İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 3

Hayız Kitabı

157 hadis · No. 679–836

Sayfa 8 / 8Yazı boyutu
  1. Hadis no. 820

    Sana sadece ellerini yere vurman, sonra üfürerek onlarla yüzüne ve kollarına mesh etmen yeterdi

    Türkçe meal

    Bana Abdullah b. Haşimı el-Abdî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya yani İbni Saîd el-Kattan, Şu'be'den rivayet etti. Demişki bana Hakem Zerr'den o da Said b. Abdirrahman b. Ebza'dan, o da babasından naklen rivayet etti ki: ;Bir adam Ömer'e gelerek: — Ben cünüb oldum da su bulamadım, demiş. Ömer : — Namaz kılma, cevabını vermiş. Bunun üzerine Ammar : — Hatırlarmısın ya Emirel-Müminin! Hani senle ben bir seriyyedeydik ve ikimizde cünüb olmuş fakat su bulamamıştık, sen namaz kılmamıştın ama ben toprakda yuvarlanarak namazımı kılmıştım da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sana sadece ellerini yere vurman, sonra üfürerek onlarla yüzüne ve kollarına mesh etmen yeterdi.» buyurmuştu, demiş. Bunun üzerine Ömer: — Allahtan kork ya Ammar» demiş Ammar: — İstersen bunu hiç söylemiyeyim mukabelesinde bulunmuş. Hakem diyor ki: Bu hadisi bana İbni Abdirrahman b. Ebza da babasından Zerr'in hadisi gibi rivayet etti (Dediki): Bana Seleme de Zerr'den naklen Hakem'in zikrettiği bu isnadla rivayet etti. Ömer: (Ammar'a) : «Üzerine aldığın mesuliyeti sana bırakıyoruz» demiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ هَاشِمٍ الْعَبْدِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، - يَعْنِي ابْنَ سَعِيدٍ الْقَطَّانَ - عَنْ شُعْبَةَ، قَالَ حَدَّثَنِي الْحَكَمُ، عَنْ ذَرٍّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبْزَى، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَجُلاً، أَتَى عُمَرَ فَقَالَ إِنِّي أَجْنَبْتُ فَلَمْ أَجِدْ مَاءً ‏.‏ فَقَالَ لاَ تُصَلِّ ‏.‏ فَقَالَ عَمَّارٌ أَمَا تَذْكُرُ يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ إِذْ أَنَا وَأَنْتَ فِي سَرِيَّةٍ فَأَجْنَبْنَا فَلَمْ نَجِدْ مَاءً فَأَمَّا أَنْتَ فَلَمْ تُصَلِّ وَأَمَّا أَنَا فَتَمَعَّكْتُ فِي التُّرَابِ وَصَلَّيْتُ ‏.‏ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّمَا كَانَ يَكْفِيكَ أَنْ تَضْرِبَ بِيَدَيْكَ الأَرْضَ ثُمَّ تَنْفُخَ ثُمَّ تَمْسَحَ بِهِمَا وَجْهَكَ وَكَفَّيْكَ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ عُمَرُ اتَّقِ اللَّهَ يَا عَمَّارُ ‏.‏ قَالَ إِنْ شِئْتَ لَمْ أُحَدِّثْ بِهِ ‏.‏ قَالَ الْحَكَمُ وَحَدَّثَنِيهِ ابْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبْزَى عَنْ أَبِيهِ مِثْلَ حَدِيثِ ذَرٍّ قَالَ وَحَدَّثَنِي سَلَمَةُ عَنْ ذَرٍّ فِي هَذَا الإِسْنَادِ الَّذِي ذَكَرَ الْحَكَمُ فَقَالَ عُمَرُ نُوَلِّيكَ مَا تَوَلَّيْتَ ‏.‏

  2. Hadis no. 821

    Bana Seleme Zerr'den rivayet etti

    Türkçe meal

    Bana Ishak b. Mansur'da rivayet etti (Dediki): Bize Nadr b. Şümeyl rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Hakem'den naklen haber verdi demişki: Zerr'i İbni Abdurrahman b. Ebza'dan naklen rivayet ederken dinledim. Şunları söyledi: Hakem dedi ki: «Ben bu hadîsi İbni Abdurrahman b. Ebza'dan, o da babasından naklen rivayet ederken dinledim ki: Bir adam Ömer'e gelerek: — Ben cünüb oldum da su bulamadım; demiş, İbni Abdirrahman hadisi rivayet etti ve ona şunu ziyade eyledi. Ammar : — Ya Emîre'l Mü'min'in istersen Allah'ın üzerime farz kıldığı (İtaat) hakkın için ben bunul kimseye söylemiyeyim, demiş. Fakat «Bana Seleme Zerr'den rivayet etti.» cümlesini söylemedi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، حَدَّثَنَا النَّضْرُ بْنُ شُمَيْلٍ، أَخْبَرَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْحَكَمِ، قَالَ سَمِعْتُ ذَرًّا، عَنِ ابْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبْزَى، قَالَ قَالَ الْحَكَمُ وَقَدْ سَمِعْتُهُ مِنِ ابْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبْزَى، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَجُلاً، أَتَى عُمَرَ فَقَالَ إِنِّي أَجْنَبْتُ فَلَمْ أَجِدْ مَاءً ‏.‏ وَسَاقَ الْحَدِيثَ وَزَادَ فِيهِ قَالَ عَمَّارٌ يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ إِنْ شِئْتَ لِمَا جَعَلَ اللَّهُ عَلَىَّ مِنْ حَقِّكَ لاَ أُحَدِّثُ بِهِ أَحَدًا وَلَمْ يَذْكُرْ حَدَّثَنِي سَلَمَةُ عَنْ ذَرٍّ ‏.‏

  3. Hadis no. 822

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Meymune'nin azadlısı Abdurrahman b. Yesar ile ikimiz geldik ve…

    Türkçe meal

    Müslim derki: Leys b. Sa'd, Cafer b. Rabîa'dan, o da Abdurrahman b. Hürmüz'den, o da İbni Abbas'ın azadlısı Ümeyr'den naklen rivayet ettiki, Abdurrahman Umeyr'i şöyle derken işitmiş.: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Meymune'nin azadlısı Abdurrahman b. Yesar ile ikimiz geldik ve Ebu Cehm b. Haris b. Sımmete'l-Ensarî'nin yanına girdik. Ebu Cehm şunu söyledi, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Bi'r-i Cemel tarafından geldi, kendisine bir adam rast gelerek selam verdi, ise de; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hemen onun selamını almadı: (Oradaki) bir duvara varınca yüzüne ve ellerine mesh etti, sonra selamı aldı

    Arapça metin

    قَالَ مُسْلِمٌ وَرَوَى اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ جَعْفَرِ بْنِ رَبِيعَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ هُرْمُزَ، عَنْ عُمَيْرٍ، مَوْلَى ابْنِ عَبَّاسٍ أَنَّهُ سَمِعَهُ يَقُولُ أَقْبَلْتُ أَنَا وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ يَسَارٍ، مَوْلَى مَيْمُونَةَ زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم حَتَّى دَخَلْنَا عَلَى أَبِي الْجَهْمِ بْنِ الْحَارِثِ بْنِ الصِّمَّةِ الأَنْصَارِيِّ فَقَالَ أَبُو الْجَهْمِ أَقْبَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ نَحْوِ بِئْرِ جَمَلٍ فَلَقِيَهُ رَجُلٌ فَسَلَّمَ عَلَيْهِ فَلَمْ يَرُدَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَيْهِ حَتَّى أَقْبَلَ عَلَى الْجِدَارِ فَمَسَحَ وَجْهَهُ وَيَدَيْهِ ثُمَّ رَدَّ عَلَيْهِ السَّلاَمَ ‏.‏

  4. Hadis no. 823

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) küçük abdest bozarken (yanından) bir zat geçmiş de kendilerine selam…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Abdillah b. Nümeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan, Dahhak b. Osman'dan, o da Nafi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti ki; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) küçük abdest bozarken (yanından) bir zat geçmiş de kendilerine selam vermiş fakat Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun selamını almamış.:»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الضَّحَّاكِ بْنِ عُثْمَانَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَجُلاً، مَرَّ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَبُولُ فَسَلَّمَ فَلَمْ يَرُدَّ عَلَيْهِ ‏.‏

  5. Hadis no. 824

    Sübhanallah! Mu'min necis olmaz

    Türkçe meal

    Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya yani ibni Saîd rivayet etti. Dediki: Bize Humeyd rivayet etti. H. Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe de rivayet etti lafız onundur. (Dediki): Bize İsmail b. Uleyye, Humeyd-i Tavü'den, o da Ebu Rafi'den, O da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti ki: Ebu Hureyre cünüp olarak Medine yollarından birinde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e rastlamış ve hemen sıvışarak gitmiş, yıkanmış, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu araştırmış, Ebu Hureyre geldiği zaman : «Nerede kaldın ya Eba Hureyre?» diye sormuş. Ebu Hureyre : «Ya Resulallah bana cünüp halimde tesadüf ettin. Ben de yıkanmadıkça senin yanında oturmayı doğru bulmadım; demiş. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sübhanallah! Mu'min necis olmaz.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، - يَعْنِي ابْنَ سَعِيدٍ - قَالَ حُمَيْدٌ حَدَّثَنَا ح، وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنْ حُمَيْدٍ الطَّوِيلِ، عَنْ أَبِي رَافِعٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّهُ لَقِيَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِي طَرِيقٍ مِنْ طُرُقِ الْمَدِينَةِ وَهُوَ جُنُبٌ فَانْسَلَّ فَذَهَبَ فَاغْتَسَلَ فَتَفَقَّدَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا جَاءَهُ قَالَ ‏"‏ أَيْنَ كُنْتَ يَا أَبَا هُرَيْرَةَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَقِيتَنِي وَأَنَا جُنُبٌ فَكَرِهْتُ أَنْ أُجَالِسَكَ حَتَّى أَغْتَسِلَ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ سُبْحَانَ اللَّهِ إِنَّ الْمُؤْمِنَ لاَ يَنْجُسُ ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 825

    Müslüman necis olmaz

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebu Kureyb'de rivayet ettiler. Dediler ki Bİze Veki', Mis'ar'dan o da Vasıl'dan, o da Ebu Vail'den, o da Huzeyfe'den naklen rivayet ettiki, Huzeyfe cünüp iken kendisine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tesadüf etmiş. Huzeyfe hemen sıvışarak (Gitmiş) yıkanmış sonra gelerek: Ben cünüptüm demiş Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Müslüman necis olmaz.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ مِسْعَرٍ، عَنْ وَاصِلٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ حُذَيْفَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَقِيَهُ وَهُوَ جُنُبٌ فَحَادَ عَنْهُ فَاغْتَسَلَ ثُمَّ جَاءَ فَقَالَ كُنْتُ جُنُبًا ‏.‏ قَالَ ‏ "‏ إِنَّ الْمُسْلِمَ لاَ يَنْجُسُ ‏"‏ ‏.‏

  7. Hadis no. 826

    Aişe: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (zamanının) her anında Allah'ı zikrederdi

    Türkçe meal

    Bize Ebu Kureyb Muhammed b. Ala ile İbrahim b. Musa rivayet ettiler dediler ki; Bize İbni Ebî Zaide babasından, O da Halid b. Seleme'den, o da Behiy' den, o da Urve'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Aişe: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (zamanının) her anında Allah'ı zikrederdi» demiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ وَإِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي زَائِدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ خَالِدِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنِ الْبَهِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَذْكُرُ اللَّهَ عَلَى كُلِّ أَحْيَانِهِ ‏.‏

  8. Hadis no. 827

    Ben namaz kılmak mı istiyorum ki, abdest alayım

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya et-Temîmî ile Ebu'r Rabî' Ez-Zehranî rivayet ettiler. Yahya: Bize Hammad haber verdi dedi. Ebu'r Rabî' ise; Bize Hammad, Amr b. Dinar'dan o da Saîd b. el-Huveyris'den o da İbni Abbas'dan naklen rivayet etti, ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) heladan çıkmış, kendisine yemek getirmişler ve Abdest lafı etmişler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Ben namaz kılmak mı istiyorum ki, abdest alayım.» buyurmuşlar; dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِيُّ، وَأَبُو الرَّبِيعِ الزَّهْرَانِيُّ، قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، وَقَالَ أَبُو الرَّبِيعِ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْحُوَيْرِثِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ مِنَ الْخَلاَءِ فَأُتِيَ بِطَعَامٍ فَذَكَرُوا لَهُ الْوُضُوءَ فَقَالَ ‏ "‏ أُرِيدُ أَنْ أُصَلِّيَ فَأَتَوَضَّأَ ‏"‏ ‏.‏

  9. Hadis no. 828

    Niçin? Namaz mı kılacağımki, abdest alayım

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe'de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan b. Uyeyne, Anır'dan, o da Saîd b. el-Huveyris'den naklen rivayet etti. Demiş ki: Ben İbni Abbas'dan dinledim. Şöyle diyordu: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında idik. Heladan gelmiş de kendisine yemek getirmişlerdi. Abdest almayacak mısın, dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Niçin? Namaz mı kılacağımki, abdest alayım.» buyurdular

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْحُوَيْرِثِ، سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ، يَقُولُ كُنَّا عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَجَاءَ مِنَ الْغَائِطِ وَأُتِيَ بِطَعَامٍ فَقِيلَ لَهُ أَلاَ تَوَضَّأُ فَقَالَ ‏ "‏ لِمَ أَأُصَلِّي فَأَتَوَضَّأَ ‏"‏ ‏.‏

  10. Hadis no. 829

    Niçin? Namaz içinmi?

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Müslim et-Taifî, Amr b. Dinar'dan, o da Saib oğullarının azadlısı Saîd b. Huveyris'den naklen haber verdiki, Saîd, Abdullah b. Abbas'i şöyle derken işitmiş, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) helaya gitti; geldiği zaman kendisine yemek takdim ettiler ve: — Ya Resulullah! Abdest almayacakmısın? dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — «Niçin? Namaz içinmi?» buyurdular

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُسْلِمٍ الطَّائِفِيُّ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْحُوَيْرِثِ، مَوْلَى آلِ السَّائِبِ أَنَّهُ سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبَّاسٍ، قَالَ ذَهَبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى الْغَائِطِ فَلَمَّا جَاءَ قُدِّمَ لَهُ طَعَامٌ فَقِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَلاَ تَوَضَّأُ ‏.‏ قَالَ ‏ "‏ لِمَ أَلِلصَّلاَةِ ‏"‏ ‏.‏

  11. Hadis no. 830

    Namaz kılmak istemedim'ki, abdest alayım

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Amr b. Abbad b. Cebele dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Âsim, İbni Cüreyc'den rivayet etti. Demiş ki: Bize Saîd b. Huveyris rivayet etti. Saîd, İbni Abbas'ı şöyle derken işitmiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) helada kaza-i hacet etti de kendisine yemek getirildi. O (bundan) yedi, fakat suya falan dokunmadı. İbni Cüreye demişki: Bana Amr b. Dînar, Said b. Huveyris'den naklen şunu da ziyade etti. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)': — Sen abdest almadan, demişler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Namaz kılmak istemedim'ki, abdest alayım.» buyurmuşlar. Amr bunu Said b. Huveyris'den dinlediğini söyledi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ عَبَّادِ بْنِ جَبَلَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ حُوَيْرِثٍ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ عَبَّاسٍ، يَقُولُ إِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَضَى حَاجَتَهُ مِنَ الْخَلاَءِ فَقُرِّبَ إِلَيْهِ طَعَامٌ فَأَكَلَ وَلَمْ يَمَسَّ مَاءً ‏.‏ قَالَ وَزَادَنِي عَمْرُو بْنُ دِينَارٍ عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْحُوَيْرِثِ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قِيلَ لَهُ إِنَّكَ لَمْ تَوَضَّأْ قَالَ ‏ "‏ مَا أَرَدْتُ صَلاَةً فَأَتَوَضَّأَ ‏"‏ ‏.‏ وَزَعَمَ عَمْرٌو أَنَّهُ سَمِعَ مِنْ سَعِيدِ بْنِ الْحُوَيْرِثِ ‏.‏

  12. Hadis no. 831

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) helaya gireceği vakit

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad b. Zeyd haber verdi, Yahya şunu da söyledi. Bize Hüşeym haber verdi. Bunların ikisi de Abdulaziz b. Suheyb'den o da Enes'den naklen rivayet etmişler. Hammad'ın hadîsinde: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) helaya gireceği vakit...» Cümlesi, Hüseyin'in hadisinde: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kenîfe gireceği zaman...» ibareleri vardır. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) helaya girerken : [Allahumme inni auzu bike mine'l Hubsi ve'l Hebaisi ] dermiş. Manası: «Ya Rabbi, Hubs ve Habaisden sana sığınırım.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، وَقَالَ، يَحْيَى أَيْضًا أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، كِلاَهُمَا عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسٍ، - فِي حَدِيثِ حَمَّادٍ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا دَخَلَ الْخَلاَءَ وَفِي حَدِيثِ هُشَيْمٍ - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا دَخَلَ الْكَنِيفَ قَالَ ‏ "‏ اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْخُبْثِ وَالْخَبَائِثِ ‏"‏ ‏.‏

  13. Hadis no. 832

    Hubs ve Habaisden Allah'a sığınırım

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb'da rivayet ettiler. Dedilerki: Bize İsmail-ki İbni Uleyye'dir- Abdulaziz'den bu isnadla rivayet etti ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in: «Hubs ve Habaisden Allah'a sığınırım.» dediğini söyledi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - وَهُوَ ابْنُ عُلَيَّةَ - عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ ‏ "‏ أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الْخُبْثِ وَالْخَبَائِثِ ‏"‏ ‏.‏

  14. Hadis no. 833

    — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) birisine yavaşça bir şey söylerken namaza ikamet getirildi…

    Türkçe meal

    Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize ismail h. Uleyye rivayet ettu H. Bize Şeyban b. Ferruh dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvaris rivayet etti, bunların ikisi de Abdülaziz'den, o da Enes'den, naklen rivayet etmişler. Enes şöyle demiş: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) birisine yavaşça bir şey söylerken namaza ikamet getirildi. (Abdülvaris'in hadisinde: Nebiyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) birisiyle gizlice konuşurken denilmiştir) fakat cemaat uyuyuncaya kadar kendisi namaza kalkmadı

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، ح وَحَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، كِلاَهُمَا عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ أُقِيمَتِ الصَّلاَةُ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَجِيٌّ لِرَجُلٍ - وَفِي حَدِيثِ عَبْدِ الْوَارِثِ وَنَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُنَاجِي الرَّجُلَ - فَمَا قَامَ إِلَى الصَّلاَةِ حَتَّى نَامَ الْقَوْمُ ‏.‏

  15. Hadis no. 834

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir adamla gizlice konuşurken namaz için ikamet getirildi. Fakat kendileri…

    Türkçe meal

    Bize Ubeydullah b. Muaz el-Anberî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Abdülaziz b. Süheyb'den, o da Enes b. Malik'den işitmiş olmak üzere rivayet etti. Enes şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir adamla gizlice konuşurken namaz için ikamet getirildi. Fakat kendileri ashabı uyuyuncaya kadar gizli konuşmaya devam ettiler, sonra gelerek onlara namaz kıldırdılar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ الْعَنْبَرِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، سَمِعَ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، قَالَ أُقِيمَتِ الصَّلاَةُ وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُنَاجِي رَجُلاً فَلَمْ يَزَلْ يُنَاجِيهِ حَتَّى نَامَ أَصْحَابُهُ ثُمَّ جَاءَ فَصَلَّى بِهِمْ ‏.‏

  16. Hadis no. 835

    Sen bunu Enes'den mi işittin?

    Türkçe meal

    Bana Yahya b. Habîb el-Harisi dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Halid —ki îbnil Haristir— rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Katade'den, naklen rivayet etti. Demiş ki: Enes'i şöyle derken dinledim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabı uyurlar sonra abdest almadan namaz kılarlardı. Şu'be demiş ki: Katade'ye «Sen bunu Enes'den mi işittin?» dedim: Evet İyvallah!» cevabını verdi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ الْحَارِثِيُّ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، - وَهُوَ ابْنُ الْحَارِثِ - حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسًا، يَقُولُ كَانَ أَصْحَابُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَنَامُونَ ثُمَّ يُصَلُّونَ وَلاَ يَتَوَضَّئُونَ قَالَ قُلْتُ سَمِعْتَهُ مِنْ أَنَسٍ قَالَ إِي وَاللَّهِ ‏.‏

  17. Hadis no. 836

    Yatsı namazına ikamet getirildi. Bu sırada bir zat; benim bir hacetim var, dedi. Bunun üzerine Nebi…

    Türkçe meal

    Bana Ahmed b. Saîd b. Sahr ed - Darimî rivayet etti. (Dediki): Bize Habban rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad, Sabit'den, o da Enes'den naklen rivayet etti ki şöyle demiş: Yatsı namazına ikamet getirildi. Bu sırada bir zat; benim bir hacetim var, dedi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onunla gizlice görüşmeye gitti. taki cemaat yahut cemaatten bazıları uyudular; sonra namazı kıldılar

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي أَحْمَدُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ صَخْرٍ الدَّارِمِيُّ، حَدَّثَنَا حَبَّانُ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّهُ قَالَ أُقِيمَتْ صَلاَةُ الْعِشَاءِ فَقَالَ رَجُلٌ لِي حَاجَةٌ ‏.‏ فَقَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُنَاجِيهِ حَتَّى نَامَ الْقَوْمُ - أَوْ بَعْضُ الْقَوْمِ - ثُمَّ صَلَّوْا ‏.‏