Bölümler
61- 01Namaz VakitleriNo. 1-31
- 02TaharetNo. 32-145
- 03NamazNo. 146-221
- 04Namazda Yanılma (Sehiv)No. 222-224
- 05CumaNo. 225-245
- 06Ramazanda NamazNo. 246-253
- 07TeheccüdNo. 254-286
- 08Cemaatle NamazNo. 287-325
- 09Namazı KısaltmaNo. 326-427
- 10İki BayramNo. 428-440
- 11Korku NamazıNo. 441-444
- 12Küsûf (Tutulma) NamazıNo. 445-448
- 13İstiskâ (Yağmur Duası)No. 449-454
- 14KıbleNo. 455-469
- 15Kur'ânNo. 470-519
- 16CenazelerNo. 520-577
- 17ZekâtNo. 578-629
- 18OruçNo. 630-689
- 19Ramazanda İtikâfNo. 690-704
- 20HacNo. 705-957
- 21CihadNo. 959-1008
- 22Adaklar ve YeminlerNo. 1009-1027
- 23KurbanlarNo. 1028-1041
- 24Hayvan KesimiNo. 1042-1051
- 25AvNo. 1052-1066
- 26AkîkaNo. 1067-1073
- 27Ferâiz (Miras)No. 1074-1089
- 28NikâhNo. 1091-1149
- 29TalâkNo. 1150-1271
- 30Radâ' (Süt Emme)No. 1272-1289
- 31AlışverişlerNo. 1290-1385
- 32Kırâd (Mudârebe)No. 1386-1387
- 33Müsâkât (Ortakçılık)No. 1388-1389
- 34Arazi KiralamaNo. 1390-1394
- 35Şuf'aNo. 1395-1398
- 36Kazâ (Yargı)No. 1399-1454
- 37VasiyetlerNo. 1455-1463
- 38Azad Etme ve VelâNo. 1464-1488
- 39MükâtebNo. 1489-1496
- 40MüdebberNo. 1497-1499
- 41HudûdNo. 1500-1536
- 42İçeceklerNo. 1537-1551
- 43DiyetlerNo. 1552-1595
- 44KasâmeNo. 1596-1597
- 45MedineNo. 1598-1622
- 46KaderNo. 1623-1632
- 47Güzel AhlâkNo. 1633-1650
- 48GiyimNo. 1651-1670
- 49Peygamber'in (s.a.v.) VasfıNo. 1671-1710
- 50NazarNo. 1711-1729
- 51SaçNo. 1730-1746
- 52RüyalarNo. 1747-1755
- 53SelamlaşmaNo. 1756-1762
- 54Genel KonularNo. 1763-1807
- 55BiatNo. 1808-1810
- 56KonuşmaNo. 1811-1838
- 57CehennemNo. 1839-1840
- 58SadakaNo. 1841-1855
- 59İlimNo. 1856-1856
- 60Mazlumun DuasıNo. 1857-1857
- 61Peygamber'in (s.a.v.) İsimleriNo. 1858-1858
Tüm hadisler
65 / 78- 1538Ona seksen kırbaç vurma görüşündeyiz. Çünkü bu adam içince sarhoş olur; sarhoş olunca da saçmalamaya başlar…Sevr oğlu Zeyd ed-Dîlî'den: Ömer b. Hattab kişinin içtiği hamr (içki) konusunda insanların fikrini sorunca Hz. Ali (r.a.): «Ona seksen kırbaç vurma görüşündeyiz. Çünkü bu adam içince sarhoş olur; sarhoş olunca da saçmalamaya başlar; saçmalayınca ise iftira eder.» Bunun üzerine Ömer (r.a.)'de içki içenlere seksen kırbaç vurmaya başladı
- 1539Bana rivayet edildiğine göre, hür kimsenin cezasının yarısı verilir. Ömer b. Hattab, Osman b. Affan ve…İbn Şihab'dan: Benden hamr (içki) içen köleye verilecek ceza sorulunca: «Bana rivayet edildiğine göre, hür kimsenin cezasının yarısı verilir. Ömer b. Hattab, Osman b. Affan ve Abdullah b. Ömer, içki içen kölelerine, içki içen hür kimselerin cezasının yarısı kadar kırbaç vururlardı» dedi
- 1541Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, gazvelerinin birinde insanlara hitabede bulundu. Ben de süratle…Abdullah b. Ömer'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, gazvelerinin birinde insanlara hitabede bulundu. Ben de süratle kendisine doğru gittim. Fakat ben yanına varmadan hutbesini bitirdi. Oradakilere Nebi s.a.v. ne söyledi diye sorduğumda: Kabak ve ziftli kab içerisinde şıra bırakılmasını yasakladı, denildi
- 1542Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kabak ve ziftli kab içerisinde şıra bırakılmasını yasakladıEbu Hureyre (r.a.)'den: «Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kabak ve ziftli kab içerisinde şıra bırakılmasını yasakladı»
- 1543Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem koruk hurma ile olgunlaşmış taze hurmanın ve kuru hurma ile kuru…Ata b. Yesar'dan: «Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem koruk hurma ile olgunlaşmış taze hurmanın ve kuru hurma ile kuru üzümün aynı kabda şıra yapılmasını yasakladı.»
- 1544Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kuru hurma şırası ile kuru üzüm şırasının ve taze hurma şırası ile…Ebu Katade el-Ensarî'den: «Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kuru hurma şırası ile kuru üzüm şırasının ve taze hurma şırası ile alacalı koruk hurma şırasının kanştırılarakiçilmesini yasakladı.»
- 1545Sarhoş edici her içki haramdırNebi s.a.v.'in zevcesi Aişe r.anha'dan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e Bid’ (bal şerbeti) nin hükmü sorulunca: «Sarhoş edici her içki haramdır» buyurdu
- 1546— Uskerke (Habeşlilerin darıdan yaptıkları bir çeşit şarap)Ata b. Yesar'dan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ğubeyra’ (darı şırası) nın hükmü sorulunca: «Onda hayır yoktur» dedi ve içilmesini yasakladı. İmam Malik der ki: Zeyd b. Eslem'e: «— Gubeyra' nedir?» diye sordum da: «— Uskerke (Habeşlilerin darıdan yaptıkları bir çeşit şarap)» dedi
- 1547Kim bu dünyada içki içer de tevbe etmezse, ahirette cennet şarabından mahrum olurAbdullah b. Ömer (r.a.)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Kim bu dünyada içki içer de tevbe etmezse, ahirette cennet şarabından mahrum olur» buyurdu
- 1548—Bunu Allah'ın haram kıldığını bilmiyor musun?İbni Vale el-Mısrî'den: Abdullah b. Abbas (r.a.) üzümden sıkılan şıranın hükmünü sorduğumda şunları anlattı. «Bir adam Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e içi şarap dolu bir kırba hediye edince, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «—Bunu Allah'ın haram kıldığını bilmiyor musun?» buyurdu. Adam: «— Hayır» deyince, yanında bulunan biri ona gizlice bir şey söyledi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Onunla gizlice ne konuştun?» buyurdu. Adam: «— Şarabı satmasını söyledim» dedi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: «— İçilmesini haram kılan Allah, satılmasını da haram kıldı» buyurunca, adam şarap dolu iki kırbanın ağzını açtı, içlerindeki şarabın hepsi aktı gitti
- 1549— Ey Enes! Kalk şu şarap testisini kırEnes b. Malik (r.a.)'den: Ebu Ubeyde b. el-Cerrah'a, Ebu Talha el-Ensarî'ye ve Ubey b. Ka'b (r.a.)'e hurma koruğu ile kuru hurmadan yapılmış içki dağıtıyordum. O sırada biri gelip: «— Şarap haram kılındı» deyince, Ebu Talha: «— Ey Enes! Kalk şu şarap testisini kır» dedi. Hemen kalktım, havanı aldım, şarap testisine vurdum. Testi paramparça oldu
- 1550Ey Allah'ım senin bunlara haram kıldığın hiçbir şeyi ben helal kılmıyorum. Senin helal kıldığın hiçbir şeyi…Lebid oğlu Mahmud el-Ensarî'den: Ömer b. Hattab, Şam'a gelince, Şam halkı oranın havasının ağırlığından ve veba hastalığından şikayet ederek: «Bizi ancak şu içki iyileştiriyor» dediler. Ömer (r.a.): «— Şu bal şerbetini için» deyince, onlar: «— Bal bizi iyileştirmiyor» dediler, içlerinden biri de Hz. Ömer (r.a.)'e: «— Sen bu bal'dan sarhoş etmeyen bir şarap mı yapmamızı istiyorsun?» deyince, Hz. Ömer: «-— Evet» dedi. Onlar da üçte ikisi gidip biri kalıncaya kadar bal kaynatıp Hz. Ömer (r.a.)'e getirdiler Ömer (r.a.) parmağını şerbete batınp çıkarınca şerbet sünmeye başladı. Bunun üzerine Ömer (r.a.): «— Bu kaynatılmış üzüm şırası gibidir. Develere sürülen katran gibi katılaşmış» dedi ve bunu içmelerine müsaade etti. Ubade b. Samit, Ömer (r.a.)'e:» «— Vallahu bunu sen helal kıldın» deyince, Hz. Ömer (r.a.): «— Hayır! Vallahi» dedi. (ve şöyle dua etti): «Ey Allah'ım senin bunlara haram kıldığın hiçbir şeyi ben helal kılmıyorum. Senin helal kıldığın hiçbir şeyi de bunlara haram kılmıyorum.»
- 1551— Ya Eba Abdurrahman, biz üzüm ve hurma alıp bunu şarap yaparak satıyoruzAbdullah b. Ömer (r.a.)'dan: Irak halkından bir grup insan bana: «— Ya Eba Abdurrahman, biz üzüm ve hurma alıp bunu şarap yaparak satıyoruz» dediler. Ben de: «— Size Allah'ı, meleklerini, insanları ve cinleri şahit tutuyorum ki bunu alıp satnrınızı. şarap yapmanızı, içmenizi, sakalık .yapmanızı size emretmiyorum. Çünkü bu şeytan işi, iğrenç bir şeyedir.»
- 1553Ömer b. Hattab (r.a.) diyeti köylülerin durumuna göre takdir etti; altın sahibine bin dinar, gümüş sahibine…Malik'e şöyle rivayet edildi: Ömer b. Hattab (r.a.) diyeti köylülerin durumuna göre takdir etti; altın sahibine bin dinar, gümüş sahibine ise oniki bin dirhem diyet vermeye hükmetti. İmam Malik der ki: Altın sahibi Şam ve Mısır halkı, gümüş sahibi ise Irak halkıdır. Diyet üç veya dört sene içerisinde taksit taksit ödenir. Üç sene içerisinde ödenmesi bana göre daha iyidir. Köy ve kasabalarda yaşayanlardan diyet olarak deve, göçebelerden de altın ve gümüş alınmaz. Yine böylece altın sahibinden gümüş, gümüş sahibinden de altın alınmaz
- 1556— Adamın parmağının kanamasından ölmediğine dair elli yemin eder misiniz?Malik oğlu Irak ve Süleyman b. Yesar'dan: Sa'd b. Leys oğullarından bir adam atını koşturdu. Cüheyne kabilesinden bir adam'ın parmağına bastı, yaraladı. Kan kaybından adam öldü. Mesele Hz. Ömer (r.a.)'e arzedilince, Ömer (r.a.) at sahibinin yakınlarına: «— Adamın parmağının kanamasından ölmediğine dair elli yemin eder misiniz?» deyince, onlar yemin edip günaha girmekten kaçındılar. Sonra ölenin yakınlarına: «— Siz kan kaybından öldüğüne yemin eder misiniz?» dedi. Onlar da yeminden çekindiler. Bunun üzerine Hz. Ömer (r.a.) Sa'dilerin yarım diyet vermesine hükmetti. İmam Malik der ki: Tatbikat böyle değildir
- 1558Diyetin üçte biri miktarına ulaşıncaya kadar kadının azalarının diyeti erkeğinki gibidir. Kadının parmağının…Said b. Museyyeb'den şöyle rivayet edildi: Diyetin üçte biri miktarına ulaşıncaya kadar kadının azalarının diyeti erkeğinki gibidir. Kadının parmağının diyeti, erkeğin parmağı, dişi, erkeğin dişi, baş ve yüzdeki kemiğe kadar işleyen yaralarda ve kemiklerde arıza yapan yaralamalarda da kadın erkek gibidir
- 1561Huzeyl kabilesinden iki kadın (dövüştüler). Bunlardan biri diğerine bir taş atıp vurdu. O da karnındaki…Ebu Hureyre (r.a.)'den: Huzeyl kabilesinden iki kadın (dövüştüler). Bunlardan biri diğerine bir taş atıp vurdu. O da karnındaki cenini (ölü olarak) düşürdü. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, bu ceninin diyeti hakkında, bir köle veya cariye (gurre) verilmesine hükmetti
- 1564îki dudak için tam diyet gerekir. Alt dudak kesilirse, diyeti, tanı diyetin üçte ikisidirSaid b. Museyyeb'in şöyle dediği rivayet edildi: îki dudak için tam diyet gerekir. Alt dudak kesilirse, diyeti, tanı diyetin üçte ikisidir
- 1567İnsanın herhangi bir uzvunda açılan yara için o uzvun diyetinin üçte biri gerekirYesar oğlu Süleyman'dan: Kemiğe kadar işleyen yüzdeki yaralamanın diyeti, baş kemiğine kadar ulaşan yaralama diyeti gibidir. Ancak yara yüzde kusur bırakırsa, o zaman yüzün diyetine başdaki yaranın diyetinin yarısı kadar daha ilave edilir. Böylece diyetin miktarı, yetmişbeş dinar olur. İmam Malik der ki: Beyne kadar ulaşmıyan yaralama hallerinde diyet onbeş devedir. Eti kemikten alan ve beyne kadar ulaşmayan yara, başta ve yüzde olur. îmam Malik der ki: Beyne ve karın boşluğuna ulaşan yaralamada kısas gerekmez. Nitekim tbn Şihab da, «beyne kadar ulaşan yaralamada kısas yoktur» demiştir. îmam Malik der ki: Kemiği kırıp beyne ulaşan yaralama ancak kafada olur. îmam Malik der ki: Baş ve yüzdeki kemiği meydana çıkarmayan ufak yaralamalarda diyet yoktur. Diyet kemiğe kadar işleyen ve daha büyük yaralamalarda vardır. Çünkü peygamber efendimiz (s.a.v.) Amr b. Hazm'a diyetlerle ilgili yazdığı fermanda en son olarak kemiğe kadar işleyen yaralamayı zikretmiş ve diyetini beş deve takdir etmiştir. Ne eski ve ne de yeni hiçbir halife kemiğe kadar işlemeyen küçük yaralar için diyete hükmetmemişlerdir. Said b. Müseyyeb: «İnsanın herhangi bir uzvunda açılan yara için o uzvun diyetinin üçte biri gerekir» dedi. îmam Malik der ki; İbn Şihab böyle ufak yaralamalarda diyet gerekmeyeceği görüşünde idi. Bana göre de, bu gibi hallerde üzerinde ittifak edilmiş belirli bir diyet yoktur. Fakat hakimin diyet takdir edebileceği görüşündeyim. İmam Malik der ki: Bize göre, beyne kadar ulaşan yaralama, yüz ve baş kemiklerinin yaralanması, yaranın eti sıyırarak kemiğin meydana çıkması başta ve yüzde olunca belirtilen diyet vardır. Vücudun diğer yerlerindeki yaralamalarda hüküm, hakimin takdirine bırakılır. imam Malik der ki: Alt çene kemiği ile burun kemiği başdan değildir. Müstakil iki ayrı kemikdirler. Bunların yaralanmasında diyet olmadığı görüşündeyim. Baş kemiği bunların dışında müstakildir. Ebu Abdurrahman oğlu Rabia'dan «Abdulah b. Zübeyr baş kemiğinin yaralanmasında kısas yaptı
- 1572Ömer b. Hattab öğütücü dişe, köprücük kemiğine ve kaburga kemiklerine diyet olarak birer deve takdir ettiÖmer b. Hattab'm azadlı kölesi Eslem'den: Ömer b. Hattab öğütücü dişe, köprücük kemiğine ve kaburga kemiklerine diyet olarak birer deve takdir etti