İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 39

Selâm Kitabı

214 hadis · No. 5646–5861

Sayfa 8 / 11Yazı boyutu
  1. Hadis no. 5788

    Hastalık bulaşması, karın kurdu ve baykuş yoktur

    Türkçe meal

    Bana Ebu't-Tâhir İle Harmele b. Yahya rivayet ettiler. Lâfız Ebu't-TAhir'indir. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus haber verdi. İbni Şihab dediki: Bana da Ebû Seleme b. Abdirrahman Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem}. «Hastalık bulaşması, karın kurdu ve baykuş yoktur.» buyurduğu vakit bir bedevi: — Ya Resûlallah! O halde develere ne oluyor ki, kumda geyik gibi oluyorlar da, uyuzlu deve gelip aralarına geliyor ve hepsine uyuz bulaştırıyor, demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Ya birinciye kim bulaştırdı?» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لأَبِي الطَّاهِرِ - قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، قَالَ ابْنُ شِهَابٍ فَحَدَّثَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي، هُرَيْرَةَ حِينَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لاَ عَدْوَى وَلاَ صَفَرَ وَلاَ هَامَةَ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ أَعْرَابِيٌّ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَمَا بَالُ الإِبِلِ تَكُونُ فِي الرَّمْلِ كَأَنَّهَا الظِّبَاءُ فَيَجِيءُ الْبَعِيرُ الأَجْرَبُ فَيَدْخُلُ فِيهَا فَيُجْرِبُهَا كُلَّهَا قَالَ ‏"‏ فَمَنْ أَعْدَى الأَوَّلَ ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 5789

    Hastalık bulaşması, teşe'üm, karın kurdu ve baykuş yoktur

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Hatim ile Hasen El-Hulvânî de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ya'kub (bu zat İbni İbrahim b. Sa'd'dır.) rivayet etti. (Dediki): Bize babam Sâlih'deıı, o da îbni Şihâb'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Bana Ebû Seleme b. Abdirrahman ve başkası haber verdiki: Ebû Hureyre şöyle demiş: Gerçekten Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hastalık bulaşması, teşe'üm, karın kurdu ve baykuş yoktur.» buyurdular. Bunun üzerine bedevinin biri : — Yâ Resûlaîlah!.. dedi. Ravi Yûnus'un hadisi gibi rivayette bulunmuştur

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، وَحَسَنٌ الْحُلْوَانِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - وَهُوَ ابْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ - حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، وَغَيْرُهُ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ عَدْوَى وَلاَ طِيَرَةَ وَلاَ صَفَرَ وَلاَ هَامَةَ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ أَعْرَابِيٌّ يَا رَسُولَ اللَّهِ ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ يُونُسَ ‏.‏

  3. Hadis no. 5790

    Hastalık bulaşması, karın kurdu ve baykuş yoktur

    Türkçe meal

    Bana Abdullah b. Abdirrahman Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'l-Yeman, Şuayb'dan, o ila Zühri'den nakien haber verdi. (Demişki): Bana Sinan b. Ebî Sinan Ed-Düelî haber verdi ki: Ebû Hureyre şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hastalık bulaşması yoktur.» buyurdu. Bunun üzerine bir A'rabînin biri ayağa kalktı... Râvi Yûnus ile Salih'in hadîsleri gibi anlatmıştır. Bir de Şuayb'dan, o da Zührî'den naklen rivayet olunmuştur. Zührî demişki; Bana Sâî'b b. Yezîd b. Uht-i Nemir rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hastalık bulaşması, karın kurdu ve baykuş yoktur.» buyurmuşlar. İzah 2222 de

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ، أَخْبَرَنَا أَبُو الْيَمَانِ، عَنْ شُعَيْبٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنِي سِنَانُ بْنُ أَبِي سِنَانٍ الدُّؤَلِيُّ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لاَ عَدْوَى ‏"‏ ‏.‏ فَقَامَ أَعْرَابِيٌّ ‏.‏ فَذَكَرَ بِمِثْلِ حَدِيثِ يُونُسَ وَصَالِحٍ ‏.‏ وَعَنْ شُعَيْبٍ عَنِ الزُّهْرِيِّ قَالَ حَدَّثَنِي السَّائِبُ بْنُ يَزِيدَ ابْنُ أُخْتِ نَمِرٍ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ لاَ عَدْوَى وَلاَ صَفَرَ وَلاَ هَامَةَ ‏"‏ ‏.‏

  4. Hadis no. 5791

    Hasta develerin sahibi sağlam develerin sahibi üzerine deve getirmez

    Türkçe meal

    Bana Ebu't-Tâhir ile Harmele rivayet ettiler. Lâfız da birbirlerine yakındırlar. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi, (Dediki): Bana Yûnus İbni Şihab'dan naklen haber verdi. Ona da Ebû Seleme b. Abdirrahman b. Avf rivayet etmişki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hastalık bulaşması yoktur.» buyurmuş ve yine rivayet etmiş ki : Resîûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hasta develerin sahibi sağlam develerin sahibi üzerine deve getirmez.» buyurmuşlar. Ebû Seleme demiş ki : Ebû Hureyre bunların ikisini de Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den rivayet ediyordu. Bir zaman sonra Ehû Hureyre : «Hastalık bulaşması yoktur.» sözünden sustu da : «Hasta develerin sahibi, sağlam develerin sahibi üzerine deve getirmez.» sözü üzerinde durdu. Bunun üzerine Haris b. Ebî Zübab (Bu zât Ebû Hureyre'nin amcası oğludur. Şunu söyledi) : Ben seni işitiyordum. Yâ Ebâ Hureyre! Bize bu hadîsle birlikte başka bir hadis daha rivayet ediyordun, ondan sustun, diyordun ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hastalık bulaşması yoktur.» buyurdu. Ama Ebû Hureyre bunu bilmekten imtina etti. Ve: «Hasta develerin sahibi, sağlam develerin sahibi üzerine deve getirmez.» dedi. Hâris'in bu husustaki görüşünü de kabul etmedi. Nihayet Ebû Hureyre kızdı ve Habeşçe mırıldandı. Müteakiben Haris': — Biliyor musun ne dedim? diye sordu. Haris : — Hayır! dedi. Ebû Hureyre : — İmtina ettim, dedi. Ebû Seleme: Ömrüme yemin olsun Ebû Hureyre bize Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hasfahk bulaşmasr yoktur.» buyurduğunu rivayet ediyordu. Bilmiyorum Ebû Hureyre mi unuttu, yoksa iki sözden biri diğerini nesh mi etti? demiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ، - وَتَقَارَبَا فِي اللَّفْظِ - قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ أَبَا سَلَمَةَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ، حَدَّثَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ لاَ عَدْوَى ‏"‏ ‏.‏ وَيُحَدِّثُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ لاَ يُورِدُ مُمْرِضٌ عَلَى مُصِحٍّ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو سَلَمَةَ كَانَ أَبُو هُرَيْرَةَ يُحَدِّثُهُمَا كِلْتَيْهِمَا عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ صَمَتَ أَبُو هُرَيْرَةَ بَعْدَ ذَلِكَ عَنْ قَوْلِهِ ‏"‏ لاَ عَدْوَى ‏"‏ ‏.‏ وَأَقَامَ عَلَى ‏"‏ أَنْ لاَ يُورِدُ مُمْرِضٌ عَلَى مُصِحٍّ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَقَالَ الْحَارِثُ بْنُ أَبِي ذُبَابٍ - وَهُوَ ابْنُ عَمِّ أَبِي هُرَيْرَةَ - قَدْ كُنْتُ أَسْمَعُكَ يَا أَبَا هُرَيْرَةَ تُحَدِّثَنَا مَعَ هَذَا الْحَدِيثِ حَدِيثًا آخَرَ قَدْ سَكَتَّ عَنْهُ كُنْتَ تَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لاَ عَدْوَى ‏"‏ ‏.‏ فَأَبَى أَبُو هُرَيْرَةَ أَنْ يَعْرِفَ ذَلِكَ وَقَالَ ‏"‏ لاَ يُورِدُ مُمْرِضٌ عَلَى مُصِحٍّ ‏"‏ ‏.‏ فَمَا رَآهُ الْحَارِثُ فِي ذَلِكَ حَتَّى غَضِبَ أَبُو هُرَيْرَةَ فَرَطَنَ بِالْحَبَشِيَّةِ فَقَالَ لِلْحَارِثِ أَتَدْرِي مَاذَا قُلْتُ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ ‏.‏ قُلْتُ أَبَيْتُ ‏.‏ قَالَ أَبُو سَلَمَةَ وَلَعَمْرِي لَقَدْ كَانَ أَبُو هُرَيْرَةَ يُحَدِّثُنَا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ لاَ عَدْوَى ‏"‏ ‏.‏ فَلاَ أَدْرِي أَنَسِيَ أَبُو هُرَيْرَةَ أَوْ نَسَخَ أَحَدُ الْقَوْلَيْنِ الآخَرَ

  5. Hadis no. 5792

    Hasta develerin sahihi, sağlam develerin sahihi üzerine deve getirmez." diye rivayet ediyormuş

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Hatim ile Hasen El-Hulvânî ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Abd: Haddesenî; ötekiler: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Ya'kub (yâni İbni İbrahim b. Sa'd) rivayet etti. (Dediki): Bana babam Salih'den, o da İbni Şihab'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Bana Ebû Seleme b. Abdirrahman haber verdiki : Ebû Hureyre'yi rivayet ederken dinlemiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hastalık bulaşması yoktur.» buyurmuş, bununla beraber Yûnus'un hadîsi gibi : «Hasta develerin sahihi, sağlam develerin sahihi üzerine deve getirmez." diye rivayet ediyormuş

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، وَحَسَنٌ الْحُلْوَانِيُّ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالَ عَبْدٌ حَدَّثَنِي وَقَالَ، الآخَرَانِ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - يَعْنُونَ ابْنَ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ - حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ، شِهَابٍ أَخْبَرَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يُحَدِّثُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ لاَ عَدْوَى ‏"‏ ‏.‏ وَيُحَدِّثُ مَعَ ذَلِكَ ‏"‏ لاَ يُورِدُ الْمُمْرِضُ عَلَى الْمُصِحِّ ‏"‏ ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ يُونُسَ ‏.‏

  6. Hadis no. 5793

    Bize Ebu'I-Yeman haber verdi. (Dediki): Bize Şuayb, Zühri'deı bu isnadla bu hadîsin benzerini rivayet etti…

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi Abdullah b. Abdirrahman Ed-Dârimî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'I-Yeman haber verdi. (Dediki): Bize Şuayb, Zühri'deı bu isnadla bu hadîsin benzerini rivayet etti. İzah 2222 de

    Arapça metin

    حَدَّثَنَاهُ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ، أَخْبَرَنَا أَبُو الْيَمَانِ، حَدَّثَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ ‏.‏

  7. Hadis no. 5794

    Hastalık bulaşması, baykuş, yıldız batması ve karın kurdu yoktur

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe ve İbni Hucr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail (yâni İbni Cafer) Alâ'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Hastalık bulaşması, baykuş, yıldız batması ve karın kurdu yoktur.» buyurmuşlar. İzah 2222 de

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَقُتَيْبَةُ، وَابْنُ، حُجْرٍ قَالُوا حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - يَعْنُونَ ابْنَ جَعْفَرٍ - عَنِ الْعَلاَءِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ عَدْوَى وَلاَ هَامَةَ وَلاَ نَوْءَ وَلاَ صَفَرَ ‏"‏ ‏.‏

  8. Hadis no. 5795

    Hastalık bulaşması, teşe'üm, ve gûl yoktur

    Türkçe meal

    Bize Ahmed b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebü'z-ZÜbeyr, Câbir'den rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Hayseme, Ebıı'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen haber verdi. Câbîr şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Hastalık bulaşması, teşe'üm, ve gûl yoktur.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ عَدْوَى وَلاَ طِيَرَةَ وَلاَ غُولَ ‏"‏ ‏.‏

  9. Hadis no. 5796

    Hastalık bulaşması, gûi ve karın kurdu yoktur

    Türkçe meal

    Bana Abdullah b. Haşim b. Hayyan da rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd (bu zat Tüsterî'dir.) rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hastalık bulaşması, gûi ve karın kurdu yoktur.» buyurdular

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ هَاشِمِ بْنِ حَيَّانَ، حَدَّثَنَا بَهْزٌ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ، - وَهُوَ التُّسْتَرِيُّ - حَدَّثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ عَدْوَى وَلاَ غُولَ وَلاَ صَفَرَ ‏"‏ ‏.‏

  10. Hadis no. 5797

    Hastalık bulaşması, karın kurdu ve gûl yoktur

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi. Kendisi Câbir b. Abdülah'ı şöyle derken işitmiş: Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Hastalık bulaşması, karın kurdu ve gûl yoktur.» buyururken işittim. Râvi diyor ki: Ebu'z-Zübeyr'i dinledim. Câbir'in kendilerine «Karın kurdu yoktur.» sözünü tefsir ettiğini anlatıyordu. Ebu'z-Zübeyr dedi ki : «Safer karın demektir.» Bunun üzerine Câbir'e : — Bu nasıl şey? dediler. Câbir : — Karın kurtları olduğu söyleniyordu, dedi. Ama gul'u tefsir etmedi. Ebu'z-Zübeyr: «Şu renkten renge giren gûl» dedi.

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏"‏ لاَ عَدْوَى وَلاَ صَفَرَ وَلاَ غُولَ ‏"‏ ‏.‏ وَسَمِعْتُ أَبَا الزُّبَيْرِ يَذْكُرُ أَنَّ جَابِرًا فَسَّرَ لَهُمْ قَوْلَهُ ‏"‏ وَلاَ صَفَرَ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ أَبُو الزُّبَيْرِ الصَّفَرُ الْبَطْنُ ‏.‏ فَقِيلَ لِجَابِرٍ كَيْفَ قَالَ كَانَ يُقَالُ دَوَابُّ الْبَطْنِ ‏.‏ قَالَ وَلَمْ يُفَسِّرِ الْغُولَ ‏.‏ قَالَ أَبُو الزُّبَيْرِ هَذِهِ الْغُولُ الَّتِي تَغَوَّلُ ‏.‏

  11. Hadis no. 5798

    Teşe'üm yoktur. Onun en hayırlısı faldır

    Türkçe meal

    Bize Abd b. Humeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Abürrezzâk rivayet etti. (Dediki):Bize Ma'mer, Zühri'den, o da Ubeydullah b. Abdillah b. Utbe'den naklen haher verdiki: Ebû Hureyre şöyle demiş: Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i : «Teşe'üm yoktur. Onun en hayırlısı faldır.» buyururken işittim. — Yâ Resûlallah! Fal nedir? denildi. «Bir hanginizin işittiği güzel sözdür.» buyurdular

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ، اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏"‏ لاَ طِيَرَةَ وَخَيْرُهَا الْفَأْلُ ‏"‏ ‏.‏ قِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَمَا الْفَأْلُ قَالَ ‏"‏ الْكَلِمَةُ الصَّالِحَةُ يَسْمَعُهَا أَحَدُكُمْ ‏"‏ ‏.‏

  12. Hadis no. 5799

    Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den

    Türkçe meal

    Bana Abdu'l-Melik b. Şuayb b. Leys dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'l-Yeman haber verdi. (Dediki): Bize Şuayb haber verdi. Her iki râvi Zührî'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. Ükayl'in hadîsinde «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den» ibaresi vardır, «işittim» dememiştir. Şuayb'ın hadîsinde ise Ma'mer'in dediği gibi «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim» cümlesi vardır. Bu rivayetlerin devamı ve

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ شُعَيْبِ بْنِ اللَّيْثِ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ جَدِّي، حَدَّثَنِي عُقَيْلُ بْنُ، خَالِدٍ ح وَحَدَّثَنِيهِ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ، أَخْبَرَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، كِلاَهُمَا عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ مِثْلَهُ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ عُقَيْلٍ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ وَلَمْ يَقُلْ سَمِعْتُ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ شُعَيْبٍ قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَمَا قَالَ مَعْمَرٌ ‏.‏

  13. Hadis no. 5800

    Hastalık bulaşması ve teşe'üm yoktur. Ama fal güze! söz, iyi söz hoşuma gider

    Türkçe meal

    Bize Heddâb b. Hâlid rivayet etti. (Dediki): Bize Hemmam b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Katâde, Enes'den naklen rivayet ettiki: Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hastalık bulaşması ve teşe'üm yoktur. Ama fal güze! söz, iyi söz hoşuma gider.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا هَدَّابُ بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا هَمَّامُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ عَدْوَى وَلاَ طِيَرَةَ وَيُعْجِبُنِي الْفَأْلُ الْكَلِمَةُ الْحَسَنَةُ الْكَلِمَةُ الطَّيِّبَةُ ‏"‏ ‏.‏

  14. Hadis no. 5801

    Hastalık bulaşması ve teşe'üm yoktur. Ama fal hoşuma gider

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi Muhammed b. Müsenna ile İbni Beşşar da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Câ'fer haber verdi. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Ben Katâde'yi, Enes b. Mâlik'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ederken dinledim : «Hastalık bulaşması ve teşe'üm yoktur. Ama fal hoşuma gider.» buyurmuşlar. Enes demişki: Fal nedir? diye soruldu : «Güzel sözdür.» buyurdular. İzah için ya 2223’e dönüp altındaki link’e yada bir sonraki sayfa’ya git

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، سَمِعْتُ قَتَادَةَ، يُحَدِّثُ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ لاَ عَدْوَى وَلاَ طِيَرَةَ وَيُعْجِبُنِي الْفَأْلُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قِيلَ وَمَا الْفَأْلُ قَالَ ‏"‏ الْكَلِمَةُ الطَّيِّبَةُ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 5802

    Hastalık bulaşması ve feşe'üm yoktur. Ama güze! falı severim

    Türkçe meal

    Bana Haccâc b. Şâir rivayet etti. (Dediki): Bana Mualla b. Ese'l rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'I-Aziz b. Muhtar rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Atik rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Sîrin Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hastalık bulaşması ve feşe'üm yoktur. Ama güze! falı severim.» buyurdular

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي حَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ، حَدَّثَنِي مُعَلَّى بْنُ أَسَدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُخْتَارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ عَتِيقٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ عَدْوَى وَلاَ طِيَرَةَ وَأُحِبُّ الْفَأْلَ الصَّالِحَ ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 5803

    Hastalık buluşması, baykuş ve teşe'üm yoktur. Ama güze! falı severim

    Türkçe meal

    Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Harun rivâyet etti. (Dediki): Bize Hişâm b. Hassan, Muhammed b. Sîrin'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. Şöyle demiş: Resûlulllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Hastalık buluşması, baykuş ve teşe'üm yoktur. Ama güze! falı severim.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا هِشَامُ بْنُ حَسَّانٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ عَدْوَى وَلاَ هَامَةَ وَلاَ طِيَرَةَ وَأُحِبُّ الْفَأْلَ الصَّالِحَ ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 5804

    Uğursuzluk evde, kadında ve atta'dır

    Türkçe meal

    Bize Abdullah İı. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Mâlik b. Enes rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Mâlike, İbni Şihâb'dair dinlediğim, onun da Abdullah b. Ömer'in iki oğlu Hamza ile Sâlim'den, onların da Abdullah b. Ömer'den naklen rivayet ettikleri şu hadîsi okudum. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Uğursuzluk evde, kadında ve atta'dır.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى، بْنُ يَحْيَى قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ حَمْزَةَ، وَسَالِمٍ، ابْنَىْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الشُّؤْمُ فِي الدَّارِ وَالْمَرْأَةِ وَالْفَرَسِ ‏"‏ ‏.‏

  18. Hadis no. 5805

    Hastalık bulaşması ve teşe'üm yoktur. Uğursuzluk ancak üç şeydedir. Kadın, at ve evde!

    Türkçe meal

    Bize Ebu't-Tâhir ile Harmele b. Yahya da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus İbni Şihâb'dan, o da Abdullah b. Ömer'in iki oğlu Hamza ile Sâlim'den, onlar da Abdullah b. Ömer'den naklen haber verdiki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hastalık bulaşması ve teşe'üm yoktur. Uğursuzluk ancak üç şeydedir. Kadın, at ve evde!» buyurmuşlar

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ حَمْزَةَ، وَسَالِمٍ، ابْنَىْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ عَدْوَى وَلاَ طِيَرَةَ وَإِنَّمَا الشُّؤْمُ فِي ثَلاَثَةٍ الْمَرْأَةِ وَالْفَرَسِ وَالدَّارِ ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 5806

    Bize Süfyân, Zührî'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. H. Bize Yahya b…

    Türkçe meal

    Bize İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Zührî'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya ile Amru'n-Nâkid ve Züheyr b. Harb da Süfyân'dan, o da Zührî'den, o da Sâlim'den, o da babasından, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. H. Bize Amru'n-Nâkıd dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Yâ'kub b. İbrâhim b. Sa'd rivayet etti. (Dediki): Bize babam Sâlih'den, o da İhni Şihab'dan, o da Abdullah b. Ömer'in iki oğlu Salim ve Hamza'dan, onlar da Abdullah b. Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. H. Bana Abdü'l-Melik b. Şuayb b. Leys b. Sa'd dahî rivayet etti. (Dediki): Bana babam dedemden rivayet etti. (Demişki): Bana Ukayl b. Hâlid rivayet etti. H. Bize bu hadîsi Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Bişr b. Mufaddal, Abdurrahman b. İshâk'dan naklen haber verdi. H. Bana Abdullah b. Abdirrahman Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'l-Yeman haber verdi. (Dediki): Bize Şuayb haber verdi. Bu râvilerin hepsi Zührî'den, o da Sâlim'den, o da babasından, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den uğursuzluk hakkında Mâlik'in hadîsi gibi rivayette bulunmuşlar, Yûnus b. Zeyd'den başka hiçbiri İbni Ömer hadîsinde hastalık bulaşmasını ve teşe'ümü anmamıştır

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، وَحَمْزَةَ، ابْنَىْ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ أَبِيهِمَا، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح وَحَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَالِمٍ، وَحَمْزَةَ، ابْنَىْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح وَحَدَّثَنِي عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ شُعَيْبِ بْنِ اللَّيْثِ بْنِ سَعْدٍ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ جَدِّي، حَدَّثَنِي عُقَيْلُ بْنُ خَالِدٍ، ح وَحَدَّثَنَاهُ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا بِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ، إِسْحَاقَ ح وَحَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ، أَخْبَرَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، كُلُّهُمْ عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي الشُّؤْمِ ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ مَالِكٍ لاَ يَذْكُرُ أَحَدٌ مِنْهُمْ فِي حَدِيثِ ابْنِ عُمَرَ الْعَدْوَى وَالْطِّيَرَةَ غَيْرُ يُونُسَ بْنِ يَزِيدَ ‏.‏

  20. Hadis no. 5807

    Eğer uğursuzluk nâmına doğru bir şey varsa (bu) at da, kadın ve evdedir

    Türkçe meal

    Bize Ahmed b. Abdillah b. Hakem de rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Ömer b. Muhammed b. Zeyd'den rivayet etti. O da babasını İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ederken dinlemiş : «Eğer uğursuzluk nâmına doğru bir şey varsa (bu) at da, kadın ve evdedir.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَكَمِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عُمَرَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ زَيْدٍ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَاهُ، يُحَدِّثُ عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ إِنْ يَكُنْ مِنَ الشُّؤْمِ شَىْءٌ حَقٌّ فَفِي الْفَرَسِ وَالْمَرْأَةِ وَالدَّارِ ‏"‏ ‏.‏