İçeriğe geç

Sahih-i MüslimBölüm 55

Zühd ve Rekâik Kitabı

96 hadis · No. 7417–7522

Sayfa 2 / 5Yazı boyutu
  1. Hadis no. 7437

    — Gerçekten kendimin Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem'le birlikte bulunan yedi kişinin yedincisi…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Kureyb Muhammed b. Alâ' dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Veki', Kurra b. Hâlid'den, o da Humeyd b. Hilâl'den, o da Hâlid b. Umeyr'den naklen rivayet etti. (Demişki): Ben Utbe b. Gazvân’ı şunu söylerken işittim : — Gerçekten kendimin Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem'le birlikte bulunan yedi kişinin yedincisi olduğumu görmüşümdür. Huble yaprağından başka yiyeceğimiz yoktu. Hattâ dudaklarımız yara oldu)

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ قُرَّةَ بْنِ خَالِدٍ، عَنْ حُمَيْدِ، بْنِ هِلاَلٍ عَنْ خَالِدِ بْنِ عُمَيْرٍ، قَالَ سَمِعْتُ عُتْبَةَ بْنَ غَزْوَانَ، يَقُولُ لَقَدْ رَأَيْتُنِي سَابِعَ سَبْعَةٍ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا طَعَامُنَا إِلاَّ وَرَقُ الْحُبْلَةِ حَتَّى قَرِحَتْ أَشْدَاقُنَا ‏.‏

  2. Hadis no. 7438

    Öğle zamanında bulut içinde değilken güneşi görmek husûsunda bir-birinizle itişip kakışıyor musunuz?

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan, Süheyl b. Ebî Sâlih'den, b da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Ashab : — Yâ Resûlallah! Biz kıyamet gününde Rabbimizi görecek miyiz? diye sordular. «Öğle zamanında bulut içinde değilken güneşi görmek husûsunda bir-birinizle itişip kakışıyor musunuz?» dedi. Ashab: — Hayır! cevâbını verdiler. «Yâ Bedir gecesinde bulut içinde olmayan ay'ı görmek hususumda bir-birinizle itişîr misiniz?» dedi. Ashab (yine) : — Hayır! cevâbını verdiler. «O halde nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, siz Rabbinizi görme hususunda ancak bu ayla güneşden birini görmek için itiştiğiniz gibi itişeceksiniz. Teâlâ Hazretleri kulun karşısına çıkarak : — Ey filân, ben sana ikram etmedim mi? Seni reis yapmadım mı? Sana zevce vermedim mi? Sana at ve develeri musahhar kılmadım mı? Reislik yapmana, ganimet malının dörtte birini almana müsaade etmedim mi? diyecek. O da : — Hay hay (ettin) cevâbını verecektir. Teâlâ Hazretleri : — Yâ bana kavuşacağını aklından geçirdin mî? diye soracak. Kul . — Hayır! cevâbını verecektir. Bunun üzerine Teâlâ Hazretleri: İşte ben de senin benî unuttuğun gibi, seni unutuyorum, diyecek. Sonıfa ikinci kulun karşısına çıkarak : — Ey filân! Ben sana ikram etmedim mi? Seni reis yapmadm mı? Sana zevce vermedim mi? Atları ve develeri sana musahhar kılmadım mı? Reislik yapmana ve ganimetin dörtte birini almana müsaade etmedim mi? diye soracak. O da : — Hay hay (ettin) Yarabbi! cevâbını verecek. —' Bana kavuşacağını hiç aklından geçirdin mi? diyecek. Kul : — Hayır! cevâbını verecektir. Bunun üzerine Teâlâ Hazretleri : — işte ben de senin benî unuttuğun gibi, seni unutuyorum, diyecek. Sonra üçüncü kulun karşısına çıkarak, ona da bunun mislini söyleyecek. Fakat o kul : — Yâ Rabbi! Ben Sana, Senin Kitabına ve Nebilerine inandım; namaz kıldım, oruç tuttum, sadaka verdim, diyecek ve olanca gücüyle hayır senasında bulunacak. Teâlâ Hazretleri : — Öyle ise şuraya! buyuracaktır. Sonra kendisine : — Şimdi sana şahidimizi göndereceğiz, denilecektir. Kul kendi kendine Aceb bana şâhîdlik yapacak bu zât kimdir? diye düşünecek, fakat ağzına mühür vurulacak; uyluğuna, etîne ve kemiğine : — Konuş! denilecek. Artık uyluğu, eti ve kemiği onun amelini söyleyecektir. Bu ona kendi nâmına bir özür bırakmamak içindir. işte bu münâfıktır. Allah'ın hışımına uğrayacak olan da budur.» İZAH 2969 DA

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ هَلْ نَرَى رَبَّنَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ قَالَ ‏"‏ هَلْ تُضَارُّونَ فِي رُؤْيَةِ الشَّمْسِ فِي الظَّهِيرَةِ لَيْسَتْ فِي سَحَابَةٍ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَهَلْ تُضَارُّونَ فِي رُؤْيَةِ الْقَمَرِ لَيْلَةَ الْبَدْرِ لَيْسَ فِي سَحَابَةٍ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَوَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لاَ تُضَارُّونَ فِي رُؤْيَةِ رَبِّكُمْ إِلاَّ كَمَا تُضَارُّونَ فِي رُؤْيَةِ أَحَدِهِمَا - قَالَ - فَيَلْقَى الْعَبْدَ فَيَقُولُ أَىْ فُلْ أَلَمْ أُكْرِمْكَ وَأُسَوِّدْكَ وَأُزَوِّجْكَ وَأُسَخِّرْ لَكَ الْخَيْلَ وَالإِبِلَ وَأَذَرْكَ تَرْأَسُ وَتَرْبَعُ فَيَقُولُ بَلَى ‏.‏ قَالَ فَيَقُولُ أَفَظَنَنْتَ أَنَّكَ مُلاَقِيَّ فَيَقُولُ لاَ ‏.‏ فَيَقُولُ فَإِنِّي أَنْسَاكَ كَمَا نَسِيتَنِي ‏.‏ ثُمَّ يَلْقَى الثَّانِيَ فَيَقُولُ أَىْ فُلْ أَلَمْ أُكْرِمْكَ وَأُسَوِّدْكَ وَأُزَوِّجْكَ وَأُسَخِّرْ لَكَ الْخَيْلَ وَالإِبِلَ وَأَذَرْكَ تَرْأَسُ وَتَرْبَعُ فَيَقُولُ بَلَى أَىْ رَبِّ ‏.‏ فَيَقُولُ أَفَظَنَنْتَ أَنَّكَ مُلاَقِيَّ فَيَقُولُ لاَ ‏.‏ فَيَقُولُ فَإِنِّي أَنْسَاكَ كَمَا نَسِيتَنِي ‏.‏ ثُمَّ يَلْقَى الثَّالِثَ فَيَقُولُ لَهُ مِثْلَ ذَلِكَ فَيَقُولُ يَا رَبِّ آمَنْتُ بِكَ وَبِكِتَابِكَ وَبِرُسُلِكَ وَصَلَّيْتُ وَصُمْتُ وَتَصَدَّقْتُ ‏.‏ وَيُثْنِي بِخَيْرٍ مَا اسْتَطَاعَ فَيَقُولُ هَا هُنَا إِذًا - قَالَ - ثُمَّ يُقَالُ لَهُ الآنَ نَبْعَثُ شَاهِدَنَا عَلَيْكَ ‏.‏ وَيَتَفَكَّرُ فِي نَفْسِهِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْهَدُ عَلَىَّ فَيُخْتَمُ عَلَى فِيهِ وَيُقَالُ لِفَخِذِهِ وَلَحْمِهِ وَعِظَامِهِ انْطِقِي فَتَنْطِقُ فَخِذُهُ وَلَحْمُهُ وَعِظَامُهُ بِعَمَلِهِ وَذَلِكَ لِيُعْذِرَ مِنْ نَفْسِهِ ‏.‏ وَذَلِكَ الْمُنَافِقُ وَذَلِكَ الَّذِي يَسْخَطُ اللَّهُ عَلَيْهِ ‏"‏ ‏.‏

  3. Hadis no. 7439

    Kulun Rabbiyle konuşmasına gülüyorum. — Yâ Rabbi! Sen beni zulümden korumadın mı? diyecek. Teâlâ Hazretleri…

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekir b. Nadr b. Ebi'n-Nadr rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu'n-Nadr Hâzim b. Kaâsım rivayet ettî. (Dediki): Bize Ubeydullah El-Eşcaî, Süfyan-i Sevrî'den, o da Ubeydeî-Müktib'den, o da Fudayl'dan, o da Şa'bî'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında idik. Güldü. Ve : «Niye gülüyorum, biliyor musunuz?» dedi. Biz : — Allah ve Resulü bilir, cevâbını verdik. Şöyle buyurdular: «Kulun Rabbiyle konuşmasına gülüyorum. — Yâ Rabbi! Sen beni zulümden korumadın mı? diyecek. Teâlâ Hazretleri : — Evet korudum, buyuracak. Kul : — Ama ben kendime benim tarafımdan bir şâhid getirilmesinden başka bir şeye razı değilim, diyerek. Teâlâ Hazretleri de : — Bugün sana tek şâhid olarak nefs’in, çok şahid olarak da kiram-ı kâtibin (melekler!) kâfidir. Buyuracak ve ağzına mühür vurulacaktır. Müteâkiben uzuvlarına, konuş, denilecek. Onlar da bunun amellerini söyleyecektir. Sonra konuşmak hususunda serbest brakılacak ve : — Sizler uzak olun, ırak olun! Ben ancak sizin için mücâdele ediyordum diyecektir.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ النَّضْرِ بْنِ أَبِي النَّضْرِ، حَدَّثَنِي أَبُو النَّضْرِ، هَاشِمُ بْنُ الْقَاسِمِ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ الأَشْجَعِيُّ، عَنْ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدٍ الْمُكْتِبِ، عَنْ فُضَيْلٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كُنَّا عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَضَحِكَ فَقَالَ ‏"‏ هَلْ تَدْرُونَ مِمَّ أَضْحَكُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قُلْنَا اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ مِنْ مُخَاطَبَةِ الْعَبْدِ رَبَّهُ يَقُولُ يَا رَبِّ أَلَمْ تُجِرْنِي مِنَ الظُّلْمِ قَالَ يَقُولُ بَلَى ‏.‏ قَالَ فَيَقُولُ فَإِنِّي لاَ أُجِيزُ عَلَى نَفْسِي إِلاَّ شَاهِدًا مِنِّي قَالَ فَيَقُولُ كَفَى بِنَفْسِكَ الْيَوْمَ عَلَيْكَ شَهِيدًا وَبِالْكِرَامِ الْكَاتِبِينَ شُهُودًا - قَالَ - فَيُخْتَمُ عَلَى فِيهِ فَيُقَالُ لأَرْكَانِهِ انْطِقِي ‏.‏ قَالَ فَتَنْطِقُ بِأَعْمَالِهِ - قَالَ - ثُمَّ يُخَلَّى بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْكَلاَمِ - قَالَ - فَيَقُولُ بُعْدًا لَكُنَّ وَسُحْقًا ‏.‏ فَعَنْكُنَّ كُنْتُ أُنَاضِلُ ‏"‏ ‏.‏

  4. Hadis no. 7440

    Allahım! Âl'i Muhammed'in rızkını yetecek kadarcık ver!

    Türkçe meal

    Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Fudayl, o da Umara b. Ka'kâ'dan, o da Ebû Zür'a'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Allahım! Âl'i Muhammed'in rızkını yetecek kadarcık ver!» diye duâ ettiler

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ الْقَعْقَاعِ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ اللَّهُمَّ اجْعَلْ رِزْقَ آلِ مُحَمَّدٍ قُوتًا ‏"‏ ‏.‏

  5. Hadis no. 7441

    Allahım! Âli Muhammed'in rızkını yetecek kadar ver!

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkıd, Züheyr b. Harb ve Ebû Kureyb de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Veki' rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, Umara b. Ka'kâ'dan, o da Ebû Zür'a'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Allahım! Âli Muhammed'in rızkını yetecek kadar ver!» diye dua ettiler. Amr'ın rivayetinde : «Allahım! Rızık ver!» denilmiştir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالُوا حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ الْقَعْقَاعِ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ اللَّهُمَّ اجْعَلْ رِزْقَ آلِ مُحَمَّدٍ قُوتًا ‏"‏ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ عَمْرٍو ‏"‏ اللَّهُمَّ ارْزُقْ ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 7442

    Bize Ebû Usâme rivayet etti. (Dediki); Ben A'meş'i, Umara b. Ka'kâ'dan bu isnadla rivayet ederken dinledim. O…

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi Ebû Saîd El-Eşecc de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. (Dediki); Ben A'meş'i, Umara b. Ka'kâ'dan bu isnadla rivayet ederken dinledim. O : «Kût» yerine «kefâf» demiştir. İZAH 2979 DA

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو سَعِيدٍ الأَشَجُّ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، قَالَ سَمِعْتُ الأَعْمَشَ، ذَكَرَ عَنْ عُمَارَةَ، بْنِ الْقَعْقَاعِ بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ ‏ "‏ كَفَافًا ‏"‏ ‏.‏

  7. Hadis no. 7443

    Âli Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisi Medine'ye geleliden vefatına kadar, üç gece arka arkaya…

    Türkçe meal

    Bize Züheyr b. Harb ile ishak h. ibrahim de rivayet ettiler. (ishak: Ahberanâ; Züheyr ise: Haddesenâ tâbirini kullandı, Dediki): Bize Cerir Mansûr'dan, o da ibrahim'den, o da Esved'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : «Âli Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisi Medine'ye geleliden vefatına kadar, üç gece arka arkaya buğday yemeğinden doya doya yememişlerdir.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ، زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ مَا شَبِعَ آلُ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم مُنْذُ قَدِمَ الْمَدِينَةَ مِنْ طَعَامِ بُرٍّ ثَلاَثَ لَيَالٍ تِبَاعًا حَتَّى قُبِضَ ‏.‏

  8. Hadis no. 7445

    Âli Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tâ Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in ruhu…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Müsennâ ile Muhammed b. Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. i(Dediki): Bize Şu'be, Ebû ishak'dan rivayet etti. (Demişki): Ben Abdurrahman b. Yezid'i, Esved'den, o da Âişe'den naklen rivayet ederken dinledim ki, Âişe şöyle demiş : «Âli Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tâ Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in ruhu kabzedilinceye kadar, iki gün arka arkaya arpa ekmeğinden doya doya yememiştir.»

    Arapça metin

    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ يَزِيدَ، يُحَدِّثُ عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا قَالَتْ مَا شَبِعَ آلُ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم مِنْ خُبْزِ شَعِيرٍ يَوْمَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ حَتَّى قُبِضَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

  9. Hadis no. 7448

    Nafakamız ancak kuru hurma ile su idi

    Türkçe meal

    (Bize Amru'n-Nâkid rivâyet etti. ki): Bize Abde Süleyman rivâyet etti. Amr dedi ki: Bize Yahya b. Yeman da Hişam Urve'den, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivâyet etti. (Şöyle iemiş): biz Âli Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) (bazen) bir ay ateş yakmadan dururduk. Nafakamız ancak kuru hurma ile su idi.»

  10. Hadis no. 7449

    Hakîkaten biz Âl-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bazen) bir ay ateş yakmadan dururduk. Nafakamız…

    Türkçe meal

    Bize Amru'n-Nâkid rivayet etti. (Dediki): Bize Abde b. Süleyman rivayet etti. Amr dediki: Bize Yahya b. Yeman da Hişam b. Urve'den, o da babasından, o da Aişe'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : «Hakîkaten biz Âl-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bazen) bir ay ateş yakmadan dururduk. Nafakamız ancak kuru hurma ile su idi.»

  11. Hadis no. 7450

    Meğer ki, bize bir parçacık et gelmiş ola

    Türkçe meal

    Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Usâme ile ibni Numeyr, Hişâm b. Urve'den bu isnadla: «Hakikaten biz dururduk...» diye rivayet ettiler. O Âl-i Muhammedi anmamıştır. Ebû Kureyb ibni Numeyr'den rivayet ettiği hadîsinde: «Meğer ki, bize bir parçacık et gelmiş ola...» cümlesini ziyâde etmiştir. İZAH 2979 DA

  12. Hadis no. 7451

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat etti. Halbuki benim rafımda canlının yiyeceği bir şey yok…

    Türkçe meal

    Bize Ebu Kureyb Muhammed b. Alâ' b. Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme, Hişam'dan, o da babasından, o da Aişe'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat etti. Halbuki benim rafımda canlının yiyeceği bir şey yok. Yalnız bir rafımda bir parçacık arpa vardı. Ondan uzun zaman yedim. Nihayet onu ölçtüm de tükendi.» İZAH 2979 DA

  13. Hadis no. 7452

    Vallahi ey kız kardeşim oğlu! Biz hilâli görüyorduk, sonra (başka) hilâli, sonra (başka) hilâli, iki ayda üç…

    Türkçe meal

    Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l Aziz b. Ebî Hazım babasından, o da Yezid b. Ruman'dan, o da Urve'den, o da Aişe'den naklen rivayet etti ki, şöyle dermiş: «Vallahi ey kız kardeşim oğlu! Biz hilâli görüyorduk, sonra (başka) hilâli, sonra (başka) hilâli, iki ayda üç hilâl görüyorduk da, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in evlerinde ateş yakılmazdı.» Urve demiş ki, ben : — Ey teyze, o halde sizin maişetiniz neydi? diye sordum. «— iki siyah (yâni) kuru hurma ile su! Şu kadar var ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ensardan bir takım komşuları vardı. Onların da sağmalları vardı. Resulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sütlerinden gönderirler; o da bize içirirdi.» dedi. İZAH 2979 DA

  14. Hadis no. 7453

    Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Ebû Sahr, Yezid b. Abdillah b. Kusayt'dan naklen haber…

    Türkçe meal

    Bana Ebû't-Tâhir Ahmed rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Ebû Sahr, Yezid b. Abdillah b. Kusayt'dan naklen haber verdi. H. Bana Harun b. Saîd de rivayet etti, (Dediki): Bize ibni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Sahr, ibni Kusayt'dan, o da Urve b. Zübeyr'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Aişe'den, naklen haber verdi. (Şöyle demiş) : Gerçekten Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir günde ikî defâ doya doya ekmek ve zeytinyağı yemeden vefat etti. İZAH 2979 DA

  15. Hadis no. 7454

    Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) insanlar iki siyaha (yâni) kuru hurma ile suya doydukları vakit…

    Türkçe meal

    Bize Yalıya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Dâvud b. Abdirrahman El-Mekkî El-Attâr, Mansûr'dan, o da annesinden, o da Âişe'den naklen haber verdi. H. Bize Saîd b. Mansûr da rivayet etti. (Dediki): Bize Davud b, Abdirrahman El-Attâr rivayet etti. (Dediki): Bana Mansûr b. Abdirrahman El-Harebî, annesi Safiyye'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) insanlar iki siyaha (yâni) kuru hurma ile suya doydukları vakit vefat etti.»

  16. Hadis no. 7456

    Biz, iki siyah'dan doya doya yememiştik

    Türkçe meal

    Bize bu hadîsi Ebû Kureyb de rivayet etti, (Dediki): Bize Eşcaî rivayet etti. H. Bize Nasr b. Alî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Ahmed rivayet etti. Her iki râvi Süfyan'dan bu isnadla rivayet etmişlerdir. Şu kadar var ki, bunların Süfyan'dan rivayet ettikleri hadîsinde : «Biz, iki siyah'dan doya doya yememiştik.» cümlesi vardır. İZAH 2979 DA

  17. Hadis no. 7457

    Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, (ibni Abbâd Ebû Hureyre'nin nefsi yed-i kudretinde olan…

    Türkçe meal

    Bize Muhammed b. Abbâd ile ibni Ebî Ömer rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Mervan (yâni; El-Fezârî) Yezid'dcn (bu zât ibni Keysan'dır), o da Ebû Hâzim'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : «Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, (ibni Abbâd Ebû Hureyre'nin nefsi yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, demiştir.) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dünyadan ayrılıncaya kadar ailesini üç gün arka arkaya buğday ekmeğiyle doyurmamıştır.»

  18. Hadis no. 7458

    Ebû Hureyre'nin nefsi yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim kî, Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve…

    Türkçe meal

    Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, Yezid b. Keysan'dan rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Hâzim rivayet etti. (Dediki): Ben Ebû Hureyre'yi parmağıyla tekrar tekrar işaret ederek: «Ebû Hureyre'nin nefsi yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim kî, Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dünyadan ayrılıncaya kadar kendisi ve ailesi bir bir arkasına üç gün buğday ekmeği yememişlerdir.» İZAH 2979 DA

  19. Hadis no. 7459

    Siz dilediğiniz müddetçe yiyecek ve içecek içinde değil misiniz? Gerçekten ben Nebiimiz (Sallallahu Aleyhi ve…

    Türkçe meal

    Bize Kuteybe b. Saîd ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet ettiler. (Dedilerki); Bize Ebû'I-Ahvas, Simâk'den rivayet etti. (Demişki): Ben Nu'man b. Beşîr'i şunu söylerken işittim: «Siz dilediğiniz müddetçe yiyecek ve içecek içinde değil misiniz? Gerçekten ben Nebiimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i karnını doyuracak kadar kötü hurma bulamadığını gördüm.» derken işittim. Kuteybe «bihi» kelimesini anmamıştır