İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 1

İman Kitabı

431 hadis · No. 93–533

Sayfa 2 / 22Yazı boyutu
  1. Hadis no. 113

    İslam beş temel üzerine bina edilmiştir: Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in onun kulu ve Rasulü…

    Türkçe meal

    Bize Ubeydullah b. Muaz tahdis etti, bana babam tahdis etti. Bize Asım -ki o ibn Muhammed b. Zeyd b. Abdullah b. Ömer'dir- babasından şöyle dediğini tahdis etti: Abdullah dedi ki: Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "İslam beş temel üzerine bina edilmiştir: Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in onun kulu ve Rasulü olduğuna şahôdet etmek, namazı dosdoğru kılmak, zekatı vermek, Beyti haccetmek ve ramazan orucunu tutmak (üzerine). " Yalnız Müslim rivayet etmiştir; Tuhfetu'l-Eşraf

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عَاصِمٌ، - وَهُوَ ابْنُ مُحَمَّدِ بْنِ زَيْدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ - عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ بُنِيَ الإِسْلاَمُ عَلَى خَمْسٍ شَهَادَةِ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ وَإِقَامِ الصَّلاَةِ وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ وَحَجِّ الْبَيْتِ وَصَوْمِ رَمَضَانَ ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 114

    İslam beş temel üzerine bina edilmiştir: Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına şahadet etmek, namazı…

    Türkçe meal

    Bize İbn Numeyr tahdis etti, bize babam tahdis etti, bize Hanzala tahdis edip dedi ki: İkrime b. Halid'i Tavus'a şunu tahdis ederken dinledim: Bir adam Abdullah b. Ömer'e: Gazaya çıkmayacak mısın, dedi. O şöyle dedi: Şüphesiz Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i şöyle buyururken dinledim: "İslam beş temel üzerine bina edilmiştir: Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına şahadet etmek, namazı dosdoğru kılmak, zekatı vermek, ramazan orucunu tutmak ve Beyti haccetmek (üzerine). "

    Diğer tahric: Buhari, 8; Tirmizi, 2609; Tuhfetu'l-Eşraf, 7344 111, 112, 113 ve 114 İÇİN:

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا حَنْظَلَةُ، قَالَ سَمِعْتُ عِكْرِمَةَ بْنَ خَالِدٍ، يُحَدِّثُ طَاوُسًا أَنَّ رَجُلاً، قَالَ لِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ أَلاَ تَغْزُو فَقَالَ إِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِنَّ الإِسْلاَمَ بُنِيَ عَلَى خَمْسٍ شَهَادَةِ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَإِقَامِ الصَّلاَةِ وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ وَصِيَامِ رَمَضَانَ وَحَجِّ الْبَيْتِ ‏"‏ ‏.‏

  3. Hadis no. 115

    Size dört hususu emrediyor ve size dört şeyi yasaklıyorum: (Size emrettiklerim) Allah'a iman etmek -sonra…

    Türkçe meal

    Bize Halef b. Hişam tahdis etti. Bize Hammad b. Zeyd, Ebu Cemre'den şöyle dediğini tahdis etti (1I46a): İbn Abbas (r.a.)'i dinledim. (H) Bize -lafız kendisinin olmak üzere- Yahya b. Yahya da tahdis etti. Bize Abbad, Ebu Cemre'den haber verdi. O İbn Abbas (r.a.)'dan şöyle dediğini nakletti: - Abdulkays heyeti Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzuruna gelip dediler ki: Ey Allah'ın Resulü bizler Rabia'nın bir koluyuz. Bizlerle senin arana da şu Mudar kafirleri engeldir. Senin yanına ancak haram ayında gelebiliyoruz. Bize kendisiyle amel edeceğimiz ve geride bıraktıklarımızı kendisine çağıracağımız bir emir ver. Allah Resulü şöyle buyurdu: "Size dört hususu emrediyor ve size dört şeyi yasaklıyorum: (Size emrettiklerim) Allah'a iman etmek -sonra bunu kendilerine açıklayarak şöyle buyurdu-: Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Resulü olduğuna şahadet getirmek, namazı dosdoğru kılmak, zekatı vermek ve aldığınız ganimetlerin beşte birini vermeniz, size dubba'yı, hantem'i, nakir'i ve mukayyer'i yasaklıyorum." Halef (1I46b) rivayetinde: "Allah'tan başka ilah olmadığına şahadet getirmek" deyip, bir parmağını yummuştur, ifadesini ekledi.

    Diğer tahric: Buhari, 53, 523,1398,3095,3510,4368,4369,6176,7266,7556; Müslim, 5147; Ebu Davud, 3692, 4677; Tirmizi, 1599,2611; Nesai, 5046, 5708; Tuhfetu'l-Eşraf, 6524

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا خَلَفُ بْنُ هِشَامٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ أَبِي جَمْرَةَ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لَهُ - أَخْبَرَنَا عَبَّادُ بْنُ عَبَّادٍ، عَنْ أَبِي جَمْرَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَدِمَ وَفْدُ عَبْدِ الْقَيْسِ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا هَذَا الْحَىَّ مِنْ رَبِيعَةَ وَقَدْ حَالَتْ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ كُفَّارُ مُضَرَ فَلاَ نَخْلُصُ إِلَيْكَ إِلاَّ فِي شَهْرِ الْحَرَامِ فَمُرْنَا بِأَمْرٍ نَعْمَلُ بِهِ وَنَدْعُو إِلَيْهِ مَنْ وَرَاءَنَا ‏.‏ قَالَ ‏"‏ آمُرُكُمْ بِأَرْبَعٍ وَأَنْهَاكُمْ عَنْ أَرْبَعٍ الإِيمَانِ بِاللَّهِ - ثُمَّ فَسَّرَهَا لَهُمْ فَقَالَ - شَهَادَةِ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ وَإِقَامِ الصَّلاَةِ وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ وَأَنْ تُؤَدُّوا خُمُسَ مَا غَنِمْتُمْ وَأَنْهَاكُمْ عَنِ الدُّبَّاءِ وَالْحَنْتَمِ وَالنَّقِيرِ وَالْمُقَيَّرِ ‏"‏ ‏.‏ زَادَ خَلَفٌ فِي رِوَايَتِهِ ‏"‏ شَهَادَةِ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ ‏"‏ ‏.‏ وَعَقَدَ وَاحِدَةً ‏.‏

  4. Hadis no. 116

    Bu gelen kavme -yahut heyete- merhaba! Utanıp, mahcup olmayasınız, pişman olmayasınız

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe, Muhammed b. el-Müsenna ve Muhammed b. Beşşar -ki lafızları birbirine yakındır- tahdis etti. Ebu Bekr dedi ki: Bize Gunder, Şube'den tahdis etti. Diğer ikisi dedi ki: Bize Muhammed b. Cafer tahdis etti. Bize Şube, Ebu Cemre'den şöyle dediğini tahdis etti: İbn Abbas'ın huzurunda onunla insanlar arasında tercümanlık yapıyordum. Ona bir kadın gelerek testilerde yapılan nebiz (şıra) hakkında soru sordu, o şöyle dedi: - Abdulkayslılar heyeti Raslilullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e geldi. Raslilullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "(Siz) kimin heyetisiniz yahut (siz) hangi kavimsiniz" buyurdu. Onlar: Rabia dediler. Allah Raslilü: "Bu gelen kavme -yahut heyete- merhaba! Utanıp, mahcup olmayasınız, pişman olmayasınız" buyurdu. (İbn Abbas) dedi ki: Heyettekiler: Ey Allah'ın Rasulü, biz sana çok uzak bir yoldan geliyoruz. Bizimle senin aranda da (1/47a) Mudar kafirlerinden olan şu kabile bulunuyor. Bizler de sana (bundan dolayı) ancak haram ayında gelebiliyoruz. Bize açık seçik bir emir ver de onu geride bıraktıklanmıza haber olarak götürelim ve onunla cennete girelim, dediler. (İbn Abbas) dedi ki: Onlara dört hususu emretti ve dört hususu da kendilerine yasakladı. (Devamla) dedi ki: Onlara bir ve tek olarak Allah'a iman etmeyi emretti ve: ''Allah'a iman ne demektir biliyor musunuz" buyurdu. Onlar: Allah ve Resulü en iyi bilir, dediler. O: ''Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına ve şüphesiz Muhammed'in Allah'ın Resulü olduğuna şahadet etmek, namazı dosdoğru kılmak, zekatı vermek, ramazan orucunu tutmak ve ganimetierden beşte birini eksiksiz vermek" buyurdu. Sonra onlara dubba'yı, hantem'i ve müzeffet'i yasakladı. Şu'be dedi ki: (Ebu Cemre) belki nakir'i, belki de mukayyer'i, dedi. (Allah Resulü ayrıca): "Bunu iyice belleyin ve sizden geri kalanlara bunu haber verin" buyurdu. Ebu Bekr ise rivayetinde: "Sizden geri kalan kimselere" dedi, ama onun rivayetinde de mukayyer'den söz edilmemiştir. Tahric bilgisi yukarıdaki 115 ile aynı. 115, 116 İÇİN

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، وَأَلْفَاظُهُمْ، مُتَقَارِبَةٌ - قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، عَنْ شُعْبَةَ، وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، - عَنْ أَبِي جَمْرَةَ، قَالَ كُنْتُ أُتَرْجِمُ بَيْنَ يَدَىِ ابْنِ عَبَّاسٍ وَبَيْنَ النَّاسِ فَأَتَتْهُ امْرَأَةٌ تَسْأَلُهُ عَنْ نَبِيذِ الْجَرِّ، فَقَالَ إِنَّ وَفْدَ عَبْدِ الْقَيْسِ أَتَوْا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَنِ الْوَفْدُ أَوْ مَنِ الْقَوْمُ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا رَبِيعَةُ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ مَرْحَبًا بِالْقَوْمِ أَوْ بِالْوَفْدِ غَيْرَ خَزَايَا وَلاَ النَّدَامَى ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا نَأْتِيكَ مِنْ شُقَّةٍ بَعِيدَةٍ وَإِنَّ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ هَذَا الْحَىَّ مِنْ كُفَّارِ مُضَرَ وَإِنَّا لاَ نَسْتَطِيعُ أَنْ نَأْتِيَكَ إِلاَّ فِي شَهْرِ الْحَرَامِ فَمُرْنَا بِأَمْرٍ فَصْلٍ نُخْبِرْ بِهِ مَنْ وَرَاءَنَا نَدْخُلُ بِهِ الْجَنَّةَ ‏.‏ قَالَ فَأَمَرَهُمْ بِأَرْبَعٍ وَنَهَاهُمْ عَنْ أَرْبَعٍ ‏.‏ قَالَ أَمَرَهُمْ بِالإِيمَانِ بِاللَّهِ وَحْدَهُ ‏.‏ وَقَالَ ‏"‏ هَلْ تَدْرُونَ مَا الإِيمَانُ بِاللَّهِ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ شَهَادَةُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ وَإِقَامُ الصَّلاَةِ وَإِيتَاءُ الزَّكَاةِ وَصَوْمُ رَمَضَانَ وَأَنْ تُؤَدُّوا خُمُسًا مِنَ الْمَغْنَمِ ‏"‏ ‏.‏ وَنَهَاهُمْ عَنِ الدُّبَّاءِ وَالْحَنْتَمِ وَالْمُزَفَّتِ ‏.‏ قَالَ شُعْبَةُ وَرُبَّمَا قَالَ النَّقِيرِ ‏.‏ قَالَ شُعْبَةُ وَرُبَّمَا قَالَ الْمُقَيَّرِ ‏.‏ وَقَالَ ‏"‏ احْفَظُوهُ وَأَخْبِرُوا بِهِ مِنْ وَرَائِكُمْ ‏"‏ ‏.‏ وَقَالَ أَبُو بَكْرٍ فِي رِوَايَتِهِ ‏"‏ مَنْ وَرَاءَكُمْ ‏"‏ وَلَيْسَ فِي رِوَايَتِهِ الْمُقَيَّرِ ‏.‏

  5. Hadis no. 117

    Sizlere dubba, nakfr, hantem ve müzeffet'te yapılan şıra/arı yasaklıyorum

    Türkçe meal

    Bana Ubeydullah b. Muaz da tahdis etti. (1/47b) Bize babam tahdis etti. (H) Bize Nasr b. Ali el-Cahdam'i de tahdis edip dedi ki: Bana babam tahdis etti. İkisi birlikte dediler ki: Bize Kurra b. Halid, Ebu Cemre'den tahdis etti. O İbn Abbas'tan, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den bu hadisi Şube'nin hadisi rivayetine yakın olarak rivayet etti ve (onun rivayetine göre Allah Rasulü) şöyle buyurdu: "Sizlere dubba, nakfr, hantem ve müzeffet'te yapılan şıra/arı yasaklıyorum. " İbn Muaz, hadisi rivayetinde babasından ziyade olarak şunları söylemektedir: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ayrıca Eşec'e yani Abdulkayslıların Eşec'ine şunları söyledi: "Şüphesiz sende Allah'ın sevdiği iki haslet vardır: Vakar ve ağır başlılık (aceleci olmamak)" Bunun tahrici de 115 ile aynıdır. 117. NOLU HADİS İÇİN:

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي ح، وَحَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبِي قَالاَ، جَمِيعًا حَدَّثَنَا قُرَّةُ بْنُ خَالِدٍ، عَنْ أَبِي جَمْرَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِهَذَا الْحَدِيثِ نَحْوَ حَدِيثِ شُعْبَةَ ‏.‏ وَقَالَ ‏"‏ أَنْهَاكُمْ عَمَّا يُنْبَذُ فِي الدُّبَّاءِ وَالنَّقِيرِ وَالْحَنْتَمِ وَالْمُزَفَّتِ ‏"‏ ‏.‏ وَزَادَ ابْنُ مُعَاذٍ فِي حَدِيثِهِ عَنْ أَبِيهِ قَالَ وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِلأَشَجِّ أَشَجِّ عَبْدِ الْقَيْسِ ‏"‏ إِنَّ فِيكَ خَصْلَتَيْنِ يُحِبُّهُمَا اللَّهُ الْحِلْمُ وَالأَنَاةُ ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 118

    Size dört şeyi emrediyor, dört şeyi yasaklıyorum: Allah'a ibadet edin, ona hiçbir şeyi ortak koşmayın, namazı…

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Eyyub tahdis etti. Bize İbn Uleyye tahdis etti. Bize Said b. Ebi Arube, Katade'den şöyle dediğini tahdis etti: Bize Rasulullah (s.a.v.)'in huzuruna Abdulkays'den gelen heyet ile karşılaşan birisi tahdis etti. Said dedi ki: Katade'de bu hadisi rivayetinde Ebu Nadra'nın, Ebu Said el-Hudri'den (1I48a) naklen; Abdulkayslılardan bir grup kimse Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzuruna gelip: Ey Allah'ın Nebisi, biz Rabia'dan bir kabileyiz. Bizimle senin aranda Mudar kafirleri vardır. Senin yanına ancak haram aylarda ulaşabiliriz. Bu sebeple sen bize arkada bıraktıklarımıza emredeceğimiz ve kendisini yerine getirdiğimiz takdirde onunla cennete gireceğimiz bir emir buyur, dediler. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Size dört şeyi emrediyor, dört şeyi yasaklıyorum: Allah'a ibadet edin, ona hiçbir şeyi ortak koşmayın, namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, ramazanı tutun, ganimetlerin beşte birini verin. Size (şu) dört şeyi de yasaklıyorum: Dubba'yı, hantem'i, müzeffet'i ve nakir'i." Heyetlekiler: Nakir'i de biliyor musun, dediler. O: "Evet, nakir sizin oyduğunuz bir ağaç kütüğünün adıdır, onun içine küçük hurmaları bırakırsınız." Said dedi ki: Yahut: -Küçük hurma türünü- dedi. "Sonra da içine su koyarsınız. Nihayet kaynaması (köpürmesi) dinince onu içersiniz. Hatta sizden biriniz -yahut onlardan biri- amcasının oğlunu kılıçla vurur. " (Ebu Said) dedi ki: Heyettekiler arasında bu şekilde bir yara almış bir adam da vardı. O adam dedi ki: Ben onu Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den utandığım için o yarayı gizliyordum. Ey Allah'ın Rasulü peki hangi kaplarda içelim, dedim. O: "Ağızları bağlanabifen deri kaplarda (için)" buyurdu. Heyettekiler: Ey Allah'ın Nebisi! Bizim topraklarımızda çokça sıçan var ve orada deri su kırbaları kalmaz, dediler. Allah'ın Nebisi: "İsterse sıçanlar onları yesin, isterse sıçanlar onları yesin, isterse sıçanlar onları yesin" buyurdu. (Ebu Said) dedi ki: Allah'ın Nebisi Abdulkays'ın Eşec'ine: "Şüphesiz sende Allah'ın sevdiği iki haslet vardır. Bunlar vakar ve ağırbaşlılıktır" buyurdu. Bu hadisi yalnız Müslim rivayet etmiştir; Tuhfetu'l-Eşraf

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُلَيَّةَ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا مَنْ، لَقِيَ الْوَفْدَ الَّذِينَ قَدِمُوا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ عَبْدِ الْقَيْسِ ‏.‏ قَالَ سَعِيدٌ وَذَكَرَ قَتَادَةُ أَبَا نَضْرَةَ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ فِي حَدِيثِهِ هَذَا ‏.‏ أَنَّ أُنَاسًا مِنْ عَبْدِ الْقَيْسِ قَدِمُوا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا يَا نَبِيَّ اللَّهِ إِنَّا حَىٌّ مِنْ رَبِيعَةَ وَبَيْنَنَا وَبَيْنَكَ كُفَّارُ مُضَرَ وَلاَ نَقْدِرُ عَلَيْكَ إِلاَّ فِي أَشْهُرِ الْحُرُمِ فَمُرْنَا بِأَمْرٍ نَأْمُرُ بِهِ مَنْ وَرَاءَنَا وَنَدْخُلُ بِهِ الْجَنَّةَ إِذَا نَحْنُ أَخَذْنَا بِهِ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ آمُرُكُمْ بِأَرْبَعٍ وَأَنْهَاكُمْ عَنْ أَرْبَعٍ اعْبُدُوا اللَّهَ وَلاَ تُشْرِكُوا بِهِ شَيْئًا وَأَقِيمُوا الصَّلاَةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَصُومُوا رَمَضَانَ وَأَعْطُوا الْخُمُسَ مِنَ الْغَنَائِمِ وَأَنْهَاكُمْ عَنْ أَرْبَعٍ عَنِ الدُّبَّاءِ وَالْحَنْتَمِ وَالْمُزَفَّتِ وَالنَّقِيرِ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا يَا نَبِيَّ اللَّهِ مَا عِلْمُكَ بِالنَّقِيرِ قَالَ ‏"‏ بَلَى جِذْعٌ تَنْقُرُونَهُ فَتَقْذِفُونَ فِيهِ مِنَ الْقُطَيْعَاءِ - قَالَ سَعِيدٌ أَوْ قَالَ مِنَ التَّمْرِ - ثُمَّ تَصُبُّونَ فِيهِ مِنَ الْمَاءِ حَتَّى إِذَا سَكَنَ غَلَيَانُهُ شَرِبْتُمُوهُ حَتَّى إِنَّ أَحَدَكُمْ - أَوْ إِنَّ أَحَدَهُمْ - لَيَضْرِبُ ابْنَ عَمِّهِ بِالسَّيْفِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَفِي الْقَوْمِ رَجُلٌ أَصَابَتْهُ جِرَاحَةٌ كَذَلِكَ ‏.‏ قَالَ وَكُنْتُ أَخْبَأُهَا حَيَاءً مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ فَفِيمَ نَشْرَبُ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ فِي أَسْقِيَةِ الأَدَمِ الَّتِي يُلاَثُ عَلَى أَفْوَاهِهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَرْضَنَا كَثِيرَةُ الْجِرْذَانِ وَلاَ تَبْقَى بِهَا أَسْقِيَةُ الأَدَمِ ‏.‏ فَقَالَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ وَإِنْ أَكَلَتْهَا الْجِرْذَانُ وَإِنْ أَكَلَتْهَا الْجِرْذَانُ وَإِنْ أَكَلَتْهَا الْجِرْذَانُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَقَالَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لأَشَجِّ عَبْدِ الْقَيْسِ ‏"‏ إِنَّ فِيكَ لَخَصْلَتَيْنِ يُحِبُّهُمَا اللَّهُ الْحِلْمُ وَالأَنَاةُ ‏"‏ ‏.‏

  7. Hadis no. 119

    ve su karıştırırsınız

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. el-Müsenna ve İbn Beşşar (l/49a) tahdis edip dediler ki: Bize İbn Ebi Adiyy, Said'den tahdis etti. O Katade'den şöyle dediğini nakletti: Bana o kafile ile karşılaşmış birden çok kişi tahdis etti. Sonra Ebu Nadra'nın Ebu Said el-Hudri'den rivayetini zikredip, Abdulkayslılar heyeti Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzuruna gelince diyerek hadisi İbn Uleyye'nin rivayet ettiği gibi rivayet etti. Ancak onun rivayetinde içine küçük hurmalardan -yahut hurmadan- "ve su karıştırırsınız" buyurduğunu söyledi. Ayrıca: Said dedi ki: Yahut o "hurmadan" dedi, ibaresini zikretmedi. Bu hadisi yalnız Müslim rivayet etmiştir; Tuhfetu'l-Eşraf, 4375

    Nevevî Şerhi

    "Her ikisi de bize İbn Adiyy tahdis etti" ibaresinde geçen İbn Ebu Adiyy de Ebu Adiyy künyeli zatın kendisidir. "Bize Ebu Asım, İbn Cureye'den tahdis etti." Ebu Asım'ın adı ed-Oahhak b. Mahled en-Nebil'dir. İbn Cureye'in adı ise Abdulmelik b. Abdulaziz b. Cureye' dir

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ قَتَادَةَ، قَالَ حَدَّثَنِي غَيْرُ، وَاحِدٍ، لَقِيَ ذَاكَ الْوَفْدَ ‏.‏ وَذَكَرَ أَبَا نَضْرَةَ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّ وَفْدَ عَبْدِ الْقَيْسِ، لَمَّا قَدِمُوا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِ حَدِيثِ ابْنِ عُلَيَّةَ غَيْرَ أَنَّ فِيهِ ‏ "‏ وَتَذِيفُونَ فِيهِ مِنَ الْقُطَيْعَاءِ أَوِ التَّمْرِ وَالْمَاءِ ‏"‏ ‏.‏ وَلَمْ يَقُلْ قَالَ سَعِيدٌ أَوْ قَالَ مِنَ التَّمْرِ ‏.‏

  8. Hadis no. 120

    Elbette, o ortası oyulan ağaç kütüğüdür. Dubba'da da, hanteme'de de içmeyin. Ağzı kapatılan kaplardan içmeye…

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Bekkar el-Basri rivayet etti. (Dedi ki:) Bize Ebu Asim, İbni Cüreyc'den rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Bafi' dahi rivayet eyledi. Bu lafız onundur. (Dedi ki): Bize Abdürrezzak rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. Dedi ki: Bana Ebu Kazea kendisiyle Hasan'a Ebu Nadra'um haber verdiğini söyledi ikisine de Ebu Said-i Hudri'nin kendisine şunu haber verdiğini söylemiş: Abdulkayslılar heyeti Allah'ın Nebisine (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelince, ey Allah'ın Rasulü Allah için sana feda olalım. İçeceklerden neyi içmemiz uygun olur, dediler. O: "Nakirde içmeyin" buyurdu. Onlar: Ey Allah'ın Nebisi, Allah için sana feda olalım, nakirin ne olduğunu da biliyor musun, dediler. O: "Elbette, o ortası oyulan ağaç kütüğüdür. Dubba'da da, hanteme'de de içmeyin. Ağzı kapatılan kaplardan içmeye bakın" buyurdu. Yalnızca Müslim rivayet etmiştir; Tuhfetu'l-Eşraf

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ بَكَّارٍ الْبَصْرِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو قَزَعَةَ، أَنَّ أَبَا نَضْرَةَ، أَخْبَرَهُ وَحَسَنًا، أَخْبَرَهُمَا أَنَّ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ أَخْبَرَهُ أَنَّ وَفْدَ عَبْدِ الْقَيْسِ لَمَّا أَتَوْا نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالُوا يَا نَبِيَّ اللَّهِ جَعَلَنَا اللَّهُ فِدَاءَكَ مَاذَا يَصْلُحُ لَنَا مِنَ الأَشْرِبَةِ فَقَالَ ‏"‏ لاَ تَشْرَبُوا فِي النَّقِيرِ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا يَا نَبِيَّ اللَّهِ جَعَلَنَا اللَّهُ فِدَاءَكَ أَوَتَدْرِي مَا النَّقِيرُ قَالَ ‏"‏ نَعَمِ الْجِذْعُ يُنْقَرُ وَسَطُهُ وَلاَ فِي الدُّبَّاءِ وَلاَ فِي الْحَنْتَمَةِ وَعَلَيْكُمْ بِالْمُوكَى ‏"‏ ‏.‏

  9. Hadis no. 121

    Sen kitap ehlinden bir kavmin yanına gideceksin. Onları Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına ve şüphesiz…

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe, Eyyub b. Kureyb ve İshak b. İbrahim hepsi Veki" den tahdis etti. Ebu Bekr dedi ki: Bize Vek!', Zekeriya b. İshak'tan şöyle dediğini tahdis etti: Bana Yahya b. Abdullah b. Sayfi, Ebu Mabed'den tahdis etti. O İbn Abbas'tan, o Muaz b. Cebel'den. Ebu Bekr dedi ki: Bazen Veki': İbn Abbas'tan Muaz'ın şöyle dediğini nakletti dedi: Beni Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gönderdi ve şöyle buyurdu: "Sen kitap ehlinden bir kavmin yanına gideceksin. Onları Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına ve şüphesiz benim Allah'ın Resulü olduğuma şahddet getirmeye çağır. Eğer onlar buna itaat ederlerse kendilerine Allah'ın üzerlerine her gün ve gecede beş vakit namazı farz kılmış olduğunu bildir. Şayet buna itaat ederlerse onlara Allah'ın üzerlerine zenginlerinden alınıp, fakirleri arasına geri verilecek bir sadakayı (zekatı) farz kılmış olduğunu bildir ama sakın mallarının en değerlilerini almayasın. Mazlumun (bed)duasından da sakın çünkü onunla Allah arasında bir perde yoktur. "

    Diğer tahric: Buhari, 1395, 1496, 1458,2448,4347,7371; Ebu Davud, 1584; Tirmizi, 625, 2014; Nesai, 2434, 2521; İbn Mace, 1783; Tuhfetu'l-Eşraf

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ جَمِيعًا عَنْ وَكِيعٍ، - قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، - عَنْ زَكَرِيَّاءَ بْنِ إِسْحَاقَ، قَالَ حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ صَيْفِيٍّ، عَنْ أَبِي مَعْبَدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ، - قَالَ أَبُو بَكْرٍ رُبَّمَا قَالَ وَكِيعٌ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ مُعَاذًا، - قَالَ بَعَثَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِنَّكَ تَأْتِي قَوْمًا مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ ‏.‏ فَادْعُهُمْ إِلَى شَهَادَةِ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنِّي رَسُولُ اللَّهِ فَإِنْ هُمْ أَطَاعُوا لِذَلِكَ فَأَعْلِمْهُمْ أَنَّ اللَّهَ افْتَرَضَ عَلَيْهِمْ خَمْسَ صَلَوَاتٍ فِي كُلِّ يَوْمٍ وَلَيْلَةٍ فَإِنْ هُمْ أَطَاعُوا لِذَلِكَ فَأَعْلِمْهُمْ أَنَّ اللَّهَ افْتَرَضَ عَلَيْهِمْ صَدَقَةً تُؤْخَذُ مِنْ أَغْنِيَائِهِمْ فَتُرَدُّ فِي فُقَرَائِهِمْ فَإِنْ هُمْ أَطَاعُوا لِذَلِكَ فَإِيَّاكَ وَكَرَائِمَ أَمْوَالِهِمْ وَاتَّقِ دَعْوَةَ الْمَظْلُومِ فَإِنَّهُ لَيْسَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ اللَّهِ حِجَابٌ ‏"‏ ‏.‏

  10. Hadis no. 122

    Sen ... bir kavrnin yanına gideceksin

    Türkçe meal

    Bize İbn Ömer tahdis etti. Bize Bişr b. es-Şerri tahdis etti. Bize Zekeriya b. İshak tahdis etti. (H) Bize Abd b. Humeyd de tahdis etti. Bize Ebu Asım, Zekeriya b. İshak'tan haber verdi. O Yahya b. Abdullah b. Sayfl'den, o Ebu Mabed'den, o İbn Abbas'tan rivayet ettiğine göre Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Muaz'ı Yemen'e gönderdi. Ona: "Sen ... bir kavrnin yanına gideceksin" deyip, Veki"in hadisinin (121.had) aynısını nakletti. 121 numaralı hadisin Tahric bilgilerinin aynı. A.DAVUDOĞLU

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ السَّرِيِّ، حَدَّثَنَا زَكَرِيَّاءُ بْنُ إِسْحَاقَ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنْ زَكَرِيَّاءَ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ صَيْفِيٍّ، عَنْ أَبِي مَعْبَدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم بَعَثَ مُعَاذًا إِلَى الْيَمَنِ فَقَالَ ‏ "‏ إِنَّكَ سَتَأْتِي قَوْمًا ‏"‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ وَكِيعٍ ‏.‏

  11. Hadis no. 123

    Sen kitap ehli bir kavmin yanına gidiyorsun. Onları kendisine davet edeceğin ilk şey, aziz ve celil Allah'a…

    Türkçe meal

    Bize Umeyye b. Bistam el-Ayşi de tahdis etti. Bize Yezid b. Zurey" tahdis etti. Bize Ravh -ki b. el-Kasım'dır-, İsmail b. Umeyye'den tahdis etti. O Yahya b. Abdullah b. Sayfi'den, o Ebu Mabed'den, o İbn Abbas'tan rivayet ettiğine göre; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Muaz'ı Yemen'e gönderdiği zaman ona şöyle dedi: "Sen kitap ehli bir kavmin yanına gidiyorsun. Onları kendisine davet edeceğin ilk şey, aziz ve celil Allah'a ibadet etmek olsun. Allah'ı tanıyacak olurlarsa, kendilerine Allah'ın üzerlerine bir gün ve bir gecelerinde beş vakit namazı farz kılmış olduğunu haber ver. Bunu yapacak olurlarsa, kendilerine Allah'ın üzerlerine mallarından alınıp, fakirlerine geri verilecek bir zekatı farz kılmış olduğunu haber ver. Şayet onlar buna itaat ederlerse, sen de onlardan (zekdtı) al ve mallarının en değerlilerini almaktan uzak dur. " 121 numaralı hadisin Tahric bilgilerinin aynı. A.DAVUDOĞLU

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أُمَيَّةُ بْنُ بِسْطَامَ الْعَيْشِيُّ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا رَوْحٌ، - وَهُوَ ابْنُ الْقَاسِمِ - عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أُمَيَّةَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ صَيْفِيٍّ، عَنْ أَبِي مَعْبَدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمَّا بَعَثَ مُعَاذًا إِلَى الْيَمَنِ قَالَ ‏ "‏ إِنَّكَ تَقْدَمُ عَلَى قَوْمٍ أَهْلِ كِتَابٍ فَلْيَكُنْ أَوَّلَ مَا تَدْعُوهُمْ إِلَيْهِ عِبَادَةُ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ فَإِذَا عَرَفُوا اللَّهَ فَأَخْبِرْهُمْ أَنَّ اللَّهَ فَرَضَ عَلَيْهِمْ خَمْسَ صَلَوَاتٍ فِي يَوْمِهِمْ وَلَيْلَتِهِمْ فَإِذَا فَعَلُوا فَأَخْبِرْهُمْ أَنَّ اللَّهَ قَدْ فَرَضَ عَلَيْهِمْ زَكَاةً تُؤْخَذُ مِنْ أَغْنِيَائِهِمْ فَتُرَدُّ عَلَى فُقَرَائِهِمْ فَإِذَا أَطَاعُوا بِهَا فَخُذْ مِنْهُمْ وَتَوَقَّ كَرَائِمَ أَمْوَالِهِمْ ‏"‏ ‏.‏

  12. Hadis no. 124

    Ben insanlarla Ia ilahe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum. La ilahe illallah diyen bana karşı…

    Türkçe meal

    Bize Kuteybetü'bnü Said rivayet etti, (Dedi ki): Bize Leys b. Sa'd, Ukayl'den, o da Zühri'den naklen rivayet etti. Zühri de-miş ki: Bana Ubeydullah b. Abdillâh b.Utbete'bni Mer'ud Ebu Hüreyre'den naklen haber verdi. Ebu Hüreyre şöyle demiş : Raslilullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat edip ondan sonra Ebu Bekir halifelik makamına seçilip Araplardan küfre sapanlar da kafir olunca Ömer b. el-Hattab, Ebu Bekir'e: - İnsanlarla nasıl savaşırsın? Halbuki Raslilullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ben insanlarla Ia ilahe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum. La ilahe illallah diyen bana karşı malını ve canını -onun hakkı ile olması dışında- korumuş olur, hesabını görmek de Allah'a aittir" buyurmuşken nasıl savaşırsın, dedi. Ebu Bekr: Allah'a yemin ederim ki namaz ile zekat arasında fark gören kimselerle savaşırım çünkü zekat malın hakkıdır. Allah'a yemin ederim ki eğer Raslilullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e O hayatta iken verdikleri bir yuları dahi bana vermeyecek olurlarsa onu bana vermemelerine karşılık andolsun onlarla savaşırım, dedi. Sonra Ömer b. el-Hattab şöyle dedi: Allah'a yemin ederim ki sonunda aziz ve celil Allah'ın, Ebu Bekr'in kalbine savaşmak için bir genişlik vermiş olduğunu gördüm ve onun (bu halinin) hak olduğunu bildim.

    Diğer tahric: Buhari, 1399, 1457,2946,6924,7284; Ebu Davud, 1556, 1557; Tirmizi, 2607; Nesai, 2442,3091-3093,3980,3981, 3983, 3985; Tuhfetu'l-Eşraf, 10666

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ بْنِ مَسْعُودٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ لَمَّا تُوُفِّيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَاسْتُخْلِفَ أَبُو بَكْرٍ بَعْدَهُ وَكَفَرَ مَنْ كَفَرَ مِنَ الْعَرَبِ قَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ لأَبِي بَكْرٍ كَيْفَ تُقَاتِلُ النَّاسَ وَقَدْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَمَنْ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَقَدْ عَصَمَ مِنِّي مَالَهُ وَنَفْسَهُ إِلاَّ بِحَقِّهِ وَحِسَابُهُ عَلَى اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ وَاللَّهِ لأُقَاتِلَنَّ مَنْ فَرَّقَ بَيْنَ الصَّلاَةِ وَالزَّكَاةِ فَإِنَّ الزَّكَاةَ حَقُّ الْمَالِ وَاللَّهِ لَوْ مَنَعُونِي عِقَالاً كَانُوا يُؤَدُّونَهُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَقَاتَلْتُهُمْ عَلَى مَنْعِهِ ‏.‏ فَقَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ فَوَاللَّهِ مَا هُوَ إِلاَّ أَنْ رَأَيْتُ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ قَدْ شَرَحَ صَدْرَ أَبِي بَكْرٍ لِلْقِتَالِ فَعَرَفْتُ أَنَّهُ الْحَقُّ ‏.‏

  13. Hadis no. 125

    Ben insanlarla Ia ilahe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum. La ilahe illallah diyen bana karşı…

    Türkçe meal

    Bize Ebu't-Tahir, Harmele b. Yahya ve Ahmed b. İsa tahdis edip, Ahmed haddesena derken, diğer ikisi ahberena diyerek İbn Vehb'den şöyle dediğini nakletti: Bana Yunus, İbn Şihab'dan şöyle dediğini haber verdi: Bana Said b. Müseyyeb'in tahdis ettiğine göre Ebu Hureyre kendisine Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu haber vermiştir: "Ben insanlarla Ia ilahe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum. La ilahe illallah diyen bana karşı malını ve canını -onun hakkı ile olması müstesna- korumuş olur, hesabını görmek de Allah'a aittir. "

    Diğer tahric: Nesai, 3090; Tuhfetu'l-Eşraf

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، وَأَحْمَدُ بْنُ عِيسَى، قَالَ أَحْمَدُ حَدَّثَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ حَدَّثَنِي سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَمَنْ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ عَصَمَ مِنِّي مَالَهُ وَنَفْسَهُ إِلاَّ بِحَقِّهِ وَحِسَابُهُ عَلَى اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏

  14. Hadis no. 126

    Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına şahadet edinceye ve bana ve benim getirdiklerime iman edinceye kadar…

    Türkçe meal

    Bize Ahmed b. Abde ed-Dabbi tahdis etti. Bize Abdulaziz -yani ed-Deraverdi- el-Ala'dan haber verdi. (H) Bize Umeyye b. Bistam da -ki lafız onundur- tahdis etti. Bize Yezid b. Zurey" tahdis etti. Bize Ravh b. el-Ala b. Abdurrahman b. Yakub babasından tahdis etti. O Ebu Hureyre'den, o Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyurduğunu nakletti: ''Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına şahadet edinceye ve bana ve benim getirdiklerime iman edinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum. Bunu yerine getirecek olurlarsa kanlarını ve mallarını -onun hakkıyla olması dışında- bana karşı korumuş olurlar. Hesaplarını görmek ise Allah'a aittir. " Bunu yalnız Müslim rivayet etmiştir; Tuhfetu'l-Eşraf, 14016 AHMED. D

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ الضَّبِّيُّ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، - يَعْنِي الدَّرَاوَرْدِيَّ - عَنِ الْعَلاَءِ، ح وَحَدَّثَنَا أُمَيَّةُ بْنُ بِسْطَامَ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا رَوْحٌ، عَنِ الْعَلاَءِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَعْقُوبَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَشْهَدُوا أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَيُؤْمِنُوا بِي وَبِمَا جِئْتُ بِهِ فَإِذَا فَعَلُوا ذَلِكَ عَصَمُوا مِنِّي دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 127

    İnsanlarla..... savaşmakla emrolundum

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe de tahdis etti, bize Hafs b. Ğıyas, A'meş'ten tahdis etti. O Ebu Süfyan'dan, o Cabir'den; yine (A'meş) Ebu Salih'ten, o Ebu Hureyre'den her ikisinin (Cabir ve Ebu Hureyre'nin) şöyle dediklerini nakletti: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "İnsanlarla..... savaşmakla emrolundum" deyip, İbnu'l-Müseyyeb'in Ebu Hureyre'den diye naklettiği hadisin aynısını zikretti.

    Diğer tahric: Nesai, 3987; İbn Mace, 3927; Tuhfetu'l-Eşraf, 2298, 12367 m=mutabi [:-127 m-:] Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe tahdis etti, bize Vekl' tahdis etti (H) Bana Muhammed b. el-Müsenna da tahdis etti. Bize Abdurrahman -yani b. Mehdi- tahdis etti. (1/52b) Her ikisi (Vekı' ile) birlikte dedi ki: Bize Süfyan, Ebu'z-Zubeyr'den tahdis etti. O Cabir'den şöyle dediğini nakletti: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "İnsanlarla la ilahe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum. La ilahe illallah dedikleri takdirde -hakkıyla olması dışında- kanlarını ve mallarını bana karşı korumuş olurlar. Hesaplarını görmek Allah'a aittir." Sonra: "Artık sen hatırlat, sen ancak bir hatırlatıcısın. Üzerlerine musallat olan bir zorba değilsin. " (Ğaşiye, 21-22) buyruklarını okudu. Diğer tahric: Tirmizi, 3341; Tuhfetu'l-Eşraf

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، وَعَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالاَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ ‏"‏ ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ ابْنِ الْمُسَيَّبِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ح وَحَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، - يَعْنِي ابْنَ مَهْدِيٍّ - قَالاَ جَمِيعًا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَإِذَا قَالُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ عَصَمُوا مِنِّي دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ قَرَأَ ‏{‏ إِنَّمَا أَنْتَ مُذَكِّرٌ * لَسْتَ عَلَيْهِمْ بِمُسَيْطِرٍ‏}‏

  16. Hadis no. 129

    Allah'dan başka ilâh olmadığına, Muhammed'in Resûlüllah olduğuna şehâdet, namazı ikaame ve zekâtı edâ…

    Türkçe meal

    (Bize Ebû Gassân el-Mismaî Mâlik b. Abdilvâhid rivâyet etti. ki): Bize Abdühnelik b. Es-Sabbâh, Şu'be'den, oda Vâkid b. Muhammed b. Zeyd b. Abdullah b. Ömer'den, o da babasından, o da Abdullah b. Ömer'den naklen rivâyet etti. Abdullah b. Ömer Şöyle dedi: (sallallahü aleyhi ve sellem) «Allah'dan başka ilâh olmadığına, Muhammed'in Resûlüllah olduğuna şehâdet, namazı ikaame ve zekâtı edâ edinceye kadar insanlarla cenk etmeye me'mur oldum. Bunları yaptılar mı canlarını ve mallarını benden korumuş olurlar. Ancak İslâmm haklarından bir hak karşılığı olursa o başka! (Batınî) hesapları da Allah'a kalmıştır.» «El-Evsat» nâm eserinde Hazret-i Enes (radıyallahü anh)'dan rivâyet ettiği bir hadîse göre bu rivâyetlerde istisna edilen İslâm haklarından muradın neler olduğu Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'e sorulmuş. Cevaben: «Evlendikten sonra zina, müslüman olduktan sonra irtidâd, bir de insan öldürmektir. Bunlara mukabil öldürülebilir» diyerek izah buyurmuşlardır

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو غَسَّانَ الْمِسْمَعِيُّ، مَالِكُ بْنُ عَبْدِ الْوَاحِدِ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ الصَّبَّاحِ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ وَاقِدِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ زَيْدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَشْهَدُوا أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ وَيُقِيمُوا الصَّلاَةَ وَيُؤْتُوا الزَّكَاةَ فَإِذَا فَعَلُوا عَصَمُوا مِنِّي دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 130

    La ilahe illallah deyip, Allah'tan başka ibadet edilenleri red ve inkar eden kimsenin malı ve kanı haram…

    Türkçe meal

    Bize Suveyd b. Said ve İbn Ebİ Ömer de tahdis edip dediler ki: Bize Mervan -yani el-fezan- Ebu Malik'ten tahdis ettiler. O babasından şöyle dediğini nakletti: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken dinledim: "La ilahe illallah deyip, Allah'tan başka ibadet edilenleri red ve inkar eden kimsenin malı ve kanı haram olur. Hesabı da Allah'a aittir. " Yalnız Müslim rivayet etmiştir; Tuhfetu'1-Eşraf,4978 AHMED D

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، قَالاَ حَدَّثَنَا مَرْوَانُ، - يَعْنِيَانِ الْفَزَارِيَّ - عَنْ أَبِي مَالِكٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَكَفَرَ بِمَا يُعْبَدُ مِنْ دُونِ اللَّهِ حَرُمَ مَالُهُ وَدَمُهُ وَحِسَابُهُ عَلَى اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏

  18. Hadis no. 131

    Her kim Allah'ı tevhid ederse

    Türkçe meal

    (Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivâyet etti. ki): Bize Ebû Hâlid el-Ahmer rivâyet eyledi. H. hadîsi bana Züheyr b. Harb dahi rivâyet etti. ki): Bize Yezîd b. Harun rivâyet etti. Zübeyr ile Yezid'in her ikisinin Ebû Mâlik'den, onunda babasından naklen rivâyetine göre Ebû Mâlik'in babası Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'i: «Her kim Allah'ı tevhid ederse...» buyururken îşitmiştîr. Sonra Ebû Mâlik (yukariki) hadîsin benzerini zikretmiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، ح وَحَدَّثَنِيهِ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، كِلاَهُمَا عَنْ أَبِي مَالِكٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ وَحَّدَ اللَّهَ ‏"‏ ثُمَّ ذَكَرَ بِمِثْلِهِ ‏.‏

  19. Hadis no. 132

    Amca Allah'a yemin ederim ki senin için (mağfiret dilemek) bana yasaklanmadığı sürece sana mağfiret…

    Türkçe meal

    Bana Harmele b. Yahya et-Tudbi de tahdis etti. (1/53b) Said b. el-Müseyyeb babasından şöyle dediğini haber verdi: Ebu Talib'in vefatı yaklaşınca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'de yanına geldi. Yanında Ebu Cehil'i ve Abdullah b. Ebu Umeyye b. el-Muğire'yi buldu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):''Amcacığzm! Kendisi ile Allah'm nezdinde senin lehine şahitlik edeceğim bir söz olmak üzere Ia ilahe illallah de" buyurdu. Ebu Cehil ve Abdullah b. Umeyye: Ey Ebu Talib, Abdulmuttalib'in dininden yüz mü çevireceksin, dediler. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) O sözü ona arzedip, durdu ve o söylediklerini ona tekrar etti. Nihayet son olarak onlara: O Abdulmuttalib'in dini üzere olduğunu söyledi ve la ilahe illallah demedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem'de: ''Amca Allah'a yemin ederim ki senin için (mağfiret dilemek) bana yasaklanmadığı sürece sana mağfiret dileyeceğim" buyurdu. Aziz ve Celil Allah da bunun üzerine: "O çılgın ateşlikler oldukları açıkça ortaya çıktıktan sonra akrabaları dahi olsalar müşriklere nebinin de, müminlerin de mağfiret dilemeleri olur şey değildir. " (Tevbe, 113) buyruğunu indirdi. Yüce Allah Ebu Talib hakkında da, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e hitaben: "Muhakkak ki sen sevdiğini hidayete erdiremezsin fakat Allah dilediğine hidayet verir ve o hidayet bulanları daha iyi bilir" (Kasas, 56) buyruğunu indirdi.

    Diğer tahric: Buhari, 1360,3884,4675,4772,6681; Nesai, 2034; Tuhfetu'I-Eşraf, 11281

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى التُّجِيبِيُّ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ لَمَّا حَضَرَتْ أَبَا طَالِبٍ الْوَفَاةُ جَاءَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَوَجَدَ عِنْدَهُ أَبَا جَهْلٍ وَعَبْدَ اللَّهِ بْنَ أَبِي أُمَيَّةَ بْنِ الْمُغِيرَةِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ يَا عَمِّ قُلْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ ‏.‏ كَلِمَةً أَشْهَدُ لَكَ بِهَا عِنْدَ اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ أَبُو جَهْلٍ وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي أُمَيَّةَ يَا أَبَا طَالِبٍ أَتَرْغَبُ عَنْ مِلَّةِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ ‏.‏ فَلَمْ يَزَلْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَعْرِضُهَا عَلَيْهِ وَيُعِيدُ لَهُ تِلْكَ الْمَقَالَةَ حَتَّى قَالَ أَبُو طَالِبٍ آخِرَ مَا كَلَّمَهُمْ هُوَ عَلَى مِلَّةِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ ‏.‏ وَأَبَى أَنْ يَقُولَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَمَا وَاللَّهِ لأَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ مَا لَمْ أُنْهَ عَنْكَ ‏"‏ ‏.‏ فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ ‏{‏ مَا كَانَ لِلنَّبِيِّ وَالَّذِينَ آمَنُوا أَنْ يَسْتَغْفِرُوا لِلْمُشْرِكِينَ وَلَوْ كَانُوا أُولِي قُرْبَى مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمْ أَنَّهُمْ أَصْحَابُ الْجَحِيمِ‏}‏ ‏.‏ وَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى فِي أَبِي طَالِبٍ فَقَالَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏{‏ إِنَّكَ لاَ تَهْدِي مَنْ أَحْبَبْتَ وَلَكِنَّ اللَّهَ يَهْدِي مَنْ يَشَاءُ وَهُوَ أَعْلَمُ بِالْمُهْتَدِينَ‏}‏‏.‏

  20. Hadis no. 133

    hakkında Aziz ve celil Allah buyruk indirdi

    Türkçe meal

    Bize İshak b. İbrahim ve Abd b. Humeyd tahdis edip dediler ki: Bize Abdurrezzak tahdis etti. Bize Ma'mer haber verdi. (H) Bize Hasan el-Hulvani ve Abd b. Humeyd de tahdis edip dediler ki: Bize Yakub -b. İbrahim b. Sa'd- tahdis etti. Bana babam Salih'ten tahdis etti. Her ikisi (Salih ve Ma'mer) ez-Zühri'den bu isnatla hadisi nakletti. Ancak Salih'in hadisi "hakkında Aziz ve celil Allah buyruk indirdi" sözleri ile sona erdi ve iki ayeti zikretmedi. Hadisinde de: Her ikisi bu sözleri ona tekrar edip durdu, dedi. Ma'mer de hadisi rivayetinde bu ibare yerine: Sonuna kadar onun yakasını bırakmadılar, dedi. 131 numaralı hadisin Tahric bilgisi ile aynı

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، ح وَحَدَّثَنَا حَسَنٌ الْحُلْوَانِيُّ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - وَهُوَ ابْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ - قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، كِلاَهُمَا عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ غَيْرَ أَنَّ حَدِيثَ صَالِحٍ انْتَهَى عِنْدَ قَوْلِهِ فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ فِيهِ ‏.‏ وَلَمْ يَذْكُرِ الآيَتَيْنِ ‏.‏ وَقَالَ فِي حَدِيثِهِ وَيَعُودَانِ فِي تِلْكَ الْمَقَالَةِ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ مَعْمَرٍ مَكَانَ هَذِهِ الْكَلِمَةِ فَلَمْ يَزَالاَ بِهِ ‏.‏