İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 13

Oruç Kitabı

285 hadis · No. 2495–2779

Sayfa 6 / 15Yazı boyutu
  1. Hadis no. 2595

    Bîr köle azad edecek bir şey bulabilecek misin?

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekir b. Ebî Şeybe, Züheyr b. Harb ve İbni Numeyr hep birden İbni Uyeyne'den rivayet ettiler, Yahya (Dediki) Bize Süfyan b. Uyeyne, Zühri'den, o da Humeyd b. Abdirrahman'dan, o da Ebû Hureyre (Radiyallahu anh) 'dan naklen haber verdi. Ebû Hureyre Şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir adam gelerek: — «Helak oldum ya Resûlallah,» dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) — «Seni helak eden nedir,» diye sordu. O zât: — «Ramazan gününde zevcemle cima ettim.» cevâbını verdi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Bîr köle azad edecek bir şey bulabilecek misin?» buyurdu. Adam: — «Hayır.» cevâbını verdi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «İki ay birbiri arkasına oruç tutabilecek misin?}» diye sordu. Adam yine: — «Hayır» cevâbını verdi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Öyle ise altmış, fakiri doyuracak bir şey bulabilecek misin?» dedi. Adam yine: — «Hayır» cevâbını verdi. Sonra oturdu. Derken Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e içinde hurma dolu bir zembil getirdiler. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o adam'a: — «Bunu (al da) tesadduk et.» buyurdu. O zât: — «Bizden daha fakirine mi? Medine'nin iki taşlığı arasında buna bizden daha muhtaç bir aile yoktur.» dedi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) güldü, hatta yan dişleri göründü. Sonra (o zât'a) — «Haydi git bu hurmayı ailene yedir.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ وَابْنُ نُمَيْرٍ كُلُّهُمْ عَنِ ابْنِ عُيَيْنَةَ، - قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، - عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ، الرَّحْمَنِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، - رضى الله عنه - قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ هَلَكْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ وَمَا أَهْلَكَكَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَقَعْتُ عَلَى امْرَأَتِي فِي رَمَضَانَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ هَلْ تَجِدُ مَا تُعْتِقُ رَقَبَةً ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَهَلْ تَسْتَطِيعُ أَنْ تَصُومَ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَهَلْ تَجِدُ مَا تُطْعِمُ سِتِّينَ مِسْكِينًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ - قَالَ - ثُمَّ جَلَسَ فَأُتِيَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِعَرَقٍ فِيهِ تَمْرٌ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ تَصَدَّقْ بِهَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَفْقَرَ مِنَّا فَمَا بَيْنَ لاَبَتَيْهَا أَهْلُ بَيْتٍ أَحْوَجُ إِلَيْهِ مِنَّا ‏.‏ فَضَحِكَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم حَتَّى بَدَتْ أَنْيَابُهُ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ اذْهَبْ فَأَطْعِمْهُ أَهْلَكَ ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 2596

    İçinde hurma dolu bir arak

    Türkçe meal

    Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki) Bize Cerîr, Mansûr'dan, o da Muhammed b. Müslim Ez-Zühri'den bu isnâdla İbni Uyeyııe'nin rivayeti gibi haber verdi. Ve: «İçinde hurma dolu bir arak...» dedi, arak: «Zenbil» dir Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) güldü, hattâ yan dişleri göründü.» cümlesini söylemedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ مُسْلِمٍ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ مِثْلَ رِوَايَةِ ابْنِ عُيَيْنَةَ وَقَالَ بِعَرَقٍ فِيهِ تَمْرٌ - وَهُوَ الزِّنْبِيلُ - وَلَمْ يَذْكُرْ فَضَحِكَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم حَتَّى بَدَتْ أَنْيَابُهُ ‏.‏

  3. Hadis no. 2597

    İki ay oruç tutabilir misin?

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya ile Muhammed b. Rumh rivayet ettiler. (Dediki) Bize Leys haber verdi. H. Bize Kuteybe de rivayet etti. (Dediki) Bize Leys, İbni Şihab'dan, o da Humeyd b. Abdirrahman b. Avf'dan, o da Ebû Hureyre (Radiyallahu anh) dan naklen rivayet eyledi ki, bir adam Ramazan gününde karısı ile cima etmiş de bunu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e danışmış. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Bir köle bulabilecek misin?» diye sormuş. Adam : — «Hayır.» cevâbını vermiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «İki ay oruç tutabilir misin?» demiş. O zât yine : — «Hayır» cevâbını vermiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Öyle ise altmış fakır doyur.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَمُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، - رضى الله عنه - أَنَّ رَجُلاً، وَقَعَ بِامْرَأَتِهِ فِي رَمَضَانَ فَاسْتَفْتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ ذَلِكَ فَقَالَ ‏"‏ هَلْ تَجِدُ رَقَبَةً ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ وَهَلْ تَسْتَطِيعُ صِيَامَ شَهْرَيْنِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَأَطْعِمْ سِتِّينَ مِسْكِينًا ‏"‏ ‏.‏

  4. Hadis no. 2598

    Bize Muhammed b. Rafi' rivayet etti. (Dediki) Bize İshali b. İsa rivayet etti, (Dediki) Bize Mâlik, Zührî'den…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Rafi' rivayet etti. (Dediki) Bize İshali b. İsa rivayet etti, (Dediki) Bize Mâlik, Zührî'den naklen bu İsnâdla haber verdi ki, bir adam Ramazanda orucunu bozmuş da Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona bir köle azat etmek suretiyle keffâret vermesini emir buyurmuş. Sonra Zührî, İbni Uyeyne hadîsi gibi rivayette bulunmuş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ عِيسَى، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ أَنَّ رَجُلاً، أَفْطَرَ فِي رَمَضَانَ فَأَمَرَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُكَفِّرَ بِعِتْقِ رَقَبَةٍ ‏.‏ ثُمَّ ذَكَرَ بِمِثْلِ حَدِيثِ ابْنِ عُيَيْنَةَ ‏.‏

  5. Hadis no. 2599

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ramazanda orucunu bozan bir adama bir köle âzad etmesini yahut iki ay oruç…

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki) Bize Abdurrazzâk rivayet eyledi. (Dediki) Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki) Bana İbni Şihâb, Humeyd b. Abdirrahman'dan naklen rivayet etli. Ona da Ebû Hureyre anlatmış ki : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ramazanda orucunu bozan bir adama bir köle âzad etmesini yahut iki ay oruç tutmasını yahut da altmış fakiri doyurmasını emir buyurmuş

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، حَدَّثَنِي ابْنُ شِهَابٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، حَدَّثَهُ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَمَرَ رَجُلاً أَفْطَرَ فِي رَمَضَانَ أَنْ يُعْتِقَ رَقَبَةً أَوْ يَصُومَ شَهْرَيْنِ أَوْ يُطْعِمَ سِتِّينَ مِسْكِينًا ‏.‏

  6. Hadis no. 2600

    Bize Abd b. Humeyd rivayet etti. (Dediki) Bize Abdurrazzâk haber verdi. (Dediki) Bize Ma'mer Zührî'den naklen…

    Türkçe meal

    Bize Abd b. Humeyd rivayet etti. (Dediki) Bize Abdurrazzâk haber verdi. (Dediki) Bize Ma'mer Zührî'den naklen bu isnâdla İbni Uyeyne hadîsinin mislini haber verdi.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَ حَدِيثِ ابْنِ عُيَيْنَةَ ‏.‏

  7. Hadis no. 2601

    Ramazanda güpegündüz zevcemle cima' ettim

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Rumh b. Muhacir rivayet etti. (Dediki) Bize Leys, Yahya b. Saîd'den, o da Abdurrahman b. Kaasim'den, o da Muhammed b. Ca'fer b. Zübeyr'den, o da Abbâd b. Abdillah b. Zübeyr'den, o da Aişe (Radiyallahû anha)'dan naklen haber verdi ki, şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir adam gelerek: — «Yandım;» dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Niçin?» diye sordu. Adam : — «Ramazanda güpegündüz zevcemle cima' ettim.» dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Sadaka ver, sadaka ver,» buyurdular. O zât : — «Bende hiçbir şey yoktur.» dedi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): ona oturmasını emir buyurdu. Derken Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e içlerinde yiyecek bulunan iki zenbil geldi de o zâta bu hurmaları tesadduk etmesini emir buyurdu

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحِ بْنِ الْمُهَاجِرِ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عَبْدِ، الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ جَعْفَرِ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَبَّادِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - أَنَّهَا قَالَتْ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ احْتَرَقْتُ ‏.‏ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لِمَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَطِئْتُ امْرَأَتِي فِي رَمَضَانَ نَهَارًا ‏.‏ قَالَ ‏"‏ تَصَدَّقْ تَصَدَّقْ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ مَا عِنْدِي شَىْءٌ ‏.‏ فَأَمَرَهُ أَنْ يَجْلِسَ فَجَاءَهُ عَرَقَانِ فِيهِمَا طَعَامٌ فَأَمَرَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَتَصَدَّقَ بِهِ ‏.‏

  8. Hadis no. 2602

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir adam geldi

    Türkçe meal

    Bize Muhammedü'bnü'l-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvahhâb Es-Sekafî haber verdi. (Dediki) Yahya b. Said'i şöyle derken işittim : Bana Abdurrahman b. Kaasim haber verdi, ona da Muhammed b. Cafer b. Zübeyr haber vermiş. Ona da Abbâd b. Abdillah b. Zübeyr rivayet etmiş ki, kendisi Âişe (Radiyallahû anha)'yi : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir adam geldi...» derken işitmiş. Müteakiben ravi hadisi rivayet etmiş. Bu hadîsin başında «Sadaka ver, sadaka ver.» ibaresiyle «güpegündüz» kaydı yoktur

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ الثَّقَفِيُّ، قَالَ سَمِعْتُ يَحْيَى بْنَ سَعِيدٍ، يَقُولُ أَخْبَرَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ الْقَاسِمِ، أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ جَعْفَرِ بْنِ الزُّبَيْرِ، أَخْبَرَهُ أَنَّ عَبَّادَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ حَدَّثَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - تَقُولُ أَتَى رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ الْحَدِيثَ وَلَيْسَ فِي أَوَّلِ الْحَدِيثِ ‏ "‏ تَصَدَّقْ تَصَدَّقْ ‏"‏ ‏.‏ وَلاَ قَوْلُهُ نَهَارًا ‏.‏

  9. Hadis no. 2603

    Öyle ise onu siz yeyin. buyurdular

    Türkçe meal

    Bana Ebut-Tâhir rivayet etti. (Dediki) Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki) Bana Amr b. Haris haber verdi, ona da Abdurrahnıan b. Kaasim rivayet etmiş, ona da Muhammed b. Ca'fer b, Zübeyr rivâyet eylemiş, ona da Abbad b. Abdillah b. Zübeyr rivayet etmiş ki kentlisi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Âişe'yi şunu söylerken işitmiş: «Bir adam Ramazanda mescidde iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına gelerek — Ya Resûlallah, yandım, yandım, dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona başına geleni sordu, adam: — Ehlimle cima ettim, dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Sadaka ver, buyurdular Adam: — Vallahi ya Nebiyyallah, Hiçbir şey'im yoktur. Ben buna kaâdir değilim, dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Otur, emrini verdi.» O da oturdu. O, bu halde iken bir adam üzerinde yiyecek yüklü bir eşeği sürerek çıka geldi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Nerede o demin yanan zât?» diye sordu. Adam hemen ayağa kalktı Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Al bunu tesadduk et, buyurdular. O zât: — Ya Resûlallah bizden başkasına mı (tasadduk edeceğim?) Vallahi bizler cidden açız, hiçbir şey'imiz yok, dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Öyle ise onu siz yeyin. buyurdular.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، أَنَّ عَبْدَ الرَّحْمَنِ، بْنَ الْقَاسِمِ حَدَّثَهُ أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ جَعْفَرِ بْنِ الزُّبَيْرِ حَدَّثَهُ أَنَّ عَبَّادَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ حَدَّثَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ عَائِشَةَ، زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم تَقُولُ أَتَى رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الْمَسْجِدِ فِي رَمَضَانَ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ احْتَرَقْتُ احْتَرَقْتُ ‏.‏ فَسَأَلَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَا شَأْنُهُ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ أَصَبْتُ أَهْلِي ‏.‏ قَالَ ‏"‏ تَصَدَّقْ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ وَاللَّهِ يَا نَبِيَّ اللَّهِ مَا لِي شَىْءٌ وَمَا أَقْدِرُ عَلَيْهِ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ اجْلِسْ ‏"‏ ‏.‏ فَجَلَسَ فَبَيْنَا هُوَ عَلَى ذَلِكَ أَقْبَلَ رَجُلٌ يَسُوقُ حِمَارًا عَلَيْهِ طَعَامٌ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَيْنَ الْمُحْتَرِقُ آنِفًا ‏"‏ ‏.‏ فَقَامَ الرَّجُلُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ تَصَدَّقْ بِهَذَا ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَغَيْرَنَا فَوَاللَّهِ إِنَّا لَجِيَاعٌ مَا لَنَا شَىْءٌ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَكُلُوهُ ‏"‏ ‏.‏

  10. Hadis no. 2604

    Bize Leys haber verdi. H. Bize Kuteybetü'bnü Saîd de rivayet etti. (Dediki) Bize Leys, İbni Şihab'den, o da…

    Türkçe meal

    Bana Yahya b. Yahya ile Muhammed b. Rumh rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Leys haber verdi. H. Bize Kuteybetü'bnü Saîd de rivayet etti. (Dediki) Bize Leys, İbni Şihab'den, o da Ubeyllah b. Abdillah b. Utbe'den, o da İbni Abbâs (Radiyallahu anhûma)'dan naken rivayet eyledi ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) fetih yılında Ramazanda yola çıkmış. Kedid denilen yere varıncaya kadar oruç tutmuş, sonra orucu bırakmış. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabı onun bu yeni yeni fiillerine tâbi olurlarmış

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَمُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ، سَعِيدٍ حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، - رضى الله عنهما - أَنَّهُ أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ عَامَ الْفَتْحِ فِي رَمَضَانَ فَصَامَ حَتَّى بَلَغَ الْكَدِيدَ ثُمَّ أَفْطَرَ وَكَانَ صَحَابَةُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَّبِعُونَ الأَحْدَثَ فَالأَحْدَثَ مِنْ أَمْرِهِ ‏.‏

  11. Hadis no. 2605

    Süfyan: (Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in son kavli ile amel edilirdi.) sözünü kastederek: — Bu…

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekir b. Ebi Şeybe, Amru'n-Nâkıd ve İshâk b. İbrahim, Süfyândan, o da Zührî'den naklen bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet ettiler. Yahya şunları söyledi: «Süfyan: (Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in son kavli ile amel edilirdi.) sözünü kastederek: — Bu sözün kimin olduğunu bilmiyorum, dedi.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَعَمْرٌو النَّاقِدُ وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ عَنْ سُفْيَانَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ مِثْلَهُ ‏.‏ قَالَ يَحْيَى قَالَ سُفْيَانُ لاَ أَدْرِي مِنْ قَوْلِ مَنْ هُوَ يَعْنِي وَكَانَ يُؤْخَذُ بِالآخِرِ مِنْ قَوْلِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

  12. Hadis no. 2606

    İki şıkkın sonuncusu oruç tutmamak olmuştu. Zaten Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in daima san fiili…

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki) Bize Abdürrazzâk rivayet etti, (Dediki) Bize Ma'mer Zührî'den bu isnâdla haber verdi. Zühri şöyle demiş: «İki şıkkın sonuncusu oruç tutmamak olmuştu. Zaten Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in daima san fiili ile amel olunur.» Yine Zühri Demişki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke'ye Ramazandan geçen 13. gecenin sabahında vardı.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ قَالَ الزُّهْرِيُّ وَكَانَ الْفِطْرُ آخِرَ الأَمْرَيْنِ وَإِنَّمَا يُؤْخَذُ مِنْ أَمْرِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالآخِرِ فَالآخِرِ ‏.‏ قَالَ الزُّهْرِيُّ فَصَبَّحَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَكَّةَ لِثَلاَثَ عَشْرَةَ لَيْلَةً خَلَتْ مِنْ رَمَضَانَ ‏.‏

  13. Hadis no. 2607

    Ashâb, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in en yeni fiiline tâbi olurlar, onu muhkem bir nasih kabul…

    Türkçe meal

    Bana Harmeletü'bnii Yahya rivayet etti. (Dediki) Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki) Bana Yûnus İbni Şîhâb'dan naklen bu isnâdla Leys hadisinin mislini haber verdi. İbni Şihâb: «Ashâb, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in en yeni fiiline tâbi olurlar, onu muhkem bir nasih kabul ederlerdi.» demiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَ حَدِيثِ اللَّيْثِ ‏.‏ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ فَكَانُوا يَتَّبِعُونَ الأَحْدَثَ فَالأَحْدَثَ مِنْ أَمْرِهِ وَيَرَوْنَهُ النَّاسِخَ الْمُحْكَمَ ‏.‏

  14. Hadis no. 2608

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ramazanda sefer etti ve Usfan'a varıncaya kadar oruç tuttu. Sonra…

    Türkçe meal

    Bize İshak b. İbrahim rivayet etti. (Dediki) Bize Cerir, Mansûr'dan, o da Mücahid'den, o da Tâvus'dan, o da İbni Abbâs (Radiyallahu anhûm)'dan naklen haber verdi. İbni Abbâs şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ramazanda sefer etti ve Usfan'a varıncaya kadar oruç tuttu. Sonra içinde su bulunân bir kab istedi. Ve cemâat kendisini görsün diye güpegündüz suyu içti. Ondan sonra Mekke'ye girinceye kadar oruç tutmadı.» İbni Abbâs (Radiyallahu anh) «İşte Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hem oruç tuttu hem de tutmadı. Binaenaleyh isteyen oruç tutar isteyen tutmaz.» demiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، - رضى الله عنهما - قَالَ سَافَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي رَمَضَانَ فَصَامَ حَتَّى بَلَغَ عُسْفَانَ ثُمَّ دَعَا بِإِنَاءٍ فِيهِ شَرَابٌ فَشَرِبَهُ نَهَارًا لِيَرَاهُ النَّاسُ ثُمَّ أَفْطَرَ حَتَّى دَخَلَ مَكَّةَ ‏.‏ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما - فَصَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَفْطَرَ فَمَنْ شَاءَ صَامَ وَمَنْ شَاءَ أَفْطَرَ ‏.‏

  15. Hadis no. 2609

    Oruç tutanı da tutmayanı da ayıplama. Çünkü Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) seferde hem oruç tutmuş…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki) Bize Veki' Süfyân'dan, o da Abdülkerim'den, o da Tâvus'dan, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet eyledi, şöyle demiş : «Oruç tutanı da tutmayanı da ayıplama. Çünkü Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) seferde hem oruç tutmuş hem tutmamıştır.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَبْدِ الْكَرِيمِ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ، عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما - قَالَ لاَ تَعِبْ عَلَى مَنْ صَامَ وَلاَ عَلَى مَنْ أَفْطَرَ قَدْ صَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي السَّفَرِ وَأَفْطَرَ ‏.‏

  16. Hadis no. 2610

    Onlar âsilerdir,, onlar âsilerdir

    Türkçe meal

    Bana Muhammedü'bnü'I-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvahhâb yani İbni Abdilmecid rivayet etti. (Dediki) Bize Ca'fer, babasından, o da Câbir b. Abdillah (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet etti ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) fetih yılında Mekke'ye (Sefer için) Ramazanda yola çıkmış ve Kürâu'l-Gamım denilen yere varıncaya kadar oruç tutmuş. Cemâat da oruç tutmuşlar. Sonra bir kadeh su istemiş, kadehi herkesin göreceği şekilde kaldırdıktan sonra suyu içmiş, bundan (biraz) sonra kendisine : — «Bâzı kimseler oruç tutuyorlar.» Demişler. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Onlar âsilerdir,, onlar âsilerdir.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، - يَعْنِي ابْنَ عَبْدِ الْمَجِيدِ - حَدَّثَنَا جَعْفَرٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، - رضى الله عنهما - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ عَامَ الْفَتْحِ إِلَى مَكَّةَ فِي رَمَضَانَ فَصَامَ حَتَّى بَلَغَ كُرَاعَ الْغَمِيمِ فَصَامَ النَّاسُ ثُمَّ دَعَا بِقَدَحٍ مِنْ مَاءٍ فَرَفَعَهُ حَتَّى نَظَرَ النَّاسُ إِلَيْهِ ثُمَّ شَرِبَ فَقِيلَ لَهُ بَعْدَ ذَلِكَ إِنَّ بَعْضَ النَّاسِ قَدْ صَامَ فَقَالَ ‏ "‏ أُولَئِكَ الْعُصَاةُ أُولَئِكَ الْعُصَاةُ ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 2611

    Cemâata oruç meşakkat vermektedir. Onlar senin ne yapacağına bakıyorlar, dediler. Bunun üzerine Resulullah…

    Türkçe meal

    Bize, bu hadîsi Kuteybetü'bnü Saîd dahî rivayet etti. (Dediki) Bize Abdülazîz yâni Derâverdî, Cafer'den bu isnadla rivayet etti. Şunu da ziyâde eyledi: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e : — «Cemâata oruç meşakkat vermektedir. Onlar senin ne yapacağına bakıyorlar, dediler. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ikindi'den sonra bir kadeh su istedi.» İzah 1115 te

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، - يَعْنِي الدَّرَاوَرْدِيَّ - عَنْ جَعْفَرٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَزَادَ فَقِيلَ لَهُ إِنَّ النَّاسَ قَدْ شَقَّ عَلَيْهِمُ الصِّيَامُ وَإِنَّمَا يَنْظُرُونَ فِيمَا فَعَلْتَ ‏.‏ فَدَعَا بِقَدَحٍ مِنْ مَاءٍ بَعْدَ الْعَصْرِ ‏.‏

  18. Hadis no. 2612

    Seferde oruç tutmanız tâ attan ma'dut değildir

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile Muhammedti'bnu'l-Müsennâ ve ibni Beşşâr toptan Muhammed b. Ca'fer'den rivayet ettiler. Ebû Bekir (Dediki) Bize Gunder Şu'be'den, o da Muhammed b. Abdirrahman b. Sa'd'dan, o da Muhammed b. Amr b. Hasen'den o da Cabir b. Abdillah (Radiyallahû anhûm)'dan naklen rivayet eyledi. Câbir şöyle demiş; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir seferde idi, (Bir ara) etrafına insanlar toplanmış, gölgelendîrilmekte olan bir adam gördü de: — «Ona ne olmuş?» diye sordu. Ashâb: — «Oruç tutan bir adam.» cevâbını verdiler. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); — «Seferde oruç tutmanız tâ attan ma'dut değildir.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ جَمِيعًا عَنْ مُحَمَّدِ، بْنِ جَعْفَرٍ - قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، - عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْحَسَنِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، - رضى الله عنهما - قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي سَفَرٍ فَرَأَى رَجُلاً قَدِ اجْتَمَعَ النَّاسُ عَلَيْهِ وَقَدْ ظُلِّلَ عَلَيْهِ فَقَالَ ‏"‏ مَا لَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا رَجُلٌ صَائِمٌ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لَيْسَ مِنَ الْبِرِّ أَنْ تَصُومُوا فِي السَّفَرِ ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 2613

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir adam gördü

    Türkçe meal

    Bize Ubeydullah b. Muâz rivayet etti. (Dediki) Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şube, Muhammed b. Abdirrahmân'dan rivayet etti. (Demişki): Ben, Muhammed b. Amr b. Hasen'i rivayet ederken dinledim, o da Câbir b. Abdillah (Radiyallahû anhûm)'yi şunu söylerken işitmiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir adam gördü...» Râvi hadisi yukarki gibi rivayet etmiştir

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ سَمِعْتُ مُحَمَّدَ بْنَ عَمْرِو بْنِ الْحَسَنِ، يُحَدِّثُ أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، - رضى الله عنهما - يَقُولُ رَأَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَجُلاً بِمِثْلِهِ ‏.‏

  20. Hadis no. 2614

    Şu'be: Allah'ın size bahşettiği ruhsatı benimseyin, dedi

    Türkçe meal

    Bize, bu hadisi Ahmed b. Osman En-Nevfeli dahi rivayet etti. (Dediki) Bize Ebû Dâvud rivayet etti. (Dediki) Bize Şu'be bu isnadla yukarki hadîsin mislini rivayet eyledi. Ravi şunu da ziyâde etmiş: Şu'be (Dediki); Yahya b. Ebî Kesir'in bu hadîsde fazla şeyler rivayet ederdiğini duyardım.» Bu isnad da şu da vardır: «Şu'be: Allah'ın size bahşettiği ruhsatı benimseyin, dedi.» Râvi diyordu: «Kendisine bunu sorduğum zaman hatırlayamadık

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ النَّوْفَلِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ نَحْوَهُ وَزَادَ قَالَ شُعْبَةُ وَكَانَ يَبْلُغُنِي عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ أَنَّهُ كَانَ يَزِيدُ فِي هَذَا الْحَدِيثِ وَفِي هَذَا الإِسْنَادِ أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ عَلَيْكُمْ بِرُخْصَةِ اللَّهِ الَّذِي رَخَّصَ لَكُمْ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَلَمَّا سَأَلْتُهُ لَمْ يَحْفَظْهُ ‏.‏