İçeriğe geç

Muvatta İmam MalikBölüm 49

Peygamber'in (s.a.v.) Vasfı

38 hadis · No. 1671–1710

Sayfa 2 / 2Yazı boyutu
  1. Hadis no. 1692

    Allah'a ve ahiret gününe iman eden kişi ya hayır konuşsun veya sussun. Kim Allah'a ve ahiret gününe inanmış…

    Türkçe meal

    Ebu Şureyh el-Ka'bi (r.a)'den rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Allah'a ve ahiret gününe iman eden kişi ya hayır konuşsun veya sussun. Kim Allah'a ve ahiret gününe inanmış ise komşusuna iyi davransın, yine kim Aııah'a ve ahiret gününe inanmış ise misafirine ikram etsin. Misafire ikramın gereği bir gün ve bir gecedir. Üç gece ise normal yediğinden yedirir. Üç günden sonra yedirdiği şeyler sadaka sayılır. Misafirin ev sahibini sıkıntıya düşürecek kadar uzun süreli kalması hel al olmaz."

    Diğer tahric: Buharl, Edeb; Müslim, Lukata

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِي شُرَيْحٍ الْكَعْبِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أَوْ لِيَصْمُتْ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيُكْرِمْ جَارَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيُكْرِمْ ضَيْفَهُ جَائِزَتُهُ يَوْمٌ وَلَيْلَةٌ وَضِيَافَتُهُ ثَلاَثَةُ أَيَّامٍ فَمَا كَانَ بَعْدَ ذَلِكَ فَهُوَ صَدَقَةٌ وَلاَ يَحِلُّ لَهُ أَنْ يَثْوِيَ عِنْدَهُ حَتَّى يُحْرِجَهُ ‏"‏ ‏.‏

  2. Hadis no. 1693

    Bir zamanlar bir adam yolda yürürken çok susadı ve bir kuyu buldu. Kuyuya indi ve su içti, çıktı. Çıkar…

    Türkçe meal

    Ebu Hureyre (r.a)'den rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Bir zamanlar bir adam yolda yürürken çok susadı ve bir kuyu buldu. Kuyuya indi ve su içti, çıktı. Çıkar çıkmaz dilini hararetten çıkarmış şiddetli nefes alan ve susuzluktan nemli toprağı yalayan bir köpekle karşılaştı ve kendi kendine benim başıma gelen susuzluk bu köpeğin başına da gelmiş diyerek kuyuya indi. Ayakkabısının birini çıkarıp su doldurdu. Sonra ayakkabısını ağzı ile tutarak kuyudan dışarı çıktı ve köpeği suladı. Bundan dolayı Aııah bu adamın amelini kabul etti ve günahlarını bağışladı." Bunun üzerine ashab: "Ey Allah'ın Rasulü! hayvanlara yapılan iyiliklerde de bizim için sevap var mı?" deyince Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Her canlı varlık için yapılan iyilikte sevap vardır" buyurdu.

    Diğer tahric: Buharl, Müsakat; Müslim, Selam

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ سُمَىٍّ، مَوْلَى أَبِي بَكْرٍ عَنْ أَبِي صَالِحٍ السَّمَّانِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ بَيْنَمَا رَجُلٌ يَمْشِي بِطَرِيقٍ إِذِ اشْتَدَّ عَلَيْهِ الْعَطَشُ فَوَجَدَ بِئْرًا فَنَزَلَ فِيهَا فَشَرِبَ وَخَرَجَ فَإِذَا كَلْبٌ يَلْهَثُ يَأْكُلُ الثَّرَى مِنَ الْعَطَشِ فَقَالَ الرَّجُلُ لَقَدْ بَلَغَ هَذَا الْكَلْبَ مِنَ الْعَطَشِ مِثْلُ الَّذِي بَلَغَ مِنِّي فَنَزَلَ الْبِئْرَ فَمَلأَ خُفَّهُ ثُمَّ أَمْسَكَهُ بِفِيهِ حَتَّى رَقِيَ فَسَقَى الْكَلْبَ فَشَكَرَ اللَّهُ لَهُ فَغَفَرَ لَهُ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ وَإِنَّ لَنَا فِي الْبَهَائِمِ لأَجْرًا فَقَالَ ‏"‏ فِي كُلِّ ذَاتِ كَبِدٍ رَطْبَةٍ أَجْرٌ ‏"‏ ‏.‏

  3. Hadis no. 1694

    Rasuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem deniz kenarına bir müfreze gönderdi. Ebu Ubeyde b. Cerrah'ı da onlara…

    Türkçe meal

    Cabir b. Abdullah (r.a)'dan rivayete göre, şöyle demiştir: "Rasuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem deniz kenarına bir müfreze gönderdi. Ebu Ubeyde b. Cerrah'ı da onlara komutan tayin etti. Ordu üç yüz kişi idi. Cabir der ki: "Bende içlerinde bulunuyordum. Yola çıktık yolun bir kısmını yürümüştük ki yiyeceğimiz tükenmeye yüz tuttu. Bunun üzerine Ebu Ubeyde tüm azıkların toplanmasını emretti ve hepsi toplandı. Tamamı iki azık torbası kadar hurma idi. Ebu Ubeyde bize onu her gün azar azar yediriyordu. Bitinceye kadar böylece devam ettik. Her birimize birer hurma düşüyordu. Ravi dedi ki:" Cabir'e bir hurma neye yarar ki demem üzerine Cabir: "Tükenince onun da yokluğunu yaşadık" dedi. Sonra deniz sahiline ulaştık. Orada küçük bir dağ gibi bir balıkla karşılaştık. Bu müfreze bu balıktan on sekiz gün yedi. Ebu Ubeyde balığın iki kaburga kemiğinin dikilmesini emretti. Kemikler köprü şeklinde çatılınca bir deve oradan geçirildi. Deve kaburga kemiğine değmeden altından geçti."

    Diğer tahric: Buhar!, Şirket; Müslim, Sayd ve Zebaih *Malik der ki: "Hadiste geçen zarp kelimesi küçük dağ demektir

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ وَهْبِ بْنِ كَيْسَانَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّهُ قَالَ بَعَثَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعْثًا قِبَلَ السَّاحِلِ فَأَمَّرَ عَلَيْهِمْ أَبَا عُبَيْدَةَ بْنَ الْجَرَّاحِ وَهُمْ ثَلاَثُمِائَةٍ ‏.‏ قَالَ وَأَنَا فِيهِمْ - قَالَ - فَخَرَجْنَا حَتَّى إِذَا كُنَّا بِبَعْضِ الطَّرِيقِ فَنِيَ الزَّادُ فَأَمَرَ أَبُو عُبَيْدَةَ بِأَزْوَادِ ذَلِكَ الْجَيْشِ فَجُمِعَ ذَلِكَ كُلُّهُ فَكَانَ مِزْوَدَىْ تَمْرٍ - قَالَ - فَكَانَ يُقَوِّتُنَاهُ كُلَّ يَوْمٍ قَلِيلاً قَلِيلاً حَتَّى فَنِيَ وَلَمْ تُصِبْنَا إِلاَّ تَمْرَةٌ تَمْرَةٌ فَقُلْتُ وَمَا تُغْنِي تَمْرَةٌ فَقَالَ لَقَدْ وَجَدْنَا فَقْدَهَا حِينَ فَنِيَتْ - قَالَ - ثُمَّ انْتَهَيْنَا إِلَى الْبَحْرِ فَإِذَا حُوتٌ مِثْلُ الظَّرِبِ فَأَكَلَ مِنْهُ ذَلِكَ الْجَيْشُ ثَمَانِيَ عَشْرَةَ لَيْلَةً ثُمَّ أَمَرَ أَبُو عُبَيْدَةَ بِضِلَعَيْنِ مِنْ أَضْلاَعِهِ فَنُصِبَا ثُمَّ أَمَرَ بِرَاحِلَةٍ فَرُحِلَتْ ثُمَّ مَرَّتْ تَحْتَهُمَا وَلَمْ تُصِبْهُمَا

  4. Hadis no. 1695

    Ey mu'min hanımlar biriniz kendisine verilmiş yanık bir koyun paçası dahi olsa komşusunun verdiği hediyeyi…

    Türkçe meal

    Amr b. Sa'd b. Muaz (r.a)'ın dedesinden rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ey mu'min hanımlar biriniz kendisine verilmiş yanık bir koyun paçası dahi olsa komşusunun verdiği hediyeyi küçümsemesin."

    Diğer tahric: Buhar!, Hibe; Müslim, Zekat

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ، عَنْ جَدَّتِهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ يَا نِسَاءَ الْمُؤْمِنَاتِ لاَ تَحْقِرَنَّ إِحْدَاكُنَّ لِجَارَتِهَا وَلَوْ كُرَاعَ شَاةٍ مُحْرَقًا ‏"‏ ‏.‏

  5. Hadis no. 1696

    Rasuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu

    Türkçe meal

    Abdullah b. ebi Bekir (r.a)'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Rasuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Allah Yahudilerin belasını versin. İç yağının yenilmesi kendilerine yasaklandı da onu satıp parasını yediler."

    Diğer tahric: Buhar!, Buyu'; Müslim, Müsakat

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، أَنَّهُ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ قَاتَلَ اللَّهُ الْيَهُودَ نُهُوا عَنْ أَكْلِ الشَّحْمِ فَبَاعُوهُ فَأَكَلُوا ثَمَنَهُ ‏"‏ ‏.‏

  6. Hadis no. 1697

    Ey İsrail oğulları saf su için karada biten yeşil sebzelerden ve arpa ekmeğinden yeyin. Buğday ekmeğinden…

    Türkçe meal

    Malik (r.a)'e ulaşan bilgilere göre, Meryem oğlu İsa şöyle demiştir: "Ey İsrail oğulları saf su için karada biten yeşil sebzelerden ve arpa ekmeğinden yeyin. Buğday ekmeğinden sakının, çünkü siz onun şükrünü yerine getiremezsiniz." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ، كَانَ يَقُولُ يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ عَلَيْكُمْ بِالْمَاءِ الْقَرَاحِ وَالْبَقْلِ الْبَرِّيِّ وَخُبْزِ الشَّعِيرِ وَإِيَّاكُمْ وَخُبْزَ الْبُرِّ فَإِنَّكُمْ لَنْ تَقُومُوا بِشُكْرِهِ ‏.‏

  7. Hadis no. 1698

    Bugün yediğimiz bu nimetten mutlaka sorguya çekileceksiniz

    Türkçe meal

    Malik (r.a)'e ulaşan bilgilere göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem mescide girdi. Orada Ebu Bekir es-Sıddik ile Ömer b. el-Hattab'ı buldu ve onlara niçin orada bulunduklarını sordu. Onlar da: "Bizi açlık dışarı çıkardı" diyerek cevap verdiler. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de: "Beni de açlık çıkardı" buyurdu. Birlikte Ebu Heysem b. Teyyihan el-Ensari'nin evine gittiler. O da evde yapılmış arpa ekmeğinin onlara getirilmesini emretti ve misafirleri için bir koyun kesmeye kalkınca Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Sağılan koyunu kesme" buyurdu ve o da bir koyun kesti. Onlara tatlı su getirdi ve bir hurma salkımı önlerine koydu. Sonra o yemekten yediler ve bu sudan içtiler. Bunun üzerine Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Bugün yediğimiz bu nimetten mutlaka sorguya çekileceksiniz" buyurdu.

    Diğer tahric: Müslim, Eşribe

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم دَخَلَ الْمَسْجِدَ فَوَجَدَ فِيهِ أَبَا بَكْرٍ الصِّدِّيقَ وَعُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ فَسَأَلَهُمَا فَقَالاَ أَخْرَجَنَا الْجُوعُ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ وَأَنَا أَخْرَجَنِي الْجُوعُ ‏"‏ ‏.‏ فَذَهَبُوا إِلَى أَبِي الْهَيْثَمِ بْنِ التَّيِّهَانِ الأَنْصَارِيِّ فَأَمَرَ لَهُمْ بِشَعِيرٍ عِنْدَهُ يُعْمَلُ وَقَامَ يَذْبَحُ لَهُمْ شَاةً فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ نَكِّبْ عَنْ ذَاتِ الدَّرِّ ‏"‏ ‏.‏ فَذَبَحَ لَهُمْ شَاةً وَاسْتَعْذَبَ لَهُمْ مَاءً فَعُلِّقَ فِي نَخْلَةٍ ثُمَّ أُتُوا بِذَلِكَ الطَّعَامِ فَأَكَلُوا مِنْهُ وَشَرِبُوا مِنْ ذَلِكَ الْمَاءِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لَتُسْئَلُنَّ عَنْ نَعِيمِ هَذَا الْيَوْمِ ‏"‏ ‏.‏

  8. Hadis no. 1699

    Vallahi şu kadar zamandan beri yağ yemiyorum ve onun yenmesini de görmedim

    Türkçe meal

    Yahya b. Said (r.a)'den rivayete göre, Ömer b. Hattab yağ ve ekmek yerken bedevi bir adamı davet etti. Adam da yemeğe başladı ve tabağın içindeki yağı bir lokma ekmeğe aldırdı. Bunun üzerine Ömer: "Sen katığı olmayan birine benziyorsun" deyince adam: "Vallahi şu kadar zamandan beri yağ yemiyorum ve onun yenmesini de görmedim" dedi. Bunun üzerine Ömer: "Halk bolluğa kavuşuncaya kadar yağ yemeyeceğim" dedi. (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatla'ında geçmektedir)

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، كَانَ يَأْكُلُ خُبْزًا بِسَمْنٍ فَدَعَا رَجُلاً مِنْ أَهْلِ الْبَادِيَةِ فَجَعَلَ يَأْكُلُ وَيَتَّبِعُ بِاللُّقْمَةِ وَضَرَ الصَّحْفَةِ فَقَالَ عُمَرُ كَأَنَّكَ مُقْفِرٌ ‏.‏ فَقَالَ وَاللَّهِ مَا أَكَلْتُ سَمْنًا وَلاَ رَأَيْتُ أَكْلاً بِهِ مُنْذُ كَذَا وَكَذَا ‏.‏ فَقَالَ عُمَرُ لاَ آكُلُ السَّمْنَ حَتَّى يَحْيَا النَّاسُ مِنْ أَوَّلِ مَا يَحْيَوْنَ ‏.‏

  9. Hadis no. 1700

    Ömer b. Hattab mu'minlerin emiri olduğu günlerde kendisine bir ölçek hurma verilir. O da onun çürüklerine…

    Türkçe meal

    Enes b. Malik (r.a)'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Ömer b. Hattab mu'minlerin emiri olduğu günlerde kendisine bir ölçek hurma verilir. O da onun çürüklerine varıncaya kadar yerdi." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatla'ında geçmektedir)

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّهُ قَالَ رَأَيْتُ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ - وَهُوَ يَوْمَئِذٍ أَمِيرُ الْمُؤْمِنِينَ - يُطْرَحُ لَهُ صَاعٌ مِنْ تَمْرٍ فَيَأْكُلُهُ حَتَّى يَأْكُلَ حَشَفَهَا ‏.‏

  10. Hadis no. 1701

    Ömer b. Hattab'a çekirgenin yenip yenmeyeceği soruldu. O da şöyle cevap verdi

    Türkçe meal

    Malik'in Abdullah b. Dinar'dan rivayetine göre, Abdullah b. Ömer şöyle demiştir: "Ömer b. Hattab'a çekirgenin yenip yenmeyeceği soruldu. O da şöyle cevap verdi: "Keşke ondan yanımda bir küfe dolusu olsa da yesem

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ قَالَ سُئِلَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ عَنِ الْجَرَادِ، فَقَالَ وَدِدْتُ أَنَّ عِنْدِي، قَفْعَةً نَأْكُلُ مِنْهُ ‏.‏

  11. Hadis no. 1702

    Ebu Hureyre ile birlikte Akik denilen yerdeki tarlasında oturuyorduk, Ebu Hureyre'nin yanına binekleri…

    Türkçe meal

    Humeyd b. Malik b. Huşeym (r.a) şöyle demiştir: "Ebu Hureyre ile birlikte Akik denilen yerdeki tarlasında oturuyorduk, Ebu Hureyre'nin yanına binekleri üzerinde Medineli bir grup geldi ve onun yanına indiler. Ravi Humeyd diyor ki: "Ebu Hureyre bana: "Annene git ve oğlun sana selam ediyor ve bize bir şeyler yedirsin diyor şeklinde söyle" dedi. Bunun üzerine annesi de bir tepsiye üç parça ekmek ve yanına biraz zeytinyağı ve tuz koydu. Sonra o tepsiyi başıma koydu. Ben de orada bulunan topluluğa getirdim. Tepsiyi önlerine koyunca Ebu Hureyre tekbir alarak şöyle dedi: "Su ve kara hurmadan başka yemeğiniz yokken bizi ekmekle doyuran Allah'a hamdolsun. O topluluk yemekten yemedi ve gittiler. Onlar gidince Ebu Hureyre bana dedi ki: "Yeğenim koyununa iyi bak burun akıntılarını sil, ahırını temizle ve onun yanında namazını kıl, çünkü koyun cennet hayvanlarındandır. Nefsim elinde olan (Allah)'a yemin ederim ki İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki üç beş koyun; sahibinin yanında Medine valisi Mervan b. Hakem'in sarayından daha sevgili olacaktır." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ حَلْحَلَةَ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ مَالِكِ بْنِ خُثَيْمٍ، أَنَّهُ قَالَ كُنْتُ جَالِسًا مَعَ أَبِي هُرَيْرَةَ بِأَرْضِهِ بِالْعَقِيقِ فَأَتَاهُ قَوْمٌ مِنْ أَهْلِ الْمَدِينَةِ عَلَى دَوَابَّ فَنَزَلُوا عِنْدَهُ - قَالَ حُمَيْدٌ - فَقَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ اذْهَبْ إِلَى أُمِّي فَقُلْ إِنَّ ابْنَكِ يُقْرِئُكِ السَّلاَمَ وَيَقُولُ أَطْعِمِينَا شَيْئًا ‏.‏ قَالَ فَوَضَعَتْ ثَلاَثَةَ أَقْرَاصٍ فِي صَحْفَةٍ وَشَيْئًا مِنْ زَيْتٍ وَمِلْحٍ ثُمَّ وَضَعَتْهَا عَلَى رَأْسِي وَحَمَلْتُهَا إِلَيْهِمْ فَلَمَّا وَضَعْتُهَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ كَبَّرَ أَبُو هُرَيْرَةَ وَقَالَ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَشْبَعَنَا مِنَ الْخُبْزِ بَعْدَ أَنْ لَمْ يَكُنْ طَعَامُنَا إِلاَّ الأَسْوَدَيْنِ الْمَاءَ وَالتَّمْرَ ‏.‏ فَلَمْ يُصِبِ الْقَوْمُ مِنَ الطَّعَامِ شَيْئًا فَلَمَّا انْصَرَفُوا قَالَ يَا ابْنَ أَخِي أَحْسِنْ إِلَى غَنَمِكَ وَامْسَحِ الرُّعَامَ عَنْهَا وَأَطِبْ مُرَاحَهَا وَصَلِّ فِي نَاحِيَتِهَا فَإِنَّهَا مِنْ دَوَابِّ الْجَنَّةِ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَيُوشِكُ أَنْ يَأْتِيَ عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ تَكُونُ الثُّلَّةُ مِنَ الْغَنَمِ أَحَبَّ إِلَى صَاحِبِهَا مِنْ دَارِ مَرْوَانَ ‏.‏

  12. Hadis no. 1703

    Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir yemek getirildi. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem 'ın…

    Türkçe meal

    Vehb b. Keysan {r.a)'dan rivayete göre, şöyle demiştir: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir yemek getirildi. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem 'ın yanında hanımı Ümmü Selerne'nin oğlu Ömer b. Selerne vardı. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: "Besmele çek ve önünden ye" buyurdu.

    Diğer tahric: Buhari, Et'ıme

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي نُعَيْمٍ، وَهْبِ بْنِ كَيْسَانَ قَالَ أُتِيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِطَعَامٍ وَمَعَهُ رَبِيبُهُ عُمَرُ بْنُ أَبِي سَلَمَةَ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ سَمِّ اللَّهَ وَكُلْ مِمَّا يَلِيكَ ‏"‏ ‏.‏

  13. Hadis no. 1704

    Kasım b. Muhammed'den işittim şöyle diyordu

    Türkçe meal

    Yahya b. Saıd r.a.'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Kasım b. Muhammed'den işittim şöyle diyordu: "Bir adam Abdullah b. Abbas'a gelerek ona şöyle dedi: "Benim bir yetimim var ve onunda develeri var, develerin sütünden içebilir miyim?" İbn-i Abbas şöyle cevap verdi: "Onun kaybolan develerini aramak, uyuzlarını katranlamak, su içecekleri havuzun deliklerini tıkamak, su içmeye geldiklerinde onları sulamak, yavrularına zarar vermemek ve sütünü de tamamen bitirmemek şartıyla iç." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta' ında geçmektedir)

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّهُ قَالَ سَمِعْتُ الْقَاسِمَ بْنَ مُحَمَّدٍ، يَقُولُ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ فَقَالَ لَهُ إِنَّ لِي يَتِيمًا وَلَهُ إِبِلٌ أَفَأَشْرَبُ مِنْ لَبَنِ إِبِلِهِ فَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ إِنْ كُنْتَ تَبْغِي ضَالَّةَ إِبِلِهِ وَتَهْنَأُ جَرْبَاهَا وَتَلُطُّ حَوْضَهَا وَتَسْقِيهَا يَوْمَ وِرْدِهَا فَاشْرَبْ غَيْرَ مُضِرٍّ بِنَسْلٍ وَلاَ نَاهِكٍ فِي الْحَلْبِ ‏.‏

  14. Hadis no. 1706

    Et yemekten sakının çünkü et şarap alışkanlığına benzer bir alışkanlık meydana getirir

    Türkçe meal

    Yahya b. Said (r.a)'den rivayete göre, Ömer b. Hattab şöyle demiştir: "Et yemekten sakının çünkü et şarap alışkanlığına benzer bir alışkanlık meydana getirir." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatla'ında geçmektedir)

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، قَالَ إِيَّاكُمْ وَاللَّحْمَ فَإِنَّ لَهُ ضَرَاوَةً كَضَرَاوَةِ الْخَمْرِ ‏.‏

  15. Hadis no. 1707

    Ey Mu'minlerin emiri, canım et yemeyi çok istedi bir dirhem karşılığında et satın aldım

    Türkçe meal

    Yahya b. Said'den rivayete göre, Ömer b. Hattab Cabir b. Abdullah'a et yüklenmiş giderken rast geldi ve: "Bu nedir?" diye sordu. Bunun üzerine Cabir: "Ey Mu'minlerin emiri, canım et yemeyi çok istedi bir dirhem karşılığında et satın aldım" deyince Ömer şöyle dedi: "Sizden biriniz komşusunu ve amca oğlunu artan yemekten yedirmek için karnını biraz az doyurmayı istemez mi? Şu ayeti kerimeyi unuttun mu? Ahkaf suresi 20. ayet: " ... Bütün güzel şeylerdeki payınızı dünya hayatında tükettiniz ve öteki dünyayı hiç düşünmeden onlarla sefa sürdünüz

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، أَدْرَكَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ وَمَعَهُ حِمَالُ لَحْمٍ فَقَالَ مَا هَذَا فَقَالَ يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ قَرِمْنَا إِلَى اللَّحْمِ فَاشْتَرَيْتُ بِدِرْهَمٍ لَحْمًا ‏.‏ فَقَالَ عُمَرُ أَمَا يُرِيدُ أَحَدُكُمْ أَنْ يَطْوِيَ بَطْنَهُ عَنْ جَارِهِ أَوِ ابْنِ عَمِّهِ أَيْنَ تَذْهَبُ عَنْكُمْ هَذِهِ الآيَةُ ‏{‏أَذْهَبْتُمْ طَيِّبَاتِكُمْ فِي حَيَاتِكُمُ الدُّنْيَا وَاسْتَمْتَعْتُمْ بِهَا ‏}‏

  16. Hadis no. 1708

    Onu hiç takmayacağım

    Türkçe meal

    Abdullah b. Ömer (r.a)'den rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem altın yüzük takardı. Sonra Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ayağa kalktı, o yüzüğü attı ve: "Onu hiç takmayacağım" buyurdu. Bütün ashab ta altın yüzüklerini çıkarıp attılar."

    Diğer tahric: Buhari, Libas

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَلْبَسُ خَاتَمًا مِنْ ذَهَبٍ ثُمَّ قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَنَبَذَهُ وَقَالَ ‏ "‏ لاَ أَلْبَسُهُ أَبَدًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَنَبَذَ النَّاسُ خَوَاتِيمَهُمْ ‏.‏

  17. Hadis no. 1709

    Said b. Müseyyeb'e gümüş yüzük takmasını sordum. O da bana

    Türkçe meal

    Sadaka b. Yesar r.a.'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Said b. Müseyyeb'e gümüş yüzük takmasını sordum. O da bana: "Onu tak ve yüzüğün takılmasına benim fetva verdiğimi halka haber ver" dedi. (Sadece İmam-! Malik'in Muvatla'ında geçmektedir)

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ صَدَقَةَ بْنِ يَسَارٍ، أَنَّهُ قَالَ سَأَلْتُ سَعِيدَ بْنَ الْمُسَيَّبِ عَنْ لُبْسِ الْخَاتَمِ، فَقَالَ الْبَسْهُ وَأَخْبِرِ النَّاسَ، أَنِّي أَفْتَيْتُكَ بِذَلِكَ ‏.‏

  18. Hadis no. 1710

    Kendisi Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in seferlerinden bir seferde onunla beraberdi. Rasulullah…

    Türkçe meal

    Abbad b. Temim r.a.'den rivayete göre, Ebu Beşir el-Ensari şöyle haber vermi§tir: "Kendisi Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in seferlerinden bir seferde onunla beraberdi. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara istirahat yerlerinde iken bir elçi göndererek şöyle demesini emretti: "Abdullah b. ebı Bakir şöyle dedi: "Zannederim ki Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle demi§tir: "Hiçbir devenin boynunda çan ve çıngırak kalmasın, hepsi kesilsin."

    Diğer tahric: Buhari, Cihad; Müs!im, Libas ve Ziyne * Yahya dedi ki: " Malik'den işittim şöyle diyordu: "Zannedersem bunlar göz değmesinden korunmak için takılmıştı

    Arapça metin

    وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ عَبَّادِ بْنِ تَمِيمٍ، أَنَّ أَبَا بَشِيرٍ الأَنْصَارِيَّ، أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، كَانَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي بَعْضِ أَسْفَارِهِ - قَالَ - فَأَرْسَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَسُولاً قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي بَكْرٍ حَسِبْتُ أَنَّهُ قَالَ وَالنَّاسُ فِي مَقِيلِهِمْ ‏ "‏ لاَ تَبْقَيَنَّ فِي رَقَبَةِ بَعِيرٍ قِلاَدَةٌ مِنْ وَتَرٍ أَوْ قِلاَدَةٌ إِلاَّ قُطِعَتْ ‏"‏ ‏.‏