İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 5

Mescidler ve Namaz Kılınan Yerler Kitabı

405 hadis · No. 1161–1569

Sayfa 14 / 21Yazı boyutu
  1. Hadis no. 1425

    Bizi orta namazdan, İkindi namazından alıkoydular. Allah onların evlerini ve kabirlerini ateşle doldursun!

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ve Ebu Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Ebu Muâviye, A'meş'den, o da Müslim b. Subeyh'den, o da Şüteyr b, Şekel'den, o da Aliy'den naklen rivayet etti. Aliy şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ahzâb günü: «Bizi orta namazdan, İkindi namazından alıkoydular. Allah onların evlerini ve kabirlerini ateşle doldursun!» buyurdu, sonra ikindiyi iki İşâ' (yâni) akşam ile yatsı arasında kıldı

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالُوا حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ مُسْلِمِ بْنِ صُبَيْحٍ، عَنْ شُتَيْرِ بْنِ شَكَلٍ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ الأَحْزَابِ ‏ "‏ شَغَلُونَا عَنِ الصَّلاَةِ الْوُسْطَى صَلاَةِ الْعَصْرِ مَلأَ اللَّهُ بُيُوتَهُمْ وَقُبُورَهُمْ نَارًا ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ صَلاَّهَا بَيْنَ الْعِشَاءَيْنِ بَيْنَ الْمَغْرِبِ وَالْعِشَاءِ ‏.‏

  2. Hadis no. 1426

    Bizi orta namazdan (yâni) ikindi namazından alıkoydular. Allah onların karınlarını ve kabirlerini ateşle…

    Türkçe meal

    Bize Avn b. Sellâm El-Küfî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Talhate'l-Yâmî, ZUbeyd'den, o da Mürra'dan, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: Müşrikler, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i ikindi namazından alıkoydular. Tâ ki güneş kızardı yahut sarardı. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Bizi orta namazdan (yâni) ikindi namazından alıkoydular. Allah onların karınlarını ve kabirlerini ateşle doldursun!» Yahut: «Allah onların karınlarını ve kabirlerini ateşle tıksın!» buyurdu. İzah için 630 a bakın

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا عَوْنُ بْنُ سَلاَّمٍ الْكُوفِيُّ، أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ طَلْحَةَ الْيَامِيُّ، عَنْ زُبَيْدٍ، عَنْ مُرَّةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَبَسَ الْمُشْرِكُونَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ صَلاَةِ الْعَصْرِ حَتَّى احْمَرَّتِ الشَّمْسُ أَوِ اصْفَرَّتْ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ شَغَلُونَا عَنِ الصَّلاَةِ الْوُسْطَى صَلاَةِ الْعَصْرِ مَلأَ اللَّهُ أَجْوَافَهُمْ وَقُبُورَهُمْ نَارًا ‏"‏ ‏.‏ أَوْ قَالَ ‏"‏ حَشَا اللَّهُ أَجْوَافَهُمْ وَقُبُورَهُمْ نَارًا ‏"‏ ‏.‏

  3. Hadis no. 1427

    Namazlara, orta namaza ve İkindi namazına devam edin! Hem Allah için tevâzula namaz kılın!

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya Et - Temim! rivâyet etti. ki: Mâlik'e, Zeyd b. Eşlemden dinlediğim, onun da Kalma' b. Hakîm'den, onun da Alşe'nin âzâdlısı Ebû Yûnus'dan naklen rivâyet ettiği şu hadisi okudum: Ebû Yûnus şöyle dedi: Âişe, kendisine bir Mushaf yazmamı bana emretti.. Ve: Şu âyete vardığında, bana haber ver; "Namazlara ve orta namaza devam edin" Süre-i Bakara, âyet: 238. dedi. Ben o âyete varınca» kendisine haber verdim. Onu bana şöyle yazdırdı: «Namazlara, orta namaza ve İkindi namazına devam edin! Hem Allah için tevâzula namaz kılın!» «Ben, bunu Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den duydum.» dedi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِيُّ، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنِ الْقَعْقَاعِ بْنِ حَكِيمٍ، عَنْ أَبِي يُونُسَ، مَوْلَى عَائِشَةَ أَنَّهُ قَالَ أَمَرَتْنِي عَائِشَةُ أَنْ أَكْتُبَ لَهَا مُصْحَفًا وَقَالَتْ إِذَا بَلَغْتَ هَذِهِ الآيَةَ فَآذِنِّي ‏{‏ حَافِظُوا عَلَى الصَّلَوَاتِ وَالصَّلاَةِ الْوُسْطَى‏}‏ فَلَمَّا بَلَغْتُهَا آذَنْتُهَا فَأَمْلَتْ عَلَىَّ حَافِظُوا عَلَى الصَّلَوَاتِ وَالصَّلاَةِ الْوُسْطَى وَصَلاَةِ الْعَصْرِ ‏.‏ وَقُومُوا لِلَّهِ قَانِتِينَ ‏.‏ قَالَتْ عَائِشَةُ سَمِعْتُهَا مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

  4. Hadis no. 1428

    Şu âyet (yani): ve ikindi namazına devam edin! âyet-i kerimesi İndi. Biz de onu Allah'ın dilediği kadar…

    Türkçe meal

    (Bize İshâk b. İbrâhim El - Hanzalî rivâyet etti. ki): Bize Yahya b. Âdem haber verdi. ki): Bize Fudayl b. Merzûk, Şakîk b. Ukbe'den, o da Berâ' b. Azib'den naklen rivâyet etti. Beri Şöyle dedi: Şu âyet (yani): ve ikindi namazına devam edin! âyet-i kerimesi İndi. Biz de onu Allah'ın dilediği kadar okuduk; sonra Allah, onu nesh etti. Müteakiben: ve orta namaza devam edîn!) âyet-i kerimesi nâzil oldu. üzerine Şakîk'in yanında oturan bir adam, Şakîk'a: Öyle ise bu orta namazı; ikindidir, dedi. Berâ': Ben onun nasıl nâzil olduğunu ve Allah'ın onu nasıl nesh ettiğini sana haber verdim; Allah bilir.» dedi

  5. Hadis no. 1429

    Biz o âyeti, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikde bir zaman okuduk

    Türkçe meal

    Müslim der ki: Bu hadîsi Eşcaî dahi, Süfyân-ı Sevr i'den, o da Esved b. Kays'dan, o da Şakîk b. Ukbe'den, o da Berâ' b. Azib'den naklen rivâyet etti. Berâ': «Biz o âyeti, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikde bir zaman okuduk» diyerek, Fudayl b. Merzûk'un hadîsi gibi rivâyetde bulunmuş. rivâyetlerin her biri, orta namazın ikindi olduğuna delâlet etmektedir. Yalnız Hazret-i. Âişe hadîsinde ikindi namazı orta namaz üzerine atfedilmişdir. Ma'tûf ile ma'tûfun aleyhin başka başka şeyler olmaı lâzım geldiğine bakarak Şâfiîyye ulemâsından Bazıları: «Orta namaz ikindi değildir.» demişlerse de, «Şazz kırâetle ihticâc edilemez; ona Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'in hadîsi hükmü de verilemez. Çünkü bu kırâeti nakleden, onu Kur'ân diye nakletmişdir. Kur'ân ise ancak biricmâ' tevatürle sabit olur. Mezkûr kıraatin Kur'ân olduğu sübût bulmayınca hadîsliği de sabit olmaz.» diyerek Şafiî mezhebinin bunu kabul etmediğini beyân etmişdir. Vüstâ» yani orta namazdan murâd ne olduğu taa ashâb-ı kirâm zamanından beri ulemâ arasında ihtilaflı bir mes'eledir. Ashâb-ı kirâmdan Alîyyü'bnü Ebî Tâlib, İbn Mes'ûd, Ebû Eyyûb El-Ensârî, Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Abbâs, Ebû Saîd-i Hudrîve Ebû Hüreyre (radıyallahü anhûm) hazerâtı ile Tabiînden Hasan-ı Basrî, İbrâhîm Nehaî, Katâde, Dahhâk, Kelbî ve Mukaatil, mezhep İmâmlarından Ebû Hanîfe, Ahmed b. Hanbel, Dâvûd-u Zahirî, İbnü'l-Münzir ve daha başkaları: «Orta namaz ikindidir.» demişlerdir. Tirmizî, sahabe ve onlardan sonra gelen ulemânın ekserisinin buna kaail olduğunu söyler. Mârûdî: «İmâm Şafiî'nin mezhebi de budur. Çünkü bu bâbdaki hadîsler sahîhdir. Şafiî'nin orta namaz sabah namazıdır; demesi ikindi hakkındaki sahîh hadisleri duymadığı içindir. Onu mezhebi hadîse tâbi olmakdır.» diyor. bir cemaata göre orta namazdan murâd sabah namazıdır. Bu kavil ashâb-ı kirâmdan Ömerü'bnü-'l-Hattâb, Muâz b. Cebel, Abdullah b. Abbâs, Abdullah b. Ömer ve Câbir (radıyallahü anhûm) ile Tabiînden Atâ', İkerime, Mücâhid, Rabî' b. Enes ve mezhep İmâmlarından Mâlik b. Enes ile İmâm Şafiî ve diğer Şafiîyye ulemâsından naklolunmuşdur. Yine ulemâdan bir taifeye göre; orta namazdan murâd öğledir. Onlar bu kavli Zeyd b. Sabit, Üsâme-tü'bnü Zeyd, Ebû Saîd-i Hudrî, Âişe ve Abdullah b. Şeddâd (radıyallahü anhûm) hazerâtından nakil etmişlerdir. Bir rivâyetde Ebû Hanîfe (rahimehullah)'ın kavli de budur. Züeyb: «Orta namazdan murâd, akşamdır.» demiş, daha başkaları yatsı olduğunu söylemiş; bir takımları müphem olarak beş vakit namazdan biridir; demişlerdir. Hattâ Kâdi İyâz'in rivâyetine göre: «Orta namazdan murâd beş vaktin hepsidir.» diyenler olmuşdur. Cum'â namazı olduğunu iddia edenler de vardır. diyor ki: «Bu kavillerin içersinde sahîh iki kavil vardır. Onlar da ikindi ile sabandır. En sahih kavil, orta namazdan murâd ikindi ile sabahdır. En sahih kavil, orta namazdan murâd ikindi olduğunu bildiren rivâyetdir. Çünkü bu bâbdaki hadîsler sahîhdir...»

  6. Hadis no. 1430

    Vallahi onu ben de kılmadım!

    Türkçe meal

    Bana Ebu Gassân El-Mismaî ile Muhammed b. El-Sennâ, Muâz b. Hişâm'dan rivayet ettiler. Ebu Gassân Dediki: Bize Muâz b. Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bana babam, Yahya b. Ebi Kesir'den naklen rivayet etti. Demişki: Bize Ebu Selemete'bnü Abdirrâhmân, Câbir b. Abdillâh'dan, naklen rivayet etti, ki: Hendek harbinde Ömerülmö*l-Hattâb Kureyş kâfirlerine sövmeye başlamış ve: — Yâ Resûlâllah! Güneş kavuşmak üzeredir. Vallahi ben hâlâ ikindiyi kılamadım!., demiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Vallahi onu ben de kılmadım!» buyurmuşlar. (Ömer demiş ki) Bunun üzerine Buthân vadisine indik; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hemen abdest aldı; biz de abdestlendik. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gün kavuştuktan sonra evvelâ ikindiyi, sonra onun arkasından akşam namazını kıldı.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي أَبُو غَسَّانَ الْمِسْمَعِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، عَنْ مُعَاذِ بْنِ هِشَامٍ، - قَالَ أَبُو غَسَّانَ حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ، - حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، يَوْمَ الْخَنْدَقِ جَعَلَ يَسُبُّ كُفَّارَ قُرَيْشٍ وَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَاللَّهِ مَا كِدْتُ أَنْ أُصَلِّيَ الْعَصْرَ حَتَّى كَادَتْ أَنْ تَغْرُبَ الشَّمْسُ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ فَوَاللَّهِ إِنْ صَلَّيْتُهَا ‏"‏ ‏.‏ فَنَزَلْنَا إِلَى بُطْحَانَ فَتَوَضَّأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَتَوَضَّأْنَا فَصَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْعَصْرَ بَعْدَ مَا غَرَبَتِ الشَّمْسُ ثُمَّ صَلَّى بَعْدَهَا الْمَغْرِبَ ‏.‏

  7. Hadis no. 1431

    Bu üç kavlin içersinde esah olan, birincisidir. îbni Hâcib bunu nassaiı bildirmişdir. Mes'ele böylece…

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile İshâk b, İbrahim rivayet ettiler. Ebu Bekir (Bize rivayet etti) tâbirini kullandı. İshâk ise: Bize Veki, Ali b. Mübârek'den, o da Yahya b. Ebî Kesîr'den naklen bu isnâdda, bu hadîsin mislini haber verdi; dedi. İzah Bu hadîsi Buhar! «Mevâkîtü's - Salât» ile «Salâtül-Havf» bahislerinde; Tirmizi ile Nesâî de «Kitâbu's-Salât» da tahric etmişlerdir. Aynînin beyânına göre, Hz. Ömerin küffâr'a sövmesi hendek kazmakla meşgul olurken, ikindi namazını geciktirdikleri, buna da küffâr sebeb oldukları içindir. «Kâde» fi'linin ma'nâsı hakkında, ulemâ muhtelif mutâlealar beyân etmişlerdir. Aynî bu nmtâleaları sadra şifâ görmeyerek mes'eleyi şöyle tahkik ve hulâsa etmişdir: «Kâde fiilinin üzerine nefiy edatı girerse, ifâde edeceği ma'nâ hususunda üç mezheb vardır. 1) Kâde, diğer fiiller gibi başında nefiy edatı bulunmadan kullanlırsa isbât ma'nâsı ifâde eder. Başında nefiy edatı bulunursa ma'nâsı da menfî olur. Çünkü «Zeyd az daha kalkıyordu.» cümlesinin ma'nâsı, kalkmayı değil, onun yakın olduğunu anlatmakdır. 2) Kâde fiilinin başında nefiy edatı bulunursa isbât ma'nâsı ifâde eder. 3) Kâde'nin başında nefiy edatı bulunduğu zaman fiilin mâzî veya müstakbel olması nazar-ı dikkate alınır. Eğer mâzî ise isbat ma'nâsı ifade eder. Müstakbel olarak kullanılmışsa sâir fiiller hükmündedir. Aynî bu ciheti hülâsa ettikten sonra şu hükme varıyor: «Bu üç kavlin içersinde esah olan, birincisidir. îbni Hâcib bunu nassaiı bildirmişdir. Mes'ele böylece anlaşıldıkdan sonra şunu da bilmeli ki burada Kâde'nin başında nefiy edatı vardır. Binâenaleyh ma'nâsı, nefiy yâni namazın yakınlığını nefiy olmuşdur. Namazın yakınlığı nefiy edilince, namazın nefiy edileceği evleviyyet tarîki ile sabit olur...» Aynî 'nin bu izahından anlaşılıyor ki, Hz. Ömer güneş kavuşuncaya kadar ikindiyi kılamamış; onu kazaya bırakmışdır. Ulemâdan bâzıları buradaki Kâde fi'linden Hz. Ömer'in güneş kavuşmaya yakın ikindiyi kıldığı ma'nâsını anlamışlardır. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yemin ederek: «Vallahi onu ben de kılmadım» buyurması, Ömer (Radiyallahû anh) ikindiyi kazaya bırakmıştır diyenlerin sözünü te'yîd eder. Çünkü bununla Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) son derece üzgün bulunan Hz. Ömer'in gönlünü almak istemişdi. «Buthân», Medine'de bir vadidir. Bu kelimeyi «Batıhân» şeklinde okuyanlar da olmuşdur. Hattâ lisan uleması Buthân okunmasını caiz görmemişlerdir. Hz. Ömer'in: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ikindiyi güneş battıkdan sonra kıldı; arkasından da akşam namazını kıldı.» sözünün zahiri, bu namazları cemaatla kıldığını göstermektedir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا وَقَالَ، إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَكِيعٌ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ الْمُبَارَكِ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، فِي هَذَا الإِسْنَادِ بِمِثْلِهِ ‏.‏

  8. Hadis no. 1432

    Birbiri ardınca bir takım Melekler geceleyin; bîr takım Melekler de gündüzleyin, sizin aranıza gelirler…

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. Dediki: Mâlik'e, Ebu'z-Zinâd'dan dinlediğim, onun da A'rac'dan, onun da Ebu Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Birbiri ardınca bir takım Melekler geceleyin; bîr takım Melekler de gündüzleyin, sizin aranıza gelirler. Bunlar sabah namazı ile ikindi namazında bir araya toplanırlar. Sonra sizin aranızda geceleyenler semâya çıkarlar. Rableri, kullarının hâllerini pek âlâ bildiği hâlde onlara (kullarımı ne hâlde bıraktınız?) diye sorar. Melekler: — Onları namaz kılarken bıraktık. Kendilerine vardığımızda dahî namaz kılarken bulduk; derler.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ يَتَعَاقَبُونَ فِيكُمْ مَلاَئِكَةٌ بِاللَّيْلِ وَمَلاَئِكَةٌ بِالنَّهَارِ وَيَجْتَمِعُونَ فِي صَلاَةِ الْفَجْرِ وَصَلاَةِ الْعَصْرِ ثُمَّ يَعْرُجُ الَّذِينَ بَاتُوا فِيكُمْ فَيَسْأَلُهُمْ رَبُّهُمْ وَهُوَ أَعْلَمُ بِهِمْ كَيْفَ تَرَكْتُمْ عِبَادِي فَيَقُولُونَ تَرَكْنَاهُمْ وَهُمْ يُصَلُّونَ وَأَتَيْنَاهُمْ وَهُمْ يُصَلُّونَ ‏"‏ ‏.‏

  9. Hadis no. 1433

    Melekler birbiri ardınca size gelirler

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Hemmâm b. Münebbih'den, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti, Ebu Hureyre: «Melekler birbiri ardınca size gelirler.» buyurdu; diyerek Ebu'z-Zinâd hadîsi tarzında rivâyetde bulunmuş.

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ وَالْمَلاَئِكَةُ يَتَعَاقَبُونَ فِيكُمْ ‏"‏ ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ أَبِي الزِّنَادِ ‏.‏

  10. Hadis no. 1434

    Bakın buraya! Hiç şüphe yok ki sizler Rabbinizi şu ay'ı gördüğünüz gibi göreceksiniz. Onu görme hususunda üst…

    Türkçe meal

    Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Mervân b. Muâviyetel-Fezârî rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail b. Ebî Halid haber verdi. (Dediki): Bize Kays b. Ebî Hâzim rivayet etti. Dediki: Cerîr b. Abdillâh'ı şöyle derken işitdim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında oturuyorduk. Ayın ondördü olan o gecede Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aya bir bakarak şöyle buyurdu: «Bakın buraya! Hiç şüphe yok ki sizler Rabbinizi şu ay'ı gördüğünüz gibi göreceksiniz. Onu görme hususunda üst üste sıkışıp birbirinizin üzerine yığılmıyacaksınız. Artık güneş doğmazdan ve batmazdan önce hiçbir namaz yâni sabah ve ikindi hususunda kendinize galebe çaldırmamak elinizden geliyorsa bunu yapın!» Sonra Cerîr : «Rabbini güneşin doğmasından ve batmasından önce hamdîyle tesbîh eyle!» [ Ta Ha 13 ] âyet-i kerîmesini okudu

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُعَاوِيَةَ الْفَزَارِيُّ، أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِي خَالِدٍ، حَدَّثَنَا قَيْسُ بْنُ أَبِي حَازِمٍ، قَالَ سَمِعْتُ جَرِيرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، وَهُوَ يَقُولُ كُنَّا جُلُوسًا عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذْ نَظَرَ إِلَى الْقَمَرِ لَيْلَةَ الْبَدْرِ فَقَالَ ‏"‏ أَمَا إِنَّكُمْ سَتَرَوْنَ رَبَّكُمْ كَمَا تَرَوْنَ هَذَا الْقَمَرَ لاَ تُضَامُّونَ فِي رُؤْيَتِهِ فَإِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَنْ لاَ تُغْلَبُوا عَلَى صَلاَةٍ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَا ‏"‏ ‏.‏ يَعْنِي الْعَصْرَ وَالْفَجْرَ ثُمَّ قَرَأَ جَرِيرٌ ‏{‏ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَا‏}‏ ‏.‏

  11. Hadis no. 1435

    Bakın buraya! Hiç şüphe yok ki sizler Rabbinize arz olunacak ve onu şu ay'ı! gördüğünüz gibi göreceksiniz

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) : Bize Abdullah b. Numeyr ile Ebu Usâme ve Veki' bu isnâdla rivayet ettiler. (Bu rivayetde) : «Bakın buraya! Hiç şüphe yok ki sizler Rabbinize arz olunacak ve onu şu ay'ı! gördüğünüz gibi göreceksiniz» buyurdu. Ve: «Sonra okudu.» demiş. Cerîr'i dememişdir. 634 üde okuyun

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، وَأَبُو أُسَامَةَ وَوَكِيعٌ بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ ‏ "‏ أَمَا إِنَّكُمْ سَتُعْرَضُونَ عَلَى رَبِّكُمْ فَتَرَوْنَهُ كَمَا تَرَوْنَ هَذَا الْقَمَرَ ‏"‏ ‏.‏ وَقَالَ ثُمَّ قَرَأَ ‏.‏ وَلَمْ يَقُلْ جَرِيرٌ ‏.‏

  12. Hadis no. 1436

    Güneşin doğmasından ve batmasından önce namaz kılan yâni sabah namazı ile ikindiyi edâ eden bir kimse asla…

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebu Kureyb ve İshâk b. İbrahim hep beraber Vekî'den rivayet ettiler. Ebu Kureyb Dediki: Bize Veki, İbni Ebî Hâlid ile Mis'ar'dan ve Bahterî b. Muhtâr'dan naklen rivayet etti. Onlar da Ebu Bekir b. Umârate'bni Rueybe'den, o da babasından naklen dinlemişler. Demişki: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: «Güneşin doğmasından ve batmasından önce namaz kılan yâni sabah namazı ile ikindiyi edâ eden bir kimse asla cehenneme girmîyecekdirl» Bunun üzerine Basralılardan bir zât Rueybe'ye: — Bunu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den sen mi işittin? diye sormuş. Rueybe: — Evet! cevâbını vermiş. Soran zât: — Ben de şehâdet ederim ki onu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den, ben de dinledim. Onu kulaklarım dinledi; kalbimde belledi... demiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ جَمِيعًا عَنْ وَكِيعٍ، - قَالَ أَبُو كُرَيْبٍ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، - عَنِ ابْنِ أَبِي خَالِدٍ، وَمِسْعَرٍ، وَالْبَخْتَرِيِّ بْنِ الْمُخْتَارِ، سَمِعُوهُ مِنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ عُمَارَةَ بْنِ رُؤَيْبَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ لَنْ يَلِجَ النَّارَ أَحَدٌ صَلَّى قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَا ‏"‏ ‏.‏ يَعْنِي الْفَجْرَ وَالْعَصْرَ ‏.‏ فَقَالَ لَهُ رَجُلٌ مِنْ أَهْلِ الْبَصْرَةِ آنْتَ سَمِعْتَ هَذَا مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ الرَّجُلُ وَأَنَا أَشْهَدُ أَنِّي سَمِعْتُهُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَمِعَتْهُ أُذُنَاىَ وَوَعَاهُ قَلْبِي ‏.‏

  13. Hadis no. 1437

    Güneşin doğmasından ve batmasından önce namaz kılan kimse cehenneme girmez

    Türkçe meal

    Bana Ya'kub b. İbrahim Ed-Devrakî de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Ebî Bükeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Şeybân, Abdülmelik b. Umeyr'den, o da İbni Umârate'bni Rueybe'den, o da tabasından naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Güneşin doğmasından ve batmasından önce namaz kılan kimse cehenneme girmez.» buyurdular. Rueyb'in yanında Basralılardan biri varmış. Rueyb'e: — Bunu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den senmi işittin? demiş. Rueybe: — Evet! Bununla onun aleyhine şehâdet ederim... cevâbını vermiş. Basralı zât: — Ben de şehâdet ederim. Vallahi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i bunu senin kendisinden dinlediğin yerde söylerken dinledim, demiş. İzah Cerîr hadisini Buhârî «Mevâkitü's - Salât», «Tefsir» ve «Tevhîd» bahislerinde; Ebu.Dâvûd, Nesâî ve îbni Mâce Sünnet bahsinde muhtelif ravîlerden tahrîc etmişlerdir. «Kendinize galebe çaldırmamak elinizden geliyorsa bunu yapın ifâdesi namaza gelmekden kinayedir. Galebe çalacak şeylerden murâd da uyku ve dünya işi ile meşguliyet gibi namaza mâni olan şeylerdir. Hadîsin birçok rivayetlerinde: «Sonra okudu.» denilmiş, âyeti kim okuduğu bildirilmemişdir. Bu yüzden ulemâ ihtilâfa düşmüş; bâzıları âyeti Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) okuduğunu, bir takımları da Cerîr okuduğunu iddia etmişlerdir. Babımızın Cerîr rivayeti okuyanın Cerîr olduğunu sarahaten beyân etmekle bu ihtilâflara son vermişdir. Okunan âyetteki tesbîhden murâd; namazdır. Mü'minlerin kıyâmetde, Allah Teâlâyı göreceklerini bildiren bu hadîsin birçok muhtelif rivayetleri vardır. Nevevî diyorki: «Şüphesiz sizler Rabbinize arz olunacak ve onu şu ay'ı gördüğünüz gibi göreceksiniz...» ifâdesinden murâd : «Siz Allah'ı şek'siz, şüphesiz ve hiçbir meşakkatsiz; muhakkak sûretde göreceksiniz. Netekim şu ay'ı da hiçbir meşakkat çökmeden muhakkak sûretde görmektesiniz...» demekdir. Binâenaleyh buradaki teşbih görülen iki şey'i birbirine benzetmek değil; görmeyi görmeye benzetmekdir. Allah'ı görmek mü'minlere mahsûsdur. Küffâr, onu göremiyeceklerdir. Bâzıları Allah'ı bu ümmetin münafıkları da gorecekdir; demişlerse de bu kavil zayıf dır. Sahih olan ehl-i sünnetin cumhurunun kavlidir ki sâir küffâr gibi münafıklar da Allah Teâlâ yı göremiyeceklerdir...»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدَّوْرَقِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا شَيْبَانُ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عُمَارَةَ بْنِ رُؤَيْبَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ يَلِجُ النَّارَ مَنْ صَلَّى قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَا ‏"‏ ‏.‏ وَعِنْدَهُ رَجُلٌ مِنْ أَهْلِ الْبَصْرَةِ فَقَالَ آنْتَ سَمِعْتَ هَذَا مِنَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ نَعَمْ أَشْهَدُ بِهِ عَلَيْهِ ‏.‏ قَالَ وَأَنَا أَشْهَدُ لَقَدْ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُهُ بِالْمَكَانِ الَّذِي سَمِعْتَهُ مِنْهُ ‏.‏

  14. Hadis no. 1438

    Her kim iki serinlik namazını kılarsa; cennete girdi demekdir

    Türkçe meal

    Bize Heddâb b. Hâlid El-Ezdi rivayet etti. (Dediki): Bize Hemmâm b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu Cemrete'd-Dubai, Ebu Bekir'den, o da babasından naklen rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Her kim iki serinlik namazını kılarsa; cennete girdi demekdir.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا هَدَّابُ بْنُ خَالِدٍ الأَزْدِيُّ، حَدَّثَنَا هَمَّامُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنِي أَبُو جَمْرَةَ الضُّبَعِيُّ، عَنْ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ صَلَّى الْبَرْدَيْنِ دَخَلَ الْجَنَّةَ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 1439

    Ebu Bekir b. Ebî Mûsâ

    Türkçe meal

    Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki) : Bize Bişr b. Seriy rivayet etti. H. Bize İbni Hırâs dahî rivayet etti. (Dediki) : Bize Amr b. Asım rivayet etti. Bunlar toptan: Bize Hemmâm bu isnâdla rivayet etti, demişler; Ebu Bekir'in nesebini de bildirerek «Ebu Bekir b. Ebî Mûsâ» demişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ السَّرِيِّ، ح قَالَ وَحَدَّثَنَا ابْنُ خِرَاشٍ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَاصِمٍ، قَالاَ جَمِيعًا حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَنَسَبَا أَبَا بَكْرٍ فَقَالاَ ابْنُ أَبِي مُوسَى ‏.‏

  16. Hadis no. 1440

    Bize Hatim, —ki îbni İsmail'dir.— Yezîd b. Ebî Ubeyd'den, o da Selemetü'bnü Ekva'dan naklen rivayet etti ki…

    Türkçe meal

    Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Hatim, —ki îbni İsmail'dir.— Yezîd b. Ebî Ubeyd'den, o da Selemetü'bnü Ekva'dan naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) akşam namazını, güneş kavuşarak perde arkasına gizlendiği zaman kılarmış

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَاتِمٌ، - وَهُوَ ابْنُ إِسْمَاعِيلَ - عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي عُبَيْدٍ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُصَلِّي الْمَغْرِبَ إِذَا غَرَبَتِ الشَّمْسُ وَتَوَارَتْ بِالْحِجَابِ ‏.‏

  17. Hadis no. 1441

    Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde akşam namazını kılardık. Bizden birimiz namazdan…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Mihrân Er-Râzî rivayet etti. (Dediki): Bize Velîd b. Müslim rivayet etti. (Dediki): Bize Evzâî rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu'n-Necâşî rivayet etti. Dediki: Ben Bâfi' b. Hadîc'i şöyle derken işittim: «Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde akşam namazını kılardık. Bizden birimiz namazdan çıkdıkdan sonra okunun düştüğü yerleri iyice görürdü.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مِهْرَانَ الرَّازِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، حَدَّثَنِي أَبُو النَّجَاشِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ رَافِعَ بْنَ خَدِيجٍ، يَقُولُ كُنَّا نُصَلِّي الْمَغْرِبَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَيَنْصَرِفُ أَحَدُنَا وَإِنَّهُ لَيُبْصِرُ مَوَاقِعَ نَبْلِهِ ‏.‏

  18. Hadis no. 1442

    Biz akşam namazını kılar sonra ok atardık. Her birimiz attığı okun yerini görürdü

    Türkçe meal

    Bize İshâk b. İbrahim El - Hanzali rivayet etti. (Dediki) : Ebu Şuayb b. İshâk Ed-Dimaşkî haber verdi. (Dediki) : Bize Evzaî rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu'n-Necâşî rivayet etti. (Dediki) : Bana Rafi' b. Hadîc rivayet etti: «Biz akşam namazını kılardık...» diyerek yukarki hadîs gibi rivâyetde bulundu. İzah Bu hadîsi Buhârî «Mevâkîtü's-Salat» bahsinde; Ebu Dâvûd, Nesâî ve îbni Mâce dahî namaz bahsinde tahrîc etmişlerdir. Hadîs muhtelif lâfızlarla rivayet edilmişdir. Ebu Dâvûd 'un, Enes (Radiyallahu anh) 'dan tahrîc ettiği rivâyetde: «Biz akşam namazını kılar sonra ok atardık. Her birimiz attığı okun yerini görürdü.» denilmiş; Kâ'd b. Mâlik rivayetinde: «Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) akşam namazını kıldırır; sonra cemâat Benî Seleme kabilesinin oturduğu yerdeki ailelerinin nezdine dönerler ve hâlâ atılan okun düştüğü yerleri görürlerdi.» buyurulmuşdur. Ebu Hatim bu rivayet hakkında: «Sahîh olan, mürseldir.» demişdir. İmam Ahmed b. Hanbel'in rivayet ettiği Câbir hadisinde: «Biz, Benî Seleme'ye gelir hâlâ atılan okların yerini görürdük.» denilmektedir. Nesâî 'nin sahîh bir senedle: Eslem kabilesine mensub bir zâtdan tahrîc ettiği rivâyetde şöyle denilmektedir: «Biz Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde akşam namazını kılar; sonra tâ Medine'nin kenarındaki evlerimize dönerdik. Sonra ok atar ve oklarımızın düştüğü yerleri görürdük.» Bu hadîsi Taberânî «El- Mu'cemü'l - Kebîr»inde, Zeyd b. Hâlid (Radiyallahu anh) 'dan şu lâfızlarla tahrîc etmişdir: «Biz Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde akşam namazını kılardık; sonra namazdan çıkar; çarşıya gelir ve hâlâ atılan okların düştüğü yerleri görürdük.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبُ بْنُ إِسْحَاقَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، حَدَّثَنِي أَبُو النَّجَاشِيِّ، حَدَّثَنِي رَافِعُ بْنُ خَدِيجٍ، قَالَ كُنَّا نُصَلِّي الْمَغْرِبَ ‏.‏ بِنَحْوِهِ ‏.‏

  19. Hadis no. 1443

    Bu namazı sizden başka yeryüzünde yaşıyanlann hiçbiri bsklemez

    Türkçe meal

    Bize Amr b. Sevvâd El-Âmiri ile Harmeletü'bnü Yahya rivayet ettiler. Dedilerki: Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus haber verdi; ona da İbni Şihâb haber vermiş. Demişki: Bana Urvetü'bnü Zübeyr haber verdi, ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Âişe şöyle demiş : — «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gecelerden bir gece yatsı namazını karanlık basıncaya kadar geciktirdi. Ateme denilen namaz işte budur. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (o gece hücresinden erken) çıkmadı. Nihayet Ömerü'bnü'l-Hattâb: Kadınlarla çocuklar uyudu; dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Namaza) çıktı. Ve mesciddekilerin yanına varınca, onlara: «Bu namazı sizden başka yeryüzünde yaşıyanlann hiçbiri bsklemez.» buyurdular. Bu (söylediklerim) islâmiyet henüz insanlar arasında yayılmazdan evveldi.» Harmele, kendi rivayetinde şunu ziyâde eyledi: «ibni Şihâb Dediki: Bana anlatıldığına göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Resûlullâha namaz hususunda ısrar etmeye hakkınız yokdu.» buyurmuş. Bunu Ömerü'bnü'l-Hattâb seslendiği vakit söylemiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ سَوَّادٍ الْعَامِرِيُّ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، أَنَّ ابْنَ شِهَابٍ، أَخْبَرَهُ قَالَ أَخْبَرَنِي عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ، أَنَّ عَائِشَةَ، زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ أَعْتَمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيْلَةً مِنَ اللَّيَالِي بِصَلاَةِ الْعِشَاءِ وَهِيَ الَّتِي تُدْعَى الْعَتَمَةَ فَلَمْ يَخْرُجْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى قَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ نَامَ النِّسَاءُ وَالصِّبْيَانُ فَخَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لأَهْلِ الْمَسْجِدِ حِينَ خَرَجَ عَلَيْهِمْ ‏"‏ مَا يَنْتَظِرُهَا أَحَدٌ مِنْ أَهْلِ الأَرْضِ غَيْرُكُمْ ‏"‏ ‏.‏ وَذَلِكَ قَبْلَ أَنْ يَفْشُوَ الإِسْلاَمُ فِي النَّاسِ ‏.‏ زَادَ حَرْمَلَةُ فِي رِوَايَتِهِ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ وَذُكِرَ لِي أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ وَمَا كَانَ لَكُمْ أَنْ تَنْزُرُوا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى الصَّلاَةِ ‏"‏ ‏.‏ وَذَاكَ حِينَ صَاحَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ ‏.‏

  20. Hadis no. 1444

    Ama Zührî'nin: -Bana anlatıldığına göre

    Türkçe meal

    Bana Abdülmelik b. Şuayb b. Leys rivayet etti. (Dediki) : Bana babam, dedemden, o da Ukayl'den, o da İbni Şihâb'dan bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti. Ama Zührî'nin: -Bana anlatıldığına göre.» dediğini ve ondan sonraki sözlerini söylemedi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ شُعَيْبِ بْنِ اللَّيْثِ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ جَدِّي، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ مِثْلَهُ ‏.‏ وَلَمْ يَذْكُرْ قَوْلَ الزُّهْرِيِّ وَذُكِرَ لِي ‏.‏ وَمَا بَعْدَهُ ‏.‏