Riyazus Salihin, 170. hadis
Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah’ındır. İçinizdekini açıklasanız da, gizleseniz de…
Diyanet baskısında 167. hadis
Arapça metin
Türkçe meal (Kandemir, Çakan, Küçük çevirisi (Erkam Yayınları, 2016), c. I, s. 591)
Ebû Hureyre radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’ e: “Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah’ındır. İçinizdekini açıklasanız da, gizleseniz de, Allah sizi o yüzden hesaba çeker ve neticede dilediğini bağışlar, dilediğine de azâb eder. Allah, her şeye gücü yetendir” [Bakara sûresi(2), 284] anlamındaki âyet nazil olunca, bu durum Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ashâbına ağır geldi. Bunun üzerine sahâbe, Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem’in huzuruna gelerek dizleri üzerine çöküp şöyle dediler:
- Ey Allah’ın Resûlü! Biz, namaz, cihad, oruç ve sadaka gibi gücümüz yeten amellerle mükellef kılınmıştık. Oysa şimdi sana, gönlümüze gelen ve kalbimizden geçen şeylerden de hesaba çekileceğimize dair bu âyet nazil oldu; buna güç yetiremiyoruz. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Sizden önce kendilerine kitap verilen yahudi ve hıristiyanların dediği gibi, işittik ve isyan ettik demek mi istiyorsunuz? Bilâkis siz, işittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Bizi mağfiret eyle, bizi bağışla, nihayet dönüş sadece sanadır, deyiniz.”
Sahâbîler bu sözleri okuyup, dilleri de ona güzelce alışınca, Allah Teâla peşinden şu âyeti indirdi:
“Resûl, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de iman ettiler. Hepsi, Allah’a, meleklerine, kitaplarına, resullerine inandılar. Peygamberleri arasında hiç bir ayrım yapmayız, dediler. İşittik ve itaat ettik bağışlamanı dileriz ey Rabbimiz, dönüş de ancak sanadır dediler” [Bakara sûresi (2), 285].
Ashâb inen âyetin gereğini yapıp, bu sözü söylemeye alışınca, Allah Teâlâ daha önceki âyetin hükmünü neshetti, şu âyeti indirdi: “Allah hiç kimseye gücünün üstünde bir şey teklif etmez. Herkesin kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. Ey Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi sorguya çekme!” Allah Teâlâ: “Evet” buyurdu. “Ey Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi, bize ağır yük yükleme.” Allah Teâlâ: “Evet” buyurdu. “Ey Rabbimiz! Gücümüzün yetmeyeceği şeyleri de bize taşıtma. Bizi bağışla, kusurlarımızı yok say, bize acı. Sen mevlâmızsın, o kâfirler gürûhuna karşı bize yardım et” [Bakara sûresi (2), 286] Allah Teâlâ: “Evet” buyurdu. Müslim, Îmân 199
Kaynak: M. Yaşar Kandemir, İsmail Lütfi Çakan, Raşit Küçük, Riyâzü's-Sâlihîn: Peygamberimizden Hayat Ölçüleri (Tercüme ve Şerh), 8 cilt, Erkam Yayınları, İstanbul 2016, c. I, s. 591, 170 numaralı hadis (yayınevi)
Diyanet İşleri Başkanlığı çevirisi (2015) meali167. hadis, c. I, s. 193Göster
Ebû Hüreyre (ra) anlatıyor: Resûlullah’a, “Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi, onunla sorguya çeker; dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah’ın gücü her şeye yeter. ” âyeti nâzil olunca, bu durum, Allah Resûlü’nün ashâbına ağır geldi. Bundan sonra Resûlullah’a gelip diz çöktüler ve:
– Yâ Resûlallah şimdiye dek, namaz, cihad, oruç ve sadaka gibi gücümüz yeten amellerle yükümlü tutuluyorduk. Şimdi ise (hatıra gelen şeylerden de sorumlu tutulacağımızı belirten) bu âyet indi, bizim buna gücümüz yetmez, dediler. Resûlullah şöyle buyurdu: Sizden önceki kitap ehlinin dedikleri gibi “İşittik, fakat söz dinlemeyeceğiz” mi demek istiyorsunuz? (Öyle demeyin) bilakis “işittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz, bizi bağışla, bize mağfiret et, nihayet sana varacağız. ” deyin. Onlar bu sözleri okuyup (işittik ve itaat ettik) demeye alıştıktan sonra Allah Teâlâ şu âyeti indirdi: “Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz. ” Yine “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz, senden bağışlanma dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır. ” dediler. ” Ashâb bu sözü söylemeye alışınca Allah Teâlâ bu âyeti neshetti ve şu âyeti indirdi: “Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): Rabbimiz, unutur veya yanılırsak bizi sorumlu tutma. (Allah, evet, dedi). Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. (Allah, evet, dedi). Rabbimiz, bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme. (Allah, evet, dedi). Bizi affet, bizi bağışla, bize acı. Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et. (Allah, evet, dedi). ”
M329 Müslim, Îmân, 199
Kaynak: M. Emin Özafşar, Bünyamin Erul (çev.), Riyâzü's-Sâlihîn: Metin ve Çeviri, 3 cilt, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2015, c. I, s. 193, 167 numaralı hadis.
Atıf ve kaynak gösterimiAPA, BibTeX ve düz metin biçimlerinde kopyalayın.Göster
Atıf ve kaynak
İhtiyacınıza uygun formatı tek tıkla kopyalayın.
APA
Hadis Kitapları. (2026). Riyazus Salihin, 170 Nolu Hadis. Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/allahin-hukmune-boyun-egmek/170
BibTeX
@misc{hadiskitaplari_riyazus_salihin_170_nolu_hadis_2026,
author = {{Hadis Kitapları}},
title = {Riyazus Salihin, 170 Nolu Hadis},
year = {2026},
url = {https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/allahin-hukmune-boyun-egmek/170},
note = {Kaynak: Riyazus Salihin}
}Düz metin
Hadis Kitapları. "Riyazus Salihin, 170 Nolu Hadis". Riyazus Salihin. https://hadiskitaplari.com/riyazus-salihin/allahin-hukmune-boyun-egmek/170