İçeriğe geç

Muvatta İmam MalikBölüm 54

Genel Konular

45 hadis · No. 1763–1807

Sayfa 2 / 3Yazı boyutu
  1. Hadis no. 1783

    Uğursuzluk varsa atta, kadında ve evde olabilir

    Türkçe meal

    Sehl b. Sa'd es-Saidi (r.a)'den rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Uğursuzluk varsa atta, kadında ve evde olabilir."

    Diğer tahric: Buhari, Cihad ve Siyer; Müslim, Selam

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ أَبِي حَازِمِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِنْ كَانَ فَفِي الْفَرَسِ وَالْمَرْأَةِ وَالْمَسْكَنِ ‏"‏ ‏.‏ يَعْنِي الشُّؤْمَ ‏.‏

  2. Hadis no. 1784

    Uğursuzluk varsa atta, kadında ve evde olur

    Türkçe meal

    Abdullah b. Ömer (r.a.)'den rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Uğursuzluk varsa atta, kadında ve evde olur."

    Diğer tahric: Buhari, Nikah; Müslim, Selam

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ حَمْزَةَ، وَسَالِمٍ، ابْنَىْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الشُّؤْمُ فِي الدَّارِ وَالْمَرْأَةِ وَالْفَرَسِ ‏"‏ ‏.‏

  3. Hadis no. 1785

    Bir kadın Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek

    Türkçe meal

    Yahya b. Said (r.a)'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Bir kadın Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek: "Ey Allah'ın Raslilü! Oturduğumuz bir ev var. Nüfusumuz kalabalık malımızda çoktu. Şimdi nüfusumuz azaldı. Malımız da yok oldu" deyince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "O kötü evi terk ediniz" buyurdu.

    Diğer tahric: Ebu Davud, Tıb

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّهُ قَالَ جَاءَتِ امْرَأَةٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ دَارٌ سَكَنَّاهَا وَالْعَدَدُ كَثِيرٌ وَالْمَالُ وَافِرٌ فَقَلَّ الْعَدَدُ وَذَهَبَ الْمَالُ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ دَعُوهَا ذَمِيمَةً ‏"‏ ‏.‏

  4. Hadis no. 1786

    Bunu kim sağacak?" diye sorması üzerine bir kimse kalktı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de ona…

    Türkçe meal

    Yahya b. Said (r.a)'den rivayete göre, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem sağılır bir deve hakkında: "Bunu kim sağacak?" diye sorması üzerine bir kimse kalktı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de ona: "ismin nedir?" diye sordu. Adam: "Murre" deyince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Otur" dedi. Sonra: "Bunu kim sağacak?" diye sordu. Başka biri kalktı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona da: "ismin ne?" dedi. O da: "Harb" diye cevap verdi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: "Otur" dedi. Sonra yine: "Bunu kim sağacak?" diye sordu. Başka biri kalktı: "Adın ne?" diye sordu. Adam da: "Yeiş" diye cevap verdi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem da ona: "Sen sağ" buyurdu. (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ قَالَ لِلَقْحَةٍ تُحْلَبُ ‏"‏ مَنْ يَحْلُبُ هَذِهِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَامَ رَجُلٌ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَا اسْمُكَ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ لَهُ الرَّجُلُ مُرَّةُ ‏.‏ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ اجْلِسْ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ مَنْ يَحْلُبُ هَذِهِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَامَ رَجُلٌ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَا اسْمُكَ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ حَرْبٌ ‏.‏ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ اجْلِسْ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ مَنْ يَحْلُبُ هَذِهِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَامَ رَجُلٌ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَا اسْمُكَ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ يَعِيشُ ‏.‏ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ احْلُبْ ‏"‏ ‏.‏

  5. Hadis no. 1787

    Ömer b. Hattab'ın dediği gibi oldu

    Türkçe meal

    Yahya b. Said (r.a)'den rivayete göre, Ömer b. Hattab bir kimseye: "Adın ne?" diye sordu. O da: "Cemre" diye cevap verdi. Ömer: "Kimin oğlusun?" diye sordu. "Şihab'ın oğluyum" dedi. "Kimlerdensin?" diye sordu. "Hurakadanım diye" cevap verdi. "Evin nerededir?" diye sorunca "Harratünnar'da" diye cevap verdi. Ömer: "Hangisi?" diye sorunca adam: "Alevlisi" diye cevap verdi. Ömer öyleyse ailene yetiş yandılar" dedi. Adam: "Ömer b. Hattab'ın dediği gibi oldu" dedi. (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، قَالَ لِرَجُلٍ مَا اسْمُكَ فَقَالَ جَمْرَةُ ‏.‏ فَقَالَ ابْنُ مَنْ فَقَالَ ابْنُ شِهَابٍ ‏.‏ قَالَ مِمَّنْ قَالَ مِنَ الْحُرَقَةِ ‏.‏ قَالَ أَيْنَ مَسْكَنُكَ قَالَ بِحَرَّةِ النَّارِ ‏.‏ قَالَ بِأَيِّهَا قَالَ بِذَاتِ لَظًى ‏.‏ قَالَ عُمَرُ أَدْرِكْ أَهْلَكَ فَقَدِ احْتَرَقُوا ‏.‏ قَالَ فَكَانَ كَمَا قَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ رضى الله عنه ‏.‏

  6. Hadis no. 1788

    Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kan aldırdı, kanını Ebu Taybe isimli birisi aldı. Rasulullah…

    Türkçe meal

    Enes b. Malik r.a.'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kan aldırdı, kanını Ebu Taybe isimli birisi aldı. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona ücret olarak bir ölçek hurma verilmesini emretti. Memurlarına da onun vergisini hafifletmelerini söyledi."

    Diğer tahric: Buhar, Buyu

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ حُمَيْدٍ الطَّوِيلِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّهُ قَالَ احْتَجَمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَجَمَهُ أَبُو طَيْبَةَ فَأَمَرَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِصَاعٍ مِنْ تَمْرٍ وَأَمَرَ أَهْلَهُ أَنْ يُخَفِّفُوا عَنْهُ مِنْ خَرَاجِهِ ‏.‏

  7. Hadis no. 1789

    İlaç nasıl hastalığı tedavi ederse; kan vermekte öylece tedavi eder

    Türkçe meal

    Malik (r.a)'e ulaşan bilgilere göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "İlaç nasıl hastalığı tedavi ederse; kan vermekte öylece tedavi eder." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِنْ كَانَ دَوَاءٌ يَبْلُغُ الدَّاءَ فَإِنَّ الْحِجَامَةَ تَبْلُغُهُ ‏"‏ ‏.‏

  8. Hadis no. 1790

    O ücreti kölelerine yedir

    Türkçe meal

    Harise oğullarından biri olan ensardan İbn-i Muhayyise kan alan bir kişiyi ücretle çalıştırmak konusunda Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'dan izin istedi. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'de bundan yasakladı. O kimse Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: "O ücreti kölelerine yedir" deyinceye kadar izin istemeye devam etti.

    Diğer tahric: Tirmizı, Buyu'; İbn-i Mace, Ticarat

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ ابْنِ مُحَيِّصَةَ الأَنْصَارِيِّ، أَحَدِ بَنِي حَارِثَةَ أَنَّهُ اسْتَأْذَنَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي إِجَارَةِ الْحَجَّامِ فَنَهَاهُ عَنْهَا فَلَمْ يَزَلْ يَسْأَلُهُ وَيَسْتَأْذِنُهُ حَتَّى قَالَ ‏ "‏ اعْلِفْهُ نُضَّاحَكَ ‏"‏ ‏.‏ يَعْنِي رَقِيقَكَ ‏.‏

  9. Hadis no. 1791

    İşte fitne buradadır. Şeytan'ın boynuzunun çıktığı yerde

    Türkçe meal

    Abdullah b. Ömer r.a.'den rivayete göre, şöyle demiştir: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'ı doğuya işaret ederek şöyle dediğini gördüm: "İşte fitne buradadır. Şeytan'ın boynuzunun çıktığı yerde" buyurdu.

    Diğer tahric: Buhari, Bed-il Halk; Müslim, Fiten

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُشِيرُ إِلَى الْمَشْرِقِ وَيَقُولُ ‏ "‏ هَا إِنَّ الْفِتْنَةَ هَا هُنَا إِنَّ الْفِتْنَةَ هَا هُنَا مِنْ حَيْثُ يَطْلُعُ قَرْنُ الشَّيْطَانِ ‏"‏ ‏.‏

  10. Hadis no. 1792

    Ey Mu'minlerin emiri! Irak'a gitme; zira sihrin onda dokuzu orada; cinlerin fasıkları orada ve devasız…

    Türkçe meal

    Malik r.a.'e ulaşan bilgilere göre, Ömer b. Hattab Irak'a gitmek isteyince Kab'ul Ahbar ona: "Ey Mu'minlerin emiri! Irak'a gitme; zira sihrin onda dokuzu orada; cinlerin fasıkları orada ve devasız dertlerde oradadır" dedi. (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، أَرَادَ الْخُرُوجَ إِلَى الْعِرَاقِ فَقَالَ لَهُ كَعْبُ الأَحْبَارِ لاَ تَخْرُجْ إِلَيْهَا يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ فَإِنَّ بِهَا تِسْعَةَ أَعْشَارِ السِّحْرِ وَبِهَا فَسَقَةُ الْجِنِّ وَبِهَا الدَّاءُ الْعُضَالُ ‏.‏

  11. Hadis no. 1793

    Ebu Lübabe (r.a)'den rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem evlerdeki yılanları öldürmeyi…

    Türkçe meal

    Ebu Lübabe (r.a)'den rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem evlerdeki yılanları öldürmeyi yasakladı. (Sadece İmam-! Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ أَبِي لُبَابَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ قَتْلِ الْحَيَّاتِ الَّتِي فِي الْبُيُوتِ ‏.‏

  12. Hadis no. 1794

    Aişe (r.anha)'nın azadlı cariyesi Saibe (r.anha)'den rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem…

    Türkçe meal

    Aişe (r.anha)'nın azadlı cariyesi Saibe (r.anha)'den rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem evlerdeki küçük yılanları öldürmeyi yasakladı. Ancak kuyruğu kısa ve sırtında iki beyaz çizgisi olanlar hariç çünkü bu iki çeşit yılan gözün nurunu giderir ve kadınların çocuk düşürmesine sebep olur."

    Diğer tahric: Buhari, Bed-il Halk; Müslim, Selam

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ سَائِبَةَ، مَوْلاَةٍ لِعَائِشَةَ ‏.‏ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ قَتْلِ الْجِنَّانِ الَّتِي فِي الْبُيُوتِ إِلاَّ ذَا الطُّفْيَتَيْنِ وَالأَبْتَرَ فَإِنَّهُمَا يَخْطِفَانِ الْبَصَرَ وَيَطْرَحَانِ مَا فِي بُطُونِ النِّسَاءِ ‏.‏

  13. Hadis no. 1795

    Ebu Said el Hudrl'nin yanına girdim. Onu namaz kılarken buldum. Namazını bitirinceye kadar onu bekledim. Onun…

    Türkçe meal

    Hişam b. Zühre r.a.'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Ebu Said el Hudrl'nin yanına girdim. Onu namaz kılarken buldum. Namazını bitirinceye kadar onu bekledim. Onun evinde divanın altında bir hareket hissettim. Birde baktım ki bir yılan; onu öldürmek için ayağa kalktım. Ebu Said "otur" diye işaret etti. Namazı bitirince evdeki bir adayı göstererek dedi ki: "Şu odayı görüyor musun?" Ben de: "Evet" dedim. O da şöyle söyledi: "Orada yeni gerdeğe girmiş bir genç vardı. Bu genç Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Hendek savaşına katıldı. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hendekte iken bu genç gelerek izin istedi ve şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü, ben yeni evliyim bana izin ver" Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona izin verdi ve şöyle emretti: "Silahını yanına al, zira Beni Kureyza'nın sana bir şey yapmalarından korkuyorum." Genç evine gittiğinde hanımını iki kapı arasında ayakta dururken gördü. Ona vurmak için mızrağa elini uzattı ve kıskançlığı galip geldi. Bunun üzerine hanım: "Evine girip içerdekini görmeden acele etme" dedi. Genç te eve girdi. Yatağının üzerine kıvrılmış bir yılan gördü ve mızrağını ona sapladı. Sonra onu dışarıya çıkarıp mızrağını eve dikti. Mızrağın ucunda yılan titredi ve gençte yere yıkıldı. Genç mi yılan mı önce öldü bilinmiyar. Bu durum Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlatılınca şöyle buyurdu: "Medine'de Müslüman olmuş cinler vardır. Onlardan birini görürseniz onlara üç gün süre verin eğer yine orada dururlarsa o zaman onu öldürün, çünkü o şeytandır."

    Diğer tahric: Müslim, Selam

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ صَيْفِيٍّ، مَوْلَى ابْنِ أَفْلَحَ عَنْ أَبِي السَّائِبِ، مَوْلَى هِشَامِ بْنِ زُهْرَةَ أَنَّهُ قَالَ دَخَلْتُ عَلَى أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ فَوَجَدْتُهُ يُصَلِّي فَجَلَسْتُ أَنْتَظِرُهُ حَتَّى قَضَى صَلاَتَهُ فَسَمِعْتُ تَحْرِيكًا تَحْتَ سَرِيرٍ فِي بَيْتِهِ فَإِذَا حَيَّةٌ فَقُمْتُ لأَقْتُلَهَا فَأَشَارَ أَبُو سَعِيدٍ أَنِ اجْلِسْ فَلَمَّا انْصَرَفَ أَشَارَ إِلَى بَيْتٍ فِي الدَّارِ فَقَالَ أَتَرَى هَذَا الْبَيْتَ فَقُلْتُ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ إِنَّهُ قَدْ كَانَ فِيهِ فَتًى حَدِيثُ عَهْدٍ بِعُرْسٍ فَخَرَجَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى الْخَنْدَقِ فَبَيْنَا هُوَ بِهِ إِذْ أَتَاهُ الْفَتَى يَسْتَأْذِنُهُ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ ائْذَنْ لِي أُحْدِثُ بِأَهْلِي عَهْدًا فَأَذِنَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ ‏"‏ خُذْ عَلَيْكَ سِلاَحَكَ فَإِنِّي أَخْشَى عَلَيْكَ بَنِي قُرَيْظَةَ ‏"‏ فَانْطَلَقَ الْفَتَى إِلَى أَهْلِهِ فَوَجَدَ امْرَأَتَهُ قَائِمَةً بَيْنَ الْبَابَيْنِ فَأَهْوَى إِلَيْهَا بِالرُّمْحِ لِيَطْعُنَهَا وَأَدْرَكَتْهُ غَيْرَةٌ فَقَالَتْ لاَ تَعْجَلْ حَتَّى تَدْخُلَ وَتَنْظُرَ مَا فِي بَيْتِكَ ‏.‏ فَدَخَلَ فَإِذَا هُوَ بِحَيَّةٍ مُنْطَوِيَةٍ عَلَى فِرَاشِهِ فَرَكَزَ فِيهَا رُمْحَهُ ثُمَّ خَرَجَ بِهَا فَنَصَبَهُ فِي الدَّارِ فَاضْطَرَبَتِ الْحَيَّةُ فِي رَأْسِ الرُّمْحِ وَخَرَّ الْفَتَى مَيِّتًا فَمَا يُدْرَى أَيُّهُمَا كَانَ أَسْرَعَ مَوْتًا الْفَتَى أَمِ الْحَيَّةُ فَذُكِرَ ذَلِكَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ إِنَّ بِالْمَدِينَةِ جِنًّا قَدْ أَسْلَمُوا فَإِذَا رَأَيْتُمْ مِنْهُمْ شَيْئًا فَآذِنُوهُ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ فَإِنْ بَدَا لَكُمْ بَعْدَ ذَلِكَ فَاقْتُلُوهُ فَإِنَّمَا هُوَ شَيْطَانٌ ‏"‏ ‏.‏

  14. Hadis no. 1796

    Allah'ın adıyla bu yolculuğa başlıyorum. Allah'ım yolculukta da sahip olan Sensin. Ailem hakkında vekil olan…

    Türkçe meal

    Malik (r.a)'e ulaşan bilgilere göre, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yolculuğa çıkmak istediğinde ayağını bineğinin üzengisine koyunca şöyle derdi: "Allah'ın adıyla bu yolculuğa başlıyorum. Allah'ım yolculukta da sahip olan Sensin. Ailem hakkında vekil olan Sensin. Allah'ım, yeryüzünü bizim için dür ve yolculuğu bize kolaylaştır. Allah'ım yolculuğun şiddet ve eziyetlerinden; yolculukta üzüntü verici bir şeye uğramaktan, mal ve çoluk çocuk bakımından kötü bir manzara ile karşılaşmaktan Sana sığınırım."

    Diğer tahric: Müslim, Hac

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مَالِكٌ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا وَضَعَ رِجْلَهُ فِي الْغَرْزِ وَهُوَ يُرِيدُ السَّفَرَ يَقُولُ ‏ "‏ بِاسْمِ اللَّهِ ‏.‏ اللَّهُمَّ أَنْتَ الصَّاحِبُ فِي السَّفَرِ وَالْخَلِيفَةُ فِي الأَهْلِ اللَّهُمَّ ازْوِ لَنَا الأَرْضَ وَهَوِّنْ عَلَيْنَا السَّفَرَ اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ وَعْثَاءِ السَّفَرِ وَمِنْ كَآبَةِ الْمُنْقَلَبِ وَمِنْ سُوءِ الْمَنْظَرِ فِي الْمَالِ وَالأَهْلِ ‏"‏ ‏.‏

  15. Hadis no. 1797

    Bir yerde konaklayan kimse şöyle desin

    Türkçe meal

    Havle binti Hakim (r.a)'den rivayete göre, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Bir yerde konaklayan kimse şöyle desin: "Yarattığı şeylerin şerrinden Allah'ın tam ve noksansız kelimelerine sığınırım" kişi böyle derse ona hiçbir şey zarar vermez."

    Diğer tahric: Müslim, Zikir ve Dua

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنِ الثِّقَةِ، عِنْدَهُ عَنْ يَعْقُوبَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ بُسْرِ بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، عَنْ خَوْلَةَ بِنْتِ حَكِيمٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ نَزَلَ مَنْزِلاً فَلْيَقُلْ أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ ‏.‏ فَإِنَّهُ لَنْ يَضُرَّهُ شَىْءٌ حَتَّى يَرْتَحِلَ ‏"‏ ‏.‏

  16. Hadis no. 1798

    Tek başına yolculuk yapana şeytan musallat olur. Çift kişi olarak yolculuk yapan kimseye yine şeytan musallat…

    Türkçe meal

    Amr b. Şuayb r.a. babasından ve dedesinden rivayetle Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'ın şöyle dediğini aktarmıştır: "Tek başına yolculuk yapana şeytan musallat olur. Çift kişi olarak yolculuk yapan kimseye yine şeytan musallat olur. Üç kişi yolculuk yaparsa bu bir cemaattir."

    Diğer tahric: Ebu Davud, Cihad; Tirmizı, Cihad

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ حَرْمَلَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الرَّاكِبُ شَيْطَانٌ وَالرَّاكِبَانِ شَيْطَانَانِ وَالثَّلاَثَةُ رَكْبٌ ‏"‏ ‏.‏

  17. Hadis no. 1799

    Şeytan bir ve iki yolcuya musallat olur; yolcu sayısı üç olunca onlar şeytana galip gelirler

    Türkçe meal

    Said b. Müseyyeb r.a.'den rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Şeytan bir ve iki yolcuya musallat olur; yolcu sayısı üç olunca onlar şeytana galip gelirler." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ حَرْمَلَةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ الشَّيْطَانُ يَهُمُّ بِالْوَاحِدِ وَالاِثْنَيْنِ فَإِذَا كَانُوا ثَلاَثَةً لَمْ يَهُمَّ بِهِمْ ‏"‏ ‏.‏

  18. Hadis no. 1800

    Allah'a ve ahiret gününe inanan bir kadın için yanında mahremi olmadan bir gün ve bir gecelik mesafeye…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre r.a.'den rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Allah'a ve ahiret gününe inanan bir kadın için yanında mahremi olmadan bir gün ve bir gecelik mesafeye yolculuk yapması caiz olmaz."

    Diğer tahric: Buhari, Taksirus-Salat; Müslim, Hac

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَحِلُّ لاِمْرَأَةٍ تُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخَرِ تُسَافِرُ مَسِيرَةَ يَوْمٍ وَلَيْلَةٍ إِلاَّ مَعَ ذِي مَحْرَمٍ مِنْهَا ‏"‏ ‏.‏

  19. Hadis no. 1801

    Allah her işi kolay eder, kolaylığı sever. Ondan hoşlanır, şiddet ve meşakkate karşı yardım göstermez. Siz…

    Türkçe meal

    Halid b. Ma'dan r.a. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den merfu olarak şöyle rivayet etmiştir: "Allah her işi kolay eder, kolaylığı sever. Ondan hoşlanır, şiddet ve meşakkate karşı yardım göstermez. Siz dilsiz hayvanlara bindiğinizde onları konak yerlerinde dinlendiriniz. Eğer geçtiğiniz yer kurak ise oradan süratlice geçiniz. Gece yolculuğunu tercih ediniz. Çünkü geceleyin yol dürütür. Gündüz alınamayan yol gece alınır. Yollar üzerine konaklarnaktan sakınınız. Çünkü yollar hayvanların gelip geçeceği yerler ve yılanların sığınacağı yerlerdir."

    Diğer tahric: Müslim, Imara

    Arapça metin

    حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ أَبِي عُبَيْدٍ، مَوْلَى سُلَيْمَانَ بْنِ عَبْدِ الْمَلِكِ عَنْ خَالِدِ بْنِ مَعْدَانَ، يَرْفَعُهُ ‏ "‏ إِنَّ اللَّهَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى رَفِيقٌ يُحِبُّ الرِّفْقَ وَيَرْضَى بِهِ وَيُعِينُ عَلَيْهِ مَا لاَ يُعِينُ عَلَى الْعُنْفِ فَإِذَا رَكِبْتُمْ هَذِهِ الدَّوَابَّ الْعُجْمَ فَأَنْزِلُوهَا مَنَازِلَهَا فَإِنْ كَانَتِ الأَرْضُ جَدْبَةً فَانْجُوا عَلَيْهَا بِنِقْيِهَا وَعَلَيْكُمْ بِسَيْرِ اللَّيْلِ فَإِنَّ الأَرْضَ تُطْوَى بِاللَّيْلِ مَا لاَ تُطْوَى بِالنَّهَارِ وَإِيَّاكُمْ وَالتَّعْرِيسَ عَلَى الطَّرِيقِ فَإِنَّهَا طُرُقُ الدَّوَابِّ وَمَأْوَى الْحَيَّاتِ ‏"‏ ‏.‏

  20. Hadis no. 1802

    Yolculuk azabtan bir parçad!f. Birinizin uyumasına yeme ve içmesine engel olur. Herhang!biriniz yolculukta…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a)'den rivayete göre, Raslilullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Yolculuk azabtan bir parçad!f. Birinizin uyumasına yeme ve içmesine engel olur. Herhang!biriniz yolculukta işini bitirince hemen ailesinin yanına dönsün." (Buharl, Umre; Müslim, Imara)

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ سُمَىٍّ، مَوْلَى أَبِي بَكْرٍ عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ السَّفَرُ قِطْعَةٌ مِنَ الْعَذَابِ يَمْنَعُ أَحَدَكُمْ نَوْمَهُ وَطَعَامَهُ وَشَرَابَهُ فَإِذَا قَضَى أَحَدُكُمْ نَهْمَتَهُ مِنْ وَجْهِهِ فَلْيُعَجِّلْ إِلَى أَهْلِهِ ‏"‏ ‏.‏