله أسوة حسنة «Ey Mu'minler! Andolsun ki sizin için Resulullah en güzel örnektir.» [Ahzab 21] buyuruyor' dedi." Diğer tahric: Buhari, Müslim, Ebu Davud, Nesai, Malik ve Beyhaki