Sahâbî · 1. tabaka
Abdullah b. Mes'ûd
عبد الله بن مسعود بن غافل الهذلى
Sahâbîö. 32 h.
Abdullah b. Mes'ûd, Hz. Peygamber'den hadis rivayet eden sahâbîlerdendir.
- hadis
- 249
- tarik
- 528
- hoca
- 0
- talebe
- 27
Hocaları
0Zincirde Abdullah b. Mes'ûd adının hemen öncesinde geçenler.
Zincirlerde kayıt yok.
Talebeleri
27Zincirde Abdullah b. Mes'ûd adından hemen sonra geçenler.
- Ebû Vâil Şakīk b. SelemeTâbiî · ö. 100 civarı60 hadis
- علقمة بن قيس بن عبد الله النخعىTâbiî46 hadis
- عبد الرحمن بن يزيد بن قيس النخعىTâbiî25 hadis
- Mesrûk b. Ecda'Tâbiî · ö. 63 civarı18 hadis
- Esved b. Yezîd en-NehaîTâbiî · ö. 75 civarı16 hadis
- عبد الله بن سخبرة أبو معمر الأزدىTâbiî12 hadis
- عوف بن مالك بن نضلة أبو الأحوص الجشمىTâbiî11 hadis
- عبيدة بن عمرو السلمانى المرادى الكوفىTâbiî10 hadis
- عمرو بن ميمون الأودى الكوفىTâbiî7 hadis
- عبد الرحمن بن مل أبو عثمان النهدىTâbiî7 hadis
- الحارث بن سويد أبو عائشة التيمىTâbiî7 hadis
- سعد بن إياس أبو عمرو الشيبانى الكوفىTâbiî5 hadis
En çok birlikte geçen 12 kişi gösteriliyor.
Rivayet ettiği hadisler
249 hadis · sayfa 9/13İsnadında Abdullah b. Mes'ûd bulunan hadisler. Şimdilik yalnızca Sahîh-i Müslim zincirleri eşleştirildi.
- Sahih-i Müslim, 5697. hadisÜç kişi iseniz, ikiniz arkadaşlarını bırakıp da gizli konuşmasınlar. Çünkü bu onu üzerوَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَابْنُ نُمَيْرٍ وَأَبُو كُرَيْبٍ - وَاللَّفْظُ لِ(Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe, İbni Numeyr ve Ebû Kurey) ile rivayet ettiler. Lafız Yahya'nındır. (Yahya Ahberanû; ötekiler Haıidesenâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Ebû Muâviye, A'moş'den, o da Şakik'den, o da
- Sahih-i Müslim, 5698. hadisAralarından birini bırakıp gizlici konuşmak bir cemaata da haramdırوَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنBize bu hadisi İshâk b. ibrahim dahî rivayet etti. (Dediki) Bize îsâ b. Yûnus haber verdi. H. Bize İbni Ömer dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti Her iki râvi A'meş'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. izah: Bu rivayetl
- Sahih-i Müslim, 5835. hadisAllah sizi onun şerrinden koruduğu gibi, onu da sizin şerrinizden koruduحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَأَبُو كُرَيْبٍ وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ - وَاBize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe Ebû Kureyb ve İshâk b. İbrahim rivayet ettiler. Lâfız Yahya'nındır. Yahya ile İshâk ahberana; ötekiler haddesenâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Ebû Muâviye A'meş'den, o da İbrahim'de
- Sahih-i Müslim, 5836. hadisBize Cerîr A'meş'den bu isnadla bu hadisin mislini rivayet ettiوَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَعُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، قَالاَ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، فِي هBize Kuteybe b. Said ile Osman b. Ebî Şeybe de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Cerîr A'meş'den bu isnadla bu hadisin mislini rivayet etti
- Sahih-i Müslim, 5837. hadisBize Hafs (yâni İbni Gıyas) rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş İbrahim'den, o da Esved'den, o da…وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا حَفْصٌ، - يَعْنِي ابْنَ غِيَاثٍ - حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِBize Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs (yâni İbni Gıyas) rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş İbrahim'den, o da Esved'den, o da AbduIIah'dan naklen rivayet ettiki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mina'da ihramlı bir hacıya
- Sahih-i Müslim, 5838. hadisBir defa Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte bir mağarada iken... Ravi, Cerîr'le…وَحَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَفْصِ بْنِ غِيَاثٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ، عَنِ الأBize Ömer b. Hafs b. Gıyas rivayet elti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş rivayet etti. (Dediki): Bana İbrahim, Esved'den, o da Abdullah'daıı naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: Bir defa Resulullah (Sallallahu
- Sahih-i Müslim, 5978. hadisBen havzın başına sizden önce varacağım. Ve bîr takım kavimler hakkında münakaşa edeceğim. Sonra…حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ وَابْنُ نُمَيْرٍ قَالُوا حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنBize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb ve İbnî Numeyr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da Şekîk'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben
- Sahih-i Müslim, 5979. hadisAshabım! Ashabım!» ifadesini anmamıştırوَحَدَّثَنَاهُ عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ جَرِيرٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، بِهَذَا الإِBize bu hadîsi Osman b. Ebî Şeybe ile îshâk b. İbrahim de Cerir'den, o da A'meş'den bu isnadla rivayette bulundular. Yalnız o: «Ashabım! Ashabım!» ifadesini anmamıştır
- Sahih-i Müslim, 5980. hadisEbû Vâil'den dinledimحَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، كِلاَهُمَا عَنْ جَرِيرٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ اBize yine Osman b. Ebî Şeybe ile İshâk b. İbrahim ikisi birden Cerir'den rivayet ettiler. H. Bize İbni Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Bu râviler toptan Muğîre'den,
- Sahih-i Müslim, 6172. hadisBen dost İttihaz edecek olsam mutlaka Ebû Bekr'i dost ittihaz ederdim. Lâkin o benim kardeşim ve…حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ الْعَبْدِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ إِسْمَاعِBize Muhammed b. Beşşâr El-Abdi rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, İsmail b. Recâ'dan rivayet etti. (Demişki): Ben Abdullah b. Ebi'l-Hüzeyli Ebû'l-Ahvas'dan naklen rivayet ederken dinledim. (
- Sahih-i Müslim, 6173. hadisBen ümmetimden birini dost ittihaz edecek olsam; mutlaka Ebû Bekr'i ittihaz ederdimحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ الْمُثَنَّى - قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُBize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. Lâfız İbni Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Ebû İshâk'dan, o da Ebû'l-Ahvas'dan, o da Abdullah'dan, o da Nebi (Sallallahu Aley
- Sahih-i Müslim, 6175. hadisBen yeryüzü halkından dost ittihaz edecek olsam mutlaka İbni Ebi Kuhâfe'yi dost ittihaz ederdim…حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرBize Osman b. Ebi Şeybe ile Züheyr b. Harb ve İshâk b. İbrahim rivayet ettiler. İshâk: Ahberana, ötekiler : Haddesena tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Cerir, Muğire'den, o da Vâsıl b. Hayyan'dan, o da Abdullah b. Ebi'l-Hüzeyl'den,
- Sahih-i Müslim, 6176. hadisDikkat edin, ben her dostun dostluğundan beraet ediyorum. Ben dost ittihaz edecek olsaydım mutlaka…حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، وَوَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ، إِبBize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye ile Veki' rivayet ettiler. H. Bize İshâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir haber verdi. H. Bize İbni Ebi Ömer dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivaye
- Sahih-i Müslim, 6325. hadisİman edip sâlih ameller işleyenlere, Allah'dan korkup imanlarında devam ettikleri müddetçe…حَدَّثَنَا مِنْجَابُ بْنُ الْحَارِثِ التَّمِيمِيُّ، وَسَهْلُ بْنُ عُثْمَانَ، وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَامِرِ بْنِ، زُرَارَBize Mincab b. Haris Et-Temimi ile Sehl b. Osman, Abdullah b. Âmir b. Zürârete'l-Hadrâmi Süveyd b. Said ve Velid b. Şucâ' rivayet ettiler. Sehl ile Mincab: Ahberanâ; Ötekiler: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Ali b. Mûsh
- Sahih-i Müslim, 6332. hadisHer kim bir şeyi gizlerse, kıyamet gününde gizlediği şeyle gelirحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، أَخْبَرَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنBize İshâk b. İbrahim El-Hanzali rivayet etti. (Dediki): Bize Abde b. Süleyman haber verdi. (Dediki): Bize A'meş, Şekik'den, o da Abdullah'dan naklen, rivayet ettiki: Abdullah şöyle demiş : «Her kim bir şeyi gizlerse, kıyamet gününde gizled
- Sahih-i Müslim, 6333. hadisBize Yahya b. Âdem rivâyef etti. (Dediki): Bize Kutbe A'meş'den, o da Müslim'den, o da Mesrûk'dan…حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، حَدَّثَنَا قُطْبَةُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ مُسْلِمٍ، عَنْ مَسْBize Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Âdem rivâyef etti. (Dediki): Bize Kutbe A'meş'den, o da Müslim'den, o da Mesrûk'dan, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Kendinden başka ilâh olmayan Allah'a yemin eder
- Sahih-i Müslim, 6469. hadisÜmmetimin en hayırlısı benden sonra gelen asırdır. Sonra onların peşinden gelenler. Daha sonra…حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَهَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْBize Kuteybe b. Said ile Hennâd b. Seriy rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû'l-Ahvas, Mansûr'dan, o da İbrahim b. Yezid'den, o da Abidete's-Selmâni'den, o da Abdullab'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu
- Sahih-i Müslim, 6470. hadisBenim asrımdır. Sonra onların peşinden gelenler, daha sonra onların peşinden gelenlerdir. Sonra bir…حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَBize Osman b. Ebi Şeybe ile İshâk b. İbrahim El-Hanzali rivayet ettiler. İshâk : Ahberanâ, Osman ise: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Cerir Mansûr'dan, o da İbrahim'den, o da Abide'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet
- Sahih-i Müslim, 6471. hadisResûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sorulduوَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةBize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bize yine Muhammed h. Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdurrahm
- Sahih-i Müslim, 6472. hadisOnlardan sonra (kötü) bir nesil gelecek. Birinin şehadeti yeminini, yemini de şehâdetini geçecektirوَحَدَّثَنِي الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْحُلْوَانِيُّ، حَدَّثَنَا أَزْهَرُ بْنُ سَعْدٍ السَّمَّانُ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، عَنBana Hasen b. Ali El-Hulvâni de rivayet etti. (Dediki): Bize Ezher b, Sa'd Es-Semmân, İbni Avn'den, o da İbrahim'den, o da Abide'den, o da Abdullah'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. (Şöyle buyurmuşlar) :