İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 12

Zekât Kitabı

227 hadis · No. 2263–2494

Sayfa 6 / 12Yazı boyutu
  1. Hadis no. 2366

    Kadın, kocasının evinden zararsızca infâkta bulunursa, yaptığı infâk sebebiyle ecri kendinin; malı kazanması…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da Şakîk'den, o da Mesrûk'dan, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Kadın, kocasının evinden zararsızca infâkta bulunursa, yaptığı infâk sebebiyle ecri kendinin; malı kazanması sebebiyle bir misli de kocasının olur. Vekîl-i harc için de bunun misli vardır. (Bunlar) birbirlerinin ecirlerinden hiçbir şey azaltmazlar.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا أَنْفَقَتِ الْمَرْأَةُ مِنْ بَيْتِ زَوْجِهَا غَيْرَ مُفْسِدَةٍ كَانَ لَهَا أَجْرُهَا وَلَهُ مِثْلُهُ بِمَا اكْتَسَبَ وَلَهَا بِمَا أَنْفَقَتْ وَلِلْخَازِنِ مِثْلُ ذَلِكَ مِنْ غَيْرِ أَنْ يَنْتَقِصَ مِنْ أُجُورِهِمْ شَيْئًا ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 2367

    Bize babamla Ebû Muâviye, A'meş'den, bu isnâdla bu hadîsin benzerini rivayet ettiler

    Türkçe meal

    Bize, bu hadîsi İbni Numeyr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize babamla Ebû Muâviye, A'meş'den, bu isnâdla bu hadîsin benzerini rivayet ettiler

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي وَأَبُو مُعَاوِيَةَ عَنِ الأَعْمَشِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ

  3. Hadis no. 2368

    Efendilerimin mallarından bir şey tesadduk edebilirmiyim?

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile İbni Numeyr ve Züheyr b. Harb, toptan Hafs b. Gıyâs'dan rivayet ettiler. İbni Numeyr (Dediki): Bize Hafs, Muhammed b. Zeyd'deft, o da Âbî'l-Lahm'ın azatlısı Umeyr'den naklen rivayet etti. Umeyr şöyle demiş: Ben, köle idim; Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e — «Efendilerimin mallarından bir şey tesadduk edebilirmiyim?» diye sordum; — «Evet, ecir de aranızda yarı olur.» buyurdular

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ جَمِيعًا عَنْ حَفْصِ، بْنِ غِيَاثٍ - قَالَ ابْنُ نُمَيْرٍ حَدَّثَنَا حَفْصٌ، - عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ عُمَيْرٍ، مَوْلَى آبِي اللَّحْمِ قَالَ كُنْتُ مَمْلُوكًا فَسَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَأَتَصَدَّقُ مِنْ مَالِ مَوَالِيَّ بِشَىْءٍ قَالَ ‏ "‏ نَعَمْ وَالأَجْرُ بَيْنَكُمَا نِصْفَانِ ‏"‏ ‏.‏

  4. Hadis no. 2369

    Emrim olmaksızın yiyeceğimi başkasına veriyor

    Türkçe meal

    Bize Kuteybetü'bnu Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Hatim yâni ibni ismâîl, Yezîd yâni İbni Ebî Ubeyd'den rivayet etti. (Demişki): Ben, Âbi'l-Lâhm'ın azatlısı Umeyr'den dinledim, şöyle dedi: Sahibim bana et doğramamı emretti. Derken yanıma bir fakir geldi, ben de kendisine bu etten yedirdim. Sahibim bunu öğrenince beni dövdü. Bunun üzerine ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek hâdiseyi kendisine anlattım. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu çağırdı ve: — «Bunu niçin dövdün?» diye sordu. Sahibim: — «Emrim olmaksızın yiyeceğimi başkasına veriyor.» dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Sevap ikinize birdendir.» buyurdular

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَاتِمٌ، - يَعْنِي ابْنَ إِسْمَاعِيلَ - عَنْ يَزِيدَ، - يَعْنِي ابْنَ أَبِي عُبَيْدٍ - قَالَ سَمِعْتُ عُمَيْرًا، مَوْلَى آبِي اللَّحْمِ قَالَ أَمَرَنِي مَوْلاَىَ أَنْ أُقَدِّدَ، لَحْمًا فَجَاءَنِي مِسْكِينٌ فَأَطْعَمْتُهُ مِنْهُ فَعَلِمَ بِذَلِكَ مَوْلاَىَ فَضَرَبَنِي فَأَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ فَدَعَاهُ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ لِمَ ضَرَبْتَهُ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ يُعْطِي طَعَامِي بِغَيْرِ أَنْ آمُرَهُ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ الأَجْرُ بَيْنَكُمَا ‏"‏ ‏.‏

  5. Hadis no. 2370

    Kocası yanında iken onun izni olmaksızın kadın oruç tutmasın, kocası yanında iken onun izni olmaksızın evine…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Hemmâm b. Münebbih'den naklen rivayet etti. Hemmâm: Bize Ebû Hureyre'nin Muhammed Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet ettikleri şunlardır; diyerek bir takım hadisler zikretmiş ezcümle: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), «Kocası yanında iken onun izni olmaksızın kadın oruç tutmasın, kocası yanında iken onun izni olmaksızın evine girmeye kimseye izin vermesin, kocasının emri olmaksızın onun kazancından kadın ne infâk ederse, sevabının yarısı kocasının olur.» buyurdular, dedi

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، قَالَ هَذَا مَا حَدَّثَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ، عَنْ مُحَمَّدٍ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ أَحَادِيثَ مِنْهَا وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تَصُمِ الْمَرْأَةُ وَبَعْلُهَا شَاهِدٌ إِلاَّ بِإِذْنِهِ وَلاَ تَأْذَنْ فِي بَيْتِهِ وَهُوَ شَاهِدٌ إِلاَّ بِإِذْنِهِ وَمَا أَنْفَقَتْ مِنْ كَسْبِهِ مِنْ غَيْرِ أَمْرِهِ فَإِنَّ نِصْفَ أَجْرِهِ لَهُ ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 2372

    Bize Ya'kûb —yâni İbni îbrâhîm b. Sa'd— rivayet etti. (Dediki): Bize babam, Sâlih'den rivayet etti. H. Bize…

    Türkçe meal

    Bana Amru'n-Nâkıd île Hasan-ı Hûlvâni ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Ya'kûb —yâni İbni îbrâhîm b. Sa'd— rivayet etti. (Dediki): Bize babam, Sâlih'den rivayet etti. H. Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrazzâk rivayet etti. (Dediki): Bize, Ma'mer haber verdi. Bu râvîlerin İkisi de Zührî'den, Yûnus'un isnadı ile ve onun hadisi mânâsında rivayette bulunmuşlardır

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَالْحَسَنُ الْحُلْوَانِيُّ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالُوا حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - وَهُوَ ابْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ - حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ، الرَّزَّاقِ أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، كِلاَهُمَا عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِإِسْنَادِ يُونُسَ وَمَعْنَى حَدِيثِهِ ‏.‏

  7. Hadis no. 2373

    Her kim Allah yolunda çifte infâkta bulunursa, o kimseyi cennetin bekçileri çağırırlar. Her kapının…

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Abdillâh b. Zübeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Şeybân rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Hatim dahi rivayet eyledi. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Şebâbe rivayet etti. (Dediki): Bana Şeybân b. Abdirrahmân, Yâhyâ b. Ebî Kesîr'den, o da Ebû Selemete'bni Abdirrahmân'dan naklen rivayet etti. O da Ebû Hureyre'yi şöyle derken işitmiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'. «Her kim Allah yolunda çifte infâkta bulunursa, o kimseyi cennetin bekçileri çağırırlar. Her kapının bekçileri: Ey fülân! Buraya buyur! derler.» buyurdu. Bunun üzerine Ebû Bekir: — «Yâ Resûlallah! îşte helak olmayacak zât budur.» dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Ben, senin de onlardan olmanı pek ziyâde ümîd ederim.» buyurdular

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، حَدَّثَنَا شَيْبَانُ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا شَبَابَةُ، حَدَّثَنِي شَيْبَانُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَنْ أَنْفَقَ زَوْجَيْنِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ دَعَاهُ خَزَنَةُ الْجَنَّةِ كُلُّ خَزَنَةِ بَابٍ أَىْ فُلُ هَلُمَّ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ يَا رَسُولَ اللَّهِ ذَلِكَ الَّذِي لاَ تَوَى عَلَيْهِ ‏.‏ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنِّي لأَرْجُو أَنْ تَكُونَ مِنْهُمْ ‏"‏ ‏.‏

  8. Hadis no. 2374

    Bu gün sizden kim oruçlu olarak sabahladı?

    Türkçe meal

    Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Mervân yâni el-Fezârî Yezîd'den —ki İbni Keysân'dır— o da Ebû Hâzim'i Eşcaî'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu gün sizden kim oruçlu olarak sabahladı?» diye sordu Ebû Bekir: — «Ben» diye cevap verdi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Bu gün sizden kim bir cenaze teşyî' etti?» buyurdu? Ebû Bekir: — -Ben» dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Bu gün sizden hanginiz bir fakîr doyurdu?» diye sordu; Ebû Bekir: — «Ben.» cevâbını verdi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Bu gün sizden kim bir hasta dolaştı?» dedi; (yine) Ebû Bekir: — «Ben.» cevâbını verdi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Bu hasletler kendisinde toplanan hiçbir kimse yoktur ki, cennete girmesin...» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا مَرْوَانُ، - يَعْنِي الْفَزَارِيَّ - عَنْ يَزِيدَ، - وَهُوَ ابْنُ كَيْسَانَ - عَنْ أَبِي حَازِمٍ الأَشْجَعِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَنْ أَصْبَحَ مِنْكُمُ الْيَوْمَ صَائِمًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو بَكْرٍ رضى الله عنه أَنَا ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَمَنْ تَبِعَ مِنْكُمُ الْيَوْمَ جَنَازَةً ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو بَكْرٍ رضى الله عنه أَنَا ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَمَنْ أَطْعَمَ مِنْكُمُ الْيَوْمَ مِسْكِينًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو بَكْرٍ رضى الله عنه أَنَا ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَمَنْ عَادَ مِنْكُمُ الْيَوْمَ مَرِيضًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو بَكْرٍ رضى الله عنه أَنَا ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَا اجْتَمَعْنَ فِي امْرِئٍ إِلاَّ دَخَلَ الْجَنَّةَ ‏"‏ ‏.‏

  9. Hadis no. 2375

    Esma' şöyle demiş: Bana, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): İnfâk et —yahut dök, yahut ver— cimrilik…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs yâni İbni Gıyâs, Hişâm'dan, o da Fâtıme binti Münzir'den, o da Esma binti Ebî Bekir (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet etti. Esma' şöyle demiş: Bana, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): İnfâk et —yahut dök, yahut ver— cimrilik etme ki Allah da sana rızkını esirgemesin.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا حَفْصٌ، - يَعْنِي ابْنَ غِيَاثٍ - عَنْ هِشَامٍ، عَنْ فَاطِمَةَ بِنْتِ الْمُنْذِرِ، عَنْ أَسْمَاءَ بِنْتِ أَبِي بَكْرٍ، - رضى الله عنها - قَالَتْ قَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ أَنْفِقِي - أَوِ انْضَحِي أَوِ انْفَحِي - وَلاَ تُحْصِي فَيُحْصِيَ اللَّهُ عَلَيْكِ ‏"‏ ‏.‏

  10. Hadis no. 2376

    Ver —yahut dök, yahut infâk et— cîmrrlik etme ki Allah da sana olan nimetlerini esirgemesin. Malının…

    Türkçe meal

    Bize Amru'n-Nâkıd ile Züheyr b. Harb ve îshâk b. İbrâhîm hep birden Ebû Muâviye'den rivayet ettiler. Züheyr (Dediki): Bize Muhammed b. Hâzim rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm b. Urve, Abbâd b. Hamza ile Fâtime binti Münzir'den, Fâtıme de Esma' dan naklen rivayet etti. Esma şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ver —yahut dök, yahut infâk et— cîmrrlik etme ki Allah da sana olan nimetlerini esirgemesin. Malının fazlasını saklama kî Allah da fazl-u keremini senden menetmesin.» buyurdular

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، جَمِيعًا عَنْ أَبِي، مُعَاوِيَةَ - قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ خَازِمٍ، - حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ، عَنْ عَبَّادِ بْنِ حَمْزَةَ، وَعَنْ فَاطِمَةَ بِنْتِ الْمُنْذِرِ، عَنْ أَسْمَاءَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ انْفَحِي - أَوِ انْضَحِي أَوْ أَنْفِقِي - وَلاَ تُحْصِي فَيُحْصِيَ اللَّهُ عَلَيْكِ وَلاَ تُوعِي فَيُوعِيَ اللَّهُ عَلَيْكِ ‏"‏ ‏.‏

  11. Hadis no. 2377

    Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm, Abbâd b. Hamza'dan, o da Esmâ'dan naklen rivayet…

    Türkçe meal

    Bize îbni Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm, Abbâd b. Hamza'dan, o da Esmâ'dan naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine yukarıdakilerin hadîsi gibi beyânda bulunmuş

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ عَبَّادِ بْنِ حَمْزَةَ، عَنْ أَسْمَاءَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ لَهَا نَحْوَ حَدِيثِهِمْ ‏.‏

  12. Hadis no. 2378

    Yâ Nebiyullah! Zübeyr'in bana getirdiği şeylerden başka hiçbir şeyim yok. Onun bana getirdiklerinden bir…

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Hatim ile Hârûn b. Abdillâh rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): ibni Cüreyc şunu söyledi: Bana îbni Ebî Müleyke haber verdi, ona da Abbâd b. Abdillâh b. Zübeyr, Esma binti Ebi Bekir'den naklen haber vermiş ki, Esma', Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: — «Yâ Nebiyullah! Zübeyr'in bana getirdiği şeylerden başka hiçbir şeyim yok. Onun bana getirdiklerinden bir parça infâk etsem bana bir günah var mıdır?» demiş-, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Gücünün yettiğİ kadar infâkta bulun. Malının fazlasını saklama ki Allah da sana fazl-u ihsanını kesmesin.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، وَهَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالاَ حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِي ابْنُ أَبِي مُلَيْكَةَ، أَنَّ عَبَّادَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، أَخْبَرَهُ عَنْ أَسْمَاءَ، بِنْتِ أَبِي بَكْرٍ أَنَّهَا جَاءَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا نَبِيَّ اللَّهِ لَيْسَ لِي شَىْءٌ إِلاَّ مَا أَدْخَلَ عَلَىَّ الزُّبَيْرُ فَهَلْ عَلَىَّ جُنَاحٌ أَنْ أَرْضَخَ مِمَّا يُدْخِلُ عَلَىَّ فَقَالَ ‏ "‏ ارْضَخِي مَا اسْتَطَعْتِ وَلاَ تُوعِي فَيُوعِيَ اللَّهُ عَلَيْكِ ‏"‏ ‏.‏

  13. Hadis no. 2379

    (Bunlar): Âdil hükümdar, Allah'a ibâdet ede ede yetişen genç, kalbi mescidlere bağlı olan kimse, Allah için…

    Türkçe meal

    Bana Züheyr b. Harb ile Muhammedü'bnü'l-Müsennâ hep birden Yahye'l-Kattan dan rivayet ettiler. Züheyr (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, Ubeydullah'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Hubeyd b. Abdirrahmân, Hafs b. Asımdan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi; şöyle buyurmuşlar: Yedi sınıf İnsan vardır ki Allah onları kendi (arş'ının) gölgesinden başka hiçbir gölge bulunmayan (kıyamet) gün(ün)de (arş'ının) gölgesinde gölgelendirecektir. (Bunlar): Âdil hükümdar, Allah'a ibâdet ede ede yetişen genç, kalbi mescidlere bağlı olan kimse, Allah için sevişen, onun için bir yere gelen; onun için biribirinden ayrılan iki kimse, kendisini mevkii sahibi, güzel bir kadın (fenâlığa) davet ettiği hâlde: — Ben Allah'dan korkarım; diyen adam, sol elinin verdiğini sağ eli duymayacak derecede gizli sadaka veren kimse ve tenha bir yerde Allah'ı zikrederek gözleri boşanan kimselerdir.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، جَمِيعًا عَنْ يَحْيَى الْقَطَّانِ، - قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، - عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، أَخْبَرَنِي خُبَيْبُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ حَفْصِ بْنِ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ سَبْعَةٌ يُظِلُّهُمُ اللَّهُ فِي ظِلِّهِ يَوْمَ لاَ ظِلَّ إِلاَّ ظِلُّهُ الإِمَامُ الْعَادِلُ وَشَابٌّ نَشَأَ بِعِبَادَةِ اللَّهِ وَرَجُلٌ قَلْبُهُ مُعَلَّقٌ فِي الْمَسَاجِدِ وَرَجُلاَنِ تَحَابَّا فِي اللَّهِ اجْتَمَعَا عَلَيْهِ وَتَفَرَّقَا عَلَيْهِ وَرَجُلٌ دَعَتْهُ امْرَأَةٌ ذَاتُ مَنْصِبٍ وَجَمَالٍ فَقَالَ إِنِّي أَخَافُ اللَّهَ ‏.‏ وَرَجُلٌ تَصَدَّقَ بِصَدَقَةٍ فَأَخْفَاهَا حَتَّى لاَ تَعْلَمَ يَمِينُهُ مَا تُنْفِقُ شِمَالُهُ وَرَجُلٌ ذَكَرَ اللَّهَ خَالِيًا فَفَاضَتْ عَيْنَاهُ ‏"‏ ‏.‏

  14. Hadis no. 2380

    Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)— buyurdu

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e Hubeyd b. Abdirrahmân'dan dinlediğim, onun da Hafs b. Asım'dan, onun da Ebû Saîd-i Hudrî'den yahut Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Ebû Saîd yahut Ebû Hureyre şunları söylemiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)— buyurdu.» Râvi, Ubeydullah'ın hadisi gibi rivayette bulunmuş ve «Mescid' den çıktığı vakit tekrar ona dönünceye kadar (kalbi) mescide bağlı olan adam...» demiştir.

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ خُبَيْبِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ حَفْصِ بْنِ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، - أَوْ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، - أَنَّهُ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ عُبَيْدِ اللَّهِ ‏.‏ وَقَالَ ‏ "‏ وَرَجُلٌ مُعَلَّقٌ بِالْمَسْجِدِ إِذَا خَرَجَ مِنْهُ حَتَّى يَعُودَ إِلَيْهِ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 2382

    Yâ Resûlallah! (Sevap ittibârı ile) sadakanın hangisi daha büyüktür?

    Türkçe meal

    Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir, Umaratü'bnü Ka'kaa'dan, o da Ebû Zür'a'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir adam gelerek, — «Yâ Resûlallah! (Sevap ittibârı ile) sadakanın hangisi daha büyüktür?» diye sorduj Resulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Sağlam, cimri olduğun, fakirlikten korktuğun ve zenginliğe tama' ettiğin hâlde verdiğin sadakadır. (Bu işi), can gırtlağa gelip de filâna şu Kadar, filâna da şu kadar {verilsin) deyinceye kadar geri bırakma. Dikkat et ki (O mal) zâten filânın olmuştur.» buyurdular

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ الْقَعْقَاعِ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ أَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَجُلٌ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَىُّ الصَّدَقَةِ أَعْظَمُ فَقَالَ ‏ "‏ أَنْ تَصَدَّقَ وَأَنْتَ صَحِيحٌ شَحِيحٌ تَخْشَى الْفَقْرَ وَتَأْمُلُ الْغِنَى وَلاَ تُمْهِلْ حَتَّى إِذَا بَلَغَتِ الْحُلْقُومَ قُلْتَ لِفُلاَنٍ كَذَا وَلِفُلاَنٍ كَذَا أَلاَ وَقَدْ كَانَ لِفُلاَنٍ ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 2383

    Dikkat et! Babana yemin olsun ki bu suâlin cevâbını alacaksın Sağlam, cimri, fakirlikten korktuğun ve çok…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile İbni Numeyr rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize İbni Fudayl, Umâra'dan, o da Ebû Zür'a'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demişi Bir adam Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: — «Yâ Resûlallah! Sevap ittibârı ile sadakanın hangisi daha büyüktür?- diye sordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Dikkat et! Babana yemin olsun ki bu suâlin cevâbını alacaksın Sağlam, cimri, fakirlikten korktuğun ve çok yaşamayı umduğun hâlde sadaka vermendir. (Bu işi) can gırtlağa gelip de, filâna (malımdan) şu kadar; filâna da şu kadar vasiyet ediyorum.) deyinceye kadar geciktirme. O (zaman mal zâten) filânın olmuştur.» buyurdular

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ عُمَارَةَ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَىُّ الصَّدَقَةِ أَعْظَمُ أَجْرًا فَقَالَ ‏ "‏ أَمَا وَأَبِيكَ لَتُنَبَّأَنَّهُ أَنْ تَصَدَّقَ وَأَنْتَ صَحِيحٌ شَحِيحٌ تَخْشَى الْفَقْرَ وَتَأْمُلُ الْبَقَاءَ وَلاَ تُمْهِلْ حَتَّى إِذَا بَلَغَتِ الْحُلْقُومَ قُلْتَ لِفُلاَنٍ كَذَا وَلِفُلاَنٍ كَذَا وَقَدْ كَانَ لِفُلاَنٍ ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 2384

    Sadakanın hangisi efdaldır?

    Türkçe meal

    Bize Ebû Kâmil El-Cahderi rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvâhid rivayet etti. (Dediki): Bize Umâratü'bnü Ka'kaa' bu isnâdla Cerir'in hadisi gibi rivayette bulundu. Yalnız O: «Sadakanın hangisi efdaldır?» dedi.

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو كَامِلٍ الْجَحْدَرِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، حَدَّثَنَا عُمَارَةُ بْنُ الْقَعْقَاعِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَ حَدِيثِ جَرِيرٍ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ أَىُّ الصَّدَقَةِ أَفْضَلُ ‏.‏

  18. Hadis no. 2385

    Yüksek el, alçak elden daha hayırlıdır. Yüksek elden murâd: Veren; alçak'tan murâd da: Dilenen eldir

    Türkçe meal

    Bize Kuteybetü'bnü Saîd, Mâlik b. Enes'den, ona okunanlar meyânında Nâfi'den, o da Abdullah b. Ömer'den naklen rivayette bulundu ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) minber üzerinde sadakayı ve dilenmekten nezîh kalmayı anlatırken: «Yüksek el, alçak elden daha hayırlıdır. Yüksek elden murâd: Veren; alçak'tan murâd da: Dilenen eldir.» buyurmuşlar

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ، فِيمَا قُرِئَ عَلَيْهِ عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ، اللَّهِ بْنِ عُمَرَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ وَهُوَ عَلَى الْمِنْبَرِ وَهُوَ يَذْكُرُ الصَّدَقَةَ وَالتَّعَفُّفَ عَنِ الْمَسْأَلَةِ ‏ "‏ الْيَدُ الْعُلْيَا خَيْرٌ مِنَ الْيَدِ السُّفْلَى وَالْيَدُ الْعُلْيَا الْمُنْفِقَةُ وَالسُّفْلَى السَّائِلَةُ ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 2386

    Sen (sadakaya) nafakasını vermekte olduğun kimselerden başla

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Beşşâr ile Muhammed b. Hatim ve Ahmed b. Abde toptan Yahya El-Kattan dan rivayet ettiler. îbni Beşşâr (Dediki): Bize Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Amr b. Osman rivayet etti (Dediki): Ben, Mûsâ b. Talhâ'yı rivayet ederken dinledim, ona da Hakim b. Hizam rivayet etmiş ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar: Sadakanın efdalı —yahut sadakanın en hayırlısı—, geriye artan maldan verilendir. Yüksek el, alçak elden daha hayırlıdır. Sen (sadakaya) nafakasını vermekte olduğun kimselerden başla.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، وَأَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، جَمِيعًا عَنْ يَحْيَى الْقَطَّانِ، - قَالَ ابْنُ بَشَّارٍ حَدَّثَنَا يَحْيَى، - حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ، قَالَ سَمِعْتُ مُوسَى بْنَ طَلْحَةَ، يُحَدِّثُ أَنَّ حَكِيمَ بْنَ حِزَامٍ، حَدَّثَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أَفْضَلُ الصَّدَقَةِ - أَوْ خَيْرُ الصَّدَقَةِ - عَنْ ظَهْرِ غِنًى وَالْيَدُ الْعُلْيَا خَيْرٌ مِنَ الْيَدِ السُّفْلَى وَابْدَأْ بِمَنْ تَعُولُ ‏"‏‏.‏

  20. Hadis no. 2387

    Hakikaten şu mal yeşil ve tatlıdır. Binâenaleyh onu her kim gönül hoşluğu ile alırsa o malda kendisine…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkîd rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Süfyân, Zührî'den, o da Urvetü'bnü Zübeyr ile Saîd'den, onlar da Hakîm b. Hizâm'dan naklen rivayet etti. Hakim şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den istedim, (istediğimi) verdi. Sonra (tekrar) istedim yine verdi. Sonra (tekrar) istedim yine verdi. Sonra şöyle buyurdu: «Hakikaten şu mal yeşil ve tatlıdır. Binâenaleyh onu her kim gönül hoşluğu ile alırsa o malda kendisine bereket verilir. Her kim de ona göz dikerek alırsa o malda kendisine bereket verilmez ve yiyip de doymayan kimse gibi olur. Yüksek el, alçak elden daha hayırlıdır.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، وَسَعِيدٍ، عَنْ حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ، قَالَ سَأَلْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَأَعْطَانِي ثُمَّ سَأَلْتُهُ فَأَعْطَانِي ثُمَّ سَأَلْتُهُ فَأَعْطَانِي ثُمَّ قَالَ ‏ "‏ إِنَّ هَذَا الْمَالَ خَضِرَةٌ حُلْوَةٌ فَمَنْ أَخَذَهُ بِطِيبِ نَفْسٍ بُورِكَ لَهُ فِيهِ وَمَنْ أَخَذَهُ بِإِشْرَافِ نَفْسٍ لَمْ يُبَارَكْ لَهُ فِيهِ وَكَانَ كَالَّذِي يَأْكُلُ وَلاَ يَشْبَعُ وَالْيَدُ الْعُلْيَا خَيْرٌ مِنَ الْيَدِ السُّفْلَى ‏"‏ ‏.‏