İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 5

Mescidler ve Namaz Kılınan Yerler Kitabı

405 hadis · No. 1161–1569

Sayfa 8 / 21Yazı boyutu
  1. Hadis no. 1301

    Biz Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde înşikâk ve Alâk sûrelerinde secde ettik, demiş

    Türkçe meal

    Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Amrûn Nâkıd rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Süfyân b. Uyeyne, Eyyûb b. Musa'dan, o da Ata' b. Mîna'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre: «Biz Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde înşikâk ve Alâk sûrelerinde secde ettik, demiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ أَيُّوبَ بْنِ مُوسَى، عَنْ عَطَاءِ بْنِ مِينَاءَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ سَجَدْنَا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي ‏{‏ إِذَا السَّمَاءُ انْشَقَّتْ‏}‏ وَ ‏{‏ اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ‏}‏

  2. Hadis no. 1302

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) înşikâk ve Alâk sûrelerinde secde etti

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Rumh rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Yezîd b. Ebî Habîb'den, o da Safvân b. Süleym'den, o da Beni Mahzûm'un âzâdhsı Abdurrahmân El-A'rac'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen haber verdi ki şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) înşikâk ve Alâk sûrelerinde secde etti.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ صَفْوَانَ بْنِ سُلَيْمٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الأَعْرَجِ، مَوْلَى بَنِي مَخْزُومٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّهُ قَالَ سَجَدَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي ‏{‏ إِذَا السَّمَاءُ انْشَقَّتْ‏}‏ وَ ‏{‏ اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ‏}‏

  3. Hadis no. 1303

    Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki) : Bana Amr b. Haris, Ubeydullah b. Ebl Ca'fer'den, o da Abdurrahmân El…

    Türkçe meal

    Bana Harmeletü'bnü Yahya da rivayet etti. (Dediki) : Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki) : Bana Amr b. Haris, Ubeydullah b. Ebl Ca'fer'den, o da Abdurrahmân El - A'râc'dan, o da Ebu Hureyre'den o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den yukarki hadîsin mislini haber verdi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي جَعْفَرٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ ‏.‏

  4. Hadis no. 1304

    Ben onu Ebu'l-Kaasim (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in arkasında yapmışımdır. Binaenaleyh ona kavuşuncaya…

    Türkçe meal

    Bize Ubeydulah b. Muâz ile Muhammed b. Abdi'l-A'lâ rivayet ettiler. Dedilerki: Bize El - Mu'temir, babasından, o da Bekir den, o da Ebu Râfi'den naklen rivayet etti. Ebu Râfi' şöyle demiş: «Ben Ebu Hureyre ile beraber yatsı namazını kıldım, da İnşikak sûresini okudu ve secde etti. Kendisine: Bu secde ne oluyor? dedim. Ebu Hureyre: — «Ben onu Ebu'l-Kaasim (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in arkasında yapmışımdır. Binaenaleyh ona kavuşuncaya kadar da yapmakda devam edeceğim!» cevâbını verdi. İbni Abdi'l - A'lâ: «Binaenaleyh ben o secdeyi yapmakda devam ediyorum;» dedi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالاَ حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ بَكْرٍ، عَنْ أَبِي رَافِعٍ، قَالَ صَلَّيْتُ مَعَ أَبِي هُرَيْرَةَ صَلاَةَ الْعَتَمَةِ فَقَرَأَ ‏{‏ إِذَا السَّمَاءُ انْشَقَّتْ‏}‏ فَسَجَدَ فِيهَا ‏.‏ فَقُلْتُ لَهُ مَا هَذِهِ السَّجْدَةُ فَقَالَ سَجَدْتُ بِهَا خَلْفَ أَبِي الْقَاسِمِ صلى الله عليه وسلم فَلاَ أَزَالُ أَسْجُدُ بِهَا حَتَّى أَلْقَاهُ ‏.‏ وَقَالَ ابْنُ عَبْدِ الأَعْلَى فَلاَ أَزَالُ أَسْجُدُهَا ‏.‏

  5. Hadis no. 1305

    Ebu'l-Kaasim (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in arkasında- dememişlerdir

    Türkçe meal

    Bana Amru'n - Nâkıd rivayet etti. (Dediki) : Bize îsâ b. Yûnus rivayet etti. H. Bize Ebu Kâmil de rivayet etti. (Dediki) : Bize Yezîd (yâni îbni Zürey) rivayet etti. H. Bize Ahmed b. Abde dâhi rivayet etti. (Dediki) : Bize Süleym b. Ahdar rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Teymî'den bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır. Yalnız bunlar: «Ebu'l-Kaasim (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in arkasında- dememişlerdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، ح قَالَ وَحَدَّثَنَا أَبُو كَامِلٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ، - يَعْنِي ابْنَ زُرَيْعٍ - ح قَالَ وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، حَدَّثَنَا سُلَيْمُ بْنُ أَخْضَرَ، كُلُّهُمْ عَنِ التَّيْمِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ غَيْرَ أَنَّهُمْ لَمْ يَقُولُوا خَلْفَ أَبِي الْقَاسِمِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

  6. Hadis no. 1306

    Ben: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i mi görmüş

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. El -Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki) : Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki) : Bize Şu'be, Atâ' b. Ebî Meymûne'den, o da Ebu Râfi'den naklen rivayet etti. Ebu Râfi şöyle demiş: «Ben Ebu Hureyre'yi İnşikâk sûresini okuduğunda secde ederken gördüm de: Bu sûrede secde mi ediyorsun? dedim. Ebu Hureyre: — Evet! Ben Halîlim (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i bu sûrede secde ederken gördüm. Binaenaleyh ona kavuşuncaya kadar bunda secde edip duracağım! dedi. Şu'be: «Ben: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i mi görmüş.» dedim. Ata': — «Evet!» cevâbını verdi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ أَبِي مَيْمُونَةَ، عَنْ أَبِي رَافِعٍ، قَالَ رَأَيْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ يَسْجُدُ فِي ‏{‏ إِذَا السَّمَاءُ انْشَقَّتْ‏}‏ فَقُلْتُ تَسْجُدُ فِيهَا فَقَالَ نَعَمْ رَأَيْتُ خَلِيلِي صلى الله عليه وسلم يَسْجُدُ فِيهَا فَلاَ أَزَالُ أَسْجُدُ فِيهَا حَتَّى أَلْقَاهُ ‏.‏ قَالَ شُعْبَةُ قُلْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏

  7. Hadis no. 1307

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazda oturduğu vakit sol ayağını uyluğu ile baldırın arasına koyar…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Ma'mer b. Ribl El-Kaysî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Hîşâm EI-Mahzûmî, Abdülvâhid'den —ki îbni Ziyâd'dır — rivayet etti. (Demiş ki): Bize Osman b. Hakim rivayet etti. (Dediki): Bana Amir b. Abdillah b, Zübeyr, babasından rivayet etti. Demişki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazda oturduğu vakit sol ayağını uyluğu ile baldırın arasına koyar, sağ ayağını yere döşerdi. Sol elini sol dizinin üzerine, sağ elini de sağ uyluğunun üzerine koyar; parmağı ile işaret de ederdi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَعْمَرِ بْنِ رِبْعِيٍّ الْقَيْسِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو هِشَامٍ الْمَخْزُومِيُّ، عَنْ عَبْدِ الْوَاحِدِ، - وَهُوَ ابْنُ زِيَادٍ - حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ حَكِيمٍ، حَدَّثَنِي عَامِرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا قَعَدَ فِي الصَّلاَةِ جَعَلَ قَدَمَهُ الْيُسْرَى بَيْنَ فَخِذِهِ وَسَاقِهِ وَفَرَشَ قَدَمَهُ الْيُمْنَى وَوَضَعَ يَدَهُ الْيُسْرَى عَلَى رُكْبَتِهِ الْيُسْرَى وَوَضَعَ يَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى فَخِذِهِ الْيُمْنَى وَأَشَارَ بِإِصْبَعِهِ ‏.‏

  8. Hadis no. 1308

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) teşehhud duasını okumak için oturduğu vakit sağ elini sağ uyluğunun…

    Türkçe meal

    Bize Kuteybe rivayet etti. (Dediki) : Bize Leys, Îbni Aclân'dan rivayet etti. H. Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. Lâfız onundur. Dediki: Bize Ebu Hâlid El - Ahmar, îbni Aclân'dan, o da Âmir b. Abdillah b. Zübeyr'den, o da babasından naklen rivayet etti. Demiş ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) teşehhud duasını okumak için oturduğu vakit sağ elini sağ uyluğunun üzerine, sol elini de sol uyluğunun üzerine koyar şehâdet parmağı ile işaret ederdi. Baş parmağını da orta parmağı üzerine koyardı. Sol avucunu dizinin üzerine sarkıtırdı. İzah 580 de

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، ح قَالَ وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ عَامِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا قَعَدَ يَدْعُو وَضَعَ يَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى فَخِذِهِ الْيُمْنَى وَيَدَهُ الْيُسْرَى عَلَى فَخِذِهِ الْيُسْرَى وَأَشَارَ بِإِصْبَعِهِ السَّبَّابَةِ وَوَضَعَ إِبْهَامَهُ عَلَى إِصْبَعِهِ الْوُسْطَى وَيُلْقِمُ كَفَّهُ الْيُسْرَى رُكْبَتَهُ ‏.‏

  9. Hadis no. 1309

    Bize Ma'mer, Ubeydullah b. Ömer'den, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen haber verdi ki: Nebi…

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Râfi' ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Abd (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. İbni Râfi* ise (bize Abdürrezzâk rivayet etti) dedi. Abdürrezzâk: Bize Ma'mer, Ubeydullah b. Ömer'den, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen haber verdi ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazda oturduğu vakit ellerini dizleri üzerine koyar, baş parmakdan sonra gelen parmağını kaldırırda onunla duâ eder, sol elini yayarak sol dizinin üzerine koyarmış

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالَ عَبْدٌ أَخْبَرَنَا وَقَالَ ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا جَلَسَ فِي الصَّلاَةِ وَضَعَ يَدَيْهِ عَلَى رُكْبَتَيْهِ وَرَفَعَ إِصْبَعَهُ الْيُمْنَى الَّتِي تَلِي الإِبْهَامَ فَدَعَا بِهَا وَيَدَهُ الْيُسْرَى عَلَى رُكْبَتِهِ الْيُسْرَى بَاسِطُهَا عَلَيْهَا ‏.‏

  10. Hadis no. 1310

    Bite Yûnus b. Muhammed rivayet etti. (Dediki) : Bize Hammâd b. Seleme, Eyyûb'dan, o da Nâfi'den, o da İbni…

    Türkçe meal

    Bize Abd b. Humeyd rivayet etti. (Dediki) : Bite Yûnus b. Muhammed rivayet etti. (Dediki) : Bize Hammâd b. Seleme, Eyyûb'dan, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) teşehhudde oturduğu vakit sol elini sol dizinin üzerine koyar; sağ elini de sağ dizinin üzerine koyar ve elliüç (53) işareti yaparmış. Şehâdet parmağı ile de işaret edermiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا قَعَدَ فِي التَّشَهُّدِ وَضَعَ يَدَهُ الْيُسْرَى عَلَى رُكْبَتِهِ الْيُسْرَى وَوَضَعَ يَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى رُكْبَتِهِ الْيُمْنَى وَعَقَدَ ثَلاَثَةً وَخَمْسِينَ وَأَشَارَ بِالسَّبَّابَةِ ‏.‏

  11. Hadis no. 1311

    Mâlikle, Müslim b. Ebî Meryem'den dinlediğim, onun da Ali b. Abdirrahmân El-Muâvî'den rivayet ettiği şu…

    Türkçe meal

    Bize Yahyft b. Yahya rivayet etti. Dediki: Mâlikle, Müslim b. Ebî Meryem'den dinlediğim, onun da Ali b. Abdirrahmân El-Muâvî'den rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Alî şöyle demiş: Beni, Abdullah b. Ömer namazda çakıl taşları ile oynarken gördü. Namazdan çıkınca beni (bundan) nehiy ederek: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nasıl yapıyordu ise sen de öyle yap! dedi. Ben: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nasıl yapıyordu ki? dedim. — Namazda oturduğu vakit sağ elini sağ uyluğunun üzerine koyar; bütün parmaklarını yumar; baş parmakdan sonra gelen parmağı ile işaret ederdi. Sol elini de sol uyluğunun üzerine koyardı... dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ مُسْلِمِ بْنِ أَبِي مَرْيَمَ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْمُعَاوِيِّ، أَنَّهُ قَالَ رَآنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ وَأَنَا أَعْبَثُ بِالْحَصَى فِي الصَّلاَةِ فَلَمَّا انْصَرَفَ نَهَانِي فَقَالَ اصْنَعْ كَمَا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَصْنَعُ ‏.‏ فَقُلْتُ وَكَيْفَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَصْنَعُ قَالَ كَانَ إِذَا جَلَسَ فِي الصَّلاَةِ وَضَعَ كَفَّهُ الْيُمْنَى عَلَى فَخِذِهِ الْيُمْنَى وَقَبَضَ أَصَابِعَهُ كُلَّهَا وَأَشَارَ بِإِصْبَعِهِ الَّتِي تَلِي الإِبْهَامَ وَوَضَعَ كَفَّهُ الْيُسْرَى عَلَى فَخِذِهِ الْيُسْرَى ‏.‏

  12. Hadis no. 1312

    İbni Ömer'in yanı başında namaz kıldım

    Türkçe meal

    Bize ibni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Müslim b. Ebî Meryem'den, o da Alî b. Abdirrahmân El-Muâvî'den naklen rivayet etti. Ali: «İbni Ömer'in yanı başında namaz kıldım...» diyerek Mâlik'in hadisi tarzında rivâyetde bulunmuş. Yalnız «Süfyân Dediki: Yahya b. Saîd bize bu hadisi Müslim'den rivayet etmişti. Sonra onu, bana Müslim de rivayet etti.» ifâdesini ziyâde etmiştir.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مُسْلِمِ بْنِ أَبِي مَرْيَمَ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْمُعَاوِيِّ، قَالَ صَلَّيْتُ إِلَى جَنْبِ ابْنِ عُمَرَ ‏.‏ فَذَكَرَ نَحْوَ حَدِيثِ مَالِكٍ وَزَادَ قَالَ سُفْيَانُ فَكَانَ يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا بِهِ عَنْ مُسْلِمٍ ثُمَّ حَدَّثَنِيهِ مُسْلِمٌ ‏.‏

  13. Hadis no. 1313

    Bu zat, bu doğru sünneti nereden elde etti ?

    Türkçe meal

    Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, Şu'be'den, o da Hakem île Mansûr'dan, onlar da Mücâhid'den, o da Ebu Ma'mer'den naklen rivayet ettiki: Mekke'de emirlik yapan bir zat (Namazdan çıkarken) iki defa selam verirmiş. Bunun üzerine Abdullah b. Mes'ûd: «Bu zat, bu doğru sünneti nereden elde etti ?» demiş. Hakem kendi hadîsinde: «Hakîkaten Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu yapardı.» demişdir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنِ الْحَكَمِ، وَمَنْصُورٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ أَبِي مَعْمَرٍ، أَنَّ أَمِيرًا، كَانَ بِمَكَّةَ يُسَلِّمُ تَسْلِيمَتَيْنِ فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ أَنَّى عَلِقَهَا قَالَ الْحَكَمُ فِي حَدِيثِهِ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَفْعَلُهُ ‏.‏

  14. Hadis no. 1314

    Bize Yahya b. Saîd, Şu'be'den, o da Hakem'den, o da Mücahid'den, o da Ebu Mâmer'den o da Abdullah'dan naklen…

    Türkçe meal

    Bana Ahmed b. Hanbel rivayet etti. (Dediki) : Bize Yahya b. Saîd, Şu'be'den, o da Hakem'den, o da Mücahid'den, o da Ebu Mâmer'den o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. Şu'be (bir defasında bu hadîsi Abdullah b. Mes*ûd'a ref ederek) şunu söylemiş: Hakikaten bir emir veya bir zât (namazdan çıkarken) iki kere selâm vermiş de Abdullah: —Bu zât, bu doğru sünneti nereden elde etti!, demiş. İzah 582 de

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ أَبِي مَعْمَرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، - قَالَ شُعْبَةُ - رَفَعَهُ مَرَّةً - أَنَّ أَمِيرًا أَوْ رَجُلاً سَلَّمَ تَسْلِيمَتَيْنِ فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ أَنَّى عَلِقَهَا

  15. Hadis no. 1315

    Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i sağına soluna selam verirken görürdüm, hattâ yanağının…

    Türkçe meal

    Bize îshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Âmir-i Akadî haber verdi. (Dediki): Bize Abdullah b. Ca'fer, İsmail b. Muhammed'den, o da Amir b. Sa'd'dan, o da babasından naklen rivayet etti. Demiş ki: — «Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i sağına soluna selam verirken görürdüm, hattâ yanağının beyazlığını bile görürdüm.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا أَبُو عَامِرٍ الْعَقَدِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كُنْتُ أَرَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُسَلِّمُ عَنْ يَمِينِهِ وَعَنْ يَسَارِهِ حَتَّى أَرَى بَيَاضَ خَدِّهِ ‏.‏

  16. Hadis no. 1316

    (Bir zaman sonra da onu inkâr etti.) İbni Abbâs: — Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namazının…

    Türkçe meal

    Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Stifyân b. Uyeyne, Amr'dan rivayet etti. Demişki: Bana, bunu Ebu Mâbed, İbni Abbâs'dan naklen haber verdi. (Bir zaman sonra da onu inkâr etti.) İbni Abbâs: — Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namazının bittiğini tekbirle anlardık.» demiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَمْرٍو، قَالَ أَخْبَرَنِي بِذَا أَبُو مَعْبَدٍ، - ثُمَّ أَنْكَرَهُ بَعْدُ - عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كُنَّا نَعْرِفُ انْقِضَاءَ صَلاَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالتَّكْبِيرِ ‏.‏

  17. Hadis no. 1317

    Biz Resûlullah(Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namazının bittiğini ancak tekbîrle anlardık

    Türkçe meal

    Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Amr b. Dinar'dan, o da ibni Abbâs'ın âzâdlısı Ebu Mâbed'den naklen rivayet etti ki: Onun İbni Abbâs'dan haber verdiğini işitmiş. İbni Abbâs: — «Biz Resûlullah(Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namazının bittiğini ancak tekbîrle anlardık.» demiş. Râvî Amr diyor ki : — «Ben bunu Ebu Mâbed'e söyledim, fakat o inkâr etti. Ve: Ben bu hadîsi sana rivayet etmedim; dedi. Hâlbuki onu bana daha Önce haber vermişdi.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ أَبِي مَعْبَدٍ، مَوْلَى ابْنِ عَبَّاسٍ أَنَّهُ سَمِعَهُ يُخْبِرُ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ مَا كُنَّا نَعْرِفُ انْقِضَاءَ صَلاَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلاَّ بِالتَّكْبِيرِ ‏.‏ قَالَ عَمْرٌو فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لأَبِي مَعْبَدٍ فَأَنْكَرَهُ وَقَالَ لَمْ أُحَدِّثْكَ بِهَذَا ‏.‏ قَالَ عَمْرٌو وَقَدْ أَخْبَرَنِيهِ قَبْلَ ذَلِكَ ‏.‏

  18. Hadis no. 1318

    İbni Abbâs: Ben cemaatin namazdan çıktıklarını bu sesi işitdiğim zaman bununla bilirdim; dedi

    Türkçe meal

    Bize Mubammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki) : Bize Muhammed b. Bekr haber verdi. (Dediki) : Bize ibni Cüreyc haber verdi. H. Bana İshâk b. Mansûr da rivayet etti. Lâfız onundur. Dediki: Bize Abdürrezzâk haber verdi. (Dediki) : Bize ibni Cüreyc haber verdi. (Dediki) : Bana Amr b. Dinar haber verdi. Ona da İbni Abbas'ın azadlısı Ebu Mâbed haber vermiş; ona da ibni Abbâs haber vermiş ki: Cemaatin farz namazdan çıkınca yüksek sesle zikirde bulunması Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devrinde varmış. Ebu Mâbed şunu da söylemiş: — «İbni Abbâs: Ben cemaatin namazdan çıktıklarını bu sesi işitdiğim zaman bununla bilirdim; dedi.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، ح قَالَ وَحَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ دِينَارٍ، أَنَّ أَبَا مَعْبَدٍ، مَوْلَى ابْنِ عَبَّاسٍ أَخْبَرَهُ أَنَّ ابْنَ عَبَّاسٍ أَخْبَرَهُ أَنَّ رَفْعَ الصَّوْتِ بِالذِّكْرِ حِينَ يَنْصَرِفُ النَّاسُ مِنَ الْمَكْتُوبَةِ كَانَ عَلَى عَهْدِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ وَأَنَّهُ قَالَ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ كُنْتُ أَعْلَمُ إِذَا انْصَرَفُوا بِذَلِكَ إِذَا سَمِعْتُهُ ‏.‏

  19. Hadis no. 1319

    Fitneye dûçâr olacaklar ancak ve ancak yahudilerdir

    Türkçe meal

    Bize Hârûn b. Sâid ile Harmeletü'bnü Yahya rivayet ettiler. Hârûn (Bize rivayet etti) tâbirini kullandı. Harmele ise (Bize İbni Vehb haber verdi) dedi. İbni Vehb: Bana Yûnus b. Yezid, Îbni Şihâb'dan naklen haber verdi; demiş. İbni Şihâb: Bana Urvetü'bnü Zübeyr rivayet etti ki Âişe şunları söylemiş; demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanıma girdi, yanımda yahudilerden bir kadın vardı. Bu kadın: Biliyormusun ki siz kabirlerde fitneye dûçâr olacaksınız? diyordu. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) irkilerek: «Fitneye dûçâr olacaklar ancak ve ancak yahudilerdir.» buyurdu. Böylece birkaç gece geçirdik. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Biliyormusun, bana: siz kabirlerde fitneye dûçâr olacaksınız diye vahiy geldi.» buyurdu. Âişe demiş ki: «Ben bundan sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hep kabir azabından Allah'a sığındığını işitdim.» İzah 586 da

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، قَالَ هَارُونُ حَدَّثَنَا وَقَالَ، حَرْمَلَةُ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ بْنُ يَزِيدَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ حَدَّثَنِي عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ، أَنَّ عَائِشَةَ، قَالَتْ دَخَلَ عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَعِنْدِي امْرَأَةٌ مِنَ الْيَهُودِ وَهْىَ تَقُولُ هَلْ شَعَرْتِ أَنَّكُمْ تُفْتَنُونَ فِي الْقُبُورِ قَالَتْ فَارْتَاعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ ‏"‏ إِنَّمَا تُفْتَنُ يَهُودُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ عَائِشَةُ فَلَبِثْنَا لَيَالِيَ ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ هَلْ شَعَرْتِ أَنَّهُ أُوحِيَ إِلَىَّ أَنَّكُمْ تُفْتَنُونَ فِي الْقُبُورِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ عَائِشَةُ فَسَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعْدُ يَسْتَعِيذُ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ ‏.‏

  20. Hadis no. 1320

    Ben bundan sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i (Hep) kabir azabından sığınırken işitdim

    Türkçe meal

    Bana Hârûn b. Saîd ile Harmeletü'bnti Yahya ve Amrü'bnü Sevvâd rivayet ettiler. Harmele: (Bize Haber verdi) tâbirini kullandı, ötekiler: (Bize İbni Vehb rivayet etti) dediler. İbni Vehb demiş ki: Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan, o da Humeyd b. Abdirrahmân'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen haber verdi. Ebu Hureyre: «Ben bundan sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i (Hep) kabir azabından sığınırken işitdim» demiş. Bu Hadis'e drekt olarak ulaştıysanız önceki yani 584 nolu Hadis'i okuyun !!! İzah 586 da

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، وَعَمْرُو بْنُ سَوَّادٍ، قَالَ حَرْمَلَةُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعْدَ ذَلِكَ يَسْتَعِيذُ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ ‏.‏