İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 43

Faziletler (Fezâil) Kitabı

227 hadis · No. 5938–6168

Sayfa 6 / 12Yazı boyutu
  1. Hadis no. 6041

    Ağır ol ya Enceşe! Camları kırma!

    Türkçe meal

    Bİze İbni Müsennâ dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Abdüssamed rivayet etti. (Dediki): Bana Hemmâm rivayet etti. (Dediki): Bize Katâde Enes'den rivayet etti. Enes şöyle demiş : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in güzel sesli bir deve sürücüsü vardı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «Ağır ol ya Enceşe! Camları kırma!» buyurdular. (Bununla) Zayıf kadınları kastediyordu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ، حَدَّثَنِي هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ كَانَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَادٍ حَسَنُ الصَّوْتِ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ رُوَيْدًا يَا أَنْجَشَةُ لاَ تَكْسِرِ الْقَوَارِيرَ ‏"‏ ‏.‏ يَعْنِي ضَعَفَةَ النِّسَاءِ ‏.‏

  2. Hadis no. 6042

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah namazını kıldığı vakit Medine'nin hizmetçileri içlerinde su…

    Türkçe meal

    Bize Mücahid b. Musa ile Ebû Bekr b. Nadr b. Ebi'n-Nadır ve Harun b. Abdillah toptan Ebu'n-Nadır'dan rivayet ettiler. Ebû Bekr (Dediki): Bize Ebû'n-Nadır (yâni Hâşim b. Kaâsım) rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Muğîra Sâbit'ten, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah namazını kıldığı vakit Medine'nin hizmetçileri içlerinde su bulunan kaplarıyla gelirlerdi. Kendisine hiçbir kab getirilmezdi id, içine elini daldırmasın. Çok defa soğuk sabahda gelirler ve yine elini o kaplara daldırırdı. İzah 2326 da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُجَاهِدُ بْنُ مُوسَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ النَّضْرِ بْنِ أَبِي النَّضْرِ وَهَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ جَمِيعًا عَنْ أَبِي النَّضْرِ، قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا أَبُو النَّضْرِ، - يَعْنِي هَاشِمَ بْنَ الْقَاسِمِ - حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ الْمُغِيرَةِ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا صَلَّى الْغَدَاةَ جَاءَ خَدَمُ الْمَدِينَةِ بِآنِيَتِهِمْ فِيهَا الْمَاءُ فَمَا يُؤْتَى بِإِنَاءٍ إِلاَّ غَمَسَ يَدَهُ فِيهَا فَرُبَّمَا جَاءُوهُ فِي الْغَدَاةِ الْبَارِدَةِ فَيَغْمِسُ يَدَهُ فِيهَا ‏.‏

  3. Hadis no. 6043

    Vallahi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i gördüm. Berber kendisini tıraş ediyordu. Ashabı etrafını…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Râfi rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'n-Nadr rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman Sâbit'ten, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Vallahi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i gördüm. Berber kendisini tıraş ediyordu. Ashabı etrafını sarmıştı. Bir kılın bir adamın elinden başka bir yere düşmesini istemiyorlardı. İzah 2326 da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا أَبُو النَّضْرِ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ لَقَدْ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالْحَلاَّقُ يَحْلِقُهُ وَأَطَافَ بِهِ أَصْحَابُهُ فَمَا يُرِيدُونَ أَنْ تَقَعَ شَعْرَةٌ إِلاَّ فِي يَدِ رَجُلٍ ‏.‏

  4. Hadis no. 6044

    Ey Ummü filân, yollardan hangisini dilersen bak da senin için hacetini göreyim

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yezid b. Hârun Hammâd b. Seleme'den, o da Sâbit'ten, o da Enes'den naklen rivayet ettiki: Bir kadının aklında bir şey varmış ve: — Yâ Resulallah! Benim sana (danışacak) bir hacetim var, demiş. Bunun üzerine : «Ey Ummü filân, yollardan hangisini dilersen bak da senin için hacetini göreyim.» buyurmuşlar ve onunla yollardan birine çekilerek kadın hacetini arzetmiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، عَنْ حَمَّادِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ امْرَأَةً، كَانَ فِي عَقْلِهَا شَىْءٌ فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ لِي إِلَيْكَ حَاجَةً فَقَالَ ‏ "‏ يَا أُمَّ فُلاَنٍ انْظُرِي أَىَّ السِّكَكِ شِئْتِ حَتَّى أَقْضِيَ لَكِ حَاجَتَكِ ‏"‏ ‏.‏ فَخَلاَ مَعَهَا فِي بَعْضِ الطُّرُقِ حَتَّى فَرَغَتْ مِنْ حَاجَتِهَا ‏.‏

  5. Hadis no. 6045

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki şey arasında muhayyer bırakılırsa günah olmamak şartıyle onların…

    Türkçe meal

    Bize Kuteybe b. Saîd, Mâlik b. Enes'den ona okunanlar meyamnda rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e İbni Şihab'dan dinlediğim, onun da Urve b. Zübeyr'den, onun da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Âişe'den naklettiği şu hadîsi okudum: Âişe şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki şey arasında muhayyer bırakılırsa günah olmamak şartıyle onların kolay olanını seçerdi. Şayet günah ise insanların ondan en uzak olanı idi. Resülullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisi için intikam almamıştır. Meğer ki, Allah (Azze ve Celle)'nin hürmeti çiğnenmiş olsun

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ، فِيمَا قُرِئَ عَلَيْهِ ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ، يَحْيَى قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا قَالَتْ مَا خُيِّرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ أَمْرَيْنِ إِلاَّ أَخَذَ أَيْسَرَهُمَا مَا لَمْ يَكُنْ إِثْمًا فَإِنْ كَانَ إِثْمًا كَانَ أَبْعَدَ النَّاسِ مِنْهُ وَمَا انْتَقَمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِنَفْسِهِ إِلاَّ أَنْ تُنْتَهَكَ حُرْمَةُ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ ‏.‏

  6. Hadis no. 6046

    Muhammed Zührî'den, o da Urve'den, o da Âişe'den

    Türkçe meal

    Bize Züheyr b. Harb ile İshâk b. İbrahim de hep birden Cerir'den rivayet ettiler. H. Bize Ahmed b. Abde dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Fudayl b. İyad rivayet etti. Her iki râvi Mansûr'dan, o da Muhammed'den rivayet etmişlerdir. Fudayl'ın rivayetinde «İbni Şihâb'dan» Cerir'in rivayetinde ise: «Muhammed Zührî'den, o da Urve'den, o da Âişe'den» ifadesi vardır

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، جَمِيعًا عَنْ جَرِيرٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ، بْنُ عَبْدَةَ حَدَّثَنَا فُضَيْلُ بْنُ عِيَاضٍ، كِلاَهُمَا عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، فِي رِوَايَةِ فُضَيْلِ بْنِ شِهَابٍ وَفِي رِوَايَةِ جَرِيرٍ مُحَمَّدٍ الزُّهْرِيِّ عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، ‏.‏

  7. Hadis no. 6047

    Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus İbni Şihâb'dan bu isnadla Mâlik'in hadîsi gibi haber verdi

    Türkçe meal

    Bana bu hadîsi Harmele b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus İbni Şihâb'dan bu isnadla Mâlik'in hadîsi gibi haber verdi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِيهِ حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ نَحْوَ حَدِيثِ مَالِكٍ ‏.‏

  8. Hadis no. 6048

    Bize Ebû Usâme Hişâm'dan, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme Hişâm'dan, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) biri diğerinden daha kolay olan iki şey arasında muhayyer bırakılırsa günah olmamak şartıyla onların en kolayını seçerdi: Şayet günah ise insanların ondan en uzak olanı idi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ مَا خُيِّرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ أَمْرَيْنِ أَحَدُهُمَا أَيْسَرُ مِنَ الآخَرِ إِلاَّ اخْتَارَ أَيْسَرَهُمَا مَا لَمْ يَكُنْ إِثْمًا فَإِنْ كَانَ إِثْمًا كَانَ أَبْعَدَ النَّاسِ مِنْهُ ‏.‏

  9. Hadis no. 6049

    Bize bu hadîsi Ebû Kureyb ile İbni Numeyr de hep birden Abdullah b. Numeyr'den, o da Hişâm'dan naklen bu…

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi Ebû Kureyb ile İbni Numeyr de hep birden Abdullah b. Numeyr'den, o da Hişâm'dan naklen bu isnadla «en kolayını» sözüne kadar rivayet ettiler. Ondan sonrasını anmadılar. İzah 2328 de

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو كُرَيْبٍ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ جَمِيعًا عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، عَنْ هِشَامٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ إِلَى قَوْلِهِ أَيْسَرَهُمَا ‏.‏ وَلَمْ يَذْكُرَا مَا بَعْدَهُ ‏.‏

  10. Hadis no. 6050

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eliyle hiçbir şeye vurmadı. Ne bir kadına, ne de bir hizmetçiye!…

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme Hişam'dan, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eliyle hiçbir şeye vurmadı. Ne bir kadına, ne de bir hizmetçiye! Ancak Allah yolunda kendisiyle mücahede edilirse o başka! Ona hiçbir şey isabet etmemiştir ki, sahibinden intikam alsın. Meğer ki, Allah'ın haramlarından bir şeyi çiğnemiş olsun! Bu takdirde Allah (Azze ve Celle) için intikam alırdı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَاهُ أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ مَا ضَرَبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم شَيْئًا قَطُّ بِيَدِهِ وَلاَ امْرَأَةً وَلاَ خَادِمًا إِلاَّ أَنْ يُجَاهِدَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَمَا نِيلَ مِنْهُ شَىْءٌ قَطُّ فَيَنْتَقِمَ مِنْ صَاحِبِهِ إِلاَّ أَنْ يُنْتَهَكَ شَىْءٌ مِنْ مَحَارِمِ اللَّهِ فَيَنْتَقِمَ لِلَّهِ عَزَّ وَجَلَّ ‏.‏

  11. Hadis no. 6051

    Bize Abde ile Veki' rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muaviye rivayet…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İbnü Numeyr de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abde ile Veki' rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muaviye rivayet etti. Bu râvılerin hepsi Hişam'dan bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Bâzısının rivayeti ötekilerden ziyade olmuştur

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدَةُ، وَوَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، كُلُّهُمْ عَنْ هِشَامٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ يَزِيدُ بَعْضُهُمْ عَلَى بَعْضٍ ‏.‏

  12. Hadis no. 6052

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte ilk namazı kıldım. Sonra ailesinin yanına çıktı, onunla…

    Türkçe meal

    Bize Amr b. Hammad b. Talhate'l-Kannâd rivayet etti. (Dediki): Bize Esbât (bu zât İbni Nasr El-Hemdâni'dir.) Simâk'den, o da Câbir b. Semura'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte ilk namazı kıldım. Sonra ailesinin yanına çıktı, onunla birlikte ben de çıktım. Derken onu bir takım çocuklar karşıladılar. Onların her birinin yanağına teker teker dokunmaya başladı. Bana gelince benim yanağıma da dokundu. Elinde Öyle serinlik veya koku duydum ki: Sanki onu kokucu sepetinden çıkarmıştı. İzah 2330 da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ حَمَّادِ بْنِ طَلْحَةَ الْقَنَّادُ، حَدَّثَنَا أَسْبَاطٌ، - وَهُوَ ابْنُ نَصْرٍ الْهَمْدَانِيُّ - عَنْ سِمَاكٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، قَالَ صَلَّيْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الأُولَى ثُمَّ خَرَجَ إِلَى أَهْلِهِ وَخَرَجْتُ مَعَهُ فَاسْتَقْبَلَهُ وِلْدَانٌ فَجَعَلَ يَمْسَحُ خَدَّىْ أَحَدِهِمْ وَاحِدًا وَاحِدًا - قَالَ - وَأَمَّا أَنَا فَمَسَحَ خَدِّي - قَالَ - فَوَجَدْتُ لِيَدِهِ بَرْدًا أَوْ رِيحًا كَأَنَّمَا أَخْرَجَهَا مِنْ جُؤْنَةِ عَطَّارٍ ‏.‏

  13. Hadis no. 6053

    Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kokusundan daha güzel hiçbir anber, misk veya (başka) bir şey…

    Türkçe meal

    Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Ca'fer b. Süleyman, Sâbit'den, da Enes'den naklen rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Hâşim, yâni İbni Kaâsım rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman (bu zat îbni Muğira'dır) Sâbit'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kokusundan daha güzel hiçbir anber, misk veya (başka) bir şey koklamadım. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in teninden daha yumuşak hiçbir dîba ipek veya başka bir şeye dokunmadım

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، ح وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا هَاشِمٌ، - يَعْنِي ابْنَ الْقَاسِمِ - حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، - وَهُوَ ابْنُ الْمُغِيرَةِ - عَنْ ثَابِتٍ، قَالَ أَنَسٌ مَا شَمِمْتُ عَنْبَرًا قَطُّ وَلاَ مِسْكًا وَلاَ شَيْئًا أَطْيَبَ مِنْ رِيحِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَلاَ مَسِسْتُ شَيْئًا قَطُّ دِيبَاجًا وَلاَ حَرِيرًا أَلْيَنَ مَسًّا مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

  14. Hadis no. 6054

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) parlak beyaz renkli idi. Teri inci gibi idi. Yürüdüğü zaman sağa…

    Türkçe meal

    Bana Ahmed b. Saîd b. Sahr Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Habban rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad rivayet etti. Bize Sabit, Enes'den rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) parlak beyaz renkli idi. Teri inci gibi idi. Yürüdüğü zaman sağa sola meyl ederdi. Ben ne Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in avucundan daha yumuşak bir diba ve ipeğe dokundum, ne de Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kokusundan daha güzel bir misk veya anber kokladım

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي أَحْمَدُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ صَخْرٍ الدَّارِمِيُّ، حَدَّثَنَا حَبَّانٌ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، حَدَّثَنَا ثَابِتٌ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَزْهَرَ اللَّوْنِ كَأَنَّ عَرَقَهُ اللُّؤْلُؤُ إِذَا مَشَى تَكَفَّأَ وَلاَ مَسِسْتُ دِيبَاجَةً وَلاَ حَرِيرَةً أَلْيَنَ مِنْ كَفِّ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَلاَ شَمَمْتُ مِسْكَةً وَلاَ عَنْبَرَةً أَطْيَبَ مِنْ رَائِحَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

  15. Hadis no. 6055

    Ey Ummü Süleym bu yaptığın nedir?

    Türkçe meal

    Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Hâşim (yâni İbnî Kaâsım) Süleyman'dan, o da Sâbit'ten, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanımıza girdi. Ve kaylûle uykusuna dalarak terledi. Annem bir kavanoz getirerek teri onun içine silmeye başladı. Derken Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uyandı ve : «Ey Ummü Süleym bu yaptığın nedir?» dedi. Annem : — Bu senin terindir, onu kokumuza katıyoruz; o kokuların en güzellerindendir, dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا هَاشِمٌ، - يَعْنِي ابْنَ الْقَاسِمِ - عَنْ سُلَيْمَانَ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ دَخَلَ عَلَيْنَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ عِنْدَنَا فَعَرِقَ وَجَاءَتْ أُمِّي بِقَارُورَةٍ فَجَعَلَتْ تَسْلُتُ الْعَرَقَ فِيهَا فَاسْتَيْقَظَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏ "‏ يَا أُمَّ سُلَيْمٍ مَا هَذَا الَّذِي تَصْنَعِينَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ هَذَا عَرَقُكَ نَجْعَلُهُ فِي طِيبِنَا وَهُوَ مِنْ أَطْيَبِ الطِّيبِ ‏.‏

  16. Hadis no. 6056

    Ne yapıyorsun ey Ummü Süleym?

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bize Huceyn b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-Aziz (bu zat îbnü Ebî Seleme'dir.) İshâk b. Abdillah b. Ebî Talha'dan, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ümmü Süleym'in evine girer de o yokken yatağında uyurdu. Bir gün yine gelerek onun yatağında uyudu. Hemen Ümmü Süleym'e giderek işte Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) senin evinde, senin yatağının üzerinde uyudu, dediler. Arkacığından Ümmü Süleym geldi. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) terlemiş; teri yatağın üzerindeki bir deri parçasına toplanmıştı. Derhal çantasını açarak bu teri kurulamağa ve onu kavanozuna sıkmaya başladı. Derken Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) belinledi ve: «Ne yapıyorsun ey Ummü Süleym?» dedi. Ümmü Süleym: — Yâ Resûlallah! Çocuklarımız için bunun bereketini umuyoruz, dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «isabet ettin!» buyurdular. İzah 2332 de

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا حُجَيْنُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، - وَهُوَ ابْنُ أَبِي سَلَمَةَ - عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَدْخُلُ بَيْتَ أُمِّ سُلَيْمٍ فَيَنَامُ عَلَى فِرَاشِهَا وَلَيْسَتْ فِيهِ - قَالَ - فَجَاءَ ذَاتَ يَوْمٍ فَنَامَ عَلَى فِرَاشِهَا فَأُتِيَتْ فَقِيلَ لَهَا هَذَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم نَامَ فِي بَيْتِكِ عَلَى فِرَاشِكِ - قَالَ - فَجَاءَتْ وَقَدْ عَرِقَ وَاسْتَنْقَعَ عَرَقُهُ عَلَى قِطْعَةِ أَدِيمٍ عَلَى الْفِرَاشِ فَفَتَحَتْ عَتِيدَتَهَا فَجَعَلَتْ تُنَشِّفُ ذَلِكَ الْعَرَقَ فَتَعْصِرُهُ فِي قَوَارِيرِهَا فَفَزِعَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ مَا تَصْنَعِينَ يَا أُمَّ سُلَيْمٍ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ نَرْجُو بَرَكَتَهُ لِصِبْيَانِنَا قَالَ ‏"‏ أَصَبْتِ ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 6057

    Ey Ümmü Süteyml Bu ne?

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Affân b. Müslim rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyub, Ebû Kılâbe'den, o da Enes'den, o da Ümmü Süleym'den naklen rivayet etti ki; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ümmü Süleym'ln yanına gelir, orada kaylûle uykusu uyurmuş. O da kendisine bir yaygı yayar, üzerinde istirahat edermiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çok terliyormuş, Ümmü Süleym onun terini toplar, koku ve kavanozlara koyarmış. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ey Ümmü Süteyml Bu ne?» demiş. Ümmü Süleym: — Senin terin! Onu kokuma karıştırıyorum, cevabını vermiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَفَّانُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَنَسٍ، عَنْ أُمِّ سُلَيْمٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَأْتِيهَا فَيَقِيلُ عِنْدَهَا فَتَبْسُطُ لَهُ نَطْعًا فَيَقِيلُ عَلَيْهِ وَكَانَ كَثِيرَ الْعَرَقِ فَكَانَتْ تَجْمَعُ عَرَقَهُ فَتَجْعَلُهُ فِي الطِّيبِ وَالْقَوَارِيرِ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ يَا أُمَّ سُلَيْمٍ مَا هَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ عَرَقُكَ أَدُوفُ بِهِ طِيبِي ‏.‏

  18. Hadis no. 6058

    Hakikaten Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in üzerine soğuk bir sabahda vahiy indirilir. Yine…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Kureyb Muhammed b. Ala' rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme, Hişam'dan, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: Hakikaten Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in üzerine soğuk bir sabahda vahiy indirilir. Yine yüzünden ter boşanırdı

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ إِنْ كَانَ لَيُنْزَلُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الْغَدَاةِ الْبَارِدَةِ ثُمَّ تَفِيضُ جَبْهَتُهُ عَرَقًا ‏.‏

  19. Hadis no. 6059

    Bazan bana çan sesi gibi gelir. Bu benim için en şiddetli olandır. Sonra açılırım ve o vahyi bellemiş olurum…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. Bize Süfyan b. Uyeyne rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme ile İbni Bişr hep birden Hişam'dan rivayet ettiler. H. Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr dahi rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. (Dediki); Bize Hişâm babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti ki: Haris b. Hişam, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: — Sana vahy nasxl geliyor? diye sormuş da : «Bazan bana çan sesi gibi gelir. Bu benim için en şiddetli olandır. Sonra açılırım ve o vahyi bellemiş olurum. Bâzan da adam suretinde bir melek gelir. Ve onun söylediğini bellerim.» buyurmuşlar. İzah 2335 te

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، وَابْنُ، بِشْرٍ جَمِيعًا عَنْ هِشَامٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ الْحَارِثَ بْنَ هِشَامٍ، سَأَلَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَيْفَ يَأْتِيكَ الْوَحْىُ فَقَالَ ‏ "‏ أَحْيَانًا يَأْتِينِي فِي مِثْلِ صَلْصَلَةِ الْجَرَسِ وَهُوَ أَشَدُّهُ عَلَىَّ ثُمَّ يَفْصِمُ عَنِّي وَقَدْ وَعَيْتُهُ وَأَحْيَانًا مَلَكٌ فِي مِثْلِ صُورَةِ الرَّجُلِ فَأَعِي مَا يَقُولُ ‏"‏ ‏.‏

  20. Hadis no. 6060

    Bize Abdû'l-Âla rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd Katâde'den, o da Hasan'dan, o da Hıttan b. Abdillah'dan, o…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdû'l-Âla rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd Katâde'den, o da Hasan'dan, o da Hıttan b. Abdillah'dan, o da Ubade b. Sâmit'ten naklen rivayet etti. (ŞÖyle demiş): Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üzerine vahy indirildiği vakit bundan dolayı gussalamr ve yüzünün rengi uçardı. İzah 2335 te

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ حِطَّانَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ، قَالَ كَانَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا أُنْزِلَ عَلَيْهِ الْوَحْىُ كُرِبَ لِذَلِكَ وَتَرَبَّدَ وَجْهُهُ ‏.‏