İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 15

Hac Kitabı

595 hadis · No. 2791–3397

Sayfa 3 / 30Yazı boyutu
  1. Hadis no. 2832

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ihrâmlı iken başının saç ayırımındaki kokunun, pırıl pırıl yandığını…

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya ile Saîd b. Mansûr, Ebur-Rabî, Halef b. Hişâm ve Kuteybetü'bnü Saîd rivayet ettiler. Yahya «bize haber verdi» tâbirini kullandı. Ötekiler: Bize Hammâd b. Zeyd, Mansûr'dan, o da İbrahim'den, o da Esved'den, o da Âişe (Radiyallahu anha)'dan naklen rivayet etti, dediler. Âişe (Radiyallahu anha) şöyle demiş : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ihrâmlı iken başının saç ayırımındaki kokunun, pırıl pırıl yandığını hâlâ görür gibiyim.» Halef «ihrâmlı iken» demedi. Lâkin «Onun ihramının kokusu bu idi,» dedi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَسَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ، وَأَبُو الرَّبِيعِ، وَخَلَفُ بْنُ هِشَامٍ، وَقُتَيْبَةُ، بْنُ سَعِيدٍ قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرُونَ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى وَبِيصِ الطِّيبِ فِي مَفْرِقِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ مُحْرِمٌ ‏.‏ وَلَمْ يَقُلْ خَلَفٌ وَهُوَ مُحْرِمٌ ‏.‏ وَلَكِنَّهُ قَالَ وَذَاكَ طِيبُ إِحْرَامِهِ ‏.‏

  2. Hadis no. 2833

    Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tehlil getirirken saç ayrıntılarındaki kokunun pırıltısını hâlâ…

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Ebû Kureyb rivayet ettiler. Yahya «ahberana» ta'birim kullandı. Ötekiler: Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Esved'den, o da Âişe (Radiyallahu anha)'dan naklen rivayet etti, dediler. Âişe ; «Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tehlil getirirken saç ayrıntılarındaki kokunun pırıltısını hâlâ görür gibiyim,» demiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَأَبُو كُرَيْبٍ - قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، - عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ لَكَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى وَبِيصِ الطِّيبِ فِي مَفَارِقِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يُهِلُّ ‏.‏

  3. Hadis no. 2834

    Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) telbiye getirirken saç ayrıntılarındaki kokunun pırıltısını halâ…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Zuheyr b. Harb ve Ebû Saîd-i Eşecc rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Veki' rivayet etti. (Dediki): Bize A'm«ş, Ebu'd-Duha'dan, o da Mesruk'dan, o da Aişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet eyledi. Aişe: «Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) telbiye getirirken saç ayrıntılarındaki kokunun pırıltısını halâ görür gibiyim.» demiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَأَبُو سَعِيدٍ الأَشَجُّ قَالُوا حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ أَبِي الضُّحَى، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى وَبِيصِ الطِّيبِ فِي مَفَارِقِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يُلَبِّي‏.‏

  4. Hadis no. 2835

    Bize Zübeyr rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, İbrahim'den, o da Esved'den, o da Müslim'den, o da Mesruk'dan…

    Türkçe meal

    Bize Ahmed b. Yunus rivayet etti. (Dediki): Bize Zübeyr rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, İbrahim'den, o da Esved'den, o da Müslim'den, o da Mesruk'dan, o da Âişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet etti. Aişe: «Görür gibiyim...» diyerek konuşmuş. Râvi, Veki' hadîsi gibi rivayette bulunmuştur

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، وَعَنْ مُسْلِمٍ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ لَكَأَنِّي أَنْظُرُ ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ وَكِيعٍ ‏.‏

  5. Hadis no. 2836

    wmed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Hakem'den rivayet etti. (Demişki): Ben İbrahim'i…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler, (Dedilerki): Bize Muh«wmed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Hakem'den rivayet etti. (Demişki): Ben İbrahim'i, Esved'den, o da Aişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet ederken dinledim. Aişe: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i ihramlı iken saç ayrımtılarındaki kokunun pırıltısını halâ görür gibiyim» demiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْحَكَمِ، قَالَ سَمِعْتُ إِبْرَاهِيمَ، يُحَدِّثُ عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - أَنَّهَا قَالَتْ كَأَنَّمَا أَنْظُرُ إِلَى وَبِيصِ الطِّيبِ فِي مَفَارِقِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ مُحْرِمٌ ‏.‏

  6. Hadis no. 2837

    Hakîkaten Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ihrâmlı iken, saç ayrıntılarındaki kokunun parıltısını…

    Türkçe meal

    Bize İbni Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Mâlik b. Miğvel, Abdurrahman b. Esved'den, o da babasından, o da Âişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet eyledi. Aişe: «Hakîkaten Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ihrâmlı iken, saç ayrıntılarındaki kokunun parıltısını görürdüm,» demiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ مِغْوَلٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الأَسْوَدِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ إِنْ كُنْتُ لأَنْظُرُ إِلَى وَبِيصِ الطِّيبِ فِي مَفَارِقِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ مُحْرِمٌ ‏.‏

  7. Hadis no. 2838

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ihrama girmek istediği vakit bulabildiği en güzel kokuyu sürünür…

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bana İshâk b. Mansûr yani es-Selûli rivayet etti. (Dediki): Bize İbrahim b. Yusuf —ki İbni İshâk b. Ebî İshâk es-Sebii'dir— babasından, o da Ebû İshak'dan naklen rivayet etti. O da İbni Esved'i, babasından, o da Âişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet ederken dinlemiş. Âişe şöyle demiş : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ihrama girmek istediği vakit bulabildiği en güzel kokuyu sürünür; sonra yağın pırıltısını başında ve sakalında görürdüm.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، - وَهُوَ السَّلُولِيُّ - حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ يُوسُفَ، - وَهُوَ ابْنُ إِسْحَاقَ بْنِ أَبِي إِسْحَاقَ السَّبِيعِيُّ - عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي، إِسْحَاقَ سَمِعَ ابْنَ الأَسْوَدِ، يَذْكُرُ عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا أَرَادَ أَنْ يُحْرِمَ يَتَطَيَّبُ بِأَطْيَبِ مَا يَجِدُ ثُمَّ أَرَى وَبِيصَ الدُّهْنِ فِي رَأْسِهِ وَلِحْيَتِهِ بَعْدَ ذَلِكَ ‏.‏

  8. Hadis no. 2839

    ûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ihramlı iken, onun saç ayrımındaki misk pırıltısını hâlâ görür gibiyim

    Türkçe meal

    Bize Kuteybetü'bnü Said rivayet etti. (Dediki): Bize Abdulvâhid, Hasen b. Ubeydillah'dan rivayet etti. (Demişki): Bize İbrahim, Esved'den naklen rivayet eyledi. (Demişki): Âişe (Radiyallahû anha): R«ûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ihramlı iken, onun saç ayrımındaki misk pırıltısını hâlâ görür gibiyim.» dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، عَنِ الْحَسَنِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ، عَنِ الأَسْوَدِ، قَالَ قَالَتْ عَائِشَةُ رضى الله عنها كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى وَبِيصِ الْمِسْكِ فِي مَفْرِقِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ مُحْرِمٌ ‏.‏

  9. Hadis no. 2840

    Bize Dahhâk b. Mahled Ebû Âsim haber verdi. (Dediki): Bize Süfyân, Hasen b. Ubeydillah'dan bu isnâdla bu…

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi İshak b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Dahhâk b. Mahled Ebû Âsim haber verdi. (Dediki): Bize Süfyân, Hasen b. Ubeydillah'dan bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet eyledi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا الضَّحَّاكُ بْنُ مَخْلَدٍ أَبُو عَاصِمٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الْحَسَنِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ مِثْلَهُ ‏.‏

  10. Hadis no. 2841

    (Dediki): Bize Mansûr, Abdurrahman b. Kaasim'den, o da babasından, o da Âişe (Radiyallahû anha)'dan naklen…

    Türkçe meal

    Bana Ahmed b. Meni' ile Yâkub-u Devraki rivayet etti. Dedilerki: Bize Hüseyin rivayet etti. (Dediki): Bize Mansûr, Abdurrahman b. Kaasim'den, o da babasından, o da Âişe (Radiyallahû anha)'dan naklen haber verdi, Âişe: Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i İhrama girmezden, bir de kurban bayramı günü Kabe'yi tavaf etmezden önce içinde misk bulunan bir kokuyla kokulardım.» demiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي أَحْمَدُ بْنُ مَنِيعٍ، وَيَعْقُوبُ الدَّوْرَقِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، أَخْبَرَنَا مَنْصُورٌ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ كُنْتُ أُطَيِّبُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَبْلَ أَنْ يُحْرِمَ وَيَوْمَ النَّحْرِ قَبْلَ أَنْ يَطُوفَ بِالْبَيْتِ بِطِيبٍ فِيهِ مِسْكٌ ‏.‏

  11. Hadis no. 2842

    Ben ihrâmlı olarak sabahlayıp, da koku saçmamı sevmem. Katrana bulanmam, benim için bunu yapmamdan daha…

    Türkçe meal

    Bize Saîd b. Mansûr ile Ebû Kâmil hep birden Ebû Avane'den rivayet ettiler. Saîd (Dediki): Bize Ebû Avane, İbrahim b. Muhammed b. Münteşir'den, o da babasından naklen rivayet etti. Babası şöyle demiş: Abdullah b. Ömer (Radiyallahu anhüma)'ya koku sürünmek, sonra ihrâmlı olarak sabahlayan bir kimsenin hükmünü sordum. Abdullah şu cevabı verdi: «Ben ihrâmlı olarak sabahlayıp, da koku saçmamı sevmem. Katrana bulanmam, benim için bunu yapmamdan daha makbuldür.» Bunun üzerine Aişe (Radiyallahu anha)'nin yanına girerek İbni Ömer'in: — «Ben ihrâmlı olarak sabahlayıp da koku saçmamı sevmem. Katrana bulanmam, benim için bunu yapmamdan daha makbuldür.» dediğini kendisine haber verdim. Aişe: — «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i ihrama gererken ben kokulamışımdir. Sonra kadınları arasında dolaştı, sonra ihrâmlı olarak sabahladı, cevâbını verdi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ، وَأَبُو كَامِلٍ جَمِيعًا عَنْ أَبِي عَوَانَةَ، - قَالَ سَعِيدٌ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، - عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْتَشِرِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سَأَلْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ - رضى الله عنهما - عَنِ الرَّجُلِ، يَتَطَيَّبُ ثُمَّ يُصْبِحُ مُحْرِمًا فَقَالَ مَا أُحِبُّ أَنْ أُصْبِحَ مُحْرِمًا أَنْضَخُ طِيبًا لأَنْ أَطَّلِيَ بِقَطِرَانٍ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْ أَنْ أَفْعَلَ ذَلِكَ ‏.‏ فَدَخَلْتُ عَلَى عَائِشَةَ - رضى الله عنها - فَأَخْبَرْتُهَا أَنَّ ابْنَ عُمَرَ قَالَ مَا أُحِبُّ أَنْ أُصْبِحَ مُحْرِمًا أَنْضَخُ طِيبًا لأَنْ أَطَّلِيَ بِقَطِرَانٍ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْ أَنْ أَفْعَلَ ذَلِكَ ‏.‏ فَقَالَتْ عَائِشَةُ أَنَا طَيَّبْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عِنْدَ إِحْرَامِهِ ثُمَّ طَافَ فِي نِسَائِهِ ثُمَّ أَصْبَحَ مُحْرِمًا ‏.‏

  12. Hadis no. 2843

    Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kokulardım

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Habîb El-Hârisi rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid yâni İbni'l-Hâris rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, İbrahim b. Muhammed b. Münteşir'den rivayet etti. (Demişki): Babamı, Âişe (Radiyallahu anha)'dan naklen rivayet ederken dinledim. Âişe: «Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kokulardım. Sonra kadınlarını dolaşır, sonra ihrâmlı olarak sabahlar, üzerinden güzel koku yayılırdı, demiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ الْحَارِثِيُّ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، - يَعْنِي ابْنَ الْحَارِثِ - حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْتَشِرِ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يُحَدِّثُ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - أَنَّهَا قَالَتْ كُنْتُ أُطَيِّبُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ يَطُوفُ عَلَى نِسَائِهِ ثُمَّ يُصْبِحُ مُحْرِمًا يَنْضَخُ طِيبًا ‏.‏

  13. Hadis no. 2844

    Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kokuladım da kadınlarını dolaştı, sonra ihrâmlı olarak…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Veki', Mis'ar ile Süfyân'dan, onlar da İbrahim b. Muhammed b. Münteşirden, o da babasından naklen rivayet etti. Babası şöyle demiş: Ben, İbni Ömer (Radiyallahu anhuma)'yı: «Katrana bulanmış olarak sabahlamam, benim için ihrâmlı sabahlayıp da koku saçmamdan daha makbuldür, derken işittim. Bunun üzerine Aişe (Radiyallahû anha)'nın yanına girerek İbni Ömer'in söylediklerini ona haber verdim. Âişe: «Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kokuladım da kadınlarını dolaştı, sonra ihrâmlı olarak sabahladı.» dedi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ مِسْعَرٍ، وَسُفْيَانَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ، الْمُنْتَشِرِ عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عُمَرَ، - رضى الله عنهما - يَقُولُ لأَنْ أُصْبِحَ مُطَّلِيًا بِقَطِرَانٍ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْ أَنْ أُصْبِحَ مُحْرِمًا أَنْضَخُ طِيبًا - قَالَ - فَدَخَلْتُ عَلَى عَائِشَةَ - رضى الله عنها - فَأَخْبَرْتُهَا بِقَوْلِهِ فَقَالَتْ طَيَّبْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَطَافَ فِي نِسَائِهِ ثُمَّ أَصْبَحَ مُحْرِمًا ‏.‏

  14. Hadis no. 2845

    Biz, bunu sana iade etmezdik. Şu kadar var ki ihramlıyız, buyurdular

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Malik'e, İbni Şihâb'dan dinlediğim, onun da Ubeydullah b. Abdillah'dan, onun da İbni Abbâs'dan, onun da Sa'b b. Cessâmete'l-Leysi'den naklen rivâyet ettiği şu hadisi okudum: Sa'b, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e Ebva'da yahut Veddan'da bulunduğu sırada bir yaban eşeği hediye etmiş de Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu geri çevirmiş: Sa*b (Radiyallahu anh) demiş ki; «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yüzümden gücendiğimi anlayınca: — «Biz, bunu sana iade etmezdik. Şu kadar var ki ihramlıyız, buyurdular.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ، عَبْدِ اللَّهِ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ الصَّعْبِ بْنِ جَثَّامَةَ اللَّيْثِيِّ، أَنَّهُ أَهْدَى لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِمَارًا وَحْشِيًّا وَهُوَ بِالأَبْوَاءِ - أَوْ بِوَدَّانَ - فَرَدَّهُ عَلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ فَلَمَّا أَنْ رَأَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا فِي وَجْهِي قَالَ ‏ "‏ إِنَّا لَمْ نَرُدَّهُ عَلَيْكَ إِلاَّ أَنَّا حُرُمٌ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 2846

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir yaban eşeği hediye ettim

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya ile Muhammed b. Rumh ve Kuteybe hep birden Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrazzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. H. Bize Hasen-i Hülvâni dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Yâkub rivayet etti. (Dediki): Bize babam, Sâlih'den naklen rivayet eyledi. Bu râvilerin hepsi Zührî'den bu isnadla Malik'in dediği gibi: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir yaban eşeği hediye ettim.» şeklinde rivayet etmişlerdir. Leys ile Salih'in hadislerinde: «Ona da Sa'b b. Cessâme haber vermiş.» ibaresi vardır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَمُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، وَقُتَيْبَةُ، جَمِيعًا عَنِ اللَّيْثِ بْنِ سَعْدٍ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، ح وَحَدَّثَنَا حَسَنٌ الْحُلْوَانِيُّ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، كُلُّهُمْ عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ أَهْدَيْتُ لَهُ حِمَارَ وَحْشٍ ‏.‏ كَمَا قَالَ مَالِكٌ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ اللَّيْثِ وَصَالِحٍ أَنَّ الصَّعْبَ بْنَ جَثَّامَةَ أَخْبَرَهُ ‏.‏

  16. Hadis no. 2847

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e yaban eşeği etinden hediye verdim

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Amru'n-Nâkıd rivayet ettiler. (Dediler ki) : Bize Süfyân b. Uyeyne, Zührî'den bu isnadla rivayet etti ve : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e yaban eşeği etinden hediye verdim.» dedi. İzah 1195 te

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَعَمْرٌو النَّاقِدُ قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، بْنُ عُيَيْنَةَ عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ أَهْدَيْتُ لَهُ مِنْ لَحْمِ حِمَارِ وَحْشٍ ‏.‏

  17. Hadis no. 2848

    Eğer ihramlı olmasaydık bunu senden kabul ederdik

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dediler ki) : Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da Habib b. Ebî Sâbit'den, o da Said b. Cübeyir'den, o da İbni Abbâs (Radiyallahu anhuma)'dan naklen rivayet etti. İbni Abbâs şöyle demiş: Sa'b b. Cessame, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ihrâmlı iken bir yaban eşeği hediye etti de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu geri çevirdi ve: «Eğer ihramlı olmasaydık bunu senden kabul ederdik.» buyurdular

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِتٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، - رضى الله عنهما - قَالَ أَهْدَى الصَّعْبُ بْنُ جَثَّامَةَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم حِمَارَ وَحْشٍ وَهُوَ مُحْرِمٌ فَرَدَّهُ عَلَيْهِ وَقَالَ ‏ "‏ لَوْلاَ أَنَّا مُحْرِمُونَ لَقَبِلْنَاهُ مِنْكَ ‏"‏ ‏.‏

  18. Hadis no. 2849

    Sa'b b. Cessame, Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir yaban eşeğf bacağı hediye etti

    Türkçe meal

    Bize, bu hadîsi Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Mu'temir b. Süleyman haber verdi. (Dediki): Ben, Mansûr'u Hakem'den naklen rivayet ederken dinledim. H. Bize Muhammed b. EI-Müsennâ ile İbni Beşşâr dahi rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhamıned b, Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Hakem'den rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize, babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Habîb'den, o da Saîd b. Cübeyir'den, o da îbni Abbâs (Radiyallahu anhüma)'dan rivayet etmişlerdir. Mansûr'un Hakem'den rivayetinde: «Sa'b b. Cessame, Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir yaban eşeğf bacağı hediye etti.» Şu'be'nin Hakem'den rivayetinde: «Ucundan kan damlayan bir yaban eşeği budu.», Şu'be'nin Habib'den rivayetinde: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir yaban eşeğinin yarısı hediye edildi de onu geri çevirdi.» denilmiştir. İzah 1195 te

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا الْمُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ سَمِعْتُ مَنْصُورًا، يُحَدِّثُ عَنِ الْحَكَمِ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْحَكَمِ، ح وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ حَبِيبٍ، جَمِيعًا عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، - رضى الله عنهما - فِي رِوَايَةِ مَنْصُورٍ عَنِ الْحَكَمِ أَهْدَى الصَّعْبُ بْنُ جَثَّامَةَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم رِجْلَ حِمَارِ وَحْشٍ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ شُعْبَةَ عَنِ الْحَكَمِ عَجُزَ حِمَارِ وَحْشٍ يَقْطُرُ دَمًا ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ شُعْبَةَ عَنْ حَبِيبٍ أُهْدِيَ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم شِقُّ حِمَارِ وَحْشٍ فَرَدَّهُ ‏.‏

  19. Hadis no. 2850

    Sen, bana Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ihrâmlı iken kendisine bir av eti hediye edildiğini nasıl…

    Türkçe meal

    Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bile Yahya b. Saîd, İbni Cüreyc'den rivayet etti. (Demişki): Bana Hasen b. Müslim, Tâvus'dan, o da İbni Abbâs (Radiyallahu anhuma)'dan naklen haber verdi. İbni Abbâs şöyle demiş: Zeydü'bnü Erkam geldi de Abdullah b. Abbâs ona hatırlatmak isteyerek: «Sen, bana Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ihrâmlı iken kendisine bir av eti hediye edildiğini nasıl haber vermiştin?» dedi. Zeyd: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e av etinden bir uzuv hediye edildi de onu geri çevirdi ve: — Biz, bunu yemeyiz. Çünkü ihramlıyız. Buyurdular.» dedi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي الْحَسَنُ بْنُ مُسْلِمٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، - رضى الله عنهما - قَالَ قَدِمَ زَيْدُ بْنُ أَرْقَمَ فَقَالَ لَهُ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبَّاسٍ يَسْتَذْكِرُهُ كَيْفَ أَخْبَرْتَنِي عَنْ لَحْمِ صَيْدٍ أُهْدِيَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ حَرَامٌ قَالَ قَالَ أُهْدِيَ لَهُ عُضْوٌ مِنْ لَحْمِ صَيْدٍ فَرَدَّهُ ‏.‏ فَقَالَ ‏ "‏ إِنَّا لاَ نَأْكُلُهُ إِنَّا حُرُمٌ ‏"‏ ‏.‏

  20. Hadis no. 2851

    Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte yola çıktık

    Türkçe meal

    Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Salih b. Keysan'dan rivayet etti. H. Bize îbni Ebi Ömer de rivayet etti. Bu lâfız onundur. (Dediki): Bize Süfyan rivayet etti. (Dediki): Bize Salih b. Keysân rivayet etti. (Dediki): Ben, Ebû Katade'nin azatlısı Ebû Muhammed'i şöyle derken işittim: Ben, Ebû Katade'yi şunu söylerken dinledim: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte yola çıktık. Kaaha denilen yere vardığımızda kimimiz ihrâmlı kimimiz ihrâmsız idik. Bir ara baktım ki arkadaşlarım bir şey görmeye çalışıyorlar, ben de baktım. Bir de ne göreyim, bir yaban eşeği... Derhal atımı eğerliyerek mızrağımı aldım. Sonra hayvana bindim. Kırbacım düştü de ihrâmlı bulunan arkadaşlarıma : — Şu kırbacı bana verin. Dedim. Onlar: — Vallahi bu hususta sana hiçbir yardım yapamayız, dediler. Bunun üzerine hayvandan inerek kırbacı aldım. Sonra tekrar bindim ve yaban eşeği bir tepenin arkasındayken ardından yetişerek onu mızrağımla yaraladım ve öldürdüm. Müteakiben onu arkadaşlarıma getirdim. Arkadaşlarımdan bâzıları: — Onu yeyin! Bâzıları da: — Yemeyin, dediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Önümüzde bulunuyordu. Hemen atımı sürerek ona yetiştim: — O helâldır, yeyin buyurdular

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ صَالِحِ بْنِ كَيْسَانَ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي، عُمَرَ - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا صَالِحُ بْنُ كَيْسَانَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا مُحَمَّدٍ، مَوْلَى أَبِي قَتَادَةَ يَقُولُ سَمِعْتُ أَبَا قَتَادَةَ، يَقُولُ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى إِذَا كُنَّا بِالْقَاحَةِ فَمِنَّا الْمُحْرِمُ وَمِنَّا غَيْرُ الْمُحْرِمِ إِذْ بَصُرْتُ بِأَصْحَابِي يَتَرَاءَوْنَ شَيْئًا فَنَظَرْتُ فَإِذَا حِمَارُ وَحْشٍ ‏.‏ فَأَسْرَجْتُ فَرَسِي وَأَخَذْتُ رُمْحِي ثُمَّ رَكِبْتُ فَسَقَطَ مِنِّي سَوْطِي فَقُلْتُ لأَصْحَابِي وَكَانُوا مُحْرِمِينَ نَاوِلُونِي السَّوْطَ ‏.‏ فَقَالُوا وَاللَّهِ لاَ نُعِينُكَ عَلَيْهِ بِشَىْءٍ ‏.‏ فَنَزَلْتُ فَتَنَاوَلْتُهُ ثُمَّ رَكِبْتُ فَأَدْرَكْتُ الْحِمَارَ مِنْ خَلْفِهِ وَهُوَ وَرَاءَ أَكَمَةٍ فَطَعَنْتُهُ بِرُمْحِي فَعَقَرْتُهُ فَأَتَيْتُ بِهِ أَصْحَابِي فَقَالَ بَعْضُهُمْ كُلُوهُ ‏.‏ وَقَالَ بَعْضُهُمْ لاَ تَأْكُلُوهُ ‏.‏ وَكَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَمَامَنَا فَحَرَّكْتُ فَرَسِي فَأَدْرَكْتُهُ فَقَالَ ‏ "‏ هُوَ حَلاَلٌ فَكُلُوهُ ‏"‏ ‏.‏