İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 6

Yolcu Namazı ve Namazın Kısaltılması Kitabı

379 hadis · No. 1570–1950

Sayfa 7 / 19Yazı boyutu
  1. Hadis no. 1690

    Bize, Mervân b. Muâviye, Yezîd'den -ki İbni Keysân'dır- o da Ebû Hâzîm'den, o da Ebû Hureyre'den naklen…

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Abbâd ile İbnü Ebî Ömer rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Mervân b. Muâviye, Yezîd'den -ki İbni Keysân'dır- o da Ebû Hâzîm'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sabah namazının iki rek'ât sünnetinde (Kâfirûn) ile (ihtâs) sûrelerini okumuş. İzah 727 de

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَبَّادٍ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، قَالاَ حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُعَاوِيَةَ، عَنْ يَزِيدَ، - هُوَ ابْنُ كَيْسَانَ - عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَرَأَ فِي رَكْعَتَىِ الْفَجْرِ ‏{‏ قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ‏}‏ وَ ‏{‏ قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ‏}‏

  2. Hadis no. 1691

    Bize, El-Fezârî (yâni Mervân b, Muâviye) Osman b. Hakim El-Ensârî'den rivayet etti. Demişki: Bana, Saîd b…

    Türkçe meal

    Bize, Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize, El-Fezârî (yâni Mervân b, Muâviye) Osman b. Hakim El-Ensârî'den rivayet etti. Demişki: Bana, Saîd b. Yesâr haber verdi. Ona da İbni Abbâs haber vermişki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Sabah namazının iki rek'âtlık sünnetinin ilk rek'âtında sûre-i Bakara'daki (Allah'a ve bize indirilen şey'e îmân ettik; deyin [ Bakara 136 ] âyet-i kerimesini ikinci rek'âtta da (Biz, Allah'a îmân ettik. Şâhid ol ki, biz müslümanlarız [ Al-i İmran 52 ] âyet-i kerimesini okurmuş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا الْفَزَارِيُّ، - يَعْنِي مَرْوَانَ بْنَ مُعَاوِيَةَ - عَنْ عُثْمَانَ بْنِ حَكِيمٍ الأَنْصَارِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي سَعِيدُ بْنُ يَسَارٍ، أَنَّ ابْنَ عَبَّاسٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَقْرَأُ فِي رَكْعَتَىِ الْفَجْرِ فِي الأُولَى مِنْهُمَا ‏{‏ قُولُوا آمَنَّا بِاللَّهِ وَمَا أُنْزِلَ إِلَيْنَا‏}‏ الآيَةَ الَّتِي فِي الْبَقَرَةِ وَفِي الآخِرَةِ مِنْهُمَا ‏{‏ آمَنَّا بِاللَّهِ وَاشْهَدْ بِأَنَّا مُسْلِمُونَ‏}‏

  3. Hadis no. 1692

    Resûlullah Sabah namazının iki rek'ât sünnetinde (Biz, Allah'a ve bize indirilene imân ettik; deyin!...)…

    Türkçe meal

    Bize, Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize, Ebû Hâlid-i Ahmer, Osman b. Hakîm'den, o da Saîd b. Yesâr'dan, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti. İbni Abbâs şöyle demiş: «Resûlullah Sabah namazının iki rek'ât sünnetinde (Biz, Allah'a ve bize indirilene imân ettik; deyin!...) âyet-i kerimesi iie Âl-i Imrân süresindeki (Sizinle aramızdaki müsâvî bir kelimeye gelin!...[ Al-i İmran 64 ] âyetini okurdu

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ حَكِيمٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ يَسَارٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقْرَأُ فِي رَكْعَتَىِ الْفَجْرِ ‏{‏ قُولُوا آمَنَّا بِاللَّهِ وَمَا أُنْزِلَ إِلَيْنَا‏}‏ وَالَّتِي فِي آلِ عِمْرَانَ ‏{‏ تَعَالَوْا إِلَى كَلِمَةٍ سَوَاءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ‏}‏

  4. Hadis no. 1693

    Bize, İsa b. Yûnus, Osman b. Hakîm'den bu isnâdda, Mervan-ı Fezarî hadîsi gibi rivayette bulundu

    Türkçe meal

    Bana, Aliyyü'bnü Haşrem rivayet etti. (Dediki): Bize, İsa b. Yûnus, Osman b. Hakîm'den bu isnâdda, Mervan-ı Fezarî hadîsi gibi rivayette bulundu

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ خَشْرَمٍ، أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ حَكِيمٍ، فِي هَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ مَرْوَانَ الْفَزَارِيِّ ‏.‏

  5. Hadis no. 1694

    Her kim günle, gecede oniki rek'ât Namaz kılarsa, o namazlar sebebi ile kendisine cennette bir ev binâ edilir

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Abdillâh b. Nümeyr rivayet etti. (Dediki): Bize, Ebû Hâlid (yâni Süleyman b. Hayyân) Dâvûd b. Ebî Hind'den, o da Nu'mân b. Sâlim'den, o da Amr b. Evs'den naklen rivayet etti. Demişki: Bana Anbesetü'bnü Ebî Süfyân vefatına müncer olan hastalığında sevinilecek bir hadîs rivayet etti. Dediki: Ben, Ümmü Habîbe'yi şunları söylerken, işittim: Ben, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim, diyordu ki: «Her kim günle, gecede oniki rek'ât Namaz kılarsa, o namazlar sebebi ile kendisine cennette bir ev binâ edilir.» Ümmü Habîbe: «Ben, bunları Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işiteli beri bir daha terk etmedim.» demiş. Anbese de: «Ben, bunları Ümmü Habîbe'den işideli beri bir daha terk etmedim.» demiş, Amr b. Evs de: «Ben, bunları Anbese'den işideli bir daha terk etmedim.» demiş. Nu'mân b. Salim dahî: «Ben, bunları Amr b. Evs'den işideli bir daha terk etmedim.» demiş

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ، - يَعْنِي سُلَيْمَانَ بْنَ حَيَّانَ - عَنْ دَاوُدَ بْنِ أَبِي هِنْدٍ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ سَالِمٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ أَوْسٍ، قَالَ حَدَّثَنِي عَنْبَسَةُ بْنُ أَبِي سُفْيَانَ، فِي مَرَضِهِ الَّذِي مَاتَ فِيهِ بِحَدِيثٍ يُتَسَارُّ إِلَيْهِ قَالَ سَمِعْتُ أُمَّ حَبِيبَةَ تَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ صَلَّى اثْنَتَىْ عَشْرَةَ رَكْعَةً فِي يَوْمٍ وَلَيْلَةٍ بُنِيَ لَهُ بِهِنَّ بَيْتٌ فِي الْجَنَّةِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ أُمُّ حَبِيبَةَ فَمَا تَرَكْتُهُنَّ مُنْذُ سَمِعْتُهُنَّ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ وَقَالَ عَنْبَسَةُ فَمَا تَرَكْتُهُنَّ مُنْذُ سَمِعْتُهُنَّ مِنْ أُمِّ حَبِيبَةَ ‏.‏ وَقَالَ عَمْرُو بْنُ أَوْسٍ مَا تَرَكْتُهُنَّ مُنْذُ سَمِعْتُهُنَّ مِنْ عَنْبَسَةَ ‏.‏ وَقَالَ النُّعْمَانُ بْنُ سَالِمٍ مَا تَرَكْتُهُنَّ مُنْذُ سَمِعْتُهُنَّ مِنْ عَمْرِو بْنِ أَوْسٍ ‏.‏

  6. Hadis no. 1695

    Her kim günde on iki rek'ât nâfite namaz kılarsa, o kimseye cennetde bir ev yapılır!

    Türkçe meal

    Bana, Ebû Gassân El - Mis'maî rivayet etti. (Dediki): Bize, Bişr b. Mufaddal rivayet etti. (Dediki): Bize, Dâvûd, Nu'mân b. Sâlim'den, bu isnâdla : «Her kim günde on iki rek'ât nâfite namaz kılarsa, o kimseye cennetde bir ev yapılır!» hadîsini rivayet etti

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي أَبُو غَسَّانَ الْمِسْمَعِيُّ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ، حَدَّثَنَا دَاوُدُ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ سَالِمٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏ "‏ مَنْ صَلَّى فِي يَوْمٍ ثِنْتَىْ عَشْرَةَ سَجْدَةً تَطَوُّعًا بُنِيَ لَهُ بَيْتٌ فِي الْجَنَّةِ ‏"‏ ‏.‏

  7. Hadis no. 1696

    Hiçbir müslüman kul yoktur ki, Allah için her gün farz'dan başka, nafile olarak oniki rek'ât namaz kılsın da…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Beşşâr rivayet etti. (Dediki): Bize, Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize, Şu'be, Nü'mân b. Sâlim'den, o da Amr b. Evs'den, o da Anbesetü'bnü Ebi Süfyân'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Ümmü Habîbe'den naklen rivayet ettiki, şöyle demiş: Ben, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim : «Hiçbir müslüman kul yoktur ki, Allah için her gün farz'dan başka, nafile olarak oniki rek'ât namaz kılsın da, Allah, ona cennette bir ev yapmasın! Yahut cennette, ona bir ev yapılmasın!» Ümmü Habîbe: «Ondan sonra ben, bu namazları kılmaya devam ettim.» demiş. Amr da: «Ondan sonra ben, bu namazları kılmaya devam ettim.» demiş: Nu'man da bunun gibi bir söz söylemiş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ سَالِمٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ أَوْسٍ، عَنْ عَنْبَسَةَ بْنِ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ أُمِّ حَبِيبَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا قَالَتْ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَا مِنْ عَبْدٍ مُسْلِمٍ يُصَلِّي لِلَّهِ كُلَّ يَوْمٍ ثِنْتَىْ عَشْرَةَ رَكْعَةً تَطَوُّعًا غَيْرَ فَرِيضَةٍ إِلاَّ بَنَى اللَّهُ لَهُ بَيْتًا فِي الْجَنَّةِ أَوْ إِلاَّ بُنِيَ لَهُ بَيْتٌ فِي الْجَنَّةِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ أُمُّ حَبِيبَةَ فَمَا بَرِحْتُ أُصَلِّيهِنَّ بَعْدُ ‏.‏ وَقَالَ عَمْرٌو مَا بَرِحْتُ أُصَلِّيهِنَّ بَعْدُ ‏.‏ وَقَالَ النُّعْمَانُ مِثْلَ ذَلِكَ ‏.‏

  8. Hadis no. 1697

    Hiçbir müslüman kul yoktur ki, tertemiz abdest alarak sonra Allah için her gün namaz kılarsa

    Türkçe meal

    Bana, Abdurrahman b. Bişr ile Abdullah b. Hâşim EI-Abdî dahi rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Behz rivayet etti. (Dediki): Bize, Şu'be rivayet etti. Dediki: Bana, Nu'mân b. Salim haber verdi. Dediki: Ben, Amr b. Evs'den dinledim. Anbese'den, o da Ümmü Habîbe'den nakleediyordu. Ümmü Habîbe şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular : «Hiçbir müslüman kul yoktur ki, tertemiz abdest alarak sonra Allah için her gün namaz kılarsa...» ve ravi yukarki hadîsin mislini rivayet etmişdir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ بِشْرٍ، وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ هَاشِمٍ الْعَبْدِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا بَهْزٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ النُّعْمَانُ بْنُ سَالِمٍ أَخْبَرَنِي قَالَ سَمِعْتُ عَمْرَو بْنَ أَوْسٍ، يُحَدِّثُ عَنْ عَنْبَسَةَ، عَنْ أُمِّ حَبِيبَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَا مِنْ عَبْدٍ مُسْلِمٍ تَوَضَّأَ فَأَسْبَغَ الْوُضُوءَ ثُمَّ صَلَّى لِلَّهِ كُلَّ يَوْمٍ ‏"‏ ‏.‏ فَذَكَرَ بِمِثْلِهِ ‏.‏

  9. Hadis no. 1698

    Ben, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde öğleden evvel iki secde, öğleden sonra da iki…

    Türkçe meal

    Bana, Züheyr b. Harb ile Ubeydullah b. Saîd rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Yahya (yâni İbni Saîd) Ubeydullah'dan naklen rivayet etti. Demişki: Bana, Nâfi', İbni Ömer'den naklen haber verdi. H. Bize, Ebû Bekir b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize, Ebû Usâme rivayet etti. (Dediki): Bize, Ubeydullah, Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. İbni Ömer şöyle demiş: «Ben, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde öğleden evvel iki secde, öğleden sonra da iki secde, akşam namazından sonra iki secde, yatsıdan sonra iki secde, cum'a namazından sonra iki secde namaz kıldım. Akşam, yatsı ve cum'a namazlarını (in sünnetlerini) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile, onun evinde kıldım.» İzah Bu hadîsi Buhari «Ebvâbü't-Tatavvu» un birkaç yerinde ve «Cum'a» bahsinde tahrîc ettiği gibi; diğer sahîh sahipleri de rivayet etmişlerdir. İbni Ömer (Radiyallahû anh)'in burada bahsettiği beraberlik, mücerred rek'ât sayısına âiddir. Yoksa nafile namazları da cemaatla kıldık demek istememişdir. Onları herkes yalnız kılmışdır. Yine İbni Ömer (Radiyallahû anh)'in bahsettiği ikişer secdeden murâd, ikişer rek'âtdır. Hadîsin sonunda İbni Ömer (Radiyallahû anh) akşam, yatsı ve cum'a namazlarının sünnetlerini Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde, onun evinde kıldıklarını bildiriyor. Geri kalan sünnetleri ise mescidde kılmışlardır. İbni Ömer'in bîr rivayetinde : «Resûl-ü Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): cum'a namazından sonra mescidde nafile kılmaz, oradan ayrılarak iki rek'ât nafileyi başka yerde kılardı.» denilmiş; burada ise cum'a'dan sonra mescidde iki rek'ât sünnet kıldığı bildirilmişdir. Bu suretle iki rivayet arasmda zahiren tezâd görülürse de, Aynî 'nin beyânına göre «İnsırâf» dan murâd, eve gitmeye de şâmil olan umûmî bir mânâdır. Hadîsler arasında tezâd bulunduğunu, teslim etsek bile buradaki muhtelif rek'âtlı sünnetler her iki şıkkın caiz olduğunu göstermek için böyle kılınmışlardır. Buhârî 'nin rivayetinde, bu hadîsin sonunda : «Bana, kız kardeşim Hafsa (Radiyallahû anha)'nin anlattığına göre, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : Fecir doğdukdan sonra hafif iki rek'ât namaz kılarmış. (Hafsa şöyle dedi): «Bu, öyle bir saat idiki, o saatte ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına girmezdim.» ibaresi vardır. Ümmehât-ı Mü'minîn'den, Hafsa (Radiyallahû anha) Hz. Ömer'in kızı olduğuna göre, İbni Ömer (Radiyallahû anh)'ın hakîki kız kardeşidir . «Bu, öyle bir saatti ki, o saatde ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına girmezdim.» ifâdesi, İbni Ömer (Raâiyallahu anh) ındır. O saatte Fahr-i Kâinat (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimizin, yanına girmemesi, onu meşgul etmemek içindir. Çünkü Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o saatte başkaları ile meşgul olur, kimi kendisine müracaat edenlerin dâvalarını hall-ü fasl eder; kimi de teblîğ ve irşâd için îcâb eden yerlere giderdi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَعُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، - وَهُوَ ابْنُ سَعِيدٍ - عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، قَالَ أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ صَلَّيْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَبْلَ الظُّهْرِ سَجْدَتَيْنِ وَبَعْدَهَا سَجْدَتَيْنِ وَبَعْدَ الْمَغْرِبِ سَجْدَتَيْنِ وَبَعْدَ الْعِشَاءِ سَجْدَتَيْنِ وَبَعْدَ الْجُمُعَةِ سَجْدَتَيْنِ فَأَمَّا الْمَغْرِبُ وَالْعِشَاءُ وَالْجُمُعَةُ فَصَلَّيْتُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي بَيْتِهِ ‏.‏

  10. Hadis no. 1699

    Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), benim evimde öğle'den evvel dört rek'ât (nafile namaz) kılar, sonra…

    Türkçe meal

    Bize, Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize, Hüşeym, Hâlid'den, o da Abdullah b. Şakîk'den naklen haber verdi. Demişki: Âişe'ye, Resülullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in, nafile namazını sordum. Şöyle cevap verdi: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), benim evimde öğle'den evvel dört rek'ât (nafile namaz) kılar, sonra (mescide) çıkarak cemaata namaz kıldırır; sonra (tekrar benim evime) girerek iki rek'ât (nafile daha) kılardı. Cemaata akşam namazını kıldırır; sonra (benim evime) gelerek, iki rek'ât nafile kılardı. Cemaata, yatsıyı kıldırır ve (yine benim evime) girerek, iki rek'ât (nafile) kılardı. Geceleyin içlerinde vitir de dâhil olmak üzere dokuz rek'ât namaz kılardı. Bâzı geceler, namazı ayakta, uzun kılar; bâzı geceler de oturarak uzun kılardı. Ayakta kılarken okursa, ayakta iken rükû' ve sücûd eder; otururken okursa, oturduğu yerden rükû' ve secde ederdi. Fecir doğunca, iki rek'ât (nafile namaz) kılardı.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ خَالِدٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ، قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ عَنْ صَلاَةِ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ تَطَوُّعِهِ فَقَالَتْ كَانَ يُصَلِّي فِي بَيْتِي قَبْلَ الظُّهْرِ أَرْبَعًا ثُمَّ يَخْرُجُ فَيُصَلِّي بِالنَّاسِ ثُمَّ يَدْخُلُ فَيُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ وَكَانَ يُصَلِّي بِالنَّاسِ الْمَغْرِبَ ثُمَّ يَدْخُلُ فَيُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ وَيُصَلِّي بِالنَّاسِ الْعِشَاءَ وَيَدْخُلُ بَيْتِي فَيُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ وَكَانَ يُصَلِّي مِنَ اللَّيْلِ تِسْعَ رَكَعَاتٍ فِيهِنَّ الْوِتْرُ وَكَانَ يُصَلِّي لَيْلاً طَوِيلاً قَائِمًا وَلَيْلاً طَوِيلاً قَاعِدًا وَكَانَ إِذَا قَرَأَ وَهُوَ قَائِمٌ رَكَعَ وَسَجَدَ وَهُوَ قَائِمٌ وَإِذَا قَرَأَ قَاعِدًا رَكَعَ وَسَجَدَ وَهُوَ قَاعِدٌ وَكَانَ إِذَا طَلَعَ الْفَجْرُ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ ‏.‏

  11. Hadis no. 1700

    Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), geceleyin uzun uzadıya namaz kılar; namazı ayakta kılarsa, ayakta…

    Türkçe meal

    Bize, Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti, (Dediki): Bize, Hammâd, Büdeyl ile Eyyûb'dan, onlar da Abdullah b. Şakik'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe, şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), geceleyin uzun uzadıya namaz kılar; namazı ayakta kılarsa, ayakta rüku eder; oturarak kılarsa rükû'u da oturarak yapardı.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ بُدَيْلٍ، وَأَيُّوبَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي لَيْلاً طَوِيلاً فَإِذَا صَلَّى قَائِمًا رَكَعَ قَائِمًا وَإِذَا صَلَّى قَاعِدًا رَكَعَ قَاعِدًا ‏.‏

  12. Hadis no. 1701

    Ben, İran'da hasta olmuşdum. Bu sebeple namazı, oturarak kılıyordum. Müteakiben bunu Âişe'ye sordum. Âişe…

    Türkçe meal

    Bize, Muhamedü'bnü'I-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize, Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize, Şu'be, Büdeyl'den, o da Abdullah b. Şakîk'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: «Ben, İran'da hasta olmuşdum. Bu sebeple namazı, oturarak kılıyordum. Müteakiben bunu Âişe'ye sordum. Âişe : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), geceleyin ayakta uzun uzun namaz kılardı...» cevâbını verdi...» Ve Raî hadîsi rivayet etmiştir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ بُدَيْلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ، قَالَ كُنْتُ شَاكِيًا بِفَارِسَ فَكُنْتُ أُصَلِّي قَاعِدًا فَسَأَلْتُ عَنْ ذَلِكَ عَائِشَةَ فَقَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي لَيْلاً طَوِيلاً قَائِمًا ‏.‏ فَذَكَرَ الْحَدِيثَ ‏.‏

  13. Hadis no. 1702

    Bâzı geceler ayakta, bâzı geceler de oturarak uzun uzun namaz kılardı. Ayakta kılarken oku (makdan fârig ol)…

    Türkçe meal

    Bize, Ebû Bekir b. Ebi Şeybe dahî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Muâz b. Muâz, Humeyd'den, o da Abullah b. Şakîk-i Ukaylî'den naklen rivayet etti. Demiş ki: Âişe'ye, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in gece namazını sordum: Aişe: «Bâzı geceler ayakta, bâzı geceler de oturarak uzun uzun namaz kılardı. Ayakta kılarken oku (makdan fârig ol) dumu ayakta rükû' eder; Oturarak okursa, oturduğu yerden rükû' ederdi.» cevâbını verdi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ مُعَاذٍ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ الْعُقَيْلِيِّ، قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ عَنْ صَلاَةِ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِاللَّيْلِ فَقَالَتْ كَانَ يُصَلِّي لَيْلاً طَوِيلاً قَائِمًا وَلَيْلاً طَوِيلاً قَاعِدًا وَكَانَ إِذَا قَرَأَ قَائِمًا رَكَعَ قَائِمًا وَإِذَا قَرَأَ قَاعِدًا رَكَعَ قَاعِدًا ‏.‏

  14. Hadis no. 1703

    Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayakta ve oturarak çok namaz kılardı. Namaza, ayakta başlarsa…

    Türkçe meal

    Bize, Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize, Ebû Muâviye, Hişâm b. Hassân'dan, o da Muhammed b. Sîrîn'den, o da Abdullah b. Şakîk-i Ukaylî'den naklen haber verdi. Demişki: Âişe'ye, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in, namazını sorduk da şunu söyledi: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayakta ve oturarak çok namaz kılardı. Namaza, ayakta başlarsa, ayakta rükû' eder; oturarak başlarsa, oturarak rükû' ederdi.» İzah 732 de

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ حَسَّانَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ الْعُقَيْلِيِّ، قَالَ سَأَلْنَا عَائِشَةَ عَنْ صَلاَةِ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُكْثِرُ الصَّلاَةَ قَائِمًا وَقَاعِدًا فَإِذَا افْتَتَحَ الصَّلاَةَ قَائِمًا رَكَعَ قَائِمًا وَإِذَا افْتَتَحَ الصَّلاَةَ قَاعِدًا رَكَعَ قَاعِدًا ‏.‏

  15. Hadis no. 1704

    Ben, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i, gece namazlarının hiçbirinde oturarak okuduğunu görmedim…

    Türkçe meal

    Bana, Ebû'r-Rabî' Ez-Zehrânî dahî rivayet etti. {Dediki): Bize, Hammâd' (yâni İbni Zeyd) haber verdi. H. Bize Hasanü'bnü'r-Rabî' de rivayet etti. (Dediki): Bize, Mehdî b. Meymûn rivâyec etti. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize, Vekî' rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize, İbni Nümeyr rivayet etti. Bunların hepsi Hişâm b. Urve'den rivayet etmişlerdir. H. Bana, Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. Lâfız onundur. Dediki: Bize, Yahya b. Saîd, Hişâm b. Urve'den naklen rivayet etti. Demişki: Bana, babam, Âişe'den naklen haber verdi. Âişe şöyle demiş: «Ben, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i, gece namazlarının hiçbirinde oturarak okuduğunu görmedim. Nihayet ihtiyarladığı zaman, oturarak okumağa başladı. Hattâ okuduğu sûreden otuz yahut kırk âyet kalınca, ayağa kalkarak, onları ayakta okur; sonra rükû ederdi.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي أَبُو الرَّبِيعِ الزَّهْرَانِيُّ، أَخْبَرَنَا حَمَّادٌ يَعْنِي ابْنَ زَيْدٍ، ح قَالَ وَحَدَّثَنَا حَسَنُ بْنُ الرَّبِيعِ، حَدَّثَنَا مَهْدِيُّ بْنُ مَيْمُونٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، جَمِيعًا عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، ح وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ مَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقْرَأُ فِي شَىْءٍ مِنْ صَلاَةِ اللَّيْلِ جَالِسًا حَتَّى إِذَا كَبِرَ قَرَأَ جَالِسًا حَتَّى إِذَا بَقِيَ عَلَيْهِ مِنَ السُّورَةِ ثَلاَثُونَ أَوْ أَرْبَعُونَ آيَةً قَامَ فَقَرَأَهُنَّ ثُمَّ رَكَعَ ‏.‏

  16. Hadis no. 1705

    Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bazen) oturarak namaz kılardı. Namazda Kur'ân'ı, oturduğu yerden…

    Türkçe meal

    Bize, Yahya b. Yahya da rivayet etti dediki: Mâlik'e, Abdullah b. Yezîd ile Ebû'n-Nadr'dan dinlediğim, onların da Ebu Selemete'bnü Abdirrahmân'dan, onun da Âişe'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. (Âişe, demiş ki) : «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bazen) oturarak namaz kılardı. Namazda Kur'ân'ı, oturduğu yerden okur; otuz veya kırk âyet mikdârı kıraati kalınca ayağa kalkar, onları ayakta iken okur; sonra rükû'a gider; sonra secdeye varırdı. İkinci rek'âtda dahî böyle yapardı.»

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، وَأَبِي النَّضْرِ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُصَلِّي جَالِسًا فَيَقْرَأُ وَهُوَ جَالِسٌ فَإِذَا بَقِيَ مِنْ قِرَاءَتِهِ قَدْرُ مَا يَكُونُ ثَلاَثِينَ أَوْ أَرْبَعِينَ آيَةً قَامَ فَقَرَأَ وَهُوَ قَائِمٌ ثُمَّ رَكَعَ ثُمَّ سَجَدَ ثُمَّ يَفْعَلُ فِي الرَّكْعَةِ الثَّانِيَةِ مِثْلَ ذَلِكَ ‏.‏

  17. Hadis no. 1706

    Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bazan namazda) oturduğu yerden okur; rükû' etmek istedimi kalkarak…

    Türkçe meal

    Bize, Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile îshâk b. İbrahim rivayet ettiler. Ebû Bekir dedi ki: Bize, İsmail b. Uleyye, Velîd b. Ebî Hişâm'dan, o da Ebû Bekir b, Muhammed'den, o da Amra'dan, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bazan namazda) oturduğu yerden okur; rükû' etmek istedimi kalkarak bir insanın kırk âyet okuyabileceği kadar ayakta dururdu.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنِ الْوَلِيدِ بْنِ أَبِي هِشَامٍ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَمْرَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقْرَأُ وَهُوَ قَاعِدٌ فَإِذَا أَرَادَ أَنْ يَرْكَعَ قَامَ قَدْرَ مَا يَقْرَأُ إِنْسَانٌ أَرْبَعِينَ آيَةً ‏.‏

  18. Hadis no. 1707

    Âişe'ye : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oturarak kıldığı iki rek'âtda nasıl yapardı?

    Türkçe meal

    Bize, İbni Nümeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize, Muhammed b. Bişr rivayet etti. (Dediki): Bize, Muhammed b. Amr rivayet etti. (Dediki): Bana, Muhammed b. İbrahim, Alkametü'bnü Vakkâs'dan naklen rivayet etti, Alkame, şöyle demiş: «Âişe'ye : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oturarak kıldığı iki rek'âtda nasıl yapardı?» diye sordum; Âişe : «Bunların ikisinde de okurdu. Rükû'a gitmek isteyince ayağa kalkar da öyle rükû ederdi.» dedi. İzah 732 de

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرٍو، حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ وَقَّاصٍ، قَالَ قُلْتُ لِعَائِشَةَ كَيْفَ كَانَ يَصْنَعُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الرَّكْعَتَيْنِ وَهُوَ جَالِسٌ قَالَتْ كَانَ يَقْرَأُ فِيهِمَا فَإِذَا أَرَادَ أَنْ يَرْكَعَ قَامَ فَرَكَعَ ‏.‏

  19. Hadis no. 1708

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), hiç oturduğu yerden namaz kılarmıydı?

    Türkçe meal

    Bize, Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize, Yezîd b. Zürey', Saîd-i Cüreyrî'den, o da Abdullah b. Şakîk'den naklen haber verdi. Abdullah, şöyle demiş: Âişe'ye: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), hiç oturduğu yerden namaz kılarmıydı?» dedim; Âişe: «Evet! İnsanlar onu ihtiyarlattıkdan sonra (kıldı)» cevâbını verdi

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، عَنْ سَعِيدٍ الْجُرَيْرِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ، قَالَ قُلْتُ لِعَائِشَةَ هَلْ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي وَهُوَ قَاعِدٌ قَالَتْ نَعَمْ بَعْدَ مَا حَطَمَهُ النَّاسُ ‏.‏

  20. Hadis no. 1709

    Âişe'ye, dedim ki

    Türkçe meal

    Bize, Ubeydullah b. Muâz dahî rivayet etti. (Dediki): Bize, babam rivayet etti. (Dediki): Bize Kehmes, Abdullah b. Şakîk'den rivayet etti: «Âişe'ye, dedim ki...» diyerek Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den naklen yukarki hadîsin mislini rivayet etti

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا كَهْمَسٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ، قَالَ قُلْتُ لِعَائِشَةَ ‏.‏ فَذَكَرَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ ‏.‏