İçeriğe geç
Hadis kitabı

Muvatta İmam Malik

hadis
1.558
bölüm
61

Bölümler

61
  1. 01Namaz VakitleriNo. 1-31
  2. 02TaharetNo. 32-145
  3. 03NamazNo. 146-221
  4. 04Namazda Yanılma (Sehiv)No. 222-224
  5. 05CumaNo. 225-245
  6. 06Ramazanda NamazNo. 246-253
  7. 07TeheccüdNo. 254-286
  8. 08Cemaatle NamazNo. 287-325
  9. 09Namazı KısaltmaNo. 326-427
  10. 10İki BayramNo. 428-440
  11. 11Korku NamazıNo. 441-444
  12. 12Küsûf (Tutulma) NamazıNo. 445-448
  13. 13İstiskâ (Yağmur Duası)No. 449-454
  14. 14KıbleNo. 455-469
  15. 15Kur'ânNo. 470-519
  16. 16CenazelerNo. 520-577
  17. 17ZekâtNo. 578-629
  18. 18OruçNo. 630-689
  19. 19Ramazanda İtikâfNo. 690-704
  20. 20HacNo. 705-957
  21. 21CihadNo. 959-1008
  22. 22Adaklar ve YeminlerNo. 1009-1027
  23. 23KurbanlarNo. 1028-1041
  24. 24Hayvan KesimiNo. 1042-1051
  25. 25AvNo. 1052-1066
  26. 26AkîkaNo. 1067-1073
  27. 27Ferâiz (Miras)No. 1074-1089
  28. 28NikâhNo. 1091-1149
  29. 29TalâkNo. 1150-1271
  30. 30Radâ' (Süt Emme)No. 1272-1289
  31. 31AlışverişlerNo. 1290-1385
  32. 32Kırâd (Mudârebe)No. 1386-1387
  33. 33Müsâkât (Ortakçılık)No. 1388-1389
  34. 34Arazi KiralamaNo. 1390-1394
  35. 35Şuf'aNo. 1395-1398
  36. 36Kazâ (Yargı)No. 1399-1454
  37. 37VasiyetlerNo. 1455-1463
  38. 38Azad Etme ve VelâNo. 1464-1488
  39. 39MükâtebNo. 1489-1496
  40. 40MüdebberNo. 1497-1499
  41. 41HudûdNo. 1500-1536
  42. 42İçeceklerNo. 1537-1551
  43. 43DiyetlerNo. 1552-1595
  44. 44KasâmeNo. 1596-1597
  45. 45MedineNo. 1598-1622
  46. 46KaderNo. 1623-1632
  47. 47Güzel AhlâkNo. 1633-1650
  48. 48GiyimNo. 1651-1670
  49. 49Peygamber'in (s.a.v.) VasfıNo. 1671-1710
  50. 50NazarNo. 1711-1729
  51. 51SaçNo. 1730-1746
  52. 52RüyalarNo. 1747-1755
  53. 53SelamlaşmaNo. 1756-1762
  54. 54Genel KonularNo. 1763-1807
  55. 55BiatNo. 1808-1810
  56. 56KonuşmaNo. 1811-1838
  57. 57CehennemNo. 1839-1840
  58. 58SadakaNo. 1841-1855
  59. 59İlimNo. 1856-1856
  60. 60Mazlumun DuasıNo. 1857-1857
  61. 61Peygamber'in (s.a.v.) İsimleriNo. 1858-1858

Tüm hadisler

21 / 78
  1. 441Önce bir grup gelip Resûlullah'ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem ardında saf yaptı, diğer grup ise düşman…Salih b. Havvat, Zatü'rrika' Gazvesinde Resûlullah'la Sallallahu Aleyhi ve Sellem beraber korku namazı kılan bir zattan naklen anlatıyor: Önce bir grup gelip Resûlullah'ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem ardında saf yaptı, diğer grup ise düşman karşısında kaldı. Saf yapanlara peygamberimiz bir rekat kıldırdıktan sonra kendisi kıyamda bekledi, safta bulunanlar kendi kendilerine namazlarını tamamlayıp ayrıldılar. Bu defa düşman karşısında bekleyen grup geldi, peygamberimizin ardında saf yaptı, namazlarını bitirenler ise düşman karşısına gittiler. İkinci gruba da kalan bir rekatı kıldırdıktan sonra tehiyyatta, oturdu. Cemaat kılmadıkları rekatı tamamladıktan sonra hep beraber selam verdiler. Diğer tahric: Buharî, Megazî; Müslim, Salatu'lMusafırîn; Şafiî, Risale, no:
  2. 442Bu hadis, Malik'in ravilerince Muvatta'da Sehl'de mevkuftur. Böylesi, re'y ile (akılla) söylenmez…Sehl b. Ebi Hasme anlatıyor: Korku namazı şöyle kılınır: İmam öne geçer, bir grup cemaat arkasına saf olur, diğer bir grup da düşman karşısında bekler. îmam bu gruba bir rekat kıldırdıktan sonra ikinci rekata kalkar. Arkasındaki cemaat kalan rekatları kendi kendilerine tamamlayıncaya kadar kıyamda bekler. Cemaat namazı tamamlayıp selam verince saftan ayrılırlar. îmam hala kıyamda bekler. Bu sefer düşman karşısında bekleyenler imamın ardına gelip saf olur, namazlarını bitirenler de düşman karşısına giderler. İmamın arkasına saf yapan bu ikinci grup tekbirlerini alırlar. îmam onlara da bir rekat kıldırdıktan sonra selam verir. Cemaat ise kılmadıkları rekatları tamamlayarak selam verirler. İbn Abdilber der ki: "Bu hadis, Malik'in ravilerince Muvatta'da Sehl'de mevkuftur. Böylesi, re'y ile (akılla) söylenmez. Merfu'müsned olarak da rivayet, edilmiştir." Buharî, Megazî, ; Müslim, Salatu'lMusafırîn
  3. 444Duyduğum en güzel tarif edilmiş korku namazıdırSaîd b. Müseyyeb'den: Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hendek savaşında ikindi ve Öğle namazlarını güneş batmayınca kılmadı. îmam Malik, Kasım b. Muhammed'in Salih b. Havvat'tan naklen rivayet ettiği korku namazı ile ilgili olarak «Duyduğum en güzel tarif edilmiş korku namazıdır.» demektedir.» Cabir'den manaca merfu olarak gelmiştir. Buharî, Mevakîtu'sSalat; Müslim, Meaacid
  4. 445Muhammed ümmeti! Allah'a yemin ederim ki hiç kimse köle ya da cariyesinin zina etmesini Allah'tan daha çok…Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hanımı Aişe r.anha anlatıyor: Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında güneş tutulmuştu. Nebiimiz hemen halk'a namaz kıldırdı. Namazın ilk rekâtında kıyamı uzattı. Sonra rukûa vardı ve rükûyu da bir hayli uzattı. Sonra başını kaldırıp kıyamı yine uzattı. Fakat bu ikinci kıyam birinci kıyamdan kısa idi. Sonra tekrar rukûa vardı ve rukûu uzattı. Bu rükû; evvelki rukûdan kısa idi. Rukûdan başını kaldırdıktan sonra secdeye vardı. Secdeden sonra, diğer rekâtı da öncekiler gibi yaparak namazı bitirdi. Bu sırada güneş de açılmıştı. Cemaate bir konuşma yaparak Allah'a hamdü senadan sonra şöyle buyurdu: «Güneş ve Ay, Allah'ın varlığının ve kudretinin delillerindendir. Ne kimsenin doğumu ne de kimsenin ölümü ile tutulmazlar. Tutulduklarını gördüğünüz zaman Allah'a dua ediniz, onu bü« yükleyip tasdik ediniz.» Daha sonra şöyle devam etti. «Muhammed ümmeti! Allah'a yemin ederim ki hiç kimse köle ya da cariyesinin zina etmesini Allah'tan daha çok kıskanmaz. Ey Muhammed ümmeti! Allah'a yemin ederim ki benim bildiklerimi bilmiş olsaydınız az güler, çok ağlardınız » Diğer tahric: Buhari, Kusûf; Müslim, Kusûf
  5. 446Güneş ve Ay, Allah Teâlâ'nın kuvvet ve kudretinin delillerinden iki tanesidir. Tutulmaları ne bir kimsenin…Abdullah b. Abbas anlatıyor: Güneş tutulmuştu, bunu gören Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem namaza durdu, onunla beraber oradakiler de durdular. Namazda kıyamı Bakara sûresini okuyacak kadar uzattı, rükûyu da aynı şekilde uzattı. Sonra başını kaldırıp kıyamı yine çok uzattı fakat birincisi kadar değildi sonra rükûa vardı. Rükûda da uzun kaldı, fakat o da birinci rükû kadar uzun değildi. Daha sonra secde ederek (ikinci rekâta) kalktı. Kıyamı uzun sürdü. Fakat birinci kıyamdan kısa idi. Sonra rükûa vardı. Rükûu da uzun sürdü. Fakat birinci rükûdan kısa idi. Sonra birinci kıyamdan daha kısa olarak kıyamda bulundu. Sonra uzunca bir rükû yaptı. Bu, birinci rükûdan kısa idi. Sonra secde etti. Selam verdiği zaman güneş açılmıştı, şöyle buyurdu: «Güneş ve Ay, Allah Teâlâ'nın kuvvet ve kudretinin delillerinden iki tanesidir. Tutulmaları ne bir kimsenin ölümü yüzündendir, ne de bir kimsenin doğumu sebebiyledir. Onun için tutulduklarını gördüğünüz zaman Allah'ı zikrediniz.» Bunun üzeriıe cemaat: «—Ya Resûlallah! Senin yerinde bir şeyi tutar gibi yaptığını, sonra da çekindiğini gördük — ne oldu?—» diye sordu. Peygamberimiz şu cevabı verdi: «— Cenneti gördüm, ondan salkım almaya çalıştım. Eğer tutup alsaydım dünya durduğu müddetçe ondan yerdiniz. Cehennemi de gördüm, bugün gördüğüm korkunç manzara kadarını daha görmemiştim. Cehennemdekilerin ekserisi kadınlardı.» «— Niçin ya Resûlallah?» diye sorulduğu zaman: «— Nankörlüklerinden dolayı!» buyurdu. «— Allah'a mı nankörlük ediyorlar?» dendiği zaman: «—Kocalarına karşı nankörlüklerinden ve onların iyiliklerini inkârlarından dolayı. Birine ömür boyu iyilik yapsan, senden tek bir kötülük görse, hiç iyilik mi gördüm zaten, der.» buyurdu. Diğer tahric: Buhari, kusuf; Müslim, Salâtu'lKusûf
  6. 447— Allah seni kabir azabından korusun!Aişe r.anha anlatıyor: Bir yahudi kadın gelerek: «— Allah seni kabir azabından korusun!» diye dua ederek bir şeyler istedi. Bunun üzerine ben Resûlullah'a Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Kabirde azap mı var?» diye sordum. Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hemen kabir azabından Allah'a sığındığını söyledi... Günlerden bir sabah bineğe binmişti ki güneş tutuldu. Gittiği yerden kuşluk vakti döndü. Dönünce (hanımlarının kaldığı) odaların arkasına (mescide) uğrayarak namaz kıldı, gören müslümanlar da arkasında namaza durdular. Namazda kıyam ve rükûyu bir hayli uzattı. Rükûdan başını kaldırınca yine kıyamı uzattı, fakat bu, birinci kıyamdan kısa idi. Sonra yine rükûa vardı. Fakat bu, ilk rükûdan kısa idi. Rükûdan başını kaldırdıktan sonra secdeye vardı. İkinci rekâta kalktığı zaman yine uzattı, fakat birinci rekât kadar uzun değildi. Sonra rükûa vardı. Onu da uzattı. Fakat ilk rükûdan kısa idi. Başını kaldırdı. îlk kıyamdan kısa olarak kıyamda bulundu. Sonra yine Rukûa vardı. Birinci rükûdan biraz kısa olarak rükûda bulundu. Sonra başım kaldırıp secdeye vardı. Namazı bitirince Allah Teâlâ'nm söylemesini emrettiği şeyleri söylüyordu. Cemaate kabir azabından Allah'a sığınmalarım emretti. Diğer tahric: Buharı, Kusûf; Müslim, Salâtu'lKusûf
  7. 448— (Allah'ın kudretini gösteren) bir işaret mi?Eba Bekir es-Sıddîk'in kızı Esma anlatıyor: Güneş tutulduğu zaman Nebiimizin hanımı Hz. Aişe'ye gitmiştim. Bir de baktım ki herkes namaz kılıyor, o da kılıyordu! «— Bunlara ne oldu?» dedim. Hz. Âişe eliyle göğü işaret ederek: «— Subhanallah!» dedi. «— (Allah'ın kudretini gösteren) bir işaret mi?» dedim. Başıyla «evet» anlamında bir işaret yaptı. Kalktığında güneş açılmıştı. Ben başımdan su dökmeye başlamıştım. Resûlullah, Allah'a hamdü senadan sonra şöyle buyurdu: «—Bu gördüğümü, daha önce hiç görmemiştim! Cenneti ve cehennemi gördüm. Bana vahyedildiğine göre sizler kabirde Deccalin imtihanı gibi imtihan edileceksiniz: Siz getirilir *bu adam hakkında neler biliyorsun?* diye sorulursunuz. Getirilen eğer mu'min ise 'o, Allah'ın Resulü Muhammed'dir, bize apaçık deliller ve hidayet getirdi biz de ona uyup iman ettik, ona tabi olduk* der. Bunun üzerine kendisine: 'Rahatça uyu, biz zaten senin mu'min olduğunu biliyorduk' denir. Getirilen kimse şayet münafıksa bu soruya: 'Bilmiyorum, halk onun hakkında bir şeyler söyler, ben de onlar gibi derdim' cevabını verir.» Diğer tahric: Buharî, Vudu; Müslim, Salâtu'lKusûf
  8. 449Abdullah b. Zeyd el-Mazini'den işittim şöyle diyorduAbdullah b. Ebu Bekir b. Amr b. Hazm (r.a) Abbad b. Temim'i şöyle derken işitmiştir: "Abdullah b. Zeyd el-Mazini'den işittim şöyle diyordu: "Rasuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem namazgaha çıkarak yağmur yağması için dua etti, kıbleye döndü ve elbisesini ters çevirdi." Diğer tahric: Buhari, İstiska; Müslim, İstiska
  9. 450Allah'ım! Kullarına ve diğer canlı ve hayvanlara yağmur ver, rahmetini etrafa saç ve ölü arazileri diriltAmr b. Şuayb (r.a)'dan rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yağmur duasında şöyle dua ederdi: "Allah'ım! Kullarına ve diğer canlı ve hayvanlara yağmur ver, rahmetini etrafa saç ve ölü arazileri dirilt." Diğer tahric: Ebu Davud, İstiska
  10. 451Bir kimse Raslilullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'a gelerekEnes b. Malik (r.a)'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Bir kimse Raslilullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'a gelerek: "Ey Allah'ın Raslilü! Tüm hayvanlar helak oldu (kuraklıktan dolayı gelip giden kalmadı) yollar kesildi. Allah'a dua edin de yağmur yağsın" dedi. Bunun üzerine Raslilullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de dua etti de bir sonraki cumaya kadar yağmur yağdı. Yine bir kimse gelerek şöyle dedi: "Ey Allah'ın Raslilü! Yağan yağmurdan evler yıkılacak hale geldi, yollar yürünmez hale geldi (hayvanlar otlaklara gidemedikleri için) açlıktan yok olup gidecekler." Bunun üzerine Raslilullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allah'ım! Yağmuru dağların tepelerine, ormanıara, vadilerin otlarına sevk et" diye dua etti. Yağmur vücuttan elbisenin çıkarılışı gibi Medine'den çekilip gitti." Diğer tahric: Buhari, İstiska; Müslim, İstiska
  11. 452Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize Hudeybiye'de yağmur yağması akabinde gecenin sonunda bize sabah…Zeyd b. Halid el Cüheni (r.a)'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize Hudeybiye'de yağmur yağması akabinde gecenin sonunda bize sabah namazı kıldırdı. Namazını bitirince cemaate dönerek: "Biliyor musunuz Rabbiniz ne buyurdu?" diye sordu. Ashab ta: "Allah ve Rasulü daha iyi bilir" dediler. Bunun üzerine Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Allah şöyle buyurdu: "Kullarımdan bir kısmı bana iman ederek, bir kısmı da beni inkar ederek sabahladılar. Allah'ın lütfu ve rahmetiyle bize yağmur verildi diyenler bana iman etmişler ve yıldızları inkar etmişlerdir. Falan veya filan yıldızlar bize yağmur yağdırdı diyenler ise beni inkar edip yıldızlara inanmışlardır." Diğer tahric: Buharı, Ezan; Müslim, İman
  12. 453Bana ulaştığına göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuşturMalik (r.a.) diyor ki: "Bana ulaştığına göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Deniz tarafından bir bulut ortaya çıkar, Şam tarafına doğru yol alırsa o bulutun yağmuru çok olur." Bu haber: Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'mda geçmektedir
  13. 454Bana ulaştığına göre, Ebu Hureyre şöyle dermişMalik (r.a) diyor ki: "Bana ulaştığına göre, Ebu Hureyre şöyle dermiş: "Sabahleyin kalktığımızda yağmur yağmışsa Allah'ın lütfuyla bize yağmur yağmış der ve Fatır suresi 2. ayetini okurdu: "Allah'ın insanlar için açacağı rahmet kapısını kimse kapatamaz ve O'nun kapattığını da kimse açamaz. Çünkü o güçlüdür, O'nun gücüne hiçbir güç erişemez ve O yaptığı her şeyi yerli yerince yapandır." Bu Haber Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'mda geçmektedir
  14. 455Sizden biri büyük veya küçük su dökmeye gittiği zaman önünü veya arkasını kıbleye karşı döndürmesinResulullah'ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem arkadaşı Ebu Eyyub el-Ensari Mısır'da iken şöyle derdi: «İnanın ki şu helaları ne yapacağımı bilmiyorum! Çünkü Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştu: «Sizden biri büyük veya küçük su dökmeye gittiği zaman önünü veya arkasını kıbleye karşı döndürmesin.» Diğer tahric: Buharî, Vudu; Müslim, Taharet
  15. 456Resulullah, Sallallahu Aleyhi ve Sellem büyük ya da küçük su dökerken kıbleye karşı dönmeyi yasaklamıştırNafi’, Ensardan bir adam'dan naklediyor: Resulullah, Sallallahu Aleyhi ve Sellem büyük ya da küçük su dökerken kıbleye karşı dönmeyi yasaklamıştır
  16. 457Def-i hacet'e oturduğunuz zaman kıbleye ve Beytü'l-makdis'e karşı dönmeyinizAbdullah b. Ömer'den: Diyorlar ki: «Def-i hacet'e oturduğunuz zaman kıbleye ve Beytü'l-makdis'e karşı dönmeyiniz.» Ben bir defasında evimin damına çıkmıştım, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in iki kerpiç üzerine çıktığını ve Beytü'l-makdis'e karşı da dönmüş olarak def-i hacet yaptığını gördüm. Daha sonra: «Her halde sen de uylukları üzerine yatarak namaz kılanlardansın.» dedi. Ben de: «Vallahi bilemiyorum.» diye karşılık verdim. İmam Malik, uylukları üzerine yatarak namaz kılmayı, secdeye varıldığı zaman dizler yerde iken vücudu uyluklardan ayırmadan tamamen yere ve uyluklar üzerine yapıştırmak şeklinde tarif etmiştir. Diğer tahric: Buhari, Vudu; Müslim, Taharet; Şafiî, Risale, no:
  17. 459Ertesi sene hac zamanı gelince tekrar haccet ve kolayına gelenden bir de kurban kesSüleyman b. Yesar'dan: Ebû Eyyüb el-Ensari hacca gitmek için yola çıktı. Mekke yolu üzerindeki Nazîye'ye gelince bineğini kaybetti. Bayram günü Ömer b. Hattab'ın huzuruna çıktı, olanları anlattı. Ömer (radıyallahü anh) ona: Umre yapan nasıl yaparsa, sen de öyle yap ve ihramdan çık. Ertesi sene hac zamanı gelince tekrar haccet ve kolayına gelenden bir de kurban kes» dedi
  18. 460— Bu gece Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir ayet gelmiş, bundan sonra Ka*be'ye dönmesi emredilmiş…Abdullah b. Ömer anlatıyor: Halk sabah namazında Kuba mescidinde iken biri gelerek: «— Bu gece Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir ayet gelmiş, bundan sonra Ka*be'ye dönmesi emredilmiş, siz de oraya yönelin dedi. O sırada Şam'a (Kudüs'e) yönelmişlerdir. Bunun üzerine hemen yönlerini Kabe'ye doğru döndüler. Diğer tahric: Buharî, Salat; Müslim, Mesacid; Şafiî, Risale, no:
  19. 461Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Medine'ye hicret ettikten sonra altı ay kadar namazı Beytü'l-Makdis'e…Saîd b. Müseyyeb'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Medine'ye hicret ettikten sonra altı ay kadar namazı Beytü'l-Makdis'e (Kudüs'e) doğru dönerek kıldı. Daha sonra Bedir harbinden iki ay kadar önce kıble Ka'beye çevrildi. et-Temhîd'de denir ki: Muvatta'da mürseldir. el-Bera' hadisiyle manaca müsned gelmiştir. Buharî, Salat; Müslim, Mesacid; Şafiî, Risale, no:
  20. 462Yüzünü Beytullah'a karşı dönmek şartıyla doğu ile batı arası hep kıbledirÖmer b. Hattab'dan: «Yüzünü Beytullah'a karşı dönmek şartıyla doğu ile batı arası hep kıbledir.»