İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 15

Hac Kitabı

595 hadis · No. 2791–3397

Sayfa 28 / 30Yazı boyutu
  1. Hadis no. 3343

    Bize Ebû Usâme ile İbni Numeyr Hişâm b. Urve'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti

    Türkçe meal

    Bize Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme ile İbni Numeyr Hişâm b. Urve'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ نَحْوَهُ ‏.‏

  2. Hadis no. 3344

    Her kim Medînenin sıkıntılarına katlanırsa kıyamet gününde ben ona şefaatçı yahut şâhid olurum

    Türkçe meal

    Bana Züheyr b. Harb rivayet elli. (Dediki): Bize Osman b. Ömer rivayet elti. (Dediki): Bize îsâ b. Hafs b. Âsim haber verdi. (Dediki): Bize Nafi', İbni Ömeı'den rivayet etti. şöyîe demiş; Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i «Her kim Medînenin sıkıntılarına katlanırsa kıyamet gününde ben ona şefaatçı yahut şâhid olurum» buyururken işittim

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ عُمَرَ، أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ حَفْصِ بْنِ عَاصِمٍ، حَدَّثَنَا نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ صَبَرَ عَلَى لأْوَائِهَا كُنْتُ لَهُ شَفِيعًا أَوْ شَهِيدًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏ ‏.‏

  3. Hadis no. 3345

    Eğer bir kimse Medine'nin şiddet ve sıkıntısına katlanırsa kıyamet gününde ben ona şahit yahut şefaatçi olurum

    Türkçe meal

    Bize Yahyâ b. Yahyâ rivayet etti, (Dediki): Mâlik'e, Katan b. Vehb b, Uveymir b. Ecda'dan dinlediğim, onun da Zubeyr'in azadlısı Yuhannes'den naklen rivayet ettiği bu hadîsi okudum: Yuhannes Katan'a şunu haber vermiş: Kendisi fitne zamanında Abdullah b. Ömer'in yanında oturuyormuş. Derken Abdullah'ın âzadlı bir cariyesi gelerek ona selâm vermiş ve: — Ben (buradan) çıkmak istiyorum yâ Ebâ Abdirrahman! (Çünkü) fena zamana çattık; demiş. Âbdullah ona şu cevâbı vermiş : — (Yerinde) otur aptal! Zira ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Eğer bir kimse Medine'nin şiddet ve sıkıntısına katlanırsa kıyamet gününde ben ona şahit yahut şefaatçi olurum.» buyururken işittim

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ قَطَنِ بْنِ وَهْبِ بْنِ عُوَيْمِرِ بْنِ، الأَجْدَعِ عَنْ يُحَنِّسَ، مَوْلَى الزُّبَيْرِ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، كَانَ جَالِسًا عِنْدَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ فِي الْفِتْنَةِ فَأَتَتْهُ مَوْلاَةٌ لَهُ تُسَلِّمُ عَلَيْهِ فَقَالَتْ إِنِّي أَرَدْتُ الْخُرُوجَ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ اشْتَدَّ عَلَيْنَا الزَّمَانُ ‏.‏ فَقَالَ لَهَا عَبْدُ اللَّهِ اقْعُدِي لَكَاعِ فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ لاَ يَصْبِرُ عَلَى لأْوَائِهَا وَشِدَّتِهَا أَحَدٌ إِلاَّ كُنْتُ لَهُ شَهِيدًا أَوْ شَفِيعًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏ ‏.‏

  4. Hadis no. 3346

    Bir kimse onun şiddet ve sıkıntısına katlanırsa kıyâmet gününde o kimseye ben şâhid yahud şefaatçi olurum

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Rafi' rivayet etti. (Dediki): Bize îbni Ebi Füdeyk rivayet etti. (Dediki): Bize Dahhâk, Katan-ı Huzâî'den, o da Mus'ab'ın azadlısı Yuhannes'ten, o da Abdullah b. Ömer'den naklen haber verdi. Abdullah şöyle demiş : Ben Resûlullah'ı Medmeyi kasdederek : «Bir kimse onun şiddet ve sıkıntısına katlanırsa kıyâmet gününde o kimseye ben şâhid yahud şefaatçi olurum» buyururken işittim. İzah 1378 de

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، أَخْبَرَنَا الضَّحَّاكُ، عَنْ قَطَنٍ الْخُزَاعِيِّ، عَنْ يُحَنِّسَ، مَوْلَى مُصْعَبٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ صَبَرَ عَلَى لأْوَائِهَا وَشِدَّتِهَا كُنْتُ لَهُ شَهِيدًا أَوْ شَفِيعًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏ ‏.‏ يَعْنِي الْمَدِينَةَ ‏.‏

  5. Hadis no. 3347

    Eğer ümmetîmden biri Medine'nin şiddet vs sıkıntısına katlanırsa kıyamet gününde o kîmseye ben şefaatçi yahud…

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Eyyüb ile Kuteybe ve İbni Huce hep bîrden ismail b. Ca'fer'den;, o da Ala' b. Abdirrahmân'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettilerki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Eğer ümmetîmden biri Medine'nin şiddet vs sıkıntısına katlanırsa kıyamet gününde o kîmseye ben şefaatçi yahud şahit olurum» buyurmuşlar

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَقُتَيْبَةُ، وَابْنُ، حُجْرٍ جَمِيعًا عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ جَعْفَرٍ، عَنِ الْعَلاَءِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَصْبِرُ عَلَى لأْوَاءِ الْمَدِينَةِ وَشِدَّتِهَا أَحَدٌ مِنْ أُمَّتِي إِلاَّ كُنْتُ لَهُ شَفِيعًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَوْ شَهِيدًا ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 3348

    Ben Ebû Hureyre'yi: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu diyerek bu hadîsin mislini rivayet…

    Türkçe meal

    Bize ibai Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan Ebû Harun Müsâ b. Ebî îsâ'dan rivayet elti. O da Ebû Abdullah El-Karraz'ı şöyle derken işitmiş: «Ben Ebû Hureyre'yi: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu diyerek bu hadîsin mislini rivayet ederken dinledim

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي هَارُونَ، مُوسَى بْنِ أَبِي عِيسَى أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا عَبْدِ اللَّهِ الْقَرَّاظَ، يَقُولُ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِهِ ‏.‏

  7. Hadis no. 3349

    Bir kimse Medine'nin sıkıntısına sabrederse

    Türkçe meal

    Bize Yûsuf b. İsa rivayet etti. (Dediki): Bize Fadl b. Mûsâ rivsy«i etti. (Dediki): Bize Hişâm b. Urve. Salih b. Ebî Sâlîh'desı, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. Ebû Hureyre Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Bir kimse Medine'nin sıkıntısına sabrederse...» buyurdu diyerek yukarki hadîsin mislini rivayet etmiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا يُوسُفُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى، أَخْبَرَنَا هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ، عَنْ صَالِحِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ يَصْبِرُ أَحَدٌ عَلَى لأْوَاءِ الْمَدِينَةِ ‏"‏ ‏.‏ بِمِثْلِهِ ‏.‏

  8. Hadis no. 3350

    Medine'nin yol ağızlarında bir takım melekler vardır. Ona tâûn ve Deccâ! giremez

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya rivayet elti, (Dediki): Mâlik'e. Nuaym b. Abdillâh'dan dinlediğim, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Ebû Hureyre demişki: Resulullah Sallallahu aleyhi ve sellem: «Medine'nin yol ağızlarında bir takım melekler vardır. Ona tâûn ve Deccâ! giremez» buyurdular. İzah 1380 de

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نُعَيْمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ عَلَى أَنْقَابِ الْمَدِينَةِ مَلاَئِكَةٌ لاَ يَدْخُلُهَا الطَّاعُونُ وَلاَ الدَّجَّالُ ‏"‏ ‏.‏

  9. Hadis no. 3351

    Mesih doğu tarafından gelecektir. Maksadı Medine olup Uhud dağının arkasına inecektir. Sonra melekler onun…

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe ve İbni Hucr hep birden İsmail b. Ca'fer'den rivayet ettiler. (Demişki): Bana Ala' babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. Resulullah Sallallahu aleyhi ve sellem: «Mesih doğu tarafından gelecektir. Maksadı Medine olup Uhud dağının arkasına inecektir. Sonra melekler onun yüzünü Şam tarafına çevirecek; ve orada helak olacakdır,» buyurmuşlar

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَقُتَيْبَةُ، وَابْنُ، حُجْرٍ جَمِيعًا عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ جَعْفَرٍ، أَخْبَرَنِي الْعَلاَءُ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ يَأْتِي الْمَسِيحُ مِنْ قِبَلِ الْمَشْرِقِ هِمَّتُهُ الْمَدِينَةُ حَتَّى يَنْزِلَ دُبُرَ أُحُدٍ ثُمَّ تَصْرِفُ الْمَلاَئِكَةُ وَجْهَهُ قِبَلَ الشَّامِ وَهُنَالِكَ يَهْلِكُ ‏"‏ ‏.‏

  10. Hadis no. 3352

    İnsanlar üzerine öyîe bir zaman gelecek ki, bîr adam amcası oğlunu ve yakınını; refaha buyur! Refaha buyur…

    Türkçe meal

    Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdulaziz yeni Derâverdî, Ala 'dan, o da bsbssından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar : «İnsanlar üzerine öyîe bir zaman gelecek ki, bîr adam amcası oğlunu ve yakınını; refaha buyur! Refaha buyur diye çağıracaktır. (Ama) bilmiş olsalar Medine kendileri içîn daha hayırlıdır. Nefsim ysd-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim kî, şâyet onlardan bîri Medineyi beğenmiyerek oradan çıkarsa Allah, yerine ondan daha hayırlısını getirir. Dikkat edin. Medîne pisliği çıkaran körük gibidir. Körük, demirîn pasını nasıl atarsa Medine de kötülerini (öylece) atmadan Kıyamet kopmayacaktır.» İzah 1382 de

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، - يَعْنِي الدَّرَاوَرْدِيَّ - عَنِ الْعَلاَءِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ يَأْتِي عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ يَدْعُو الرَّجُلُ ابْنَ عَمِّهِ وَقَرِيبَهُ هَلُمَّ إِلَى الرَّخَاءِ هَلُمَّ إِلَى الرَّخَاءِ وَالْمَدِينَةُ خَيْرٌ لَهُمْ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لاَ يَخْرُجُ مِنْهُمْ أَحَدٌ رَغْبَةً عَنْهَا إِلاَّ أَخْلَفَ اللَّهُ فِيهَا خَيْرًا مِنْهُ أَلاَ إِنَّ الْمَدِينَةَ كَالْكِيرِ تُخْرِجُ الْخَبِيثَ ‏.‏ لاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى تَنْفِيَ الْمَدِينَةُ شِرَارَهَا كَمَا يَنْفِي الْكِيرُ خَبَثَ الْحَدِيدِ ‏"‏ ‏.‏

  11. Hadis no. 3353

    Bsn Yesrib denilen ve bütün beldeleri yiyen bir beldeye (hicret'e) me'mûr oldum. Bu belde körüğün demirin…

    Türkçe meal

    Bize Kuteybetu'bnu Saîd, Mâlik b. Enes'den, ona da Yahya b. Saîd tarafından okunan hadîsler meyânında şunu rivayet etti. Yahya demişki: Ben Ebû'l-Hubab Saîd b. Yesâr'ı şöyle derken işittim. Ebû Hureyre'yi şunu söylerken dinledim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bsn Yesrib denilen ve bütün beldeleri yiyen bir beldeye (hicret'e) me'mûr oldum. Bu belde körüğün demirin pasını atması gibi, insanları atan Medine'dir.» buyurdular

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ، - فِيمَا قُرِئَ عَلَيْهِ - عَنْ يَحْيَى بْنِ، سَعِيدٍ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا الْحُبَابِ، سَعِيدَ بْنَ يَسَارٍ يَقُولُ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ أُمِرْتُ بِقَرْيَةٍ تَأْكُلُ الْقُرَى يَقُولُونَ يَثْرِبَ وَهْىَ الْمَدِينَةُ تَنْفِي النَّاسَ كَمَا يَنْفِي الْكِيرُ خَبَثَ الْحَدِيدِ ‏"‏ ‏.‏

  12. Hadis no. 3354

    Körüğün pası atması gibi

    Türkçe meal

    Bize Amru'n-Nâkid ile İbm Ebî Ömer rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyân rivayet etti. H. Bize İbnü'l-Müsenna dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdu'l-Vahhâb rîvâyet etti. Bunlar hep bîrden Yahya b. Said'den bu isnâdla. rivayette bulunmuş ve: «Körüğün pası atması gibi» demiş, demiri zikretmemişlerdir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، جَمِيعًا عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالاَ ‏ "‏ كَمَا يَنْفِي الْكِيرُ الْخَبَثَ "‏ ‏.‏ لَمْ يَذْكُرَا الْحَدِيدَ

  13. Hadis no. 3355

    Medine ancak bir körük gibidir. Kötüsünü atar, iyisinin hâlisi kalır

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Muhammed b. Münkedir'den dinlediğim, onun da Câbir b. Abdillâh'tan naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Bîr bedevi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bey'ât etti, müteakiben bedeviye Medine'de şiddetli bir sıtma arız oldu. Bu sebeple Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: — Yâ Muhammed! Benim bey'atımı kaldır! dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu kabul etmedi. Sonra tekrar gelerek: — Benim bey'atımı kaldır! dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine kabul etmedi. Bilâhare bedevi yine gelerek : — Benim bey'atımı kaldır! dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine kaldırmadı. Bunun üzerine bedevi çıkıp gitti. Arkasından Resûlullah, «Medine ancak bir körük gibidir. Kötüsünü atar, iyisinin hâlisi kalır.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرِ، بْنِ عَبْدِ اللَّهِ أَنَّ أَعْرَابِيًّا، بَايَعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَصَابَ الأَعْرَابِيَّ وَعَكٌ بِالْمَدِينَةِ فَأَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا مُحَمَّدُ أَقِلْنِي بَيْعَتِي ‏.‏ فَأَبَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ جَاءَهُ فَقَالَ أَقِلْنِي بَيْعَتِي ‏.‏ فَأَبَى ثُمَّ جَاءَهُ فَقَالَ أَقِلْنِي بَيْعَتِي ‏.‏ فَأَبَى فَخَرَجَ الأَعْرَابِيُّ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّمَا الْمَدِينَةُ كَالْكِيرِ تَنْفِي خَبَثَهَا وَيَنْصَعُ طَيِّبُهَا ‏"‏ ‏.‏

  14. Hadis no. 3356

    O, yâni Medine Teybe'dir. Ateş gümüşün pasını nasıl atarsa Medine de hayırsızları öyle atar

    Türkçe meal

    Bize Ubeydullah b. Muâz yâni Anberî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şû'be, Adiyy'e yâni İbni Sâbit'ten rivayet etti. O da Abdullah b. Yezîd'den, o da Zeyd b. Sâbit'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işitmiş. Şöyle buyurmuşlar: «O, yâni Medine Teybe'dir. Ateş gümüşün pasını nasıl atarsa Medine de hayırsızları öyle atar.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، - وَهُوَ الْعَنْبَرِيُّ - حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَدِيٍّ، - وَهُوَ ابْنُ ثَابِتٍ - سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ يَزِيدَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِنَّهَا طَيْبَةُ - يَعْنِي الْمَدِينَةَ - وَإِنَّهَا تَنْفِي الْخَبَثَ كَمَا تَنْفِي النَّارُ خَبَثَ الْفِضَّةِ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 3357

    Şübhesiz ki, Allah Teâlâ Medine'ye Tâbe ismini vermiştir

    Türkçe meal

    Bize Kuteybetû'bnü Saîd ile Hennâd b. Seriyy ve Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû'l-Ahvâs, Simak'-den, o da Câbİr b. Semure'den naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Şübhesiz ki, Allah Teâlâ Medine'ye Tâbe ismini vermiştir.» buyururken işittim

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَهَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ قَالُوا حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِنَّ اللَّهَ تَعَالَى سَمَّى الْمَدِينَةَ طَابَةَ ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 3358

    Her kim şu belde halkına bir kötülük etmek isterse Allah onu tuzun suda eridiği gibi eritir

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Hatim ile İbrahim b. Dînâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Râfi' dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. Bu râvilerin İkisi de İbni Cüreyc'den rivayet etmişlerdir. (İbni Cüreyc demişkî): Bana Abdullah b. Abdurrahman bin Yuhannes, Ebû Abdillah El Karrâz'dan naklen haber verdiki, şöyle demiş: Ebû Hureyre aleyhine şehâdet ederimki, şunu söylemiştir : Ebûl-Kaasım Medine'yi kasdederek : «Her kim şu belde halkına bir kötülük etmek isterse Allah onu tuzun suda eridiği gibi eritir.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، وَإِبْرَاهِيمُ بْنُ دِينَارٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ مُحَمَّدٍ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، كِلاَهُمَا عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، بْنِ يُحَنِّسَ عَنْ أَبِي عَبْدِ اللَّهِ الْقَرَّاظِ، أَنَّهُ قَالَ أَشْهَدُ عَلَى أَبِي هُرَيْرَةَ أَنَّهُ قَالَ قَالَ أَبُو الْقَاسِمِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ أَرَادَ أَهْلَ هَذِهِ الْبَلْدَةِ بِسُوءٍ - يَعْنِي الْمَدِينَةَ - أَذَابَهُ اللَّهُ كَمَا يَذُوبُ الْمِلْحُ فِي الْمَاءِ ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 3359

    Her kim bunun halkına bir kötülük etmek isterse Allah onu tuzun suda eridiği gibi eritir

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Hâkim ile İbrahim b. Dinar rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Haccac rivayet etti. H. Bana bu hadîsi Muhammed b. Râfi de rivayet etti. (dediki) ; Bize Abdürrezzak rivayet etti. Bu râviler hep birden İbnû Cüreyc'den rivayet etmişlerdir. İbni Cüreyc demiş ki, bana Amr b. Yahya b. Umara haber verdi. Kendisi Ebû Hureyre'nin ashabından biri olan Karraz'dan dinlemiş. Karraz Ebû Hureyre'yi şöyle derken işittiğini söylüyormuş : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine'yi kasd ederek: «Her kim bunun halkına bir kötülük etmek isterse Allah onu tuzun suda eridiği gibi eritir.» buyurdular. İbnû Hatim, İbni Yuhannes hadîsinde kötülük kelimesinin yerine şer kelimesini kullanmıştır

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، وَإِبْرَاهِيمُ بْنُ دِينَارٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، ح وَحَدَّثَنِيهِ مُحَمَّدُ، بْنُ رَافِعٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، جَمِيعًا عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ يَحْيَى بْنِ عُمَارَةَ، أَنَّهُ سَمِعَ الْقَرَّاظَ، - وَكَانَ مِنْ أَصْحَابِ أَبِي هُرَيْرَةَ - يَزْعُمُ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ أَرَادَ أَهْلَهَا بِسُوءٍ - يُرِيدُ الْمَدِينَةَ - أَذَابَهُ اللَّهُ كَمَا يَذُوبُ الْمِلْحُ فِي الْمَاءِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ حَاتِمٍ فِي حَدِيثِ ابْنِ يُحَنِّسَ بَدَلَ قَوْلِهِ بِسُوءٍ شَرًّا‏.‏

  18. Hadis no. 3360

    Bize Süfyan, Ebû Harun Musa bin Ebî İsa'dan rivayet etti. H. Bize yine îbnî Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki)…

    Türkçe meal

    Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan, Ebû Harun Musa bin Ebî İsa'dan rivayet etti. H. Bize yine îbnî Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Derâverdi, Muhanımed b. Amr'dan naklen rivayet etti. İki râvi hep birden Ebû Abdiîlah El-Karraz'dan dinlemişler. O da Ebû Hureyre'yi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu hadîsin mislini rivayet ederken dinlemiş. İzah 1387 de

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي هَارُونَ، مُوسَى بْنِ أَبِي عِيسَى ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا الدَّرَاوَرْدِيُّ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرٍو، جَمِيعًا سَمِعَا أَبَا عَبْدِ اللَّهِ، الْقَرَّاظَ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِهِ ‏.‏

  19. Hadis no. 3361

    Her kim Medine halkına bîr kötülük etmek isterse, Alîah onu tuzun suda eridiği gibi eritir

    Türkçe meal

    Bize Kutaybetübnü Sâid rivayet etti. (Dediki): Bize Hatim yani İbni İsmail, Ömer b. Nübeyh'den rivayet etti. (Demişki): Bana Dinar El-Karraz haber verdi. (Dediki): Sa'd b. Ebî Vakkâs'ı şöyle derken işittim: Resûlulîah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; «Her kim Medine halkına bîr kötülük etmek isterse, Alîah onu tuzun suda eridiği gibi eritir.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَاتِمٌ، - يَعْنِي ابْنَ إِسْمَاعِيلَ - عَنْ عُمَرَ بْنِ نُبَيْهٍ، أَخْبَرَنِي دِينَارٌ الْقَرَّاظُ، قَالَ سَمِعْتُ سَعْدَ بْنَ أَبِي وَقَّاصٍ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ أَرَادَ أَهْلَ الْمَدِينَةِ بِسُوءٍ أَذَابَهُ اللَّهُ كَمَا يَذُوبُ الْمِلْحُ فِي الْمَاءِ ‏"‏ ‏.‏

  20. Hadis no. 3362

    Her kim Medine halkına bir gaile çıkarmak yahud kötülük etmek isterse

    Türkçe meal

    Bize Kutaybetû'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize îsmâîl yâni îbnî Câ'fer, Ömer b. Nübeyh El-Kâ'bi'den, o da Ebû Abdillah EI-Karrâz'dan naklen rivayet etti. Karrâz, Sa'd b. Mâliki şöyle derken işitmiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yukarki hadîsin mislini buyurdular. Yalnız Sa'd: «Her kim Medine halkına bir gaile çıkarmak yahud kötülük etmek isterse...» demiştir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - يَعْنِي ابْنَ جَعْفَرٍ - عَنْ عُمَرَ بْنِ نُبَيْهٍ، الْكَعْبِيِّ عَنْ أَبِي عَبْدِ اللَّهِ الْقَرَّاظِ، أَنَّهُ سَمِعَ سَعْدَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِهِ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ بِدَهْمٍ أَوْ بِسُوءٍ ‏"‏ ‏.‏